MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
Members:» Members: 7
Latest member:» Latest member: Muhammed
Forum threads:» Forum threads: 5,281
Forum posts:» Forum posts: 5,872

Full Statistics Full Statistics

DOWNLOADEN


“Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri,E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz”
(Raşit Tunca)




AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105


FELSEFEMiZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)


Raşit Tunca Sözü

“Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun.”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ

“ Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır.
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)



Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-BÜYÛ


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Başlık;Düğün;Mehir
Ravi : Abdurrahmân İbn-i Avf
Baslik : TİCÂRETİN FAZÎLETİ HAKKINDA ABDURRAHMÂN İBN-İ AVF HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Biz Medîne`ye (hicret edip) geldiğimizde, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem benimle Sa`da İbn-i Rebî` arasında kardaşlık te`sîs etmişti. Bunun üzerine Sa`d İbn-i Rebî` (Abdurrahmân İbn-i Avf`e): - Ben mal cihetiyle Ensâr`ın en zenginiyim; malımın yarısını sana ayırdım. Sonra bak! İki kadınından hangisini dilersen senin hisâbına talâkını veririm. İddeti geçince onu tezevvüc edersin, dedi. Abdurrahmân İbn-i Avf, Sa`d`e: - (Allah ehlini ve malını sana mübârek eylesin,) benim bunlara ihtiyâcım yoktur. İçinde ticâret yapılan bir çarşınız yok mu? (Bana o pazara delâlet ediniz,) dedi. Sa`d: - Kaynuka` (kabîlesinin) çarşısı vardır, dedi. Abdurrahmân İbn-i Avf Kaynuka` çarşısına gitti. (Satmak üzere) keş ve yağ götürdü. Ertesi günü yine gitti. Çok geçmedi, Abdurrahmân Resûlullah`ı ziyârete geldi. Üzerinde (ehl-i zifâfa mahsus) zafran eserin vardı. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - Evlendin mi? diye sordu. Abdurrahmân: - Evet evlendim, diye cevap verdi. Resûlullah: - Kimi tezevvüc eylediğini sordu. O da: - Ensar`dan bir kadınla evlendim, dedi. Resûlullah: - Ne kadar mihir verdin? buyurdu. Abdurrahmân: - Bir çekirdek (beş dirhem) ağırlığında altun yâhud altundan bir çekirdek verdim, diye cevab verdi. Bunun üzerine Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Abdurrahmân`a: - Bir koyun (kesmek sûreti) le olsun, velîme yap, buyurdu.
HadisNo : 958


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Şüpheli şeylerden kaçınmak
Ravi : Nu`mân b. Beşîr
Baslik : HALÂL İLE HARAM ARASINDAKİ UMÛR-I MÜŞTEBİHEYE DÂİR NU`MÂN İBN-İ BEŞÎR HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Halâl olan şeyler bellidir; haram olanlar da bellidir. Fakat halâl ile haram arasında birtakım şübheli şeyler vardır (ki bunlar halâl mıdır, haram mıdır? Çok kimseler bilmezler). Kim ki, kendisince günah olması sezilen bir şey`i terk ederse, o, hürmeti âşikâr olan şey`i çoktan bırakmış demektir. Kim ki, günah olması şübheli olan şey`e cür`et ederse, bu da hürmeti vâzıh muharremâta dalmağa yaklaşmıştır. Günahlar (, haramlar) Allah`ın korusudur (yasak yeridir). Hangi çoban ki, (davarlarını) koru etrâfında otlatırsa, çok sürmeden koruya dalabilir.
HadisNo : 959


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Çocuk babaya nisbet edilir;Neseb tâyini
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : SA`D İBN-İ EBÎ VAKKÂS İLE ABD İBN-İ ZEM`A ARASINDA İSTİLHAK VE TA`YÎN-İ NESEB DA`VÂSI. VE TARAFEYNİN SÛRET-İ TEŞEKKÜLÜ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Utbe İbn-i Ebî Vakkas, kardeşi Sa`d İbn-i Ebî Vakkas`a vasiyet etmiş (şöyle söylemiş): - Zem`an`ın câriyesinin oğlu (Abdurrahmân,) ben (im sulbüm) dendir. Bu çocuğu almalısın!. Hazret-i Âişe diyor ki: - Mekke`nin fethi senesi (Mekke`ye varıldığında) Sa`d İbn-i Ebî Vakkas, çocuğu (, Abdurrahmân`ı) yakaladı. Ve: - Bu, kardeşim Utben`in oğludur. Bunun nesebinin kendisine istilhâkı için bana vasıyet etmiştir, dedi. Bunun üzerine Abd İbn-i Zem`a ayaklanıp: - Bu, benim kardeşimdir; bababın câriyesinin oğludur; babamın firâşı üstünde doğmuştur, dedi. Her iki taraf bu nizâ` ve husûmetlerini Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e arz ettiler. Sa`d İbn-i Ebî Vakkas: - Yâ Resûla`llah! Bu çocuk, kardeşim Utbe`nin oğludur. Nesebinin kendisine istilhâkına dâir bana vasıyeti vardır, dedi. Abd İbn-i Zem`a da: - Bu, benim kardeşimdir; ve babamın câriyesi doğurmuştur; babamın firâşi üstünde doğmuştur, dedi. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - Yâ Abd İbn-i Zem`a! Bu (Abdurrahmân) senin (kardeşin) dir, buyurdu. Sonra da Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem: - Çocuk, (sâhib-i) firâşindir. Zânîye de mahrûmiyet düşer, buyurdu. Sonra Resûl-i Ekrem vesîle-i husûmet olan bu çocuğun sîmâca Utbe`ye benzediğini görerek, zevci Sevde Bint-i Zem`a`ya: - Ey Sevde! Bundan sonra sen de Abdurrahmân`a gözükme (, ondan kaç!) buyurdu. Bundan sonra Abdurrahmân, Sevde (vefât edip de) Allahü Azze ve Alâ`nın rahmetine kavuşuncaya kadar, Ümmü`l-Mü`minîn`in yüzünü görmedi.
HadisNo : 960


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Kesilmiş et yerken besmele
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : HİLL-Ü HURMETTE ŞÜBHE, VESVESE DERECESİNİ BULMAMASI HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Bâzı kimseler: - Yâ Resûla`llah! Bâzı Bâdiyeler bize (kesilmiş) et getiriyorlar. Bilmeyiz ki, bunlar kesilirken hayvan üzerine İsmu`llah zikrettiler mi, etmediler mi? dediler. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - Bu et üzerine Bismi`llâh deyiniz, sonra yeyiniz! diye cevab verdi.
HadisNo : 961


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Helâl kazanç
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : KAZANCIN HİLL-Ü HURMETİNE MÜBÂLÂTSIZLIĞIN ZEMMİNE DÂİR RİVÂYETLER
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: insanlara (muhakkak) bir zaman erişir ki, o devirde kişi, ele geçirdiği mal halâldan mı, haramdan mı? kazanıldığını hiç aldırmaz.
HadisNo : 962


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Parayı para ile değiştirmek;Vâdeli alışveriş;Veresiye alışveriş
Ravi : Zeyd b. Erkam
Baslik : BEY`-İ SARFA DÂİR ZEYD İBN-İ ERKAM İLE BERÂ` İBN-İ ÂZİB`İN MÜŞTEREK RİVÂYETLERİ
Hadis : Şöyle dedikleri rivâyet edilmiştir: Biz, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem zamânında tâcir idik. (Bir kere) Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e sarf(ın hükmün) den sorduk da Resûlullah: "(Bir mecliste) bir elden bir ele verilir, alınırsa beis yoktur. Eğer va`de ile olursa sahîh değildir" buyurdu.
HadisNo : 963


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu :
Ravi : Ebû Mûsâ el-Eş`arî
Baslik : EBÛ MÛSE`L-EŞ`ARÎ`NİN RİVÂYET ETTİĞİ BİR HADÎSE HAZRET-İ ÖMER`İN ŞÂHİD TALEBİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: (Bir kere) Ömer İbn-i Hattâb radiya`llahu anh`den (ziyâret için üç def`a) izin istemiştim de bana izin verilmemişti. Ömer, (o sırada müslümanların işiyle) meşgul olsa gerekti. Ben de geri dönmüştüm. Ömer, meşguliyetinden kurtulunca (Ebû Mûse`l-Eş`arî`yi kasd ederek): - Abdullah İbn-i Kays`in sesini işitmedim mi? (Şimdi onu işitmiştim) izin veriniz (de gelsin!) demiş, fakat: - Ebû Mûsâ gitti, diye cevab verilmiştir. (Hazret-i Ömer arkamdan adam gönderip) beni da`vet etti. (Gelince) bana: - Niçin geri gittin? diye sordu. Ben de: - Biz, bununla (yâni izin verilmeyen kapıdan dönmekle) emrolunduk, diye cevab verdim. Bunun üzerine Ömer: - (Resûlullah`ın) böyle (rücû` ile emrine dâir) beyyine getirirsin. (Değil mi?. Vâkıa ben seni ittiham etmek istemem. Fakat nâsın Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e yalan isnâd etmesinden endîşe ederim) dedi. Bunun üzerine ben, (şâhid bulmak üzere) Ensar meclisine gittim. Onlardan (bu rücû` haberini) sordum. Ensâr: - Bu mes`ele hakkında büyüklerimizin senin için şahâdetleri ne lâzım?. Bunu küçüklerimiz de, (meselâ) Ebû Saîd-i Hudrî (bile) muhakkak (bilir,) şahâdet eder, dediler. Ben de Ebû Saîd-i Hudrî`ye gittim. (Ömer`e getirdim. O da haberi anlattı.) Ömer: - Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in emrinden (bu rücû` mes`elesi) bana kapalı mı kaldı? (Öyle ya) çarşılara, pazarlara ticârete çıkmak beni, (Resûlullah`ın meclisine devamdan) alıkoydu, di (ye eseflen) di.
HadisNo : 964


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Sıla-i Rahm
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : SILA-İ RAHM HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK`İN BİR HADÎSİ. VE SILA-İ RAHMİN DERECELERİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Müşârün-ileyh: Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Kim ki rızkının bereketlenmesi, bakıye-i ömrünün uzaması kendisini sevindirirse, o kimse sıla-i rahmetsin!" buyurduğunu işittim, demiştir.
HadisNo : 965


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Rehin
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN REHN İLE, VA`DE İLE BİR YEHÛDÎDEN ZAHÎRE MÜBÂYAASINA DÂİR ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, müşârün-ileyh demiştir ki: (Bir def`a elimde) bir arpa ekmeği ve bir mikdar bayat yağla Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e vardım. (O sırada) Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (demir) bir zırhını Medîne`de bir Yehûdîye rehnederek ondan âilesi (ni infâk) için (vâde ile bir mikdar) arpa almak üzere idi. Bu halde Resûlullah`ın: - Muhammed salla`llahu aleyhi ve sellem`in ehl-i beyti yanında ne bir sâ` buğday, (ne de) bir sâ` dâne akşamlayamadı ki, buyurduğunu işittim. (Enes devamla): - Hakîkaten Resûlullah`ın hânedânı içinde (lâzimü`l-infak) dokuz kadın vardı, (diyor).
HadisNo : 966


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : El emeği, alın teri ile kazanmak
Ravi : Mıkdâm İbn-i Ma`dî Kerib
Baslik : ELİ EMEĞİ İLE İKTİSÂB-I MAÎŞETİN FAZÎLETİ HAKKINDA MİKDAM İBN-İ MA`D-İ KERİB HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, müşârün-ileyh, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Hiç bir kimse kendi eli emeğini yemekten hayırlı, asla bir lokma yememiştir. Allah`ın Peygamberi olan Dâvud aleyhi`s-selâm da kendi elinin emeğini yerdi" dediğini haber vermiştir.
HadisNo : 967

Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Borçluya kolaylık göstermek;Kolaylık göstermek
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : SATARKEN ALIRKEN, BORCUNU EDÂ VE ALACAĞINI TALEB EDERKEN İBRÂZ-I SÜHÛLETİN FAZÎLETİ HAKKINDA CÂBİR HADÎSİ
Hadis : Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in: - Satarken, alırken, alacağını taleb, borcunu edâ ederken sehâ (ve sühûlet) gösteren kimseye Allah rahmet eylesin!, buyurduğunu rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 968


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Kolaylık göstermek
Ravi : Huzeyfe b. el-Yemânî
Baslik : SATARKEN ALIRKEN, BORCUNU EDÂ VE ALACAĞINI TALEB EDERKEN İBRÂZ-I SÜHÛLETİN FAZÎLETİ HAKKINDA CÂBİR HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir: Sizden evvel geçen milletlerden (semâhatli) bir kişi (öldüğünde onun rûhun) Melekler karşılayarak: - (Dünyâda) bir hayır işledin mi? diye sormuşlar. (Hiç bir hayrı bulunmayan) bu kişi: - Ben, (zimemlerimi tahsîl eden) hâdimlerime: fakir (medyûn)ı imhâl, ganîye de müsâmaha ediniz! sûretinde emrederdim, diye cevab vermişti. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak: - (Bu müsâmaha asıl bizim şân-ı ulûhiyetimize lâyıktır; bu kulumdan vaz geçiniz! diye) onu afiv buyurmuştur.
HadisNo : 969


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Alışverişte doğruluk;Alışverişte muhayyerlik
Ravi : Hakîm İbn-i Hizâm
Baslik : HİYÂR-İ MECLİS HAKKINDA HAKÎM İBN-İ HİZÂM HADÎSİ VE ÎZÂHI
Hadis : Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Bâyi` ile müşteri (biribirinden) ayrılmadıkça, yâhud ayrılana kadar hıyâre mâliktirler. Bunlardan her biri dürüst olup da (sil`a ve semene âid husûsâtı biribirine) bildirirlerse, bu bey` (ü şirâ) ları kendilerine mübârek kılınır. Eğer tarafeyn (mâlin, semenin aybını) gizler de yalan söylerlerse, bu bey` (ü şirâ) larının bereketini giderilir.
HadisNo : 970


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Takas
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik : BEYİ`DE TEFÂDULUN MEN`İNE DÂİR EBÛ SAÎD-İ HUDRÎ HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Biz (mücâhidler) e, (Beytü`l-mâlin) her çeşid karışık hurma yığınından rızık (, tayın) verilirdi. Biz de onun iki sâını bir sâ` hurmaya satardık. Bunun üzerine Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem: - İki sâ` hurmayı bir sâ` a, iki dirhemi de bir dirheme satmayınız! buyurdu.
HadisNo : 971


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Dövme yaptırmak;Fâiz;Kan aldırma ücreti;Resim yapmak;Ressamlar
Ravi : Ebû Cuhayfe
Baslik : SEMEN-İ KELB, SEMEN-İ DEM, VÂŞİME VE MEVŞÛMEDEN NEHYE DÂİR EBÛ CÜHAYFE HADÎSİ
Hadis : Oğlu Avf`in rivâyetine göre, müşârün-ileyh demiştir ki: (Babam) Ebû Cühayfe Haccam bir köle satın almıştı. Sonra Ebû Cühayfe bu köleye emretti de bu hacamat âletleri kırıldı. Ben babamdan: - Bunları niçin kırdırdınız? diye sordum. O da şöyle cevab verdi: - Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem: kelb bedelinden, hacamat ücretinden nehyetti; yine Resûlullah döğünlemekten ve döğünlenmekten; ribâ (malı) yemekten ve yedirmekten de nehy buyurdu. Musavvire de hayırdan uzak olsun diye bed-düâ eyledi.
HadisNo : 972


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Alışverişte yemin
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ESNÂ-Yİ BEYİ`DE YEMİNDEN TAHZÎRE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: Yemin, malın medâr-ı revâcıdır (zan olunur). Hakîkatte malın medâr-ı zevâlidir, der idi; bunu (kulağımla) işittim, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 973


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu :
Ravi : Habbâb b. el-Erett
Baslik : NAZM-I ŞERÎFİNİN BÂİS-İ NÜZÛLÜ OLAN HABBÂB`IN BU HUSÛSA DÂİR BİR RİVÂYETİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Câhiliyet (devrin) de ben Kılınccı idim. Benim Âs İbn-i Vâil uhdesinde alacağım vardı da buna alacağımı tahsîle geldim. Bu herif bana: - Sen Muhammed`e küfretmedikçe sana borcumu vermem, di(ye küfret) ti. Ben de: - Muhammed (salla`llahu aleyhi ve sellem) e Allah senin canını alıp sonra ba`s olunmadıkça ben küfretmem, diye karşıladım. Bu def`a da herif: - (Öyle ise) ölüp, ba`s olup (öbir âlemde) bana mal ve oğul, kız verilinceye kadar beni bırak da sana borcumu orada vereyim? di(ye istihzâ et) ti. Bunu müteâkib: - (Habîbim!) Şu küfredip de: bana elbette (Cennet`te) mal, oğul, kız verilir, diyen herifi gördün a?. Bu (habis) (levh-i mahfûza bakıp) gaybe muttali` mi olmuş, yoksa Rahmân (olan Allah) yanında bir ahd mı almıştır?. (Meâlindeki âyet-i kerîme) nâzil oldu.
HadisNo : 974


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu :
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : HAYYÂTA DÂİR ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Bir terzi; hazırladığı yemeğe Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i da`vet etti. Enes İbn-i Mâlik diyor ki: Ben de Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem ile berâber gittim. Terzi, Resûlulullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e bir mikdar (arpa) ekmeği, bir mikdar da çorba takdîm etti. Çorbanın içinde kabak ve kuru et parçaları vardı. (Esnâ-yi taamda) gördüm ki, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem yemek kabının etrâfından kabak araştırıyordu. Yine Enes: artık o günden i`tibâren ben kabağı hoşlanmaktan bir an fâriğ olmadım, diyor.
HadisNo : 975


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Bâkire ile evlenmek;Evleneni tebrik etmek;Evlenmek;Nikâh
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH`DAN RİVÂYET OLUNAN MEŞHÛR HADÎS-İ BAÎR
Hadis : Şu haber rivâyet edilmiştir: (Feth-i Mekke) gazâsında ben, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem ile berâber bulundum. (Avdetde) devem beni (kafileden) geri bıraktı ve yürümez oldu. Bu sırada Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem yanıma geldi. Ve: - Ey Câbir! (Sen misin?) diye seslendi. - Evet, (benim) diye cevab verdim. Resûlullah: - Zorun nedir (ki, ordudan geri kaldın?) diye sordu. Ben: - Devem yürümedi, beni geri bıraktı da arkada kaldım, dedim. Resûlullah hemen (devesinden) indi. Mihceni ile devemi çekti. Sonra bana: - Haydi şimdi bin! buyurdu. Ben de bindim. Bu def`a da devem (in fevka`l-mu`tâd seyrin) e şâhid oldum. Onu ben, Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (in devesini geçmek) den men` ediyorum. Resûlullah: (yol hasbihali olmak üzere) bana: - Evlendin mi? diye sordu. Ben de: - Evet, evlendim, dedim. Resûlullah: - Kız mı, yoksa dul mu? (aldın) diye sordu. Ben de: - Dul, diye cevab verdim. Resûlullah: - (Bâkir) bir câriye (tezevvüc etmek) istemez miydin?. O sana, sen de ona mülâabe ederdiniz! di (ye lâtîfe et) ti. Ben de: - (Bakımları) bana borç kızkardaşlarım var, (babam Abdullah öldü. Fakat dokuz, yâhud yedi kız bıraktı. Doğrusu ben de bunların arasına kendileri gibi bir bebek getirmeği hoşlanmadım) da (yaşlı, başlı dul) bir kadınla evlenmeği bunun da çocukları toplamasını ve saçlarını başlarını taramasını ve (elhâsıl) bunlar üzerinde bir mürebbî ol (up yetimlerin salâh-ı ahvâline bak) masını hayırlı buldum, dedim. Resûlullah: - (Allah eşini hakkında mübârek ve hayırlı kılsın!) Şimde sen (Medîne`ye) varıyorsun. Vardığında artık "Ailene karşı âkıl, reşid, bağlı ol! Allah`dan evlâd taleb ediniz! buyurdu. Bundan sonra Resûl aleyhi`s-selâm: - Deveni satar mısın? diye sordu. Ben de: - Evet satarım, dedim. Resûl-i Ekrem benden devemi bir okıyye (kırk dirhem) e iştirâ etti. Sonra Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem benden önce (Medîne`ye) gitti. Ben de kuşluk vakti vardım. (Arkadaşlarımla berâber) Mescid (-i Saâdet) e geldik. Ve Resûlullah`ın Mescid`in kapısı (önü) nde bulduk. Resûl aleyhi`s-selâm bana: - Şimdi mi geldin? diye sordu. Ben de: - Evet şimdi geldim, diye cevab verdim. Resûl-i Ekrem: - Artık deveni bırak da (Mescid`e) gir; iki rek`at (kudûm namazı) kıl! buyurdu. Ben de: girdim, kıldım. Sonra Resûlullah Bilâl`e bir okıyye (gümüş) tartıp bana vermesini emretti. Bilâl de terâzi ağır basarak tartıp verdi. Ben arkamı çevirip evime giderken bir de Resûl-i Ekrem (Bilâl`e): - Câbir`i bana çağır! buyurdu. Ben zannettim ki, Resûlulah devemi (beğenmedi de) şimdi geri verecek. Halbuki (dünyâda) bana bu deve kadar sevimsiz bir şey yoktu. Resûlullah: - Deveni al, bedeli de senin olsun! buyurdu.
HadisNo : 976


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Satılan malın kusurunu söylemek
Ravi : Amr İbn-i Dînâr
Baslik : GİZLİ AYIBLARI BİLDİRMEDEN BEY` CÂİZ OLMADIĞINA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : İbn-i Ömer radiya`llahu anhümâ`ya âid bir vâkıa, bunun şâhidi olan Amr İbn-i Dînâr`dan şu sûretle rivâyet edilmiştir: İbn-i Dînar demiştir ki: Şu (Mekke şehri) nde Nevvâs isminde bir (deve tâciri) vardı. Bunun develeri arasında bir de hastalıklı devesi bulunuyordu. İbn-i Ömer radiya`llahu anhümâ gelip bu hastalıklı deveyi Nevvâs`ın ortağından satın aldı. Sonra Nevvâs`a gelip hasta deveyi sattığını anlattı. Nevvâs: - Kime sattın? diye sordu. Şerîki: - Şöyle şöyle (sıfatta) bir ihtiyara sattım, dedi. Nevvâs (şerîkini tevbîh ederek): - Vay sana yazıklar olsun!. Vallahi bu ihtiyar zat İbn-i Ömer`dir, dedi. Ve hemen İbn-i Ömer`e gitti. Ve: - Şerîkim size kusûrunu bildirmeden hastalıklı bir deve satmıştır, diye vaziyeti anlattı. İbn-i Ömer: - Öyle ise malına rücû` et, dedi. Nevvâs deveyi alıp götüreceği sırada da İbn-i Ömer: - Haydi bırak şu deveyi!. Artık biz, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in: [Advâ (emrâzın bizâtihî sirâyeti) yoktur] hükmüne râzı olmuş kimseleriz, buyurdu.
HadisNo : 977

Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu :
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : GİZLİ AYIBLARI BİLDİRMEDEN BEY` CÂİZ OLMADIĞINA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, müşârün-ileyh demiştir ki: Ebû Taybe (Nâfi`) Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i hacamat etti de Resûlullah Ebû Taybe`ye bir sâ` (1040) dirhem hurma verilmesini emreyledi. (Bundan başka) Ebû Taybe`nin efendisi (Hârise oğulları) na da, te`diyesi meşrut vergisini hafifletmelerini emir buyurdu.
HadisNo : 978


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN İHTCÂMI VE HACAMAT ÜCRETİNİ İ`TÂSI HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem hacamat oldu. Ve hacamat eden haccâma (bir sâ` hurma ücret) verdi. Eğer ücret vermek haram olsaydı Resûlullah bu adama vermezdi" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 979


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Resim bulunan evler
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : TASVÎR HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Sıddîka-i müşârün-ileyhâ (bir kere) ufak bir yastık, bir şilte almıştı. Üstünde (hayvan) resimleri vardı. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem bunu görünce kapının önünde tevakkuf buyurdu da içeri girmedi. Âişe radiya`llahu anhâ (bu sırada) Resûlullah`ın yüzünde şiddet (âsârı) sezdim de: - Yâ Resûla`llah! Allah`a ve Allah`ın Resûlüne tevbe ederim. (Fakat bilmem ki) ne kusûr ettim, dedim. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - Şu yastığın (burada) işi nedir? buyurdu. Ben: - Yâ Resûla`llah! (Kâh) üzerine oturasın, (kâh) yaslanasın diye senin için iştirâ ettim, diye cevab verdim. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - Bu sûretlerin sâhibleri kıyâmet gününde muhakkak azâb olunurlar. Ve bu kimselere (tahakküm ve ta`ciz yollu): tasvîr ettiğiniz bu hayvanları (haydi) diriltiniz (bakalım?) denilir, dedi. Yine Resûlullah: Şol bir ev ki, içinde sûretler vardır, artık o eve Melekler girmez, buyurdu.
HadisNo : 980


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Hîbe
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : BEY` VE HİBE HAKKINDA İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Müşârün-ileyh şöyle demiştir: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem ile biz bir seferde bulunduk. Ben (babam) Ömer radiya`llahu anh`in genç, çetin bir devesine binmiştim. Deve bana galabe ediyor ve kafilenin önüne geçiyordu. Ömer onu men` edip geri çeviriyordu. Sonra devem (tekrar) kafileyi geçiyor, Ömer de men` edip çeviriyordu. Bu sırada Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Ömer`e: - Şu (hırçın) deveyi bana satsana! buyurdu. Ömer: - O senindir yâ Resûla`llah! dedi. (Tekrar) Resûl-i Ekrem: - Şu deveyi bana sat! buyurdu. Ömer de Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e sattı. Der-akab Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem: - Ey Abdullah İbn-i Ömer! (Şimdi) deve senindir. Nasıl istersen öyle tasarruf edersin, buyurdu.
HadisNo : 981


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Alışverişte aldatmak;Alışverişte doğruluk
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : "İSLÂM DÎNİNDE ALDATMAK YOKTUR" KAVL-İ ŞERÎFİNİN ŞEREF VURÛDU VE HABBÂN İBN-İ MUNKIZ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, müşârün-ileyh demiştir ki: Bir kimse Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e bey` ü şirâda dâima kendisinin aldatıldığını arz etti. Resûl-i Ekrem buna cevâben: - Sen de bir şey almak istediğinde (İslâm dîninde) aldatmak yoktur de, buyurdu.
HadisNo : 982


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Alışveriş;Kâ`be`nin tahrîbi
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : KÂ`BE`Yİ TAHRÎB EDEN HABEŞÎLERİN HASFİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Sıddîka-i müşârün-ileyhâ demiştir ki: (Bir kere) Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - (Âhir zamanda) bir gürûh Kâ`be`yi (tahrîb) kasd edecektir. Bunlar Beydâ mevkiine geldiklerinde başbuğlarından son neferlerine kadar (ortaları da müstesnâ olmı(Zeker)) yere batırılırlar. (Yalnız muhâlefet edip ayrılanlar kurtulup haber verirler) buyurdu. Ben: - Yâ Resûla`llah! Bunlar başlarından sonlarına kadar nasıl batırılırlar; halbuki bunların arasında (bey`-u şirâ ile geçinen) çarşı halkı vardır ki, bunlardan ma`dud değildirler, dedim. Resûl-i Ekrem: - (Evet) bunlar başlarından sonlarına kadar batırılırlar. Sonra bu batanlar (kıyâmet gününde) niyetlerine göre ba`s (Haşr-ü Neşr) olunurlar, buyurdu.
HadisNo : 983


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Hz. Peygamber`in isimlerini almak
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN ÖZ ADİYLE SOY ADININ CEM` EDİLMEMESİNE DÂİR ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, müşârün-ileyh demiştir ki: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (bir kere) çarşıda iken bir kimse: yâ Ebe`l-Kasim! diye seslendi. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem buna dönüp baktı. Bu adam (başka birisine işâret ederek): - Ben şunu çağırmıştım, dedi. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem: - Benim (öz) adımla ad koyunuz. Fakat soy adımla künyelemeyiniz! buyurdu.
HadisNo : 984


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Çocukları sevmek
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : "KÜÇÜK ORADA MISIN?" DİYE RESÛL-İ EKREM`İN HAZRET-İ HASEN`E HİTÂBI HAKKINDA EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Müşârün-ileyh şöyle demiştir: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (bir kere) gündüzün bir parçasında (hâne-i Saâdet`ten) çıkıp ne o bana, ne ben de ona bir şey söylemiyerek Kaynuka` çarşısına gelinceye kadar (yürüdü). Sonra buradan dönüp Fâtıma radiya`llahu anhâ`nın evinin önünde bir kenar oturdu. Ve (Hazret-i Hasen`i kasd ederek): - Küçük orada mısın, küçük orada mısın? diye sordu. Hazret-i Fâtıma çocuğun derhal evden çıkmasını biraz tevkîf etti. Zannedersem bu az zaman içinde çocuğu vâlidesi ya giydirmişti; yâhud saçını başını yıkayıp taramıştı. Sonra çocuk sür`atle koşarak geldi. Resûl-i Ekrem çocuğu kucakladı; ve öp (üp kokla)dı. Sonra: - Allah`ım, sen bu çocuğu sev, bunu seveni de sev! diye düâ buyurdu.
HadisNo : 985


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Malı pazarda satmak (açıkta)
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : MÜŞTERİNİN ALDIĞI ZAHÎREYİ KABZETMEZDEN EVVEL SATMASININ MENHÎ OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem zamânında kârbân (sâhibi tâcirler) den (mal kabz edilmeden) zahîre alırlardı. Sonra Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem bu tâcirlere memur gönderdi. Mallarını zahîre pazarına nakledip getirinceye kadar malı aldıkları yerde satmaktan men` eyledi. Yine İbn-i Ömer`den gelen bir rivâyette: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem iştirâ edilen hubûbâtı (ölçülüp) teslîm edinciye kadar onun (kable`l-kabz) satılmasını nehyetti, demiştir.
HadisNo : 986


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Hz. Peygamber`in Tevrat`taki vasıfları
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN TEVRAT`TAKİ EVSÂF-I ÂLİYESİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ AMR İBN-İ ÂS`IN ÂLİMÂNE BİR RİVÂYETİ.. VE TEVRAT ÂYETİNİN KUR`ÂN ÂYETLERİYLE TEFSÎRİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, müşârün-ileyhe Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in Tevrat`ta (muharrer) olan alâmetinden soruldu da Abdullah İbn-i Amr (müekked olarak şöyle) cevab verdi: - Evet, Vallahi Resûlullah, Kur`an`daki bâzı sıfatiyle Tevrat`ta tavsif buyurulmuştur ki, bu muhakkaktır; (ve şöyledir:) Ey azîz Peygamber! Şübhesiz biz seni (Hakka) şâhid, (mü`minlere) beşîr, (münkirlere) nezîr, âcizlere mahmî gönderdik. Sen, elbette benim kulum ve Peygamberimsin!. Sana ben "Mütevekkil" adını verdim. Bu Peygamber, kötü huylu, katı kalbli, çarşılarda çağırkan değildir. O, kötülüğe kötülükle mukabele etmez, belki onu afvile, mağfiretle karşılar. Allah (şirke) sapan kavm (-i Arab) ı bu Peygamber (in irşâdiy) le "Lâ ilâhe illa`llah" diyerek (kıble-yi tevhîde) doğrultmadıkça onun rûhun kabzetmiyecektir. Allah, kör gözleri, sağır kulakları, kapalı gönülleri bu (kelime) nin (sehhar te`sîriy)le açacaktır.
HadisNo : 987

Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu :
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : KEYL VE VEZİN MASRAFLARININ BÂYİE ÂİD OLDUĞUNA DÂİR CÂBİR HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: (Babam) Abdullah İbn-i Amr İbn-i Harâm, üzerinde (şuna, buna) borcu olduğu halde (Uhud`de şehîden) vefât etmişti. Alacaklıların bu borctan (bir mikdârını) bırakmaları husûsusnda Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in yardım buyurmasını diledim. Nebî aleyhi`s-selâm bunlardan böyle bir sulh taleb etti ise de alacalılar (Yehûdî olduklarından) bir şey bırakmadılar. Bunun üzerine Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem bana: - Ey Câbir, haydi (bahçene) git; hurmanı (toplayıp) tasnîf et: Acve (denilen iyi)yi bir boy, Azk-ı Zeyd (denilen engin) i de bir boy yap; sonra bana (haber) gönder! buyurdu. Ben bu emr-i Nebevî`yi yerine getirdim, sonra Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e (haber) gönderdim. Resûl-i Ekrem geldi. Hurma (harmanı)nın başına yâhud ortasına oturdu. Sonra (orada bekleşen alacaklılara işâret ederek): - Haydi şu kavmin matlubâtını ölç! buyurdu. Ben de ölçüp dâyinlere tamâmen haklarını verdim. Geri kalan hurmamın sanki aslından bir şey eksilmemişti?
HadisNo : 988


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Azık
Ravi : Mıkdâm İbn-i Ma`dî Kerib
Baslik : ÂİLE ERZÂKININ ÖLÇÜLMESİNDE BEREKET BULUNDUĞUNA DÂİR MİKDAM HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den rivâyetine göre Resûl-i Ekrem: Azığınızı ölçünüz, intifâınız çoğalır, buyurmuştur.
HadisNo : 989


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Mekke`nin fazîleti
Ravi : Abdullah İbn-i Zeyd
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN MEDÎNE`NİN MÜDDÜ VE SÂI HAKKINDAKİ DUÂLARINA DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ZEYD HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den rivâyetine göre, Resûl-i Ekrem: - İbrâhim Mekke`yi vâcibü`l-ihtirâm kıldı. Ve Mekke`ye (yümn-ü bereketle) düâ buyurdu. İbrâhim`in Mekke`yi muhterem kıldığı gibi ben de Medîne`yi muhterem kıldım. Ve Medîne`nin Müddi ve Sâı (nın bereketi) hakkında düâ ettim. Nasıl İbrâhim Mekke için bereketle düâ etti ise, buyurmuştur.
HadisNo : 990


Fasil : KİTÂBÜ`L-BÜYÛ`
Konu : Götürü pazarlık;İhtikâr;Muhtekirler
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : BEY` EDİLEN TAAM VE ERZÂKIN PAZARA NAKLİNDEN EVVEL ELDEN ELE SATANLARIN ASR-I SAÂDET`TE DARBEDİLDİĞİNE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : [Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem zamânında ben, götürü pazarlık erzak iştirâ eden (ve kabz etmeden âhere satmak isteyen) öyle (muhtekir) ler gördüm ki, bunlar, bu malları yükleyip nakl edinceye kadar döğülürler, (ve kable`l-kabz) satmaktan men` olunurlardı] dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 991
Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-EYMÂN

Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Emâret;İdarecilik (emâret);Mevkı hırsı;Yemin keffâreti
Ravi : Abdürrahmân İbn-i Semüre
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN ABDURRAHMÂN İBN-İ SEMÛRE`YE: EY ABDÜRRAHMÂN, SAKIN EMÂRET İSTEME, KİMSEDEN RİYÂSET TALEBİNDE BULUNMA! EĞER SEN İSTEYEREK RİYÂSET VERİLİRSE, VAZÎFENDE MUVAFFAK OLAMAZSIN. EĞER SEN İSTE
Hadis : Rivâyete göre, müşârün-ileyh demiştir ki: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem bana bir kere şöyle öğüd verdi: Ey Abdurrahmân İbn-i Semüre! Sakın Emir olmak isteme, (kimseden riyâset talebinde bulunma). Eğer sen isteyerek sana emâret ve riyâset verilirse istediğin şey ile (yalnız) bırakılırsın (Allah`ın inâyetine mazhar olmazsın). Eğer emâret ve riyâset, sen istemeden tevcîh olunursa (Allah tarafından) yardım olunursun, (güzel idâre edersin). Bir de, ey Abdürrahmân! Sen bir şeye yemîn edib de başkasını ondan daha hayırlı gördüğünde yemîninden keffâret verib o hayırlı olan işi işle.
HadisNo : 2067


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Yemin keffâreti
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : BİR HUTBESİNDE RESÛL-İ EKREM: VALLÂHİ SİZİN BİRİNİZİN ÂİLESİ ALEYHİNDE ETTİĞİ YEMÎNİNDE ISRÂR ETMESİ, YEMÎNİNİ BOZUP ALLÂH`IN EMRETTİĞİ KEFFÂRETİ VERMESİNDEN DAHA GÜNAHTIR, BUYURMUŞTUR
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem: (Biz Müslümanlar dünyâdaki ümmetlerin) sonuyuz, kıyâmet gününde önüyüz, buyurmuştur: Vallahi, sizin biriniz âilesi aleyhinde (yemîn edib de) yemîninde inad ve isrâr etmesi (yemînini bozub) Allah`ın farz kıldığı keffâreti vermesinden günahkârdır.
HadisNo : 2068


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Hz. Peygamber`i sevmek
Ravi : Abdullah İbn-i Hişâm
Baslik : BİR KERE RESÛL-İ EKREM HAZRET-İ ÖMER`İN ELİNİ TUTARAK "YÂ ÖMER, BEN SANA HAYÂTINDAN DAHA SEVİMLİ OLMADIKÇA ÎMÂNIN KEMÂLE ERMEZ!" BUYURMUŞ, ÖMER DE: YÂ RESÛLA`LLÂH, SEN HAYÂTIMDAN SEVİMLİSİN, DEMİŞ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Biz bir kere Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem ile berâber bulunuyorduk. Resûlu`llah, Ömer`in elini tutmuştu. Ömer: - "Yâ Resûla`llah! Sen bana muhakkak ki her şeyden çok sevimlisin, ancak canımdan değil" dedi. Resûl-i Ekrem: - "Hayır (öyle söyleme) hayâtım yed-i kudretinde olan Allah`a yemîn ederim ki, ben sana hayâtından daha sevimli olmadıkça (îmânın kemâle ermez)" buyurdu. Bunun üzerine Ömer: - "Öyle ise, şu anda yâ Resûla`llah! Muhakkak ki, Sen canımdan da sevimlisin" dedi. Resûl-i Ekrem de: - "Şimdi yâ Ömer! Îmânın kemâle erdi!" buyurdu.
HadisNo : 2069


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Fakirin hakkını vermeyen zenginler
Ravi : Ebû Zerr-i Gıfârî
Baslik : ZEKÂT VERMİYEN ZENGİNLERİN CEZÂ VE HUSRANLARI HAKKINDA EBÛ ZERR-İ GIFÂRÎ RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ VE RESÛL-İ EKREM`İN YEMÎN SÛRETİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Ben bir kere Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in huzûruna vardım, o sırada Hazret-i Resûlu`llah Kâ`be`nin gölgesinde: - Kâ`be`nin Rabbi`ne yemîn ederim ki, muhakkak onlar çok hüsranda (ve ziyanda) dırlar, Kâ`be`nin Rabbi`ne yemîn ederim ki, muhakkak onlar çok hüsrandadırlar, buyuruyordu. Ben (Kendi kendime): "Hâlim, şânım nedir ki, acabâ Resûlu`llah bende hüsrânı mûcıb (uygunsuz) bir şey mi gördü; benim hal ve şânım ne olabilir ki?" diyordum. Resûlu`llah bu sözü (tekrarlayıb) söylerken ben de yanına oturdum. Susmağa da muktedir olamayıb Allah`ın irâdesi beni kaplayarak: - Yâ Resûla`llah! Babam ve anam sana kurban olsun. Bu hüsranda (ve büyük ziyanda) olanlar kimlerdir? Diye sordum. Resûl-i Ekrem: - Dünyâlığı çok olan (zengin) lerdir. Fakat bunlardan (malının zekâtını) şöyle (önündeki), şöyle (sağındaki), şöyle (solundaki) fakirlere verenler müstesnâ, buyurdu.
HadisNo : 2070


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Çocuğu kendinden önce ölenler
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ÜÇ ÇOCUĞU ÖLEN BİRİNE CEHENNEM ATEŞİ İSABET ETMEZ HAKKINDA EBÛ HÜREYRE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Müslümanlardan üç çocuğu ölen bir kişiye Cehennem ateşi isâbet etmez; meğer ki Allah`ın andı yerini bulacak kadar ola, (bu sûrette hafif isâbet eder).
HadisNo : 2071


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Mü`minlerin içlerinden geçirdiklerinden sorumlu tutulmayacakları
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ÜMMETİMİN GÖNLÜNE GELEN NEFSÂNÎ TEMÂYÜLLERİ İŞLEMEDİKÇE VEYA SÖYLEMEDİKÇE ALLAH AFFEDECEKTİR, HAKKINDA EBÛ HÜREYRE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ümmetimin gönlüne gelen (nefsânî) temâyülleri -(fi`ilen) işlemedikçe, yâhut (diliyle) söylemedikçe- Allah affedecektir.
HadisNo : 2072


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Adak (nezir);Nezir
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : KİM Kİ, ALLÂH`A İTÂAT ETMEYİ NEZREDERSE İTÂAT ETSİN, ALLÂH`A KARŞI MA`SIYETİ NEZREDERSE SAKIN ÂSÎ OLMASIN! MEÂLİNDE HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Her kim Allah`a ita`ati (mûcib bir hayır ve ibâdet) nezrederse ita`at etsin (nezrini yerine getirsin). Her kim de Allah`a karşı ma`sıyeti (mûcib-i şer bir iş) nezrederse, Allaha `âsi olmasın (nezrini yerine getirmesin).
HadisNo : 2073


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Adak (nezir);Nezir
Ravi : Sa`d İbn-i `Übâde
Baslik : MÜTEVEFFÂNIN ADAĞINI OĞLUNUN KAZÂSI HAKKINDA SA`D İBN-İ UBÂDE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, İbn-i `Ubâde: Anası hakkında bir nezri olduğunu fakat, adadığını yerine getirmeden anasının vefât ettiğini Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`e sormuş. Resûl-i Ekrem de: Anası nâmına o adağını kazâ edib yerine getirmesini bildirmiştir.
HadisNo : 2074


Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Adak (nezir);Nezir
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : MÜTEVEFFÂNIN ADAĞINI OĞLUNUN KAZÂSI HAKKINDA SA`D İBN-İ UBÂDE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir (cum`a günü) Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem hutbe îrâd ettiği sırada, bir kişinin ayakta durduğunu gördü. Bu kişinin hâlini sordu. Ashâb: (Bu adam -Ashâb`dan ve Ensâr`dan-) Ebû İsrâil`dir. Bu adam ayakta durmak, oturmamak, (güneşte durmak), gölgelenmemek, söz söylememek (üzere) oruç tutmağı nezretmiştir, dediler. Resûl-i Ekrem de: Bu adama söyleyiniz, söylensin, gölgelensin, otursun, orucunu da tamamlasın, buyurdu.
HadisNo : 2075
Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-EDEB

Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu :
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ANA HAKKI, BABA HAKKINDAN ÜÇ KAT FAZLA OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir kere Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`e bir kişi geldi. Ve: Yâ Resûla`llah! Benim güzel hizmet ve ülfet etmeme nâs içinde en ziyâde lâyık ve müstehak olan kimdir? Diye sordu. Resûl-i Ekrem: Anandır, diye cevab verdi. Sonra kimdir? Dedi. Resûl-i Ekrem: Sonra anandır, buyurdu. Sonra kimdir? Dedi. Resûl-i Ekrem: Sonra anandır, buyurdu. Sonra kimdir? Deyince (dördüncüde): Sonra babandır, diye cevap verdi.
HadisNo : 1965


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Büyük günahlar;Söğmek
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs
Baslik : BÜYÜK GÜNÂHLARIN EN BÜYÜKLERİ. BUNLARDAN BİRİSİ DE ANAYA, BABAYA İSYÂN OLDUĞUNA DÂİR ABDULLÂH İBN-İ AMR HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir kerre Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem: - "Büyük günahların en büyüğünden birisi, kişinin anasına, babasına lâ`net etmesidir." buyurmuştu. Mecliste bulunanlar tarafından: - Yâ Resûla`llah! Kişi anasına, babasına nasıl söver? Diye soruldu. Resûl-i Ekrem: - O kimse birisinin babasına söver, o da (bi`l-mukabele) onun babasına söver, yine o kişi birisinin anasına söver, o da (bi`l-mukabele) onun anasına söver, buyurdu.
HadisNo : 1966


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Sıla-i Rahm
Ravi : Cübeyr b. Mut`im
Baslik : AKRABÂ ZİYÂRETİNİ KESEN VE BUNU HALÂL SAYAN KİMSE CENNET`E GİREMEZ, HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: (Sebepsiz) akrabâ ziyâretini kesen (ve bunu halâl sayan) kimse Cennet`e giremez, buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 1967


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Sıla-i Rahm
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : SILA-İ RAHM`E DÂİR EBÛ HÜREYRE, AMR İBN-İ ÂS VE İBN-İ ÖMER RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSLERİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: Rahm (adı ki karın yakınlığı, hısımlıktır) rahmân (ismin)den alınmıştır. (Bu rahm karâbeti) sık ağaçların birbirine sarılmış kökleri gibidir. Allahu Teâlâ buyurdu ki: "Ey rahm karâbeti! Her kim sana bağlı bulunur (sıla-i rahm ederse) ben de ona rahmetini erdiririm, kim ki sana münâsebetini keserse, ben de ona rahmetimi keserim."
HadisNo : 1968


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Sıla-i Rahm
Ravi : Amr İbn-i `Âs
Baslik : SILA-İ RAHM`E DÂİR EBÛ HÜREYRE, AMR İBN-İ ÂS VE İBN-İ ÖMER RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`den gizli değil, açık olarak şöyle buyurduğunu işittim: Ebû Tâlib`in, babamın akrabâsı, benim velîlerim değillerdir. Benim velîm Allah`dır, ve sâlih mü`minlerdir. Şu kadar ki, babamın ve Ebû Tâlib`in rahm ve karâbet hakları vardır. O karâbet sebebiyle onlara bağlı bulunur (ziyâret eder)im.
HadisNo : 1969


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Sıla-i Rahm
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs
Baslik : SILA-İ RAHM`E DÂİR EBÛ HÜREYRE, AMR İBN-İ ÂS VE İBN-İ ÖMER RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSLERİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Misliyle bilmukabele birr ü ihsân eden kişi, akrabâya hakîkî sıla-i rahmetmiş değildir. Lâkin hakîkî sılacı, kendisinden akrabâlık sıla ve ihsânı kesildiği halde sıla ve ihsanda bulunan kimsedir.
HadisNo : 1970


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Çocukları sevmek
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : ÇOCUK SEVGİSİNE DÂİR ÂİŞE VE ÖMER RADİYA`LLÂHU ANHÜMA HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir kere Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`e Bedevî bir Arab gelip: Yâ Resûla`llah! Siz çocuklarınızı öper (sever) misiniz? Biz çocuklarımızı öpüp okşamayız, demişti. Resûl-i Ekrem: (Ey oğul) Allah senin gönlünden merhamet ve şefkati çekip çıkarmıştır, ben ne yapabilirim, diye cevab verdi.
HadisNo : 1971


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Çocuklara şefkat göstermek
Ravi : Ömer b. el-Hattâb
Baslik : ÇOCUK SEVGİSİNE DÂİR ÂİŞE VE ÖMER RADİYA`LLÂHU ANHÜMA HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in huzurlarına (Hevâzin kabîlesinden) birtakım esirler gelmişti. Bunların içinde (emzikli) bir kadın vardı, (çocuğunu kaybetmişti.) O, göğsüne biriken sütü sağıyor (çocuklara) veriyor, emziriyordu. Bu kadın esirler arasında çocuğu(nu) bulunca hemen alıp sînesine bastı ve (derin bir şefkatle) çocuğunu emzirmeğe başladı. Bu yüksek şefkat levhasını görünce, Resûl-i Ekrem bize: Şu kadının çocuğunu ateşe atacağını sanır mısınız? Dedi. Biz de: Hayır, atmamağa muktedir oldukça atmaz, dedik. Resûl-i Ekrem: "İşte Allahu Teâlâ kullarına, bu kadının çocuğuna şefkatinden daha merhametlidir", buyurdu.
HadisNo : 1972


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Allâh`ın rahmeti;Merhamet
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ALLÂHU TEÂLÂ RAHMETİNİN YÜZDE BİRİSİNİ MAHLÛKÂTA VERMİŞTİR. ONUNLA İNSANLAR BİRBİRLERİNİ SEVERLER, ANALAR ÇOCUKLARINA ŞEFKÂT EDERLER
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Ben Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittim: Allahu Teâlâ rahmetini yüz parça yaptı da, doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle bütün mahlûklar biribirlerine acırlar (sevişirler). Hattâ kısrak (yavrusunu emzirirken) dokunur korkusiyle bir ayağının tırnağını yukarı kaldırır.
HadisNo : 1973


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Çocukları sevmek
Ravi : Üsâme b. Zeyd b. Hârise
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN HAZRET-İ HASAN`LA ÜSÂME İBN-İ ZEYD`İ SÎNESİNE BASARAK, "ALLÂH`IM BUNLARA RAHMET VE SAÂDET İHSÂN ET. BEN BUNLARI SEVİYORUM" BUYURDU
Hadis : Şöyle dediğ rivâyet olunmuştur: Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem beni alır dizine oturturdu, Hasan`ı da öbür dizine oturturdu, sonra bizi sînesine basarak: Allah`ım bunlara rahmet ve saâdet ihsan buyur. Çünkü ben bunların hayır ve saâdetlerini dileyorum, buyurdu.
HadisNo : 1974

Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Allâh`ın rahmeti
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : BİR KERE RESÛL-İ EKREM NAMAZ KILARKEN BİR BEDEVÎNİN: ALLÂH`IM BANA VE MUHAMMED`E RAHMET ET, BİZDEN BAŞKASINA MERHAMET ETME! DİYE DUÂ ETTİĞİNİ İŞİTTİ. NAMAZDAN ÇIKINCA BEDEVÎ`YE: SEN ALLÂH`IN GENİŞ RAH
Hadis : Rivâyete göre, müşârün-ileyh şöyle demiştir: Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem namaza durmuştu. Biz de onunla berâber durmuştuk. (Câhil) Bedevî bir Arab namaz içinde: Allah`ım bana ve Muhammed`e rahmetini ihsân et, bizden başka hiç kimseye rahmet etme, diye duâ etmişti. Resûl-i Ekrem selâm verince A`râbîye: Ey Bedevî! Sen Allah`ın geniş rahmetini daralttın, buyurdu.
HadisNo : 1975


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu :
Ravi : Nu`mân b. Beşîr
Baslik : MÜ`MİNLER BİRBİRLERİNE MERHAMETTE, MUHABBETTE, LÛTUF VE İHSANDA BİR VÜCUD GİBİDİR, HADÎSİ
Hadis : Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu rivâyet olunmuştur: Bütün mü`minleri biribirlerine merhamette, muhabbette, lûtuf ve âtıfet hususlarında sanki bir vücûd misâli görürsün. O vücûdün bir uzvu hastalanınca, vücûdün öbür â`zâları birbirlerini hasta â`zânın elemine-uykusuzlukla, harâretle iştirâke çağırırlar (hasta uzvun elemini paylaşırlar).
HadisNo : 1976


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Ağaç dikmek
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : BİR MÜSLÜMÂNIN DİKTİĞİ BİR AĞAÇ MEYVA VERİR DE ONU İNSAN VEYÂ HAYVAN YERSE, O KİMSE İÇİN SADAKA OLUR, MEÂLİNDE ENES RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: İslâm câmi`asından bir müslüman bir ağaç diker de, onun mahsûlünden bir insan, yâhut bir hayvan yerse muhakkak o yenilen şey, ağaç sâhibi için sadakadır.
HadisNo : 1977


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Merhametsize merhamet olunmaz
Ravi : Cerîr b. Abdullâh el-Becelî
Baslik : CERÎR İBN-İ ABDULLÂH`IN RİVÂYET ETTİĞİ: MERHAMET ETMİYEN KİMSEYE MERHAMET OLUNMAZ, HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Merhamet etmeyen kimseye merhamet olunmaz" buyurduğu rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 1978


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Komşu hakkı
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : CİBRÎL HİÇ DURMAZ BANA KOMŞU HAKKINI VASIYET EDERDİ. HATTÂ BEN: KOMŞUYU KOMŞUYA MÎRASCI KILACAK SANDIM! MEÂLİNDEKİ HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Cibrîl hiç durmaz komşu hakkına hürmet olunmasını bana vasiyyet ederdi. (Bu vasiyyet bir derece tevâlî etmişti ki) hattâ ben yakında (Allah`ın emriyle komşuyu) komşuya mîrascı kılacak sandım.
HadisNo : 1979


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Komşu hakkı
Ravi : Ebû Şüreyh
Baslik : KOMŞUSU ZULMÜNDEN, ŞERRİNDEN EMÎN OLMIYAN KİŞİ HAKÎKATEN ÎMÂN ETMİŞ OLMAZ, HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur. Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem (bir kere arka arkaya üç kere yemîn ederek) Vallahi îmân etmiş olmaz, vallahi îmân etmiş olmaz, vallahi îmân etmiş olmaz! Buyurdu. (Mecliste hazır bulunanlar tarafından): Yâ Resûla`llah! Bu îmân etmiş olmıyan kimdir? Diye soruldu. Resûl-i Ekrem: Kim olacak, şu komşusu zulmünden, şerrinden emîn olmayan kişi, diye cevab verdi.
HadisNo : 1980


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Boşboğazlılık etmemek;Komşu hakkı;Misâfir ağırlamak
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : KOMŞUSU ZULMÜNDEN, ŞERRİNDEN EMÎN OLMIYAN KİŞİ HAKÎKATEN ÎMÂN ETMİŞ OLMAZ, HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allah`a ve âhiret gününe îmân edip inanan kişi, komşusuna ezâ etmesin ve Allah`a, ahîret gününe îmân eden her kişi misâfirlerine ikram etsin ve Allah`a, âhiret gününe îmân eden her kişi hayır söylesin, yâhut sussun (boşboğazlık etmesin).
HadisNo : 1981


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : İyilik sadakadır
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : SADAKA VE İHSÂNIN ENVÂ`I HAKKINDA EBÛ MÛSÂ EL-EŞ`ARÎ HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Her ma`rûf sadakadır" buyurduğu rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 1982


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Rıfk
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : ALLÂHU TEÂLÂ HER HUSUSTA RIFK İLE, YUMUŞAKLIKLA MUÂMELE EDİLMESİNİ SEVER, MEÂLİNDEKİ HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem bana: muhakkak ki Allah, her hususta rıfk ile, yumuşaklıkla mu`âmele edilmesini sever, buyurdu, dediği rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 1983


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Birlik, beraberlik;Hayra delâlet;Mü`minlerin birbirine bağlılığı
Ravi : Ebû Mûsâ el-Eş`arî
Baslik : İSLÂM CÂMİASINDA MÜ`MİNİN MÜ`MİNE BAĞLILIĞI, TAŞLARI BİRİBİRİNE KENETLİ YALÇIN DUVAR GİBİ METİNDİR, MEÂLİNDEKİ EBÛ MÛSÂ EL-EŞ`ARÎ RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem (bir hutbesinde: (İslâm câmi`asında) mü`minin mü`mine bağlılığı, taşları birbirine kenetli (yalçın) duvar gibi (metîn) dir, buyurdu. Sonra Resûl-i Ekrem (iki elinin) parmaklarını biribirine geçirdi. Râvî Ebû Mûsâ der ki: Resûl-i Ekrem (mescidde) otururdu. Kendisine bir kimse gelip bir şey istediğinde, yâhut bir hâcet dilediğinde oturduğu halde yüzü ile bize dönüp: "(Ashabım! Bu iş için) bana delâlet ediniz, me`cûr olursunuz! Maamâfih Allahu Teâlâ Peygamberlerinin niyâz ve istirhâmı üzerine dilediği şeyi muhakkak infâz eder" buyurdu.
HadisNo : 1984

Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Lüzumsuz konuşmak;Mü`mine lânet etmemek;Söğmek
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN KİMSEYE FENÂ SÖZ SÖYLEMEDİĞİNE VE DARILMAK İSTEDİĞİNDE: YÜZÜ TOPRAK OLASI DERDİ, MEÂLİNDE ENES İBN-İ MÂLİK RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet olunmuştur: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem kimseye sövmez (ve nesebine ta`n etmez) di. Ne lüzûmundan fazla söylerdi, ne de lâ`net ederdi. O, bizim birimize itâb edip darıldığında "Ona ne oldu? A alnı toprak olasıca!" buyururdu.
HadisNo : 1985


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Bir şey isteyeni boş çevirmemek;Hz. Peygamber`in cömertliği
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : RESÛL-İ EKREM`DEN BİR ŞEY İSTENİLSİN DE (HAYIR) DİYE MENFÎ CEVAP VERSİN; ASLÂ VÂKI` DEĞİLDİR, MEÂLİNDE CÂBİR RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Câbir: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`den bir şey istenilsin de O, (Lâ = hayır) desin asla vâkı` değildir, demiştir.
HadisNo : 1986


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Azarlamak;Hz. Peygamber`in güzel ahlâkı
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : ENES İBN-İ MÂLİK`İN: ON SENE PEYGAMBER`E HİZMET ETTİM, BİR DEF`A OLSUN BANA: NE OF DEDİ, NE DE NİÇİN BÖYLE YAPTIN, YÂHUT BÖYLE YAPSAYDIN! DEMEDİ, MEÂLİNDEKİ HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`e on sene hizmet ettim. Bir kere bana (canı sıkılıp da) "Öf" demedi, niçin böyle yaptın da demedi, böyle yapsaydın da demedi.
HadisNo : 1987


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Mü`mine fâsıklık isnâdı
Ravi : Ebû Zerr-i Gıfârî
Baslik : KİMSE KİMSEYE FÂSIK, KÂFİR! DİYE HİTÂB ETMESİN! SONRA BU KÖTÜ İSNÂD KENDİSİNE RÜCÛ` EDER, HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittiği rivâyet olunmuştur: Hiç bir kişi başka bir kimseye fısk (sapıklık) isnâdiyle (Yâ fâsık, diye söz) atamaz, (atmağa hakkı yoktur) yine böyle küfür de isnâd edemez. Şâyet (atar da) attığı kimse atılan fıskın veyâ küfrün sâhibi değilse, bu sıfatlar muhakkak atan kimseye döner, (dokunur ve fâsık veyâ kâfir olur).
HadisNo : 1988


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : İntihar;İslâm milletinden başkasına ant;Kendini öldürmek (intihar);Mâlik olmadığı malı adamak;Mü`mine küfür isnâdı;Mü`mine lânet etmemek;Sahip olmadığı şeyi adamak
Ravi : Sâbit İbn-i Dahhâk
Baslik : MÜSLÜMÂNA LÂ`NET ETMEK ONU ÖLDÜRMEKTİR, MEÂLİNDEKİ SÂBİT RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Sâbit İbn-i Dahhâk -ki, Şecere Ashâb`ından idi- radiya`llahu anh`den rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Her kim İslâm`dan başka bir millet adına and içerse, o andığı millet gibidir. Âdem-oğluna, mâlik olmadığı malı nezretmesi de doğru değildir. Her kim de dünyâda bir vâsıta ile kendini öldürürse, kıyâmet gününde intihâr ettiği nesne ile azâb olunur. Her kim de bir mü`mine lâ`net ederse, bu da onu öldürmek gibi (günâh) dır. Her kim de bir mü`mine küfü isnâd ederse, bu da onu öldürmek gibi (günah) dır.
HadisNo : 1989


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Koğucular
Ravi : Huzeyfe b. el-Yemânî
Baslik : HUZEYFE RADİYA`LLÂHU ANH`İN KOĞUCULUK EDEN MÜFSİD KİŞİ CENNET`E GİREMEZ, MEÂLİNDEKİ HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Koğuculuk eden (müfsid) kişi Cennet`e giremez" buyurduğu rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 1990


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Allâh`ı şâhit tutarak birini methetmek
Ravi : Ebû Bekre Nufey` b. Hâris
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN HUZÛRUNDA BİR KİMSE BİRİSİNİ LÜZÛMUNDAN FAZLA MEDİH VE SENÂ ETMİŞTİ. BUNUN ÜZERİNE RESÛL-İ EKREM: YAZIKLAR OLSUN, SEN MÜ`MİN KARDEŞİNİN BOYNUNU VURDUN, HADÎSİ
Hadis : Rivâye göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in huzûrunda bir kimsenin adı anılmış da, orada bulunanlardan bir kişi adı geçen kişiyi hayır ile anmış (ve haddinden aşırı mübâlâğalı övmüştü). Bunun üzerine Resûl-i Ekrem ona: - Vay sana yazıklar olsun! Sen dostunun boynunu kopardın, dedi. Ve (bu merhamet ifâde eden) sözünü bir kaç kere tekrarladı. (Sonra) eğer sizin biriniz muhakkak bir dostunu medih mevki`inde bulunursa: Öyle sanırım ki o, şöyle iyidir, böyle iyidir, desin. Ve bu sözünü medhettiği adımın medhettiği sıfatlarla muttasıf olduğunu bilerek söylesin. (İç yüzünü ise) Allah (bilir ve ameline göre) muhâsebe eder. Binâenaleyh sizin biriniz Allah`ı şâhid tutarak hiç bir kimseyi tezkiye ve medhetmesin, buyurdu.
HadisNo : 1991


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Çekememezlik;Dargınlık;Haset (çekememezlik)
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : ASHÂBIM! BİRİBİRİNİZE BUĞUZ, HASET ETMEYİZİN, ARKA ÇEVİRMEYİNİZ; BİRİBİRİNİZE KARDEŞ OLUNUZ! BİRİBİRİNİZLE ÜÇ GÜNDEN ZİYÂDE KÜS DURMANIZ HALÂL DEĞİLDİR, MEÂLİNDEKİ ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Resûl-i Ekrem Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb`ım! Biribirinize buğz (düşmanlık) etmeyiniz, biribirinize hased etmeyiniz, biribirinizden (yüz çevirip arkalaşarak) ayrılmayınız. Ey Allah`ın kulları! Biribirinizle kardeş olunuz. (Kardeş sevgisi gösteriniz). Bir müslümanın din kardeşini üç günden fazla bırakması (küs durması) halâl değildir.
HadisNo : 1992


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu :
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : İKİ MÜNÂFIK HAKKINDA RESÛL-İ EKREM`İN: SANMAM Kİ FALAN VE FİLAN KİŞİLER BİZİM DÎNİMİZDEN BİR ŞEY ÖĞRENMİŞ OLSUNLAR, MEÂLİNDE HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Sanmam ki falan ve filân dînimizden bir şey bilirler. (Bu hadîsin) diğer bir rivâyet (tarîkın) da da: Sanmam ki falan ve filân bizim üzerinde bulunduğumuz şu (İslâm) dînimizi bilir olsunlar, vârid olmuştur.
HadisNo : 1994


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Birinin noksanının araştırmak;Kusur aramak
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ÜMMETİMİN HEPSİ ALLÂHU TEÂLÂ TARAFINDAN AFVOLUNACAKTIR; YALNIZ AÇIK GÜNAHKÂRLAR DEĞİL, MEÂLİNDE EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur: Ümmetimin hepsi (Allah tarafından) afvolunmuşlardır. Yalnız açık günahkârlar değil, bu (günahkâr) delilerden öyleleri vardır ki: Kişi geceleyin bir günâh işler, sonra: "Şöyle (bir gece hayâtı) yaşadım!" der. Halbuki o, Rabbi günahkâr (sabahleyin şuna buna): "Ey falan, ben dün gece şöyle şöyle (bir gece hayatı) yaşadım!" der. Halbuki o, Rabbi günâh işini ört bas ederek gecelemişti. Fakat bu deli Allah`ın örttüğü perdeyi açarak sabahliyor (fıskını gösteriyor).
HadisNo : 1995

Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Dargınlık;Selâmlaşmak
Ravi : Ebû Eyyûb-i Ensârî
Baslik : MÜ`MİNİN MÜ`MİNİ ÜÇ GÜNDEN FAZLA KÜS BIRAKMASI HALÂL DEĞİLDİR. İKİ MÜ`MİNİN HAYIRLISI ÖNCE SELÂM VERENİDİR, MEÂLİNDEKİ EBÛ EYYÛB ENSÂRÎ HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Bir kişinin din kardeşini üç günden fazla küs bırakması, halâl değildir. Bir halde küslük ki, iki mü`min biribirine kavuştukları zaman birisi yüzünü şu tarafa çevirir, öbürüsü öte tarafa çevirir. Halbuki iki mü`minin hayırlısı şu önce selâm vermeğe başlayandır.
HadisNo : 1996


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Doğruluk;Yalancılar
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : SÖZDE VE İŞDE DOĞRULUK İNSANI HAYRA İRŞÂD EDER. YALANCILIK DA İNSANI ŞERRE SÜRÜKLER, VE ALLAH HUZÛRUNDA KEZZÂB DEFTERİNE YAZILIR, MEÂLİNDEKİ İBN-İ MES`ÛD RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: (Sözünde, işinde) doğruluk insanı hayra irşâd eder, hayırlı işler de Cennet`e kılavuzluk eder. O kimse ki, doğruluk şi`ârıdır. Nihâyet (bu seciyesiyle) sıddık (vasfına müstahak) olur. Yalancılık da muhakkak insanı fücûra (şerre) sürükler, şer de Cehennem`e götürür. O kimse ki, yalancılık onun şi`ârıdır. Nihâyet bu (idmanlı) yalancı da Allah`ın dîvânında "Kezzâb" defterine yazılır.
HadisNo : 1997


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Allâh`a oğul isnadı
Ravi : Ebû Mûsâ el-Eş`arî
Baslik : ALLÂHU TEÂLÂ`DAN ÇOK SABIRLI VE HALÎM HİÇ BİR FERD YOKTUR, ZÂT-I PÂKİNE OĞUL İSNÂD ETTİKLERİ HALDE O, AFVEDER VE MÜDDEÎLERİ RIZIKLANDIRIR, MEÂLİNDEKİ EBÛ MÛSÂ EL-EŞ`ARÎ RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allahu Teâlâ`dan çok sabırlı ve aleyhinde işittiği (bâtıl iddi`âların verdiği) ezâya (daha halîm) hiç bir ferd, yâhud hiç bir şey yoktur. (Bak) hıristiyanlar Allah`a oğul isnâd ve iddi`â ediyorlar da Allahu Teâlâ yine onları afvediyor, türlü ni`metlere onları rızıklandırıyor.
HadisNo : 1998


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Kızgınlık ânında kendine hâkim olmak
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ŞİDDETLİ GÜREŞ TUTAN BASKIN PEHLİVAN KUDRETLİ DEĞİLDİR. ASIL KAHRAMAN, GAZAB ZAMÂNINDA NEFSİNE, İRÂDESİNE SÂHİP VE HÂKİM OLAN KİMSEDİR, MEÂLİNDEKİ EBÛ HÜREYRE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Çok güreş tutan baskın bir pehlivan çok kuvvetli değildir. Asıl kuvvetli kahraman gazab zamânında (ve intikam hırsiyle kanı kaynadığı sırada) nefsime mâlik (ve irâdesine hâkim) olandır.
HadisNo : 1999


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Öfkelenmemek
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : NASÎHAT BUYURMASI TEMENNÎSİNDE BULUNAN BİR KİMSEYE: GAZABLANMA, ÖFKELENME! BUYURMUŞ. BU TEMENNÎSİNİ BİR KAÇ DEF`A TEKRARLADIĞINDA HEPSİNDE RESÛL-İ EKREM: ÖFKELENME! BUYURMUŞTUR, MEÂLİNDE EBÛ HÜREYRE H
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`e bir kişi: Yâ Resûla`llah! Bana nasîhat buyur, temennîsinde bulundu. Resûl-i Ekrem: Gazablanma (titizlenme sakın.) buyurdu. Bunun üzerine o kişi, Resûl-i Ekrem`e tekrar tekrar nasîhat temennîsinde bulundu (her def`asında) Resûl-i Ekrem: Gazablanma, buyurdu.
HadisNo : 2000


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Hayâ
Ravi : İmrân İbn-i Husayn
Baslik : HAYÂNIN MÂHİYETİ, VEKAR VE SEKÎNAT HAKKINDA İMRÂN İBN-İ HUSAYN HADİSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem: "Hayâ` ancak hayır getirir" buyurdu, dediği rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 2001


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : GEÇMİŞ PEYGAMBERLERİN SÖZÜNDEN İNSANLARIN ERİŞTİĞİ HABERLERDEN BİRİSİ: "UTANMAZSAN DİLEDİĞİNİ İŞLE!" SÖZÜDÜR, MEÂLİNDEKİ İBN-İ MES`ÛD RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Geçmiş peygamberlerin sözünden (hiç eksiksiz) nâsın eriştiği haberlerden birisi de: Utanmazsan dilediğini işle! (sözü) dür.
HadisNo : 2002


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Lâtîfe;Şaka
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN ÇOCUKLARA LÂTÎFE BUYURMASI
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem biz (çocuklar) ın arasına karışır (ve güler yüzle bize lâtîfe eder) di. Hattâ (kuşu olan) küçük kardeşime: Ey Ebû Umeyr! Nüğayr (kuşcağızı) ne oldu der (lâtîfe eder) di.
HadisNo : 2003


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Mü`min aldanmaz
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : MÜ`MİN, BİR YILAN DELİĞİNDEN İKİ KERE SOKULMAZ, MEÂLİNDEKİ EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem: (Âkıl ve reşîd olan) mü`min bir yılan deliğinden iki kere sokulmaz! Buyurmuştur.
HadisNo : 2004


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Şiir
Ravi : Übey İbn-i Kâ`b
Baslik : ŞİİRDEN BİR KISMI ŞÜPHESİZ Kİ HİKMETTİR, MEÂLİNDEKİ ÜBEY İBN-İ KÂ`B RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis : Resûlullah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: Şi`irden bir kısmı şüphesiz ki hikmettir (ibret-âmiz bir levhadır) buyurduğu rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 2005

Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Şiir
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : ŞİİRİN MEKRÛH KISMININ ZEMMEDEREK RESÛL-İ EKREM EFENDİMİZ: BİRİNİZİN KARNININ İÇİ ŞİİR DOLMAKTANSA İRİN DOLMASI HAYIRLIDIR, BUYURMUŞTUR
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem: Sizden birinizin karnının içi şi`ir dolmaktansa irin dolması hayırlıdır, buyurmuştur.
HadisNo : 2006


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Âhiret hazırlığı
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : ÂHİRETTE KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR`E DÂİR ENES İBN-İ MALİK HADİSİ
Hadis : Rivâyete göre, Bâdiye halkından Bedevî bir Arap Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`e gelerek: Yâ Resûla`llah! Kıyâmet ne zaman kopacak? Diye sormuştu. Bu hadîs yukarıda geçmişti. (Oradaki rivâyette Resûl-i Ekrem Bedevîye hakîmâne: Âhiret için ne hazırladın? Diye sormuştu). Râvî Enes İbn-i Mâlik Bedevînin (Yâ Resûla`llah! Benim Allah`a ve Onun Peygamber`ine muhabbetten başka âhiret için bir hazırlığım yoktur) diye cevab verdiğini bildirdikten sonra buradaki rivâyetinde Resûl-i Ekrem`in Bedevîye: Sen sevdiğin kimse ile berâbersin, buyurduğunu ziyâde etmiştir. Enes İbn-i Mâlik der ki: Biz Resûlu`llah`a: Yâ Resûla`llah! Âhirette biz de sevdiklerimizde berâber miyiz? Diye sorduk: Resûl-i Ekrem: Evet berâbersiniz, diye tasdîk buyurdu. (Biz bu cevaptan pek ziyâde bir ferah ve sevinç duyduk).
HadisNo : 2007


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Verdiği sözde durmayanlar
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : VERDİĞİ SÖZÜNDE DURMAYIP CAYAN GADDAR KİŞİ İÇİN KIYÂMET GÜNÜNDE BİR BAYRAK DİKİLEREK: BU ADAM FALAN OĞLU FALANA GADR ETMİŞTİR, DİYE TEŞHÎR OLUNUR, MEÂLİNDE İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Verdiği sözünde durmayıp cayan gaddar kişi için kıyâmet gününde bir bayrak dikilir de: Bu adam falan oğlu filâna gadir etmiştir, diye i`lân olunur.
HadisNo : 2008


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu :
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ÜZÜME KERM ADI VERMEYİNİZ! ÇÜNKÜ KERM ANCAK MÜ`MİNİN KALBİDİR, HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: `İneb`e (üzüme) Kerm adı vermeyiniz. Kerm ancak mü`minin kalbidir.
HadisNo : 2009


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu :
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : PEYGAMBER EFENDİMİZ`İN REBÎBESİ ZEYNEB`İN ADI BERRE İDİ. PEYGAMBERİMİZ DEĞİŞTİRİP ZEYNEB ADINI VERDİ
Hadis : Rivâyete göre, Zeyneb`in adı Berre idi. Bu kızcağız adiyle kendisini tezkiye eder (beğenir) denildi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem ona Zeyneb adını verdi.
HadisNo : 2010


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Ağır yürümek;Yürümek âdâbı
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : ÂİLE EFRÂDINA ADINI TERHÎM EDEREK ÇAĞIRMANIN CEVÂZINA DÂİR ENES HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: (Bir seferde Annem) Ümm-i Süleym bâzı kadınlar içinde idi. Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in kölesi (güzel sesli) Enceşe de (neşîdeler okuyarak kadınları (ve seferber hey`etin bindikleri develeri) sevkediyor ve hızlı yürütüyordu). Resûl-i Ekrem: "Ey Enceş ağır ol! Cam (gibi ince kalbli kadın yüreklerini kırarsın) buyurdu.
HadisNo : 2011


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu :
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : KIYÂMET GÜNÜNDE ALLÂH HUZÛRUNDA EN ÇİRKİN AD MELİKÜ`L-EMLÂK (=ÜLKELER PADİŞAHI) ADI OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Kıyâmet gününde Allahu Teâlâ divânında en fâhiş (en menfûr ve çirkin) ad, Meliku`l-emlâk adıdır.
HadisNo : 2012


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Aksırana duâ etmek
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : AKSIRAN VE ALLÂHU TEÂLÂ`YA HAMD EDEN KİŞİYE ÂFİYET VE RAHMETLE DU`Â HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir kere Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in yanında iki kişi (ayrı ayrı) aksırmıştı da Resûl-i Ekrem bunlardan birisini teşmît etmiş (hayır ve bereketle du`â buyurmuş) öbürüsüne du`â etmemişti. Buna niçin du`â buyurulmadı; diye sorulduğunda Resûl-i Ekrem: Şu (birinci) Allah`a hamdetti (Elhamdü li`llah) dedi ben de mukabele ettim, şu (ikinci) Allah`a hamdetmedi (ben de du`â ile karşılamadım) buyurdu.
HadisNo : 2013


Fasil : KİTÂBÜ`L-EDEB
Konu : Aksırana duâ etmek;Esnemek
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : MEDÂR-I SIHHAT OLAN AKSIRMA ALLAH`DAN, ESNEMEK ŞEYTANDAN OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (Kulun medâr-ı sıhhat ve hiffeti olan) aksırığa Allah muhabbet eder. (Eser-i gaflet olan) esnemeği de fenâ görür. Ey mü`minler! Sizin biriniz aksırıp Allah`a hamd ederse onun Elhamdü li`llah dediğini işiden her müsülana Yerhamüke`llah di(ye mukabele et) mek aksıran mü`min için hak olur. Esnemeğe gelince, şüphesiz o, şeytandandır. Biriniz esnemek hâli geldiğinde gücü yettiği derecede onu gidermeye çalışsın! Çünkü biriniz esneyip (ha) di(ye ağzını ayır)ınca onun gafletine şeytan güler.
HadisNo : 2014
Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-FARÂİZ


Fasil : KİTÂBÜ`L-FARÂİZ
Konu : Asabe;Ashâb-ı Ferâ`iz;Ferâiz
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : FARÂİZİ, KUR`AN`DA BİLDİRİLEN SÂHİPLERİNE VERİNİZ! BUNLARDAN GERİ KALAN MAL DA ASABADAN EN YAKIN OLAN ER KİŞİYE ÂİTTİR, MEÂLİNDEKİ İBN-İ ABBÂS HADÎSİ VE ÎZÂHI
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Ferâizi (Kur`ân`da bildirilen) sâhiblerine veriniz. (Bunlardan) geri kalan (mal) da (Asabadan = baba tarafından) en yakın olan er kişiye âiddir.
HadisNo : 2078


Fasil : KİTÂBÜ`L-FARÂİZ
Konu : Ferâiz
Ravi : Ebû Mûsâ el-Eş`arî
Baslik : KÛFE VÂLİSİ EBÛ MÛSÂ EL-EŞ`ARÎ`YE BİR FARÂİZ MES`ELESİ SORULDUĞUNDA: ARANIZDA İBN-İ MES`ÛD GİBİ BİR ÂLİM VARKEN BANA SORMAYINIZ, DEMİŞTİR
Hadis : Rivâyete göre, Ebû Mûsâ hazretlerine: Müteveffânın kızına, oğlunun kızına, kız kardeşine âid mîras hisseleri sorulmuştu. Ebû Mûsâ: Terikenin yarısı müteveffânın kızına, birisi de kız kardeşine âiddir, dedi. (Oğlunun kızını mahrûm bıraktı). Ebû Mûsâ (suâl soran kimseye) Abdullah İbn-i Mes`ûd da benim fikrime uygun cevâb verir, dedi. Mes`ele İbn-i Mes`ûd`a sorulup Ebû Mûsâ el-Eş`arî`nin cevâbı ve onun tarafından gönderildiği haber verilince Abdullah İbn-i Mes`ûd: Eğer ben, oğlun kızını mîrastan mahrûm edersem dalâlete düşerim. Hidâyetteki bahtiyarlardan olamam, (diye bir mukaddime ile söze başlayıp): - Bu mes`elede ben Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in hükmettiği bir haberle hükmedeceğim (ki, şudur): müteveffânın kızı nısıf alır, oğlunun kızı da -iki sülüsü tamamlamak için- südüs alır. Geri kalan (sülüs) de kız kardeşin hakkı, olur, dedi. Bunun üzerine Ebû Mûsâ el-Eş`arî`ye İbn-i Mes`ûd`un bu fetvâsı haber verilince: - Mademki aranızda Peygamber`in böyle bir haberi vardır; bana sormanıza lüzûm yoktur, dedi.
HadisNo : 2079


Fasil : KİTÂBÜ`L-FARÂİZ
Konu : Âzadlı köle
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : BİR ÂİLENİN ÂZADLI KÖLESİ, O ÂİLE CÂMİASINDANDIR, MEÂLİNDE ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Bir âilenin âzâdlı kölesi, o âilenin kendi câmiasındandır" buyurduğu rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 2080


Fasil : KİTÂBÜ`L-FARÂİZ
Konu : Yeğen
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : BİR ÂİLE KIZ KARDEŞİNİN OĞLU O ÂİLE CÂMİSAINDANDIR, MEÂLİNDE ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Bir âilenin kız kardeşinin oğlu, o âilenin kendi câimasındandır" buyurduğu rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 2081


Fasil : KİTÂBÜ`L-FARÂİZ
Konu : Babadan başkasına intisap
Ravi : Sa`d b. Ebî Vakkâs
Baslik : BABASINDAN BAŞKASINA NESEB İSNÂD VE İDDİÂ EDEN KİMSEYE CENNET HARAMDIR, MEÂLİNDE SA`D İBN-İ EBÎ VAKKAS HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittim; demiştir: Her kim babasından başkasına -babası olmadığını bile bile- neseb iddi`â ederse o kişiye Cennet haramdır. (Râvî Ebû Osmân en-Nehdî tarafından) Sa`d İbn-i Ebî Vakkas`ın bu hadîsi Ebû Bekr Radiya`llahu anh`e hikâye olundukça, Ebû Bekir: Evet bu hadîsi Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`den kulağımla duydum, kalbim de onu hıfzetti, demiştir.
HadisNo : 2082


Fasil : KİTÂBÜ`L-FARÂİZ
Konu : Babadan başkasına intisap
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : EY MÜ`MİNLER, SAKIN BABALARINIZDAN YÜZ ÇEVİRMEYİNİZ. HER KİM YÜZ ÇEVİRİRSE, ÂİLE Nİ`METİNE KÜFRETMİŞ OLUR, MEÂLİNDEKİ EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "(Ey mü`minler!) Sakın babalarınızdan i`râz edib yüz çevirmeyiniz! Her kim babasından yüz çevirirse (âile ni`metine) küfretmiş olur." buyurduğu rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 2083
Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-FİTEN

Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Âmire itâat;Devlete isyan;Ulû`l-Emre itâat
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN ASHÂBINI FİTNE VE İHTİLÂFTAN VE BOZGUNCULUKTAN MEN` VE TAHZÎRİNE DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Her kim emîrinden sudûr eden bir hareketi fenâ görürse sabretsin (isyankâr vaziyet almasın!). Çünkü her kim Sultan(a itâ`at)den bir arşın (dışarı) çıkarsa, o, câhiliyet ölümiyle ölür. İbn-i Abbas`dan gelen diğer bir rivâyette de Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur: Her kim emîrinden fenâ bir hâlin sudûr ettiğini görürse, onun fenâlığına sabretsin, (isyân etmesin!) Çünkü her kim (İslâm) câmiasından bir karış ayrılır da ölürse, muhakkak o câhiliyet ölümiyle ölür.
HadisNo : 2112


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Âmire itâat
Ravi : Ubâde b. es-Sâmit
Baslik : Bİ`L-İNTİHAB DEVLET NÜFÛZ VE KUDRETİNİ TEMSİL EDEN DEVLET REÎSİNE İTÂAT HAKKINDA UBÂDE İBN-İ SÂMİT HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem (Akabe gecesi) biz Ensâr`ı (bî`at için) da`vet etmişti. Biz de bî`at ettik. Übâde der ki: Resûl-i Ekrem Ensâr üzerine bir borç olarak bizden aldığı ahit ve mîsakta şöyle bî`at ettik: Allah`ım ve Resûlü`nün emirlerini dinleyib onlara -hem neş`eli, hem kederli zamânımızda; hem zor, hem kolay hâlimizde- itâ`at etmek ve âmirlerimiz kendi arzularını nefislerimiz üzerine tercîh etseler dahî anlara itâ`at etmek ve nizâ (kıtal) etmemek, meğer ki, emîrin açık bir küfrünü görseniz ki, onun küfrü hakkında yanınızda Allah Kitâbı`ndan kuvvetli delîliniz ola. (Bu sûrette inkâr edersiniz).
HadisNo : 2113


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Kıyâmet koptuğu zaman yetişenler
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : KIYÂMET ANCAK NÂSIN ŞERLİLERİ ÜZERİNE KOPACAKTIR, RİVÂYETİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöylebuyurduğunu işittim, demiştir: Kendileri hayatta bulunup da kıyâmetin koptuğu zamâna erişen kimseler nâsın şerlilerindendirler.
HadisNo : 2114


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Nizâmı bozmak
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : HACCÂC-I ZÂLİM`İN ZULÜM VE İ`TİSÂFINDAN ŞİKÂYET EDEN BASRA HALKINI ENES İBN-İ MÂLİK RADİYA`LLÂHU ANH`A ŞİKAYETİ
Hadis : Rivâyete göre, Haccâc (-ı zâlim) in halka yaptığı zulüm ve i`tisaftan (bir ara) Enes İbn-i Mâlik`e şikâyet olunmuştu. Enes İbn-i Mâlik şikâyetcilere "Sabrediniz (sakın memleketin nizâmını bozmayınız). Çünkü (siz öyle bir zamanda yaşıyorsunuz ki) bundan sonra gelecek zaman muhakkak bundan daha fenâ olacaktır. Ve bu fenâlık (siz ölüp de) Rabbinize kavuşuncaya kadar (asırlarca) böyle sürüp gidecektir. Bu (fenâlığın muzâaf bir sûrette teselsül edeceği) ni ben Peygamberimiz (Muhammed) Salla`llahu aleyhi ve sellem`den işittim" demiştir.
HadisNo : 2115


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Silâhla oynamamak
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : DİN KARDEŞE KARŞI TEŞHÎR-İ SİLÂHDAN MEN`E DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Sakın sizin biriniz silâhını (teşhîr edip de) din kardeşine işâret etmesin! Çünkü işâret eden kimse bilmez ki, belki şeytan eline hız verir de (din kardeşini vurur); bu sûretle Cehennem`den bir çukura yuvarlanır.
HadisNo : 2116


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Fitneden kaçmak
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN YAKIN BİR İSTİKBALDE BİRTAKIM FİTNELER ZUHÛR EDECEĞİNİ İHBÂRI, BU SIRADA FİTNEYE KARIŞMAYIP OTURANIN AYAKTA DURANDAN HAYIRLI OLDUĞUNU TENBÎH BUYURDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Yakın bir istikbalde birtakım fitneler olacaktır. Fitne zamânında (ona karışmayıp) oturan kişi (karışmak üzere) ayakta durandan hayırlıdır. O hengâmete ayakta duran da (fitne esbâbını hazırlamağa) gidenden hayırlıdır. Her kim fitne vukuuna muttali` olup onu görmeğe çalışırsa, muhakkak onun kahrına uğrar. Her kim o fitne zamânı iltica edecek veyâ sığınacak bir yer bulursa hemen sığınsın (fesadcılara karışmasın!).
HadisNo : 2117


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu :
Ravi : Seleme İbn-i Ekva`
Baslik : BU FİTNE GÜNLERİNDE SELEME İBN-İ EKVA` RADİYA`LLÂHU ANH İLE HACCÂC ARASINDA GEÇEN BİR VAK`A
Hadis : Rivâyete göre, müşârün-ileyh hazretleri (Medîne`de) Haccâc`ın yanına girdiğinde Haccâc: - Ey İbnü`l-Ekva` sen ayağının iki ökçesine basarak dîninden geri döndün, (Medîne`yi bırakıp) bâdiye arablariyle yaşadın (ölüme müstahak oldun) dedi. İbnü`l-Ekva`: - Hayır (ben hicret ettiğîm Medine`den yüz çevirmedim) fakat Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem bana bâdiyede oturamağa izin verdi, diye karşıladı.
HadisNo : 2118


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Bir kavme inen azap iyilerede isabet eder;Herkes kendi amellerine göre ba`s olunur
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : ALLÂHU TEÂLÂ BİR KAVME AZÂB İNDİRİNCE O KAVMİN FASÎK, SÂLİH HEPSİNE İSÂBET EDER. SÂLİHLER KIYÂMETTE MÜKÂFATLANIRLAR, MEÂLİNDE İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Allah bir kavme azâb indirince, o kavim içinde bulunan (sâlih, fâsık) her ferde azâb isâbet eder. Sonra (Kıyâmet gününde) herkes kendi amellerine göre ba`s olunurlar (sâlihler mükâfatlanır, fâsıklar azâb olunurlar).
HadisNo : 2119


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Nifak
Ravi : Huzeyfe b. el-Yemânî
Baslik : MÜNÂFIKLIK ANCAK RESÛLU`LLÂH ZAMÂNINDA VARDI. BUGÜN İSE NİFAK, ÎMÂNDAN SONRA KÜFÜRDÜR, MEÂLİNDE HUZEYFE HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Nifak ancak Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem zamânında mevcut idi. Bugün ise nifâk, îmânından sonra küfürdür.
HadisNo : 2120


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Kıyâmet alâmetleri
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : HİCAZ MINTAKASINDA BİR ATEŞ ÇIKMADIKÇA KIYÂMET KOPMIYACAKTIR, MEÂLİNDEKİ EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Hicaz kıt`asında bir ateş çıkmadıkça Kıyâmet kopmıyacaktır. Öyle bir ateş ki, Busrâ`daki develerin boyunlarını ziyâlandıracaktır.
HadisNo : 2121

Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Kıyâmet alâmetleri
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : FURAT`IN KURUMASI KIYÂMET ALÂMETİ OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Fürat (nehrinin suyu çekilerek) kıymetli altın hazînesini açıklaması zamânı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa, ondan bir şey alma(ya uğraşma)sın! (Çünkü ihtiyar dünyânın ömrü sona ermiş bulunacaktır).
HadisNo : 2122


Fasil : KİTÂBÜ`L-FİTEN
Konu : Deccâl;Kıyâmet alâmetleri
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : KIYÂMET ALÂMETLERİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE`NİN MUFASSAL BİR RİVÂYETİ
Hadis : Rivâyete göre, Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: İki büyük (İslâm) ordusu biribiriyle harbetmedikce Kıyâmet kopmıyacaktır. Bu iki câmianın ikisi de bir iddiâda oldukları (ikisi de İslâm ve hak iddiâsında bulundukları) halde aralarında büyük bir harb olacaktır. Yine böyle Kıyâmet kopmıyacaktır, otuza yakın yabancı, mel`ûn deccaller türemedikçe. Bu deccalların hepsi, ben Allah`ın Peygamberiyim iddiâsında bulunacaklardır. Yine Kıyâmet kopmıyacaktır, (hakîkî ulemânın vefâtiyle) İslâmî ilim inkırâza uğramadıkça, zelzeleler çoğalmadıkça, zaman takarüb edip gece ile gündüz bir olmadıkça, fitneler zuhûr etmedikçe, adam öldürmek vak`aları çoğalmadıkça. Yine Kıyâmet kopmıyacaktır, aranızda mal çoğalıp sel gibi akmadıkça, bir derecede çoğalacak ki, mal sâhibi malının zekâtını kim kabûl eder? Diye endîşelenecek. Hattâ mal sâhibi bâzı kimselere zekât vermek isteyecek, fakat zekât arzettiği kimse: Benim zekâta ihtiyâcım yok, diyecek. Yine böyle Kıyâmet kopmıyacak, halk yüksek kâşâneler yapmak yarışına çıkmadıkça, ve bir kimse öbür kimsenin kabri yanından geçerken: Keşki bunun yerinde ben olaydım, diye (ölümü temennî etmedikçe). Yine böyle güneş batı tarafından doğup, nâs bu (tabiat hilâfı) hâdiseyi görünce toptan îmân edecekler. Fakat bu îmân, evvelce îmân etmemiş olan, yâhut îmânında hayır ve fazîlet kazanmıyan kimselerin îmanları kendilerine fayda vermediği bir zamandır. Muhakkak ki Kıyâmet şüphesiz kopacaktır. Hem de (alım, satım için) bâyi` ile müşteri aralarında elbîse açacaklar da bey` ve şirâ tamâm olmadan (ansızın) Kıyâmet kopacak da o libâsın dürülmesi mümkün olmıyacaktır. Yine muhakkak Kıyâmet kopacaktır. Hem de sağmal devesinin südünü sağıp gelen kişiye südü içmek nasîb olmadan (ansızın) kopacaktır. Yine Kıyâmet şüphesiz kopacak, hem de kişi havuzunu sıvâyıp tâmir edecek, fakat Kıyâmet ansızın kopacak da havuzun suyunu kullanmak nasîb olmıyacak. Kıyâmet muhakkak kopacak, hem de ta`âm etmekte olan kişi lokmasını ağzına götürecek, Kıyâmet ansızın koparak yemek nasîb olmıyacak.
HadisNo : 2123
Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-HAC

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac vekâleti
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : HACCIN VÜCÛBUNA DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: (Vedâ` haccında) Fadl İbn-i Abbâs, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in redîfi idi. Has`am (kabîlesin) den genç bir kadın (istiftâ için) Resûlullâh`a geldi. Bu sırada Fadl kadına, kadın da Fadl` bakmağa başladı. Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem hemen Fadh`ın yüzünü (eliyle kadından) başka tarafa çevirdi. Kadın: - Yâ Resûla`llâh! Allâh`ın kulları üzerinde hac husûsundaki farîzası babama çok yaşlı ihtiyarlığında erişti. Deve üzerinde duramıyacak bir haldedir. Kendisinden (vekâleten) ben hac edebilir miyim? diye sordu. Resûlullâh: - Evet, vekâleten hac edebilirsin! diye cevab verdi. Bu sual, cevab Haccetü`l-Vedâ` sırasında vâkı` oldu.
HadisNo : 752


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Telbiye
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN ZÜ`L-HULEYFE`DE TEHLÎLE BAŞLADIĞINA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in "Zülhuleyfe" de devesine bindiğini, sonra devesi kalkıp doğrulasıya değin (yüksek sesle) telbiye, (Lebbeyke, Allâhümme Lebbeyk...) buyurduğunu gördüm, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 753


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : RESÛL-İ EKREM RÂHİLE ÜZERİNDE HACCETTİ
Hadis : Şöyle dediğ rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem râhile üzerinde hac etti. Resûl-i Ekrem`in biniti, ağızını ve yol metâını da taşardı.
HadisNo : 754


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Allah yolunda savaş;cihat;Hacc-ı Mebrûr;Kadınların cihâdı
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : HAZRET-İ ÂİŞE`NİN, EFDAL-İ CİHÂD HACC-I MEBRÛRDUR, HADÎSİ
Hadis : Sıddîka-i müşârün-ileyhâ demiştir ki: Bir kere ben: - Yâ Resûla`llâh biz cihâdı, ibâdetlerin efdali biliyoruz. Biz, cihâda iştirâk edemez miyiz? diye sordum. Resûlullâh: - Hayır, siz cihâd edemezsiniz. Siz kadınlar için efdal-i cihâd, her halde hacc-ı mebrûr olur, buyurdu.
HadisNo : 755


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Haccın fazîleti
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : HAC YOLUNDA REFES Kİ, CİNSÎ MUKÂRENET VE DEVÂVİSİ İLE FÜSÛK, CİDAL YOKTUR
Hadis : Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet edilmiştir: Kim ki (şu Beyt-i Şerîf`i) Allah rızâsı için ziyârek eder de cinsî mukârenette ve devâisinde bulunmaz ve tarîk-ı tâatten hurûc etmezse, o kimse (günahtan sıyrılıp) anasının onu doğurduğu günkü gibi (temiz bir hayâta) dönüp kavuşur.
HadisNo : 756


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Mikat
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : MEVÂKİT-İ HAC HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ VE BUNLARIN MEKKE`YE BU`D-İ MESÂFELERİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem (şu mevzi`leri ihrâm için) mîkat tâyin buyurmuştur: Medîneliler için "Zü`l-Huleyfe"yi, Şam, (Mısır, Mağrib) ahâlîsi için "Cuhfe" yi, Necidliler için "Karn-i Menâzil" mevkıini, Yemenliler için "Yelemlem" i. Bu mahaller, Hac, Ömre etmek istiyen bilâd-i mezkûre ahâlîsi ile diğer memleketler halkından yolları bu mevâkıe uğrayan kimselerin mîkatlarıdır. Bunlardan başka bu mîkatlarla Mekke arasındaki memleketler halkı (Âfâkîler) de bulundukları mahallerden ihrâma girerler. Hattâ Mekkeliler de Mekke`den ihramlanırlar.
HadisNo : 757


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhram namazı;Mikat
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN HACCA GİDERKEN ŞECERE YOLİYLE GİTTİĞİ, GELİRKEN DE MUARRES TARÎKIYLE MEDÎNE`YE GELDİĞİNE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Mekke`den dönüşünde) Zü`l-Huleyfe`deki vâdîde devesini çökertti. Sonra inip orada (iki rek`at) namaz kıldı. (İbn-i Ömer`in râvîsi ve kölesi Nâfi` demiştir ki:) Abdullâh İbn-i Ömer radiya`llâhu anhümâ`da burada böyle namaz kılardı.
HadisNo : 758


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhram namazı;Mikat
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN VEDÂ` HACCINDA ÖMRE İLE HACCA BİRLİKTE NİYET ETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (Medîne`den çıkarken Zü`l-Huleyfe mescidi yanındaki) Şecere yolunu tâkib ederek çıkmak mu`tâdı idi. Medîne`ye de (Zü`l-Huleyfe mescidinden daha aşağıda ve Medîne`ye daha yakın bulunan) Müarres tarîkıyle girerdi. Yine Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in Mekke`ye giderken Şecere mescidinde namaz kılmak, Mekke`den avdetinde ve vâdînin ortasındaki Zü`l-Huleyfe`de namaz kılmak ve sabaha kadar burada gecele(yerek sabahleyin Medîne`ye teveccüh et)mek âdeti idi.
HadisNo : 759


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacc-ı Kıran
Ravi : Ömer b. el-Hattâb
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN VEDÂ` HACCINDA ÖMRE İLE HACCA BİRLİKTE NİYET ETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in "Vâdi`l-Akîk" de şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet edilmiştir: Bana Rabbim tarafından (sefâretle) gelen Cibrîl, bu gece de geldi. Ve: "Bu mübârek vâdîde namaz kıl! Ve ömre içinde hacca niyet ettim, de" dedi.
HadisNo : 760


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN VEDÂ` HACCINDA ÖMRE İLE HACCA BİRLİKTE NİYET ETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Vedâ Haccı`nda) Vâdi`l-Akîk`ın ortasındaki Zü`l-Huleyfe`de gecelemek üzere devesinden indiği görüldü. (Ashâb-ı Kirâm tarafından) kendilerine: (Ey Risâlet nûru!) Sen, mübârek bir vâdîde bulunuyorsun, (hürmetlere lâyıksın!) denildi.
HadisNo : 761

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı;İhrama girmek;Ulû`l-Emre itâat
Ravi : Ya`lâ İbn-i Ümeyye
Baslik : İHRAMLI İKEN KOKU İSTİ`MÂLİ HAKKINDA YA`LÂ İBN-İ ÜMEYYE HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Ya`lâ, Ömer İbn-i Hattâb radiya`llâhu anh`e, Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`e vahiy geldiği sırada Resûl-i Ekrem`i bana gösteriniz! de (ye ricâ etmiş) di. Ya`lâ İbn-i Ümeyye diyor ki: - Bir kerre Resûl-i Ekrem, Ashâbından bir cemâat yanında bulunarak (Mekke`ye yakın) Ci`râne mevkiinde iken huzûruna birisi çıkageldi. Ve: - Yâ Resûlu`llâh! Güzel koku sürünmüş olarak Ömre için ihrâma giren bir kimse hakkında ne buyurursunuz? diye sordu. Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem bir müddet sükût etti. Sonra kendisine vahiy gelmişti. Ömer radiya`llâhu anh Ya`lâ`ya işâret etti. Ya`lâ da geldi. (O sırada) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in üzerinde bir örtü, kendisini bürümüştü. Ya`lâ başını bu örtünün içine soktu. Ve Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`i (vahyin şiddetli ağırlığından) yüzü kızarmış bir halde gördü. Resûl-i Ekrem, nâimin mütereddid nefesi gibi teneffüs ediyordu. Sonra Resûl-i Ekrem`den (tedrîcen) bu hal sıyrıldı. Ve: - Hani ömreden suâl eden kimse nerede, buyurdu. Bunun üzerine (Huzûr-ı Saâdet`e) birisi getirildi. Aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm: - Bedenine ve sevbine bulaşan kokuyu üç kere yıka, üzerindeki cübbeyi çıkar, (bu ihrâmı gey), haccında îfâ ettiğin ef`âl-i hac gibi ömrende de işle! buyurdu.
HadisNo : 762


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhrama girmek;Telbiye
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : BU HUSÛSTA HAZRET-İ ÂİŞE`NİN DE BİR HADÎSİ
Hadis : [Ben Resûlullâh`ı ihrâma girmek istediğinde ihrâm için, (bir de) ihrâmı çıkardığı (nda mehâzîr-i ihramdan tecerrüd) için kokuladım] dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 763


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Telbiye
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : TELBÎD VE TEHLÎL-İ NEBEVÎYE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (zamklı bir madde ile) başının saçlarını toplamış olduğu halde yüksek sesle telbiye ettiğini işittim, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 764


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Telbiye
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN İHRÂMI HAKKINDA İBN-İ ÖMER`İN DİĞER BİR HADÎSİ
Hadis : Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Mescidden başka bir yerde telbiye etmemiştir, ancak Zü`l-Huleyfe mescidinde telbiye buyurmuştur, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 765


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Telbiye
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : ARAFAT`TAN MÜZDELİFE`YE KADAR ÜSÂME`NİN, MÜZDELİFE`DEN DE MİNÂ`YA KADAR FÂZIL İBN-İ ABBÂS`IN RESÛL-İ EKREM`E DEVE ÜZERİNDE REDİF OLDUKLARINA DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Üsâme İbn-i Zeyd Arafât`tan Müzdefile`ye kadar Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in redîfi idi. Sonra aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm Müzdefile`den "Minâ" ya gelinceye kadar da Fadl İbn-i Abbâs`ı irdâf etmişti. Bunların her ikisi de Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in "Cemretü`l-Akabe"yi remyedene kadar Telbiyeye devâm buyurduğunu haber vermişlerdir.
HadisNo : 766


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı;İhrama girmek;İhramdan çıkmak;Kâ`be`yi tavaf;Sa`y;Telbiye
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : MENÂSİK HAKKINDA İBN-İ ABBÂS`IN CEMİYETLİ BİR HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullah salla`llâhu aleyhi ve sellem (Haccetü`l-Vedâ` için) gerek zât-i şerifleri, gerek Ashâbı saçlarını taradıkları, güzel kokular süründükleri, (en güzel) izâr ve ridâlarını geydikleri halde Medîne`den (öğle ile ikinde arasında) çıkmışlardı. Resûl-i Ekrem geyilmesi mu`tâd olan izâr ve ridâ nev`inden hiç bir şey`i geymekten kimseyi men` etmedi. Yalnız (kokusu ve rengi) vücûde bulaşacak derece za`feranlı libâsın geyilmesini istemiyordu. (Bu muhteşem hac mevkibi) gündüzün Zü`l-Huleyfe`ye vardı. (Öğle namazını orada kıldı. Ve Zü`l-Huleyfe`de geceledi. Sabahleyin) râhilesine bindi. "Beydâ`" dağına yükselince Resûl-i Ekrem ve Ashâb`ı ihlâl ve telbiye eylediler. Resûl-i Ekrem kurbanlık devesini (boynuna iki nal parçası takarak) kılâdeledi. (Hörgücünün sağ safhasını kanatarak nişanladı). Bu ihlâl ve taklid keyfiyetleri Zilka `de`den beş gün kala (ayın yirmi beşinde) olmuştur. Nihâyet Zilhicce`nin dördüncü günü Resûl-i Ekrem Mekke`ye vardı. Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yetti. Kurbanlık develerine nişan taktığı için de artık o kurbanlar Bedene olmuş ve bu sebeble Resûl-i Ekrem ihramdan çıkmamıştı. Tavâf ve sa`yden sonra Resûl-i Ekrem Mekke`nin üstündeki "Hacun" mevkiine nâzil oldu. Resûl-i Ekrem hacca niyet ederek ihramlanmıştı. Kâ`be`yi tavâf ettikten sonar Arafât`dan ininceye kadar Kâ`be`ye bir daha yaklaşmamıştır. Resûl-i Ekrem Ashâbına da Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yetmelerini, sonra saçlarını kestirip ihramdan çıkmalarını emreyledi. Bu emr-i Nebevî kendisiyle berâber kılâdelenmiş kurbanı bulunmayan hacılar hakkında idi. Böyle bir kimse ihramdan çıkmakla berâber yanında zevcesi varsa onunla cinsî münâsebeti, güzel koku sürünmesi, (mu`tâd olan) elbîsesini geymesi halâl olur.
HadisNo : 767


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kâ`be`yi tavaf;Telbiye
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN TELBİYESİ HAKKINDA ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Resûl-i Ekrem`in telbiyesi şöyle olduğu rivâyet edilmiştir: Lebbeyke Allâhümıne Lebbey, Lebbeyke, lâ şerîke lek, Lebbeyke inne`l-hamde ve`n-ni`mete lek, ve`l-mülke lâ şerîke lek = Yâ Rab! Da`vetine kirâren icâbet ettim, her emrini îfâ için dîvânına geldim. Rabb`im! Sen`in her da`vetine icâbet borcumdur. Sen`in saltanatında eşin ve ortağın yoktur. Allâh`ım! Bütün varlığımla Sana yöneldim, ham Sen`indir, ni`met Sen`indir, mülk de Sen`indir, bütün bunlarda eşin ve ortağın yoktur.
HadisNo : 768


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı;İhramdan çıkmak;Kurban
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : MENÂSİK HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK, İBN-İ ÖMER VE İBN-İ ABBÂS`IN HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Vedâ` Haccı`na çıkmazdan evvel) öğle namazını Medîne`de biz de kendisiyle berâber olduğumuz halde dört rek`at kıldı. Sonra sabaha kadar orada geceledi. Sonra (sabahlayın devesine) bindi. Resûlullâh üstünde olduğu halde "Beydâ" ya doğruldu. Resûlullâh Allâh`a hamdetti. Tesbîh ve tekbîr eyledi. Sonra hac ile ömreye (niyet ederek) tehlil buyurdu. Maiyyetindeki huccâc da hac ile ömreye niyet ederek ihlâl eylediler. (Ve böylece ihrâma girdiler). Mekke`ye geldiğimizde Resûlullâh nâsa emretti, ihramdan çıktılar, nihâyet yevm-i terviye (ki, Zilhicce`nin sekizinci günüdür) olunca hac için ihrâma girdiler. Râvî Enes İbn-i Mâlik diyor ki: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Medîne`ye geldiğinde de (Kurban Bayramında) yakışıklı iki koç kurban etti.
HadisNo : 769


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : MENÂSİK HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK, İBN-İ ÖMER VE İBN-İ ABBÂS`IN HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: İbn-i Ömer Zü`l-Huleyfe`de (râhilesine bindikten sonra) telbiye (ye başlar ve bilâ-inkıtâ` devâm) ederdi. (hudûd-ı) hareme dâhil olunca da telbiyeyi keserdi. Nihâyet "Zî-tuvâ" ya geldiğinde burada gecelerdi. Sabah namâzını kılınca da (Mekke`ye dühûl için) iğtisâl ederdi. İbn-i Ömer, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in de böyle işlediğine sahîhan kanâat ederdi.
HadisNo : 770


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Telbiye
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : MENÂSİK HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK, İBN-İ ÖMER VE İBN-İ ABBÂS`IN HADÎSLERİ
Hadis : Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Ben Mûsâ`yı (Ezrak) vâdîsine inerken telbiye eder bir halde gördüm" buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 771

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı;İhramdan çıkmak;Sa`y
Ravi : Ebû Mûsâ el-Eş`arî
Baslik : HACC-İ TEMETTÜ` HAKKINDA EBÛ MÛSE`L-EŞ`ARÎ`NİN MUFASSAL BİR RİVÂYETİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem (Haccetü`l-Vedâ`dan evvel) beni Yemen`e kendi kavmime (bir vazîf ile) göndermişti. Yemen`e kendi kavmime (bir vazîfe ile) göndermişti. Yemen`den avdetimde Resûl-i Ekrem`e "Bahtâ" da (ihramlı olarak) mülâkî oldum. Resûl-i Ekrem bana: - Ne yolda ihramlandın, diye sordu. Ben de: - Resûlullâh`ın ihramlandığı gibi (Lebbeyk-hân olarak) dedim. Resûl-i Ekrem yine sordu: -Yanında Hedyin, (kurbanın) var mı? Ben: - Hayır, yoktur, dedim Bunun üzerine Resûlullâh bana (tavâf ve sa`y etmemi) emr eyledi. Ben de Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`y ettim. Sonra Resûl-i Ekrem ihramdan çıkmamı emreyledi. Ben de ihrâmımdan çıktım. Ve kavmimden (mehârimimden) bir kadının nezdine geldim. Başımı taradı, yâhud başımı yıkadı. Ömer radiya`llâhu anh (hilâfeti zamânında ve hac mevsiminde Mekke`ye) geldi. Ve dedi ki: Kitâbu`llâh`a mürâcaat edersek, o bize (ba`de`ş-şürû` ömre ile haccı) tamamlamamızı emrediyor. Cenâb-ı Hak (Allah için hac ve ömreyi, kurban keserek tamamlayınız) buyurmuştur. Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in sünnetine mürâcaat edersek, o da bize kurban kesene kadar ihramdan çıkmağa müsâade etmemiştir.
HadisNo : 772


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Ulû`l-Emre itâat
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : İFRÂD, KIRÂN VE TEMETTÜ` HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE`NİN MUFASSAL İKİ RİVÂYETİ
Hadis : Hac hakkında rivâyet edilen bir hadîsi (yakında) geçmişti. Bu rivâyette Hazret-i Âişe demiştir ki: Biz, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile berâber hac aylarında, hac gecelerinde, hac zamanlarında (Medîne`den) çıktık ve (Mekke`nin hudûdu olan) "Serif" mevkiine indik. Resûl aleyhi`s-selâm (çadırından) Ashâb`ına karşı çıktı: - Sizden her kimin berâberinde hedyi (kurbanı) yoksa ve haccını ömreye tahvîl etmek isterse, o, (müfriddir, haccını feshedip) ömre yapsın!. Bir kimsenin de berâberinde hedyi varsa o da haccını ömreye tahvîl etmesin! buyurdu. Hazret-i Âişe demiştir ki: - Bu ta`lîm-i Nebevî üzerine Ashab`tan ömreyi iltizâm edenler de oldu, terk edenler de bulundu. Yine Âişe-i Sıddîka demiştir ki: - Fakat Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile Ashâb`ından bir kısmı, bunlar zî-kudret kimselerdi, hediyleri de kendi yanlarında idi. Bunlar, (karin olduklarından haccı feshe), ömreyi iltizâma muktedir değillerdi. (Bundan sonra Hazret-i) Âişe, hadîsin geri kalan kısmını da zikr etti.
HadisNo : 773


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhramdan çıkmak
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : İFRÂD, KIRÂN VE TEMETTÜ` HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE`NİN MUFASSAL İKİ RİVÂYETİ
Hadis : Hazret-i Âişe şöyle demiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem ile biz, (eşhür-i hurumda hac seferine) çıktık. (Bu aylarda ömre değil), yalnız hac edilir zannolunurdu. (Mekke`ye) varıp (ömre için) Beyt-i Şerîf tavâf (ve sa`y) edildikte Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: - Hediy sevk etmiyenlerin ihramlarından çıkmalarını emreyledi. Hediy sevk etmiyenler ihramlarından çıktılar. Resûlullâh`ın kadınları da hediy sevk etmemişlerdi. Onlar da ihramlarından çıkmışlardı. [Âişe radiya`llâhu anhâ diyor ki: - Yalnız ben Serif`te hayiz olmuştum, Beyt`i tavâf edememiştim. Teşrık geceleri "Muhassıb" da ben: - Yâ Resûla`llâh! Herkes bir hac, bir ömre ile (Medîne`ye) dönüyor da ben bir hac ile dönüyorum, diye şikâyet ettim. Resûlullâh: - Mekke`ye geldiğimiz gecelerde sen tavâf etmedin mi? diye sordu. Ben: - Hayır, diye cevab verdim. Resûl-i Ekrem: - Öyle ise kardeşinle "Ten`îm"e git, orada ömre ihrâmına gir. Sonra tavâf ve sa`y edip buraya geliniz, buyurdu]. (Ümmü`l-Mü`minîn) Safiyye radiya`llâhu anhâ demiştir ki: Ben de âdetimi görmüştüm. Halkı yolumdan alakoyacağımı zannediyordum. Resûl-i Ekrem: - Ey şeâmeti halkın hareketini durduran kadın!. Sen yevm-i nahirde tavâf (-ı ifâzayı) etmedin mi? buyurdu. Safiyye diyor ki, ben de: - Hayır, yapmadım, diye cevap verdim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: - Beis yoktur, (tavâf-ı vedâ hâizden sâkıttır,) haydi yollanınız, buyurdu.
HadisNo : 774


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacc-ı Kıran;İhramdan çıkmak
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : YİNE HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İHRAMLANMA HAKKINDA MÜHİM BİR RİVÂYETİ
Hadis : Âişe-i Sıddîka demiştir ki: Haccetü`l-Vedâ` senesi biz, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile berâber hacca çıktık. Bizden kimimiz ömre niyetiyle ihramlandı. Kimimiz hacca ve ömreye niyet ederek ihramlandı. Kimimiz de hac niyetiyle ihrâma girdi. Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem de hacca niyet ederek ihramlanmıştı. Fakat yalnız hac için ihrâma giren, yâhud hac ile ömreyi niyette cem` eden hacılar kurban bayramının ilk gününe kadar ihramdan çıkamazlar.
HadisNo : 775


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacc-ı Kıran
Ravi : Osman ve Alî
Baslik : BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis : Mervân İbn-i Hakem rivâyet ederek demiştir ki: Osman ve Alî radiya`llâhu anhümâ`ya (esnâ-yi hacda) şâhid oldum. Osman (halkı Hacc-ı Temettü`den,) ve hac ile ömreyi cem` etmekten (tenzîhen) nehyediyor, (İfrâd`a terğîb ediyor) du. Alî, bu nehyi görünce ömre ile hacca niyet ederek ve: (Lebbeyk) diyerek ihramlandı. Sonra Alî: ben, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in sünnetini kimsenin söziyle terk edemem, dedi.
HadisNo : 776


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Câhiliyet devrinde müşrikler hac aylarında ömre etmeği, yeryüzünde işlenen günâhların en ağırı zannederlerdi. Bunlar Muharrem ayındaki hurmeti de Safer ayına naklederek derlerdi ki: devenin arkasındaki yara iyi olur, huccâcın ayak izleri gider, Safer ayı da çıkarsa, artık ömre etmek işte o zaman ömreciye halâl olur. Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Ashâbiyle berâber (Zilhicce`nin) dördüncü gecesi sabahında hac niyetiyle telbiye ederek (Mekke`ye) gelmişlerdi. Aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm, Ashâb`ına haclarını ömreye çevirmelerini, ve (tavâf, sa`y, tıraşla) ihramdan çıkmalarını emreyledi. (Kendisinde ömre edilmesini ekber-i kebâirden ad ve i`tikâd ettikleri için) hac aylarında ömre ile emredilmesi huccâca ağır geldi. Ve Resûl-i Ekrem`e: - Yâ Resûla`llâh, bu nasıl hıldir, nasıl ömredir? (İhrâmın haram kıldığı şeyleri bu da halâl kılar mı?) diye sordular. Resûl-i Ekrem: - (Eşhür-i hurümdeki) bu ömrenin edâsı da bunların hepsini halâl kılar, buyurdu.
HadisNo : 777


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhramdan çıkmak;Ulû`l-Emre itâat
Ravi : Hafsa
Baslik : BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis : Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in zevci Hafsa radiya`llâhu anhâ`dan gelen bir rivâyette Hafsâ: - Yâ Resûla`llâh! Nâsa ne oluyor ki, ömre ile ihramdan çıkıyorlar da sen ömreden dolayı ihrâmından çıkmıyorsun? diye sormuş, Resûl-i Ekrem: - Ben başımı telbid, kurbanımı da (Kâ`be nâmına) taklîd ettim. Artık kurban kesmedikçe ihramdan çıkamam, buyurmuştur.
HadisNo : 778


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: (Bir kere) İbn-i Abbas`tan birisi (Ebû Cemre) Temettüün hükmünden sormuş ve: - (Ben mütemetti` olarak haccetmek istiyorum), halk beni temettü`den nehyediyor, demiş. İbn-i Abbas da bu adama temettü` ile emretmiş. Ebû Cemre diyor ki: - Ben rü`yamda bana birisinin: "Temettü`, mebrûr bir hacdır, makbul bir ömredir" dediğini görmüştüm. Bu rü`yâmı İbn-i Abbâs radiya`llâhu anhümâ`ya haber verdim. İbn-i Abbâs bana: - Temettû` Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in sünnetidir, dedi. (Ve: Hele yanımda otur da sana biraz dünyâlık vereyim, buyurdu).
HadisNo : 779


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : HACCIN VE İHRAMLANMANIN ÜÇ NEV`İNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem (Mekke`ye) kurbanlıklar gönderdiği (hac) günü Câbir Resûlullâh ile haccetti. Kendisiyle kurbanlıklarını (Mekke`ye) sevkeden Ashâb, o günü müfrid bi`l-hac olarak (telbiye edip) ihrâma girmişlerdi. Resûlullâh Ashâb`ına: - Haccınızı ömreye tahvîl ediniz, sonra Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yederek, saçınızı kestirerek ihramdan çıkınız. Sonra ihramsız olarak (Mekke`de) oturunuz. Terviye, (Zilhicce`nin sekizinci) günü geldiğinde hac (niyyeti) ile (Mekke`de) ihrâma giriniz. Ve evvelki (ihramlandığınız) müfred haccınızı, Hacc-ı Temettü` yapınız! buyurdu. Ashâb-ı Kirâm: - Yâ Resûla`llâh! Biz, (ilk ihramda) hac (diye) tesmiye (ve tasrîh) ettiğimiz halde o haccımızı nasıl müt`a yaparız, demişlerdi. Resûl-i Ekrem: - Siz, benim emrettiğimi işleyiniz!. Eğer kurban sevk etmemiş olsaydım, ben de size emrettiğim gibi işlerdim. Lâkin şimdi kurbanın Minâ`da kesilene kadar ihramlıya harâm olan şeylerden hiç birisi bana halâl değildir, buyurdu. Ashâb-ı Kirâm da Resûlullâh`ın emrettiği gibi işlediler.
HadisNo : 780


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : İmrân İbn-i Husayn
Baslik : HACCIN VE İHRAMLANMANIN ÜÇ NEV`İNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH HADÎSİ
Hadis : "Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem zamânında biz, mütemetti` olarak haccederdik. Kur`ân da (temettuun cevâzı vechile) nâzil oldu. Bir adam da (Hazret-i Ömer) hâlâ gönlü ne dilerse onu söyliyor" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 781

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN MEKKE`YE TARÎK-I DUHÛL VE HURÛCU
Hadis : Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in Mekke`ye Bathâ-i Mekke`nin "Kedâ`" denilen "Seniyye-i ulyâ" yolundan girdiği, (Küdâ denilen) Seniyye-i süflâdan da avdet buyurduğu rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 782


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hicr-i Kâ`be
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : KÂ`BE`Yİ KUREYŞ`İN SÛRET-İ İNŞÂSI VE HİCR-İ İSMÂİL. RESÛL-İ EKREM`İN KÂ`BE`Yİ ESÂS-I İBRÂHÎM`E İRCÂ` ETMEK ARZUSUNDA BULUNDUĞUNA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ MÜHİM RİVÂYETİ
Hadis : Âişe-i Sıddîka demiştir ki: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`e Hıcr-ı İsmâil`in cidârından sordum: - Yâ Resûla`llâh! Bu duvar Beyt`ten midir? dedim. Resûlullâh cevâben: - Evet, (cidar, Beyt`tendir) buyurdu. Ben yine sordum: - Kureyş`in bu Hıcr`ı Kâ`be`ye idhal ve ilhâka büdceleri kifâyet etmedi, (Beyt`i daralttılar) diye cevab verdi. Ben: - Kâ`be`nin kapısı niçin bu derece yüksektir? diye sordum. Resûl-i Ekrem: - Senin kavmin dilediklerini Beyt`e koymak, dilediklerini de koymamak için, cevâbında bulundu. Sonra Resûl-i Ekrem: Yâ Âişe! Eğer kavmin Kureyş, câhiliyet devrine yakın olmasaydı ben, cidârı (Hıcr`ı) Beyt`e ilhâk etmek, Beyt`in kapısını da zemin (seviyesi) ne indirmek isterdim. Fakat böyle yapıldığında kaviminin kalbinin kırılmasından endîşe ederim, buyurdu.
HadisNo : 783


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hicr-i Kâ`be
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : KÂ`BE`Yİ KUREYŞ`İN SÛRET-İ İNŞÂSI VE HİCR-İ İSMÂİL. RESÛL-İ EKREM`İN KÂ`BE`Yİ ESÂS-I İBRÂHÎM`E İRCÂ` ETMEK ARZUSUNDA BULUNDUĞUNA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ MÜHİM RİVÂYETİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Hazret-i Âişe`ye cevâben) buyurmuştur ki: kavmin, câhiliyet devrine yakın olmasaydı Beyt`i emreder yıktırırdım. Kâ`be`ye, kendisinden hâric bırakılan Hıcr`ı ilhak ederdim. Beyt`i zemin seviyesine indirirdim. Bâb-ı şarkî ve Bâb-ı garbî olmak üzere iki kapı yapardım. Ve böylece İbrâhim`in (inşâ ettiğ Beyt`in) vaz`-ı aslîsine bâliğ ve vâsıl olurdum.
HadisNo : 784


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Mü`min kâfire vâris olmaz
Ravi : Üsâme b. Zeyd b. Hârise
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN DOĞDUĞU HÂNE-İ SAÂDETLERİ`NE DAİR RİVAYET
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Üsâme Resûl-i Ekrem`e: - Yâ Resûla`llâh! (Yarın) Mekke`de nereye ineceksiniz, evinize mi? diye sormuş. Resûlullâh şöyle cevap vermiş: - Akîl (burada) evden, menzilden bir şey bırakdı mı ya? Akîl ve kardaşı Tâlib, Ebû Tâlib`e vâris oldular. Halbuki Ca`fer ile Alî radiya`llâhu anhümâ Ebû Tâlib`e vâris olmadılar. Çünkü bunlar Müslim idiler. Akîl ile Tâlib ise kâfir idiler.
HadisNo : 785


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN ABDÜ`L-MUTTALİB OĞULLARİYLE BERÂBER ŞA`B-İ BENÎ HÂŞİM`DE KUREYŞ TARAFINDAN MUHÂSARA EDİLMESİ VE BİR MU`CİZE-İ NEBEVİYE
Hadis : Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (Minâ`dan) Mekke`ye inmek istediğinde: Yarın (öbirisi gün) inşâ-Allâh menzilimiz, Benî Kinâne yurdu olacaktır ki, burada Kureyş ile Kinâne oğulları küfr üzerine ahd etmişlerdi, buyurmuştur. Resûl-i Ekrem Benî Kinâne Hayfi demekle, "Muhassab" mevkiini kasedtmişti. Bu ahd ü peymân, Kureyş ile Benî Kinâne arasında Hâşimîler ve Abdülmuttalib oğulları aleyhine: "Bunlarla kız alıp vermemek, alış veriş etmemek üzere" akdedilmişti. Hâşimîlerle Muttalibîller Resûl-i Ekrem`i Kureyş ile Kinâne`ye inkıyâda iknâ edinceye kadar devâm edecekti.
HadisNo : 786


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kâ`be`nin tahrîbi
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ÂHİR ZAMANDA KÂ`BE`Yİ İKİ HABEŞLİNİN TAHRÎB EDECEĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE`NİN BİR RİVÂYETİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Kâ`be`yi (âhir-i zamanda) Habeş (liler) den iki cılız bacaklı birisi tahrîb edecektir" buyurduğunu rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 787


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Aşûre orucu
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : RAMAZAN ORUCU FARZ KILINMAZDAN EVVEL MÜSLÜMANLARIN ÂŞÛRÂ GÜNÜ ORUÇ TUTTUKLARI VE KÂ`BE`YE KİSVE GEÇİRDİKLERİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN BİR HADÎSİ
Hadis : Âişe-i Sıddîka demiştir ki: Müslümanlar Ramazan farz kılınmazdan evvel Âşûrâ (Muharrem`in onuncu) günü oruç tutarlardı. Ve o günü Kâ`be`ye (yeni) örtü örterlerdi. Cenâb-ı Hak Ramazan orucunu farz kılınca Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem: "Âşûrâ orucunu tutmak istiyen onu yine tutsun, tutmak istemiyen de tutmasın" buyurdu.
HadisNo : 788


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Ye`cüc-Me`cüc
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik : YE`CÛC VE ME`CÛC`UN HURÛCUNDAN SONRA DA BEYTU`LLÂH`IN HACCEDİLECEĞİNE DÂİR EBÛ SAÎD-İ HUDRÎ`NİN BİR HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Ye`cûc ve Me`cûc`un hurûcundan sonra da Beyt (u`llâh) haccedilir ve ömre edâ olunur" buyurduğunu rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 789


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kâ`be`nin tahrîbi
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : YE`CÛC VE ME`CÛC`UN HURÛCUNDAN SONRA DA BEYTU`LLÂH`IN HACCEDİLECEĞİNE DÂİR EBÛ SAÎD-İ HUDRÎ`NİN BİR HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Kâ`be`yi yıkacak olan o apışak, iri ayaklı koyu siyah Habeşîyi Kâ`be`nin (duvar) taşlarını birer birer kopardığını görür gibi biliyorum" buyurduğu rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 790


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacer-i Esvad-i öpme
Ravi : Ömer b. el-Hattâb
Baslik : HAZRET-İ ÖMER`İN HACER-İ ESVED`İ İSTİLÂMINDAN GÂYE-İ ŞERÎATİ BİLDİREN BİR SÖZÜ
Hadis : Rivâyet olunduğuna göre, Müşârün-ileyh Hazretleri bir haccında Hacer-i Esved`e yaklaşıp (dudaklarını koyarak) takbîl etmiş ve: "Çok iyi bilirim ki, sen zararı ve menfaati olmayan bir taş parçasısın! Eğer Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in seni takbîl ettiğini görmeseydim aslâ seni takbîl etmezdim" demiştir.
HadisNo : 791

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Abdullâh İbn-i Ebî Evfâ
Baslik : BEYT`İN İÇİ PUTLARLA DOLU BULUNMASINDAN KAZÂ ÖMRESİNDE RESÛLULLÂH`IN BEYT`E GİRMEDİĞİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ EBÎ EVFÂ HADÎSİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (kazâ) ömre (sini îfâ) ederek Beyt (-i Şerîf)i tavâf edip Makâm(-ı İbrâhim) in arkasında namaz kılmıştı. Yanında kendisini halktan setreden birisi de bulunuyordu. O gözcüye birisi gelip, - Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (bu ömresinde) Kâ`be`ye girdi mi? diye sordu. O da: - Hayır, (girmedi) diye cevab verdi.
HadisNo : 792


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kâ`be`ye konan putlar
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : FETH-İ MEKKE GÜNÜ RESÛLULLÂH`IN EMRİ ÜZERİNE BEYT-İ ŞERÎF PUTLARDAN TATHÎR EDİLİRKEN ELLERİNDE FAL KALEMLERİYLE HAZRET-İ İBRÂHÎM VE İSMÂİL`İN SÛRETLERİ DE ÇIKARILDIĞINDA: ALLÂH BUNU YAPANLARI HELÂK ET
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (Fetih günü Mekke`ye) geldiğinde Kâ`be`ye girmekten çekindi. Çünkü Kâ`be`de (câhiliyyetin) âlihe (edindiği putlar) vardı. Resûl aleyhi`s-selâm bunların çıkarılmasını emretti. (Ashâb tarafından) bu putlar çıkarıldı. (Bilhassa) İbrâhim ve İsmâil (aleyhime`s-selâm) ın sûretlerini de ellerinde ezlâm (denilen fal kalemleri) olduğu halde çıkardılar, Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Allâh`a yemîn ederim ki, bu put-perestler pek iyi bilirlerdi ki: bu iki Peygamber hiç bir zaman erzâk-ı maksûmelerini böyle münker şeylerle aramış ve dilemiş değillerdir" buyurdu. Sonra Beyt`e dâhil oldu. Ve Beyt`in her tarafında Tekbir getirdi. Fakat Beyt`te namaz kılmadı.
HadisNo : 793


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : BEYT-İ ŞERÎFİ TAVÂFIN ÜÇ ŞAVTİNDE REMELİN SEBEBİ
Hadis : Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Ashâb`iyle berâber (kazâ ömresi için Mekke`ye) geldiklerinde: (tavâf edilirken) müşrikler: - Ey Muhammed ümmeti! (Bakınız) Peygamberiniz size takaddüm ediyor, sizi Medîne`nin hummâsı zaîf düşürmüş, di (ye istihzâ eyle) mişlerdi. Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (buna vâkıf olunca) Ashâb`ına: - Tavâfın üç Şavtında koşmalarını, Rükneyn (-i Yemâneyn) arasında da (mu`tâd üzere) yürümelerini emreyledi. Resûl-i Ekrem`i, tavâfın bütün Şavtlarında (ki, yedidir) koşmalarını emretmeğe mâni` bir şey varsa, o da ancak Ashâb`ına acımasından ibârettir.
HadisNo : 794


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm;Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN SÛRET-İ TAVÂFINA DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (Haccetü`l-Vedâ`da) Mekke`ye geldiği zaman ilk tavâf ettiğinde Hacer-i Esved`i istilâm ettiğini, yedi tavâftan (ilk) üçünde yürürken müsâreat buyurduğunu gördüm, demiştir.
HadisNo : 795


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hz. Peygamber`in sünnetine bağlılık;Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi : Ömer b. el-Hattâb
Baslik : REMEL HAKKINDA HAZRET-İ ÖMER`DEN GELEN BİR RİVÂYET. VE REMELİN BİR TA`RÎFİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Biz neden bu remele devâm ediyoruz? (Vaktiyle) biz, müşriklere reml ile (kuvvetli) görünmek isterdik. Halbuki Cenâb-ı Hak, onları mahv ü helâk etmiştir. Bundan sonra Hazret-i Ömer: Remel, bir şeydir ki, onu Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem işlemiştir. Biz, Peygamber`in bu sünnetini terk etmeği sevmeyiz, demiştir.
HadisNo : 796


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm;Rükn-ü Yemânî`yi istilâm
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : KÂ`BE-İ MUAZZAMA`NIN ERKÂNI. VE RESÛL-İ EKREM`İN RÜKN-İ HACER-İ ESVED İLE RÜKN-İ YEMÂNÎ`Yİ HER ZAMAN İSTİLÂM BUYURDUKLARINA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şu iki Rükn-i Yemânî`yi istilâm ettiğini gördüğüm zamandanberi (Harem-i Şerîf) kalabalık olsun tenhâ bulunsun, bu iki rüknü istilâm etmeği hiç bir zaman bırakmadım" demiştir.
HadisNo : 797


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : HACCETÜ`L-VEDÂ`DA RESÛL-İ EKREM`İN DEVE ÜZERİNDE MİHCEN İLE İSTİLÂM BUYURDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis : "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Haccetü`l-Vedâ`da Mihcen (denilen değnek) ile (Hacer-i Esved`i) istilâm ederek deve üzerinde tavâf etti" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 798


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : HACCETÜ`L-VEDÂ`DA RESÛL-İ EKREM`İN DEVE ÜZERİNDE MİHCEN İLE İSTİLÂM BUYURDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis : Birisi İbn-i Ömer`den Hacer-i Esved`i istilâmın hükmünü sormuş. İbn-i Ömer de: - Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in Hacer-i Esved`i istilâm (yâni eliyle mess) ettiği ve takbîl buyurduğunu gördüm, diye cevab vermiş. Sâil: - Ya müzâhemeye uğrarsam? Ne dersin!. Ya kalabalığa tesâdüf edersem? Ne hükmedersin!. diye tekrar sormuş. İbn-i Ömer (bu mütevâlî süallerden ictihâd ile hadîse muâraza edildiğini anlayıp müteessir olarak): - Ey Sâil! Sen bu "ne dersin!" suallerini Yemen`e (uzak) kıl!. (Ben sana) Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem, bu (mübârek) taşı messetti, takbîl buyurdu, (diyorum) demiştir.
HadisNo : 799


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN, EBÛ BEKR VE ÖMER`İN MEKKE`YE GİRDİKLERİNDE İLK EDÂ ETTİKLERİ İBÂDET, ABDEST ALIP TAVÂF ETMEK OLDUĞUNA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE RİVÂYETİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Mekke`ye) geldiğinde îfâya başladığı ilk ibâdet olmak üzere abdest aldı. Sonra tavâf etti. Sonra Resûl-i Ekrem bu tavâf ve sa`yi ömre addetmedi, Resûl-i Ekrem`den sonra Ebû Bekr ve Ömer radiya`llâhu anhümâ`da Resûl-i Ekrem gibi haccettiler. (Tavaf ve sa`yi ömre saymadılar).
HadisNo : 800


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Sa`y;Tavaf namazı
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN TAVÂFTAN SONRA İKİ REK`AT NAMAZ KILIP SONRA SAFÂ İLE MERVE ARASINDA SA`Y ETTİĞİNE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in tavâfı hakkında rivâyet olunan bir hadîsi yakında geçmişti. Bu rivâyette de İbn-i Ömer: "Aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm`ın tavâftan sonra iki rek`at (Tavâf) namazı kılıp sonra Safâ ile Merve arasında sa`y etti" hadîsini ziyâde etmiştir.
HadisNo : 801

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İnsan şahsiyetine hürmet
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : VEDÂ` HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF`İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ`LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis : Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Kâ`be`yi tavâf ederken bir insan geçti. Bu zavallının eli, başka bir insana bir kayışla, yâhud bir iple, yâhud bunlardan başka (mendil gibi) bir şey ile bağlanmıştı. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (şafkatli) eliyle bu bağı kopardı. Bundan sonra yanındaki adama: "bu zavallıyı eliyle yed!" buyurdu.
HadisNo : 802


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hz. Ebûbekr`in hac emirliği;Kâ`be`yi çıplak tavaftan men;Müşrik âdetlerinin kaldırılması;Müşrikler Kâ`be`ye yaklaşamaz
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : VEDÂ` HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF`İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ`LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis : Ebû Bekr-i Sıddîk radiya`llâhu anh Vedâ Hacc`ından (bir sene) evvel taraf-ı Peygamberî`den Emîr-i Hac olarak (Mekke`ye) gönderildiğinde Ebû Bekr de Ebû Hüreyre`yi Kurban bayramının ilk günü Minâ`da büyük bir cemâat içinde halka (şu iki maddeyi) i`lâna me`mur etmiştir (Ebû Hüreyre): Ey nâs iyi biliniz! Bu yıldan sonra müşriklerin haccetmeleri, çıplakların da Kâ`be`yi tavâf eylemeleri yasaktır! (demiştir).
HadisNo : 803


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : VEDÂ` HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF`İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ`LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis : "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Vedâ haccında) Mekke`ye geldi. (Beyt`i) tavâf, ve Safâ ile Merve arasında sa`y etti. Ve bu tavaftan sonra tâ Arafât`tan dönünceye kadar Kâ`be`ye yaklaşmadı.
HadisNo : 804


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacıları ağırlamak
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : VEDÂ` HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF`İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ`LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis : İbn-i Ömer: "Abbâs İbn-i Abdülmuttalib radiya`llâhu anh huccâca şerbet dağıtmak için Minâ gecelerinde Mekke`de ikâmet etmek üzere Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`den izin istedi. Resûl-i Ekrem de müsâade buyurdu" demiştir.
HadisNo : 805


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Zemzem suyu
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : VEDÂ` HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF`İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ`LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis : Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (Harem-i Şerifteki) şerbet dağıtılan sebîl mahalline geldi. Ve şerbet istedi. Abbâs (radiya`llâhu anh) oğluna: - Ey Fadl! Anana git, yanındaki (husûsî) şerbetten Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`e getir!. dedi. Resûlullâh: - (Hayır) bana bu şerbetten ver buyurdu. Abbâs: - Yâ Resûla`llâh! Halk, buradaki şerbete ellerini sokuyorlar, demişti. Resûl-i Ekrem: - İşte halkın içtiği bu şerbetten ver! buyurdu.. Ve Abbâs`ın sunduğu umûmî şerbetten içti. Sonra Resûlullâh Zemzem kuyusuna geldi. Benî Abbâs (burada huccâcı) sulayorlardı. Ve kuyudan su çekiyorlardı. Resûlullâh: - (Ey Abdülmuttalib oğulları) çekiniz! Siz, hayırlı bir iş işleyorsunuz, di(ye taltîf buyur)ldı. Sonra Resûlullâh: - Halkın (su çektiğime imtisâl etmek için) tehâcüm etmesi endişesi olmasaydı, ben de devemden iner, hattâ kuyunun ipini, [eliyle mübârek omuzuna işâret ederek] şuraya kor, (sizin gibi çeker) dim, buyurdu. Yine İbn-i Abbâs radiya`llâhu anhümâ`dan gelen bir rirvâyette İbn-i Abbâs: "Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`e Zemzem suyundan sundum. Risâlet-maâb ayakta olduğu halde içti" demiştir. Yine İbn-i Abbâs`tan gelen bir rivâyette: "Resûlullâh, o günü deve üzerinde idi" demiştir.
HadisNo : 806


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Sa`y
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : BAKARA SURESİNİN 158 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN ÂLİMÂNE BİR MÜTÂLÂASI
Hadis : Âişe-i Sıddîka`dan kızkardeşinin oğlu Urve İbn-i Zübeyr, Allâhu Teâlâ`nın: "Safâ ile Merve Allâh`ın şiâr ve alâmetlerinden (iki tepe) dir. Kim ki Beytullâh`ı ziyâret veya ömre ederse, bu iki tepe arasında sa`yetmesinde günah yoktur" meâlindeki kavl-i şerîfinin hükmünden sorup. Şu halde: - Yemîn ederim ki, hiç bir kimse Safâ ile Merve arasında sa`yetmemekten dolayı günahkâr olmaz, (sa`y mübah olur) demiştir. Hazret-i Âişe şöyle cevab vermiştir: - Ey kardeşimin oğlu, ne fenâ söz söyledin. Eğer bu âyet-i kerîmenin hükmü senin te`vîl ettiğin gibi (sa`y mübah) olsaydı, âyet-i kerîme: "Safâ ile Merve arasında sa`y etmemekte günâh yoktur" sûretinde olurdu. Şu kadar ki, bu âyet-i kerîme Ensâr hakkında inzâl buyurulmuştur: Ensâr, müslüman olmazdan evvel "Menât-i Tağiye" putuna teabbüd için ihrâma girerlerdi. Bu puta (dikili bulunduğu) "Müşelled" mevkiinde ibâdet ederlerdi. Ensâr`dan ihramlanan kimseler, (kendi putları karşısında merkûz olan) Safâ ile Merve putları arasıda sa`yetmeği günâh addederlerdi. Ensâr müslüman olunca müşkül addettikleri bu vaziyeti Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`den sordular. Ve: - Yâ Resûla`llâh! Safâ ile Merve arasında sa`yetmek bize girân geliyor, dediler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak: (Safâ ile Merve şeâir-i ilâhiyyedendir...) meâlindeki âyet-i kerîme`yi inzâl buyurdu. Âişe radiya`llâhu anhâ: - Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Safâ ile Merve arasında sa`yi (lisân-ı Kur`an`la) teşrî` buyurdu. Bunlar arasında sa`yi terk etmek kimse için câiz değildir, demiştir.
HadisNo : 807


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : BAKARA SURESİNİN 158 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN ÂLİMÂNE BİR MÜTÂLÂASI
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem tavâf-ı kudûmu (kezâ tavâf-ı rüknü) edâ ederken, (ilk) üç (şavtı) nda remel (ki, meşy-i serî`) ile, dördünde de (mu`tâd üzere) yürürdü. Safâ ile Merve arasında tavâf ederken de Batn-i Mesîl`de (Mîl-i ahdâr hizâsında remelin fevkınde) sa`yederdi.
HadisNo : 808


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : HACCIN ÖMREYE TAHVÎLİNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH RİVÂYETİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Ashâbiyle berâber hacca ihramlandıklarında Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem ile Talha`dan bir de Yemen`den gelen Alî radiya`llâhu anh`ten başkasının hedyi yoktu. Alî kurbanını yanında getirmişti. Ve: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in ihrâma girdiği gibi ihramlandım" demişti. (Mekke`ye geldiğmizde) Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Ashâbına: - (İhramlanırken niyet ettikleri) haccı, ömreye tahvîl etmelerini, tavaf (ve sa`y) eylemelerini, sonra saçlarını kestirip ihramdan çıkmalarını, yalnız yanında hedyi (, kurbanı) bulunanların ihramlarını muhâfaza etmelerini emreyledi. (Fesh-i hacca memur olan Ashâb, bu hâle taaccüb ederek): - (Bu ne haldir?) Biz, kadınlarımızdan bile müstefîd olarak Minâ`ya gideceğiz (de Resûlullâh ihramlı ve mahrum kalacaktır), demişlerdi. Ashâb arasında söylenen bu söz Resûl-i Ekrem`e erişince, cevâben: - Hac aylarında ömrenin cevâzını şimdi hatırladığım (gibi) ihrâma girerken de derpîş eylemiş olsaydım, hediy sevk etmezdim. Ve yanımda kurbanım olmasaydı, şimdi (ben de sizin gibi) ihramdan çıkardım, buyurdu.
HadisNo : 809


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : HACCIN ÖMREYE TAHVÎLİNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH RİVÂYETİ
Hadis : Enes İbn-i Mâlik`ten birisi (, hadîsin râvîsi Abdülâziz İbn-i Refî`): - Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den hatırladığın bir şey`i (yâni) terviye (Zilhicce`nin sekizinci) günü öğle ile ikindi namazlarını nerede kıldığını bana haber verir misin? diye sormuş. Enes İbn-i Mâlik: - Minâ`da kıldı, diye cevab vermiş. (Abdü`l-Azîz): - Minâ`dan dönüş günü ikindi namazını nerede kıldı? diye sormuş. Enes İbn-i Mâlik: - Ebtah (yâni Muhassab) de kıldı, diye cevab vermiş. Bundan sonra Enes: - Ey sâil! Sen de ümerânın işlediği gibi işle, demiştir.
HadisNo : 810


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Ümm-i Fadl
Baslik : RESÛLULLÂH`IN ARAFAT`TA ORUÇLU OLMADIĞINA DÂİR ÜMM-İ FADL`IN RİVÂYETİ
Hadis : Ümm-i Fadl: (Arafat`ta) Arefe günü Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in oruçlu bulunmasından halk şek etmişti. Ben, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e bir (bardak) şerbet (yâhud süt) gönderdim. Resûlullâh da içti, demiştir.
HadisNo : 811
Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı;Vakfe
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : İBN-İ ÖMER İLE HACCÂC`IN ARAFAT`TA VAKFE HÂDİSESİ
Hadis : Müşârün-ileyh Hazretleri (oğlu Sâlim`le berâber) arefe günü zevâl-i şems sırasında (Arafat`a) gelmiş ve (Emîr) Haccâc`ın (ekâbire has) çadırı önünde yüksek sesle: - (Haccâc nerededir? diye) seslenmişti. Haccâc, üzerinde sarı bir maşlahla çadırdan çıkıp: - Ne var? Yâ Ebâ Abdurrahmân! (İbn-i Ömer`in künyesidir) dedi. İbn-i Ömer de: - Eğer sünnete ittibâ` etmek istersen zevâl-i şems, (tam hutbe zamânı) dır, (yürüyünüz!) demiş. Haccâc: - Şu saat mi? diye sormuş. İbn-i Ömer de: - Evet, bu saat demiş. Haccâc: - Biraz beni bekleyiniz; başımı yıkayayım; sonra çıkarım, demiş. İbn-i Ömer (devesinden) inip Haccâc çıkıncaya değin intizâr etmiş. Nihâyet Haccâc çıkmış, (birlik) yürümüş(ler. Giderken) babasiyle berâber bulunan Sâlim İbn-i Abdullâh Haccâc`a: - Sünnet-i Nebeviye`ye uymak istersen hutbeyi kısalt, vakfeyi ta`cîl et! demiştir. Bunun üzerine Haccâc Abdullâh İbn-i Ömer`e (istifham-kârâne) bakmağa başlamıştır. Abdullâh İbn-i Ömer Haccâc`ın bu tereddüdünü görünce: - Sâlim doğru söylüyor, demiştir.
HadisNo : 812


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Vakfe
Ravi : Cübeyr b. Mut`im
Baslik : HUMS BİD`ATİ
Hadis : Arefe günü devemi kaybetmiş ve onu aramağa çıkmıştım. Bu sırada Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`i Arafat`ta vakfe ederken gördüm. Ve: "Va`llâhi, burada vakfe eden Resûlullâh, (Ashâb-ı) humüstendir. Bilmem ki Arafat`ta niçin vakfe ediyor?" dedim.
HadisNo : 813


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Üsâme b. Zeyd b. Hârise
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN ARAFAT`TAN SÛRET-İ İFÂZASINA DÂİR ÜSÂME İBN-İ ZEYD HADÎSİ
Hadis : Üsâme`ye: - Haccetü`l-Vedâ`da Arafat`tan (Müzdelife) ye dönüldüğünde Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem nasıl hareket buyurdu? diye sorulmuş. Üsâme: - Resûlullâh, sür`atle betâet arasında mutavassıt bir halde seyretti. Fakat hâlî bir sâha bulunca sür`atle hareket ederdi, demiştir.
HadisNo : 814


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Acele etmek
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : ARAFAT`TAN MÜZDELİFE`YE DÖNÜLDÜĞÜNDEA YOLDA ACELE VE GÜRÜLTÜ EDENLERE RESÛL-İ EKREM KAMÇISI İLE İŞÂRET EDEREK: EY NÂS, AĞIR OLUNUZ! BUYURMALARI
Hadis : Abdullâh, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`le berâber Arefe günü (Arafat`tan Müzdelife`ye) dönmüştü. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem arkasında (bâzı kimselerin) bağırıp çağırdığını, devesini döğdüğünü işitince, Resûlullâh bunlara kamçısiyle işâret ederek: "Ey nâs! Ağır olunuz!. Hayır, acele yürümekle te`mîn edilmez, buyurdu, demiştir.
HadisNo : 815


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Ebû Bekr`in kızı Esmâ`
Baslik : ARAFAT`TAN MÜZDELİFE`YE DÖNÜLDÜĞÜNDEA YOLDA ACELE VE GÜRÜLTÜ EDENLERE RESÛL-İ EKREM KAMÇISI İLE İŞÂRET EDEREK: EY NÂS, AĞIR OLUNUZ! BUYURMALARI
Hadis : (kölesi Abdullâh İbn-i Keysân`ın) rivâyetine göre: Esmâ` (Hazretleri) akşamla yatsı namazlarının cem` edildiği gece Müzdelife`ye nâzil olmuş ve orada geceleyip namaz kılmıştı. (Abdullâh diyor ki:) bir saat namaz kıldıktan sonra: - Oğlum, ay battı mı? diye sordu. Ben: - Hayır, (batmadı) diye cevab verdim. Bir saat daha namaz kıldıktan sonra: - Oğlum, ay battı mı? diye (tekrar) sordu. Ben de: - Evet battı, diye cevab verdim. Esmâ` (Hazretleri): - Öyle ise Minâ`ya doğru yollanınız, diye emretti. Biz de yollandık, yürüdük. Nihâyet (Cemre mevkiine geldik) Cemre (-i Kübrâ) yi attıktan sonra Esmâ` radiya`llâhu anhâ (Minâ`daki menziline) döndü. Ve bu menzilinde sabah namazını kıldı. Abdullâh diyor ki, ben Esmâ`ya: - Anneciğim! Öyle zannediyorum ki, biz, vakt-i meşrûa takaddüm ettik, dedim. Bana cevâben: - Oğlum! Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem mahfetli kadınlar için erken Cemre etmelerine izin vermiştir, dedi.
HadisNo : 816


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Bir yere girmek için izin istemek (istizan);İstizan
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : HACCETÜ`L-VEDÂ`DA MÜZDELİFE`DEN MİNÂ`YA HAREKETE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE VE ABDULLAH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLEARİ
Hadis : Vedâ` haccında biz, Müzelife`ye gelmiştik. Sevdv (bint-i Zem`a) halkın izdihâmından evvel kendisinin Minâ`ya gönderilmesi husûsunda Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den izin istemişti. Sevde (iri yapılı), ağır canlı bir kadındı. Resûlullâh Sevde`ye izin verdi. Ve halkın izdihâmından evvel onu Minâ`ya gönderdi. Biz de sabaha kadar Resûlullâh`ın nezdinde kaldık. Sonra Resûlullâh bizi de, Sevde`yi gönderdiği gibi Minâ`ya gönderdi. (Kâşki) Sevde`nin isti`zân ettiği gibi ben de Resûlullâh`dan izin dileyeydim. Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`den izti`zân etmekliğim, bana, dünyâya mâlik olmaktan daha sevimlidir.
HadisNo : 817


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : HACCETÜ`L-VEDÂ`DA MÜZDELİFE`DEN MİNÂ`YA HAREKETE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE VE ABDULLAH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLEARİ
Hadis : (Yezîd İbn-i Nehaî) şöyle rivâyet etmiştir: Abdullâh İbn-i Mes`ûd (Arafât`tan) Müzdelife`ye geldi. Akşamla yatsı namazlarından her birini başlı başına birer ezân ve ikâmetle kıldı. Ve bu iki namazın arasını akşam taâmı ile ayırdı. Bundan sonra İbn-i Mes`ûd şafak söktüğü sırada (çok erken) sabah namâzını kıldı. (Hattâ) kimi fecr tulû` etti, kimi de fecr tulû` etmedi, diyordu. Sonra Abdullâh İbn-i Mes`ûd, Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in: - Akşamla yatsıdan ibâret olan bu iki namaz, şu Müzdelife mevkiinde (mu`tâd olan) vakitlerinden tahvîl edilmiştir. Sakın nâs, yatsı vakti girmedikçe Müzdelife`ye gelmeğe çalışmasın. Sabah namâzı (nın vakti) de (tulû-ı fecre işâret buyurularak): "şu saattir." buyurduğunu haber verdi. Sonra İbn-i Mes`ûd tan-yeri ağırıncaya kadar Müzdelife`de tevakkuf etti. Sonra: - Emîrü`l-Mü`minîn (Osmân radiya`llâhu anh) bu saatte Müzdelife`den hareket etse, sünnet-i seniyyeye muvâfakat etmiş olur, dedi. (Râvî Yezîd-i Nehaî:) - İbn-i Mes`ûd, bu sözü mü evvel söyledi. Yâhud Hazret-i Osman`ın Müzdelife`den Minâ`ya hareketi mi evvel vâkı` oldu? Bilmiyorum. İbn-i Mes`ûd, Kurban bayramının ilk günü Cemre-i akabeyi remyedinceyi kadar telbiyeye devâm eyledi, demiştir.
HadisNo : 818


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Vakfe
Ravi : Ömer b. el-Hattâb
Baslik : CÂHİLİYYET DEVRİNDE VE DEVR-İ İSLÂM`DA MÜZDELİFE DÖNÜŞLERİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis : (Amr İbn-i Meymûn) der ki: Hazret-i Ömer sabah namazını Müzdelife`de kıldı. Sonra (Meş`arü`l-Haram`da) vakfe etti de dedi ki: müşrikler, güneş doğmadıkça Müzdelife`den Minâ`ya dönmezlerdi. Ve: "Ey Sebîr (dağı, güneşin zıyâsiyle) yıldıra (da biz, Minâ`ya gidelim)" derlerdi. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Kureyş müşriklerine muhâlefet edip güneş doğmazdan evvel, (alaca karanlıkta) Müzdelife`den (Minâ`ya) döndü.
HadisNo : 819


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kurbanlık hayvanlar
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : KURBANLIK DEVEYE BİNMEK CÂİZ OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis : Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem birisinin kurbanlık devesini sevk ettiğini, (kendisi yaya olarak gittiğini) görmüş de ona: - Deveye bin! buyurmuş. O kimse: - (Yâ Resûla`llâh!) Bu deve kurbanlıktır, (nasıl binerim) demesi üzerine Resûlullâh: - Bu kurbanlık deveye bin! buyurmuş. O kimse yine: - Bu kurbanlıktır, deyince, Resûlullâh üçüncü veyâhud ikinci def`asında - Yazıklar olsun sana! Bin şu deveye, buyurmuştur.
HadisNo : 820


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : MENÂSİK HAKKINDA İBN-İ ÖMER`İN MUFASSAL BİR RİVÂYETİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Haccetü`l-Vedâ`da ömreyi hacca terdîf ile temetü` buyurdu. Ve Zü`l-Huleyfe`den berâberinde kurbanlık sevk edip bunları (Kâ`be`ye) hediye eyledi. Ve Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (ihrâma girerken) ömre (niyeti) ile telbiyeye başlayıp, sonra hac (niyeti) ile telbiye buyurdu. Ashâb, (Zülhuleyfe`de yalnız) hacca niyetle (ihramlanıp Mekke`ye geldiklerinde haccı fesh ile nihâyet) ömreyi iltizâm ederek Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem ile berâber mütemetti` oldular. Ashab`tan kurbanlık sevk edenler bulunduğu gibi sevk etmiyenler de vardı. Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Mekke`ye gelince, hüccâca şöyle i`lân buyurdu: Hüccacdan kurbanlık sevk edenler (ihramlarını muhâfaza etsinler) edâ-yi hac edinceye kadar ihramlıya işlemesi harâm olan şeylerden hiç bir şey işlemek bunlara halâl değildir. Kurbanlık sevk etmiyenler ise Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yetsin, saçından bir parça kestirip ihrâmından çıksın! Sonra (Arafât`a çıkılacağı sırada) hac için ihramlansın!. (Minâ`da) kesecek kurban bulamayan her ferd (ihramlandıktan sonra) hac sırasında üç gün oruç tutsun. Yedi gün de ehline (, memleketine) döndükten sonra tutsun (on günü doldursun!)
HadisNo : 821

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hacda kurban kesemiyenler;İhrama girmek;Kurbanlık hayvanlar
Ravi : Misver İbn-i Mahrem`e ile Mervân
Baslik : KURBANLIĞIN KILÂDELENMESİNE DÂİR MİSVER İBN-İ MAHREME İLE MERVÂN`IN RİVÂYETLERİ
Hadis : Şöyle dedikleri rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Hudeybiyye sırasında Medîne`den yüz on bu kadar Ashâbiyle çıktı. Nihâyet Zülhuleyfe`de bulundukları sırada Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem kurbanlık hedyi kılâdeledi, ve nişanladı. Ömre niyetiyle de ihrâma girdi.
HadisNo : 822


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Amre Bint-i Abdürrahmân`ın vâlidesi
Baslik : BU HUSÛSA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ HADÎSİ
Hadis : Ziyâd İbn-i Ebî Süfyân Âişe radiya`llâhu anhâ`ya bir mektub gönderip mektûbunda: - Abdullâh İbn-i Abbâs radiya`llâhu anhümâ: kim ki (Mekke`ye) kurban gönderip (Kâ`be`ye) hediyye ederse, kurbanı kesilinceye kadar hacılara ihramlı iken haram olan şeyler, o kimseye haram olur, diyor. (Siz, ne dersiniz?) demişti. Hazret-i Âişe cevâben demiştir ki: - Bu mes`ele, İbn-i Abbâs`ın dediği gibi değildir. (Hicret`in dokuzuncu yılında) Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in kurbanının kılâde (ip) lerini iki elimle ben büktüm. Sonra Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (aldı); iki eliyle hedyini kılâdeledi. Sonra da bu kurbanlıkları babam (Ebû Bekr) ile (Mekke`ye) gönderdi. İhramlı hacıya haram olan şeylerden hiç bir şey Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`e haram olmadı. (Belki) bu kurbanlar kesilinceye kadar Allâhu Teâlâ Resûlullâh`a bu muharremâtı halâl kıldı.
HadisNo : 823


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kurbanlık hayvanlar
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : BU HUSÛSA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ HADÎSİ
Hadis : "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Mekke`ye kurbanlık) koyun ihdâ buyurdu" vârid olmuştur. Yine Âişe radiya`llâhu anhâ`dan gelen diğer bir rivâyette de: "Resûllullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (kurbanlık) koyun kılâdeledi Ve ehli yanında muharremât-i ihramdan mücerred bir halde bulundu" sûretinde vârid olmuştur. Diğer bir tarikte de Hazret-i Âişe`nin: bu kurbanlıkların kılâdelerin yanımdaki (renkli) bir softan büktüm, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 824


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kurban derisini sadaka vermek;Kurbandan tasadduk
Ravi : Alî b. Ebî Tâlib
Baslik : HAZRET-İ ALÎ`YE RESÛL-İ EKREM NÂMINA KESTİĞİ KURBAN DEVELERİNİN ÇULLARINI VE DERİLERİNİ TASADDUK ETMESİNİ EMRETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ALÎ`NİN RİVÂYETİ
Hadis : Müşârün-ileyh: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem bana, kestiğim kurban develerin çullarını ve derilerini tasadduk etmemi emreyledi, demiştir.
HadisNo : 825


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kurbandan tasadduk
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : HAZRET-İ ALÎ`YE RESÛL-İ EKREM NÂMINA KESTİĞİ KURBAN DEVELERİNİN ÇULLARINI VE DERİLERİNİ TASADDUK ETMESİNİ EMRETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ALÎ`NİN RİVÂYETİ
Hadis : Sıddîka-i Müşârün-ileyhânın: "Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem ile biz, (Vedâ` Haccı`na) Zilka`de`den beş gün kala (Medîne`den) çıkmıştık" dediği yukarıda geçti. Bu rivâyette ise şu ziyâde vardır: Âişe Hazretleri demiştir ki: Kurban Bayramının ilk günü (Minâ`da elinde) sığır eti ile birisi geldi. Ben: - Bu nedir? diye sordum. Eti getiren: - Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem zevceleri nâmına kurban kesti. (Bu da kurbanınızın etindendir) diye cevab verdi.
HadisNo : 826


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : KURBANLIKLARIN KESİLMESİNE DAİR HADÎSLER
Hadis : Ravi kurbanını Menhar`de yâni Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in kurban kestiği yerde kesmek i`tiyâdında olduğunu, kölesi Nâfi` rivâyet etmiştir.
HadisNo : 827


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kurban kesme şekli
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : KURBANLIKLARIN KESİLMESİNE DAİR HADÎSLER
Hadis : Ravi`nin (Minâ`da) kurbanlık devesini çöktürüp kestiğini gördüğü bir kimseye: "Ayağı bağlı ve ayakta olarak kes!. Devenin bu sûretle boğazlanması Muhammed salla`llahu aleyhi ve sellem`in sünnetidir" dediğini Ziyâd İbn-i Cübeyr rivâyet etmiştir.
HadisNo : 828


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kurban kesme ücreti
Ravi : Alî b. Ebî Tâlib
Baslik : KURBAN ETİNDEN ZEBİH VE KESİM ÜCRETİ VERİLMİYECEĞİNE DÂİR HAZRET-İ ALÎ RİVÂYETİ
Hadis : Müşârün-ileyh Hazretleri: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem buna kurban develerine nezâret etmemi ve bunların zebhi husûsunda kurbandan (ücret nâmiyle) hiç bir şey vermemekliğimi emreyledi" demiştir.
HadisNo : 829


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kurban eti;Kurbandan tasadduk
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : KURBAN ETİNDEN SÛRET-İ İNTİFÂA DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH HADÎSİ
Hadis : Müşârün-ileyh demiştir ki: biz, Minâ`da kaldığımız üç günden fazla bir zamanda kurban develerimizin etinden yemezdik. (Üç günden arta kalan eti tasadduk ederdik). Sonra Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem müsâade etti. Ve: kurban etinizi yeyiniz! Ve (kavurup) azık yapınız, buyurdu. Biz de yedik ve azık edindik.
HadisNo : 830


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu :
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : HACCETÜ`L-VEDÂ`DA RESÛL-İ EKREM`İN TIRAŞ OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : "Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem (Vedâ) Haccı`nda başını tıraş etti" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 831

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhramdan çıkmak
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : MUHALLİKÎN VE MUKASSIRÎN HAKKINDA DÜÂ-İ NEBEVÎ`YE DÂİR İBN-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis : Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - Yâ Rab, başlarını tıraş edenlere rahmet eyle! diye duâ buyurmuş, Ashab-ı Kirâm da: - Yâ Resûla`llah! Cenâb-ı Hak saçlarını kestirenlere de rahmet buyursun, demişler. Resûlullah yine: - Yâ Rab, başlarını tıraş edenlere rahmet eyle! demiş. Ashâb-ı Kirâm tekrar: - Yâ Resûla`llah! Allah saçlarını kestirenlere de rahmet etsin, demişler. Resûlallah bu def`a: - Yâ Rab, saçlarını kestirenlere de rahmet eyle! diye duâ etmiştir.
HadisNo : 832


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhramdan çıkmak
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : BU HUSÛSTA EBÛ HÜREYRE VE MUÂVİYE RİVÂYETLERİ
Hadis : İbn-i Ömer radiya`llahu anhümâ`nın muhallikîne duâ-i Nebevî`yi iş`âr hadîsi gibi Ebû Hüreyre radiya`llahu anh`ten de bir hadîs rivâyet edilmiştir. Şu kadar ki, Ebû Hüreyre hadîsinde ... rivâyet edildiği ve bu duâ, üç def`a tekrar edildikten sonra: "Saçlarını kestirenlere de rahmet eyle!" diye duâ buyurduğu haber verilmiştir.
HadisNo : 833


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : İhramdan çıkmak
Ravi : Muâviye b. Ebî Süfyân
Baslik : BU HUSÛSTA EBÛ HÜREYRE VE MUÂVİYE RİVÂYETLERİ
Hadis : Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in (mübârek başındaki) saçından bir parçasını mişkas (denilen enli bir ok veya bıçak) ile kestim, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 834


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Şeytan taşlama
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : REMY-İ CİMÂRE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER VE ABDULLÂH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLERİ
Hadis : (Vebre isminde) bir kimse: - (Eyyâm-ı teşrikteki) cemreleri ne zaman atayım, diye sormuş. İbn-i Ömer de cevâben: - Emîr-i haccın atmağa başladığında sen de cemreleri atarsın, demiştir. Vebre süâlini tekrâr edince, İbn-i Ömer cevâben: - Biz, (Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem zamânında) vakt-i remyi mürâkabe ederdik. Ve güneşin zevâli sırasında remyederdik, demiştir.
HadisNo : 835


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Şeytan taşlama
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : REMY-İ CİMÂRE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER VE ABDULLÂH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLERİ
Hadis : (Abdurrahmân İbn-i Yezîd-i Nehâî) nin rivâyetine göre İbn-i Mes`ûd, (Cemre-i akabeyi) vâdînin ortasından (aşağıdan yukarıya doğru) atmıştır. Nehaî: - Yâ Ebâ Abdurrahmân: bâzı kimseler Cemreyi vâdînin üstünden (aşağı doğru) atıyorlar, demiş. Buna cevâben İbn-i Mes`ûd: Kendisinden başka hiç bir ma`bûd olmayan Cenâb-ı Hakk`a yemîn ederim ki: benim remyettiğim şu mevkı`, bir makam-ı mübârektir ki, bunun hakkında salla`llahu aleyhi ve sellem`e Bakare Sûresi inzâl buyuruldu, demiştir.
HadisNo : 836


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Şeytan taşlama
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : REMY-İ CİMÂRE DÂİR İBN-İ MES`ÛD`UN VE İBN-İ ÖMER`İN DİĞER BİR RİVÂYETİ
Hadis : (Abdurrahmân İbn-i Yezîd-i Nehaî`nin rivâyetine göre) Abdullah İbn-i Mes`ûd Cemre-i kübrâya (ki, Cemretü`l-akabe`dir) müntehî olduğundan Beyt (-i Şerîf) i sol tarafına, Minâ`yı da sağına alarak (Cemre mahallini istikbâl etmiş) ve yedi çakıl remyetmiştir. Sonra da: kendisine Sûre-i Bakare ınzâl buyurulan Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem de Cemreyi böyle remyetti, demiştir.
HadisNo : 837


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Hac menâsikı;Şeytan taşlama
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : REMY-İ CİMÂRE DÂİR İBN-İ MES`ÛD`UN VE İBN-İ ÖMER`İN DİĞER BİR RİVÂYETİ
Hadis : (Oğlu Sâlim rivâyet edip) demiştir ki: İbn-i Ömer, Cemre-i dünyâda yedi çakıl atar ve her çakılın remyini müteâkib tekbir alırdı. Sonra İbn-i Ömer buradan vâdînin ortasındaki düzlüğe iner, ve orada kıbleyi istikbâl (ve cemreyi istidbâr) ederek uzun zaman kaim olur. Ve iki elini kaltırarak duâ ettikten sonra (cemre-i) vüstâyı atardı. Bundan sonra İbn-i Ömer vâdînin şimal cihetine doğru yürür, (birincideki gibi) batn-i vâdîdeki düzlüğe iner, (ve Akabe mevkiine gelir) di. Burada da uzun zaman Kıble`ye karşı kaimen ellerini kaldırarak duâ ettikten sonba, batn-i vâdîden de Cemre-i Akabeyi atardı. Ve burada (duâ için) beklemeyip dönerdi. Ve (babam) Abdullah İbn-i Ömer: - Bu menâsiki, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in böylece edâ buyurduğunu gördüm, der idi.
HadisNo : 838


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kâ`be`yi tavaf
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : TAVÂF-I VEDÂ` HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Nâsa menâsik-i haclarının sonu, Beyt-i tavâf (-i vedâ) olduğu (taraf-ı Peygamberî`den) emrolundu. Şu kadar ki, bu vedâ tavâfı hâiz (kadın)lardan tahfîf edildi (de onlara vâcib kılınmadı).
HadisNo : 839


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Tavaf-ı vedâ
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : TAVÂF-I VEDÂ` HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Minâ`dan hareketle) "Muhassab" mevkiine geldiği ve burada öğle, ikindi, akşam, yatsı namazlarını kılıp sonra bir mikdar uyku uyuduğu daha sonra Beyt-i Şerîf`e doğru hareket edip Beyt`i, tavâf-ı vedâ ile tavâf buyurduğu rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 840


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Kâ`be`yi tavaf;Tavaf-ı vedâ
Ravi : Tâvus İbn-i Keysân İbn-i Abbâs
Baslik : TAVÂF-I VEDÂ` HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Müşârün-ileyhin: - Tavâf-ı ifâzayi (hayızdan evvel) îfâ eden hâiz için (vedâ tavâfını terk ederek) memleketine dönmesine (taraf-ı Risâlet`ten) müsâade edilmiştir, dediğini rivâyet etmiştir. Sonra (aynı sened ile Tâvus) İbn-i Ömer radiya`llahu anhümâ`nın da: - (Evvelâ) hâiz kadın (tetühhür ve vedâ tavâfı etmedikçe) memleketine dönemez, dediğini işittiğini, bundan bir zaman sonra da: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem , hâize, vedâ tavâfını terke müsâade buyurdu" dediğini de işitip rivâyet etmiştir.
HadisNo : 841

Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : MUHASSAB MEVKİİNDE TEVAKKUF HAKKINDA ULEMÂNIN İHTİLÂFI VE BU TEVAFFUKUN SEBEBİ?
Hadis : "Muhassab, menziline inmek, menâsik-i hacdan ma`dud değildir. (Belki) Muhassab, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem `in (ba`de`z-zavâl istirâhat için) nâzil olduğu bir mahaldir" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo : 842


Fasil : KİTÂBÜ`L-HAC
Konu : Hac menâsikı
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : HAC MEVSİMİNDE TİCÂRET ETMENİN CEVÂZI. UKÂZ, ZÜ`L-MECÂZ, MECENNE, HUBÂŞE PANAYIRLARI
Hadis : (Nâfi`in rivâyetine göre): İbn-i Ömer, Mekke`ye gelirken Zîtuvâ mevkiinde geceler, sabah olunca Mekke`ye dâhil olurmuş. Minâ`dan dönüşte de Zîtuvâ`ya gelir, sabaha kadar orada gecelermiş ve: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem `in de burada beytûtet buyurduğunu yâd edermiş.
HadisNo : 843
Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-ÎMÂN

Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : İslâm esasları;Oruç;Zekât
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : "İSLÂM BEŞ ŞEY ÜZERİNE BİNÂ OLUNMUŞTUR" HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: İslâm beş şey üzerine binâ olunmuştur: Allâh`dan başka ilâl olmadığına ve Muhammed`in (salla`llâhu aleyhi ve sellem) Allâh`ın Resûlü olduğuna Şahâdet etmek, Namaz kılmak, Zekât vermek, Haccetmek, Ramazan orucunu tutmak.
HadisNo : 8


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Hayâ
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : ÎMÂNIN ŞU`BELERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Îmân altmış bu kadar şu`bedir. Hayâ da îmânın bir şu`besidir.
HadisNo : 9


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Gerçek müslüman;Muhâcir
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN MÜSLÜMAN VE MUHÂCİR`İ TÂRİFLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Müslüman, dilinden, elinden müslümanlar selâmette kalan kimsedir. Muhâcir de Allâh`ın nehyettiğini terkedendir.
HadisNo : 10


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Gerçek müslüman
Ravi : Ebû Mûsâ el-Eş`arî
Baslik : MÜSLÜMANLARIN HANGİSİ EFDALDİR
Hadis : Şöyle demiştir: "Yâ Resûlâ`llâh, müslümanların hangisi efdaldir?" diye suâl ettiler. "Müslümanlar; dilinden elinden selâmette kalandır." cevâbını verdiler.
HadisNo : 11


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Gerçek müslüman;Selâmlaşmak;Yoksulları doyurmak
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs
Baslik : İSLÂM`IN EMRETTİĞİ HASLETLERİN EN HAYIRLISININ HANGİSİ OLDUĞU
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e biri: "İslâm`ın en hayırlısı hangisidir?" diye sordu. "İt`âm-ı taâm etmen ve tanıdığına, tanımadığına selâm vermendir." cevâbını verdiler.
HadisNo : 12


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : İlk vahyin gelişi;Kendi istediğini başkaları için de istemek
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : İSLÂM`IN EMRETTİĞİ HASLETLERİN EN HAYIRLISININ HANGİSİ OLDUĞU;(KÂMİL) ÎMÂNIN ŞARTLARI
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki: Hiç biriniz, kendiniz için arzu ettiğiniz kardeşiniz için de arzu etmedikce îmân etmiş olmaz.
HadisNo : 13


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Hz. Peygamber`i sevmek
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) E SEVGİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Nefsim yed-i kudretinde olan Allâhu Zü`l-Celâl`e kasem ederim ki hiç biriniz ben ona pederinden de, evlâdından da daha sevgili olmadıkca îmân etmiş olmaz.
HadisNo : 14


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Hz. Peygamber`i sevmek
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) E SEVGİ
Hadis : Enes radiya`llâhu anh`den de bâlâdaki hadîs-i şerîf rivâyet edilmiş olup şu kadar ki sonunda "Pederinden, evlâdından ve bütün halkdan daha sevgili" ziyâdesi vardır.
HadisNo : 15


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Allah için sevmek;Allah sevgisi;Hz. Peygamber`i sevmek;Küfre dönmemek
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : HALÂVET-İ ÎMÂNI TATMANIN YOLLARI
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Kimde üç şey bulunursa halâvet-i îmânı tatmış olur. Allâh ile Resûlu`llâh kendisine mâadâlarından daha sevgili olmak; bir kimseyi sevmek, fakat yalnız Allâh için sevmek; (Allâh, onu küfürden kurtardıktan sonra) yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışcasına hoşlanmamak.
HadisNo : 16


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Ensârı sevmek
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : (KÂMİL) ÎMÂN İLE NİFÂKIN ALÂMETLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: (Kâmil) îmânın alâmeti Ensâr`a mehabbet, nifâkın alâmeti de Ensâr`a buğzetmektir.
HadisNo : 17

Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Allâh`a şirk koşmamak;Bî`at;Çocukları diri diri gömmek;Hırsızlık;İftira etmek;İsyan;Zinâ
Ravi : Ubâde b. es-Sâmit
Baslik : AKABE-İ ÛLÂ (BİRİNCİ AKABE) BÎATI;RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ
Hadis : (Akabe-i ûlâ gecesinde bîat eden ve on iki nakîbin biri bulunan) Ubâde b. es-Sâmit (el-Ensârî el-Bedrî) radiya`llâhu anh`den: Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem, etrâfında Ashâbından bir cemâat mevcûd olduğu halde buyurdu ki: "Allâh`a (ibâdette) hiçbir şeyi şerîk etmemek, sirkat etmemek, zinâ eylememek, evlâdınızı öldürmemek, kendiliğinizden uyduracağınız hiçbir yalanla (kimseyi) büthân etmemek, hiçbir (emr-i) ma`rûfda isyân etmemek üzere bana bîat ediniz (yâni benimle ahdediniz.) İçinizden sözünde duran olursa ecri (ve mükâfâtı) Allâh`ın zimmet-i fazl u keremindedir. Bu dediklerimden birini yapıp da ondan dolayı dünyâda düçâr-ı ıkâb olursa bu ıkâb ona keffârettir. Bunlardan birini yapıp da yaptığı fi`li Allâhu Teâlâ setrederse işi Allâh`a kalır: İsterse onu afv, dilerse onu ıkâb eder." Biz de bu şart üzere ona (yâni Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e) bîat ettik.
HadisNo : 18


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Fitneden kaçmak
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik : RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Çok sürmez (öyle fenâlıklar tahaddüs edecek ki) bir Müslümanın en hayırlı malı -kendi dînini fitnelerden selâmete çıkarmak için- dağ başlarında gezdirip (birikmiş) yağmur suyu başlarında güttüğü davarlar (dan ibâret) olacaktır.
HadisNo : 19


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu :
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Ashâbına emrettiği zaman (dâimâ) ellerinden gelebilecek amelleri emrederdi. (O zaman Ashâb-ı Kirâm`ı): "Yâ Resûlâ`llâh, biz Senin gibi değiliz. Allâhu Teâlâ Senin olmuş ve olacak günahlarına meydan vermemiştir." derlerdi de (âsâr-ı) gazab vech-i mübârekinde belirecek kadar kızar ve ondan sonra da: "En ziyâde sâhib-i takvânız, Allâh`ı en çok bileniniz şüphesiz ki benim." buyururlardı.
HadisNo : 20


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu :
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik : MÜ`MİNİN EBEDİYYEN CEHENNEM`DE KALMIYACAĞINA DÂİR EBÛ SAÎD HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Ehl-i Cennet Cennet`e, ehl-i Dûzah Dûzah`a girdikten sonra Allâhu Teâlâ Azze ve Celle: "Kimin kalbinde bir hardal tânesi ağırlığınca îmân varsa (ateşden) çıkarınız." diye ferman buyuracaktır. Bunun üzerine (bu gibiler) simsiyah kesilmiş oldukları halde çıkarılıp Nehr-i hayât (yâhud Nehr-i hayâ, yâhud da Nehr-i hayâ`) içine atılacaklar ve (orada) sel uğrağında kalan yabânî reyhan tohumları nasıl (sür`atle) biterse öylece biteceklerdir. Görmezmisin, bunlar (ne güzel) sapsarı olarak (ve iki tarafına) salınarak sürer?
HadisNo : 21


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Rüyâ
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN "...HAYÂ ÎMANDANDIR." HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Uyuduğum esnâda gördüm ki halk bana arzolunuyordu. Üstlerinde gömlekler vardı. Bu gömleklerin kimi memelere varıyor, kimi daha kısa idi. Ömer b. el-Hattâb da bana arzolundu. Üstünde (eteklerini yerde) sürüdüğü bir gömlek vardı. "Yâ Resûlâ`llâh, bunu ne ile te`vîl (yâni ta`bîr) ettin?" diye sordular. "Dîn ile." cevâbını verdi.
HadisNo : 22


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Hayâ
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN "...HAYÂ ÎMANDANDIR." HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (bir gün) Ensâr`dan bir kimsenin yanından geçiyordu. Ensârî, kardeşini hayâdan menediyordu. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Ona ilişme. Hayâ îmândandır." buyurdu.
HadisNo : 23


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Zekât
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : EHL-İ KÜFÜR İLE, KÜFÜRLERİNDEN DÖNÜNCEYE KADAR, MUHÂREBE ETMENİN FARZİYETİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Allâh`dan başka hak İlâh olmadığına ve Muhammed`in Resûlu`llâh olduğuna (zâhirde) şahâdet, salâtı ikâme, zekâtı edâ edinceye kadar nâs ile muhârebe etmek bana emrolundu. Onlar, bunları yapınca -müslümanlık hakkının muktezâsı (olan hudûd) müstesnâ- hakk-ı İslâm olmak üzere canlarını ve mallarını benim elimden kurtarırlar. (bâtınlarından dolayı olan) hesaplarına gelince o (hesâbı görmek) Allâh`a kalmıştır.
HadisNo : 24


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Allah yolunda savaş;Allâh`a îman;Amellerin efdâli;cihat;Hacc-ı Mebrûr
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : AMELLERİN EN FAZÎLETLİSİNİ BEYÂNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh sall`llâhu aleyhi ve sellem`e: "Amelin hangisi efdâldir?" diye sordular. "Allâha ve Resûlüne îmân." buyurdu. "Ondan sonra hangisi?" dediler. "Allah yolunda cihâd." buyurdu. "Ondan sonra da hangisi?" diye sordular. "Makbûl (olmuş, içine günah ve riyâ karışmamış) Hac." cevâbını verdi.
HadisNo : 25


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Düşündüğünü açıkça söylemek;İman-İslâm
Ravi : Sa`d b. Ebî Vakkâs
Baslik : MASLAHATA BİNÂEN İYİLİK YAPMANIN MEŞRÛİYETİNE DÂİR SA`D İBN-İ EBÎ VAKKÂS HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Müellefetü`l-Kulûb`dan) bir takım kimselere (dünyâlık) veriyordu. Bu, Sa`d da (orada) oturuyordu. Derken Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem içlerinden en ziyâde beğendiğim birini bıraktı. (Bir şey vermedi.) Bunun üzerine: "Yâ Resûlâ`llâh, filânı ne için bıraktın? Vallâhi onu ben mü`min biliyorum." dedim. "Öyle deme, Müslim (de.)" buyurdu. Bir müddet sustum. Nihâyet o adam hakkındaki ilmim bana galebe etti de (dayanamadım,) yine sözümü tekrâr ederek: "Filânı niçin mahrum bıraktın? Vallâhi onu ben, mü`min biliyorum." dedim. Yine "Öyle deme, müslim (de.)" buyurdu. Ben yine sustum. Lâkin o adam hakkındaki ilmim bana galabe etti. (Dayanamadım,) sözümü tekrâr ettim. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem yine o sözü tekrâr ettikden sonra buyurdu ki: Ey Sa`d, bir adama, Allah onu yüzü koyu ateşe atmasın diye başkasını daha ziyâde sevdiğim halde atâ (ve ihsân) `da bulunduğum olur.
HadisNo : 26


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Kadınların kocasına karşı vazifeleri;Nankörlük
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : KADINDA KÜFRAN DUYGUSUNUN GÂLİP OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Bana Cehennem gösterildi. Bir de gördüm ki ehl-i Cehennem`in ekseri kadınlardır. Onlar küfrederler." (bunun üzerine): "(Yâ Resûlâ`llâh,) Allâh`a mı küfrederler?" diye soruldu. (Cevâben) buyurdu ki: Onlar kocalarına (karşı) küfrân ederler. İhsâna (karşı) küfrân ederler. Birisine dünyâ, dünyâ oldukça ihsân etsen de sonra senden (hoşuna gitmiyen) bir şey görse "Ben senden hiç bir hayır görmedim." der.
HadisNo : 27

Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Din kardeşliği
Ravi : Ebû Zerr-i Gıfârî
Baslik : HER HANGİ BİR KİMSEYE KÖTÜ SÖZ SÖYLEMENİN NEHYİNE DÂİR EBÛ ZER HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: (Bir kere) bir adamla sövüştük de onu anasından dolayı ayıpladımdı. Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem bana buyurdu ki: Ey Ebû Zer, onu sen anasından dolayı mı ayıplıyorsun? (Demekki) sen, içinde (henüz) Câhiliyyet (ahlâkı) kalmış bir kimse imişsin. (Ondan sonra buyurdu ki:) Zîr-i destânınız, sizin öyle kardeşlerinizdir ki Allâhu Teâlâ onları sizin yed (mülk ve kudret) inize tevdî` etmiştir. Her kimin eli altında kardeşi bulunursa ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçleri yetmiyecek (zahmetli) bir iş yüklemeyiniz. Şâyed yüklerseniz onlara yardım ediniz.
HadisNo : 28


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Adam öldürmek
Ravi : Ebû Bekre Nufey` b. Hâris
Baslik : KATLİN VE KATLE TEŞEBBÜSÜN NEHYİNE DÂİR EBÛ BEKRE HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`den işittim, "İki müslüman kılıçlariyle karşılaştıkları zaman kâtil de maktûl de Cehennem`dedir." buyuruyordu. "Yâ Resûlâ`llâh, kâtil böyle, ya maktûle ne oluyor?" diye sordum. "(Maktûl) arkadaşını öldürmeğe harîs idi de ondan." buyurdu.
HadisNo : 29


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Şirk
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : LOKMAN SURESİNİN 31 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ
Hadis : Şöyle demiştir: ... Âyet-i Kerîme`si nâzil olduğu zaman Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in Ashâb`ı "Hangimiz nefsine zulmetmemiştir?" dediler. Bunun üzerine ... Âyet-i Kerîme`is nâzil oldu.
HadisNo : 30


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Ahdi bozmak (ahde vefâsızlık);Emânete hıyânet;Münâfığın alâmetleri;Verdiği sözü tutmamak;Yalancılar
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : MÜNÂFIK`IN ALÂMETLERİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE VE ABDULLÂH İBN-İ AMR HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Münâfık`ın alâmetleri üçtür. Söz söylerken yalan söyler. Va`d ettiği vakit sözünde durmaz. Kendisine bir şey emniyet edildiği zaman hıyânet eder.
HadisNo : 31


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Ahdi bozmak (ahde vefâsızlık);Emânete hıyânet;Husumet;Münâfığın alâmetleri;Verdiği sözü tutmamak;Yalancılar
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs
Baslik : MÜNÂFIK`IN ALÂMETLERİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE VE ABDULLÂH İBN-İ AMR HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Dört şey, her kimde bulunursa hâlis münâfık olur. Her kimde bunların bir parçası bulunursa onu bırakıncaya kadar kendisinde münâfıklıkdan bir haslet kalmış olur. (Bunlar da) kendisine bir şey emniyet edildiği zaman hıyânet etmek, söz söylerken yalan söylemek, ahdettiğinde ahdini tutmamak, husûmet (iddiâ ve mürâfaa) zamânında da hakdan ayrılmaktır.
HadisNo : 32


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Kadir gecesi
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : KADİR GECESİ`NİN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Îmânından dolayı ve (yalnız Allâh`dan ecrini umarak) li-vechi`llâh her kim Kadir Gecesi`ni tâatla geçirirse geçmiş günahları mağfûr olur.
HadisNo : 33


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu :
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : CİHÂD`IN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Allâhu Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri kendi yolunda (cihâda) çıkan kimseye: "Onu (evinden) çıkaran şey yalnız bana îmân ve Peygamberlerimi tasdîk ise nâil olduğu ecir veya ganîmetle (sâlimen yurduna) geri getireyim, yâhud da Cennet`e ithâl edeyim." diye tekeffül etmiştir. Ümmetime meşakkate bâis olacağını bilmesem hiç bir seriyye (yâni cihad müfrezesine refâkat etmek) den geri kalmazdım. Allah bilir ki Allah yolunda katlolunup dirilmeyi, ondan sonra katlolunup dirilmeyi, ondan sonra katlolunmayı ne kadar isterdim!
HadisNo : 34


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Ramazan ibâdeti
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : RAMAZAN`IN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim Ramazan`da îmânı sebebiyle ve (ecrini yalnız Allah`dan umarak) li-vechi`llâh (Terâvih ve sâire gibi) namaz kılarsa geçmiş günahları mağfûr olur.
HadisNo : 35


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Oruç
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : RAMAZAN`IN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim Ramazan orucunu îmânı sebebiyle ve (yalnız Fazl-ı İlâhî`yi umarak) li-vechi`llâh tutarsa geçmiş günahları mağfûr olur.
HadisNo : 36


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Îtidâlli hareket;Kolaylık göstermek
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : İSLÂM KOLAYLIK DÎNİDİR
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Bu din (ayni) yüsürdür. Hiçbir kimse yoktur ki (bu) din hususunda (amellerim eksiksiz olsun diye) kendini zorlasın da din, ona galebe etmesin (ve ezilip büsbütün amelden kesilmesin). Öyle olunca ortalama gidin. (Matlûbunuz olan ameli tamam îfâ edemediğiniz vakit de O`na şükretmekle kanâat ediniz. Böyle yaparsanız) size müjde olsun (amelin azına da pek çok ecir verilir.) (Yola çıkarken) sabah, akşam seferinden, biraz da gece yürüyüşünden istiâne ed(iniz de kendinizi yokmay)iniz.
HadisNo : 37

Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Ehl-i kitap;Kıble
Ravi : Berâ` b. Âzib
Baslik : KIBLENİN TAHVÎLİ HAKKINDA BERÂ` HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem Medîne`ye ilk teşrîfinde Ensâr`dan olan ecdâd (ı, yâhud diğer lâfza göre dayıları yurd) ına misâfir oldu ve on altı, on yedi ay Beytü`l-Makdi`se doğru namaz kıldı. Halbuki kıblesinin Beytü`l-Harâm`a doğru olmasını arzu ederdi. (Kâ`be`ye müteveccihen) ilk kıldığı namaz İkindi namazı olmuştu. Bir cemâat de onunla birlikte kıldılar. Ondan sonra birlikde namaz kılanlardan biri (namazdan) çıktı. Mescidin birinde bulunan bir cemâate namazdalar iken yolu uğradı. (onlara): "Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Mekke`ye doğru namaz kıldığıma Allah için şahâdet ederim." deyince (namazlarını bozmadan) oldukları gibi Beyt-i Şerîf`e döndüler. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Beyt-i Makdis`e doğru namaz kıldıkları sırada Yahûdîlerle (diğer) Ehl-i Kitâb ondan hoşlanırlardı. Beyt-i Şerîfe doğru yüzünü döndürünce bu fi`lini beğenmediler. -Berâ` b. Âzib radiya`llâhu anh bu hadîsinde diyor ki: Kıble tahvîl edilmeden evvel (ilk) kıbleye doğru (namaz kılarak) vefât etmiş, katlolunmuş kimseler de vardı. Bunlar hakkında nasıl bir hüküm vereceğimizi bilemedik.
HadisNo : 38


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Güzel ahlâk;İyiliğin mükâfâtı
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik : MÜSLÜMAN OLMANIN, KÜFÜR HÂLİNDE İŞLENEN GÜNAHLARI GİDERECEĞİNE DÂİR EBÛ SAÎD HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`den işittim, buyurdu ki: Bir kul Müslüman olursa, İslâm`ı sağlama olursa Allâhu Teâlâ (Hazretleri) evvelce kendisinden sâdır olmuş her seyyiesini tekfîr eder (yâni örter). Ondan sonra sıra kısâsa (yâni mükâfât ve mücâzâta) gelir: Bir hasene ondan yedi yüz kat büyük hasene ile, bir seyyie ise (yalnız kendi) misli (derecesinde mücâzât) ile karşılanır. Meğer ki o seyyieyi Allah affede.
HadisNo : 39


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Tâatte devam
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : AMELİN -AZ DA OLSA- DEVAMLI OLANININ FAZÎLETİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Yanımda bir kadın varken Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem hücreme girdi. "Bu kadın kimdir?" diye sordu. "Filâncadır." dedim. Ve kıldığı namaz(lar)ı anlatmağa başladım. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ise "(Bu sözü) bırak. (Dâimâ) elinizden gelecek şeyleri yapınız. Yoksa Allâh hakkı için siz usanmadıkca Allah usanmaz." buyurdu. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in en ziyâde sevdiği din (yâni tâat), sâhibi tarafından devâm üzere yapılanlar idi.
HadisNo : 40


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : İman-İslâm
Ravi : Enes b. Mâlik
Baslik : ÎMÂNIN ZİYÂDE VE NOKSAN KABÛL ETTİĞİNE VE MÜ`MİNİNİN CEHENNEMDE EBEDİYYEN KALMIYACAĞINA DÂİR ENES HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Lâ İlâhe İllâ`llâh deyib de kalbinde bir arpa ağırlığınca hayır (yâni îmân) bulunan kimse Cehennem`den çıkacaktır. Lâ İlâhe İllâ`llâh deyib de kalbinde bir buğday ağırlığınca hayır (yâni îmân) bulunan kimse Cehennem`den çıkacaktır. Lâ İlâhe İllâ`llâh deyip de kalbinde bir zerre ağırlığınca hayır (yâni îmân) bulunan kimse Cehennem`den çıkacaktır.
HadisNo : 41


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu :
Ravi : Ömer b. el-Hattâb
Baslik : MAİDE ÜÇ NOLU ÂYET-İ CELÎLESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ HAKKINDA HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Tâife-i Yehûddan bir kimse ona: "Yâ Emîre`l-Mü`minîn, sizin Kitâbınızda okumakda olduğunuz bir âyet var ki biz Yahûdîlere nâzil olmuş olaydı yevm-i nüzûlünü bayram ederdik." demiş. (Ömer radiya`llâhu anh.): "Hangi âyettir o?" diye sormuş. (Yahûdî) ... cevâbını vermiş. (Bunun üzerine) Ömer (radiyallahu anh) demiş ki biz, bu Âyet-i Kerîme`nin nâzil olduğu günü de yeri de (hakkıyle) biliyor (,kıymetini takdîr ediyor)uz. (Bu Âyet-i Kerîme) Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem`e bir cum`a günü Arefe`de (vakfede) kâim iken nâzil olmuştur.
HadisNo : 42


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Farzları edâ;İslâm esasları;Nâfile ibâdet;Namaz kılmak;Oruç;Zekât
Ravi : Talha b. Ubeydi`llâh
Baslik : İSLÂM`IN TEMELLERİNİ BİLDİREN TALHA HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Necid ahâlîsinden saçı, darmadağın (fakîr) bir kimse (huzûr-ı) Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e geldi. Uzaktan sesini karmakarışık duyuyor, fakat ne söylediğini anlamıyorduk. Nihâyet yaklaştı. Meğer İslâm`ın ne olduğunu soruyormuş. (Bu suâline karşı) Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Bir gün, bir gece içinde beş namaz." buyurdu. (Adamcağız): "Üzerimde bu namazlardan başkası da olacak mı?" diye sordu. "Hayır, meğer ki tatavvu` edersin (yâni kendiliğinden kılasın.)" cevâbını verdi. Ondan sonra Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Bir de Ramazan orucu." buyurdu. (Adamcağız yine): "Üzerimde bundan başkası da olacak mı?" diye sordu. O da : "Hayır. Meğer ki tatavvu` edesin." cevâbını verdi. -Talha radiya`llâhu anh der ki: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem, zekâtı da ona söyledi. (Adamcağız, yine): "Üzerimde bundan başkası da olacak mı?" diye sordu. yine Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Hayır, meğer ki tatavvu` edesin." cevâbını verdi. Bunun üzerine (Necid`li fakîr): "Vallâhi bundan ne artık, ne eksik bir şey yapacak değilim." diyerek ve arkasını dönerek gitti. (Bunu duyunca) Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Eğer doğru söylüyorsa felâh buldu gitti." buyurdu.
HadisNo : 43


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Cenâze namazı;Cenâzeye gitmek
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : CENÂZE TÖRENİNE KATILMANIN VE NAMAZINI KILMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim îmânı sebebiyle ve (ecrini yalnız Allah`dan umarak) li-vechi`llâh bir müslümân cenâzesi arkasından gider ve üzerine namaz kılıp defninden ferâgat edilinceye kadar berâber bulunursa iki kîrât ecir ile döner ki kîrâtların her biri Uhud (dağı) gibidir, her kim o cenâze üzerine namaz kılar da defnolunmadan evvel dönerse (yalnız) bir kîrât ecir ile dönmüş olur.
HadisNo : 44


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Adam öldürmek;Müslümana söğmek
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik : MÜSLÜMANA SÖVMENİN VE ONUNLA DÖĞÜŞMENİN NEHYİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ MES`ÛD HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Müslümana sövmek fısk, onunla kıtâl etmek küfürdür." buyurdu.
HadisNo : 45


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Kadir gecesi;Nizâ (anlaşmazlık)
Ravi : Ubâde b. es-Sâmit
Baslik : KADİR GECESİ`Nİ RAMAZAN`IN YİRMİSİNDEN SONRAKİ GECELERDE ARAMAK
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi`ni haber vermek üzere (Hâne-i Saâdetinden) çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi`ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de (ona dâir olan bilgi) ref` olundu. İhtimâlki de hakkınzda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi`ni (yirmiden sonraki) yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız.
HadisNo : 46


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Allâh`a şirk koşmamak;İhsan;İman-İslâm;Kıyâmet alâmetleri;Rü`yetullah;Zekât
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : HALKA DİNLERİNİ ÖĞRETMEK İÇİN GELEN CİBRÎL İLE PEYGAMBER ALEYHİ`S-SELÂM`IN KONUŞMASI (İHSÂN HADÎSİ)
Hadis : Şöyle demiştir: Bir gün Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem açıkta oturuyordu. (yanına) biri gelip: "Îmân nedir?" diye sordu. "Îmân; Allâha, Meleklerine, Allâh`a mülâkî olmağa (yâni Rü`yetu`llâh`a), Peygamberlerine inanmak, kezâlik (öldükten sonra) dirilmeğe inanmaktır." cevâbını verdi. "Ya İslâm nedir?" dedi. "İslâm; Allâh`a ibâdet edip (hiçbir şeyi) O`na şerîk ittihâz etmemek, namazı ikâme ve farz edilmiş zekâtı edâ etmek, Ramazanda da oruç tutmaktır." buyurdu. (Ondan sonra) "Ya ihsân nedir?" diye sordu. "Allâh`a sanki görüyormuş gibi ibâdet etmendir. Eğer sen, Allâh`ı görmüyorsan şüphesiz O, seni görür." buyurdu. "Kıyâmet ne zaman?" dedi. (Bunun üzerine) buyurdu ki: "Bu mes`elede sorulan, sorandan daha âlim değildir. (Şu kadar var ki Kıyâmet`den evvel zuhûr edecek) alâmetlerini sana haber vereyim: Ne zaman (satılmış) câriye, sâhibini (yâni efendisini) doğurur, kim idikleri belirsiz deve çobanları (yüksek) binâ kurmakta birbiriyle yarışa çıkarlarsa (Kıyâmet`den evvelki alâmetler görünmüş olur. Kıyâmet`in vakti) Allâh`dan başka kimsenin bilmediği beş şeyden biridir." Ondan sonra Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem ... Âyet-i Kerîme`sini tilâvet buyurdu. Sonra (gelen adam) arkasını döndü (gitti). Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem "Onu çevirin." diye emrettiyse de izini bulamadılar. Bunun üzerine buyurdu ki işte bu, Cibrîl (aleyhi`s-selâm)dir. Halka dinlerini öğretmek için geldi.
HadisNo : 47

Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Şüpheli şeylerden kaçınmak
Ravi : Nu`mân b. Beşîr
Baslik : ŞÜPHELİ ŞEYLERDEN KAÇINMAĞI TERGÎB EDEN NU`MÂN İBN-İ BEŞÎR HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: (kulağımla) işittim, Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Helâl belli, harâm da bellidir. İkisi arasında da (helâl mi, harâm mı belli olmayan bir takım) şüpheli şeyler vardır ki çok kimseler onları bilmezler. Şüpheli şeylerden her kim sakınırsa ırzını (yâni haysiyetini) da, dînini de kurtarmış olur. Her kim şüpheli şeylere dalarsa (içine girmek yasak olan beylik) koru etrâfında (davarlarını) otlatan bir çoban gibi çok sürmez içeriye dalabilir. Haberiniz olsun, her Pâdişâhın (kendine mahsûs) bir korusu olur. Gözünüzü açın, Allâh`ın yeryüzündeki korusu da harâm ettiği şeylerdir. Âgâh olunuz, cismin içinde bir lokmacık et (parçası) vardır ki iyi olursa bütün cesed iyi olur, bozuk olursa bütün cesed bozulur. İşte o (et parçası) kalbdir.
HadisNo : 48


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Allâh`a îman;Elçilik;Hz. Peygamber`e gelen elçiler;İçki;Zekât
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : NİYYET HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Abdü`l-Kays Vefd`i (Bahreyn taralarından) Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem`in huzûruna geldikleri zaman: "Siz kimlerdensizin?" yâhud "Nerenin vefdisiniz?" diye sordu. "Biz Rebîa (kabâilin) danız." dediler. "Hoş geldiniz. (Allâh sizi) utandırmasın, pişmân etmesin." buyurdu. Bunun üzerine "Yâ Resûlâ`llâh, biz sana yalnız şehr-i Harâm`da gelebiliriz. (Bilirsin ki) aramızda kâfir olan (kabâil-i) Mudar`dan şu cemâat vardır. O halde bize kesdirme bir şey emret de geride kalanlarımıza haber verelim, o sebeple de Cennet`e girelim." dediler. (Nebî aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm`a) içkileri (yâhud içki kaplarını) de sordular. (Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem) onlara dört şey emretti, dört şeyden de nehyetti. Onlara yalnız Allâh`a îmân ile emrettikten sonra "Bilirmisiniz yalnız Allâh`a îmân etmek ne demektir?" diye sordu. "Allâh ve Resûlü a`lemdir." dediler. "Allâh`dan başka ilâh olmadığına ve Muhammed`in Resûlu`llâh olduğuna şahâdet, Namaz`ı ikâme, Zekât`ı edâ etmek, Ramazan orucunu tutmak, ganîmetin humsunu vermektir." buyurdu. Kezâlik onları (dört şeyden, yâni) hantem, dubbâ`, nakîr, müzeffet (denilen kaplara hurma, yâhud üzüm şırası koymak)den nehyetti. (İbn-i Abbâs radiya`llâhu anhümâ`nın) müzeffet yerine mukayyer dediği de mervîdir.
HadisNo : 49


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Âile nafakası;Hicret;Niyet
Ravi : Ömer b. el-Hattâb
Baslik : NİYYET HADÎSİ
Hadis : ... hadîs-i şerîfi rivâyet olunuyor ki kitabın evvelinde zikrolundu. Ancak burada ... dan sonra ... ziyâdesi vardır. Hadîs`in bakiyyesi bu ziyâdeden sonra serdedilmiştir ki ziyâdenin ma`nâ-yı şerîfi: "Her kimin hicreti Allâh`a ve Resûlüne müteveccih ise hicreti, Allâh`a ve Resûlüne müntehîdir." olmuş olur.
HadisNo : 50


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu :
Ravi : Ebû Mes`ûd Ukbe İbn-i Amr
Baslik : ÇOLUK ÇOCUĞUNUN GEÇİMİNİ SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞMANIN FAZÎLETİ HAKKINDA EBÛ MES`ÛD HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Bir kimse, ıyâline li-vechi`llâh (yâni ecrini yalnız Allah`dan umarak) infâk etse bu nafakası kendisi için (sevâbca) sadaka (gibi) olur.
HadisNo : 51


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Namaz kılmak;Nasîhat;Zekât
Ravi : Cerîr b. Abdullâh el-Becelî
Baslik : DÎNİN NASÎHATTAN İBÂRET BULUNDUĞUNA DÂİR CERÎR HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e namazı ikâme etmek, zekât vermek, her müslümana hayırhâh (ve gıl ve ğışden âzâde) olmak üzere bîat ettim.
HadisNo : 52


Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
Konu : Bî`at;Nasîhat
Ravi : Cerîr b. Abdullâh el-Becelî
Baslik : DÎNİN NASÎHATTAN İBÂRET BULUNDUĞUNA DÂİR CERÎR HADÎSLERİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e gelip: "(Yâ Resûlâ`llâh), Sana Müslümân olmak üzere bîat edeceğim." dedim. Şart ettiği şeyler meyânında her Müslümân`a hayırhâh (ve gıll ü ğışdan âzâde) olmağı da şart etti. Ben de bu şart üzerine bîat ettim.
HadisNo : 53
Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`L-KADER

Fasil : KİTÂBÜ`L-KADER
Konu : Kazâ-Kader
Ravi : İmrân İbn-i Husayn
Baslik : KAZÂ VE KADER HAKKINDA ŞÜPHELER VE BU ŞÜPHELERDEN CEVAPLAR DAİR İMRAN İBN-İ HUSAYN RADİYA`LLÂHU ANH`DEN RİVAYET
Hadis : Rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir kere Resûl-i Ekrem`e bir kimse (İmrân`dan kendisi): Yâ Resûla`llah! Ehl-i Cennet cehennemliklerden (Allah`ın kazâ ve kaderiyle) bilinir, (ayırd edilir) mi? Diye sordu. Resûlu`llah: Evet ayırd edilir, buyurdu. İmrân: Öyle ise (Cennetlik, Cehennemlik ezelde belli olunca) hayır işliyenler, ibâdet edenler niçin işlenmeli? Dedi. Resûl-i Ekrem: Herkes niçin yaradıldıysa onu işler, kendisi için (ezelde) ne müyesser (ve mukadder) kılındıysa onu yapar, buyurdu.
HadisNo : 2062


Fasil : KİTÂBÜ`L-KADER
Konu : Kazâ-Kader
Ravi : Huzeyfe b. el-Yemânî
Baslik : NEZRİN MUKADDER BİR ŞEYİ MEN` ETMEDİĞİNE DÂİR RİVÂYETLER
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem (bir kere) bize bir hutbe îrâd ederek, bu hutbesinde, kıyâmet kopuncaya kadar mukadderâta âid ne şey varsa hiç birisini bırakmayıp zikretti. Bunları belleyen belledi, bellemiyen câhil kaldı. Eğer ben bir şeyi unuttum sanıp da şimdi onu hatırlıyorsam, bu bilgim, kişinin bildiği bir şey, hâfızasından kaybolup da sonra onu görüp bilmesi gibidir.
HadisNo : 2063


Fasil : KİTÂBÜ`L-KADER
Konu : Adak (nezir);Kazâ-Kader;Nezir
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : NEZRİN MUKADDER BİR ŞEYİ MEN` ETMEDİĞİNE DÂİR RİVÂYETLER
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Âdem-oğluna nezir, tahmîn etmediğim bir şey getirmez. Lâkin Allah`ın takdîridir ki, Âdem-oğlunu (nezir etmeğe) sürükler. (Nasıl ki) Ben bir şeyin (bir malın verilmesini) oranlarım. Bu takdîrimle o şeyi (o malı) bahîlden çıkarmak isterim.
HadisNo : 2064


Fasil : KİTÂBÜ`L-KADER
Konu :
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik : NEZRİN MUKADDER BİR ŞEYİ MEN` ETMEDİĞİNE DÂİR RİVÂYETLER
Hadis : Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Hiç bir pâdişah, pâdişâh ol(ub erîke-i saltanata otur)maz ancak onun iki (nevi`) sırdaşı (ve havassı) bulunur. Bunun birisi pâdişâha hayır yolu gösterir ve hayra teşvîk eder; öbürüsü şer yolu gösterir ve şerre teşvîk eder. Ma`sûm olan pâdişâh da Allah`ın (fenâlıktan) koruduğu kimsedir.
HadisNo : 2065


Fasil : KİTÂBÜ`L-KADER
Konu : Hz. Peygamber`in duâları
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : NEZRİN MUKADDER BİR ŞEYİ MEN` ETMEDİĞİNE DÂİR RİVÂYETLER
Hadis : Rivâyete göre, İbn-i Ömer: "Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem, çok def`a: Gönülleri (çevirib) döndüren Allah`a and olsun ki, yapmam! Diye yemîn ederdi" demiştir.
HadisNo : 2066
Buhari Hadisleri  KİTÂBÜ`TALÂK

Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : İddet;Talâk (boşama)
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : ÂİLE GEÇİMSİZLİĞİNİN BİR HAKEM HEY`ETİ MÂRİFETİ İLE KALDIRILMASI ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, İbn-i Ömer, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem zamânında karısını hayz hâlinde iken boşamıştı. Ömer İbn-i Hattâb oğlunun bu hareketinin hükmünü Resûlullah`a sorduğunda şöyle cevab vermiştir: Oğlun Abdullah`a söyle, karısına geri dönsün, sonra kadın temizlenip tekrâr âdetini görüp sonra tekrâr temizleninceye kadar onunla birlik yaşasın. İkinci âdetinden temizlendikten sonra dilerse, âile hayâtı devâm etsin ve dilerse -cinsî bir sûrette yaklaşmaksızın- boşasın. İşte kadının bu iki kirlenmesi ve temizlenmesi zamânı, erkeklerin kadınları tatlîk etmeleri için Allahu Teâlâ`nın emrettiği iddet müddetidir.
HadisNo : 1830


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Talâk (boşama)
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : İBN-İ ÖMER VE HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSLERİ
Hadis : Gelen bir rivâyete göre İbn-i Ömer`in: "Kadının iki kere kirlenmesinden ve temizlenmesinden sonraki talâk benim üzerime (Resûl-i Ekrem tarafından) bir talâk hesâb olundu, (üç değil,)" dediği rivâyet olunmuştur.
HadisNo : 1831


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Talâk (boşama)
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : İBN-İ ÖMER VE HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSLERİ
Hadis : Rivâyete göre Cevn kızı (Ümeyye) Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem (e nikâh olunup) huzûra konulmuştu. Resûl-i Ekrem yanına yaklaşınca Ümeyye: - Senden Allah`a sığınırım, dedi. Resûl-i Ekrem de: - Ey Ümeyye, sen (şânı) büyük olan (Allah) a sığındın, artık âilenin yanına git, buyurdu.
HadisNo : 1832


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Kadın rûhiyâtına vukuf;Talâk (boşama)
Ravi : Ebû Üseyd
Baslik : EBÎ ÜSEYD HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre Ümeyye Resûlullah`ın yanına konuldu. Yanında ebesi, dadısı da bulunuyordu. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem: - Nefsini bana bağışlayınız, diye taltîf buyurdu. Ümeyme: - Hiç melîke bir kadın nefsini teb`asına bağışlar mı? diye karşıladı. Râvî Ebû Üseyd der ki: Bunun üzerine Resûl-i Ekrem kadının asabiyetini yatıştırmak için elini uzatıp başına koymak istediğinde Ümeyye: - Senden Allah`a sığınırım, dedi. Resûl-i Ekrem de: - Ey Ümeyye, sen yüce bir makama sığındın, buyurdu. Sonra Resûlullah bizim yanımıza çıktı. Ve bana: - Ey Ebâ Üseyd, sen Ümeyme`ye râzikiye (denilen beyaz keten kumaşdan biçilmiş) iki kat elbîse giydir ve âilesine götür, buyurdu.
HadisNo : 1833


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Talâk (boşama)
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre Kurazî Rifâa`nın karısı (Temîme) Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e gelerek: - Yâ Resûla`llah! Rifâa beni boşamıştı. (Ve üç talâk ile) talâk-ı kat`î kılmıştı. Sonra ben de Kurazî Abdurrahmân İbn-i Zübeyr ile evlenmiştim. Fakat Abdurrahmân`ın erliği şu elbîse saçağı gibi (gevşek) dir. (Erlik vazîfesini göremiyor) dedi. Resûl-i Ekrem: - Sanırım ki sen (eski zevcin) Rifâa`ya varmak istiyorsun. Fakat (ikinci zevcin) Abdurrahmân senin balcağazından, sen de onun balcağızından tatmadıkça bu olamaz (varamazsın) buyurdu.
HadisNo : 1834


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Hz. Peygamber`in öteki âilelerine karşı Hz. Âişe ile Hz. Hafsa`nın birleşmesi
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik : HAZRET-İ HAFSA`YA KARŞI RESÛLULLÂH`I SOĞUTMAK İÇİN DİĞER KADINLARIN NASIL HAREKETE GEÇTİKLERİNİ GÖSTEREN HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Resûlullah balı ve helvayı severdi. İkindi namazından döndüğü zaman kadınlarının yanına girerdi. Ve kadınlarından birisinin yanına yaklaşırdı. Bir kere Resûlullah Ömer`in kızı Hafsa`nın yanına girmişti. Orada her zamankinden çok kaldı. Bunu ben kıskandım. Ve bunun sebebini soruşturdum. Bana bildirildiğine göre Hafsa`ya akrabâsından bir kadın küçük bir çömlek bal hediye etmişdi. O da bu baldan şerbet yapıp Resûlullah`a içirmişti. Ben de kendi kendime: Vallahi bunun için muhakkak bir hîle yaparım, dedim. Bunun üzerin Zem`a kızı Sevde`ye şöyle ta`lîmât verdim: Biraz sonra sana Resûlullah gelir, yaklaştığında: Yâ Resûla`llah, megafîr mi yediniz? dersin. O da sana hayır, der. Bunun üzerine sen de: Ya sizden bana gelen bu koku nedir? diye sorarsın. O da sana tabiî: Hafsa bal şerbeti içirmişti, diyecektir. Sen de: Öyle ise o balın arısı, onu Urfud ağacından toplamıştır, dersin. Bana geldiğinde ben de öyle diyeceğim. Safiyye, sen de böyle söyle, dedim. Bu ta`lîmâtım tatbîki sûretini Hazret-i Âişe şöyle anlatmıştır: Sevde dedi ki: Vallahi çok geçmedi Resûlullah kapımın önünde durdu. Yâ Âişe senden korkumdan bana emrettiğin sözü hemen Resûlullah`a söylemeğe azmettim. Resûlullah Sevde`ye yaklaşınca: Yâ Resûla`llah, Megafîr zamkı mı yediniz? demiş. O da: Hayır, diye cevab vermiş. Sevde: Sizden gelen bu koku nedir ya? demiş. Resûl-i Ekrem de: Hafsa bal şerbeti içirmişdi, buyurmuş. Resûlullah benim odama dönüp geldiğinde ben de böyle söyledim. Safiyye`e gittiğinde o da böyle söylemişti. Sonra Resûlullah dönüp Hafsa`nın nöbetinde yanına vardığında Hafsa: Yâ Resûla`llah! Bal şerbetinden cenâbınıza içireyim mi? dediğinde: Hayır bana onun lüzûmu yoktur, buyurdu. Âişe (rivâyetine son vererek) der ki: Sevde bana: Vallahi Resûlullah`a biz bal şerbetini haram ettik, diyordu. Ben de ona: Sus, dedim. (Ve Hafsa hakkındaki hîle ve tedbîrimin duyulmasını istemedim).
HadisNo : 1835


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Boşama mehri;Talâk (boşama)
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre Sâbit İbn-i Kays`ın karısı. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e gelerek: Yâ Resûla`llah zevcim Sâbit İbn-i Kays ahlâkı, dîni (düzgün bir kimsedir. Bu) hususda ona darılmış değilim. Lâkin ben (zevcimi hılkaten çirkin gördüğümden) Müslümanlık hayâtımda küfrü (îcâb eden bir harekette bulunmayı) çirkin buluyorum. (Bu cihetle kocamdan ayrılmak istiyorum) dedi. Resûl-i Ekrem: Sâbit`in vaktiye mehir verdiği bostanını kendisine iâde etmek ister misin? diye sordu. Kadın: Evet ederim, dedi. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem Sâbit İbn-i Kays`e: Bahçeyi al, bir talâk ile bu kadını bırak, buyurdu. (Kadın bahçeyi, Sâbit de talâkını verdi.)
HadisNo : 1836


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Talâk (boşama)
Ravi : Abdullâh b. Abbâs
Baslik : İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre (Hazret-i Âişe`nin câriyesi) Berîre`nin kocası, Mugîys denilen bir köle idi. (Berîre`yi çılgınca severdi). Hâlâ gözümün önünde görür gibiyim. Zavallı Muğîys ağlı(Zeker) ve göz yaşlarını sakalına dökülerek Berîre`nin arkasında döner dolaşırdı (Berîre ise hiç hoşlanmazdı). Bir kere Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (babam) Abbâs`a: - Ey Abbâs! Mugîys`in Berîre`ye aşırı sevgisine, Berîre`nin de ona olan buğzuna, nefretine hayret etmez misin? buyurdu. Sonra da Berîre`ye: Keşki şu Mugîys`e rucû` etsen olmaz mı? buyurdu. Berîre de: - Yâ Resûla`llah! Mürâcaatımı emrediyor musunuz? dedi. Resûl-i Ekrem: - Hayır ben (emretmiyorum;) şefâat ve iltimâs ediyorum, buyurdu. Bunun üzerine Berîre: - Öyle ise o adama benim ihtiyâcım yoktur, dedi.
HadisNo : 1837


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Yetim vâsisi
Ravi : Sehl b. Sa`d
Baslik : RESÛL-İ EKREM`İN, ÂHİRET`TE, YETÎM İŞLERİNE BAKANLARIN YANINDA BULUNACAĞINI MÜJDELEMESİ
Hadis : Rivâyete göre Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: "Ben, yetim işine bakan kimse ile berâber Cennet`te şöyle bulunacağız!" buyurmuş ve şahâdet parmağıyle orta parmağını bir az açarak işâret etmiş (ve halka göstermiş) dir.
HadisNo : 1838


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Çocuk soya çeker
Ravi : Ebû Hüreyre
Baslik : EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre (Bâdiye halkından) bir kişi Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e gelerek: - Yâ Resûla`llah! Benim siyah çocuğum oldu. (Karımdan şüpheleniyorum) dedi. Resûl-i Ekrem de: - Senin develerin var mı? diye sordu. Bedevî: - Evet var, dedi. - O develerin renkleri nasıldır? diye sordu: - Kırmızdır, diye cevab verdi. - Bunların içinde beyazı siyaha çalar boz deve var mıdır? dedi. - Evet vardır, diye cevab verdi. Resûl-i Ekrem: - O boz renk nereden oldu? diye sordu. Bedevî - Soyunun bir damarına çekmiş olsa gerek, dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: - Oğlun da eski bir soy köküne çekmiş olabilir, buyurdu.
HadisNo : 1839

Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Boşama mehri;Li`ân;Mülâ`ane;Talâk (boşama)
Ravi : Abdullâh b. Ömer
Baslik : LİÂN HADÎSİ
Hadis : Gelen -biribirlerine lâ`netle şahâdet eden karı koca hakkındaki hadîsde- Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in lâ`netleşen karı ile kocaya şöyle dediği rivâyet olunmuştur: - (Allah bilir ve bu cihetle) hesâbınız Allah`a âittir. (Kulun bildiği şudur ki:) İkinizden biri yalancıdır. (Ve zevce hitâb ederek: Mülâaneden sonra) kadın üzerinde alâkan ve kocalık hakkın kalmaz, (ayrılırsınız,) buyurdu. Bunun üzerine zevc: - Yâ Resûla`llah! Ya benim (mehir olarak verdiğim) malım ne olacak? dedi. Resûl-i Ekrem: - O mal sana âid değildir. Çünkü sen kadına zinâ isnâdında doğru olsan bile, o malı sen, kadının ırzını kendine halâl kılmak mukabilinde vermişdin (ve kadının olmuştu). Eğer sen zinâ isnâdında yalancı isen mehir malını istemek sana daha uzakdır, buyurdu.
HadisNo : 1840


Fasil : KİTÂBÜ`TALÂK
Konu : Başlık;İddet içinde süslenmek;Mehir;Ölüye yas tutmak
Ravi : Ümm-i Seleme
Baslik : ÜMM-İ SELEME HADÎSİ
Hadis : Rivâyete göre, kocası ölen bir kadının akrabâsı, onun gözlerinin ağrımasından endîşe ederek Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e gelip kadının gözlerine sürme çekmesine izin istediler. Fakat Resûl-i Ekrem izin vermedi, şöyle buyurdu: O kadın iddet içinde sürme çekemez. Hem ey kadınlar! (Câhiliyet zamânında) sizden biriniz (in kocası öldüğünde) en kötü elbîsesi içinde ve evininin en fenâ bir tarafında bir sene beklerdi (ve koku sürünmez, kocasının bir sene mâtemini tutardı). Bir sene tamâm olup da yanından bir köpek geçip gittiği sırada kadın yerden bir deve tezeği (alıp kendi omuzundan arkaya) atardı. (Ve bu sûretle mâteminden çıkardı). Hülâsa bu kadın kocasının vefâtından i`tibâren dört ay on gün geçmedikçe gözlerine sürme çekemez.
HadisNo : 1841

RAŞiT TUNCA

BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA
Raşit Tunca

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik

BOARD KISAYOLLARI

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak



WEB-TUNCA


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY

G A L A T A S A R A Y


FENERBAHÇE


F E N E R B A H C E


BEŞiKTAŞ

B E Ş i K T A Ş


TRABZONSPOR

T R A B Z O N S P O R


MiLLi TAKIM

M i L L i T A K I M


ETKiNLiKLERiMiZ


“Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al”
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN

“ Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca, Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca, Hak intikamını, Kulunun Eliyle Alır da, Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."
(Hz. Mevlana)