MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,281 » Forum posts: 5,872 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
phonetische Alphabet
Romeo l Oscar l Viski l Alfa
Fonetik Alfabe Nedir?
Fonetik alfabe, bir sözcük ya da sözcük grubu kodlanırken kullanılan abecedir. Sözcüğü oluşturan harfler göz önünde bulundurularak daha önceden belirlenmiş sözcükler kullanılır.
Amatör telsizcilikte kullanılan fonetik alfabenin ne olduğunu ve ne işe yaradığını bu yazımızda açıklamaya çalışacağız. Fonetik alfabe, alfabenin her harfini temsil eden bir kelimeden oluşmaktadır. Örneğin “B” harfi “Bravo” kelimesi ile temsil ve telaffuz edilmektedir. Sözcükler harf adlarından daha fazla ses veya hece içerdiklerinden alıcı operatör tarafından harfin daha kolay tanımlanmasına veya ayırt edilmesine yardımcı olunmaktadır.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) fonetik alfabesine dayanan standart bir fonetik alfabeyi 1959 yılında kabul etmiştir. Bu fonetik alfabe, II. Dünya Savaşı’nı takip eden birkaç yıl içinde değişen, gelişen ve uluslararası kabul edilebilirliği artan bir alfabedir. Özellikle uluslararası görüşmelerde standartlaşan bu alfabenin kullanılması amatör telsizcilere büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Standart olmayan fonetik kullanımı ise anlam karmaşasına neden olabilmektedir. Örneğin, “J” için “Japonya”, “A” için “Amerika” ve “I” için “İtalya” kullanılması, bu ülke adlarının, operatörün konumu olarak yanlış yorumlanmasına yol açabilir.
Alışılmadık veya nadiren kullanılan kelimeleri ve terimleri anlamak ve yorumlamak bazı koşullarda zor olabilmektedir. Örneğin HF (High Frequency) bandında yapılan muhaberelerde, kötü atmosferik koşullar altında zayıf gelen sinyaller ve çevredeki enterferans kaynakları nedeniyle alınan sesin kalitesi düşmektedir. İyi koşullarda bile birçok kelime ve alfabetik karakter (B, C, D, E gibi…) kulağa benzer gelmektedir. Telsiz operatörlerinin istasyon tanımlaması, ilgili operatör adı ve konumunu alabilmek için fonetik alfabeyi düzenli olarak kullanmaları bu sorunun aşılmasını sağlamakta ve daha sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturmaktadır.*
Amatör telsizciler kendi ülkeleri içerisinde haberleşme yaparken ulusal fonetik alfabeyi de kullanabilmektedir. Uluslararası fonetik alfabenin daha yaygın kullanılması nedeniyle ulusal fonetik alfabe çok sık kullanılmamakta birlikte ülkemizde geçerli olan ulusal fonetik alfabeye aşağıda yer verilmiştir.
İster kendi adınız, ev adresiniz, e-posta adresiniz vb. olsun - ister işte ister tatilde olsun - er ya da geç herkes kendisini bir şeyi hecelemek ve kısaltma listelerine dayalı örnek kelimeler kullanmak zorunda kalacak durumda bulacaktır.
Bu makale, en basit şekilde doğru hecelemeyi öğrenmenize yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Kelimelerinizi hecelerken kendi kelimelerinizi düşünürseniz, hatta harfleri veya özel karakterleri yanlış yazarsanız, pek profesyonel görünmüyor. Bu yanlış anlaşılmalara yol açabilir ve örneğin "F" harfi hızla "V" harfine dönüşebilir.
Yazılışın pek çok farklı yolu vardır; Almanca alfabeyi veya uluslararası kullanım için İngilizce alfabeyi kullanabilirsiniz. Bir terimin doğru yazılışında hangi kelimelerin kullanıldığı sorusu her ülke için farklı şekilde yanıtlanmalıdır. Elbette akla gelebilecek her dilin kısaltmaları vardır. Ancak tüm dillere girmek bizim katkımızın ötesine geçecektir, bu yüzden kendimizi Almanca ve İngilizcenin yanı sıra özel karakterlerle sınırlandırıyoruz.
isimleri hecele
Alfabenin veya telefon alfabesinin yardımıyla isimler açık ve net bir şekilde yazılabilir - özellikle zayıf bir telefon veya mobil bağlantı durumunda. "Friedrich" gibi "F" de açıkça anlaşılmalıdır. Bu arada, alfabe 1903 gibi erken bir tarihte tanıtıldı.
Harflerin Almanca isimleri geçmişte birkaç kez değiştirilmiş, özellikle Siegfried için "S" ve Zeplin için "Z" biraz modası geçmiş olsa da hala aktif olarak kullanılıyor.
Almanca konuşulan ülkelerde (D/A/CH) aşağıdaki alfabeyi kullanmak mantıklıdır. Standartlaştırılmış bir liste burada yardımcı olabilir.
Almanca Yazımı - fonetik alfabe
A Anton N Nordpol
B Berta O Otto
C Caesar P Paula
D Dora Q Quelle
E Emil R Richard
F Friedrich S Samuel, Siegfried
G Gustav T Theodor, Theo
H Heinrich U Ulrich
I Ida V Victor, Viktor
J Justus, Julius W Wilhelm
K Kaufmann X Xanthippe
L Ludwig Y Ypsilon
M Martha Z Zeppelin, Zacharias
Almanca'daki en önemli özel karakterler ve noktalama işaretleri
Çoğu durumda özel karakterlerin de yazılması gerekir; bu liste size yardımcı olacaktır.
Leerzeichen Leerzeichen . Punkt
, Komma ; Semikolon
: Doppelpunkt ? Fragezeichen
! Ausrufezeichen @ AT-Zeichen, Klammeraffe
& Kaufmännisches Und „ Anführungszeichen
‚ Apostroph – Bindestrich
/ Schrägstrich \ Umgek. Schrägstrich, Rückstrich
( Runde Klammer links (auf) ) Runde Klammer rechts (zu)
[ Eckige Klammer links (auf) ] Eckige Klammer rechts (zu)
{ Geschweifte Klammer links (auf) } Geschweifte Klammer rechts (zu)
< Kleiner-als-Zeichen > Grösser-als-Zeichen
= Gleichheitszeichen # Raute / Rautezeichen
_ Grund- / Unterstreichungsstrich ^ Zirkumflex
İngiliz alfabesi uluslararası alanda hakim olmuştur. Ancak her gün İngilizce konuşmuyorsanız, her zaman uygun bir kelimeyi hazır bulamayabilirsiniz. Standartlaştırılmış bir liste de burada yardımcı olabilir.
İngilizce Yazım - fonetik alfabe
A Alpha (oder: alfa), Apple, Adam N November, Nancy
B Bravo, Baker, Boy, Bob O Oscar, Oliver
C Charlie, Caesar P Papa, Paris, Peter
D Delta, Dog Q Quebec, Queen
E Echo, Easy, Edison R Romeo, Roger
F Foxtrot, Fox, Frank S Sierra, Sugar, Sam
G Golf, George T Tango, Tommy
H Hotel, How, Harry U Uniform, Uncle
I India, Italy V Victor
J Juliet, Jack W Whisky, Washington
K Kilo, King X X-Ray
L Lima, Lucy, Love Y Yankee, Yellow
M Mike, Martha, Mary Z Zulu, Zebra
İngilizce'deki en önemli özel karakterler ve noktalama işaretleri
Çoğu durumda, özel karakterlerin de İngilizce yazılması gerekir; işte size yardımcı olabilecek bir liste.
Leerzeichen blank, space . full-stop
, comma ; semicolon
: colon ? question mark
! exclamation mark @ commercial at, at-sign, at
& ampersand „ double quote
‚ apostrophe – hyphen
/ slash \ backslash
( opening parenthesis ) closing parenthesis
[ opening bracket ] closing bracket
{ opening (curly) brace } closing (curly) brace
< opening angle bracket, less than > closing angle bracket, more than
= equals # number sign, hash (hash mark)
_ underscore ^ circumflex, accent circonflexe
İngilizce Yazımı - fonetik NATO alfabesi
Tavsiyem: Sık sık İngilizce telefon görüşmeleri yapıyorsanız, böyle bir listeyi yanınızda bulundurun, çünkü zamanı geldiğinde bunun hızlı bir şekilde yapılması gerekir! Kişisel olarak, Windows masaüstümde havacılık ve askeriyeye ait aşağıdaki listeyi (NATO Fonetik Alfabesi olarak da bilinir) içeren bir not oluşturdum ve bu nedenle her zaman mükemmel erişime sahibim!
A – Alpha F – Foxtrot K – Kilo P – Papa U – Uniform Z – Zulu
B – Bravo G – Golf L – Lima Q – Quebec V – Victor
C – Charlie H – Hotel M – Mike R – Romeo W – Whisky
D – Delta I – India N – November S – Sierra X – X-ray
E – Echo J – Juliet O – Oscar T – Tango Y – Yankee
Bu manada:
Victor, Hindistan, Echo, Lima, uzay, Sierra, Papa, Alpha, Sierra, Sierra, ünlem işareti
Uluslararası Harf Yazım - fonetik alfabe Türkçe Harf Yazım - fonetik alfabe
A Alpha - Ankara
B Bravo - Bursa
C Charlie - Ceyhan
D Delta - Denizli
E Echo - Edirne
F Foxtrot - Fatsa
G Golf - Giresun
H Hotel - Hopa
I India - Isparta
J Juliet - Jale
K Kilo - Kayseri
L Lima - Lüleburgaz
M Mike - Manisa
N November - Nazilli
O Oscar - Ordu
P Papa - Pazar
Q Quebec -
R Romeo - Rize
S Sierra - Samsun
T Tango - Trabzon
U Uniform - Urfa
V Victor - Van
W Whiskey -
X X-ray -
Y Yankee - Yalova
Z Zulu - Zonguldak
[attachment=104628]
Romeo l Oscar l Viski l Alfa
Fonetik Alfabe Nedir?
Fonetik alfabe, bir sözcük ya da sözcük grubu kodlanırken kullanılan abecedir. Sözcüğü oluşturan harfler göz önünde bulundurularak daha önceden belirlenmiş sözcükler kullanılır.
Amatör telsizcilikte kullanılan fonetik alfabenin ne olduğunu ve ne işe yaradığını bu yazımızda açıklamaya çalışacağız. Fonetik alfabe, alfabenin her harfini temsil eden bir kelimeden oluşmaktadır. Örneğin “B” harfi “Bravo” kelimesi ile temsil ve telaffuz edilmektedir. Sözcükler harf adlarından daha fazla ses veya hece içerdiklerinden alıcı operatör tarafından harfin daha kolay tanımlanmasına veya ayırt edilmesine yardımcı olunmaktadır.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) fonetik alfabesine dayanan standart bir fonetik alfabeyi 1959 yılında kabul etmiştir. Bu fonetik alfabe, II. Dünya Savaşı’nı takip eden birkaç yıl içinde değişen, gelişen ve uluslararası kabul edilebilirliği artan bir alfabedir. Özellikle uluslararası görüşmelerde standartlaşan bu alfabenin kullanılması amatör telsizcilere büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Standart olmayan fonetik kullanımı ise anlam karmaşasına neden olabilmektedir. Örneğin, “J” için “Japonya”, “A” için “Amerika” ve “I” için “İtalya” kullanılması, bu ülke adlarının, operatörün konumu olarak yanlış yorumlanmasına yol açabilir.
Alışılmadık veya nadiren kullanılan kelimeleri ve terimleri anlamak ve yorumlamak bazı koşullarda zor olabilmektedir. Örneğin HF (High Frequency) bandında yapılan muhaberelerde, kötü atmosferik koşullar altında zayıf gelen sinyaller ve çevredeki enterferans kaynakları nedeniyle alınan sesin kalitesi düşmektedir. İyi koşullarda bile birçok kelime ve alfabetik karakter (B, C, D, E gibi…) kulağa benzer gelmektedir. Telsiz operatörlerinin istasyon tanımlaması, ilgili operatör adı ve konumunu alabilmek için fonetik alfabeyi düzenli olarak kullanmaları bu sorunun aşılmasını sağlamakta ve daha sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturmaktadır.*
Amatör telsizciler kendi ülkeleri içerisinde haberleşme yaparken ulusal fonetik alfabeyi de kullanabilmektedir. Uluslararası fonetik alfabenin daha yaygın kullanılması nedeniyle ulusal fonetik alfabe çok sık kullanılmamakta birlikte ülkemizde geçerli olan ulusal fonetik alfabeye aşağıda yer verilmiştir.
İster kendi adınız, ev adresiniz, e-posta adresiniz vb. olsun - ister işte ister tatilde olsun - er ya da geç herkes kendisini bir şeyi hecelemek ve kısaltma listelerine dayalı örnek kelimeler kullanmak zorunda kalacak durumda bulacaktır.
Bu makale, en basit şekilde doğru hecelemeyi öğrenmenize yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Kelimelerinizi hecelerken kendi kelimelerinizi düşünürseniz, hatta harfleri veya özel karakterleri yanlış yazarsanız, pek profesyonel görünmüyor. Bu yanlış anlaşılmalara yol açabilir ve örneğin "F" harfi hızla "V" harfine dönüşebilir.
Yazılışın pek çok farklı yolu vardır; Almanca alfabeyi veya uluslararası kullanım için İngilizce alfabeyi kullanabilirsiniz. Bir terimin doğru yazılışında hangi kelimelerin kullanıldığı sorusu her ülke için farklı şekilde yanıtlanmalıdır. Elbette akla gelebilecek her dilin kısaltmaları vardır. Ancak tüm dillere girmek bizim katkımızın ötesine geçecektir, bu yüzden kendimizi Almanca ve İngilizcenin yanı sıra özel karakterlerle sınırlandırıyoruz.
isimleri hecele
Alfabenin veya telefon alfabesinin yardımıyla isimler açık ve net bir şekilde yazılabilir - özellikle zayıf bir telefon veya mobil bağlantı durumunda. "Friedrich" gibi "F" de açıkça anlaşılmalıdır. Bu arada, alfabe 1903 gibi erken bir tarihte tanıtıldı.
Harflerin Almanca isimleri geçmişte birkaç kez değiştirilmiş, özellikle Siegfried için "S" ve Zeplin için "Z" biraz modası geçmiş olsa da hala aktif olarak kullanılıyor.
Almanca konuşulan ülkelerde (D/A/CH) aşağıdaki alfabeyi kullanmak mantıklıdır. Standartlaştırılmış bir liste burada yardımcı olabilir.
Almanca Yazımı - fonetik alfabe
A Anton N Nordpol
B Berta O Otto
C Caesar P Paula
D Dora Q Quelle
E Emil R Richard
F Friedrich S Samuel, Siegfried
G Gustav T Theodor, Theo
H Heinrich U Ulrich
I Ida V Victor, Viktor
J Justus, Julius W Wilhelm
K Kaufmann X Xanthippe
L Ludwig Y Ypsilon
M Martha Z Zeppelin, Zacharias
Almanca'daki en önemli özel karakterler ve noktalama işaretleri
Çoğu durumda özel karakterlerin de yazılması gerekir; bu liste size yardımcı olacaktır.
Leerzeichen Leerzeichen . Punkt
, Komma ; Semikolon
: Doppelpunkt ? Fragezeichen
! Ausrufezeichen @ AT-Zeichen, Klammeraffe
& Kaufmännisches Und „ Anführungszeichen
‚ Apostroph – Bindestrich
/ Schrägstrich \ Umgek. Schrägstrich, Rückstrich
( Runde Klammer links (auf) ) Runde Klammer rechts (zu)
[ Eckige Klammer links (auf) ] Eckige Klammer rechts (zu)
{ Geschweifte Klammer links (auf) } Geschweifte Klammer rechts (zu)
< Kleiner-als-Zeichen > Grösser-als-Zeichen
= Gleichheitszeichen # Raute / Rautezeichen
_ Grund- / Unterstreichungsstrich ^ Zirkumflex
İngiliz alfabesi uluslararası alanda hakim olmuştur. Ancak her gün İngilizce konuşmuyorsanız, her zaman uygun bir kelimeyi hazır bulamayabilirsiniz. Standartlaştırılmış bir liste de burada yardımcı olabilir.
İngilizce Yazım - fonetik alfabe
A Alpha (oder: alfa), Apple, Adam N November, Nancy
B Bravo, Baker, Boy, Bob O Oscar, Oliver
C Charlie, Caesar P Papa, Paris, Peter
D Delta, Dog Q Quebec, Queen
E Echo, Easy, Edison R Romeo, Roger
F Foxtrot, Fox, Frank S Sierra, Sugar, Sam
G Golf, George T Tango, Tommy
H Hotel, How, Harry U Uniform, Uncle
I India, Italy V Victor
J Juliet, Jack W Whisky, Washington
K Kilo, King X X-Ray
L Lima, Lucy, Love Y Yankee, Yellow
M Mike, Martha, Mary Z Zulu, Zebra
İngilizce'deki en önemli özel karakterler ve noktalama işaretleri
Çoğu durumda, özel karakterlerin de İngilizce yazılması gerekir; işte size yardımcı olabilecek bir liste.
Leerzeichen blank, space . full-stop
, comma ; semicolon
: colon ? question mark
! exclamation mark @ commercial at, at-sign, at
& ampersand „ double quote
‚ apostrophe – hyphen
/ slash \ backslash
( opening parenthesis ) closing parenthesis
[ opening bracket ] closing bracket
{ opening (curly) brace } closing (curly) brace
< opening angle bracket, less than > closing angle bracket, more than
= equals # number sign, hash (hash mark)
_ underscore ^ circumflex, accent circonflexe
İngilizce Yazımı - fonetik NATO alfabesi
Tavsiyem: Sık sık İngilizce telefon görüşmeleri yapıyorsanız, böyle bir listeyi yanınızda bulundurun, çünkü zamanı geldiğinde bunun hızlı bir şekilde yapılması gerekir! Kişisel olarak, Windows masaüstümde havacılık ve askeriyeye ait aşağıdaki listeyi (NATO Fonetik Alfabesi olarak da bilinir) içeren bir not oluşturdum ve bu nedenle her zaman mükemmel erişime sahibim!
A – Alpha F – Foxtrot K – Kilo P – Papa U – Uniform Z – Zulu
B – Bravo G – Golf L – Lima Q – Quebec V – Victor
C – Charlie H – Hotel M – Mike R – Romeo W – Whisky
D – Delta I – India N – November S – Sierra X – X-ray
E – Echo J – Juliet O – Oscar T – Tango Y – Yankee
Bu manada:
Victor, Hindistan, Echo, Lima, uzay, Sierra, Papa, Alpha, Sierra, Sierra, ünlem işareti
Uluslararası Harf Yazım - fonetik alfabe Türkçe Harf Yazım - fonetik alfabe
A Alpha - Ankara
B Bravo - Bursa
C Charlie - Ceyhan
D Delta - Denizli
E Echo - Edirne
F Foxtrot - Fatsa
G Golf - Giresun
H Hotel - Hopa
I India - Isparta
J Juliet - Jale
K Kilo - Kayseri
L Lima - Lüleburgaz
M Mike - Manisa
N November - Nazilli
O Oscar - Ordu
P Papa - Pazar
Q Quebec -
R Romeo - Rize
S Sierra - Samsun
T Tango - Trabzon
U Uniform - Urfa
V Victor - Van
W Whiskey -
X X-ray -
Y Yankee - Yalova
Z Zulu - Zonguldak
[attachment=104628]
Ögel yada Öcal Ana Sünneti Nedir? Bu Sünnete ittiba Neden Gerekli?
Ögel yada Öcal Ana Sünneti
Merhaba dostlar bir makalede daha beraberiz
Dünyamız Güneşle birlikte galaksimizin ana Yıldızı etrafında bir tur atmasına "asır" ya da "Yüzyıl" diyoruz zaman birimi olaraktan. işte aynen bizim yengeç dönencesi ve oğlak dönencesi gibi, birisi horizontal, birisi de vertikal hareketimizin olması sebebiyle, işte güneşimiz de dünyamız ve diğer gezegenleri, galaksinin ana Yıldızı etrafında, bir vertikal, Bir de horizontal olaraktan Tur attırır. işte bunu anlatmıştık, U dönüşü olan bir virajda, sağdan gitme kuralı olan, trafik yasası olan bir ülkede, sağdan giderken, U dönüşü yapıp geri döndüğümüzde, sağımız sol, solumuz sağ olacaktır, işte ana yıldızın etrafından dönüp, aynen yazdan Sonbahara, veyahut da kıştan ilkbahara dönüş olan, Dönence zamanlarında, yahut da 21 Aralık gibi ve 21 Haziran, veyahut da 23 Eylül 21 Mart gibi, Ekinoks veya dönencelerin olduğu zamanlarda, bizim sistemimizde, Dünyamız güneşin etrafından dönüp, sırtını dönüp geri gitmekte, veyahut dünya güneşe doğru yaklaşmakta veya uzaklaşmakta, işte bu Dönence ve Ekinoks zamanlarından birisinde hareket yaklaşaraktan, güneşe doğru birisinde ise uzaklaşaraktan ve genişleyerekten, güneşe sırtını dönüp Karanlığa doğru hareket vardır. birisinde Havalar soğur, birisinde havalar ısınır, işte aynı sistem, bütün Yıldız sistemlerinde mevcuttur, çekim kuvvetine göre, yıldızın çekim kuvvetine göre, gezegenleri ve uyduları o şekilde kendi haznesinde tutup, kendisiyle birlikte, ana galaksinin etrafında tur atarlar, ve bu nebulanin, gaz kütlesi şeklinde görülen, uzaktan baktığımızda Nebula dediğimiz, gaz kütlesi sandığımız bir görsel oluşturur, Halbuki o yaklaştığımızda, daha büyük bir teleskopla baktığımızda, içinde yıldızlardan oluşmuş sistemlerin hareketinden dolayı, öyle bir görsel oluştuğunu anlayabiliriz, ama çok büyük teleskoplar lazım ki, Görüntüyü büyütebilelim, ve oradaki yıldızların ve gezegenlerin bize gönderdiği sinyalleri algılayabilelim. işte her Yüzyıl bizim sistemimizdeki güneşimizin galaksinin ana yıldızının etrafındaki dönüşü, Asır veya Yüzyıl olaraktan tarif ediliyor ki, bunun da İslam kaynaklarından delili, Peygamberimiz Her yüzyılda, yani her asır da dini yenileyici bir müceddidii Allah dünyaya gönderir, buyuruyor hadisi şerifte. işte buradaki her Yüzyıl yani Asır, işte ümmeti necat'ın imamı olan kimsedir o müceddit olan kimse, dindeki kaymaları ve bozulmaları düzeltip, veyahut da gündeme göre yeni gelişen teknolojiye ve ahlaka uygun fetvalar ve Allah'ın kurallarına ve insanlığa faydalı olacaktan gerekli kuralları ve yaşama tarzını ve ahlakını geliştiren kimselerdir Bu kimseler. ve bu kimselere uyulduğu takdirde, işte ümmeti Necat, yani kurtulanlar ümmeti, yahut da kurtulanlar milleti veya grubu denilen, o zamanın turun sonu olan yok oluşundan ve helakında geriye kalan, geriye sağlam kalan kimselerin oluşturduğu gruba verilen isim "ümmeti necat"tır. işte o da, zamanın imamına uymakla olabilecek, ve kurtuluşa erebilecek kimseler demektir, ve o zaman her Kutup taklasında, İşte bu U dönüşünü, bunu "Kutup taklası" olaraktan dile getiriyoruz bizler bugün, çünkü dedim ya U dönüşü yaptığımız zaman sağlar sol, sol lar da sağ olacaktır. bu Aynen dünyaya gelen çocuğun anne karnında doğmadan önce kafası aşağı gelecek şekilde takla atmasını andırır. işte bu galaksideki de aynen öyle, yaratıldığında takla atabilen çocuklar normal dediğimiz çocuklardır, takla atması gerektiğini bilemeyen, ve Ayakları Üstünde dünyaya gelmeye çalışan çocuklar ise, sisteme ters olan ocuklar, yani galaksimizde iki tane yıldız vardır sisteme ters (Neptün ve Venüs) Bu da galaksimizde iki tane dönüş vardır, Ekinoks ve Dönence şeklinde her ikisinde de iki ayrı Kutupta hareket eder Dünyamız güneşin etrafında, birisinde dediğimiz gibi uzaklaşaraktan genişleyerekten birisinde yaklaşaraktan ve daralaraktan hareket eder elipsel yörüngesinde işte buradaki U dönüşü yaptığında sağlar sol sollar sağ olacaktır bu iki gezegen de bize dönmemiz gereken yere geldigmizde bizim artik geri dönememiz gerektiğini bildiren yada sağlayan iki ters dönen gezegen, bu demek olur ki, dünyamız o menzile varınca geri döndüren çarkdır, kuran da raad suresi diye isimlendirilir Bunun ismi. Bizler de "Kutup taklası" tarifini böyle yapıyoruz, ve bu yengeç dönencesi Horizontal bir hareket olduğu için galaksimizde, 21 mart, güneşe dikey bir hareket olduğu için, bunda her turda bir defa vertikal yükselme meydana gelir, ve onca galaksi üstümüzdedir, aslında gökyüzüne baktığımızda, Bütün yıldızları biz sanki üstümüzde gibi görüyoruz, fakat hayır öyle değil, Çünkü Dünyanın yuvarlak olması sebebiyle, Afrika'dan bakan birisinin Gökyüzüne bakış yönüyle, Rusya'dan bakan birisinin gökyüzüne bakış yönü aynı olmadığı gibi, birisi yukarıya birisi aşağıya baktığı için, Onun üst dediği Yukarısı dediği yer, Rusya'nın altında kaldı,ve afrika'dakinin üst dediği Yukarısı dediği yerde Rusya'nın altında, ikisi ters kutuplu olaraktan, birisi öbürünün altında, birisi üstünde şeklinde bir bakış açısı vardır. O yüzden işte bu vertikal hareket veya horizontal hareketle, işte Yukarısı dediğimiz yer yani, vertikal yükselme yaparken ki gökyüzü olaraktan gördüğümüz yerdeki, ana Kutup yıldızı, galaksimizi devir ettiren bir kara delik şeklindedir. Bir nevi manevra yaptıran, o spiral dönüşü yapmamızı sağlayan, çekim kuvvetine sahip, dalganın Merkezi, Aynen bir çubuk ya da Değnek alıp, suyun içinde sümüklü böcek şeklinde bir dalga oluşturmaya benzer. İşte bu dalgayı oluşturan merkeze Biz Kutup yıldızı Diyoruz ki, o da radyasyon yıldızıdır, ve Radyasyon yayar. Bizim vertikal yükselmemizde ki, her yükselişte, ona bir adım daha yaklaşırız, Eğer, Aynen bizim sistemimizdeki 21 Haziran'a gidiş gibi hareketimiz dolduğu zaman, spiral DNA sarmalı yada Edirnede ki Selimiye camisinin minaresine çıkışı andırır, yada vidanın yivi gibi her bir tur attığımızda, bir ileri, ve bir yukarı çıkmış oluruz, eğer 21 aralık'a doğru gidiş gibi hareketimiz varsa, döndükten sonra, ondan uzaklaşaraktan, aşağıya inerekten, vertikal olaraktan aşağı inerekten bir hareketimiz vardır, işte her ikisinde de güneşimiz dönüm noktasına geldiğinde dönmesi gerekir, ve dünyamızı ve diğer gezegenleri de kendisi ile birlikte döndürmesi gerekir, Buna biz işte yengeç dönencesi oğlak dönencesi diye tarif ediyoruz. birisi vertikal birisi horizontal ve bu defa ki yükselmede ki şu andaki hareketimiz, galakside Aynen dünyamızın yengeç dönencesine gitmesi gibi olan hareketi gibi değil de, 21 Aralık yani oğlak dönencesine gitmesi gibi hareketini yapmak üzereyiz, Çünkü vertikal bir yükselme yapmaktayız, ve bu yükselme sebebiyle, Aynen Pisagor üçgeni gibi, her yükselmede ki bir tur, Asır denilen tur, daha küçük bir zaman birimi olmakta, artık dönme turu 100 Yıl değil de, seksen altmış yetmiş gibi küçülmekte. Öyle olunca, Çünkü şu anda Dünyamız da radyasyondan nasıl faydalanacağımızı keşfettiğimiz yerlere geldik, çünkü radyasyon, en uzak noktaya dalga yollamanın En kolay yöntemi, Çünkü biz Kutup yıldızı kadar uzak bir yıldızın ışığını görebiliyoruz ki, o yıldızı biz onun yolladığı radyasyon parçacıklarıyla bile biliyoruz. Ve bugün telefon, cep telefonlarının kullandığı sistem işte G4 G3 veya G5 şeklinde radyasyon, Radyasyon dalgası kullanaraktan yayım yapan bir sistemi kullanmaktayız. bu Eskiden Radyo dalgaları kısa dalga, uzun dalga, FM şeklinde dalgaları kullanıyorduk, ve bugün mikrowelle yani mikro dalgaları da kullanıyoruz, ve bunun altındaki dalgalarda radyasyon dalgaları. ve o yüzden etrafımız her taraf radyasyon dalgası halinde, fakat radyasyonu biliyoruz ki : hücreleri öldüren bir dalga sistemi, ve bunu daha önceki vaazlarımızda söylemiştik, bu yeni sisteme hızlı olaraktan geçmeyelim, yoksa insanlar Helak olur, çok ölümlere sebep olur, yavaş yavaş geçtiğimiz zaman, insan vücutları kendisini buna uyumlu hale getirecektir yavaş yavaş, ve o zaman bu sistemi kullanabiliriz diye tarif etmiştim. Evet biraz sabrettiler, fakat kıyamete yakın olduğumuz için, son varış noktamıza yaklaştığımız için, yani Kutup taklasında her seferinde sıfırlama gerçekleşmekte, ve dünya çıktığı zirveden tekrar aşağıya inmekte, aynen bu SIFIR noktasına yani zirveye çıkıp, zirveden tekrar basamak basamak aşağıya inmek gibi fakat, bunu Allahu Teala Kur'an-ı Kerim'de : şeytan aleyhillana öyle bir kibirlenme gösterince, oraya çıktığı zaman, kendini tanrı iddia etmesi yahut da, üstünlük iddia etmesi yüzünden, "Racim" Kovdum seni aşağıların aşağısına attım sizi, birbirinize düşman olaraktan üçünüzü de attım demesi, yani oradan merdivenden inme şeklinde değil de, kovulma ve atılma şeklinde bir tezehür göstermekte, ve meydana gelmekte. ve Bu atılma sebebiyle, yani Minareden düşmek gibi ve sıfırlanma gerçekleşmekte, o yüzden her Kutup taklasında dünyamızdaki yaşam bilimleri ve birimleri tamamen temizlenmiş, ve sadece ümmeti Necat denilen, Mehdi ve o zamanın mehdisinin etrafında toplanan kimseler kurtuluşa ermişler, ve bunların ismine "müttakiler" yada Allah'a Yaklaşanlar denilmiş.
Dönüş aynı dönüş, sistem aynı sistem, ve her seferinde zirveye çıktığımızda, Kutup Yıldızı'nın yanına varmış oluyoruz, Kutup yıldızının yanına Vardığımızda da, sistem radyasyonla çalışan keşifleri bulmak oluyor, ve bunları bulduğumuz zaman, eğer Bizler kainata zarar veren şeyler ve insanlığa yaratılışa diğer canlılara ve diğer sistemlere zarar veren bir buluş ve icat yapmaya kalkmamız yüzünden işte, ya da Allahu Teala'ya, Aynen şeytanın tasladığı gibi, büyüklük, tanrılık taslamaya başladığımız zaman, Allahu Teala hepimizi tekrar aşağıya atıp aşağıların aşağısına indirdik buyurduğu Minareden aşağı atılmak gibi. Pisagor üçgeninin zirvesinden en aşağıya yani arz denilen dünyaya, dünyanın da 7 Sema'nın en alt basamağına atıldığını, yani sıfırlanmanın gerçekleştiğini görüyoruz. Bunu Düya'nın ömrü ile yaklaşık olaraktan 6 defa olduğunu varsayıyor bilim adamları, ama İslam tarihinde Peygamberimizden gelen hadislerden, bunun 4 defa olduğu ve bu sonuncunun 5. olacağını bize bildirmiş ve demiş ki: Aslında Bu döngüde dünya hakimiyetini iki defa kötüler kazandı, iki defa da İyiler kazandı, bu son defasında Mehdi ile birlikte olanlar ve İyiler kazanacak şeklinde tarif edilmiş, ve bu ayet ile sabittir ve buyuruyor ki Rabbimiz kur'an-ı Kerim'de : "yeryüzüne sonunda Salih kullarım varis kalacak" yani "yeryüzünün mirasını sonunda Salih kullarım Devralacak" ayeti mevcut. Hani Şeytan aleyhillane kibirlilik tasladı, tanrılık tasladığı zaman, Şeytan aleyhilleana dedi ki Rabbimize: "sen madem beni böyle azdırdın, Ben de senin kullarının doğru yoluna durup, onlara sağından solundan fistekler vererekten, onları doğru yoldan saptıracağım, ve sen onları sana gelir, yada geri döner vaziyette bulamayacaksın"dedi. veyahut da "sana kulluk eder vaziyette bulamayacaksın" dedi. Hani dedik ya işte bu vertikal yükselme veyahut da horizontal dönüş, galaksideki ana yıldızın etrafında, bu ana yıldız da, işte bizim batmayan Güneş dediğimiz, baki olan Allah, veyahut da batmayan güneşin etrafındaki dönüşümüz, işte burada ki onları sana gelir vaziyette bulamayacaksın demesi, Çok kimsenin aynı Bu "Simurg efsanesi"nde ki kuşların, başlangıçtaki çok kuşun tanrı'yı aramaya çıkması, ve fakat yolun yarısında çoğunun geri dönmesi ve, fire vermesi sebebiyle, sadece 40 kuşa düşmeleri gibi, İşte onları şeytan aleyhileane, yoldan saptırıp, sana döner vaziyette bulamayacaksın diye iddia etmesi yüzünden, Rabbimiz kızdı ve " in Oradan aşağı, kovulmuş şeytan, Sen benim Has ve Salih kullarıma hiçbir şey yapamazsın" buyurdu Hadi git Ne yapacaksan yap buyurdu, O zaman, şeytan aleyhileane, "bana kıyamete kadar mühlet ver" dedi, Cenabı Mevla "tamam mühletlisin" dedi "Hadi git Ne yapacaksan yap" dedi. işte o yüzden yolumuza Pusu Kuran şeytan, o yüzden bu vertikal ilerlemede, daha yerimize varmadan önce, çoğumuzu öldürerekten, çoğumuzu hasta ederekten, çoğumuzu birbirimize kavga ettirerekten, yoldan alıkoymakta, ve Tanrıya giden yolda, yolumuza engel olmakta, yahut da Allah'ın kurallarına uygun hareketimize engel olmakta, işte burada yani buradaki ayeti kerimede buyurulduğu gibi "sen benim Salih kullarıma hiçbir şey yapamazsın" buyurdu, bu kapı gibi bir ayet, Öyle olunca, en son Mehdi Aleyhisselam ile birlikte olanlar o salih kullara olacak. Peygamberimizin "karda sürünüyor bile olsanız, emekleyerek de, olsa mehdi'ye gidin" buyurmasının sebebi, işte doğru yolun ve kurtuluşun anahtarının, Mehdi ile birlikte olmakla olduğunu, Mehdi'nin inkşaf eden bilgileriyle hareket etmekte olduğunu, kurtuluşun ve müttakilerden olup, geleceğe ahirete yolculuk edebilmenin tek çaresi olduğu, bu hadislerle ve ayetle sabit. Öyle olunca işte vertikal hareketimiz sebebiyle, güneşimiz ve dünyamız, ana yıldız olan Kutup yıldızına, Biraz Daha yaklaştı. ve burada "ögel ana" (öglena) veyahut da "öcal ana" yada "Eugenia" GEN25 denen tek hücreli bir canlı, ve ilk defa canlılığın başladığı yere gelmiş bulunuyoruz. yaklaşık olaraktan, tam yeri neresidir ben de bilmiyorum, Ama yaklaşık olaraktan gelmiş bulunuyoruz, dönüş sebebimizle her dönüş bu burçlar ile tarif ediliyor, ve her burcun menzilinde, aynen balık burcuna gelindiğinde, balık burcu özelliklerini göstermesi, Bilmem, Aslan burcuna gelince, Aslan Burcu'nun özellikleri ve etkilerinin görülmesi gibi, buraya geldiğimiz zamanda da galaksimizdeki sistemde, bu şu altyapıdaki burçlar değil de, bu üst burclar, yani düşünün ki kale yada sur sur içinde, sur Sur içinde şeklinde bir sistem, ve bu üst surdaki kalenin burclarından bahsediyoruz burada, buradaki Ögel ana ya da öcal ana denilen ve yahut da kamçılı hayvan ve amip denilen canlının ilk örnekleri olan yapımız, onun ilk canlılığı kazandığı yere gelmiş bulunuyoruz, ve o İşte buradaki sistem, hücre kurutan radyasyon dalgasına maruz kaldığı için, buradaki bu radyasyonda sağ kalabilen canlılar, kendileri bir çeşit savunma mekanizması üretmişler vücutlarında, ve bakteri denen Yapı sistemi oluşmuş. Bir nevi bakteri ve Mikroplar denilen sistem. Mikroplar öyledir ki, bazı Mikroplar çok sıcaklıkta yaşayabilirler, bu canlılar 300 santigrat derecede yaşayabilen canlılar var, radyasyonda yaşayabilen canlılar var, suyun içinde boğulmadan yaşayabilen canlılar var, basınç içinde yaşayabilen canlılar var, basınçsız ortamda yaşayabilen canlılar var,... ve bunların hepsi değişik savunma mekanizmaları oluşturan canlı türleri, Hepsi de bakteri türlerinden, ya da mikrop denilen cinsten bir yapı halindeler. İşte buradaki sistemdeki ilk canlılık onlar sayesinde var olup ve üreyerek devam ettik ve, çok hücreliye de geçip daha sonra hayvan ve bitkiler şeklinde yapı göstermiş, daha sonradan insan denilen Aziz varlık üretilmiş sonrada erkek ve dişi olraktan eşeyli üreme ye evrimleşmiş, ve şu anda işte, o öglena ya da tek hücreli canlının olduğu yere geldiğimiz için, buradan geçiş sistemi, aynen Mesela bir seyahatte, Mesela bizim Gmünd ilin den Schrems'e gelen yolculuğumuzda, Schrems'in ana merkezine gitmek için bir köprü var, ve bir çay var, çayın üstünde köprü var, o köprüden illa geçmek gerektiği gibi, illaki köprüden geçmek gerektiği gibi, aynı Bu galaksimizdeki yolculuğumuzda da, öglena denilen ilk canlı türünün sünnetini işlemeden buradan ileriye geçebilmek mümkün değil gözüküyor, benim keşfi bilgilerimce. Bunu İslam tarihinde peygamber efendimiz şöyle tarif etmiş : mescitte ashabıyla otururlarken, Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: "tam şimdi, bu sırada, şeytan aleyhillane kamçısını, ya da kuyruğunu kıçına soktu ve üredi" diye tarif etmiş. Bu şeytan aleyhillana'nın ana yapısı dedik ki işte, mikrop ve bakteri yapısı gibi, o büyük bir sistem halinde fakat, biz o'nu canlılık sisteminde, Bizden önceki canlı Yapı olduğu için, biz onun yapısını anlayamıyoruz, ve onun yapısı işte, tek hücreli canlı olduğu için, ilk defa üreme sisteminde eşi Yok, eşi olmadığı için, kendisini geliştirmiş, ve kamçısını veyahut da kuyruğunu kıçına sokaraktan üreyip, canlılığı devam ettirdiği görülüyor, yani Ondan sonra da bölünme yaparaktan çoğaldığı ve, bu sistem, İşte bu canlının sünnetini işlemeden geçmek yok.
Bu sünnet bugün Nasıl yapılacak?
işte radyasyon hücre kuruttuğu için, Affedersiniz hepimizin kıçı belli zaten, dübür ya da anüs denilen bölgemizde, bağırsak sistemimizde, işte kabızlık meydana geldiği için, dedik ya suyu da kurutuyor, hücreyide kurutuyor, ve suyun oksijen Bağlarını koparıyor bu radyasyon dalgası, G4, G3 ile hepsi daha fazla radyasyona maruz bırakıyor bizi, ve şu anda G5'e G6'ya G7'ye gidildiği için, artık sistem holografik iletişim sistemine geçmek üzere, Yani artık biz istanbul'da oturup, fakat Ankara'da bedenimizle görüşme yapabileceğiz, "TAYYI MEKAN" "TAYYI ZAMAN" oradaki kimseleri de görebileceğiz, onlar da bizi görebilecek, dokunabileceğiz oturabileceğiniz kalkabileceğiz, Oradan da görüşmemizi yapıp dönebileceğimiz holografik görüşme sistemi, keşfedilen yeni bir iletişim sistemine geçmek üzereyiz. işte onun uygulanabilmesi için. önceki deltoidden bulduğumuz bilgiler ile, şu anda bu sisteme geçmek üzereyiz, ve bu sisteme geçebilmemiz için de, işte bu radyasyonu daha verimli şekilde kullanmamız gerekmekte, O yüzden de G5 Dalgasına maruz kalıyoruz, G5 denilen iletişim sistemine geçeceğiz fakat, burada İşte bu radyasyon hücre kuruttuğu ve suyun moleküler Bağlarını kopardığı için, vücudumuz elastikiyetini kaybediyor, ve herhangi bir kabızlık durumunda, dışkının birikme yapması sonucu, ve büyümesi sonucu, kaka dübürden atılırken oluşabilecek herhangi bir yırtılmanın, daha sonra o bölgenin ıslak kalmasının sebebi ile iltihaplara yol açtığı, ve bu iltihabında daha ileriye doğru, vücudun hiç yapılarına doğru ilerlediği, ve bütün sistemi tahrip edip, ölümlere sebep olduğu, bugün görülmekte, bir sürü sanatçı ve insan bu sebepten hayatını kaybetmek de, "çoklu organ kaybı" denilmekte bunun ismine de...
işte bu hastalığın, benim keşfi bilgilerimle tedavisi ve çaresi şu şekilde :
işte aynen o ögelene ya da öcal ana yani ilk yapımız ilk canlı türü yapımız olan Eugenia Denilen yapımızın sünnetini işlemek zorundayız. O da işte yani kamçımızı, ya da Elimizi, bugün kremler var, E vitamini kremleri, ve bunun geliştirilmiş versiyonunu "penaten" "Nivea" ve benzerleri, Bu yara kurutucu ve bir de hidro Su bazlı Nivea kremleri var, ve içinde E vitamini ve ve bir nevi altıgen yapıyı hücreyi hücre Bağlarını tekrar meydana gelmesine, hücre bağlarının tekrar kurulabilmesini sağlayan, ve yırtık ve yaraları tamir eden bir krem geliştirilmiş, E vitaminiden zengin, ve bu oktagon yapıyı koruyan, bir nevi Omega içeren, ve hepsi mişung edilmiş karıştırılmış, ve krem halinde, ilk defa "penaten"denilen Marka ile çocuk pişiklerinde iyi gelen bir krem keşfetmiş 1800'lerde, o kremin benzerlerini de bugün Nivea tarafından da geliştirildi ve işte bu sünneti işlemek için de, büyük hacete yani dışkı çıkarmaya gittiğin zaman, herhangi bir kabızlık durumunda, veyahut da kabızlık olmasa bile, her defasında, sol işaret parmağınıza krem alın, bu kremde ile dübürünüzü etrafına sürün ve hafif parmağınızın ucu girecek kadar içini de parmağınıza sokaraktan yağlayın, zaten mesela sadece çuvalın ağzı büzüldüğü, diğer yerleri geniş olduğu gibi, mesela çuvalı iple bağladığımız zaman, bir buğday çuvalını çuvalı iple bağladığımız zaman, çuvalını ağzını iple bağladığımız zaman, Sadece ucu büzülür değil mi, büzülen kısım işte hasar görmekte ve yırtılma olmakta, ilk yırtılma olmakta, O yüzden o ağzını işte ucunu, parmağımızı kremleyip yağlayıp, o ucunu yağladığımız zaman, oraya yardımcı oluyoruz, ve hücrelerin yırtılmadan ve yağlı olduğu için yani, vışır vışır kaygan hale gelmesi sebebiyle, o dışkının yırtmadan dışarı atılmasını sağlamış oluruz, herhangi bir yırtılma olduysa, daha önceden yırtılma olduysa, onu da işte yine oraları yağlayaraktan, yine ona faydalı oluruz, fakat buradaki yine önceki yaraları kapatmak için ise, papatya çayı ile ve bir de adaçayını karıştırıp çay halinde kaynatıp, soğuttuktan sonra, hafif ılık şekilde tuvaletimizin kaytasını temizledikten sonra, orayı Bu Adaçayı ve papatya çayı ile taharet ederekten, içini dışını, hafif içini ve dışını yıkayaraktan, oranın tekrar eski halini kazanmasına, iltihapların gitmesine yaraların kurumasına sağlarız, ve orayı bir de ondan sonra o kremle yağladığımız zaman, işte yaranın içeriye doğru iyi olduğunu göreceksiniz. Yani bunu, tuvaletinizi hem yapmadan önce orayı kremleyip ağlayacaksınız, hem de tuvaletinizi yaptıktan ve çıkmadan önce, Bu karışım ile çay ile taharet ettikten sonra, ardına da, bu hidro kremleriyle, bu krem ile yağlayacaksınız ki, o şekilde yaralar iyi olacak, yahut da yara olmasa bile hafif yırtılmaya yüz tutmuş gerilmeler, tekrar tamir olacaklar, içindeki Omega sebebiyle yeniden hücre Bağları kurulacak ve Efendim hidro sayesinde de oksijen sayesinde, oksijen Bağlarını tekrar kazanması sebebiyle de, elastikiyet kazanacak, ve tekrar eski haline, eski halini almasa bile, o na benzer bir yapı oluşturacak, en üst kaslarınız ya da dübür kaslarınız. işte bu Aynen o peygamberimizin hadisinde dediği gibi, bu sünnet böyle, kıçını yağlamayan ve kendi kıçına parmak atmayan bu devirde bu "öglena" sünneti ya da Öcalan'ın sünneti ögel ana sünneti yapmayan, işlemeyen ahirete geçemez, bir gün gelir organ kaybından ölür, ve müttakileriden olamaz. Çünkü galakside burçlar sisteminde, üst burçta bu ögelena ya ya da Öcal ana ya da EU GEN A denilen ilk yapımızın bulunduğu yere geldiğimiz için, onun etkisine maruz kalıyoruz, onun koyduğu sünnete uymayan, buradan geçemez, Buradan daha ileri geçemez, vesselam. Makalemiz Buraya kadar.
Hasta olanlara Allah'tan şifa, Hasta olmaya yakın olanlara, da sünnete ittiba ile, bu beladan, halasa, kurtuluşa ermeye vesile olması dileklerimle
selam ve sevgilerimle hoşça kalın
Raşit Tunca
Bu bir karoglan Raşit Tunca makalesidir
Avusturya Gümünd ili Schrems ilçesi Bugün 24 Ağustos 2023 perşembe saat sabah 7:29
Sadri Alışık Kimdir? Biyografisi
Sadri Alışık, kimlik adıyla Mehmet Sadrettin Alışık (5 Nisan 1925, İstanbul - 18 Mart 1995, İstanbul), Türk tiyatrocu, sinema oyuncusu ve komedyendir.[1]
1964'ten başlayarak canlandırdığı Turist Ömer ve Ofsayt Osman tipleriyle tanındı. Yaşamı boyunca 200'ü aşkın filmde rol aldı.
Hayatı
5 Nisan 1925 yılında İstanbul'da, Paşabahçe, Beykoz'da doğdu. Annesi Saffet Hanım, babası Kaptan Rafet Bey'dir.[2] Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu; okul piyeslerinde rol aldı. Sahneye ilk defa 1939'da Eminönü Halkevi'nde amatör olarak çıktı. Beykoz Ortaokulundan (bugünkü adıyla Ziya Ünsel İlköğretim Okulu)[3] ve ardından İstanbul Erkek Lisesinden mezun oldu.
Lise yıllarında Cağaloğlu Halkevi'nde tiyatro eğitimine başladı. Bu arada Ankara Devlet Konservatuvarı sınavına girip kazanmasına rağmen gözleri miyop olduğu için kayıt yaptıramadı ve İstanbul'a dönüp tiyatroya halkevinde devam etti.[4] Bir süre Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde eğitim gördü.[5]
Profesyonel oyunculuğa 1943'te Raşit Rıza Tiyatrosu'nda başladı. Onu halkevindeki bir oyunda izleyen ve beğenen sinema yönetmeni Faruk Kenç'in teklifi üzerine 1944 yılında Günahsızlar adlı filmde rol alarak sinemaya başladı. 19 yaşına iken çevirdiği bu film ile tanındı. Üç yıllık askerlik dönemi nedeniyle bu filmin ardından sinemaya ara verdi. 1950'li yıllarda sinemaya döndüğünde Yeşilçam filmlerinde daha çok yan rollerde görev aldı. Özellikle tarihî filmlerde küçük rollerde oynadı.[4]
1951’de Küçük Sahne Tiyatrosu’nun kadrosuna girdi. Küçük Sahne’nin ardından Karaca, Site, Oda, Kent Oyuncuları ve Oraloğlu tiyatrolarında pek çok oyunda rol aldı. Bu dönemde ayrıca yerli ve yabancı filmlere seslendirme yaptı.[4] 1951'de ilk evliliğini tiyatro sanatçısı Neriman Esen ile yaptı. Bu evlilik 1957'de sona erdi.[6]
1950'lerin sonunda sinema filmlerindeki rolleri büyümeye başladı. Başrolde oynadığı ve bir sokak şarkıcısını canlandırdığı Hicran Yarası filmi o yılın en çok izlenen iki filminden biri oldu. Aynı yıl Kurtuluş Savaşı'nı anlatan Düşman Yolları Kesti ve Kalpaklılar filmlerinde birbirinden zıt karakterler canlandırdı. 1959 yapımı Zümrüt filmindeki "Doktor Fuat" rolü ile Gazeteciler Cemiyeti Türk Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülüne değer görüldü. Aynı yıl Yalnızlar Rıhtımı filminde Çolpan İlhan ile başrolleri paylaştı ve rol arkadaşı Çolpan İlhan ile 20 Ağustos 1959'da evlendi. Bu evlilikten oğulları Kerem Alışık (1960) dünyaya geldi.
1960'ların başında ya paraya, kumara kadına düşkün kötü adam ya da salon komedilerinde sevimli delikanlı, jönün sempatik arkadaşı rollerinde oynadı. 1961’de çekilen Nejat Saydam'ın yönettiği, başrollerinde Ayhan Işık ve Belgin Doruk Küçük Hanımefendi filminde canlandırdığı Bülent Soysal karakteri Alışık'ın film yıldızlığına yükselişinde ilk basamak oldu.[4] Filmin başarısı üzerine serinin diğer filmleri çekildi. Devam filmlerinde Bülent karakterinin hikâyedeki yeri ve önemi giderek arttı.
"Turist Ömer" serisi
Sadri Alışık ile özdeşleşmiş olan Turist Ömer karakteri
Sadri Alışık'ın canlandırdığı Turist Ömer karakteri ilk defa 1963 yılında Ayhan Işık'ın başrolde olduğu Helal Olsun Ali Abi adlı polisiye-komedide bir yan karakter olan "Turist Ömer" rolünü canlandırdırmasıyla başladı. Yönetmen Hulki Saner'in amcası Rasih Bey'den[7] esinlenerek yarattığı bu karaktere Sadri Alışık da bir asker arkadaşından esinlendiği çarpık selamı ve kendi gözlemlerini kattı.[4] Bu filmin başarısının ardından 1964’te Yeşilçam’ın popüler çocuk yıldızı Ayşecik ile Turist Ömer'i bir araya getiren ve Turist Ömer'in yine yan karakter olduğu Ayşecik Cimcime Hanım ve Ayşecik Çıtı Pıtı Kız filmleri çekildi. Bu filmlerin gişedeki başarısından üzerine Alışık, 1964 yılında Turist Ömer'in ana karakter olduğu Turist Ömer filminde başrol oynadı. Alışık, ilk Turist Ömer filminden sonra on yıl içinde 7 filme ulaşacak olan Turist Ömer serisinde başrol oynadı ve geniş kitleler tarafından tanınıp sevildi.
"Avare" karakteri
Toplam on yedi film çektiği 1964 yılı, Sadri Alışık'ın kariyerinin en üretken yılı idi. 1964 yılında başrolde oynadığı filmlerden birisi de 1951 yapımı Aware adlı Hint filminden uyarlanan Avare (1964) filmi idi. Alışık, bu filmle birlikte avare, gariban karakterler ile özdeşleşti.[4] Bu filmdeki repliklerinden biri zaman içinde ikonlaşarak Sadri Alışık imajının bir parçası oldu:
“ ...Sokak köpeklerine selam vermek, adam olmaya çeyrek var demektir! „
"Ofsayt Osman" karakteri
1965’te Şaka ile Karışık filminde Ofsayt Osman karakterini canlandırdı. Özellikle filmin final sahnesindeki performansı çok beğenildi.[8] Film, hiçbir işte başarılı olamamasından, "hiç gol atamamasından" dolayı adı Ofsayt'a çıkmış sevimli bir serseri tipi olan Osman'ın şu repliği ile hatırlandı:
“ Bu da mı gol değil be? Adaletine insanlığına kurban olayım hâkim bey bu da mı gol değil?" [8] „
"Haşmet İbriktaroğlu" karakteri
1966 yılında kara-komedi tarzındaki Ah Güzel İstanbul filminde Ayla Algan ile başrolü paylaştı. Alışık'ın canlandırdığı varını yoğunu miskinliği yüzünden kaybetmiş Haşmet İbriktaroğlu karakteri, Türk sinema tarihinin en kült karakterlerinden birisi haline geldi.[9]
Müzisyenliği
Alışık, 1964-1970 yılları arasında filmlerde seslendirdiği şarkılardan oluşan üç kırkbeşlik plak çıkardı. 1968 yılında ise hem şarkı söylediği hem de hikâyeler anlattığı gazino programlarına başladı. Gösterisini tek kişilik bir piyese çeviren Alışık, 1980’e kadar sürdürdüğü gazino programlarını "dünün meddahını bugüne uyarlamak istedim" diye anlatmıştır. Sahne şovunda anlattığı "Müjgan" hikâyesi çok beğenilince 1970’te Ah Müjgan Ah adıyla sinemaya aktarılmıştır.[4] Gazino programlarının ardından şarkıcılığını öne çıkardığı Acı İle Karışık (1969), Menekşe Gözler (1969), Üvey Ana (1971) gibi filmler çevirdi.
Son filmleri
Alışık, Afacan Küçük Serseri'deki rolüyle 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. 1970'li yılların ikinci yarısında Yeşilam filmlerinin seyirci kitlesi azalmaya başlayınca gazino programlarına ağırlık verdi. 1977'de Atıf Yılmaz'ın yönettiği Acı Hatıralar filminden başrol oynadıktan sonra sinemaya 9 yıl ara verdi. Yakın dostu Ayhan Işık’ın 1979'da ölümü ile çok sarsıldı ve adeta hayat küsen sanatçı 1986'da Şalvar Bank filmi ile sinemaya geri döndü.
Son zamanları
1986'nın ardından, geçirdiği karaciğer rahatsızlığı sebebiyle oyunculuğa yeniden ara verdi. 1990’da dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın sağladığı imkanlarla karaciğer nakli için ABD'ye gitti.[10] Döndükten sonra bir özel televizyon kanalında Sadri Alışık Halk Show adlı bir program sundu ancak ilk sezonun tamamlanınca bu programdan ayrıldı.
Uzun bir hastalık döneminin ardından 1994 yılında son filmi Yengeç Sepeti'ni çekti. Bu filmindeki rolüyle de Mehmet Aslantuğ'la beraber 1994 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandı.
Alışık, ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı şiirlerinin toplandığı bir şiir kitabı yayımlamış ve yağlı boya ve kara kalem tablolara da imza atmıştır.
Vefatı
Sadri Alışık'ın eşi Çolpan İlhan ile birlikte yattığı Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri, İstanbul
Karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı nedeniyle tedavi görmekte olan Alışık, 18 Mart 1995 tarihinde İstanbul’da 69 yaşında yaşamını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi'nce her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri verilmektedir.
Üzerine Yapılmış Akademik Çalışmalar
Sadri Alışık üzerine Türk Sinemasında Erkek Yıldız Olgusu[11] ve Yeşilçam'da kural dışı bir yıldız: Sadri Alışık adlı yüksek lisans tezleri hazırlanmıştır.[12] Turist Ömer ile ilgili olarak da Turist Ömer: Yeşilçam'da bir müphem adlı yüksek lisans tezi bulunmaktadır.[13] Bir bölümü Turist Ömer ile ilgili olan Yeşilçam dönemi seri komedi filmleri: Cilalı İbo ve Turist Ömer örneği[14] ve Türk sinemasında fantastik tür filmlerinin anlatı yapısı (Drakula İstanbul'da, Turist Ömer Uzay Yolunda ve Ulak filmleri üzerine bir inceleme)[15] adlı yüksek lisans tezleri de mevcuttur.
Sadri Alışık ile ilgili olarak Tamer Bayrak'ın Sinemada Karakter Olgusu: Bir Karakter Oyuncusu olarak Sadri Alışık[16] adlı makalesi bulunmaktadır.
HAKKINDA
Sadri Alışık
Doğum Mehmet Sadrettin Alışık
5 Nisan 1925
Paşabahçe, Beykoz, İstanbul, Türkiye
Ölüm 18 Mart 1995 (69 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeri Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul
Milliyet Türk
Eğitim Erkek Lisesi, İstanbul
Güzel Sanatlar Akademisi, İstanbul
Meslek Oyuncu, komedyen
Etkin yıllar 1939-1995
Evlilik Neriman Esen
(e. 1951; b. 1957)
Çolpan İlhan
(e. 1959; ö. 1995)
Çocuk(lar) Kerem Alışık
Ödüller Tüm Liste
Filmleri
1944 Günahsızlar 1964 Ayşecik Cimcime Hanım - Turist Ömer 1969 Damga
1949 Fato / Ya İstiklal Ya Ölüm 1964 Ayşecik Çıtı Pıtı Kız 1969 Hancı
1950 Çakırcalı Mehmet Efe 1964 Beş Şeker Kız 1969 Kaldırım Çiçeği
1950 İstanbul Geceleri 1964 Bomba Gibi Kız 1969 Menekşe Gözler
1951 Allaha Ismarladık 1964 Erkek Sözü 1969 Muhabbet Kuşu
1951 Hürriyet Şarkısı 1964 Fıstık Gibi Maşallah 1969 Turist Ömer Arabistan'da - Turist Ömer
1951 İstanbul Çiçekleri 1964 Hızır Dede 1970 Afacan
1951 Kendini Kurtaran Şehir / Şanlı Maraş 1964 Kelebekler Çift Uçar 1970 Ah Müjgan Ah
1951 Tanrı Şahidimdir 1964 Köye Giden Gelin 1970 Arkadaşlık Öldü mü?
1951 Vatan ve Namık Kemal 1964 Sıkı Dur Geliyorum 1970 Darıldın mı Cicim Bana
1952 İki Süngü Arasında 1964 Sokakların Kanunu 1970 Erkeklik Öldü mü Abiler
1952 Yavuz Sultan Selim Ağlıyor 1964 Taşralı Kız 1970 Fatoş Talihsiz Yavru
1953 Halıcı Kız 1964 Turist Ömer - Turist Ömer 1970 Fıstık Gibi
1953 Soygun 1964 Uçurumdaki Kadın 1970 İç Güveysi
1953 Suçlu Benim 1965 Adım Çıkmış Sarhoşa 1970 İşler Karışık
1955 Battal Gazi Geliyor 1965 Ava Giden Avlanır 1970 Talihsiz Baba
1955 Beyaz Şehir 1965 Berduş Milyoner 1970 Tatlı Hayal
1955 Izdırap Şarkısı 1965 Hırsız 1970 Turist Ömer Yamyamlar Arasında - Turist Ömer
1955 Sevdiğim Sendin 1965 Kocamın Nişanlısı 1970 Zalim
1956 Beş Hasta Var 1965 Komşunun Tavuğu 1971 Afacan Küçük Serseri
1957 Kahpenin Aşkı 1965 Nazar Değmez İnşallah 1971 Ali Baba ve Kırk Haramiler
1958 Altın Kafes 1965 Pantolon Bankası 1971 Ayıpettin Şemsettin
1958 Duvaklı Göl 1965 Şaka ile Karışık 1971 Çılgın Yenge
1958 İftira 1965 Sana Lâyık Değilim 1971 Cımbız Ali
1958 İstanbul Macerası 1965 Serseri Aşık 1971 Kavanoz Dipli Dünya
1959 Ben Kahbe Değilim 1965 Seveceksen Yiğit Sev 1971 Sevdiğim Uşak
1959 Düşman Yolları Kesti 1965 Soytarı 1971 Tamam Mı Canım
1959 Hicran Yarası 1965 Turist Ömer Dümenciler Kralı - Turist Ömer 1971 Toto Kralı
1959 Kalpaklılar 1965 Üç Kardeşe Bir Gelin 1971 Turist Ömer Boğa Güreşçisi - Turist Ömer
1959 Şeytan Mayası 1965 Yankesicinin Aşkı 1971 Üvey Ana
1959 Vatan Uğruna / Kıbrıs'ın Belası Kızıl Eoka 1966 Ah Güzel İstanbul 1972 Afacan Harika Çocuk
1959 Yalnızlar Rıhtımı 1966 Boyacı 1972 Ay Aman Of
1959 Zümrüt 1966 Efkârlıyım Abiler 1972 Aynı Yolun Yolcusu
1961 Aşkın Saati Gelince 1966 Gariban 1972 Gelinlik Kızlar
1961 Küçük Hanımefendi 1966 Günahkar Kadın 1972 Kırk Yalan Memiş
1961 Külkedisi 1966 Kaderin Cilvesi 1972 Sevgili Hocam
1961 Şahane Kadın 1966 Karakolda Ayna Var 1973 Balıkçı Osman
1961 Seni Benden Alamazlar 1966 Milyonerin Kızı / İntikam Hırsı 1973 Dertli
1961 Seviştiğimiz Günler 1966 Seni Bekleyeceğim 1973 Dikiz Aynası
1961 Silahlar Konuşuyor 1966 Sevgilim Bir Artistti 1973 Tatlım
1961 Utanmaz Adam 1966 Şoför Deyip Geçmeyin 1973 Turist Ömer Uzay Yolunda - Turist Ömer
1962 Ayşecik Yavru Melek 1966 Sokak Kızı 1974 Atını Seven Kovboy
1962 Daima Kalbimdesin 1966 Turist Ömer Almanya'da - Turist Ömer 1974 Ayyaş
1962 Fatoş'un Bebekleri 1967 Ağır Suç 1974 Ne Hakem
1962 Hayat Bazen Tatlıdır 1967 Akşamcı 1975 Deli Deli Tepeli
1962 Küçük Hanım Avrupa'da 1967 Bekâr Odası 1975 Haşhaş
1962 Küçük Hanımın Kısmeti 1967 Bitirimsin Abi 1976 Baş Belası
1962 Küçük Hanımın Şoförü 1967 Gecekondu Peşinde 1976 Ben Sana Mecburum
1963 Acı Aşk 1967 Hindistan Cevizi 1976 Hamza Dalar Osman Çalar
1963 Aman Kimse Duymasın 1967 Kız Kolunda Damga Var 1976 Saffet Beni Affet
1963 Arka Sokaklar 1967 Marko Paşa - Marko Paşa 1977 Acı Hatıralar
1963 Bize de mi Numara 1967 Ringo Kazım 1977 Seyahatname
1963 Çalınan Aşk 1967 Şaşkın Hafiye Killing'e Karşı 1983 Kartallar Yüksek Uçar
1963 Dişi Kurt 1967 Serseri 1986 Babamın Namusu
1963 Geçim Dünyası 1967 Serseriler Kralı 1986 Babasının Oğlu
1963 Helal Olsun Ali Abi - Turist Ömer 1968 Agora Meyhanesi 1986 Bebek Davası (film)
1963 İlk Göz Ağrısı 1968 Benimle Evlenir Misin 1986 Çalıkuşu
1963 Kendini Arayan Adam 1968 Dertli Gönlüm 1986 Çapkın Baba
1963 Korkusuz Kabadayı 1968 Efkarlı Sosyetede 1986 Eşşek Oğlum ve Ben
1963 Maceralar Kralı 1968 Kırmızı Fener Sokağı 1986 Şalvar Bank
1963 Üç Öfkeli Genç 1968 Paydos 1986 Kız Babası
1964 Afilli Delikanlılar 1968 Yara 1987 Saat Sabahın Dokuzu
1964 Ahtapotun Kolları 1969 Acı İle Karışık 1994 Yengeç Sepeti
1964 Anadolu Çocuğu 1969 Ağlama Değmez Hayat
1964 Avare 1969 Altın Kalpler
Özel yaşamı
Bir süre sinema oyuncusu Neriman Esen'le evli kalan Alışık, ardından Çolpan İlhan'la evlendi. Bu evlilikten tek çocuğu Kerem Alışık dünyaya geldi.
Plakları
1964: Avare / Dalgamıza Bakalım - Serengil Plak 10003
1964: Tophane Rıhtımında / Turist Ömer - Melodi Plak 2161
1970: Turist Ömer Arabistan'da / Turist Ömer - Saner Plak 1003
Ödüller
1966: Sanremo Bodrig Hera Güldürü Filmleri Şenliği - Gümüş Ağaç Plakası Özel Ödülü - Ah Güzel İstanbul
1971: 8. Altın Portakal Film Festivali - En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Afacan Küçük Serseri
1994: 31. Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu - Yengeç Sepeti
Dipnotlar
[attachment=107622]
Kaynak
Wikipedia
Perran Kutman Kimdir? Biyografisi
Perran Kutman, ya da doğum adıyla Perran Kanat (d. 30 Kasım 1949, Aksaray, Fatih), Türk oyuncu.
Hayatı
1949 yılında Aksaray, İstanbul'da doğan sanatçı, ailesinin isteği üzerine konservatuvar okumuş, tiyatro bölümünden mezun olmuştur. Annesi İETT muhasebesinde çalışıyordu. Bir yandan da kadın mecmuası çıkarıyordu. Babası ise, millî eğitim basımevi müdürü idi. Yaşamı süresince çeşitli dizi, film ve tiyatro oyunlarında oynamıştır. İlk sinema deneyimini 1972'de yönetmenliğini Nejat Saydam'ın yaptığı Şehvet Kurbanı adlı filmle yapan Kutman, Türk sinemasının klasikleri içinde sayılan Köyden İndim Şehire, Salak Milyoner, Ne Olacak Şimdi ve Hababam Sınıfı serisinde oynadığı rollerle çıktıktan sonra Müjdat Gezen ile beraber çeşitli oyunlar ve parodiler yapan sanatçı, Gırgıriye'deki Sabahat tiplemesi ile ün kazanmıştır.
Kariyeri
İstanbul Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden mezun olduktan sonra 1967'de Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda sahneye çıkan Kutman, ilk sahne deneyimi hakkında bir röportajında "Ulvi Uraz'da profesyonel hayatıma başladım. Mükemmel bir hocaydı. Sahne tahtasına saygıyı öğrendim" demiştir. Çeşitli dizi ve filmlerde rol alan Kutman, Perihan Abla dizisi ile asıl üne kavuşmuştur. 1986 yılında TRT 2'de izleyiciyle buluşan Perihan Abla dizisi çok sevilince TRT 1'e aktarılıp orada yayın hayatına devam etmiştir. Perihan Abla rolü ile özellikle Türk halkının sevgisini kazanmıştır.
1969'da Nisa Serezli, 1973'te Sezer Sezin, 1980'de Miyatro adlı tiyatro topluluklarında çalışan sanatçı son tiyatro oyununu 1987 yılında "Artiz Mektebi" adlı oyun ile oynamıştır.
Özel hayatı
1973 yılında sinema ve tiyatro oyuncusu Hüseyin Kutman'la evlenmiş fakat evlilikleri 1978 yılında sona ermiştir. Bundan kısa bir süre sonra Engin Ardıç ile nişanlandı fakat daha sonra çift ayrıldı.[1] 1980 yılında Marşandiz adlı müzik grubunun davulcusu müzisyen Koral Sarıtaş ile evlendi.
HAKKINDA
Perran Kutman
Doğum Perran Kanat
30 Kasım 1949 (73 yaşında)
Aksaray, Fatih, İstanbul
Milliyet Türk
Vatandaşlık Türkiye
Meslek Oyuncu
Etkin yıllar 1967-günümüz
Evlilik Hüseyin Kutman
(e. 1973; b. 1978)
Koral Sarıtaş (e. 1980)
Etkilendikleri
Yıldız Kenter
Ulvi Uraz
Ödüller Altın Portakal Film Festivali
2011 – Yaşam Boyu Onur Ödülü
Tiyatro oyunları
Artiz Mektebi: Müjdat Gezen - Müjdat Gezen Tiyatrosu
İspinozlar: Orhan Kemal - Ulvi Uraz Tiyatrosu
Kanlı Nigar: Sadık Şendil
Maç (oyun): Nisa Serezli - Tolga Aşkıner Tiyatrosu
Filmografi
Oyuncu olarak
1972: Şehvet Kurbanı
1974: Köyden İndim Şehire - Gülsüm
1974: Mavi Boncuk - Hizmetçi
1974: Salak Milyoner - Gülsüm
1974: Hop Dedik Kazım
1975: Curcuna - Mualla
1975: Salak Bacılar - Hasbiye
1976: Bülbül Ailesi
1976: Caniko
1976: Her Gönülde Bir Aslan Yatar - Nermin
1976: Saffet Beni Affet - Mahmure
1976: Hamza Dalar Osman Çalar - Nadile
1976: Zühtü (I)
1977: Aslan Bacanak - Aysel
1977: Sevgili Dayım - Betül
1977: Sivri Akıllılar - Perhan Balyemez
1977: Benim Altı Sevgilim - Azize
1978: Evlidir Ne Yapsa Yeridir - Aslı
1978: Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor - Hürrem
1978: Petrol Kralları - Şukufe
1979: N'Olacak Şimdi - Nuran
1981: Gırgıriye - Sabahat
1981: Gırgıriyede Şenlik Var - Sabahat
1982: Görgüsüzler - Pervin
1983: Gırgıriyede Cümbüş Var - Sabahat
1984: Çalsın Sazlar - Perihan
1984: Gırgıriyede Büyük Seçim - Sabahat
1984: Gülümseyen Dünya
1984: Bizimkiler (Of Of Emine)
1985: Aşık Oldum
1986: Perihan Abla - Perihan Abla - Dizi
1986: Güldürme Beni
1986: Kaynanam Tatilde - Hayriye
1986: Ödlek
1987: Homoti
1991: Kızlar Yurdu - Müstesna - Dizi
1994: Şehnaz Tango - Şehnaz - Dizi
2000: Bir Kadın Bir Erkek
2000: Üzgünüm Leyla - Leyla - Dizi
2003: Hayat Bilgisi - Afet Öğretmen - Dizi
2010: Deli Saraylı - Perizad Sultan - Dizi
2012: Canımın İçi - Nazan - Dizi
2014: Ah Neriman - Neriman - Dizi
Ödüller
1981: Hürriyet Gazetesi Sılanın Sesi Ödülü
1982: Günaydın En Başarılı Komedi İkilisi Ödülü
1989: Sarmaşık Yılın Kadın Güldürü Sanatçısı Ödülü
1999: TV Yayıncılığında Jüri Özel Ödülü - Kadın Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü
2004: Yılın Sembolü Ödülü - Özel Sembol İ.Ö.O
2005: Eğitime Katkı; Okul Yapımı - İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü
2006: Meslek Hizmet Ödülü - İstanbul Şişli Rotary Kulübü
2010: İsmail Cem Televizyon Ödülleri - Antalya Özel Ödülü
2011: Altın Portakal Film Festivali – Yaşam Boyu Onur Ödülü
2016: İstanbul Film Festivali - Sinema Onur Ödülü
Dipnotlar
[attachment=107621]
Kaynak
Wikipedia
Müjdat Gezen Kimdir? Biyografisi
Müjdat Gezen, doğum adıyla Halit Müjdat Gözen[1], (d. 29 Ekim 1943, İstanbul); Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, şair, eğitmen. Müjdat Gezen Sanat Merkezini kurmuştur. Kasım 2007'den beri UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi'dir.[4]
Yaşamı
Çocukluk yılları
29 Ekim 1943 tarihinde İstanbul Fatih'te doğdu. Sanat hayatına çocukluk yıllarında başlayan Gezen, sahneye ilk kez 1953 yılında Hırka-i Şerif İlköğretim Okulunda ilk piyesinde çıktı. Aynı yıl Doğan Kardeş çocuk dergisinde şiirleri yayımlandı. Yine bu yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanıştı. 1956-57 yıllarında çeşitli amatör tiyatro topluluklarında rol aldı ve 1960 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda profesyonel oldu.[5] Aynı yıl Vefa Lisesini bitirdi. 1961 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarları Tiyatro Bölümüne girdi. 1962 yılında ilk filmini çevirdi.[kaynak belirtilmeli]
Kariyeri
Gezen, 1963 yılında ilk özel tiyatro çalışmasını yaptı. Münir Özkul ve Muammer Karaca Tiyatroları'na girdi. 1963-64 yıllarında sanat dergilerinde şiirleri çıktı. 1964-1966 yılları arasında askerlik yaptı ve oyun yazma denemelerinde bulundu. 1966 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'na girdi. 1967 yılında arkadaşlarıyla birlikte Halk Oyuncuları'nı kurdu. 1968 yılında ilk kez kendi özel tiyatrosunu açtı ve aynı sezon İstanbul Tiyatrosu'nda çalıştı. 1970 yılında sahne çalışmaları, film çalışmalarında ve aynı zamanda TV çalışmalarında bulundu. Gazete ve dergilerde yazdı. 1975 yılında ilk kitabı yayımlandı. 1999 yılı itibarıyla 28 yayımlanmış kitabı vardır. Ayrıca, ilkokul Türkçe kitaplarında yazıları mevcuttur.[kaynak belirtilmeli] 1982 yılında bir yayınevi kurdu. Yine aynı yıl İstanbul Belediye Konservatuvarı ve sonradan İ.Ü. Devlet Konservatuvarında Türk Tiyatrosu öğretmenliği yaptı. Aynı yıl, yazar arkadaşı Kandemir Konduk'la birlikte Güldürü Üretim Merkezi'ni kurdu ve büyük gazetelerde mizah sayfası yönetti. 1983'te Çizgilerle Nazım Hikmet adlı kitabı nedeniyle kitabın karikatüristi Savaş Dinçel ile birlikte tutuklandı ve Sağmalcılar Cezaevi'ne gönderildi.[6][7] 1991 yılında MSM'yi kurdu. 1992 yılında "MSM Ormanı"nı kurdu. 1995 yılında Hamlet Efendi adlı oyunu ödül aldı ve Devlet Tiyatroları'nda oynandı. 1996-1998 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdı. 1997'de Devlet Tiyatroları'nda oyun yönetti. Aynı yıl Babam adlı oyunla ödül aldı. 1998 yılında ilk kez adını taşıyan tiyatrosunu kurdu. Yüz civarında filmde, elli civarında oyunda, binden fazla radyo ve TV skecinde rol aldı, bunların bir bölümünü yazdı ve yönetti. Sanatçı, 15 Ocak 2023'te CRR Konser Salonu'nda birçok sanatçı ve siyasetçinin katılımıyla düzenlenen etkinlikle sanat hayatının 70. yılını kutladı. Gezen, düzenlenen etkinlikte sahnelere veda ettiğini açıkladı.[8]
Müjdat Gezen aynı zamanda şairdir. 74 adet şiirden oluşan "Şiirim Geldi Bırakın Beni" isimli bir albümü vardır. Albümde kendisiyle birlikte Savaş Dinçel, Mustafa Alabora, Perran Kutman, Ali Poyrazoğlu, Rutkay Aziz, Sunay Akın gibi isimler yer almıştır.
Müjdat Gezen, günümüzde 70 yılını geçirdiği sahneden veda etmiştir.[9] Cumhuriyet Gazetesi'nde "Köşe Atışı" isimli bölümde yazılar yazmaktadır.[10]
Tiyatro oyunları
xxxx: Aptal: Müjdat Gezen - Müjdat Gezen Tiyatrosu
1977: Palyaço: Müjdat Gezen - İstanbul Şehir Tiyatrosu
1978: Vatan veya Memleket: Sadık Şendil\Muzaffer İzgü\Umur Bugay - Müjdat Gezen Tiyatrosu
1987: Artiz Mektebi: Müjdat Gezen\Kandemir Konduk - Şan Tiyatrosu
1996: Hamlet Efendi: Müjdat Gezen - Bursa Devlet Tiyatrosu
1996: Sersem Kocanın Kurnaz Karısı: Haldun Taner - Trabzon Devlet Tiyatrosu
1998: Hababam Sınıfı: Rıfat Ilgaz - Yayla Sanat Merkezi
1999: Yedi Kocalı Hürmüz: Sadık Şendil - Yayla Sanat Merkezi
2006: Hamlet: William Shakespeare - Müjdat Gezen Tiyatrosu
2007: Sınıf Bunadı: Müjdat Gezen - Müjdat Gezen Tiyatrosu
2010: Mustafam Kemalim: Tuncer Cücenoğlu - Müjdat Gezen Tiyatrosu
2012: 1881: Müjdat Gezen - Müjdat Gezen Tiyatrosu
Filmografisi
Sinema
1963 7 Kocalı Hürmüz
1966 Denizciler Geliyor
1967 Zilli Nazife Alparslan
1968 Yakılacak Kitap Sami
Kader Durali Karaveli
Eşkiya Halil (Haydut) Faruk
1968 Karanlık Yollar - Aşkla Sev Kinle Vur
1969 Erkek Fatma Artist Ahmet
Yaşamak Hakkımdır Konuk oyuncu
Berduş Müjdat
1970 Cafer Bey
Vur Patlasın Çal Oynasın Eşrefpaşalı
Kara Gözlüm Orhan
1971 Sürgünden Geliyorum Mıstık
Mıstık
Yavru ile Katip Yavru
Yalnız Değiliz Gülüm Ali
Ateş Parçası Palyaço
Hasret Geveze
Çılgın Bakireler
1972 Aşk Sepeti
Rüyalar Gerçek Olsa Rıza/Çapraz
1974 Aman Ne Gırgır Çetin
Palavracılar Toto Nuri
Uyanık Kardeşler Erkan
1975 Adamını Bul Hüsnü
Hababam Taburu Bitirim
Televizyon Çocuğu Hüsnü
Pembe Panter Muttalip/Panter Zeki
Aptal Şampiyon Muttalip/Wang Çu
Kara Yemin Necip Tekçe seslendirmesi
1976 Şoför Mehmet Şoför Mehmet
Mahallede Şenlik Var
1978 Çaresiz Mehmet
1979 Gül Hasan Erol
1981 Deliler Koğuşu Psikopat Kız Ali
Bizim Sokak Dilaver
Gırgıriye Darbukacı Baryam
Gırgıriyede Şenlik Var
1982 Görgüsüzler Murat
1983 Gırgıriyede Cümbüş Var Bayram/Prens Efruz Çatalcı
1984 Gülümseyen Dünya Mahmut
Çalsın Sazlar Mahmut/Ercan Şensoy
Bizimkiler - Of Of Emine Bayram
Gırgıriyede Büyük Seçim Bayram
1986 Kobay Kobay
Bu Muhtar Başka Muhtar Halim
Bekçi Bekçi Murtaza
Güldürme Beni Mehmet
Belalı Kaynana Kerim
Kaynanam Tatilde Belalı Kaynana filminin devamı niteliğindedir
1987 Kocamın Karısı Güven Özgür
Kahraman Hamamcı
Bütün Kuşlar Vefasız
Felekten Bir Gün Abbas
Homoti Gazeteci Ali
1992 Seni Seviyorum Rosa
2002 Papatya ile Karabiber Cümbüşçü Mahmut
Abdülhamit Düşerken Karagöz oynatıcısı
2006 Bir İhtimal Daha Var Kenan
2007 Hicran Sokağı Şadi
2008 Kiralık Oda
2009 7 Kocalı Hürmüz Kadı
Suluboya Savaş Dinçel seslendirmesi
2010 Memlekette Demokrasi Var Baradan
Sessizlerin Sesi
2014 Yapışık Kardeşler Kız babası
2015 Diktatör Adolf Hitler'in Hayatının Esrarengiz Yönleri Muammer Çetintaş
Televizyon
1989 Garip Bir Cinayet Mithat TV filmi
Güzel Bir Gün İçin
Başlar mısın? Başlayalım mı?
1990 Bir Milyara Bir Çocuk TV dizisi
1992 Gerçek Niyazi
1993 Darbukatör Baryam Baryam
1995 Azmi Azmi
2001 Hırsız Sırrı
2003 Peki Olur Şekerim TV filmi
Deliyle Geçen Gece
Hayat Bilgisi Haluk TV dizisi, 33. bölüm
2004 Taşı Sıksam Suyunu Çıkarırım TV filmi
Cennet Mahallesi Yunus TV dizisi
2007 Şöhret Okulu
2012 İbret-i Ailem Muhsin
Kitapları
1974: Eşeğin Karnındaki Elmas - Milliyet Yayınları
1975: Kuzucuk - Can Yayınları
1976: İkibuçuk Lira İçin - Cem Yayınları
1977: Çizgilerle Nâzım Hikmet - Cem Yayınları
1982: Aptal Hamdi Avustralya'da - Miyatro Yayınları
1982: Aptal Hamdi Bizi Güldürüyor - Miyatro Yayınları
1982: Aptal Hamdi Zor Durumda - Miyatro Yayınları
1982: Meddah - Miyatro Yayınları
1982: Gırgıriye - Miyatro Yayınları
1982: Müjdat Gezen'den Fıkralar - Yeni Asır Yayınları
1982: Bir Bulut Olsam - Miyatro Yayınları
1982: Ustalarım - Miyatro Yayınları
1982: Uçurtma - Miyatro Yayınları
1982: Evde Karagöz - Miyatro Yayınları
1986: Komikler Ağlamaz - Bilgi Yayınları
1987: Acayip Şiirler Antikalojisi - Cem Yayınları
1997: Bisiklet Geldi Pompa Yok - Milliyet Yayınları
1999: Sak Üstünde Damdağan - Can Yayınları
2000: Ç. Arkadaşım Aziz Nesin - Milliyet Yayınları
2000: Türk Tiyatrosu Kitabı - Msm Yayınları
2001: Salak Oğlum - Mitos Boyut Yayınları
2001: Yuvarlak - ("Sandor Amalyel" takma adıyla) - Milliyet
2001: Oyuncunun El Kitabı - Msm Yayınları
2001: Şiirim Geldi, Bırakın Beni - Bu Yayınları
2002: Hamlet Efendi - Mitos Boyut Yayınları
2002: İstanbul Müzikali - Mitos Boyut Yayınları
2002: Babam - Mitos Boyut Yayınları
2002: Hamlet (Sadeleştirme) - 2002 Msm Yayınları
2002: Oyunculuk Eğitimi - Bu Yayınları
2003: Çocuk Adam - Bilgi Karınca Yayınları
2003: Adalet Pantolonun Kemeridir - Msm Yayınları
2003: Galiba Ben Sanatçıyım - Can Yayınları
2003: Artiz Mektebi – (Kandemir Konduk ile) - Mitos Boyut Yayınları
2004: Meşhur Yeni Kapı Cinayeti - Remzi Kitabevi
2004: Beyoğlu Beyoğlu – (Kandemir Konduk ve Güm ekibiyle) - Msm Yayınları
2006: Ağlama Palyaço Makyajın Bozulur - (Halit Kıvanç ile) - Kültür Yayınları
2007: Oyunculuğun Felsefesi - Msm Yayınları
2008: Sınıf Bunadı - Msm Yayınları
2008: Kamp (Oyun) - Msm Yayınları
2009: Yapabilirsin - Msm Yayınları
2010: İnsan Neden Oyuncu Olmak İster? - Msm Yayınları
2010: Arkadaşım Maske - Nesin Yayınları
2010: Büyüyünce Ne Olucan? - Msm Yayınları
2010: Fıkracı - Msm Yayınları
2012: Aptal - Msm Yayınları
2012: 1881 - Msm Yayınları
2013: Olmasaydı - Msm Yayınları
2013: Sultan 1. Şaban - Msm Yayınları
xxxx: Ben Çocukken [11]
2021: Çocukluğumu Bindirdim Tramvaya O Gitti Ben Kaldım Yaya - Kırmızı Kedi Yayınları
Özel Hayatı
İki kez evlenen Müjdat Gezen'in 1970 yılında ilk evliliğinden Elif Gezen isminde bir kızı olmuştur. Seha Okuş halasıdır.
Hakkında açılmış davalar
Hakaret suçu sebebiyle Bekir Bozdağ, Suat Kılıç, Mustafa Elitaş, Ayşe Nur Bahçekapılı, Nurettin Canikli, Bülent Gedikli, Hüseyin Tanrıverdi, Edibe Sözen, Köksal Toptan, Nimet Çubukçu, Murat Mercan, Dengir Mir Mehmet Fırat, Muzaffer Baştopçu, İbrahim Yiğit ve Seracettin Karayağız'a dörder bin lira tazminat ödeme cezasına çarptırılmıştır.[12]
Ödülleri
2006: 1. Vefa Lisesi Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülleri - Eğitime Katkı Ödülü
2008: 3. Vefa Lisesi Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülleri - En İyi Sanat Eğitimcisi
2009: 4. Vefa Lisesi Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülleri - En İyi Tiyatro Yönetmeni
2010: 5. Vefa Lisesi Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülleri - 50. Yıl Özel Ödülü
2011: 15. Afife Tiyatro Ödülleri - Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü
2011: Uludağ Üniversitesi 8. Medya Ödülleri - Tiyatro Onur Ödülü
2017: 1. Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri - Emek Ödülü[13]
2018: Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Ödülleri - Onur Ödülü[14]
2022: 29. Adana Altın Koza Film Festivali - Yaşam Boyu Onur Ödülü
Ayrıca bakınız
Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü
Dipnotlar
[attachment=107620]
Kaynak
Wikipedia
Metin A k pınar Kimdir? Biyografisi
Türkiye'nin ilk kabare tiyatrosu olan Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun kurucularındandır. “Zeki-Metin” ikilisi olarak oyuncu Zeki Alasya ile birlikte sahnelediği oyunlar ve çevirdiği toplumsal içerikli komedi filmleri ile tanınmıştır.
Yaşamı
1941 yılında İstanbul'da doğdu. Beş çocuklu ailesinin tek erkek çocuğu idi. Çocukluğu Aksaray'da geçti. 45. İlkokul (sonradan 1. İlkokul), Gedikpaşa Ortaokulu, Pertevniyal Lisesi’nde eğitim gördü. İki sene Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Felsefe, iki sene İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okudu ancak ikisinden de mezun olmadı.
1957'de Yeşil Sahne'de amatör olarak, Ferdi Merter ve Erdinç Üstün'le birlikte tiyatro çalıştı, ancak oyun sahnelenmediği için sahneye çıkmadı. 1962-1965 arasında Millî Türk Talebe Birliği'nde tiyatro bölümü yöneticisi oldu, çeşitli oyunlarda oynadı.[1] Uzun yıllar sahne arkadaşı olacak Zeki Alasya ile orada tanıştı. 1961 yılında Göksel Özdoğdu ile evlendi.[2]
1964 yılında Ulvi Uraz tiyatrosunda "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" oyunu ile profesyonel olarak oyunculuğa başladı. 1966 yılında Gen-Ar Tiyatrosu'nda çalıştı. 1967 yılında Türkiye'nin ilk kabare tiyatrosu olan Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun kurucuları arasında yer aldı.[3] Devekuşu Kabare’nin ilk oyunu Vatan Kurtaran Şaban'daki Şaban rolü ile tanındı. 1978'de Ahmet Gülhan ve Haldun Taner'in ayrılmasından itibaren 1992 yılında kapanana kadar tiyatronun idari müdürlüğünü Metin A k pınar yaptı. 1980'lerde Devekuşu Kabare'de Zeki Alasya ile birlikte kendilerine özgü bir üslup geliştirdikleri, büyük salonlarda sahneledikleri oyunlar sahneledi.
Sinemaya, Ertem Eğilmez'in yönettiği Tatlı Dillim filmi ile başladı. Mirasyediler (1974) filminden itibaren Zeki-Metin ikilisi olarak Zeki Alasya ile birlikte oynadığı toplumsal içerikli komedi filmleri çevirdi. İkili, 1990'arın başında birlikte Zeki-Metince adlı dizide rol aldı. A k pınar, 1999 yılında Sinan Çetin'in yönettiği Propaganda filminde Rahim rolünü canlandırdı ve kariyerine tek başına devam etme kararını açıkladı.[4]
Sanatçılığının yanı sıra birçok ticari girişimi oldu. 1992'de KİPA marketler zincirinin, ardından İzmir Kent Hastanesi'nin kurucu ortakları arasında yer aldı ve yönetim kuruluna girdi.[5].[6][7] Kendisini bir sosyalist olarak niteleyen A k pınar, 1991’de ve 1995’te DSP'den milletvekili adayı olması için teklif aldı ancak kabul etmedi.[5][8]
2008 yılında İsmail Dümbüllü Ödülleri “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne, 2010 Altın Portakal Film Festivali “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne ve 2011 Uluslararası İstanbul Film Festivali “Onur Ödülü”ne layık görüldü. Haliç ve Okan üniversiteleri konservatuvarlarında "Tiyatroda Kabare Tarihi" dersleri verdi.
2020 yılında Metin A k pınar'ın hayatını konu alan "İyi ki Yapmışım" belgeseli 39. İstanbul Film Festivali'nin kapanışında gösterildi.[9][10]
2022 yılında, hayatını konu alan, özel albümünden fotoğrafları da içeren “Sahneye Adanmış Bir Ömür: Metin A k pınar” adlı bir kitap yayımlandı.[11]
Ödülleri
Yıl Ödül Töreni Kategori Sonuç
2008 İsmail Dümbüllü Ödülleri Yaşam Boyu Onur Ödülü Kazandı[12]
2010 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Onur Ödülü Kazandı[13]
2010 Altın Portakal Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülü Kazandı
2011 30. Uluslararası İstanbul Film Festivali Sinema Onur Ödülleri Kazandı[14]
Tiyatro oyunları
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
Vatan Kurtaran Şaban
Astronot Niyazi
Ha Bu Diyar
Haneler
Keşanlı Ali Destanı
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
Aşk Olsun
Deliler
Geceler
Yasaklar
Beyoğlu Beyoğlu
Reklamlar
Dün Bugün
Filmografisi
Filmler
2018 Kafalar Karışık İsmet Dede
2006 Eve Giden Yol 1914 Reşat Ağa
2006 Kısık Ateşte 15 Dakika Resul
2006 Amerikalılar Karadeniz'de 2 Muhtar Salih
2005 Döngel Karhanesi Bertan
2004 Eğreti Gelin Tavid
2002 Rus Gelin Damat Adayı
2000 Abuzer Kadayıf Abuzer Kadayıf/Ersin Balkan
1999 Güle Güle Galip
1999 Propaganda Rahim
1986 Namus Düşmanı Ali
1985 Patron Duymasın Erol
1985 Yanlış Numara Erol
1983 Davetsiz Misafir Rüstem/Halim
1983 Dönme Dolap Metin
1982 Baş Belası Metin
1981 Şaka Yapma Metin
1979 Vay Başımıza Gelenler Metin
1979 Köşe Kapmaca Halis
1978 Petrol Kralları Metin
1978 Cafer'in Çilesi Refik
1977 Sivri Akıllılar Metin
1977 Aslan Bacanak Halim
1976 Hasip ile Nasip Abbas / Halis / Hasip
1976 Her Gönülde Bir Aslan Yatar Danyal
1976 Nereye Bakıyor Bu Adamlar Metin
1975 Güler Misin Ağlar Mısın Metin
1975 Nereden Çıktı Bu Velet Metin
1975 Beş Milyoncuk Borç Verir Misin Metin
1974 Hasret
1974 Mirasyediler Metin
1974 Mavi Boncuk Süleyman
1974 Köyden İndim Şehire Hayret
1974 Salak Milyoner Hayret
1973 Oh Olsun Doktor Metin
1973 Canım Kardeşim Kancı Mehmet
1973 Yalancı Yarim Mahmut
1972 Tatlı Dillim Metin
Diziler
2016 Aşk Laftan Anlamaz Haşmet Dede
2012 Aşkın Halleri Sabri
2009-2011 Papatyam Kasap Necati
2005 Çat Kapı Ev Sahibi Hüsnü
2000 Baykuşların Saltanatı Ahmet
1997-1998 Yerim Seni Şahin
1993-1996 Hastane Hastabakıcı Hakkı Baharbahçe
1992 Biz Bize Benzeriz Metin
Dipnotlar
[attachment=107619]
Kaynak
Wikipedia
Kemal Sunal Kimdir? Biyografisi
Ali Kemal Sunal (11 Kasım 1944, İstanbul - 3 Temmuz 2000, İstanbul), Türk oyuncu, yapımcı, senarist ve komedyendir.
Tiyatro ile sanat hayatına başlayan Kemal Sunal'ın ilk amatör tiyatro oyunu, Vefa Lisesindeyken rol aldığı Zoraki Tabip'tir. Kenterler, Ulvi Araz, Ayfer Feray ve son olarak Devekuşu Kabare tiyatrolarında profesyonel olarak rol aldıktan sonra, ünlü yönetmen Ertem Eğilmez'in kendisini fark etmesiyle birlikte 1972 yılında Tatlı Dillim filminde rol alarak Sinemaya ilk adımını attı.[2] Özellikle Hababam Sınıfı, Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Uyanıyor ve Hababam Sınıfı Tatilde filmleriyle yüksek bir başarı kazanan Sunal, Hababam Sınıfı'nın İnek Şaban'ı olarak tanındı.
Filmlerinde oynadığı iyi, saf ve komik adam rolleriyle beğeni kazandı. Sanatçı, komedi filmleri ağırlıkta olsa da dram türündeki filmlerde de yer aldı. Toplam 82 filmde rol almış olan sanatçının son filmi, 1999'da vizyona giren Propaganda'dır.[3] Bu film aynı zamanda Kemal Sunal'ın, oğlu Ali Sunal ile birlikte rol aldığı ilk ve tek filmidir.
Kemal Sunal, 3 Temmuz 2000 tarihinde Balalayka isimli filmin Trabzon'daki çekimlerine gitmek için bindiği uçakta kalp krizi geçirerek 55 yaşında hayatını kaybetti. Mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda bulunmaktadır.
Hayatı
11 Kasım 1944 tarihinde İstanbul'un Küçükpazar semtinde Malatyalı bir ailenin çocuğu olarak doğan oyuncunun babası Migros'tan emekli Mustafa Sunal, annesi Saime Sunal'dır.[4][5] Ailenin büyük çocuğu olan Kemal Sunal'ın, Cemil ve Cengiz isminde iki kardeşi vardır. İlkokulu Mimar Sinan İlkokulunda okuyup, Vefa Lisesinden mezun oldu.[6] Liseyi 11 yılda tamamlayan sanatçı, "bu benim tembelliğimden, salaklığımdan ileri gelen bir şey değildi. 15-20 kişilik bir grubumuz vardı. Beraber geçiyorduk, beraber kalıyorduk. Anlaşmış bir gruptu. Bir nevi haylazlıktı tabii…"[6] sözleriyle açıklamıştı. Yüksek tahsiline İstanbul Gazetecilik Yüksekokulunda başlasa da, tamamlayamadı. Eğitim hayatı boyunca çeşitli işlerde çalışan sanatçı, Emayetaş fabrikasında çalıştı, ayrıca elektrikçide çıraklık yaptı. Bu günleri, "Ekonomik durumumuz iyi değildi. Babam Migros'tan emeklidir. Yaz tatillerinde ayakkabı, kitap parasına yardımcı olmak için çalışırdım"[6] diye açıklamıştır. 35 yaşında askere giden sanatçı, diğer askerlerin kendisini görünce gülmeye başlaması sebebiyle, birliğin düzenini bozduğu gerekçesi ile geri hizmete verildi. Usta birliğinde Armoni Mızıkası isimli moral grubuna dağıtımı olmuş, bu vesile ile Türkiye'nin birçok bölgesinde askerlik yapmıştır.[7] Devekuşu Kabare'nin 1972-1973 mevsiminde Ankara turnesi sırasında tanıştığı Gül Sunal ile 1975 yılı Nisan ayında Beyoğlu Evlendirme Dairesi'nde evlendiler. Bu evlilikten Ali ve Ezo isimlerini verdikleri iki çocukları oldu.[6]
Yarım bıraktığı üniversite eğitimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinin radyo, televizyon ve sinema bölümünden mezun olarak 1995 yılında tamamladı ve ardından yüksek lisans yaptı. Yüksek lisanstan "TV ve sinemada Kemal Sunal güldürüsü" başlıklı teziyle 1999'da mezun oldu.[8]
Sanatçı kendi profilinin, oynadığı karakterlere göre farklı olduğunu şu sözlerle belirtmektedir: "Ben özel hayatımda çok az konuşan, çok soğuk bir adamım" "aynı zamanda iş ve ev yaşamında titizim" sözleriyle dile getirmiştir.[6] Eşi tarafından yazılan anı kitabında, ev halkına sanatçı olduğunun ağırlığını hiç hissettirmemiş, eşinin tanımına göre "aile babası" profilini hiçbir zaman bozmamıştır. Akşam yemeklerine daima vaktinde yetişen, aile ilişkilerine önem veren ve bu düsturda çocukları ile çok iyi arkadaş olan, iş, aile ve komşuluk ilişkilerinde daima sohbeti aranan, herkes tarafından sevilen sanatçı; filmlerinin aksine, çok fazla gülmeyen ve sululuktan hoşlanmayan bir yapıya sahiptir. Dinlemeyi anlatmaya tercih eden sanatçı, kendi iç dünyasında da duygusal bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda çok da iyi bir arşivci olan sanatçı, kendisi ve ailesiyle ilgili belge, fotoğraf, anı yazısı, kendisine gelen mektuplar gibi manevi değeri olan eşyaları, büyük bir titizlikle ve düzenle saklamış, çocuklarının çizdiği resimlere kadar her şeyi titizlikle ve özenle saklamıştır. Renkli kıyafetler giymeyi seven sanatçının, kıyafet alışverişlerini çoğu zaman eşi yapmıştır. Kendisine gelen mektupların hepsini okuyan sanatçı, yine aynı özenle bu mektuplara cevaplar vermiş ve bizzat postaneye götürüp gönderimlerini yapmıştır.[9] Kemal Sunal, hem yüzünün fizik yapısı hem de mimik ve jestleriyle Fransız komedyen ve şarkıcı Fernandel'e benzetilmektedir. Fernandel 1930'lu yıllardan 1960'lı yıllara kadar tıpkı onun gibi sayısız komedi filmi çevirmiştir. Kendisiyle yapılan bir röportajda Sunal, kendisi için 'at suratlı' gibi benzetmeler bile yapıldığını, ama en çok Zeki Müren'in kendisini 'Fernandel'le Jean-Paul Belmondo karışımı' diye tanımlamasının hoşuna gittiğini belirtmiştir.[10]
Vefa Lisesindeki felsefe hocası Belkıs Balkır'ın sanatçıyı Müşfik Kenter ile tanıştırmasının, Kemal Sunal'ın kariyerinde önemli yeri vardır.[6][11]
Kariyeri
Tiyatro dönemi
Sanat hayatı, Vefa Lisesinde amatör olarak "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyunuyla başladı. Lise öğrenimi sırasında oynadıkları bir oyunla, "Akşam Gazetesi Liseler Arası Tiyatro Yarışması"nda "En iyi karakter oyuncusu" seçilmiştir.[12] Belkıs Balkır'ın kendisini Müşfik Kenter ile tanıştırmasıyla, Kenterler Tiyatrosu'nda profesyonel oyuncu olarak çalışmaya başlayan sanatçının, bu tiyatrodaki ilk rolü "Fadik kız"dır.[6] Burada 150 lira maaş alan sanatçı daha sonra aynı tiyatroda "Deli İbrahim" rolünü oynamış ve maaşı 300 lira olmuştur. Buradan ayrılıp, Ulvi Uraz Tiyatrosu'na geçen sanatçı, bu tiyatroda 4 sene sahneye çıkmıştır. Bu tiyatroda Orhan Kemal'in İspinoz isimli eserindeki "taşkasaplı" karakterini canlandırmıştır. Daha sonra "Bekçi Murtaza" isimli oyunda bekçiyi, oyunun ikinci perdesinde ise bir kahveciyi oynamıştır. Bu tiyatrodan ayrılarak Ayfer Feray Tiyatrosu'na geçen sanatçı burada bir sene çalışmıştır. Son tiyatro deneyimi olan Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda 1500 lira maaşı olan sanatçı, artık daha büyük rollerde oynamaya başlamıştır. "Dün-bugün" isimli bir oyunu oynadıkları sırada, kendisinden daha önce sinemaya geçmiş olan Zeki Alasya, Ertem Eğilmez'in yeni filmi için aradığı oyuncuları seçmesi için kendisini bu tiyatroya davet etmiştir. Bu oyun sırasında, Kemal Sunal'ı çok beğenen Ertem Eğilmez, sanatçının ilk sinema deneyimi olan Tatlı Dillim'de rol almasına karar vermiştir. Sanatçı, sinema kariyerine 1972 yılında bu filmle başlamıştır.
Kemal Sunal kendi ağzından, ilk yıllarını ve komediye yönelişini şu sözlerle dile getirmektedir:
"Nasıl oldu bilmem, ben kendimi sahici bir sahnede seyircilerin arasında buldum. Ses Tiyatrosu'ndaki ilk rolüm çok kısaydı. Üç dakika sahnede ya kalıyor ya kalmıyordum. Öyle pek bir şey söylediğimi de hatırlamıyorum. Sahnenin bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyordum. Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum ama seyirci kahkahadan kırılıyor. Bu da benim hoşuma gitmişti. Bildiğiniz gibi o gün bu gündür insanları güldürmeyi seviyorum."[13] Tiyatroya neden devam etmediniz sorusuna, "Film, tiyatro provalarına engel oluyordu. Aksatmaya başlayınca, bırakmamın daha iyi olacağını düşündüm." [6] diyerek cevap vermiştir.
Sinema dönemi
Yönetmen Ertem Eğilmez'in, kendisini keşfedip 1972 yapımı Tatlı Dillim filminde Tarık Akan'ın basketbolcu arkadaşı rolünü vermesiyle birlikte, Kemal Sunal için bir dönüm noktası yaşanmıştır. İlk filmiyle ilgili, İlk gün en arkaya gittim, oturdum. Perdede 8 kere ancak gözüküyorum. Her görünüşümde salonda kıyamet koptu. Suratımı görür görmez büyük alkış ve gülmeler. Lafları duymuyorlardı. Suratım enteresan geldi seyirciye. Sıcak ve kendinden biri buldu sanıyorum. O zaman şöyle arkama yaslanıp, "Bu iş tamamdır” dedim."[14] yorumunu yapmıştır. Yönetmen Ertem Eğilmez bu filmden sonra, 1973 yapımı Canım Kardeşim filminde kendisine Kayseri şiveli bir yolcu rolü vermiştir. Yine aynı yıl, Oh Olsun, Güllü Geliyor Güllü, Yalancı Yarim filmlerinde rol almıştır. 1974 yılında, Kayseri şivesinin halk tarafından benimsendiğini gören Ertem Eğilmez, Salak Milyoner filmini çekmeye karar vermiştir. Bu film büyük ilgi görünce, devam filmi niteliğinde olan Köyden İndim Şehire çekilmiştir. Her iki filmin senaryosu Sadık Şendil'e aittir ve Kemal Sunal'ın büyük rollerde oynadığı ilk iki filmdir. Yine aynı yıl çekilen Mavi Boncuk filminde kaymakamı canlandıran Sunal, Ertem Eğilmez'in herkese eşit rol vermesiyle birlikte perdede daha çok görünmeye başlamıştır. 1974 yılının bir diğer gözden kaçırılmaması gereken noktası ise Kemal Sunal'a, Meral Zeren'in eşlik etmesidir. Aynı yıl çekilen Hasret filminde, yönetmen Zeki Ökten ile çalışan sanatçı, bu filmden sonra ilk başrolünü alacaktır.
Yine aynı yıl sanatçıya başrol verilir ve bu filmin adı Salako'dur. Bu kez yönetmen Atıf Yılmaz'dır. Takvimler 1975 yılını gösterdiğinde, Zeki Ökten'in iki filminde rol alan sanatçının bu filmleri, Şaşkın Damat ve Hanzo'dur. Bu filmlerde Meral Zeren ile beraber olan sanatçı, artık başrollerde oynamaktadır ancak Ertem Eğilmez filmlerindeki başarısından çok uzaktadır. Bu dönemde Ertem Eğilmez, bir efsaneye dönüşecek olan Rıfat Ilgaz romanı olan Hababam Sınıfı'nı sinemaya uyarlamaya karar verir. Bu filmde herkesin rolü eşit olduğundan, Kemal Sunal perdede daha fazla görünmektedir. Sanatçının oynadığı "İnek Şaban" rolü, sonraki yıllarda adının "Şaban" olarak kalmasıyla hatırlarda kalacaktır. 4 Hababam Sınıfı filminde rol alan sanatçı, 1975 yılında, kendisiyle beraber birçok filmde rol alacağı Şener Şen ile tanışır. İkilinin birbirini tamamlamasıyla birlikte rol aldıkları filmler ardı ardına gelmiştir. 1976 yılına gelindiğinde, Kartal Tibet filmi olan Tosun Paşa çekilir. Bu filmin senaryosunu Yavuz Turgul yazmıştır. Aynı yıl, Süt Kardeşler filmi için Ertem Eğilmez yeniden yönetmen koltuğuna geçer ve Şener Şen ile Kemal Sunal'ı yeniden bir araya getirir. Yine aynı yıl, Ergin Orbey'in yönetmenliğinde Meraklı Köfteci filmi çekilir ve ardından Natuk Baytan'ın yönettiği Sahte Kabadayı filminde rol alır.
Natuk Baytan'ın farklı mizah anlayışıyla birlikte, "Şaban" karakterine "kahraman" özelliği de eklenmiştir. Sunal "saf ve halkın kahramanı"nı canlandırdığı yapımlarda kötülerle mücadele etmiş ve mizahi bir sunuşla haksızlıklarla karşı durmuştur. Suavi Sualp'in kaleminden olan Sahte Kabadayı filminde bu durum daha belirgindir. 1976 yılında tam altı film çeken sanatçının bir sonraki filmi, Hababam Sınıfı Uyanıyor'dur ve yönetmen koltuğunda yeniden Ertem Eğilmez vardır. Bu Hababam Sınıfı filminin afişinde Kemal Sunal ismi en üstte yer alır. Bu yılın son filmi kendisine daha sonra "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü getirecek olan Kapıcılar Kralı filmidir. Umur Bugay'ın kaleminden olan bu filmi Zeki Ökten çekmiştir. Şaban karakterinden tamamen bağımsız olan bu filmdeki "Seyit" rolü; zeki, kurnaz, paragöz ve işgüzar bir karakterdir ve bambaşka bir Kemal Sunal'ın gözüktüğü ilk filmidir. 1977 yılında toplam beş film çeken sanatçının bu filmleri, son Hababam Sınıfı filminde rol aldığı, Ertem Eğilmez yönetmenliğinde Hababam Sınıfı Tatilde, Natuk Baytan imzalı, Sakar Şakir, Umur Bugay'ın yazdığı ve Zeki Ökten'in yönettiği Çöpçüler Kralı ve son olarak bir Atıf Yılmaz filmi olan İbo ile Güllüşah'tır. Sanatçı bu yıl, Antalya Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Kapıcılar Kralı filminde almıştır. Aynı filmle, Sinema Yazarları Derneği'nce "En İyi Erkek Oyuncu" seçilmiştir.[15] Bu ödülleri sanatçı şöyle yorumlamaktadır:
"Antalya Film Festivali’nde Kapıcılar Kralı filmiyle, En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldım. Antalya’da ve Türk sinema tarihinde böyle bir şey yok. Komedyene değil, bu ödül hep jönlere verilmiş. İlk defa ben yıktım o sistemi. Sonra Sinema Yazarları Derneği’nin ilk ödülünü, yine aynı filmle ben aldım. Ondan sonra da başarılı filmler yapmadım değil ama festivallere göndermedik. O nedenle başka ödül çıkartamadık."[6]
1978 yılında Fatma Girik ile payları ortak bir şirket kurulmuştur. Bu film şirketi "Can Film"dir. Yapımcılığını Fatma Girik ve Kemal Sunal'ın yaptığı Yüz Numaralı Adam filmiyle, şirket ilk filmini o yıl çekmiştir. Bu filmin senaryosu ve yönetmenliği Osman F. Seden'e aittir. Reklamların yanıltıcı yönünü ele alan bu film Sunal sineması için önemli bir noktadır. Meral Zeren'den sonra bu filmde Sunal'a Oya Aydoğan eşlik etmektedir. Aynı yıl, Atıf Yılmaz ile Müjdat Gezen eseri olan Köşeyi Dönen Adam, senaristi ve yönetmeni Osman F. Seden olan İyi Aile Çocuğu, İnek Şaban, yönetmenliği Natuk Baytan'a ait olan Avanak Apti ve dönemin en ses getiren filmi Kibar Feyzo çekilir. İyi Aile Çocuğu filminde, Sunal'a bu kez Harika Avcı eşlik etmektedir. Kibar Feyzo filmi, yapımcılığını Ertem Eğilmez'in yaptığı, politik bir filmdir. Arzu Film'e ait olan bu film, politik duruşu sebebiyle birçok sahnesinde sansüre uğramış olsa da, Türk sinemasında önemli bir yeri vardır. Bu filmde Sunal'a Şener Şen'in yanı sıra Müjde Ar, İlyas Salman, Adile Naşit gibi isimler eşlik etmektedir. Senaryosu İhsan Yüce'ye ait olan bu filmin yönetmeni Atıf Yılmaz'dır. Töre, geçim derdi, ağalık gibi kavramlar sıkça filmde işlenmektedir.
1979 yılında, Sunal beş filmde rol almıştır. Bunlar; Umudumuz Şaban, Şark Bülbülü, Korkusuz Korkak, Dokunmayın Şabanıma ve Bekçiler Kralı filmleridir. Bu filmlerde sırasıyla, Kartal Tibet, (Umudumuz Şaban, Şark Bülbülü), Natuk Baytan ve Osman F. Seden (Dokunmayın Şabanıma, Bekçiler Kralı) ile çalışmıştır. Sunal, Dokunmayın Şabanıma ve Bekçiler Kralı filmlerinin yapımcılığını Fatma Girik ile birlikte üstlenmiştir. İki yapımcı bu filmleri, kendi film şirketleri olan Can Film'e değil, Uğur Film'e yapmıştır. Şark Bülbülü filminde, kısa sürede şöhret olan ünlülere göndermeler vardır.[16] Yine Umudumuz Şaban filminde yer eden toplumsal yaralar, güldürü unsuru içerisinde izleyiciye aktarılmaktadır. 1980'de dört filmde rol alan Sunal'ın bu filmleri, bir romandan uyarlanan Zübük, Gol Kralı, Gerzek Şaban ve Devlet Kuşu'dur. Sunal bu filmlerde Kartal Tibet, (Zübük, Gol Kralı) Natuk Baytan ve Memduh Ün ile çalışmıştır. Zübük filmi, politik eleştirilere sahiptir ve "İbrahim Zübükzade" karakteriyle akıllarda yer etmiştir. 1980 askerî darbesiyle birlikte o dönem çekilen filmlerin büyük çoğunluğu sansüre uğramış, önemli oyuncuların bazıları da yurt dışına çıkmıştır. Sunal, zaman zaman politik filmlerde rol alsa da, kutuplaşmalardan her zaman uzak kalmıştır.[11]
1981 ve 1985 yılları arasında birçok "Şaban" filmi çekilmiştir. Bu filmler, Sunal sineması adına kaliteden yoksun olsalar da, izleyiciyi güldürmeyi başarmış yapımlar olarak tarihe geçmiştir. 1981 yılında, Üçkağıtçı filminde Natuk Baytan, Kanlı Nigâr filminde Memduh Ün ve Davaro filminde yeniden Kartal Tibet'le çalışan sanatçı, üç filmde rol almıştır. 1982 yılında iki filmde rol alan Sunal'ın bu filmleri, Yedi Bela Hüsnü (Natuk Baytan) ve Doktor Civanım'dır (Kartal Tibet). Yedi Bela Hüsnü filminde, sanatçıya Oya Aydoğan eşlik etmiştir. 1983 yılında Tokatçı (Natuk Baytan), Kılıbık (Uğur İnan), En Büyük Şaban (Kartal Tibet) ve Çarıklı Milyoner (Kartal Tibet) filmlerinde rol almıştır. Kılıbık filminde Nevra Serezli eşlik etmiştir. 1983 yılında olduğu gibi, 1984 ve 1985 yılında da ağırlıklı olarak Kartal Tibet'le çalışan sanatçı, bu dönemde birçok "Şaban" filminde rol almıştır. 1984'te Şabaniye (Kartal Tibet), Postacı (Memduh Ün), Ortadirek Şaban (Kartal Tibet) ve Atla Gel Şaban (Natuk Baytan) filmleri çekilmiştir. Postacı filminde Sunal'a, Fatma Girik eşlik etmiştir. 1985 yılı, "Şaban" filmlerinin sonuncusu olan Gurbetçi Şaban filminin çekildiği yıldır ve sanatçı toplam altı filmde rol almıştır. Bu filmlerin tamamında rejisör Kartal Tibet'tir. Bu dönem, Perihan Savaş, Nevra Serezli ve Müge Akyamaç sanatçıya eşlik eden isimler olmuştur.
Sanatçı "Şaban" filmleri ile ilgili görüşlerini şöyle aktarmıştır:
"Bundan sonra filmlerde Şaban adını koymasak bile, değişen bir şey olacağını zannetmiyorum. Millet Şaban olarak biliyor. Bu yıl, firma yanlışlık yaptı. Film adım Niyazi. Adının Atla Gel Niyazi olması lazım. Afişler, lobiler hepsinde Atla Gel Şaban oldu. Seyircilerden bir kişi çıkıp da, filmdeki adın Niyazi, afişte Şaban, demedi. Farkına bile varmadı. Kemal Sunal’ın adı, Niyazi olsa ne olur, Şaban olsa ne olur?"[6]
Sunal sinemasında artık "Şaban" filmi yoktur ve sineması adına bambaşka bir sayfa açılmıştır. 1986 yılında Yoksul ve Davacı'da Zeki Ökten'le, Tarzan Rıfkı'da Natuk Baytan'la, Garip filminde Memduh Ün'le, Deli Deli Küpeli filminde Kartal Tibet'le çalışmıştır. Yoksul filmi duru anlatımıyla öne çıkarken Davacı ve Deli Deli Küpeli filmleri "siyasi taşlama"[11] olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca Garip filmi dram yönüyle ön plana çıkmaktadır. Sunal bu dönem, halkın içinden hikâyelerle izleyici karşına çıkmıştır. 1987 yılında üç filmde rol alan sanatçının bu filmleri, Yakışıklı, Kiracı (Orhan Aksoy) ve Japon İşi (Kartal Tibet) filmleridir. Kiracı filminde, o dönemin konut sorununa göndermeler bulunmaktadır. 1988 senesi, Sunal sineması için önemli olan filmlerin çekildiği yıldır ve Sunal'a yeni bir ödül getirecektir. Uyanık Gazeteci, Sevimli Hırsız, İnatçı, Öğretmen (Kartal Tibet), Polizei (Şerif Gören), Düttürü Dünya (Zeki Ökten) ve Bıçkın (Orhan Aksoy) bu dönem rol aldığı filmlerdir. Polizei, Öğretmen ve Düttürü Dünya filmleri diğer filmlerden ayrılmaktadır. Polizei filminde gurbetçilerin yaşadığı sıkıntılara değinilirken, Öğretmen filminde geçim sıkıntısı, ulaşım ve konut problemleri gibi sorunlara değinilmiş ve Düttürü Dünya filminde küçük insanların büyük hayallerine yer verilmiştir. Sanatçı bu filmiyle, Ankara Uluslararası Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü almıştır. Bu filmin senaristi Umur Bugay'dır.
1989 yılında Sunal, üç filmde yer almıştır, bunlar Zehir Hafiye (Orhan Aksoy), Talih Kuşu ve Gülen Adam'dır (Kartal Tibet). 1990 yılında Sunal üç filmde rol almıştır. Bunlar, Koltuk Belası (Kartal Tibet), Abuk Sabuk Bir Film (Şerif Gören) ve Boynu Bükük Küheylan'dır (Erdoğan Tokatlı). 1991 yılında tek bir filmde rol alan sanatçının bu filmi Varyemez'dir ve rejisör Orhan Aksoy'dur. 1999 senesi, sanatçının son rol aldığı sinema filmi olan Propaganda'nın çekildiği yıldır ve bu filmde kendisine Metin (:::)ınar eşlik etmektedir. Sinan Çetin filmi olan Propaganda, Sunal'ın sinema kariyerinde yeri bambaşka olan bir yapımdır. Zira sanatçı, "gümrük memuru Mehdi" rolünü, tıpkı diğer tüm mesleki rollerinde olduğu gibi benimsemiştir ve izleyici karşısına dram yönü ağır basan bir Kemal Sunal koymuştur. 2000 yılında Balalayka filminde rol almayı kabul etmiştir. Uçakla Azerbaycan'a giderken kalp krizi sonucu ölmüştür.
TV dizileri
Kemal Sunal bazı dizilerde rol almıştır. Bu diziler düşük bütçeli olup dönemin çeşitli kanallarında gösterilmiştir. Sanatçı sık sık, dizilerin çok çabuk çekildiğinden ve senaryoların çabucak oluşturulduğundan, dizilerin sanatçıların yeteneklerini körelttiğini söylemiştir. Bu diziler, 1992'de Saygılar Bizden, 1993 Şaban Askerde, 1994 Bay Kamber ve son olarak 1997'de Şaban ile Şirin dizileridir.
Kitapları
1998 TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü Sel Yayınları ISBN 9755702628
2001 Kemal Sunal Güldürüsü Om Yayınevi ISBN 9756827793
Ölümü
Sunal, kişisel yaşamı ve kariyeri boyunca yaptığı yolculuklarda daima kara taşıtlarını tercih etmiş, uçak ve deniz taşıtlarından korktuğunu dile getirmiştir.[17] Çeşitli festivallerde, ödül törenlerine kara taşıtıyla yetişemeyen[7] sanatçının uçak fobisi, yaşamı boyunca yenemediği bir korkusu olarak kalmıştır. 3 Temmuz 2000 tarihinde, Balalayka isimli filmin çekimleri için bindiği Trabzon uçağında geçirdiği kalp krizi sonucu 55 yaşında öldü. Ölümüne bir dizi ihmaller zincirinin neden olduğu düşünülmektedir. Zeki Alasya, Sunal'ın ölümüyle ilgili görüşünü şöyle dile getirmiştir:
"Kimseleri filmin çekileceği yere otobüsle gitmek sıkıntısında bırakmamak için kendini zorlayarak bindi o uçağa, imkânı yok binmez."[11]
Milliyet ve Hürriyet gazetelerinin haberine göre, uçaktaki personel ilk yardım konusunda bilgisizdi ve çağrılan ambulansta doktor yoktu. "International Hospital" hastanesine kaldırılan sanatçının doktoru, Sunal'ın kalp rahatsızlığı olduğunu dile getirmiş ve kalp ilaçları kullandığını açıklamıştır. NTV'nin haberine göre, Kemal Sunal'la aynı uçakta bulunan DSP İstanbul milletvekili Erol Al, sanatçının ölümünde ağır ihmal ve tedbirsizlik olduğunu belirtmiştir.[18] Uçağın kabin ekibi, sanatçıya tıbbi müdahalede bulunamadıklarını belirterek, "bunun için eğitimimiz yok, yalnızca rahatlatmaya çalıştık" açıklamasını yapmıştır.[19] Sağlık ekiplerinin uçağa 12 dakikada ulaşması ve sanatçının 35 dakika sonra uçaktan indirilip hastaneye götürülmesi gibi konularda DHMİ ve Medline çeşitli açıklamalarda bulunmuştur.[18] Bu açıklamaların ve havalimanındaki sağlık tedbirlerinin yetersiz olduğu düşünülmektedir.
Sanatçı için ilk tören, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenmiştir. Bu tören, sanatçının naaşının 08.30'da sahneye getirilmesiyle başlamış, ailenin yerini almasıyla birlikte 09.45'te büyük salonda büyük ekranda sanatçının filmlerinden bölümler gösterilmiş, sanatçı dostları ve sevenleri naaşının başında saygı duruşunda bulunmuştur.
AKM'den polis bandosuyla Teşvikiye Camii'ne götürülmek için çıkarılan Sunal'ın naaşına, gümrük muhafaza memurları da eşlik etmiştir. 1999'da çekilen Propaganda filminde "Gümrük Muhafaza Memuru Mehdi" karakterini canlandıran Sunal'ın oğlu ile filmde çekilmiş bir fotoğrafını İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğünden altı memur taşımıştır. Taksim'den Teşvikiye Camii'ne kadar kortej oluşturan sevenleri, yoğun ilgi sebebiyle Cami'ye ulaşmakta zorlanmıştır. Öğle namazının akabinde kılınan cenaze namazında, yoğun ilgi sebebiyle polis güvenlik önlemi almış, gümrük muhafaza memurları tabutun başında saygı nöbeti tutmuştur. Cenaze namazının ardından eller üzerinde Rumeli caddesine kadar taşınan sanatçının naaşı, buradan sonra araca konulmuş ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na doğru yola çıkmıştır.
Ölümünden sonra
Ölümünün ardından anısını yaşatmak için çeşitli kurum ve yerleşkelere adı verilmiştir.[20][21] 11 Kasım 2014 tarihinde Google, Türkçe arama motorunda Kemal Sunal'ın doğum günü sebebi ile özel doodle hazırlayarak yayınlamıştır.[22] 3 Temmuz 2015 tarihinde İETT, vefa durakları kapsamında Kemal Sunal ismini taşıyan durağı düzenlemiştir.[23]
Ekran kişiliği ve mirası
Sunal'ın oynadığı filmlerdeki karakterlerinin genel özelliği haksızlıkların karşısında duran, iyiliği ve saflığı yüzünden başına sürekli iş açılan, zekâsıyla kötülerle mücadele eden ve insanlara doğru yolu gösterip daima "gülen" adamdır. Kendisini "çok az konuşan, çok soğuk bir adamım"[6] diyerek tanımlayan Sunal'ın sinema izleyicileri tarafından benimsenmesi ve sevilmesinin en büyük sebeplerinden birisi, filmlerin çekildiği dönemlerde yaşanan sosyolojik-sosyoekonomik ve siyasi gelişmelerin filmlerinde yer almasıdır. Zamlar, insanları dolandıran kişiler, geçim sıkıntısı, işsizlik, göç ve töre gibi konuların sinemasında işlenmiş olması, filmlerine birçok anlam daha kazandırmaktadır. Bunlar, güldürü içerisinde sosyal mesajlar vermek ve bazı konuları mizahi dille eleştirmektir. Sunal, güldürü filmlerinin yanı sıra dram filmlerinde yer almış, ancak oynadığı tüm filmlerde "halkın içinden", "içimizden biri" imajını korudu. Aynı zamanda öğretmenden bekçiye, kapıcılıktan çöpçüye kadar birçok karakteri oynayarak beğeni kazandı.[24][25][26][27][28]
İETT Durağı
Sanatçının ölümünün 15. yılı sebebiyle İETT, aynı ismi taşıyan durağı "vefa durakları" kapsamında düzenlemiştir. Durak, Sunal'ın rol aldığı filmler ve sanatçının fotoğraflarıyla kaplanmıştır.
Hakkındaki kitaplar
Gül Sunal, Kemal Hadi Gel, Bi Kahve İçelim, Doğan Kitap, ISBN 9786050923216
Feriha Karasu Gürses, Kemal Sunal Film Başka Yaşam Başka, Sel Yayınları, İstanbul 2002, ISBN 9755701524
Nuran Turan, Kemal Sunal Çocukken, Önel Yayınevi, ISBN 9757248924 [13]
Vadullah Taş, Kemal Sunal Filmlerini Anlatıyor, Esen Kitap ISBN 9786056224508
Vakıfbank Kemal Sunal Sanat Merkezi
İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde kurulmuş Özel Sektöre Bağlı Kültür Merkezi olan Vakıfbank Sanat Merkezi Kemal Sunal’ın ismini taşımaktadır.[29]
Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülü
Mezun olduğu Vefa Lisesinde Kemal Sunal anısına bir anket düzenlenmiş ve anket sonucunda başarılı ve sevilen sanatçılara "Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülü" verilmesi kararlaştırılmıştır.[30]
Filmografi
Sinema filmleri
1972 Tatlı Dillim Evet Basketbolcu İlk rol aldığı film.
Ertem Eğilmez'in yönettiği ilk film.
[15]
1973 Oh Olsun Evet Fazıl Haznedar [16]
Güllü Geliyor Güllü Evet Kiralık Katil Kemal Sunal'ı dışarıdan seslendirilen tek film. [17]
Canım Kardeşim Evet Yolcu [18]
Yalancı Yarim Evet Kemal [19]
1974 Salak Milyoner Evet Saffet [20]
Köyden İndim Şehire Evet Saffet Salak Milyoner'in devam filmidir.[21] [22]
Mavi Boncuk Evet Kaymakam Cafer [23]
Hasret Evet Sahne Işıkçısı Yanık [24]
Hababam Sınıfı Evet İnek Şaban Şaban rolünü oynadığı ilk film. Ayşen Gruda'yla rol aldığı ilk filmi.
Salako Evet Salako İlk Başrol Filmi [25]
1975 Şaşkın Damat Evet Apti [26]
Hanzo Evet Hanzo / Cabbar İki farklı karakteri oynadığı ilk film. [27]
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı Evet İnek Şaban Şener Şen ile birlikte oynadığı ilk film. [28]
1976 Tosun Paşa Evet Tosun Paşa / Şaban Kartal Tibet'in yönettiği ilk film. Müjde Ar ile rol aldığı ilk film. [29]
Süt Kardeşler Evet Şaban [30]
Sahte Kabadayı Evet Kemal [31]
Meraklı Köfteci Evet Zühtü Karışan [32]
Kapıcılar Kralı Evet Seyyit Bu filmdeki rolüyle 1977'de Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazanmıştır.[11] [33]
Hababam Sınıfı Uyanıyor Evet İnek Şaban [34]
1977 Sakar Şakir Evet Şakir / Hasan Emmi [35]
Şabanoğlu Şaban Evet Şaban Ertem Eğilmez'in yönettiği son film. [36]
İbo ile Güllüşah Evet İbo [37]
Hababam Sınıfı Tatilde Evet İnek Şaban Oynadığı son Hababam Sınıfı serisi filmi. [38]
Çöpçüler Kralı Evet Apti Şakrak İlyas Salman ile rol aldığı ilk film. [39]
1978 Yüz Numaralı Adam Evet Evet Şaban Erkök [40]
Köşeyi Dönen Adam Evet Adem Zengin [41]
Kibar Feyzo Evet Feyzo [42]
İyi Aile Çocuğu Evet Kemal / Cemal [43]
İnek Şaban Evet Evet Şaban / Kaleci Bülent [44]
Avanak Apti Evet Apti [45]
1979 Umudumuz Şaban Evet Şaban [46]
Şark Bülbülü Evet Şaban Ballıses [47]
Korkusuz Korkak Evet Mülayim Sert [48]
Dokunmayın Şabanıma Evet Evet Şaban [49]
Bekçiler Kralı Evet Evet Şaban Özgüneş [50]
1980 Zübük Evet İbrahim Zübükzade [51]
Gol Kralı Evet Sait Sarıoğlu [52]
Gerzek Şaban Evet Osman / Seyfi Filmin adında Şaban geçmesine rağmen Kemal Sunal, Osman ve Seyfi rolünü oynamıştır. [53]
Devlet Kuşu Evet Mustafa [54]
1981 Üç Kağıtçı Evet Rıfkı [55]
Kanlı Nigar Evet Narçın / Abdi [56]
Davaro Evet Memo / Davaro Şener Şen ile oynadığı son film [57]
1982 Yedi Bela Hüsnü Evet Hüsnü [58]
Doktor Civanım Evet Kemal [59]
1983 Tokatçı Evet Osman [60]
Kılıbık Evet Kamil [61]
En Büyük Şaban Evet Şaban [62]
Çarıklı Milyoner Evet Evet Bayram Kemal Sunal bu filmin senaryosunu Kartal Tibet, İhsan Yüce ve Memduh Ün'le birlikte yazmıştır.[63] [63]
1984 Şabaniye Evet Şaban / Şabaniye [64]
Postacı Evet Adem Keskin [65]
Ortadirek Şaban Evet Şaban [66]
Atla Gel Şaban Evet Niyazi Filmin adında Şaban geçmesine rağmen Kemal Sunal, Niyazi rolünü oynamıştır.[67] [67]
1985 Sosyete Şaban Evet Evet Şaban Ağa / Dilaver Bey Kemal Sunal bu filmin senaryosunu Kartal Tibet ve İhsan Yüce'yle birlikte yazmıştır.[68] [68]
Şendul Şaban Evet Şaban Ayşen Gruda ile oynadığı son film. [69]
Şaban Pabucu Yarım Evet Şaban [70]
Keriz Evet Zülfü [71]
Katma Değer Şaban Evet Şaban [72]
Gurbetçi Şaban Evet Şaban Yıldız Şaban rolünü oynadığı son film.[9] [73]
1986 Yoksul Evet Yoksul [74]
Tarzan Rıfkı Evet Rıfkı [75]
Garip Evet Kemal [76]
Deli Deli Küpeli Evet Deli Kaymakam [77]
Davacı Evet Yunus [78]
1987 Yakışıklı Evet Selim [79]
Kiracı Evet Kerim [80]
Japon İşi Evet Veysel [81]
1988 Uyanık Gazeteci Evet Ali [82]
Sevimli Hırsız Evet Metin Mertoğlu [83]
Polizei Evet Ali Ekber [84]
Öğretmen Evet Hüsnü [85]
İnatçı Evet Bayram [86]
Düttürü Dünya Evet Dütdüt Mehmet [87]
Bıçkın Evet Ali / Kemal İki farklı karakteri oynadığı son film. Kemal Sunal'ın kendi karakteriyle oynadığı tek film. [88]
1989 Zehir Hafiye Evet Cemal [89]
Talih Kuşu Evet Osman Abalı [90]
Gülen Adam Evet Yusuf Şaplak [91]
1990 Koltuk Belası Evet Zühtü Kaya Kartal Tibet'in yönettiği son film. [92]
Boynu Bükük Küheylan Evet İbrahim Küheylan [93]
Abuk Sabuk 1 Film Evet Ademoğlu Ali [94]
1991 Varyemez Evet Ragıp Elibol [95]
1999 Propaganda Evet Mehdi Oğlu Ali Sunal'la birlikte oynadığı tek film. [96]
Televizyon dizileri
1992 Saygılar Bizden Evet Rıza 13 bölüm süren dizi Teleon'da yayınlanmıştır. [97]
1993 Şaban Askerde Evet Şaban 28 bölüm süren dizi Star TV'de yayınlanmıştır. [98]
1994 Bay Kamber Evet Kamber 13 bölüm süren dizi Star TV'de yayınlanmıştır. [99]
1997 Şaban ile Şirin Evet Evet Şaban 13 bölüm süren dizi atv'de yayınlanmıştır. [100]
2020 Güldür Güldür Kendisi Bir bölümde sesi verilmiştir
Tiyatro oyunları
1966 Fadik Kız İki-üç değişik rolde [101] Kent Oyuncuları İki-üç değişik rolde
1967 İspinozlar Taşkasaplı [101] Ulvi Uraz Tiyatrosu Kent Oyuncuları (Orhan Kemal uyarlaması)
Deli İbrahim Cellât Hamal Ali [102] Kent Oyuncuları (Yazan: Turan Oflazoğlu, reji: Şükran Güngör)
1968 Yalova Kaymakamı [103] Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu
Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım
Fermanlı Deli Hazretleri [103]
Hamhumşarolop [103]
1969 Murtaza Bekçi ve Kahveci Ulvi Uraz Tiyatrosu (Orhan Kemal uyarlaması)
Yaz Bitiyor [103] Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu
1972 Gergedan Bakkal ve Mösyö Papiyon Devekuşu Kabare Tiyatrosu (Yazan: Eugène Ionesco)
Dün Bugün Oyunundan [104] (Ses Tiyatrosu)
Konuk olduğu programlar
1993 Arena Show TV [31] Konuk
1994 Ali Kırca İle ATV Haber atv [32]
1998 Ateş Hattı Show TV [33]
Arena Kanal D [34]
2000 Kanal D [35]
Reklamlar
1999 E - KOLAY (İNTERNET) Kemal Sunal Kolay İnternet [36]
Kemal Sunal Nostalji [37]
Kemal Sunal Finans [38]
Kemal Sunal Chavrolet [39]
Kemal Sunal Sorgu [40]
Kemal Sunal Meyhane [41]
Kemal Sunal Asker Arkadaşı [42]
Kemal Sunal Hisse [43]
Kemal Sunal OKEY [44]
Kemal Sunal Bağlantı [45]
Kemal Sunal Teleskop [46]
Kemal Sunal Gülme [47]
Diskografi
1976 Ne Haber [48] Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
1978 Maden Dağı [49] Çöpçüler Kralı
Dam Üstüne Çul Serer [50]
Hayırdır İnşallah [51]
Deloyloy Deloyloy Kibar Yarim [52]
He Le Yar Zalim Yar [53]
Dilo Dilo Yaylalar [54]
Ay Yüzlüm [55]
Yandi Ha Yandı [56]
Leylimi Ley Yar [53]
1979 Hış Bişi Hançer [57] Şark Bülbülü
De Get Bayburt [58]
Can Hatice [59]
Ayağında Kundura [60]
Sabuha [61]
Esmerim Biçim Biçim [62]
Ödülleri ve adaylıkları
1977 14. Antalya Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Kapıcılar Kralı [63] Kazandı
1989 2. Ankara Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Düttürü Dünya [64] Kazandı
1998 35. Altın Portakal Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülü [65][66][67] Kazandı
Dipnotlar
[attachment=107618]
Kaynak
Wikipedia
Eşek Arısı&Kılıc Arı&Sarıca Arı Yakalama Tuzağı Kafesi&Arı Kapanı Nedir?
Evde Eşek Arısı&Kılıc Arı&Sarıca Arı Yakalama Tuzağı Kafesi&Arı Kapanı Nasıl Yapılır?
sinek camı
Sinek camı veya sinek yakalayıcı cam, aynı zamanda yaban arısı camı, geleneksel bir böcek tuzağı şeklidir. Ortasında küçük bir delik bulunan ve deliğin etrafında bir kanal oluşturan, tabanı içe dönük, çoğunlukla mantarlı bir cam sürahiden oluşur. Ayrıca zeminin altında, sinek camın asılmadığı durumlarda zemin ile ayakta durma yüzeyi arasında mesafe olmasını sağlayan küçük ayaklar bulunmaktadır. Suda yaşayan hayvanları veya kuşları yakalamak için kullanılan balık tuzakları da benzer prensibe göre çalışır.
Böcekleri çekmek için tuzağa bir sıvı konur. Meyve suyu, limonata, ballı su veya benzeri tatlı sıvılar sinek ve eşekarısı için uygundur. Arıların ilgisini çekmemek için tatlı yemlere biraz bira ekleyin. Kurt sinekleri, et veya balık artıkları ile karıştırılmış su, çiy veya meyve sinekleri ise sirkeli su tarafından çekilir.
Sıvının kokusundan etkilenen böcekler, kavanozun alt deliğinden girerler, ancak içgüdüsel olarak ışığa doğru uçtuklarından nadiren çıkış yolunu bulurlar - bu yüzden tuzak camdan yapılmıştır. Bir süre sonra sıvının içinde boğulurlar.
Sinek camları bir zamanlar yaygın olarak kullanılırken, 20. yüzyılda yerini büyük ölçüde sineklik, böcek ilacı ve elektrokapan aldı. Bazı zanaatkar cam üfleme atölyeleri, çoğunlukla geleneksel, elle üfleme biçiminde, bugün hala bunları üretiyor.
Ters çevrilmiş sinek camının (üstte açılan) erken ve ayrıntılı bir açıklaması 1778 Ekonomi Ansiklopedisi'nde bulunabilir.[1]
Grimm Kardeşler'in sözlüğü, sinek camının "sineklerin yakalandığı dar boyunlu bir cam" olduğunu belirtir. Bu ifade aynı zamanda mecazi anlamda da kullanılır, örneğin insanlar vaatlerle kendilerini kandırmaya izin verdiklerinde.[2] Ludwig Wittgenstein da Felsefi Araştırmalar adlı eserinde sinek camını mecazi anlamda kullanmıştır: “Felsefedeki amacınız nedir? Sineğe sinek camından çıkış yolunu gösterin” (§ 309).[3]
modifikasyonlar
Sinekkapan olarak PET şişe
Sinekkapan olarak PET şişe
at sineği tuzağı
at sineği tuzağı
Eşekarısı camı olarak PET şişe
Eşekarısı camı olarak PET şişe
Dönüştürülmüş bir PET şişe kullanılarak kolaylıkla bir sinekkapan yapılabilir[4]. Cezbedici olarak şekerli su, çözünmüş akide şekeri, limonata, bira, maya vb. kullanılır.
At sineklerini yakalamak için de benzer bir prensip kullanılır. Hiçbir kimyasal cezbedici madde içermeyen siyah plastik bir top, bir atın arka kısmını taklit edecek ve böcekleri çekecek şekilde tasarlandı. İndikten sonra böcekler yalnızca tepeye tırmanabiliyorlar ve burada huni şeklindeki bir ağ aracılığıyla artık dışarı çıkamayacakları bir yakalama konteynerine yönlendiriliyorlar.[5]
eleştiri
Yaban arıları, vahşi hayvanlar olduğundan, kasıtlı olarak rahatsız edilemez, yakalanamaz, yaralanamaz veya öldürülemezler, Federal Doğa Koruma Yasası kapsamında korunmaktadır.
Bu tuzakların çekebileceği arılar, bombus arıları veya uçan sinekler gibi diğer tozlaştırıcılar da böceklerin ölmesinden etkilenmektedir.
Bir eşek arısı tuzağı nasıl yapılır?
Çoğu zaman eşek arıları dışarıda yemek yerken kendilerini davet eder. Nitekim bu böcekler, bahçe masasına konulan mangal, meyve suyu veya meyve kokusundan etkilenir. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda genellikle panik hissine neden olurlar. İşte onları nasıl etkili bir şekilde uzak tutacağınıza dair bazı ipuçları.
Kendi ev yapımı yaban arısı tuzağınızı kolayca yapın
Yaban arıları gibi istilacı böceklerden korunmanıza izin veren çeşitli ipuçlarına ek olarak, onlardan kurtulmak için onları tuzağa düşürmek de mümkündür. Yaban arısı tuzaklarının prensibi, onları tatlı bir sıvı ile çekmek ve dışarı çıkmalarını önlemektir.
Yapması kolay iki tür yaban arısı tuzağı vardır: klasik tuzak ve pencere kapanı. Her iki durumda da, piyasada gerekli malzemeler ve araçlar mevcuttur. Sadece getirmeniz gerekiyor:
şeffaf bir plastik şişe;
çok keskin bir kesici;
dize veya tel.
Klasik yaban arısı tuzağı
Bu tuzak için bir örgü iğnesi ve bir çakmağa ihtiyaç vardır. Bu tür yaban arısı tuzağının gerçekleştirilmesi kolay olmasına rağmen etkili olduğu unutulmamalıdır . İşte bunu nasıl yapacağınız:
Kapağı plastik şişeden çıkarın.
Keskin kesiciyi kullanarak, bir huni elde etmek için üst parçayı tüm çapı boyunca yüksekliğinin üçte birine kadar kesin .
Çakmağın alevi ile örgü iğnesinin ucunu ısıtın ve şişenin alt kısmının üstüne eşit olarak ikiye bölünmüş 4 delik açın. Tuzak örneğin bir dala asılacak ve bu delikler asılması için kullanılacaktır.
Deliklerden ip veya tel geçirin.
Şişenin alt kısmını yem görevi görecek solüsyonla doldurun : bir bira ve meyve suyu karışımı (özellikle elma suyu ), bir bira ve reçel karışımı veya hatta bir bira ve şurup karışımı Siyah frenk üzümü, frenk üzümü gibi meyveler ... Birasız tatlı yem, şurup veya çok tatlı su da etkilidir.
Ardından huniyi boynu aşağı gelecek şekilde şişenin altına yerleştirin.
Tuzağı yemeğin alındığı yere veya meyve bahçesine yerleştirin.
Yaban arıları için pencere kapanı
Bu tür bir tuzağın yapımı da kolaydır. Nitekim yemi sulandıran ve etkinliğini azaltan yağmur suyu ile doldurmama avantajına sahiptir.
Klasik tuzaktan farklı olarak, kapağı şişeden çıkarmanıza gerek yoktur.
Üst kısmına 3 veya 4 adet tente penceresi yapın .
Kabı daha önce listelendiği gibi yem görevi görecek sıvıyla doldurun.
Tuzağı asmak için ipi tıpanın etrafına sarın.
Kapanı beslenme alanından çok uzak olmayan bir yere veya meyve bahçesine yerleştirin.
Sarı veya floresan turuncu bir kapak (eşekarısı çeken renkler) ve bu renklerdeki ip veya yapışkan bant, tuzağın etkinliğini optimize eder.
Kaynak ve Dipnotlar
https://de.wikipedia.org/wiki/Fliegenglas
SATIN ALMAK için GOOGLE DE ARAMA YAP
İyi geceler diyalogları
-iyice girer al da rahatlık versinn
-lan olum o iyi geceler Allah rahatlık versin değilmiydi?
-tabuları yıkmak lazım abi....
-iyi geceler rüyanda beni gör
-kabus gör diosun yani
-bir bakıma
-iyi geceler tatlı rüyalar
-o nasıl oluyor lan
-profiterolü düşün
-ee o normal tatlı
-hah şimdi onu jenifer lopezın üstünden yerken düşün kendini
-oy oy oy
-bak böyle oluyor tatlı rüya
-iyi geceler
-Yesin seni keçiler
-höst ulan iyi bişi demiştik bee
-iyi geceler renkli rüyalar
-sana ne ulan benım rüyamın rengınden
-noldu usta niye kızıyorsun??
-delıkanlı adam renkli rüya görmez
-hadi benım el yatar ıyi geceler
-el dısında kalan uzuvların yatmıyor mu?
-hö?
-yok bişi uyu
-bu ne şıklık yatmıacan mı sen?
-yoo buluşmaya gidiyorum..
-kimle??
-rüyalarımın prensesıyle
-hadi iyi geceler ALLAHım bana sakallayı dedeyi göster....
-höhhhhhh
-iyi geceler
-öpsün seni zeki müren
-uymadı abı bu
-baştan al...
-pekı abı..iyi geceler
-yalasın seni köpekler
-bak bu oldu.
-afiyetolsun..
-iyi geceler kocacım
-iyi geceler..ALLAHım rahmetını üstümden esırgeme
-amin..
-bu mendebur kadını verdın bari rüyalarda bişiiler göster
ALLAHım yatıyorum verdiğin nimetler için şükürler olsun
rüyama aksakallı dedeyi gönder altılıyı bılenınden olsun
-iyice girer al da rahatlık versinn
-lan olum o iyi geceler Allah rahatlık versin değilmiydi?
-tabuları yıkmak lazım abi....
-iyi geceler rüyanda beni gör
-kabus gör diosun yani
-bir bakıma
-iyi geceler tatlı rüyalar
-o nasıl oluyor lan
-profiterolü düşün
-ee o normal tatlı
-hah şimdi onu jenifer lopezın üstünden yerken düşün kendini
-oy oy oy
-bak böyle oluyor tatlı rüya
-iyi geceler
-Yesin seni keçiler
-höst ulan iyi bişi demiştik bee
-iyi geceler renkli rüyalar
-sana ne ulan benım rüyamın rengınden
-noldu usta niye kızıyorsun??
-delıkanlı adam renkli rüya görmez
-hadi benım el yatar ıyi geceler
-el dısında kalan uzuvların yatmıyor mu?
-hö?
-yok bişi uyu
-bu ne şıklık yatmıacan mı sen?
-yoo buluşmaya gidiyorum..
-kimle??
-rüyalarımın prensesıyle
-hadi iyi geceler ALLAHım bana sakallayı dedeyi göster....
-höhhhhhh
-iyi geceler
-öpsün seni zeki müren
-uymadı abı bu
-baştan al...
-pekı abı..iyi geceler
-yalasın seni köpekler
-bak bu oldu.
-afiyetolsun..
-iyi geceler kocacım
-iyi geceler..ALLAHım rahmetını üstümden esırgeme
-amin..
-bu mendebur kadını verdın bari rüyalarda bişiiler göster
ALLAHım yatıyorum verdiğin nimetler için şükürler olsun
rüyama aksakallı dedeyi gönder altılıyı bılenınden olsun
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
» Latest member:
» Forum threads: 5,281
» Forum posts: 5,872
Read More / Comment 
