MUHAMMED
Muhammed

BAYRAK
TC Bayrak

Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
» Members: 7
» Latest member: Muhammed
» Forum threads: 5,305
» Forum posts: 5,909

Full Statistics

DOWNLOADEN
"Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri, E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz"
(Raşit Tunca)

AYET
"Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır"
ENBİYA Suresi 105

FELSEFEMiZ
"iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR,
Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir.
islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip,
Onunla Yaşayabilmekdir"

(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Raşit Tunca Sözü
"Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun."
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ
"Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır."
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)



Osmanli Vezirleri

I. Osman
Orhan Gazi
Alaüddin Paşa (ılk sadrazam)
Gündüz Alp (ınönü Beyi)
Hasan Alp (Yarhisar Beyi)
Turgut Alp (ınegöl Beyi)
Konur Alp
Abdurrahman Gazi
Samsa Çavuş
Köse Mihal Gazi
Yutulmuş Birader
Ak Temür (Osman Gazi'nin torunudur)
Karamürsel
Akçakoca
Saltuk Alp
Taz Ali
Akbaş
Mahmut Alp
Karao lan
Kara Tekin
Candarlı Mevlana Kara Halil
Aydo du

Orhan
Alaüddin Paşa
Süleyman Paşa
Mahmuto lu Nizamüddin Paşa
Hacı Paşa
Sinanüddin Yusuf Paşa

I. Murad
Sinanüddin Yusuf Paşa
Çandarlı Kara Halil Hayreddin
Çandarlı Ali Paşa

I. Bayezid
Çandarlı Ali Paşa

I. Mehmed
Osmancıklı ımam-zade Halil Paşa
Çandarlı ıbrahim Paşa
Amasyalı Bayezid Paşa

II. Murad
Amasyalı Bayezid Paşa
Çandarlı ıbrahim Paşa
Amasyalı Hızır Danişmendo lu Koca Mehmed Nizamüddin Paşa
Çandarlı Halil Paşa

II. Mehmed
Çandarlı Halil Paşa
Mahmud Paşa
Rum Mehmed Paşa
ıshak Paşa
Gedik Ahmed Paşa
Karamani Mehmed Paşa

II. Bayezid
ıshak Paşa
Davud Paşa
Hersek-zade Ahmed Paşa
Çandarlı ıbrahim Paşa
Mesih Paşa
Hadım Ali Paşa
Koca Mustafa Paşa

I. Selim
Koca Mustafa Paşa
Hersekzade Ahmed Paşa
Dukakino lu Ahmed Paşa
Hadım Sinan Paşa
Yunus Paşa
Piri Mehmed Paşa

I. Süleyman
Piri Mehmed Paşa
ıbrahim Paşa
Ayas Mehmed Paşa
Lütfi Paşa
Hadım Süleyman Paşa
Rüstem Paşa
Kara Ahmed Paşa
Semiz Ali Paşa
Sokullu Mehmed Paşa

II. Selim
Sokullu Mehmed Paşa
Semiz Ahmed Paşa
Lala Mustafa Paşa
Koca Sinan Paşa
Kanijeli Siyavuş Paşa
Özdemiro lu Osman Paşa
Mesih Paşa
Ferhad Paşa

III. Murad
Sokullu Mehmed Paşa
Semiz Ahmed Paşa
Koca Sinan Paşa
Kanijeli siyavuş Paşa
Özdemiro lu Osman Paşa
Mesih Paşa
Ferhad Paşa

III. Mehmed
Ferhad Paşa
Koca Sinan Paşa
Lala Mehmed Paşa
Damad ıbrahim Paşa
Cı ala-zade Sinan Paşa
Hasan Paşa
Cerrah Mehmed Paşa
Yemişçi Hasan Paşa

I. Ahmed
Malkoç Ali Paşa
Lala Mehmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Kuyucu Murad Paşa
Nasuh Paşa
Öküz Mehmed Paşa
Halil Paşa

II. Osman
Halil Paşa
Kara Mehmed Paşa
Güzelce Ali Paşa
Ohrili Hüseyin Paşa
Dilaver Paşa

IV. Murad
Kemankeş Kara Ali Paşa
Çerkes Hasan Paşa
Müezzinzade Hafız Ahmed Paşa
Halil Paşa
Hüsrev Paşa
Topal Recep Paşa
Tabanı Yassı Mehmed Paşa
Bayram Paşa
Tayyar Mehmed Paşa
Kemankeş Kara Mustafa Paşa

ıbrahim
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
Civan Kapıcıbaşı Sultanzade Semin Mehmed Paşa
Salih Paşa
Kara Musa Paşa
Hezarpare Ahmed Paşa
Mehmed Paşa

IV. Mehmed
Sofu Mehmed Paşa
Kara Murad Paşa
Melek Ahmed Paşa
Siyavuş Paşa
Gürcü Mehmed Paşa
Tarhuncu Ahmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
ıpşir Mustafa Paşa
Süleyman Paşa
Deli Hüseyin Paşa
Zurnazen Mustafa Paşa
Boynue ri Mehmed Paşa
Köprülü Mehmed Paşa
Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
Kara ıbrahim Paşa
Sarı Süleyman Paşa
Siyavuş Paşa

II. Süleyman
Siyavuş Paşa
Nişancı Mehmed Paşa
Bekri Mustafa Paşa
Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa

II. Ahmed
Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa
Arabacı Ali Paşa
Çalık Ali Paşa
Bozoklu Bıyıklı Mustafa Paşa
Sürmeli Ali Paşa

II. Mustafa
Sürmeli Ali Paşa
Elmas Mehmed Paşa
Amcazade Hüseyin Paşa
Daltaban Mustafa Paşa
Rami Mehmed Paşa

III. Ahmed
Kavanoz Nişancı Ali Paşa
Enişte Hasan Paşa
Kalaylıkoz Ahmede Paşa
Baltacı Mehmed Paşa
Çorlulu Ali Paşa
Köprülü-zade Damad Numan Paşa
Baltacı Mehmed Paşa
A a Yusuf Paşa
Silahdar Süleyman Paşa
Hacı Halil Paşa
Nişancı Mehmed Paşa

I. Mahmud
Damad Mehmed Paşa
Kabakulak ıbrahim Paşa
Topal Osman Paşa
Hekimo lu Ali Paşa
Gürcü ısmail Paşa
Seyyid Mehmed Paşa
Muhsin-zade Abdullah Paşa
Ye en Mehmed Paşa
Hacı ıvaz Mehmed Paşa
Nişancı Hacı Ahmed Paşa
Hekimo lu Ali Paşa
Seyyid Hasan Paşa
Tiryaki Hacı Mehmed Paşa
Boynue ri Seyyid Abdullah Paşa
Mehmed Emin Paşa
Bahir Mustafa Paşa

III. Osman
Bahir Mustafa Paşa
Hekimo lu Ali Paşa
Başdefterdar Naili Abdullah Paşa
Bıyıklı Ali Paşa
Mehmed Said Paşa
Bahir Mustafa Paşa
Koca Ragıp Mehmed Paşa

III. Mustafa
Koca Ragıp Mehmed Paşa
Hamza Hamid Paşa
Bahir Mustafa Paşa
Muhsin-zade Mehmed Paşa
Hamza Mahir Paşa
Hacı Mehmed Emin Paşa
Moldovancı Ali Paşa
ıvaz-zade Halil Paşa
Silahdar Mehmed Paşa
Muhsin-zade Mehmed Paşa

I. Abdülhamid
Muhsin-zade Mehmed Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Darendeli Cebecizade Mehmed Paşa
Kalafat Mehmed Paşa
Seyyid Mehmed Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Hacı Ye en Mehmet Paşa
Halil Hamid Paşa
şahin Ali Paşa
Koca Yusuf Paşa

III. Selim
Koca Yusuf Paşa
Meyyit Hasan Paşa
Gazi Hasan Paşa
Çelebizade şerif Hasan Paşa
Koca Yusuf Paşa
Damat Melek Mehmed Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Yusuf Ziyaüddin Paşa
Hafız ısmail Paşa
ıbrahim Hilmi Paşa

IV. Mustafa
ıbrahim Hilmi Paşa
Çelebi Mustafa Paşa

II. Mahmud
Alemdar Mustafa Paşa
Memiş Paşa
Yusuf Ziyaüddin Paşa
Laz Ahmed Paşa
Hurşid Ahmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Seyyid Ali Paşa
Benderli Ali Paşa
Hacı Salih Paşa
Hamdullah Paşa
Ali Paşa
Mehmed Said Galip Paşa
Benderli Selim Sırrı Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Reşid Mehmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa

I. Abdülmecid
Koca Hüsrev Mehmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
ızzet Mehmed Paşa
ıbrahim Sarım Paşa
Mustafa Reşid Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
Damad Mehmed Ali Paşa
Mustafa Naili Paşa
Mehmed Emin Ali Paşa
Mehmed Ali Paşa
Mehmed Emin Paşa
Mehmed Rüştü Paşa

Abdülaziz
Mehmed Emin Paşa
Ali Paşa
Mehmed Fuad Paşa
Yusuf Kamil Paşa
Mütercim Rüştü Paşa
Mehmed Emin Ali Paşa
Mahmud Nedim Paşa
Mişat Paşa
Ahmed Esad Paşa
Mehmed Rüşdü Paşa
Hüseyin Avni Paşa
Esad Paşa

II. Abdülhamid
Mütercim Rüştü Paşa
Mişat Paşa

V. Mehmed
Hüseyin Hilmi Paşa
Hakkı Paşa
Said Paşa
Gazi Ahmed Muhtar Paşa
Kamil Paşa
Mahmud şevket Paşa
Said Halim Paşa
Talat Bey

VI. Mehmed
Talat Paşa
Ahmed ızzet Paşa
Tevfik Paşa
Damat Ferid Paşa
Ali Rıza Paşa
Salih Paşa
Damat Ferid Paşa
Tevfik Paşa
DEVAMINA BAK


Kemal Kılıçdaroğlu kimdir?

Kemal Kılıçdaroğlu (d. Kemal Karabulut;[1] 17 Aralık 1948; Ballıca, Nazımiye, Tunceli[2]), Türk siyasetçi, bürokrat ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) genel başkanı. 22 Mayıs 2010 tarihinden beri CHP genel başkanlık görevini sürdürmektedir. 2002–2014 yılları arasında yapılan genel seçimlerde İstanbul 2. bölge milletvekili olarak meclise girmiştir. Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde İzmir 2. bölge milletvekili olarak tekrar meclise girmiştir. Genel başkanlığı döneminde partisi katıldığı her seçimde ikinci parti olmuştur.

Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden 1971 yılında mezun olan Kılıçdaroğlu, siyasete atılmadan önce 1992–1996 ve 1997–1999 yılları arasında Sosyal Sigortalar Kurumu'nun (SSK) genel müdürlüğünü yapmıştır. 2002 yılında CHP'ye katılmıştır ve ilk defa 2002 Türkiye genel seçimleri'nde İstanbul 2. Bölge milletvekili olarak meclise girmiştir. Ardından 2007 Türkiye genel seçimleri'nde de CHP milletvekili olarak meclise girmiştir. 2009 Türkiye yerel seçimleri'nde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmuştur fakat oyların %37'sini alarak ikinci sırada kalmıştır.

2010 yılında Deniz Baykal'ın genel başkanlık görevinden istifa etmesinin ardından yapılan 33. Cumhuriyet Halk Partisi Olağan Kurultayı'nda 1,189 oy alarak genel başkan seçilmiştir. 2011 Türkiye genel seçimleri'nde partisinin oyunu %5,11 oranında artırmıştır. CHP'nin de desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu'nun 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesinden sonra parti içinde kendisine karşı yöneltilen eleştiriler artmıştır. Aynı yıl yapılan 34. Cumhuriyet Halk Partisi Olağan Kurultayı'nda tekrar genel başkan seçilmiştir.

Erken yaşamı ve eğitimi

Kemal Kılıçdaroğlu, tapu memuru Kamer Bey ile ev hanımı Yemuş Hanım'ın yedi çocuğundan dördüncüsü olarak 17 Aralık 1948′de Tunceli'nin Nazımiye ilçesine bağlı Ballıca köyünde dünyaya geldi.[2] Kendisinden on dakika önce Adil adlı bir ikizi doğdu. Ailenin daha önce sahip olduğu ‘Karabulut’ soyadı, yaşadıkları köyde herkesin aynı soyadını taşıması nedeniyle, babası tarafından 1950’lerde ‘Kılıçdaroğlu’ olarak değiştirildi.[1] Kemal Kılıçdaroğlu ilk ve ortaöğrenimini Erciş, Tunceli, Genç, Elazığ gibi Anadolu’nun çeşitli yerlerinde tamamladı.

Elazığ Ticaret Lisesi′ni 1967′de birincilikle bitirdi.[3] Yükseköğrenimini yapmak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden (şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden) 1971 yılında mezun oldu.[4]
Ailesel kökeni

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Nazimiyeli[5] olan ailesi Horasan'dan göçerek Anadolu'ya yerleşen Tunceli aşiretlerinden Kureyşan aşiretine mensuptur[6]. Kemal Kılıçdaroğlu ayrıca soyunun, Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan olduğunu ve Ehl-i Beyt’e kadar uzanan Seyyid soyuna uzandığını[6][7] belirtmiştir.
Bürokrasi yılları

Lisans öğrenimini tamamladığı 1971 yılında girdiği hesap uzman yardımcılığı sınavının ardından Maliye Bakanlığı′nda göreve başladı. Daha sonra hesap uzmanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, bir yıl Fransa′da kaldı. Hesap uzmanlığını 1983'e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğü'ne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev aldı, daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.[4]

1991 yılında Bağ-Kur′a atandı. Burada genel müdürlük yapan Kılıçdaroğlu[2], 1992 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü′ne geçti. Daha sonra kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı′nda müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. 1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından "Yılın Bürokratı" seçildi. 1996 yılında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik tarafından görevden alındı. Mahkemeye giderek yürütmeyi durdurma kararı, temyiz üzerine de Danıştay Genel Kurulu'ndan yine yürütmeyi durdurma kararı çıkartmasına rağmen Temmuz 1997'ye kadar görevine başlatılmadı.[8] 1999′da kendi isteğiyle SSK Genel Müdürlüğü′nden emekli oldu.[4]

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu′na başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesi'nde de bir süre ders verdi. Daha sonra Türkiye İş Bankası′nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.[4]
Erken siyasi kariyeri
Milletvekilliği

CHP Milletvekili Kılıçdaroğlu, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ile bir görüşme sırasında (16 Kasım 2010)

SSK Genel Müdürlüğü′nden emekli olduktan sonra adı "DSP′nin yıldızları" arasında anılan Kılıçdaroğlu,[9] 1999 Türkiye genel seçimleri'nde Genel Başkanlığını Bülent Ecevit'in yaptığı Demokratik Sol Parti'den (DSP) milletvekili adayı olacağı belirtildi ancak Ecevit tarafından aday gösterilmedi.[10][11][12]

Bir süre Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği′nin genel başkanlık görevini üstlendi. Sadece iki partinin meclise girebildiği 2002 Türkiye genel seçimleri'nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. 2007 Türkiye genel seçimleri'nde tekrar CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.[2] Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli'yi, Silivri'de bir arsanın imar durumunu değiştirme karşılığında 1 milyon dolarlık iş takibi ücreti talep etmekle[13] suçladı. Bu iddiasını daha sonra Başbakan Erdoğan'a yönelik bir soru önergesiyle meclise taşıdı.[14] Dişli, iddialar karşısında partisindeki görevinden istifa etti.[15] Almanya'nın Frankfurt kentinde görülen Deniz Feneri e.V Davasının Türkiye ayağına ilişkin bazı belgeler açıkladı.[16][17]

Kılıçdaroğlu, 22 Eylül 2008 tarihinde düzenlediği bir basın toplantısında, "Baron" olarak adlandırdığı[18] Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat hakkında çeşitli iddialar ortaya attı. Fırat'ın en büyük ortağı olduğu Menas adlı şirketin ürünlerini yurt dışına götüren TIR'da 89 kilogram eroin yakalandığını ve Menas'ın hayali ihracat yaptığını iddia eden Kılıçdaroğlu, bu kez de 25 Eylül günü gazeteci Uğur Dündar tarafından yönetilen tartışmada Dengir Mir Mehmet Fırat ile bir araya geldi.[19] Tartışma, televizyondan canlı olarak yayınlandı. Fırat, sağlık durumunu gerekçe göstererek 8 Kasım 2008 tarihinde istifa etti.[20]
İstanbul Belediye Başkan adaylığı

CHP İstanbul milletvekili ve Grup Başkanvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu, 2009 Türkiye yerel seçimleri'ne partisinin İstanbul Büyükşehir belediye başkan adayı olarak katıldı. Seçimi 2004 Türkiye yerel seçimleri'nden beri İstanbul Belediye Başkanlığı görevini üstlenen AK Parti adayı Kadir Topbaş %44,7 oy alarak kazandı. Kılıçdaroğlu elde ettiği %36.80'lik oy yüzdesiyle[21], partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı için aldığı oy oranını 2004 Yerel Seçimleri'nin % 25'in üstünde bir oranda artırdı. Kılıçdaroğlu için özgün müzik sanatçısı Onur Akın bir şarkı da hazırlamıştır.
CHP Genel Başkanlığına seçilmesi

33. Cumhuriyet Halk Partisi Olağan Kurultayı

Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi grup başkanvekili iken CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 10 Mayıs 2010 tarihindeki istifasının ardından yaptığı açıklamada parti olağan kurultayında aday olmayacağını belirtse de[22] daha sonra 17 Mayıs 2010 tarihinde CHP Grup Başkanvekilliği'nden istifa ederek kurultayda aday olacağını açıklamıştır.[23]

22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 33. Olağan CHP Kurultayı'nda, 1249 delegeden 1200'ünün imzasını alarak [24] ve tek aday olarak girdiği kurultayda geçerli 1189 oyun tamamını alarak CHP'nin 7. genel başkanı olmuştur.[25]

CHP Genel başkanlığı (2010–günümüz)
Kemal Kılıçdaroğlu


CHP'nin de desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu'nun 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesinden sonra parti içinde kendisine karşı yöneltilen eleştiriler arttı. Kılıçdaroğlu bunun üzerine tüzükteki yetkisini kullanarak, olağanüstü kurultay için çağrı yaptı. 5-6 Eylül 2014 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen CHP 18. Olağanüstü Kurultayı'nda, kendisine rakip olan eski grup başkan vekili ve Yalova milletvekili Muharrem İnce'yle yarıştı. Kılıçdaroğlu 740 oyla tekrar genel başkan seçilirken, İnce 415 oy aldı.[26]
Haziran 2015 Türkiye genel seçimleri
Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2015 genel seçimleri için kullandığı seçim kampanyası sloganı "Anadolu'nun Kemal'i"

Genel Başkanlığını yaptığı CHP Haziran 2015 Türkiye genel seçimleri için kullandığı seçim kampanyası sloganı ''Anadolu'nun Kemal'i'' oldu.[27] Seçim vaatleri arasında asgari ücretin 1500 TL olması ve emeklilere dini bayramlarda birer maaş ikramiye verilmesi yer aldı.[28] 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimde partisi %24.95 oy oranıyla tekrar ikinci sırada kaldı. Seçim sonuçlarına ilişkin açıklaması “Seçimin kazananı ‘Demokrasi’, mağlubu ise Cumhurbaşkanı (:::) Erdoğan” şeklinde oldu.[29] “İstifa edecek misiniz?” sorusuna “Oy sonuçlarından memnunum istifa etmeyeceğim” cevabını verdi.[30]
Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri

Genel Başkanlığını yaptığı CHP Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri için kullandığı seçim kampanyasının sloganı “Milletçe alkışlıyoruz" ve "Önce Türkiye" şeklinde oldu. Kılıçdaroğlu'nun şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın “Memleket isterim" şiirini okuduğu reklam filmi televizyon kanallarında yayınlanmaya başlandı.[31][32] 1 Kasım seçimleri için revize ettiği bildirgesine ekonomik temelli bir dizi yeni vaat ekledi.[33] CHP bu seçimde %25,32 oy oranıyla yine ikinci sırada kaldı.[34] Seçim sonrasında istifa sorusuna şu şekilde yanıt verdi:
Kemal Kılıçdaroğlu bir miting sırasında.

   “CHP'yi diğer partilere benzetmeyin. Demokrasiyi bu ülkeye getiren partiyiz. Kurallar neyi gerektirirse, o kurallar aynen çalışır. Oyumuz arttı, milletvekillerimiz arttı ama kendimizi başarılı görmüyoruz. Bizden çok ilgili partilerin kendi alanına girer oy düşüşleri. Önümüzdeki süreçte oy alanımızı göreceğiz.”[35]

Kılıçdaroğlu'na yönelik tehdit ve saldırılar

Kılıçdaroğlu, 8 Nisan 2014'te TBMM'de yumruklu saldırıya uğradı.[36] 8 Haziran 2016'da İstanbul'a bağlı Vezneciler semtinde bombalı araçla düzenlenen saldırıda ölen polislerin Fatih Camisi'ndeki cenaze törenine katılan Kılıçdaroğlu'na kurşun atıldı.[37]
Suikast girişimi

25 Ağustos 2016 tarihinde Artvin'in Ardanuç ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna silahlı saldırı düzenlendi.[38] Konvoy, Şavşat-Ardanuç yolu üzerindeki Yanıklı Köyü’nden geçtiği sırada, öncü jandarma ekiplerinin bulunduğu alana ormanlık alandan uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Saldırı sonucunda 1 asker yaşamını yitirdi, 2 asker de yaralandı.[39] 26 Ağustos 2016 tarihinde PKK hedefin Kılıçdaroğlu olmadığını söyleyerek saldırının sorumluluğunu üstlendi.[40]

Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin oluşturduğu konvoya Artvin ziyareti esnasında iki saldırı gerçekleştirildi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı kurulan pusuya yönelik bir açıklama gerçekleştirerek konvoya iki saldırı gerçekleştirdiğini belirtti. Saldırıda CHP heyetinden kimse yaralanmadı ancak konvoyun geçişi sırasında bölgede tedbir almak için görevlendirilen güvenlik güçleri içerisinde yer alan bir asker yaşamını yitirdi, 2 asker ise yaralandı. CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu saldırıyı: “Saldırı CHP konvoyuna yönelik bir saldırı değil ancak bir duyum alınmıştı bu duyuma göre jandarma önlem almıştı. Konvoy yaklaştığı sırasında açılan ateş sonucu çatışma çıktı.” şeklinde anlattı.[41]
Eleştiriler

   1 Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinden 2 ay sonra toplanan 36. CHP kurultayı sonrası Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek[42] köşe “Sıkın dişinizi… En fazla dokuz kurultay sonra tamamdır bu iş” başlıklı yazı kaleme aldı[42] ve Kılıçdaroğlu'na ‘guguk kuşu’ benzetmesi yaptı.[43]
   Ensar Vakfı'ndaki cinsel istismar ve tecavüz iddialarıyla ilgili 5 Nisan 2016 tarihinde yaptığı konuşma sırasında, iktidar partisine yönelttiği sorularının cevapsız kaldığını belirterek “Valisi konuşmuyor, Milli Eğitim Bakanı konuşmuyor. Aileden Sorumlu Bakan da zaten birilerinin önüne yatmış o da konuşmuyor.” dedi.[44] Bu sözlere Kadın ve Demokrasi Derneği, Kadın Hareketi Derneği, İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK)[45][46], Eğitici Valideler Derneği (EVADER), Güzide Kadınlar Eğitim ve Dayanışma Derneği (GÜZİDER), Yek Adım Derneği (YEKAD)[47] ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan tepki ve kınama geldi.[48] Kadın ve Demokrasi Derneği, Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.[49] Bazı kadın dernekleri ise CHP Genel Merkezi'ne siyah çelenk bıraktı.[50] Cumhurbaşkanı Erdoğan“(...) bu siyasi sapıkları ne yapacağız? Bu zat için söylenen her söz israftır, fuzulidir ve tıpkı kendisi gibi gereksizdir. Bu kişi başında bulunduğu partinin de yüz karasıdır.” ifadelerini kullandı.[51] Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun sözlerini seviyesizce bulduğunu ve CHP'li kadınlardan Kılıçdaroğlu'na tepki göstermelerini beklediğini söyledi.[52] CHP'li kadın vekiller konuya ilişkin bir basın toplantısı yaparak Kılıçdaroğlu'nun kullandığı sözde cinsel bir vurgu olmadığını, ‘önüne yatmak’ ifadesinin bir kişiyi korumak ve kollamak anlamına geldiğini ve bu söz ile 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına dikkat çekilmek istendiğini açıkladılar. Yapılan açıklamada 17-25 Aralık soruşturmaları sırasında basına yansıyan ses kayıtlarında Rıza Sarraf'ın tutuklanmaktan endişe duyduğu, bu ihtimale karşılık eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in “Senin önüne yatarım Reza” dediği vurgulandı.[53] CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ise " (...) Bana kalırsa amacını aşmıştır, keşke hiç ağzından çıkmasaydı ama bu, O'nun ve CHP'nin linç edilmeyi hak ettiği anlamına gelmez. Sayın Kılıçdaroğlu'nun, son derece beyefendi, düzgün ve dürüst bir insan olduğunun yakinen şahidiyim."[54] Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı ikinci bir açıklama ile bu sözlerinin arkasında olduğunu vurgulayarak “Kullandığım cümle, Türk siyasi hayatına (:::)’li bir bakan tarafından kazandırılan bir cümle. Cümle bana ait değil. Reza Zarrab için söylenmiş. ‘Kimse sana bir şey yapamaz, ben senin önüne yatarım’ denmiştir. Kızılacaksa bana değil, Rıza Zarrab’a kızılsın.” dedi.[55]

Özel yaşamı


Selvi Kılıçdaroğlu ile 1974 yılından beri evli olan Kemal Kılıçdaroğlu, ikisi kız biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.[2][56] Bir yıl Fransa'da görev yapan Kılıçdaroğlu orta düzeyde Fransızca bilmektedir.[2] Mal bildirimlerini 2003, 2005, 2007, 2009 ve 2010 yıllarında kamuoyuna açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ocak 2010 itibarıyla kendi üzerine iki konut, bir arsa, üç kooperatif hissesi ve toplam 2.733 TL değerinde 8 tablo kayıtlıdır.[57]
Yapıtları

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayımlanmış üç kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır.[2]

   Kemal Kılıçdaroğlu, İşsizlik Sigortası Kanunu-Yorum ve Açıklamalar, TÜRMOB, Ocak 1993.
   Kemal Kılıçdaroğlu, 1948 Türkiye İktisat Kongresi, 1. baskı DPT, 2. baskı SPK, Eylül 1997.
   Kemal Kılıçdaroğlu, Kayıtdışı Ekonomi ve Bürokraside Yeniden Yapılanma Gereği, TÜRMOB, Ekim 1997.

DEVAMINA BAK


Hüsnü Mübarek kimdir?

Hüsnü Mübarek"in hayatı. Hüsnü Mübarek kimdir? Hüsnü Mübarek biyografisi, Hüsnü Mübarek çalışmaları, Hüsnü Mübarek  yaptığı yenilikler, Hüsnü Mübarek hakkında bilgi....

Hüsnü Mübarek1981 yılından 2011 Şubat ayına kadar Mısır"da Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş asker ve devlet adamı. Tam adı Muhammed Hüsnü Said Mübarek"tir 4 Mayıs 1928 Kafr El Meselha doğumludur.

Kahire"de yer alan Mısır Askeri Akademisi"ni 1949 yılında bitirerek orduya katılmıştır. Havacılık Akademisinde almış olduğu kursların ardından uçuş öğretmenliği görevine başlamış ve bu görevini 1959 yılına kadar sürdürmüştür. 1960 lı yıllarda ise Hüsnü Mübarek"in hızlı yükseliş dönemi başladı. 1965 yılında Hava Üssü Komutanlığı görevine, 1967′de Hava Kuvetleri Akademisi Komutanlığına ve 1969 yılında ise Hava Kuvvetleri Personel Başkanlığına gtirildi. 1972 yılında ise Savaş Bakanlığı yardımcılığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına getirildi.

1967 yılında gerçekleşen Altı Gün Savaşı"n da İsrail"in işgal ettiği Sİna yarımadasını alabilmek için 6 Ekim 1973′te başlatılan Yom Kippur Savaşı"nda Sina yarımadasındaki İsrail üslerine oldukça başarılı hava saldırıları düzenleyerek önemli başarılara imza attı. Ertesi yıl mareşallik üvanı verildi. Bir savaş kahramanı olarak büyük bir saygı elde etti.

1975 yılında Enver Sedat tarafından başkan yardımcılığı görevine getirildi ve ülkenin 2 numaralı adamı oldu. Başkan yardımcılığı görevinin ilk yıllarında özellikle diplomatik ilişkiler konularına ağırlık verdi. 1976 yılında Irak-Suriye anlaşmazlığında ve Batı Sahra sorununda arabuluculuk yaptı. Camp David Antlaşmalan"nın (1978) gerçekleştirilmesinde etkin rol oynayarak İsrailli muhalefet liderleriyle görüşmelerde bulundu. 6 Ekim 1981 "de düzenlenen bir suikastte ölen Enver Sedat"ın yerine vekaleten sürdürdüğü devlet başkanlığına geldiğinde bir açıklama yaparak Ortadoğu"daki barış sürecine ve Enver Sedat"ın ilkelerine bağlılığını bildirdi.

Ülkede politik yumuşamayı sağlamak amacıyla bazı muhalifleri serbest bıraktı. Ancak dinci çevrelere karşı aynı şekilde yumuşama göstermedi ve izlenen sert politikayı sürdürdü. Daha sonra Enver Sedat"a yakınlıklarıyla tanınan bazı yöneticileri üst düzeydeki yolsuzlukları gerekçe göstererek görevlerinden uzaklaştırdı.

Ekim 1987′de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların % 97.3′ünü alarak 2. kez cumhurbaşkanı seçildi. Mısır"ın, Arap Birliği ve OPEC"e yeniden katılmasını sağladı. Afrika Birliği Örgütü başkanlığına getirildi. Irak"ın Kuveyt"i işgaliyle (Ağustos 1990) patlak veren bunalımda ve savaşta (17 Ocak 1991) ABD ve BM politikalarını uygulayarak Batı dünyasının yanında yer aldı. Suudi Arabistan"ın, uluslararası kuvvetlerin desteğine başvuru kararının desteklenmesinde öteki Arap ülkelerine öncülük etti.

Yarı İngiliz olan Suzanne Sabet ile evli olan Hüsnü Mübarek"in Alaa ve Cemal isminde iki oğlu bulunmaktadır. Oğlu Cemal Mübarek"i Cumhurbaşkanı yapmak için uğraşan ve bu konuda ki muhalif sesleri de bastıran Hüsnü Mübarek 2010 yılı başında esmeye başlayan Arap Baharı ayaklanmalarından ise kurtulamadı.

10 Şubat 2011′de Başkan Yardımcısı Ömer SÜleyman"a tüm yetkilerini devretti ancak protestoların hala devam etmesi sebebi ile de ertesi gün istifa etti. Şu anda Hüsnü Mübarek ile oğlulları Alaa ve Cemal için idam istemi ile yargılama devam etmektedir.

Sigara ve içki içmeyen mübarek güne sabah çok erken saatlerde spor ile başlayan ve sağlıklı yaşam sürmeye özen göstermesi ile de tanınıyordu.
DEVAMINA BAK


Nicolaus Copernicus (Lehçe: Mikolaj Kopernik) (d. 1473 Torun- ö. 1543, Frauenburg)

19 Şubat 1473 yılında Torun'da (Polonya) doğan Kopernik temel eğitimini tamamladıktan sonra 1492 yılında Krakov'daki okula devam ederek matematik ve astronomi konularında uzmanlaştı. 1494 yılında evine dönen Kopernik, başpiskopos olan amcasının tesiriyle dini eğitim için İtalya'ya gitti. Orada gökbilimci Domenico Noworra (1454-1504) ile beraber çalıştı. 1497'de memleketine dönüp, kilisede görev aldı fakat bu uzun sürmedi, 1501'de hukuk fakültesine devam etmekte iken, tıp fakültesine başlamak için tekrar İtalya'ya geri döndü. Burada çalışmalarına devam etti.Daha sonra amansız bir hastalığa yakalandı ve tedavi olmaya başladı.

Kopernik, dünyanın ve diğer gezegenlerin güneş etrafında döndükleri kuralını açıklamıştır. Heliosentrik (güneş merkezli) teori bugün Kopernik teorisi olarak da adlandırılır. Yeni astronominin kurucusu kabul edilen Kopernik, ileri sürdüğü fikirleri ancak ömrünün sonlarında açıklayabilmiştir. Sebepleri ise kendisinin bunların doğru olduğuna yeterince emin olmaması ve din adamı olması sebebiyle kiliseden çekinmesidir. O dönemin Hıristiyan din adamlarına göre İsa Mesih güneşe sabit durması için emir vermişti ve güneş de sabit durmaktaydı. Yine genel inanca göre dünya düz tepsi gibiydi. Aksini düşünenler ise cehennemlikti. O dönemde, kiliseye karşı çıkan insanların ateşte yakılmasına hükmedilirdi.

Ömrünün sonlarına doğru sağlık problemleri yaşayan Kopernik'in bu din adamlarından korkusu kalmamıştı. Artık fikirlerini rahatça açıklayabilir, yazdığı kitabını ortaya çıkarabilirdi. Papa'ya kitabını göndererek şu mektubu yazdı: "Aziz peder, kitapta yazılanları okuyanların hemen reddedeceklerini biliyorum. Ben ömrüm boyunca çevremin düşüncelerine aldırmayan, fikirlerini savunan biri olamamışımdır. Etrafın tepkisinden, başladığım hususlardan vazgeçmeye niyetlendiğim olmuştur. Fakat çekingenliği üzerimden atarak çalışmalara devam ettim. Yazdıklarımı tenkit edenler olursa onlara aldırmayacağım ve saçma kabul edeceğim..."

Kopernik en önemli eserinde "De revolutionibus orbium coelestium" heliosentrik teorisini detaylı anlattı. 1540'ta ise butün fikirlerini içine alan kitabın basılması için müsaade çıktı. Astronom, doktor ve papaz olan Kopernik, Yunanlı astronom Batlamyus'un yanlış olan teorisini dünyaya anlatarak bilime büyük hizmette bulundu.Yani dünya evrenin merkezi değildi. 24 Mayıs 1543 yılında Frombork'ta öldü.

Yaşamı

Nicolaus Copernicus 19 Şubat 1473'te bir Prusya şehri olan Thorn'da dünyaya geldi. Babası Krakovlu bir tüccar, annesi de varlıklı bir ailenin kızıydı.Dört çocuğun en küçüğüdür. Kardeşi Andreas Augustinyan bir rahipti. Dini eğitimi için gittiği İtalya'dan döndüğünde kısa süreliğine kilisede görev aldı. Kız kardeşi Barbara Venedikten bir rahibeydi. Diğer kız kardeşi Katharina ise Thorn valisi ile evliydi. Babası erken yaşlarda ölünce geride bıraktığı 5 çocuğuna Kopernik baktı. Kopernik hiç evlenmemiştir.

Kopernik'in yazmış olduğu De revolutionibus orbium coelestium adlı eser Türkçeye C. Cengiz Çevik tarafından çevrildi. Copernicus, Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine, Çev. C. Cengiz Çevik, İş Kültür Yayınları, 2011.
DEVAMINA BAK



Nazan Eckes Kimdir Nazan Eckes Biyografisi ve Resimleri

Nazan Eckes (9 Mayıs 1976, Köln), Türk asıllı Alman televizyon sunucusu ve oyuncu.

Biyografisi

Özel Alman televizyon kanalı RTL'de ana haber bültenlerini sunan ve yanı sıra farklı televizyon programlarında moderatörlük yapan Nazan Eckes Köln'de doğdu. Eskişehir'den Almanya'ya 1960'lı yıllarda göçen bir ailenin çocuğudur. Babası Almanya'da bir fabrikada kimya teknisyenidir. Nazan Eckes 2000 ile 2007 yılları arasında Almanya'nın sayılı reklam şirketlerinden birinin sahibi olan Claus Eckes ile evliydi.

1960’lı yıllarda Almanya’ya göçen Eskişehirli Üngör ailesinin kızları olarak 1976 yılında Köln’de dünyaya gelen Nazan Eckes, sempatik görünüşü, kusursuz Almancası ile ülkenin en ünlü televizyon sunucularından biri oldu. ”Babası bir kimya teknisyeni olan Eckes, 1995 yılında abitur diplomasını (lise sonrası yüksek öğrenimgörme hakkı verilen belge) aldıktan sonra basın ve yayın dünyasına geçiş yaptı. İlk olarak VIVA televizyon kanalında kamera arkasında stajyer olarak çalışarakmetin yazarlığı yaptı. Daha sonra kanalda kadrolu olarak çalışmaya başladı. 1998-99 yılları arasında ise Türkçe’yi unutmamak için yerel Türk gazetesi ”Haftalık Posta’da yazılar yazdı. ”1999 yılında uzun yıllar çalışmaya devamedeceği Alman özel TV kanalı RTL’ye geçti ve burada birçok programda kamera arkasında ve önünde görev yaptı.

2000 yılında evlenip 2007 yılında boşandığı, Almanya’nın sayılı reklam şirketlerinden birinin sahibi olan Claus Eckes’in soyadını kullanan ünlü sunucu birara RTL’de ana haber bültenlerini de sundu.Yine farklı televizyon kanallarındamoderatörlük yapan Eckes, 2007 yılından bu yana RTL’de Mittagsmagazin programını sunuyor. Ayrıca RTL’de ünlülerin yarıştığı ve çok reyting alan “Let’s Dance” (Haydi Dans Edelim) yarışma programın da da sunuculuk yapıyor. 2008 yılında Avusturyalı politacı Andreas Khol’un Düsseldorf’ta yaşayanmodel ve ressamoğlu 31 yaşındaki Julian Khol ile birliktelik yaşamaya başlayan Nazan Eckes, özel hayatıyla pek gündeme gelmek istemiyor. Ailem beni kısıtlamadı’ Yazdığı ilk kitabı “Günaydın Batı. Almanya ve Türkiye – Bir Aile Hikayesi”ni Frankfurt Kitap Fuarı’nda da tanıtan Nazan Eckes, kitabında Almanya’da yaşayan Türklerin uyumsorunu ile hâlâ yaşadığı zorlukları ele alıyor. Kitapta Almanya’daki çocukluk döneminden örnekler veren Eckes, 6 yaşındayken annesinin kendisine “Noel Baba yoktur demesinin onu ne kadar çok hayal kırıklığına uğrattığını, diğer Alman çocukların Noel ağaçlarının altında hediyelerini alırken, onun almamasının kendisini ne kadar üzdüğünü anlatıyor. Eckes, bugünlerde ise iki kültürlü olarak yaşamaktan gurur duyduğunu söylüyor.
Fuardaki konuşmasında, çocukluğunda kendisinin de diğer Türk öğrenciler gibi Kuran kursuna gönderildiğini anlatan Eckes, ailesinin kendisine kısıtlama getirmeden bu ülkede yaşamaktanmemnun olduğunu da ifade etti. Eckes, Türklerin Almanca’yı öğrenmelerinin iyi iş bulmak, toplumtarafından kabul edilmek için şart olduğunu düşünüyor ve yeni nesil Türklerin Almanya’da kendilerine artık daha çok güvendiklerini de vurguluyor.
Nazan Eckes, Alman Bild Gazetesi’nin geçtiğimizmayıs ayında yayınladığı ülkenin en seksi 100 ünlü kadını listesinde 14’üncü sıraya yerleşti. Bild, Eckes için, “saçları mükemmel, aynı zamanda egzotik ve erotik görünüyor” yorumunda bulunmuştu.

Kariyeri

Nazan Eckes, 1995 yılında yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Almanya'nın Leverkusen kentinde bulunan Alman VIVA televizyon kanalında metin yazarı olarak staj yaptı. Daha sonra aynı kanal tarafından işe alındı. 1998 ile 1999 yılları arasında Türkçeyi unutmamak için yerel Türkçe gazete Haftalık Posta'da yazılar da yazan Nazan Eckes, 1999 yılında Alman televizyon kanalı RTL II tarafından hava durumunu ve Lokalmagazin Guten Abend programını sunmak üzere transfer edildi. Daha sonra ana haber sunucusu olarak seçildi. Ayrıca Kai Ebel ile birlikte Das Magazin Formel Exlusiv programının moderatörlüğünü yaptı. 2007 yılından bu yana RTL kanalının Mittagsmagazin programını sunuyor.

Oliver Geissen ile birlikte 2008 yılında Echo ödül töreninde de sunuculuk yaptı. 8 Mart 2017'de Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck tarafından Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı tevcih edildi

DEVAMINA BAK


Léon Foucault Kimdir Biyografisi


Léon Foucault Kimdir Biyografisi

Jean Bernard Léon Foucault (18 Eylül 1819 – 11 Şubat 1868), Fransız fizikçi. Kendi icadı olan Foucault sarkacı (Dünya'nın kendi çevresinde dönmesinin etkisini gösteren bir düzenek) ve jiroskop araçlarıyla tanınır. Ayrıca ışık hızının ilk hassas ölçümlerinden birini gerçekleştirmiş (bulduğu değer bugün kabul edilen değerin %99.4'üne eşittir) ve Foucault akımları denen elektromanyetik fenomeni keşfetmiştir. Ay yüzeyindeki Foucault krateri, ismini bu fizikçiden alır.


Optik, elektromagnetizma, fotoğrafçılık ve başka birçok dalda, zamanının en ünlü araştırmacılarından biri olan Leon Foucault, Parisli bir yayımcının oğluydu. 10 yaşındayken babası öldü ve Foucault'yu annesi büyüttü. İyi bir öğrenci olmamasına karşılık, bilimsel yeteneğinin iyi bir cerrah olmasına yeteceğini düşünen annesi, Foucault 13 yaşına bastığında, onu bu konuda eğitecek bir özel öğretmen tuttu. Ne var ki Foucault, kan görmeye ve acı çeken insanlarla karşılaşmaya dayanamıyordu. Bu yüzden cerrah olmadı; tıp okulunda bir mikroskobik anatomi uzmanı olan Dr. Donne ile tanışınca ışık ve optik konularıyla ilgilenmeye başladı. Çeşitli aygıtlar yaptı. 1850'de yayınlanan en tanınmış deneyi, salınımını saatlerce kendi kendine sürdüren, serbestçe asılı bir sarkaç kullanarak, Dünya'nın dönüşünü kanıtlamasıdır. Yere çizilen bir çizgi üstünde salınmaya bırakılan sarkaç, bir süre aynı doğrultuda salınır. Ancak, Dünya'nın dönüşü nedeniyle giderek, salınım düzlemi değişir. “Foucault sarkacı” adı verilen bu aygıt, günümüzde birçok müzede sergilenmektedir. Kuzey yarımkürede sarkacın dönüşü, saat yönündedir.Ekvatorda ise Dünya'nın dönme düzlemi ile sarkacın askı teli aynı düzlemde olduğu için, hiç dönme olmaz. Foucault, sarkacın dönme niceliğini, Dünya'nın açısal hızı ile söz konusu yerin enlemine bağlayan bir yasa da yayınlamıştır. 1852'de Foucault CAYROSKOP'u (jiraskop) yaptı ve özelliklerini açıkladı: Hızla dönen bir tekerlekten oluşan bu aygıt, “dönme eylemsizliği” (eylemsizlik, bir cismin harekete karşı direncidir) adı verilen bir etki nedeniyle, ekseninin yönünü değiştirmeye yönelik girişimlere kuvvetle karşı koyar. Tıpkı sarkaç gibi, jiraskop da, Dünya dönerken, yıldızlara göre dönme açısını korur. Yer'in magnetik kutuplarını gösteren pusula yerine, jiraskoptan yararlanılarak yapılan ve coğrafi kuzey-güneyi gösteren cayropusula. ilk kez 1910'da Alman silahlı kuvvetlerince kullanıldı. Günümüzdeyse, hem yer, hem de uzay çalışmalarında bu aygıttan yararlanılmaktadır. Foucault'nun bir başka büyük araştırması, o zamana kadar pek çok kez denenmesine karşılık tam olarak ölçülemeyen, ışık hızı üstünedir. Hızla dönmekte olan bir aynada bir görüntü oluşturup, bu görüntüyü 20 m uzaklıktaki bir başka aynaya yansıttı. Işık geri döndüğünde, ilk ayna hafifçe dönmüş olduğundan, bu aynada ilk görüntü ile (farkı ışık hızına bağlı olan) ikinci bir görüntü oluştu. 1850-1862 yılları arasında Foucault, ışık hızının, havada 298 000 km/saniye olduğunu buldu. Bu değerin günümüzdeki geçerli değerden farkı, yalnızca yüzde bir oranındadır. Foucault ayrıca, iki ayna arasına içi su dolu bir cam boru yerleştirildiğinde, hızın yüzde 25 kadar düştüğünü gördü ve böylece, ışık hızının, yol aldığı ortama bağlı olduğunu ortaya koydu. İçbükey aynalar için Foucault deneyi, aynanın tam odağına bir bıçak yerleştirilerek yapılır. Böylece, ayna yüzeyinin biçiminde, santimetrenin milyonda biri kadarlık sapmalar bile ortaya çıkarılabilir. Foucault deneyinden önce, teleskop için üretilen aynaların düzeltilmesi, oldukça güç ve yetkin sonuç vermeyen yöntemlerle yapılıyordu. Bıçak kenarı ilkesi, HAVA TÜNELİ'nde de kullanılmaktadır. Foucault, çalışmalarının çoğunu Paris gözlemevinde gerçekleştirdi. Pahalı aygıtlarla donatılmış özel bir laboratuar kurma isteği, gerekli parayı kazanmak için endüstriye yönelmesine yol açtı. 1867 fuarında, marangoz ve dokuma makineleri için mekanik regülatörler sergiledi. Çabaları sonucu gerekli parayı kazandı, ama zayıf düştü. 1867'de ilk felç belirtileri başladı, 11 Şubat 1868'de de öldü.
DEVAMINA BAK


William Thomson(Lord Kelvin) kimdir?-William Thomson(Lord Kelvin) biyografisi,hayatı

Lord Kelvin,1824 İrlanda doğumlu William Thomson’un 1892 yılında yani 68 yaşında iken aldığı ünvandır.Bu nedenle yaşantısı incelenirken 1824-1892 yılları arasında adı William Thomson,1892 ile ölüm yılı olan 1907 tarihleri arası Lord Kelvin olarak yazılmalıdır.
Babası matematik profesörü idi. William’a henüz çocuk yaşında iken matematiğin en yeni konularını öğretmişti.10 yaşında iken 1834 yılında Glasgow Üniversitesi’ne kabul edildi.16 ve 17 yaşlarında iken ilk bilimsel makalelerini yayımladı.O tarihlerde Fransız matematikçi J.Fourier’in ‘Isının Analitik Kuramı’ adlı eserinde ileri sürdüğü görüşler İngiliz bilim adamlarınca kabul edilmiyordu. William Thomson, J.Fourier’in görüşlerini benimsemişti.Bu görüşlerde yer alan matematiksel yöntemlerin hem ısı akışına hem de başka enerji biçimlerine uygulanabileceğini ileri sürdü.’Yer’in Biçimi Üzerine Deneme’ başlıklı makalesi ile altın madalya kazandı.
*
1841 yılında girdiği Cambridge Üniversitesi’ni dört yıl içinde bitirdi ve Paris’e gitti.Burada gazların ısıl özellikleri üzerinde kendini yetiştirdi.1846 yılında Glasgow Üniversitesi’nde ilk önce doğa felsefesi,sonra fizik kürsüsü profesörlüğüne seçildiğinde 22 yaşındaydı.Bu görevini 1899 yılına kadar 53 yıl sürdürecekti.Bütün bilimsel çalışmalarını da Glasgow’da gerçekleştirecektir.
Üniversite öğretiminde deneysel çalışmanın önemini kavramıştı.Bu nedenle İngiltere’nin ilk fizik laboratuvarını kurdu.
Madde ve enerjiye ilişkin bütün kuramların tek bir kuram içinde birleşebileceğine inanmıştı.Hidrodinamik olgular ile bir telden geçen elektrik akımı arasındaki benzerliği 1842 yılında yazdığı bir makale ile dile getirdi.1847 yılında Joule’un ısı ile mekanik enerjinin birbirine dönüşebileceğine ilişkin kuramını 1847 yılında öğrendi ve bu kuramı bilim çevrelerine tanıtmak için yoğun çaba harcadı.Zira Joule’un kuramı,o güne kadar ‘ısının ağırlıksız bir akışkan’ olduğu düşüncesine son veriyordu.1851 yılında yazdığı matematiksel incelemesinde Joule’un görüşlerini doğruladı.Bu çalışma, kendisinin bağımsız olarak ortaya koyduğu termodinamiğin ikinci yasasını da içeriyordu.
*
William Thomson ve Joule birlikte çalışarak 1852 yılında bir gazın iş üretmeden ya da ısı aktarımı olmadan genleşmesi durumunda sıcaklığın azaldığını buldular.Bu olgudan yararlanılarak gazların sıvılaştırılması gerçekleştirilmiş ve soğutma sanayii gelişmiştir.
Carnot,ısı makinelerinin verimini ısının kalorik kuramına dayanarak açıklamıştı. William Thomson,bu çalışmayı ısının mekanik enerjiyle eşdeğer olduğunu kanıtlayan Joule’un bulguları ile bağdaştırarak ısı kuramını bir mekanik ilkeye dönüştürmek istiyordu.Böylece 1848 yılında mutlak sıcaklık ölçeğini geliştirdi.
*
Fransız fizikçi C.Charles,1787 yılında gazların genleşme yasasını bulmuştu.Bu yasa,soğutulan bir gazın hacminin,her 1 derece sıcaklık farkı için,sıfır derecedeki hacminin 273’te biri kadar küçüldüğünü belirliyordu.Buradan,eksi 273 derecede gazın hacminin sıfır olacağı sonucu çıkıyordu.W. Thomson, eksi 273 derecede hacmin sıfır olmayacağını,ama gazı oluşturan moleküllerin hareketlerinin ortadan kalkacağını öne sürdü.Böylece, daha sonraki tarihlerde kinetik enerji olarak adlandıracağı hareket enerjisinin sıfır olacağını belirlemiş oluyordu.Bu olay bütün madde molekülleri için geçerliydi.Bütün molekül hareketinin durduğu ve herhangi bir sonlu süreçle erişilmesi olanaksız bir alt sınır olan eksi 273 derecelik sıcaklığın mutlak sıfır olarak kabul edilmesini önerdi.Bu sıcaklıktan yukarıya doğru Celsius ölçeğiyle derecelendirilen bir sıcaklık ölçeği ortaya koydu.Eksi 273 derece sıcaklık,ısının tümüyle işe dönüşebilmesi için gerekli alt sınırdı.Mutlak sıcaklık ölçeği,günümüzde Kelvin ölçeği olarak adlandırılır ve bütün bilimsel sıcaklık ölçümlerinin temelini oluşturur.
*
William Thomson’un elektrik akımı ile ısı akışı arasındaki matematiksel benzerliğe ilişkin çalışmaları,Atlas Okyanusu’nda döşenen ilk denizaltı telgraf kablosunun başarılı olmasında yardımcı oldu.1850 yılında döşenen bu denizaltı kablosunda ilk önceleri sinyaller düşük hızla yol alıyor ve bozuluyordu. William Thomson,bunun elektriksel bir iletken olan deniz suyu ile kablonun bir kondansatör oluşturmasından kaynaklandığını belirledi.Sinyaldeki gecikmenin önlenebilmesi için kablo çapının büyük olması,iletkenliği yüksek malzemeden yapılması ve iletilen sinyallerin genliğinin çok küçük olması gerektiğini öne sürdü.Böyle zayıf gerilimleri algılayabilen ve günümüzde aynalı galvanometre denilen bir aygıt geliştirdi.
*
Bilimsel kuramlarını yaşamın pratik uygulamalarına uygulayan William Thomson,hem servet hem de ün sahibi oluyordu.1866 yılında ‘sir’ ünvanını aldı.
1892 yılında İskoçya’daki Largs dolaylarında Kelvin baronluğu kuruldu.Bundan sonra Lord Kelvin olarak anıldı.
Gemici pusulasının mucidi oldu.İlk derinlikölçer yani iskandilin yaratıcısıdır.
*
William Thomson,soğuma olayını Yerküre’in yaşının belirlenmesine uygulamak istiyordu.Yerküre’in Güneş’ten koptuğunda onunla aynı sıcaklıkta olduğunu ve sürekli soğuduğunu varsayıyordu.1862 yılında Yerküre’in yaşının 200 milyon yıldan fazla olamayacağını hesapladı.Kesin olarak 98 milyon yıl olduğunu söyledi.Zaman içinde yeni yeni rakamlar öne sürdü.1897 yılındaki tahmini 24 milyon yıldı.1899 yılında bu sürenin 20-40 milyon yıl arasında olduğunu ileri sürdü.
Oysa jeolojik bulgular bu sürenin 200 milyon yıldan çok daha fazla olduğunu ortaya koymuştu.
Bu konuda kesin bir rakam önerememesi, Yerküre’in gerçek yaşının çok ötesinde tahminler yapması o günlerin bilim dünyası içinde normaldi.Zira henüz radyoaktivite olayı bilinmiyordu. Yerküre’in Güneş’ten bağımsız bir ısı kaynağına sahip olduğu anlaşılmamıştı.En önemlisi,Güneş büyüklüğünde bir cismin en fazla birkaç on milyon yıldan uzun süre boyunca ve yakıtını tüketmeden nasıl yandığını açıklayacak bilgi yoktu.Herkes Güneş ve gezegenlerin genç olması gerektiğini düşünüyordu.
*
Kelvin,yaşamı boyunca 600’den fazla bilimsel makale yazdı.69 tane patent sahibi oldu.
Yaşamının son yıllarında fizikte ortaya çıkan yeniliklere ilgisiz kaldı.Hatta karşı çıktı.
1907 tarihinde öldüğünde 83 yaşındaydı.
KAYNAKLAR:
A Short History of Nearly Everything
AnaBritannica

DEVAMINA BAK
Galileo Galilei Kimdir

Galileo Galilei 15 Şubat 1564 italya doğumlu fizikçidir.Ayrıca Galileo gökbilimci ve filozoftur.


Galileo Galilei yüzyıllardır hakim olan Aristoteles akımından, hem de Kutsal Kitap'tan şüphe duyarak Orta Çağ'daki bilim anlayışında devrim yaratmış biridir.

Galileo Galilei İtalya'nın Pisa kentinde dünyaya gelmiştir. Galileo, ilk önce tıp eğitimine başlamış, sonra ilgisi matematik ve felsefeye dönmüş daha sonra 25 yaşında Matematik profesörü olan Galileo, genç yaşlarından itibaren hareket hakkında kendi başına deneyler yapmaya başlamıştır.

Galileo Galilei 1609'da yapılmış basit bir teleskoptan ilham alarak daha üstün teleskoplar geliştirmiş ve uzay hakkında daha önce hiç yapılamamış gözlemler yapmış. Galileo tarihte bilim ve din çatışmasının bir sembolü haline gelmiş bir fizikçidir.

Galileo Galilei İcatları,


1-)Teleskop
Aslında mercekleri kullanarak uzağı gören aletler Galilei'den daha önce yapılmıştı. Ancak bu aletleri, yıldızları ve gezegenleri inceleyecek kadar güçlü hale getiren o oldu. Silindirin göz dayanan kısmına ve diğer ucuna mercekler yerleştiren Galilei teleskopu bulmuş oldu. 1609 yılında yaptığı teleskopla birçok astronomik gözlem gerçekleştirdi. Bunların arasında Ay'ın yüzeyindeki kraterlerin ilk kez tespit edilmesi de vardı.

2-)Jüpiter'in Uyduları
Galilei 7 Ocak 1610 akşamı, kendi yaptığı teleskobuyla Jüpiter'i incelerken, gezegenin yakınında 3 küçük ve parlak yıldız gördü. Böyle birşey beklemediği için bir hayli şaşırmıştı. Onların, diğerleri gibi birer yıldız olduğunu düşündü. Ertesi akşam yine Jüpiter'i gözlemledi. 3 küçük yıldız bu kez Jüpiter'in batısına geçmiş ve gezegene daha fazla yaklaşmıştı. O zaman bunların yıldız değil, Jüpiter'in etrafında dönen gezegenler olduğunu anladı. Sonra bu gezegenlerin bir dördüncüsünü daha keşfetti. Böylece Jüpiter'in ilk 4 uydusu keşfedilmiş oldu. Dönemin öndegelen astronomlarından Simon Marius, Kasım 1609'da, yani Galilei'den enaz 5 hafta önce 4 uyduyu keşfettiğini öne sürdü. Ama daha önce hiçbir açıklama yapmadığı için bunu kanıtlayamadı. Bilim dünyası, Jüpiter'in 4 uydusunu Galilei'nin keşfettiğini kabul eder. Ancak bu uydulara isimlerini 1614 yılında Simon Marius verdi. Uydulara mitolojiden alınan, Io, Europa,Ganymede ve Callisto adları verildi.


3-)Mikroskop
Galilei teleskoptan daha küçük ölçülerde bir silindire yine mercekler yerleştirerek "occhialino" adını verdiği mikroskopu yaptı. 1619 - 1624 yılları arasında bu aletten çok sayıda üretti.


4-)Termoskop
Galilei, 1597 yılında sıcağı ve soğuğu ölçmek için bir alet yaptı. Termoskop adını verdiği bu alet, ince ve uzun bir tüp şeklinde boynu olan, yumurta büyüklüğünde cam bir şişeydi. Şişenin tüp şeklindeki boynu , içinde sıvı olan başka bir kaba konuluyordu. Yumurta şeklindeki kısmı da elle ovuşturarak ısıtılıyordu. Eller çekildiğinde kaptaki sıvı, tüpün içinde belli bir yüksekliğe ulaşıyordu.


5-)Sarkaçlar ve Saatler
Galilei'nin sarkaçlar üzerinde yaptığı incelemeler modern saatin ortaya çıkmasına katkıda bulundu. Bunun ilginç bir öyküsü vardır. Galilei çocukluğunda birgün kiliseye gider. Ayin sırasında uzun boylu bir adamın başı bir kandile çarpar ve kandil ileri geri sallanmaya başlar. Kilisede canı sıkılan ve ayinle fazla ilgilenmeyen küçük Galilei kandilin, yavaşlasa bile hep aynı süre içinde ileri ve geri gittiğine dikkat eder. Ünlü bilim adamı hayatının daha ilerki dönemlerinde de, sarkaçların, yani ipe bağlı ağırlıkların sallanması üzerine incelemeler yaptı. İplerin uzunluğu aynı olduğu zaman, bütün ağırlıkların sallantılarını aynı zamanda tamamladıklarını tespit etti. Eskiden saat yapımında en büyük sorun kendini yineleyen ve hep aynı uzunlukta olan bir hareket bulmaktı. Galilei'nin sarkaçlarla ilgili tespiti saatlere uygulanırsa bu sorun aşılacaktı. Bunu daha sonraki yıllarda Hollandalı bilim adamı Christian Guhens başardı ve "tik - tak, tik - tak" diye çalışan, bildiğimiz modern saati yaptı.


6-)Su Pompalama Makinası

Galilei, Padua kentinde 1594 yılında bir su makinası için patent hakkı almıştı. Ne yazık ki bu aletin nasıl çalıştığına dair ayrıntılı bir bilgi elimizde yok. Kayıtlarda makina için şu ifade kullanılıyor: "Suyu almak ve toprağı sulamak için, kullanması kolay ve çok ucuz bir alet. Pompaları sadece bir atın yardımıyla çalıştırıyor ve toprağı sürekli olarak suluyor."



Galileo Galilei Kronolojisi

1564 İtalya'nın Piza kentinde dünyaya geldi.
1594 Kendi icat ettiği bir su pompalama makinası için patent aldı.
1597 Isı ölçen termoskopu icat etti.
1609 Teleskobu yaptı.
1610 Ocak ayında Jüpiter gezegeninin 4 uydusunu keşfetti.
1610 Toscana büyük dükünün baş matematikçisi oldu.
1619 Mikroskopu icat etti. Sonraki beş yıl boyunca çok sayıda mikroskop yaptı.
1632 "Öndegelen İki Dünya Sistemi Üzerine Diyaloglar" adlı kitabını yayınladı.
1632 Ekim ayında Vatikan'a çağrıldı ve Güneş sistemiyle ilgili görüşleri nedeniyle Kilise'nin üst düzeyli yetkilileri tarafından yargılandı.
1633 Sürgüne gönderildiği Siena kentinden evine dönmesine izin verildi.
1642 78 yaşında öldü.
DEVAMINA BAK

Pisagor kimdir-Pisagor kimdir,hayati,biyografisi

Yunan filozof ve matematikçi.
En iyi bilinen teoremi; adıyla anılan Pisagor teoremidir. "Sayıların babası" olarak bilinir.

Doğum yeri olan Sisam adasından M.Ö. 529'da Güney İtalya'ya, Crotona'ya göç etti. Crotona bu yörenin zengin liman kentlerinden biriydi. Pisagor burada biraz kişisel çekiciliği, kendinde varolduğunu iddia ettiği kehanet gücü, biraz da etrafında yarattığı gizemci havasıyla zengin ve soylu delikanlılardan üçyüz kadarını bir çatı altında topladı ve okul kurdu. Pisagor öğrencilerini iki bölüme ayırıyordu : Dinleyiciler ve matematikçiler. Okula dinleyicilik ile başlanıyor başarılı olunursa matematikçiliğe geçiliyordu.


Klasik Mısır ve Babil kahinlerinden aldığı eğitimi 34 yıl süren Pisagor yeniden İtalya'ya döndüğünde elinde belirli kademelere bağlı şekilde oluşturduğu Örfeik öğretilerin yeniden canlanmasına yardımcı olacak bir gizemciliği taşıyordu. Mısır'da Osiris dinine bağlı aldığı eğitim ve daha sonra Mısır'ın Babil tarafından işgali ile gittiği matematik ülkesi Byblonya'da aldığı eğitimle matematiğin kutsallığına inanan Pisagor düşüncesindeki sayıların önemi de buradan gelir. Eski Mısır'daki kahinlerin ve Babil rahiplerinin ayinlerini müzikle gerçekleşmesi ve müzik formatının matematiksel işlemlerle döküman edilmesi ile müzik Pisagor felsefesinde önemli bir yer edindi. Notalara paralel olarak sayıların da belirli bir düzene bağlı olduğunu savunan Pisagor 1'i tanrısal olarak yorumlarken 10 sayısının tanrısal olanla hiçliğin mükemmel birliği ifade ettiğini savunmuştur. Pisagor öğretisi evrende her şeyin bir sayı ile (özellikle tam sayı) özleştiğini öne sürer. 5 rengin, 6 soğuğun, 7 sağlığın, 8 aşkın nedenidir. Düzgün geometrik şekiller de pisagorculukta önemlidir. Pisagor müzik ile de uğraştı. Telin kısalmasıyla, çıkardığı sesin inceldiğini keşfetti. İki telden birinin uzunluğu diğerinin iki katıysa, kısa telin çıkardığı ses uzun telin çıkardığı sesin bir oktav üstünde olduğunu gördü. Eğer tellerin uzunluklarının oranı 3'ün 2'ye oranı gibiyse, iki telin çıkardığı sesler beşli aralıklı idi. Bu nedenle örneğin bağlamada parmağımızı tellerden birinin ortasına bastığımız zaman, teli titreştirirsek çıkacak olan ses, tel boş titreşirken çıkacak sesin bir oktav üstünde olacaktır. Benzer şekilde eğer parmağımız teli uzunluk 2/3 oranında bölen noktadaysa, telin boş durumuna oranla bir beşli aralık yukarda ses çıkacaktır.

Pisagor, sabah yıldızı ile akşam yıldızının aynı yıldız olduğunu ilk anlayan Yunanlıdır. Kendisinden sonra bu yıldız uzun süre Afrodit olarak anıldı. Bugün bunun Venüs gezegeni olduğunu biliyoruz.
Pisagor, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü ileri sürdüğü zaman oldukça sert tepkiyle karşılaşmıştır. Bilimler hakkındaki görüşlerinin ne kadarının ona ait olduğu bilinmemektedir.
Pisagor öğretisini sunduğu felsefe okulunun kurucusudur. Bu okul aynı zamanda dini bir topluluk ve o zamanın politikasına oldukça egemendir. Pisagor'un matematik, fizik,felsefe, astronomi ve müzikte getirmek istediği yenilikleri, buluşları hazmedemeyen bir takım siyasetçi ve gruplar, halkı Pisagor'a karşı ayaklandırarak, okulunu ateşe vermişler, Pisagor ve öğrencileri bu alevler arasında ölmüşlerdir.
DEVAMINA BAK

ALLAH
Allah

BAYRAK
TC Bayrak

WEB-TUNCA

Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var
Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi


GALATASARAY
G A L A T A S A R A Y

FENERBAHÇE
F E N E R B A H C E

BEŞiKTAŞ
B E Ş i K T A Ş

TRABZONSPOR
T R A B Z O N S P O R

MiLLi TAKIM
M i L L i T A K I M

ETKiNLiKLERiMiZ
"Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al"
(Raşit Tunca)

MEVLANA'DAN
"Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca,
Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca,
Hak intikamını,
Kulunun Eliyle Alır da,
Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."

(Hz. Mevlana)



TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca