MUHAMMED
Muhammed

BAYRAK
TC Bayrak

Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
» Members: 7
» Latest member: Muhammed
» Forum threads: 5,305
» Forum posts: 5,909

Full Statistics

DOWNLOADEN
"Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri, E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz"
(Raşit Tunca)

AYET
"Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır"
ENBİYA Suresi 105

FELSEFEMiZ
"iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR,
Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir.
islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip,
Onunla Yaşayabilmekdir"

(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Raşit Tunca Sözü
"Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun."
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ
"Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır."
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)


   

NASR SURESİNDEKİ “O'NA İSTİĞFAR ET” EMRİ

İstiğfar nedir, nasıl yapılır? Kur'an-ı Kerim, hadis-i şerifler ve rivayetler ışığında istiğfarın hakikati

Raşit Tunca Anlatıyor



1. NASR SURESİ'NİN SON AYETİNDEKİ “O'NA İSTİĞFAR ET” EMRİ NE ANLAMA GELİR?

Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ, Resûlullah Efendimize (s.a.v.) şöyle buyurur:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

NASR SURESİ, 1-3. AYETLER

إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ ۝ وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا ۝ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Türkçe meali:

1. Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde,

2. İnsanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde,

3. Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir.

Buradaki son ayetin en önemli emirlerinden biri şudur:

وَاسْتَغْفِرْهُ

VESTAĞFİRHÜ

O'ndan mağfiret dile, O'na istiğfar et.

Buradaki zamir Allah Teâlâ'ya dönmektedir. Yani Allah, Peygamber Efendimize (s.a.v.) doğrudan doğruya kendisinden bağışlanma dilemesini emretmektedir.

Burada üzerinde düşünülmesi gereken çok önemli bir incelik vardır:

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Allah'ın en sevgili kulu, günahlardan korunmuş peygamberi olduğu hâlde kendisine istiğfar etmesi emredilmiştir.

Öyleyse istiğfar yalnızca günahkârların, hata edenlerin veya büyük günah işlemiş insanların yapacağı bir ibadet değildir. İstiğfar, kulun Rabbi karşısındaki kulluk şuurunun, acziyetinin, tevazusunun ve Allah'a yönelişinin de bir ifadesidir.

Nasr Suresi'nin bu emri bize şunu öğretmektedir:

İnsan başarıya ulaştığında, Allah'ın yardımına mazhar olduğunda, bir hayrı tamamladığında ve güzel bir netice elde ettiğinde dahi Rabbini tesbih etmeli, O'na hamdetmeli ve O'ndan mağfiret dilemelidir.

Çünkü kulun elde ettiği her nimet Allah'ın lütfudur. Kul ise ne kadar ibadet ederse etsin, Allah'ın hakkını gerektiği gibi yerine getirebilmiş değildir.

Nasr Suresi'ndeki bu emir, dolayısıyla yalnızca günahların bağışlanmasını istemek değil, kullukta eksik kalan yönlerimizi de Allah'ın affına havale etmektir.



2. İSTİĞFAR KELİMESİNİN ARAPÇA YAZILIŞI, OKUNUŞU VE MANASI

İstiğfar kelimesi Arapça kökenlidir. غ ف ر (Ğ-F-R) kökünden gelir.

Bu kökün temel anlamları örtmek, korumak, bağışlamak ve günahın kötü neticesinden muhafaza etmektir.

İstiğfarın Arapça yazılışı:

اِسْتِغْفَارٌ

Okunuşu: İstiğfâr.

Fiil olarak:

اِسْتَغْفَرَ

İsteğfara: Bağışlanma diledi.

İstiğfar etmek:

اِسْتَغْفَرَ اللّٰهَ

İstağferallâh: Allah'tan mağfiret diledi.

Burada önemli bir mana inceliği bulunmaktadır: Mağfiret, yalnızca günahın affedilmesini istemek değildir. Aynı zamanda kulun günahının kötü neticelerinden, utandırıcı sonuçlarından ve ilahî azabından korunmasını da istemesidir.

Dolayısıyla istiğfar, kulun Allah'a şöyle yönelmesidir:

Ya Rabbi! Ben hata ettim. Sen ise affedicisin. Günahımı bağışla, kusurumu ört, beni günahımın kötü neticelerinden muhafaza et ve rahmetinden mahrum bırakma.

EN KISA VE EN YAYGIN İSTİĞFAR

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ

ESTAĞFİRULLAH

Allah'tan bağışlanma dilerim.

Kelime kelime:

أَسْتَغْفِرُ – Estağfiru: Bağışlanma diliyorum.

اللّٰهَ – Allah: Allah'tan.

Bu ifade, istiğfarın en kısa ve öz şekillerinden biridir.

BİR DİĞER YAYGIN İSTİĞFAR

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ

Okunuşu: Estağfirullâhe ve etûbü ileyh.

Manası: Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim.

Bu ifadede iki önemli yön bir araya gelir:

- İstiğfar: İşlenmiş hataların bağışlanmasını istemek.
- Tövbe: Günahı terk ederek Allah'a yönelmek ve O'na dönmek.

Bu sebeple istiğfar ve tövbe birbirini tamamlayan iki önemli kulluk hâlidir.



3. İSTİĞFAR İLE TÖVBE ARASINDAKİ FARK NEDİR?

İstiğfar ile tövbe birbirine çok yakın kavramlar olmakla beraber aynı manayı ifade etmezler.

İstiğfar, Allah'tan günahların ve kusurların bağışlanmasını dilemektir.

Tövbe, işlenen günahtan vazgeçerek Allah'a dönmek, pişmanlık duymak ve bir daha aynı günaha dönmemeye azmetmektir.

Bunları bir örnekle açıklayalım:

Bir insan bir günah işlediğinde, Estağfirullah diyerek Allah'tan bağışlanma diler. Fakat aynı günahı işlemeye devam etmeyi düşünüyorsa, burada gerçek anlamda tövbenin gerektirdiği dönüş henüz gerçekleşmemiştir.

Samimi tövbe için:

1. Günahı terk etmek.
2. İşlediği günahtan dolayı pişmanlık duymak.
3. Bir daha o günaha dönmemeye samimiyetle karar vermek.
4. Kul hakkı söz konusuysa hakkı sahibine iade etmek veya helallik almak gerekir.

Elbette insan tekrar hata edebilir. Böyle bir durumda ümitsizliğe düşmek değil, yeniden samimiyetle Allah'a yönelmek gerekir.

Çünkü Allah'ın tövbe kapısı kullarına açıktır. Nitekim Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) Allah'ın gece ve gündüz tövbe eden kullarını kabul ettiğini bildirmiştir.

Kaynak: Sahih-i Müslim, 2759.



4. KUR'AN-I KERİM'DE İSTİĞFARIN YERİ VE ÖNEMİ

İstiğfar, Kur'an-ı Kerim'de birçok ayette doğrudan emredilmiş, peygamberlerin dualarında yer almış ve müminlerin önemli özelliklerinden biri olarak zikredilmiştir.

Kur'an'da istiğfarın yalnızca günahların bağışlanması için değil, rahmete, berekete, Allah'ın yardımına ve kurtuluşa vesile olan bir kulluk olduğu da bildirilmiştir.

Şimdi bu ayetleri inceleyelim.

1. NASR SURESİ, 3. AYET

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Okunuşu:

Fe sebbih bihamdi Rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.

Manası:

Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir.

Bu ayet, istiğfarın Kur'an'daki en dikkat çekici emirlerinden biridir.

Burada Allah Teâlâ, tesbih ve hamdin hemen ardından istiğfarı zikretmektedir.

Bunun üzerinde düşünmek gerekir. Kul Allah'ı tesbih eder, O'na hamd eder, O'nun büyüklüğünü ve kusursuzluğunu kabul eder. Ardından kendi kulluğundaki eksiklikleri görerek Allah'tan mağfiret diler.

Böylece tesbih, hamd ve istiğfar aynı kulluk bütünlüğü içerisinde birleşir.

2. ÂL-İ İMRÂN SURESİ, 17. AYET

الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنْفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالْأَسْحَارِ

Okunuşu:

Es-sâbirîne ves-sâdikîne vel-kânitîne vel-münfikîne vel-müstağfirîne bil-eshâr.

Manası:

Sabredenler, doğru olanlar, gönülden itaat edenler, Allah yolunda harcayanlar ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.

Burada özellikle seher vakitlerinde istiğfar eden kullardan bahsedilmektedir.

Seher vakti, gecenin son bölümüdür. İnsanların büyük çoğunluğunun uykuda olduğu bu vakitte uyanarak Allah'a yönelmek, kulun samimiyetini ve Rabbine olan bağlılığını gösteren güzel amellerdendir.

Kur'an'ın müminleri anlatırken seherlerde istiğfar edenleri ayrıca zikretmesi, bu ibadetin ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir.

3. ÂL-İ İMRÂN SURESİ, 135. AYET

وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُوا أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللَّهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا اللَّهُ

Okunuşu:

Vellezîne izâ fealû fâhişeten ev zalemû enfüsehüm zekerullâhe festağferû lizünûbihim. Ve men yağfiruz-zünûbe illallâh?

Manası:

Onlar çirkin bir iş yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir?

Bu ayet istiğfarın çok önemli bir yönünü ortaya koymaktadır.

Mümin hata edebilir. Ancak mümini diğerlerinden ayıran özelliklerden biri, hatasında ısrar etmemesi ve Allah'ı hatırlayarak O'na yönelmesidir.

Ayetin devamında, bile bile yaptıkları yanlışlarda ısrar etmeyenler övülmektedir.

Demek ki istiğfar, sadece dille söylenen bir kelime değil, insanın davranışlarında da karşılığı bulunması gereken bir kulluktur.

4. NİSÂ SURESİ, 106. AYET

وَاسْتَغْفِرِ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا

Okunuşu:

Vestağfirillâh. İnnallâhe kâne gafûran rahîmâ.

Manası:

Allah'tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Bu ayet, doğrudan Allah'tan mağfiret dilemeyi emretmektedir.

5. HÛD SURESİ, 3. AYET

وَأَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوا إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُمْ مَتَاعًا حَسَنًا إِلَىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى

Okunuşu:

Ve enistağfirû Rabbeküm sümme tûbû ileyh. Yümetti'küm metâan hasenen ilâ ecelin müsemmâ.

Manası:

Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yaşatsın.

Bu ayette istiğfar ile tövbenin peş peşe zikredilmesi dikkat çekicidir.

İnsan önce bağışlanma diler, ardından hayatını Allah'ın istediği istikamete döndürür.

Ayet, bu yönelişin güzel bir hayatla ilişkisine de işaret etmektedir.

6. NÛH SURESİ, 10-12. AYETLER

فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا ۝ يُرْسِلِ السَّمَاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًا ۝ وَيُمْدِدْكُمْ بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ أَنْهَارًا

Okunuşu:

Fe kultü'stağfirû Rabbeküm. İnnehû kâne ğaffârâ.

Yürsilis-semâe aleyküm midrârâ.

Ve yüm didküm bi-emvâlin ve benîne ve yec'al leküm cennâtin ve yec'al leküm enhârâ.

Manası:

Dedim ki: Rabbinizden bağışlanma dileyin. Çünkü O çok bağışlayandır.

Üzerinize bol bol yağmur göndersin.

Mallarınızı ve çocuklarınızı çoğaltsın, sizin için bahçeler var etsin ve sizin için ırmaklar akıtsın.

Bu ayetler, Hz. Nûh'un (a.s.) kavmine yaptığı daveti anlatmaktadır.

Burada istiğfarın rahmet, yağmur, rızık, mal, evlat, bahçeler ve ırmaklarla birlikte zikredildiğini görüyoruz.

Bundan şu ders çıkarılmalıdır: İstiğfar, yalnızca ahiret hayatıyla ilgili bir ibadet değildir. Allah'ın rahmetini ve bereketini istemenin de yollarından biridir.

Ancak bu ayetler, her istiğfar edenin mutlaka belirli miktarda mal veya evlat sahibi olacağı şeklinde anlaşılmamalıdır. Allah'ın lütfu hikmetine bağlıdır.

7. ZÜMER SURESİ, 53. AYET

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Okunuşu:

Kul yâ ibâdiyellezîne esrafû alâ enfüsihim lâ taknetû min rahmetillâh. İnnallâhe yağfiruz-zünûbe cemîâ. İnnehû hüvel-ğafûrur-rahîm.

Manası:

De ki: Ey kendilerine karşı aşırı giderek günah işleyen kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Bu ayet, günahları sebebiyle Allah'ın rahmetinden ümidini kesen insanlar için büyük bir müjdedir.

İnsan ne kadar hata etmiş olursa olsun, samimi bir şekilde Allah'a yönelmekten vazgeçmemelidir.

Burada önemli olan, bu ayeti günah işlemeye izin veren bir ifade gibi anlamamaktır. Ayetin müjdesi, günahında ısrar edenlere değil, Allah'ın rahmetine dönmek isteyen kullara umut vermektedir.

8. TAHRÎM SURESİ, 8. AYET

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَصُوحًا

Okunuşu:

Yâ eyyühellezîne âmenû tûbû ilallâhi tevbeten nasûhâ.

Manası:

Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle, samimi bir tövbe ile tövbe edin.

Bu ayet, tövbenin sadece sözden ibaret olmaması gerektiğini öğretmektedir.

Samimi tövbe, kalbin pişmanlığını, iradenin dönüşünü ve davranışların düzelmesini beraberinde getirir.



5. PEYGAMBER EFENDİMİZİN (S.A.V.) İSTİĞFAR HAKKINDAKİ HADİS-İ ŞERİFLERİ

Kur'an-ı Kerim'de istiğfar emredildiği gibi Resûlullah Efendimizin hayatında da istiğfar çok önemli bir yer tutmuştur.

Hatta Peygamber Efendimizin (s.a.v.) istiğfarı, bizler için en güzel örneklerden biridir.

1. RESÛLULLAH EFENDİMİZ GÜNDE YÜZ DEFA İSTİĞFAR EDERDİ

إِنَّهُ لَيُغَانُ عَلَى قَلْبِي وَإِنِّي لَأَسْتَغْفِرُ اللَّهَ فِي الْيَوْمِ مِائَةَ مَرَّةٍ

Okunuşu:

İnnehû leyüğânü alâ kalbî ve innî leestağfirullâhe fil-yevmi mietete merratin.

Manası:

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Bazen kalbimi bir hâl kaplar. Ben de günde yüz defa Allah'tan bağışlanma dilerim."

Kaynak: Sahih Müslim, 2702.

Bu hadis üzerinde çok düşünmek gerekir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) günde yüz defa istiğfar ettiğini bildirmektedir.

Burada geçen kalbin örtülmesi veya kaplanması anlamındaki ğayn ifadesi, âlimler tarafından kalpte meydana gelen geçici hâller, meşguliyetler ve zikirdeki kesintiler gibi farklı şekillerde açıklanmıştır.

Bunu Peygamberimizin günah işlediği şeklinde yorumlamak doğru değildir.

Hadisin bizlere öğrettiği en önemli husus şudur:

İnsan ne kadar yüksek bir kulluk derecesinde olursa olsun, Allah'ı anmaktan, O'na yönelmekten ve istiğfar etmekten müstağni değildir.

2. PEYGAMBER EFENDİMİZ GÜNDE YETMİŞTEN FAZLA İSTİĞFAR EDERDİ

وَاللَّهِ إِنِّي لَأَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ فِي الْيَوْمِ أَكْثَرَ مِنْ سَبْعِينَ مَرَّةً

Okunuşu:

Vallâhi innî leestağfirullâhe ve etûbü ileyhi fil-yevmi eksera min seb'îne merraten.

Manası:

Allah'a yemin ederim ki ben günde yetmiş defadan fazla Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim.

Kaynak: Sahih-i Buhârî, 6307.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yüz defa ve yetmişten fazla şeklindeki iki rivayetin birbirine aykırı olmadığıdır. Bunlar farklı sahabilerden gelen, farklı zamanlarda nakledilmiş rivayetlerdir.

Her iki hadis de Resûlullah Efendimizin istiğfarı çokça yaptığını göstermektedir.

3. NASR SURESİ İNDİKTEN SONRA PEYGAMBERİMİZİN İSTİĞFARI

Hz. Âişe validemizden (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) rükû ve secdelerinde şu duayı çokça okurdu:

سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي

Okunuşu:

Sübhâneke Allâhümme Rabbenâ ve bihamdik. Allâhümmağfir lî.

Manası:

Allah'ım! Rabbimiz! Seni noksanlıklardan tenzih ederim ve Sana hamd ederim. Allah'ım, beni bağışla.

Kaynak: Sahih-i Buhârî, 4967-4968; Sahih Müslim, 484.

Hz. Âişe validemiz, Resûlullah'ın bu davranışının Nasr Suresi'nin indirilmesinden sonra gerçekleştiğini bildirmiştir.

Bu rivayet, Nasr Suresi'nin son ayetindeki emrin Peygamber Efendimizin ibadet hayatında nasıl karşılık bulduğunu göstermektedir.

Allah'ın emri karşısında Resûlullah (s.a.v.) tesbih, hamd ve istiğfarı bir araya getirmiştir.

4. SEYYİDÜ'L-İSTİĞFAR: İSTİĞFARIN EFENDİSİ

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) öğrettiği en kapsamlı istiğfar dualarından biri Seyyidü'l-İstiğfar'dır.

Bu dua, Buhârî'de sahih olarak rivayet edilmiştir.

سَيِّدُ الِاسْتِغْفَارِ

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَىٰ عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ

Türkçe okunuşu:

Allâhümme ente Rabbî, lâ ilâhe illâ ente. Halaktenî ve ene abdük. Ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü. Eûzü bike min şerri mâ sana'tü. Ebûü leke bi-ni'metike aleyye ve ebûü bi-zenbî. Fağfir lî fe innehû lâ yağfiruz-zünûbe illâ ente.

Türkçe manası:

Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücüm yettiği kadar Sana verdiğim söz ve ahit üzereyim. Yaptıklarımın kötülüğünden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri kabul ederim ve günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla. Çünkü günahları Senden başka bağışlayacak yoktur.

Kaynak: Sahih-i Buhârî, 6306. Şeddâd bin Evs (r.a.) rivayetidir.

Bu duanın neden Seyyidü'l-İstiğfar, yani istiğfarların efendisi olarak isimlendirildiğini anlamak için içeriğine bakmak yeterlidir.

Çünkü bu duada kul:

- Allah'ın Rabbi olduğunu kabul eder.
- Tevhidini ilan eder.
- Kendisinin Allah'ın kulu olduğunu itiraf eder.
- Allah'a verdiği söz ve ahdi hatırlar.
- Yaptığı kötülüklerden Allah'a sığınır.
- Allah'ın nimetlerini kabul eder.
- Kendi günahını itiraf eder.
- Yalnızca Allah'tan mağfiret ister.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu duayı gündüz inanarak okuyan ve akşam olmadan vefat eden kimsenin, gece inanarak okuyup sabah olmadan vefat eden kimsenin cennet ehlinden olacağını müjdelemiştir.

Bu müjde, duanın yalnızca dil ile tekrarlanmasından ibaret değildir. Hadiste özellikle ona kesin bir iman ve gönülden bağlılıkla söylemek vurgulanmaktadır.



6. İSTİĞFAR HAKKINDA DİĞER HADİSLER VE RİVAYETLER

1. ALLAH TÖVBE EDEN KULUNUN TÖVBESİNE SEVİNİR

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

لَلَّهُ أَشَدُّ فَرَحًا بِتَوْبَةِ عَبْدِهِ حِينَ يَتُوبُ إِلَيْهِ

Manası:

Allah, kulunun kendisine tövbe etmesine, sizden birinin kaybettiği bineğini bulduğunda duyduğu sevinçten daha fazla sevinir.

Kaynak: Sahih-i Müslim, 2747.

Bu hadis, Allah'ın kullarına olan rahmetinin ne kadar geniş olduğunu anlatmaktadır.

Kulun günahı ne kadar büyük olursa olsun, samimi bir şekilde Allah'a dönmesi, Allah'ın rahmetinden ümit kesmemesi gerekir.

2. GÜNAH İŞLEYEN KUL TEKRAR TÖVBE EDERSE

Ebû Hüreyre'den (r.a.) rivayet edilen kudsî hadiste, bir kul günah işledikten sonra Rabbinden bağışlanma diler. Allah onun günahını bağışlar. Kul tekrar günah işler ve yine Rabbinden bağışlanma diler. Allah yine onu bağışlar.

Hadisin sonunda Allah Teâlâ'nın, kulunun kendisini bağışlayan bir Rabbi olduğunu bildiğini ifade ettiği nakledilir.

Kaynak: Sahih-i Buhârî, 7507; Sahih-i Müslim, 2758.

Bu rivayetin manası, insanın günah işlemeye devam edip nasıl olsa affedileceğini düşünmesi değildir.

Bilakis, insanın günah karşısında ümitsizliğe kapılmaması, her defasında samimiyetle Allah'a dönmesi gerektiğidir.

3. GÜNAHINDAN DOLAYI İSTİĞFAR EDEN KİMSE

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

كُلُّ بَنِي آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ

Okunuşu:

Küllü benî Âdeme hattâûn ve hayrul-hattâîne't-tevvâbûn.

Manası:

Âdemoğullarının hepsi hata eder. Hata edenlerin en hayırlıları ise çokça tövbe edenlerdir.

Kaynak: Câmiu't-Tirmizî, 2499. Hadis hasen olarak değerlendirilmiştir.

Burada insanın hatasız olamayacağı, asıl faziletin hatadan sonra Allah'a yönelmekte bulunduğu anlatılmaktadır.

4. İSTİĞFARIN RIZIK VE BEREKETE VESİLE OLMASI

Yukarıda Nûh Suresi'nin 10-12. ayetlerinde gördüğümüz gibi, Hz. Nûh (a.s.) kavmini istiğfara davet etmiş ve Allah'ın yağmur, mal, evlat ve nimetler vereceğini bildirmiştir.

Bu konuyla ilgili olarak Tirmizî'de de şu rivayet bulunmaktadır:

أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ

Okunuşu:

Estağfirullâhel-azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-Hayyül-Kayyûm ve etûbü ileyh.

Manası:

Kendisinden başka ilah bulunmayan, daima diri ve bütün varlıkları ayakta tutan yüce Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim.

Bu istiğfar hakkında Tirmizî'de bir rivayet bulunmaktadır. Tirmizî, rivayeti garib olarak nitelemiş; Darusselâm tahkikinde hasen olarak derecelendirilmiştir.

Burada hadislerin sıhhat derecelerini birbirinden ayırmak önemlidir. Her duyulan istiğfar rivayetini sahih hadis olarak kabul etmek doğru değildir.



7. İSTİĞFAR NASIL EDİLİR? İSTİĞFARIN EDEBİ VE USULÜ

İstiğfar etmek için mutlaka belirli bir mekânda bulunmak, özel bir kıyafet giymek veya belli bir merasim gerçekleştirmek gerekmez.

Kul, her zaman ve her yerde Allah'tan bağışlanma dileyebilir.

Ancak istiğfarın bir edebi, bir şuur ve bir kulluk anlayışı vardır.

Birinci merhale: Günahı ve kusuru kabul etmek.

İnsan önce kendi kusurunu görmelidir. Kendini daima haklı görmek, hatalarını başkalarına yüklemek ve nefsini temize çıkarmak istiğfar şuuruna aykırıdır.

İkinci merhale: Allah'ın huzurunda tevazu göstermek.

Kul, Allah'ın büyüklüğünü ve kendi acziyetini idrak etmelidir.

Estağfirullah derken yalnızca bir kelimeyi tekrar etmemeli, gerçekten bağışlanmaya muhtaç olduğunu bilmelidir.

Üçüncü merhale: Pişmanlık duymak.

İşlenen günahın yanlış olduğunu kalben kabul etmek, samimi tövbenin temelidir.

Dördüncü merhale: Allah'tan mağfiret istemek.

Kul, Allah'ın isim ve sıfatlarını hatırlayarak O'na dua etmelidir.

Örneğin:

يَا غَفُورُ اغْفِرْ لِي

Yâ Ğafûru, iğfir lî.

Ey çok bağışlayan Allah'ım, beni bağışla.

Beşinci merhale: Günahı terk etmek ve düzelmek.

Gerçek istiğfarın insanın hayatına yansıması gerekir. İnsan, yanlışlarından dönmeye ve kendisini düzeltmeye gayret etmelidir.

İSTİĞFAR EDERKEN ELLER KALDIRILIR MI?

İstiğfar, namazın dışında otururken, yürürken, çalışırken veya yatarken yapılabilir.

Allah'a dua ederken elleri kaldırmak caiz ve dua adabındandır. Ancak istiğfarın mutlaka eller kaldırılarak yapılması gerektiğine dair genel bir şart yoktur.

İSTİĞFAR İÇİN ABDEST GEREKİR Mİ?

Hayır. İstiğfar etmek için abdest şart değildir.

Abdestli olmak elbette güzel bir hâl olmakla birlikte, abdestsiz bir insanın da Allah'ı zikretmesi ve istiğfar etmesi mümkündür.

İSTİĞFAR İÇİN BELİRLİ BİR SAYI VAR MIDIR?

İstiğfarın kendisi için her durumda geçerli, zorunlu bir sayı belirlenmemiştir.

Ancak Peygamber Efendimizin (s.a.v.) günde yüz defa istiğfar ettiğine dair sahih rivayet bulunmaktadır.

Dolayısıyla yüz defa istiğfar etmek sünnetten dayanağı bulunan güzel bir uygulamadır.

Bunun dışında kişi gücü yettiği kadar daha fazla da istiğfar edebilir.

Önemli olan sayıdan önce ihlas, devamlılık ve kalbin Allah'a yönelmesidir.



8. İSTİĞFARIN EN FAZİLETLİ VAKİTLERİ

İstiğfar her zaman yapılabilir. Bununla birlikte Kur'an ve sünnette bazı vakitlerin özellikle ön plana çıkarıldığını görüyoruz.

1. SEHER VAKTİ

Âl-i İmrân Suresi 17. ayette seherlerde istiğfar eden müminler övülmektedir.

2. GECENİN SON ÜÇTE BİRİ

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), gecenin son üçte birinde Allah'ın rahmet ve mağfiretinin tecellisine ilişkin müjdeyi bildirmiştir. Bu hadis Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim'de rivayet edilmiştir.

3. NAMAZLARIN ARDINDAN

Namazın ardından üç defa Estağfirullah demek, Peygamber Efendimizin sünnetindendir.

Namazdan selam verdikten sonra:

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ


Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah.

Ardından şu dua okunur:

اللَّهُمَّ أَنْتَ السَّلَامُ وَمِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

Manası:

Allah'ım! Sen selâmsın, selâmet Sendendir. Ey celâl ve ikram sahibi Allah'ım, Sen mübareksin.

Kaynak: Sahih Müslim, 591.

4. GÜNAH İŞLENDİĞİ ZAMAN

İnsan bir hata yaptığını fark ettiği anda istiğfar etmeli, tövbesini ertelememelidir.

5. GÜNÜN HER ANINDA

İstiğfar yalnızca belli vakitlere mahsus değildir. İnsan günlük işleriyle meşgulken de Allah'ı zikredebilir.



9. İSTİĞFARIN MANEVİ VE TASAVVUFİ BOYUTU

İstiğfarın zahirî manası, Allah'tan günahların bağışlanmasını dilemektir. Ancak bu ibadetin manevi ve tasavvufi yönüne baktığımızda daha derin bir kulluk anlayışıyla karşılaşırız.

Tasavvuf yolunda insanın en büyük mücadelelerinden biri nefsini tanımak, kusurlarını görmek ve kalbini Allah'tan uzaklaştıran hâllerden arındırmaktır.

İşte istiğfar, bu mücadelenin önemli vasıtalarından biridir.

A. İSTİĞFAR, NEFSİN KENDİSİNİ TEMİZE ÇIKARMASINI ENGELLER

İnsanın nefsinde kendisini beğenme, yaptıklarını yeterli görme ve kusurlarını görmezden gelme eğilimi bulunabilir.

Kişi bazen çok ibadet ettiği için kendisini başkalarından üstün görebilir. Bazen yaptığı hayırları büyütür, bazen de başkalarının kusurlarını görürken kendi kusurlarını unutur.

İstiğfar, insanı bu anlayıştan uzaklaştırır.

Çünkü istiğfar eden kişi, Rabbi karşısında daima eksik ve muhtaç olduğunu kabul eder.

B. İSTİĞFAR, KALBİN GAFL ETTEN UYANMASINA VESİLEDİR

İnsan sadece büyük günahlarla değil, günlük hayatın içinde meydana gelen gafletle de karşı karşıyadır.

Dünya işleri, mal mülk, geçim kaygısı, insanlar arasındaki münasebetler ve çeşitli meşguliyetler insanın kalbini Allah'ı anmaktan uzaklaştırabilir.

İstiğfar, insanın tekrar Rabbini hatırlamasına ve kalbini O'na yöneltmesine vesile olur.

C. İSTİĞFAR, İBADETLERDEKİ EKSİKLİKLERİN FARKINA VARMAKTIR

Bir insan namaz kılabilir, Kur'an okuyabilir, zikir yapabilir ve hayır işleyebilir.

Fakat yaptığı ibadetlerin içinde de eksiklikler bulunabilir.

Namazda huşû eksikliği, zikirde gaflet, hayırda riya tehlikesi veya kullukta ihlas noksanlığı meydana gelebilir.

Bu sebeple insan yalnızca işlediği günahlar için değil, ibadetlerindeki eksiklikler için de Allah'tan mağfiret dilemelidir.

Nasr Suresi'nde zafer ve fetih gibi büyük bir nimet karşısında dahi istiğfarın emredilmesi, bu bakımdan çok manidardır.

D. İSTİĞFAR, KALBİN ALLAH'A DÖNÜŞÜDÜR

Tasavvufî anlayışta insanın manevi yolculuğu, kalbin Allah'a yönelmesiyle anlam kazanır.

İstiğfar, bu yönelişin sürekli yenilenmesidir.

Kul her Estağfirullah dediğinde, Rabbine muhtaç olduğunu, O'nun affına ve merhametine sığındığını yeniden ifade eder.

Burada esas olan, yalnızca dilin hareket etmesi değil, kalbin de bu manaya iştirak etmesidir.



10. İSTİĞFARIN KABULÜNE ENGEL OLABİLECEK HÂLLER

İstiğfarın çokça yapılması elbette güzeldir. Fakat insanın bazı davranışlarına da dikkat etmesi gerekir.

- Günahı terk etmeden yalnızca dille bağışlanma dilemek.
- Günah işlemeye devam etmeyi normal görmek.
- Başkalarının haklarını ihlal etmek ve bunu düzeltmeye çalışmamak.
- İstiğfarı sadece dünyevî menfaat elde etmek için bir araç hâline getirmek.
- Allah'ın rahmetinden ümit kesmek.
- Kendisini başkalarından üstün görerek onların günahlarıyla meşgul olmak.

Özellikle kul hakkı meselesi önemlidir.

Bir insan başka birinin malını haksız yere almışsa, yalnızca Estağfirullah demesi yeterli değildir. Hakkı sahibine geri vermesi gerekir.

Bir insan bir başkasına zulmetmişse, mümkün olduğu ölçüde bu zulmü telafi etmeli ve helallik istemelidir.

İstiğfar, insanı yalnızca Allah ile olan münasebetinde değil, insanlarla olan münasebetinde de düzeltmelidir.



11. GÜNLÜK HAYATTA UYGULANABİLECEK İSTİĞFAR PROGRAMI

İstiğfarı günlük hayatın bir parçası hâline getirmek isteyen kimseler için şu uygulama güzel bir başlangıç olabilir.

SABAH – GÜNE BAŞLARKEN

- 3 defa Estağfirullah.
- 1 defa Seyyidü'l-İstiğfar.

NAMAZLARDAN SONRA

- 3 defa Estağfirullah.

GÜN İÇERİSİNDE

- 100 defa Estağfirullah.
- Dilerseniz Estağfirullâhe ve etûbü ileyh.

GECE YATMADAN ÖNCE

- Gün içerisinde yapılan hataları düşünmek.
- Samimiyetle tövbe etmek.
- Seyyidü'l-İstiğfar okumak.

Not: Bu, kişisel bir uygulama önerisidir; belirtilen sayıların tamamı için ayrı bir sünnet veya özel sevap vaadi bulunduğu iddia edilmemektedir.



12. İSTİĞFARIN HAKİKATİ: DİL, KALP VE AMEL BİRLİĞİ

Buraya kadar anlattıklarımızdan sonra istiğfarın üç önemli boyutunu bir arada değerlendirmek gerekir.

BİRİNCİSİ: DİLİN İSTİĞFARI

İnsan Estağfirullah der. Allah'tan bağışlanma diler. Bu, istiğfarın sözlü yönüdür.

İKİNCİSİ: KALBİN İSTİĞFARI

İnsan yaptığı yanlışlardan pişmanlık duyar. Allah'ın büyüklüğünü, kendi kusurlarını ve O'nun mağfiretine olan ihtiyacını idrak eder.

ÜÇÜNCÜSÜ: AMELİN İSTİĞFARI

İnsan yanlış davranışlarını terk eder. Haksızlıklarını düzeltir. Günahlarından uzaklaşır ve hayatını Allah'ın razı olacağı istikamete çevirmeye gayret eder.

Bu üçü birleştiğinde istiğfar, insanın bütün hayatını etkileyen bir kulluk hâline dönüşür.

Sadece dil ile söylenen istiğfar da bir zikirdir ve hayırlıdır. Ancak kalbin ve davranışların da bu zikre katılması, istiğfarın gerçek maksadına ulaşması bakımından önemlidir.



13. NASR SURESİ'NİN SON AYETİNDEN ÇIKARACAĞIMIZ EN BÜYÜK DERS

Şimdi tekrar Nasr Suresi'nin son ayetine dönelim:

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir.

Bu ayetin bize verdiği ders yalnızca günahlarımız için bağışlanma dilemek değildir.

Allah Teâlâ, Peygamber Efendimize (s.a.v.) büyük bir fetih ve insanların bölük bölük İslam'a girdiği bir zamanın ardından tesbih, hamd ve istiğfarı emretmiştir.

Böylece müminlere de çok önemli bir kulluk ölçüsü öğretilmiştir:

İnsan başarıya ulaşınca kendisini değil Allah'ı yüceltmelidir.

Bir hayır işleyince bunu kendi gücünden bilmemeli, Allah'ın lütfu olarak görmelidir.

İbadet edince kendisini kusursuz saymamalı, ibadetindeki eksiklikler için de Rabbinden mağfiret dilemelidir.

Bir nimet elde edince şükretmeli, bir hata yaptığında tövbe etmelidir.

İşte istiğfarın hakikati budur.

İstiğfar, yalnızca günah işlemiş bir insanın sığınacağı bir kapı değil, Allah'a yakınlaşmak isteyen her müminin hayatı boyunca ihtiyaç duyduğu bir kulluk ibadetidir.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) günde yetmişten fazla ve başka bir rivayette yüz defa istiğfar ettiğini bildirmiştir.

Öyleyse bizler de istiğfarı hayatımızdan çıkarmamalı, dilimizi Allah'ın zikriyle meşgul ederken kalbimizi de O'na yöneltmeliyiz.

Allah'ın mağfiretinden ümit kesmemeli, günahlarımızı küçük görmemeli ve hiçbir zaman tövbe kapısını kendimize kapatmamalıyız.

Nasr Suresi Bağlamında İstiğfar: Anlamı, Mahiyeti ve Kur’an-Hadis Işığında Derinlemesine Bir Tahlil
Özet
İstiğfar, kulun işlediği hata ve günahlardan dolayı Yüce Allah’tan bağışlanma dilemesi, O’na yönelerek af talep etmesidir. Nasr Suresi’nin son ayetinde geçen “فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ” (Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile) emri, zafer ve fetih anında bile kulun kendini aciz görmesi ve Allah’a sığınması gerektiğini gösteren temel bir ilkedir. Bu makalede, istiğfarın Arapça ve Türkçe yazılışı, manası, Nasr Suresi’ndeki bağlamı, Kur’an’daki diğer örnekleri ve hadis rivayetlerindeki yeri incelenerek konunun dini boyutu derinlemesine ele alınacaktır.

1. İstiğfar Nedir? Arapça ve Türkçe Yazılışı ile Manası
İstiğfar (الاستغفار), Arapça kökenli bir kelime olup “غفر” (ğ-f-r) kökünden türemiştir. Sözlükte “örtmek, gizlemek ve bağışlamak” anlamlarına gelen bu kök, istiğfar formunda “bağışlanma istemek, af dilemek” manasını kazanır. Dini terminolojide ise istiğfar, kulun işlediği günahlardan ve yaptığı hatalardan dolayı pişmanlık duyarak Allah’tan mağfiret niyaz etmesi, O’ndan af talep etmesidir.
Arapça Yazılışı ve Okunuşu:
İstiğfar kelimesinin Arapça yazılışı “الاستغفار” şeklindedir. Fiil olarak “istiğfar etmek” anlamında “اِسْتَغْفِرْ” (isteminde emir kipi) veya “أَسْتَغْفِرُ” (geniş zaman) formları kullanılır. En yaygın kullanılan istiğfar kalıbı ise “أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ” (Estağfirullah) olup “Allah’tan bağışlanma dilerim” demektir.
Türkçe Manası:
İstiğfar, “Allah’tan af ve mağfiret dilemek, günahların bağışlanmasını istemek” anlamına gelir. Nasr Suresi’nin son ayetinde geçen “وَاسْتَغْفِرْهُ” (vestağfirhü) ifadesi ise doğrudan “O’ndan bağışlanma dile” veya “O’na istiğfar et” şeklinde tercüme edilir. Buradaki zamir (hü), Yüce Allah’a racidir; yani “Allah’tan af dile” manasındadır.[/url]

2. Nasr Suresi’nin Son Ayeti Bağlamında “O’na İstiğfar Et” Ne Anlama Gelir?
Nasr Suresi, Mekke’nin fethini ve insanların akın akın İslam’a girişini müjdeleyen, aynı zamanda Hz. Peygamber’in vefatının yaklaştığına işaret eden surelerden biridir. Sure, üç ayetten oluşur ve son ayette şöyle buyrulur:
“فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا”
“O halde Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tevbeleri çok kabul edendir.”
Bu ayetteki “O’na istiğfar et” emri, son derece kritik bir bağlama sahiptir. İslam alimleri, bu emrin zafer ve fetih gibi büyük bir başarının hemen ardından gelmesini şöyle yorumlarlar: İnsan, en büyük başarıları elde ettiğinde bile kibre kapılmamalı, aksine kendi acizliğini ve kusurlarını görerek Allah’a sığınmalıdır. Hz. Ömer ve İbn Abbas gibi sahabiler, bu surenin Hz. Peygamber’in ecelinin yaklaştığına dair bir işaret olduğunu belirtmişlerdir; zira bir kulun görevi tamamlandığında, Rabbine hamd ve istiğfar ile yönelmesi en uygun davranıştır. Nitekim Hz. Peygamber, bu sure indikten sonra sık sık “Sübhânallâhi ve bihamdihî, estağfirullâhe ve etûbü ileyh” diyerek tesbih ve istiğfarda bulunmuştur.

3. Kur’an-ı Kerim’de İstiğfar ile İlgili Ayetler
Kur’an’da istiğfar, müminlerin temel vasıflarından biri olarak sunulur ve birçok ayette teşvik edilir. İşte konuyla ilgili bazı temel ayetler:
  • Nasr Suresi, 110/3: “Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tevbeleri çok kabul edendir.”
  • Âl-i İmrân Suresi, 3/135: “Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah’tan başka günahları kim bağışlar ki? Onlar bile bile işledikleri günahta ısrar etmezler.”
  • Nisâ Suresi, 4/110: “Kim bir kötülük yapar veya kendine zulmeder de sonra Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve merhametli bulur.”
  • Enfâl Suresi, 8/33: “Onlar istiğfar ettikleri (bağışlanma diledikleri) sürece Allah onlara azap edecek değildir.”
  • Muhammed Suresi, 47/19: “Bil ki Allah’tan başka ilah yoktur. Kendi günahın için ve mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma dile.”
Bu ayetler, istiğfarın sadece belirli anlarda değil, hayatın her evresinde ve özellikle hata sonrasında hemen başvurulması gereken bir sığınak olduğunu ortaya koymaktadır.

4. Hadis Rivayetleri Işığında İstiğfarın Mahiyeti ve Önemi
Hadis kaynakları, istiğfarın hem keyfiyeti hem de ehemmiyeti konusunda zengin bir miras sunar. Hz. Peygamber’in şahsi uygulamaları, istiğfarın sadece günahkarlar için değil, manevi derecesi en yüksek insanlar için bile vazgeçilmez bir ibadet olduğunu gösterir.
a) Hz. Peygamber’in Günlük İstiğfarı:
Hz. Peygamber, günahları bağışlanmış olmasına rağmen günde yetmiş ila yüz defa istiğfar ettiğini bildirmiştir. Ebû Hüreyre’den rivayet edilen bir hadiste şöyle buyurur:
“Vallahi ben Allah’a günde yetmiş defadan çok istiğfar ve tövbe ederdim.” (Buhârî, Deavât, 3)
Bir başka rivayette ise “Ey insanlar! Allah’a tövbe ediniz. Ben günde yüz defa O’na tövbe ediyorum” buyurmuştur. Bu durum, istiğfarın bir ihtiyaçtan ziyade bir kulluk bilinci ve Rabb ile sürekli irtibat halinde olma hali olduğunu gösterir.
b) İstiğfarın Maddi ve Manevi Faydaları:
İstiğfarın sadece ahiret azabından kurtulmaya değil, dünyevi sıkıntılardan kurtulmaya da vesile olduğu hadislerde müjdelenmiştir. Abdullah b. Abbas’tan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
“Kim istiğfarı dilinden düşürmezse, Allah ona her darlıktan bir çıkış yolu, her üzüntüden bir kurtuluş verir ve onu ummadığı yerden rızıklandırır.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 26)
c) İstiğfarın En Faziletlisi: “Seyyidü’l-İstiğfar”
Hadis literatüründe “Seyyidü’l-İstiğfar” (İstiğfarın Efendisi) olarak nitelendirilen dua, istiğfarın zirvesini temsil eder. Şeddâd b. Evs’ten rivayet edilen hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
“İstiğfarın en faziletlisi şu duadır: ‘Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın, ben senin kulunum. Gücüm yettiğince senin ahdinde ve vaadindeyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla, çünkü senden başka günahları bağışlayacak yoktur.’” (Buhârî, Deavât, 2)
Bu duanın “efendi” olarak nitelendirilmesi, içerdiği tevhid akidesi, kulluk bilinci, nimet ve günahın itirafı gibi kapsamlı manalarından dolayıdır.
d) İstiğfarın Adabı:
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın derlediği bilgilere göre, tövbe ve istiğfar edecek kişinin öncelikle iki rekât namaz kılması, ardından Allah’a hamd etmesi, Peygamber’e salât ve selam getirmesi, sonra istiğfar etmesi ve duayı yine salavat ve hamd ile bitirmesi tövbenin adabındandır. Ayrıca istiğfarın makbul olması için pişmanlık duymak, bir daha o günahı işlememeye azmetmek ve kul hakkı varsa helalleşmek gerekir.[url=https://diyanethaber.com/tovbe-ve-istigfar-duasi]

Sonuç
Nasr Suresi’nin son ayetinde geçen “O’na istiğfar et” emri, kulun hayatındaki en parlak anlarda dahi kendini sorgulaması, Rabbine sığınması ve O’ndan af dilemesi gerektiğinin ilahi bir beyanıdır. İstiğfar, sadece bir günah temizleme aracı değil; aynı zamanda kulun acizliğini idrak etmesi, Allah’ın rahmetine sığınması ve O’nunla olan bağını sürekli canlı tutmasıdır. Kur’an ayetleri ve Hz. Peygamber’in sünneti, istiğfarı hayatın merkezine yerleştirmeyi, sıkıntı ve darlık anlarında olduğu kadar zafer ve ferahlık anlarında da Rabb’e yönelmeyi öğütler. Unutmamak gerekir ki, “O, tevbeleri çok kabul edendir” (Nasr, 110/3); yeter ki kul, samimiyetle kapısını çalsın.



SONUÇ VE DUA

İstiğfar, kulun Rabbine karşı acziyetini kabul etmesi, günahlarını itiraf etmesi, Allah'ın rahmetine sığınması ve yeniden O'na yönelmesidir.

İnsan bazen büyük günahlar işler, bazen küçük hatalar yapar, bazen de farkında olmadan gaflete düşer. Fakat Allah'ın rahmeti bütün bunlardan daha geniştir.

Yeter ki kul samimi olsun, hatasından dönsün ve Rabbinden ümidini kesmesin.

Rabbimiz bizleri çokça istiğfar eden, samimi tövbe eden, kalbi Allah'ın zikriyle huzur bulan kullarından eylesin.

Âmin, bi-hürmeti Seyyidi'l-Mürselîn.



MAKALEDE FAYDALANILAN TEMEL KAYNAKLAR

1. Kur'an-ı Kerim: Nasr, Âl-i İmrân, Nisâ, Hûd, Nûh, Zümer ve Tahrîm sureleri.
2. Sahih-i Buhârî: 4967, 4968, 6306, 6307, 7507.
3. Sahih-i Müslim: 484, 591, 2702, 2747, 2758, 2759.
4. Câmiu't-Tirmizî: 2499, 3577.

Hadis numaraları kullanılan baskı ve numaralandırma sistemine göre farklılık gösterebilir.

İlim ve tahkik notu: Bu makalede Kur'an ayetleri, sahih hadisler ve derecesi ayrıca belirtilen rivayetler birbirinden ayrılmıştır. Tasavvufî değerlendirmeler ise ayet ve hadislerin temel manalarından hareketle yapılan açıklamalardır.



Bir Raşit Tunca Makalesi

Raşit Tunca

Schrems, 05.11.2026

Raşidi Yolu – İlim, Zikir ve Tasavvuf
DEVAMINA BAK
Hz. Peygamber (s.a.v.) Hilâl’i gördüğünde şöyle derdi:

Ürüşdü Hadisi

Bilâl b. Yahyâ b. Talha b. Ubeydullah’ın (r.a.), babası aracılığıyla dedesi Talha b. Ubeydullah’tan (r.a.) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) Hilâl’i gördüğünde şöyle derdi:

“Allah’ım! Hilâl’i üzerimize bereket, iman, esenlik ve İslâm ile doğur. (Ey Hilâl!) Benim Rabbim de senin Rabbin de Allah’tır.” (Tirmizî, Deavât, 50)

Allahümme ehillehû 'aleyna bilyümni vel imâni vesselameti velislami Rabbî ve Rabbükallah Hilalü hayrin ve ruşdin

اللهم أهِلَّهُ علينا باليُمنِ والإيمانِ والسلامةِ والإسلامِ، ربّي وربُّكَ اللهُ، هلالُ خيرٍ ورُشدٍ.
DEVAMINA BAK
Sevr Mağarası hikayesi

Sevr Mağarası hikayesi, İslam tarihindeki en büyük dönüm noktası olan Hicret (Mekke'den Medine'ye göç) sırasında, Hz. Muhammed ve en yakın dostu Hz. Ebû Bekir’in müşriklerin takibinden korunmak amacıyla gerçekleştirdikleri 3 günlük mucizevi saklanış hikayesidir.
Bu tarihi ve manevi olay şu şekilde gerçekleşmiştir:

1. Plan ve Yanıltma Taktiği

Mekke'de Müslümanlara yönelik baskılar artıp Hz. Muhammed'e suikast planlandığı gece, Hz. Ali’yi kendi yatağına bırakarak evden çıkan Hz. Muhammed, Hz. Ebû Bekir ile buluştu. Takipçileri şaşırtmak için Medine yönü olan kuzeye değil, tam tersi istikametteki güneyde bulunan Sevr Dağı'na doğru yola çıktılar. Zorlu bir tırmanışın ardından dağın zirvesine yakın bir yerdeki küçük bir mağaraya sığındılar.

2. Sadakat ve Mağaradaki İlk Gece

Mağaraya varmalarından sonra yaşananlar, İslam dünyasında sadakatin en büyük sembollerinden biri kabul edilir:
• Fedakarlık: Mağaraya önce Hz. Ebû Bekir girdi; içerideki tehlikeli haşereler veya yılanlar olabileceği düşüncesiyle el yordamıyla delikleri hırkasını yırtarak tek tek kapattı.
• Yılan Isırması: Kumaşın yetmediği son deliği ayağının topuğuyla kapattı. Hz. Muhammed dizinde uyurken Hz. Ebû Bekir’i o delikteki bir yılan ısırdı. Canı çok yanmasına rağmen Peygamber’i uyandırmamak için hiç kımıldamadı. Ancak gözünden süzülen yaşlar Hz. Muhammed’in yüzüne damlayınca durum anlaşıldı. Hz. Muhammed, mübarek tükürüğünü yaranın üzerine sürerek acıyı ve zehri mucizevi bir şekilde iyileştirdi.

3. Kusursuz İstihbarat ve Lojistik Ağı

Müşriklerin Mekke'yi ayağa kaldırıp her yerde arama başlattığı bu 3 gün boyunca, mağarada tam bir gizlilik ve dayanışma ağı kuruldu:
• Haber Taşıma: Hz. Ebû Bekir'in oğlu Abdullah, gündüz Mekke sokaklarında dolaşıp müşriklerin planlarını dinliyor, geceleri ise gizlice mağaraya gelerek istihbarat topluyordu.
• Yiyecek Desteği: Kızı Hz. Esma, canı pahasına mağaraya geceleri yemek taşıyordu.
• İzleri Yok Etme: Hz. Ebû Bekir'in çobanı Âmir bin Füheyre, koyun sürüsünü o bölgeye sürerek hem Abdullah ile Esma'nın ayak izlerini kapatıyor hem de mağaradakilere taze koyun sütü ikram ediyordu.

4. Mucizeler ve "Üzülme, Allah Bizimle Beraberdir"

Mekkeliler, Hz. Muhammed'in başına 100 deve ödül koymuşlardı ve en iyi iz sürücüleri görevlendirmişlerdi. İz sürücüler en sonunda Sevr Mağarası’nın kapısına kadar dayandılar.
• O esnada içeriden dışarıdaki müşriklerin ayakları görünecek kadar yakınlardı. Hz. Ebû Bekir endişelenerek, "Ey Allah'ın Resulü, eğilip baksalar bizi görecekler" dedi.
• Hz. Muhammed ise Kur'an-ı Kerim'de de (Tevbe Suresi, 40. ayet) geçen o tarihi cevabı verdi: "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir."
• Tam kapıya gelen müşrikler, mağara girişinde bir örümceğin ağ ördüğünü ve bir güvercinin yuva yapıp yumurtladığını gördüler. Buraya yakın zamanda bir insanın girmesinin imkansız olduğunu düşünerek arkalarına bakmadan geri döndüler.

5. Medine’ye Doğru Ayrılış

3 gece boyunca süren bu kritik gizlenmenin ardından, dördüncü günün sabahında önceden anlaştıkları güvenilir kılavuz Abdullah bin Ureykıt, develerle birlikte mağaraya geldi. Hz. Muhammed ve Hz. Ebû Bekir mağaradan çıkarak, bilinen ticaret yollarının dışındaki sahil şeridini takip ederek Medine'ye doğru kutlu yolculuklarına devam ettiler.
DEVAMINA BAK
   

Raşidî Tarikatında Evrâd-ı Muhtasar

**Hazırlayan: Raşit Tunca**

Raşidî Tarikatında Evrâd-ı Muhtasar, günlük zikirlerini daha kolay ve düzenli bir şekilde yerine getirmek isteyen müntesiplerimiz için hazırlanmış kısa bir zikir ve dua derlemesidir. Arapça metinleri akıcı okuyabilen bir kişi tarafından yaklaşık 15 dakikada okunabilecek şekilde düzenlenmiştir.

Bu mübarek evradın içerisinde Eûzü-Besmele, Kur’an-ı Kerim sureleri ve ayetleri, Ayetü’l-Kürsî, Felak ve Nâs sureleri, istiğfarlar, salavatlar, tesbihatlar, korunma ve istikamet duaları, Vedfea Duası, İstiâze-i Câmia, Fefrug Duası, Salavât-ı Kasr, Yasin Suresi’nin ilk sayfası, Ebced duası ve çeşitli niyazlar yer almaktadır. Ayrıca ailemiz, geçmişlerimiz, sevdiklerimiz, müntesiplerimiz ve hayrımıza vesile olan kimseler için dua ve manevi hediye niyetleri de bu evradın kapsamına dâhil edilmiştir.

Evrâd-ı Muhtasar'ın gayesi; günlük zikirde devamlılığı kolaylaştırmak, kulun Allah Teâlâ'yı anmasına, O'na sığınmasına, bağışlanma dilemesine, salavat getirmesine ve dua ile Rabbine yönelmesine vesile olmaktır. Zikirde asıl olan yalnızca sözleri tekrar etmek değil; ihlas, edep, samimiyet ve kulluk şuuruyla Allah'ı anmaya gayret etmektir.

Uzun evradımızı vakit ve imkânların darlığı sebebiyle okuyamadığımız günlerde bu kısa evradı okumak, günlük zikir alışkanlığımızı korumamıza yardımcı olabilir. Bununla birlikte, bu evradın okunması belirli bir neticeyi kesin olarak garanti eden bir uygulama olarak değil, Allah'ın rahmetini, mağfiretini ve yardımını umarak yapılan bir ibadet ve dua vesilesi olarak görülmelidir.

Raşidi Tarikatında Zikri Evrâd-ı Muhtasar Raşidi Tarikatının En Kısa Zikir Evradıdır.

Ezberlediğiniz Zaman Evde Arabada Yolda,... Herzaman okuyabileceğiniz günlük zikirlerdir.

(Zikir Evradı,Tahsini Şerif, Hatmei Raşidan, Hizbür  Raşid Gibi)  Diğer Zikir Evradlarımızı günlük okuyamasanız bile  Evrâd-ı Muhtasar ı günde bir defa zikrediniz ki Tasavvufda yolda kalmayasınız.

**Rabbimizden niyazımız; okuduğumuz ayetleri, zikirleri, salavatları ve duaları kabul buyurması; kusurlarımızı bağışlaması; bizlere, ailelerimize ve bütün müminlere hayır, afiyet, hidayet ve istikamet ihsan etmesidir.**

Rabbimizden niyazımız; okuduğumuz ayetleri, zikirleri, salavatları ve duaları kabul buyurması; kusurlarımızı bağışlaması; bizlere, ailelerimize ve bütün müminlere hayır, afiyet, hidayet ve istikamet ihsan etmesidir. Rabbimizin hıfz u inayetiyle bizleri, ailelerimizi, evlerimizi, imanımızı ve yapmakta olduğumuz zikirlerimizi muhafaza buyurmasını; zikirlerimizi vesveselerden, unutkanlıktan, gafletten ve her türlü kötülükten korumasını; bizleri zikrinde daim, kulluğunda sadık ve yolunda müstakim eylemesini niyaz ederiz.

**Allah'ım! Zikirlerimizi kabul buyur, eksiklerimizi lütfunla tamamla, kusurlarımızı affet. Bizleri hıfz u inayetinden ayırma; dünya ve ahirette rahmetinle muhafaza eyle. Âmin.**

*Rabbena ve tekabbel duâ. Rabbenağfir lî ve li-vâlideyye ve lil-mü’minîne yevme yekûmü’l-hisâb.*

Âmin, âmin, âmin.

Raşidi Tarikatında Zikri Evrâd-ı Muhtasar Bunlardır

1. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmenirrahim (10 Defa)
2. Hasbünallahivenimelvekil (5 Defa)
3.Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr (1 Defa)
4. Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn (5 Defa)
5. Felak Suresi (3 Defa)

Felak Suresi Budur
Bismillahirrahmanirrahim
Kul eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.

6.Nas Suresi (3 Defa)

Nas Suresi Budur
Bismillahirrahmanirrahim
Kul e'ûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Minşerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.

7. Ayetel Kürsi (3 Defa)

Ayetel Kürsi Budur
Bismillahirrahmanirrahim
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.

8. La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym. (3 Defa)

9. Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag (3 Defa)

10. Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi  velâ fissemâi ve hüvessemiulalim (3 Defa)

11. 3 ihlas ve Fatiha Suresi

ihlas Suresi Budur
Bismillahirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Fatiha Suresi Budur

Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim

Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.

12. Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab.

13. Ülaikellezine hüm aleyhim salavatihim yuhafizun.

14. Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.

15.Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.

16. Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, subhâneke fekınâ azâben nâr.

17. Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.

18. Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh (3 Defa)

19. Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh (3 Defa)

20. Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.

21. Kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr, innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.

22. Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulî, innallâhe kaviyyun azîz.

23. Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.

24. Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.

25. Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn.

26. iSTiAZE-i CAMiA DUASI


istiaze-i Camia Duası Budur

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Vağfu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente Mevlânâ. Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ. Rabbenâğfir lenâ zünûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ. Ve ensurnâ alel-kavmil kafiriyn, vel müşrikiyn, vel münafikiyn, vel hasidiyn, vel fasıkıyn, vel hainiyn, vel kazibiyn, vel müfsidiyn, vel müsrifiyn, vel aduvviyn, vessahiriyn, venneffasatil ugadiyn, vel mücrimiyn, vezzalimiyn, vel vahişiyn, vesseyyietil müseyyi iyn, ve hıyalil küllü mütehayyilliyn,  vennazerel hainiyn, vel keşfes seyyiiyne kaşifines seyyiiyn, veşşematati küllü şamitiyn, vel amelil bahilliyn, vel gafel el gafiliyn, ve amelil yüraun, vel acelel küllü muacciliyn, vettecavezel mütecaviziyn, vel inkarel münkiriyn, vel iftirael müfteriyn, vesseerigal müseerigun, vennaakısel munkısun, ved deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun, veş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.


27. FEFRUG DUASI


Fefrug Duası Budur

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ya Rabbi innî lâ emliku illâ nefsî ve ehli ve zevci ve evladi ve benati ve ahî (ve uhti) ve ümmi (ve ebi) ve Hırrateyn vel buragi vel buyuti  veşşeceri vel maali fefruk beynenâ ve beynel kavmil Kafiriyn, vel müşrikiyn, vel münafikiyn, vel hasidiyn, vel fasıkıyn, vel hainiyn, vel kazibiyn, vel müfsidiyn, vel müsrifiyn, vel aduvviyn, vessahiriyn, venneffasatil ugadiyn, vel mücrimiyn, vezzalimiyn, vel vahişiyn, vesseyyietil müseyyi iyn, ve hıyalil küllü mütehayyilliyn,  vennazerel hainiyn, vel keşfes seyyiiyne kaşifines seyyiiyn, veşşematati küllü şamitiyn, vel amelil bahilliyn, vel gafel el gafiliyn, ve amelil yüraun, vel acelel küllü muacciliyn, vettecavezel mütecaviziyn, vel inkarel münkiriyn, vel iftirael müfteriyn, vesseerigal müseerigun, vennaakısel munkısun, ved deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun, veş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.

28. SALAVATI KASR


Salavati Kasr Budur

Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed.
Allahumme salli ala seyyidina Ademe, seyyidina Nuh, seyyidina ibrahime, ismaile, ishaga Davude ve süleymane, Zekeriya ve Yahya,Harun ve Musa ve isa ve Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
ve sallu ala seyyidina Mehdiyil Müntezar ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail, Mikail, israfil, Azaril, Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.

Rabbena vetekabbel bi salavati, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib salavati birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.

29. Yasin Suresinin Sadece 1. Sayfası


Yasin Suresinin 1. Sayfası Budur

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yasin
Vel kur'anil hakiym
İnneke le minel murseliyn
Ala sıratım müstekıym
Tenziylel aziyzir rahıym
Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb* fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm* ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn


30. VEDFEA DUASI


Vedfea Duası Budur

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allahümme vedfe'anna küfrel kafiriyne, veş şirkel müşrikiyne, ven nifakel münafikiyne, vel hasedel hasidiyne, vel fıskel fasıkıyne, vel hıyanetel hainiyne, vel  kezibel kazibiyne, vel ifsadel müfsidiyne, vel israfel müsrifiyne, vel adavetel  aduvviyne, ves sihris sahiriyne, venneffasatil ugadiyne, vel  cürmel mücrimiyne, vez zulmez zalimiyne, vel vahşetel vahişiyne, vesseyyietil müseyyi iyne, ve hıyalil küllü mütehayyilliyne,  vennazerel hainiyne, vel keşfes seyyiiyne kaşifines seyyiiyne, veşşematati küllü şamitiyne, vel amelil bahilliyne, vel gafel el gafiliyne, ve amelil yüraune, vel acelel küllü muacciliyne, vettecavezel mütecaviziyne, vel inkarel münkiriyne, vel iftirael müfteriyne, vesseerigal müseerigune, vennaakısel munkısune, ved deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun, veş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.

31. EBCED VE EBCED DUASI


Ebced Duası Budur 

Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.


Euzubillahimineşşeytanirracim,
Bismillahirrahmenirrahim

Muhammedun resûlullâh, vellezîne meahû eşiddâu alâl kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadzlen minallâhi ve rıdzvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd, zâlike meseluhum fît tevrâti, ve meseluhum fîl incîl, ke zer’in ahrace şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuüffâra, vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfiraten ve ecren azîmâ.

Ya Rabbi okuduğum Bu alfebenin harflerini ve fetih suresinin son ayetinin harflerini çokca çoğaltta onlar ile
Namazlarimda ve sari vakitlerimde, şimdiye kadar okuduğum, ve bu gün içinde okuyacağım, ve bugünün devami olan gündüzde, ve onun devami olan gecede, ve gecenin devamı olan gündüzde, başlangıçtan şimdiye kadar, şimdiden bitirişe kadar, okudugum ve okuyacağım, Bütün Dualarımdaki, Zikirlerimdeki, surelerdeki, ayetlerdeki,
tahmidlerimdeki, temcidlerimdeki, tehlillerimdeki, tekbirlerimdeki, tesbihlerimdeki, takdislerimdeki, salavatlarımdaki, selamlarımdaki, şükürlerimdeki, hamdlarımdaki, hatalarımı yanlışlarımı düzelt, Gerekli olan eksiklerimi tamamla, yanlış olan fazlalarımı gider, ve dogru okunmuşlar silsilesine kat, ve onların feyizinden, bereketinden, şifasından, hıfzı inayetinden ve ilminden ve faydasından, beni, benden eksilmeksizin Eşimi (Karımı veya kocamı) ve Çocuklarımı (oğlumu ve oğullarımı kızımı ve kızlarımı), Annemi ve Annelerimi, Babamı ve Babamlarımı, Dedemi ve Dedelerimi, Ninemi ve Ninelerimi, Dayımı ve Dayılarımı ve ailelerini, Teyzemi ve Teyzelerimi ve ailelerini, Amcamı ve Amcalarımı ve ailelerini, Halamı ve Halalarımı ve ailelerini, Yeğenimi ve Yeğenlerimi ve ailelerini, Kuzenimi ve Kuzenlerimi ve ailelerini, Abimi ve Abilerimi ve ailelerini, Ablamı ve Ablalarımı ve ailelerini, Kardeşimi ve Kardeşlerimi ve ailelerini, Kayınbabamı ve Kayınbabalarımı ve ailelerini, Kaynanamı ve Kaynanalarımı ve ailelerini, Kaynımı ve Kayınlarımı ve ailelerini, Baldızımı ve Baldızlarımı ve ailelerini, Damadımı ve Damatlarımı ve ailelerini, Gelinimi ve Gelinlerimi ve ailelerini, Dünürümü ve Dünürlerimi ve ailelerini, Gizli Kalmış Evladlarımı ve Annelerini ve ehli beytimi, Annemden Tarafa Geçmişlerimizi, Babamdan Tarafa Geçmişlerimizi, Annemden Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi, Babamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi, Kaynanamdan Tarafa Geçmişlerimizi, Kayınbabamdan Tarafa Geçmişlerimizi, Kaynanamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi, Kayınbabamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi, Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından Geçmişlerimizi, Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından yaşayan akrabai ıyalimizi ve Mehdi ve sevenlerini ve Cemaatini, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, ve şimdiden kıyametin sabahına kadar intsab edecek olanları, sevenlerimi ve sevdiklerimi, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi, ve arkadaşlarımızı,  bu dua zikir ve ayetlerden, Surerlerden ve tahmidlerimden, temcidlerimden, tehlillerimden, tekbirlerimden, tesbihlerimden, takdislerimden, salavatlarımdan, selamlarımdan, şükürlerimden, hamdlarımdan, ve hatimlerimizden nasiplendir.  ve Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzre, Kırk Fersah Sağa Sola, Öne Arkaya, Alta Ve Üste, Bulunduğumuz Yerlerdeki imanlı Komşularımızı da nasiplendir.
Ve Ayrıca Silsileyi Kasr, Silsileyi Kebir, Silsileyi Üla ve Silsileyi Melaemi de nasiplendir.

Ve Ayrıca Rızkımızın ve iaşemizin temininde ekilip biçilip, dokunup kesilip biçilip, ve benzeri her türlü  bize kadar ulaştırılmasında bir nebze emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.

Ayrıca, kullandığımız alet ve edevatın, ve hizmetlerin icadından bu güne kadar geliştirilmesinde ve bize kadar ulaştırılmasında bir nebze emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.

Ve Ayrıca Hediye ettiğim o sayfalarımın o bölümlerini, şu andan itibaren ziyaret edecek  ehli imanın, her ziyaretinde olmak üzere, kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.

Ve ayrıca Peygamberimiz Muhammed Mustafa'yı, Âl ve ashabını, Ehl-i Beytini, evlâd-ı tâhirelerini ve ezvâc-ı tâhirelerini nasiplendir. Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ve ayrıca ölmüş ve yaşayan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i ve kıyamete kadar gelecek olan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i de nasiplendir. Ve ayrıca bütün diğer peygamber hazretlerini, evlâd-ı tâhirelerini, ezvâc-ı tâhirelerini nasiplendir. ve Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ehl-i iman ümmetlerini de nasiplendir.

Ve ayrıca Osmanlı ecdadımızı da nasiplendir.

Ve ayrıca Mustafa Kemal ve Milli Mücadele'deki Silah Arkadaşlarını da nasiplendir.

Ve ayrıca Vatanımızın savunmasında emeği ve hizmeti olan şehitlerimizin ve gazilerimizin de ruh ve ruhaniyetlerini nasiplendir.

Ya Rabbi, Başlangıçtan kıyametin sabahına kadar, bu tarikata intisab eden herkes, zikrimizin, başlangıç, yani giriş duasını okuduktan sonra, bir defa euzu besmelesini de okuyan herkes, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile zikrin devamını eksik kalan kısımlarını tamamla , yine silsileye hediye edilen fatiha ve kulhulerden de, baştan bir tanesine okuyanın, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile devamını ve eksik olanlarını tamamla

Ya Rabbi ayrıca okuduğumuz Hediye paketimiz olan Yasin ihlas fatiha ve Raşidi hatimlerimizin harflerini öyle çoğalt ki, hediye ettiğim, bu günkü hediye paketimden bir adet hediye etmiş olayım saydığım her bir kimseye. Amiyn

Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine Amiyn.
Amiyn. Amiyn.

32. Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim

33. Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr

34. Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.

35. Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
36. Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.
37. (Sabah Zikrediyorsak Burası Okunur) Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn.
(ikindi ve Akşam Zikrediyorsak Burası Okunur) vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,

38. Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.

39. Sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn, innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb, Es'elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben veesian birahmetike ya erhamer Rahimin,

40. Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.

41. Evlatlarımın Bana Zor ve Dar günüm de Yardım ettikleri gibi,
Sen de onların zor ve dar günlerin de Evlatlarıma Yardım et Rabbim,

42. Allah'ım! Bize iyilik yapana iyilik ver, bizi seveni sev, bize bağışlanma dileyeni bağışla,
bize kötülük edene ona layık olanı ver, bize katından yardımcı salih dostlar nasip et.

43. Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten. Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn. Hasbiyallah, Hasbiyallahu tevekkeltü alallah, Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym.

44. Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ.rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih,

45. AMENERRASULÜ


Amenerrasulü Budur

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim

Âmener resûlu bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü’minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vüs’ahâ, lehâ mâ kesebet, ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.

46. Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.

47. iNŞiRAH SURESi


inşirah Suresi Budur

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim

E lem neşrah leke sadrek. Ve veda‘ nâ anke vizrek. Ellezî enkadza zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yüsran. İnne maal usri yüsrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.

48. İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.

49. İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehü kün fe yekûn. Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn.

50. Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.

51. SALAVAT

Allâhumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve alâ âli seyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.

52. Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.

53. AMENTÜ


Amentü Duası Budur

Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâ ve'l-ba'*sü ba'de'l mevtu Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah,

54. Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,

55. Radziytü billahi Rabben, ve bil-İslami diynen. Vebi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme Rasülen ve Nebiyyen.

56. Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,

57. Tesbihat

Vehüvel aliyyul azimu zülcelali Sübhanallah.

Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah.

Sübhanelbaki Daimen Elhamdülillah.

Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah.

Rabbül Alemine Teala Şanühü Allahuekber.

Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber.

Rabbi inneke afuvvün, tuhibbul afve Fağfuanni.

Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah.

Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,

Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,

La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallah,
Muhammedun Rasulallah.

Allah,Allah,Allah,Allah,Allah,Allah.

Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
ve hüm fıha halidun,

Ya Rabbi!
Kitabımız Kuran-ı Kerim'de : "Sonunda Dünyanın mirasını salih kullar devralacak" buyuruyorsun,
Beni, Eşimi, Oğlumu, Kızımı, Annemi, Babamı,  Dedelerimi, Ninelerimi, Dayılarımı ve ailelerini, Teyzelerimi ve ailelerini , Amcalarımı ve ailelerini, Abilerimi ailelerini, Ablalarımı ailelerini, Kardeşlerimi ailelerini, Yeğenlerimi ailelerini, Kuzenlerimi ailelerini, Kaynanam ve Kayınbabam ve ailesini, Gizli kalmış çocuklarımı ve Annelerini, Sevenlerimizi, Sevdiklerimizi, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, şimdiden kıyametin sabahına kadar intisab edecek olanları, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi, ve arkadaşlarımızı, Mehdi ve Cemaatını  o mirası devralan Salih ve Bahtiyar kullarının arasına ilhak et. Ayrıca Bizi, Mehdi ile Kurtulanlar Zümresi Olan, Ümmeti Necata'a ilhak et, ve Bizi "Onlar Rızıklarla Dolu Cennetlerde Ebedi kalacaklardır"  ve hüm fıha halidun Buyurduğun, 33 yaşında genç ve, ebedi cennetlerde kalanlar zümresine ilhak et, Âmin, Âmin, Âmiyn.


58. Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ rabbinâl munkalibûn.

59. Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbı le ğafurur rahıym.

60. Kul lev kânel bahru midâden li kelimâti rabbî le nefidel bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ

61. Salatentüncina Duası


Salatentüncina Duası Budur

Allahumme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammedin salaten tüncina biha min-cemi'il-ehvali vel afat. Ve takdi lena biha cemial hacat ve tutahhiruna biha min-cemii's-seyyiat ve terfe'una biha ındeke a'la'd-deracat ve tubelliğuna biha aksa'l-ğayat min cemiil-hayrati fi'l-hayati ve ba'del-memat. Hasbunellahu ve ni'mel vekil, Hasbunellahu ve ni'mel vekil, Hasbunellahu ve ni'mel vekil, ni'mel mevla ve ni'me'n-nasir. Ğufraneke rabbena ve ileyke'l-masir.

62. Bitiriş Duası


Bitiriş Duası Budur

Rabbi inneke semîud duâi,

Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,

Fi külli lamhatin ve nefesin
Adede ma vesiahu ilmullah.

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ve nunezzilu minel kur'ani ma huve şifaun ve rahmetun lil mu'minine ve la yeziduz zalimine illa hasara.

sadakallahul azim

Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn.

Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun
ve selamun ala ibadihillezinastafa,
ves selâmu alâ menittebeal hudâ.
Ves selamu aleyye yevme vulidtu ve yevme emutu ve yevme ub'asu hayya.
ve selamün alel murselin
Velhamdülillahi Rabbel Alemiyne.

Âmîn, Âmîn, Âmîîîyyn.
DEVAMINA BAK
Allâh’ım! Sen kendini nasıl medh ü senâ etmişsen öylesin!” (Müslim, Salât, 222)

“Allâh’ım! Sen’in gazabından rızâna, azâbından affına ve Sen’den yine Sana sığınırım! Sen’i lâyık olduğun şekilde medh ü senâdan âcizim! Sen kendini nasıl medh ü senâ etmişsen öylesin!”

(Müslim, Salât, 222)

diyerek, acziyet duyguları içinde Cenâb-ı Hakk’a ilticâ ederdi. Ayrıca duânın ehemmiyetini şöyle ifâde buyururlardı:

“Duâ, ibâdettir. İbâdetin iliği ve özüdür. Allâh katında O’na duâ etmekten daha kıymetli bir şey olamaz. Allâh, kendisinden bir şey istemeyeni (duâ etmeyi kendisine yediremeyeni) azâba uğratır. Sıkıntı ve darlık zamanında duâsının kabûl olmasını isteyen kimse, bolluk ve rahatlık zamanında da duâyı bol yapsın. Rabbiniz Hayy ü Kerîm’dir; bir kul elini açınca onu boş bırakmaz. Kime ki duâ kapıları açılmıştır, ona hikmet kapıları açılmış demektir. Duâ, rahmet kapılarının anahtarı, mü’minin silâhı, dînin direği, göklerin ve yeryüzünün nûrudur.”

(Rûdânî, Cem‘u’l-Fevâid, 9219-20-21-22-25)

DEVAMINA BAK
   


Cumanız Mübarek Olsun V161020260602


Cumanız Mübarek Olsun;Cumanız Mübarek Olsun;Cumanız Mübarek;Cuma Mesaj;Resimli Cuma Mesajı;Cuma E-Kart;Dini;Din;islam;Allah;Muhammed;Dini Resim;islamic;islamaische;Religiöse;Religion;Cuma;Cuma Resimi;Cumanız Mübarek;Cumanız Mübarek Olsun;Cuma Mesajı;جمعة مباركة;Cumanız Mübarek Olsun

Cumanız Mübarek Olsun,Cumanız Mübarek Olsun,Cumanız Mübarek,Cuma Mesaj,Resimli Cuma Mesajı,Cuma E-Kart,Dini,Din,islam,Allah,Muhammed,Dini Resim,islamic,islamaische,Religiöse,Religion,Cuma,Cuma Resimi,Cumanız Mübarek,Cumanız Mübarek Olsun,Cuma Mesajı,جمعة مباركة,Cumanız Mübarek Olsun


Cumaniz Mübarek Olsun;Cumanız Mübarek Olsun;Cumaniz Mübarek;Cuma Mesaj;Resimli Cuma Mesaji;Cuma E-Kart;Dini;Din;islam;Allah;Muhammed;Dini Resim;islamic;islamische;Religiöse;Religion;Cuma;Cuma Resimi;Cumaniz Mübarek;Cumaniz Mübarek Olsun;Cuma Mesajı;جمعة مباركة;Cumanız Mübarek Olsun
DEVAMINA BAK
"Evvela doğruyu bilmek gerektir; doğru bilinirse yanlış da bilinir ama evvelâ yanlış bilinirse doğru bilinmez."

Farabi

İslam felsefesinin kurucularından, Batı dünyasında "Alpharabius" ve felsefe tarihindeki derinliği nedeniyle "Muallim-i Sani" (İkinci Öğretmen) olarak anılan büyük düşünür Farabi'den zihninizi ve ruhunuzu besleyecek bir derleme:

Güzel Bir Söz

"Her kalp kendi hüznünü kavrar." [
(Mutluluğun Kazanılması adlı eserinden)

Etkileyici Bir Cümle

"Evvela doğruyu bilmek gerektir; doğru bilinirse yanlış da bilinir ama evvelâ yanlış bilinirse doğru bilinmez."


Kısa Bir Makale: İnsanın Özü, Toplum ve Erdem

Farabi’ye göre insanın yeryüzündeki en temel gayesi mutluluğa ulaşmaktır [. Ancak bu mutluluk, gelip geçici heveslerden veya maddi kazançlardan uzak; ruhun, varlığını sürdürmek için artık hiçbir maddeye ihtiyaç duymayacağı bir mükemmellik derecesine erişmesidir [.
Filozof, meşhur eseri El-Medinetü'l-Fazıla (Erdemli Şehir) kavramında insanın tek başına bu yetkinliğe ulaşamayacağını savunur [. İnsan, doğası gereği diğer insanlarla bir arada yaşamak ve iş birliği yapmak zorundadır. Fakat bir toplumun sadece bir arada bulunması yetmez; o toplumu ayakta tutacak harç adalet ve sevgidir [. Farabi bu durumu, "Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir" diyerek formüle eder [.
Gerçek erdem ise taklitten değil, bilgelikten doğar. Bir eylemin ahlaki değerini bilerek, isteyerek ve bilincinde olarak yerine getirmek insanı "faziletli" kılar [. Farabi’ye göre, bilimi ve doğruyu aramayı bırakan toplumlar yaşayan birer ölüye dönüşür. Bu yüzden o, bireysel aydınlanmanın toplumsal bir kurtuluş olduğunu hatırlatarak bizlere şu felsefi mirası bırakır: "İyi bir insan öldüğünde ona ağlamayın. Asıl onu kaybeden topluma ağlayın."
DEVAMINA BAK
Kaligrafi-Arapca-Hat-Yazili-Dini-Grafik-Resim-V141020260308

Version Rasitu

   

   

   

   

   

   

   
DEVAMINA BAK
Dini Resim V250820261445

   

   

   

   

   

   

   

Calligraphy,Allah,Muhammed,Resim,dini,islam,islamic,religiöse,hatyazisi,diniresim,Hat,Hatsanatı,hatyazısı,tezhib,rasit,RasitTunca,RaşitTunca,Salavat,Kelimeitevhid,Kelimeisehadet,Besmele,Ayet,Kuran,Elhamdü,Button,Glossy,Glossywebbutton,silver,green,blue,muhammedunrasulullah,
DEVAMINA BAK

ALLAH
Allah

BAYRAK
TC Bayrak

WEB-TUNCA

Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var
Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi


GALATASARAY
G A L A T A S A R A Y

FENERBAHÇE
F E N E R B A H C E

BEŞiKTAŞ
B E Ş i K T A Ş

TRABZONSPOR
T R A B Z O N S P O R

MiLLi TAKIM
M i L L i T A K I M

ETKiNLiKLERiMiZ
"Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al"
(Raşit Tunca)

MEVLANA'DAN
"Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca,
Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca,
Hak intikamını,
Kulunun Eliyle Alır da,
Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."

(Hz. Mevlana)



TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca