MUHAMMED
Muhammed

BAYRAK
TC Bayrak

Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
» Members: 7
» Latest member: Muhammed
» Forum threads: 5,305
» Forum posts: 5,909

Full Statistics

DOWNLOADEN
"Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri, E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz"
(Raşit Tunca)

AYET
"Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır"
ENBİYA Suresi 105

FELSEFEMiZ
"iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR,
Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir.
islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip,
Onunla Yaşayabilmekdir"

(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Raşit Tunca Sözü
"Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun."
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ
"Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır."
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)




Yıldırım fotoğrafı nasıl çekilir?


Deneyim sahibi olmadığınız her konuda olduğu gibi yıldırım fotoğrafı çekmek de çoğu kişinin gözünü korkutur. Aslında bu da diğer fotoğraf alanlarında olduğu gibi herkesin çekim yapabileceği ve zamanla deneyim kazandıkça daha da güzel sonuçlar elde edebileceği bir tür. Bilene  her şey kolay diyebilirsiniz ama yukarıdaki fotoğrafı yıllardır yıldırım peşinde koştuğum için çekebilmiş değilim, hatta dün gece ilk defa yıldırım fotoğrafı çektim diyerek sizi daha da rahatlatayım.

Kadrajı ayarlama

Her şeyden önce yapmanız gereken, fotoğrafı düşünmeyip yıldırım desenine bakmanız. Birkaç dakikalık gözlem sonucunda yıldırımların belli bir bölgede yoğunlaştığını göreceksiniz. Her yıldırım için makineyi sağa sola oynatmak yerine geniş açı kullanarak bu alana odaklanmanız yani ‘eğitimli tahmin’ yapmanız başarı şansınızı yükseltecek.

Ben de öyle yaptım ve kadrajımı yıldırımların yoğun olarak düştüğü yeri alacak şekilde ayarladım. Bomboş deniz yerine denizde demir atmış gemileri de fotoğrafa katmak istediğimden kadrajımda onlarında olacağı şekilde ayarladım.
Netleme

Öncelikle kadraja karar verdikten sonra sıra netlemeye geliyor. Zifiri karanlıkta AF ile netleme yapmaya çalışmak pek kolay değildir. Etrafta ışık kaynağı varsa ya da henüz hava kararmamışsa AF kullanabilirsiniz de. Ama ben manuel netleme ayarını kullandım. Bunun için uzaktaki bir geminin ışık kaynağından yararlandım. Vizörden bakarak manuel olarak netliği ayarladım.

Hangi yöntemi kullanırsanız kullanın odaklamayı hallettikten sonra lensi manuel netleme konumuna getirin. Bu sayede deklanşöre bastığınızda makinenin yeniden otomatik netleme yapmaya çalışmasını engellemiş olursunuz.
Pozlama

Geldik en korkulan bölüme yani doğru pozlamaya. Burada şu değerleri kullanın demek imkansız çünkü çekim yapılan saate, çevredeki ışık kaynaklarına ve de yıldırımların şiddetine göre kullanılacak değerle değişmekte. Ben genel bir rehber sunacağım.

Öncelikle ayarlayacağımız şey ISO. Olabildiğince düşük ISO kullanın. Ben fotoğraf çekerken ISO100 yaptım. Bu hem daha kaliteli fotoğraf çekmek için önemli, hem de daha uzun enstantane kullanabilmenizi sağlayacak.

Peki enstantane ve diyaframı nasıl ayarlayacağız? Genelde gece çekeceğiniz için gece çekimine göre anlatayım ama unutmayın ki bu kullanılabilecek pek çok yoldan sadece biri.

   Çekim modlarından enstantane öncelikli modu (Tv/S) seçelim.
   Fotoğrafınız izin veriyorsa jpeg yerine raw çekim yapalım. Emin olun bu çekimde ham daha iyi tercih.
   ISO’yu ISO1600 olarak ayarlayalım. Neden ISO1600? Şimdilik derdimiz doğru pozlamayı bulmak. ISO’yu çok düşük ayarlarsak doğru pozlamayı ilk etapta ayarlamak zor olacaktır.
   8 saniyeyi seçelim. Neden 8 saniye? Şimdilik sadece doğru pozlamayı bulmak için referans noktası olacak. Ne kadar uzun çekim süresi kullanırsak tek bir karede o kadar çok yıldırım yakalama ihtimalimiz olur.
   Fotoğrafı çekelim ve makinenin karar verdiği diyafram değerini not edelim, diyelim f/11 oldu. Gece çekim yaptığımız için muhtemelen fotoğraf olması gerekenden daha aydınlık çıkmıştır yani f/11 yerine f/16 daha doygun siyah anlamına gelecektir.
   Fotoğrafta yıldırım yakalayana kadar çekim yapın. Yıldırımı yakaladık. Şimdi pozlamada ince ayar yapma zamanı. Histograma bakmak çok fayda sağlamayacak çünkü gece çekiminde histogram hep sola dayanacak.
   Şimdi makineyi M moduna alalım ve az önce çektiğimiz fotoğrafın değerlerine göre makineyi tekrar ayarlayalım. Fotoğraf fazla aydınlıksa diyaframı kısarak, fazla karanlıksa da diyaframı açarak yeniden ayar yapalım. Tekrar fotoğrafımızı çekelim. İstediğimiz sonucu elde edene kadar ayarlamaya devam edelim.
   Pozlamadan memnun kaldığımızda parmak hesabına geçebiliriz: Diyelim değerler 8″, f/11, ISO1600 oldu. Öncelikle ISO değerini 100′e çekelim: 1600′den 800′e bir, 400′e 2, 200′e 3, 100′e de 4 adımda (parmakta) geçiyoruz yani pozlama 4 birim azaldı (fotoğraf karanlık çıkacak) ve diyafram ile enstantaneyi de bunu dengeleyecek şekilde ayarlamamız lazım. Diyaframda 4 birim açarsak (11->8, 8->5,6, 5.6->4, 4->2 . 8 ) dengeyi sağlarız. Ama kit lens kullanıyorsunuz diyelim ve 18mm’de f/2.8 kullanma şansınız yok. Bu durumda f/4 kullanabilirsiniz yani diyaframı 3 birim açtınız. Hala 1 birim eksiğimiz var. Bu durumda ya ISO’yu 100′de 200′e arttırabilir ya da enstantaneyi 8″ yerine 15″ olarak kullanabiliriz.

Burada anlattığım değerler yol göstermek için. Sizin durumunuzda elbette değişiklik gösterecektir. Bol bol pratik yaparak en azından tam duraklık değerleri (ISO100, 200, 400 vb; f/2.8, f/4, f/5.6 vb; 1/30, 1/15, 1/8 vb. ) ezbere bilin. Ben da çok tecrübelerimden ve önsezilerimden yaralandım. Düşük bir diyafram değerinin netlikte sıkıntı yaratacağını düşündüğüm için, f/8 değerini kullandım. Bu nedenle de enstantaneyi 8″ ya da 15″ yerine 20″ ayarladım.

Ayarlar tamam, peki nasıl olacak da yıldırımı yakalayacağız? Enstantaneyi uzun tutarak ardı ardına çekim yapın ama uzundan kastım 1 saniye falan değil en azından 8 saniye. Ben kadrajımı değiştirmeden her fotoğraf çekimi tamamlanır tamamlanmaz yeni çekim yaptım ve üçüncüde istediğim fotoğrafı yakaladım.

Fotoğrafı çektiniz şimdi sıra işlemede. Tavsiyeme uyup ham çekim yaptıysanız ham işleme ile pozlamada oynama yapabilirsiniz. Eğer aşırı pozlama yaptıysanız giden tonlar zor gelir, az pozlamada da karanlık bölgelerde doku bozulmaları görülebilir o yüzden çekim anında mümkün olduğunca doğru pozlama yapmaya gayret etmelisiniz.


Örnekler :



[attachment=133229]

[attachment=133219]

[attachment=133220]

[attachment=133228]


iyi çekimler
DEVAMINA BAK

Eric Kim’den Sokak Fotoğrafçılarına Tavsiyeler

Biraz sokak fotoğrafçılığına ilginiz var ve sokak fotoğrafçılarının bloglarını takip ediyorsanız Eric Kim hakkında da bir bilginiz vardır. Kendisi sokak fotoğrafçılığını sevenler için önemli bir mentor olmuştur. Ben de sıkça bloguna girip yeni yazılarını, videolarını zevkle takip ediyorum.

Geçen günlerde David Gibson’ın The Street Photographers Manual’ını edindim. Gerçekten güzel düşünülmüş bir kitap. Sokak fotoğrafçılığını sadece teorik olarak anlatmıyor, pratik bilgiler veriyor ve hali hazırda yapabileceğiniz projeleri gösteriyor.

Kitabın içinde bir sürpriz de Eric Kim’in çeşitli maddelerle sıralanmış tüyoları oldu. Ne kadar doğrudur bilemeyeceğim ama bunu çekip paylaşmakta sakınca görmedim. Umarım David Gibson’ı üzmemişizdir.

Sosyal Medya’da bu fotoğrafı paylaşınca bazı arkadaşlardan “İngilizce bilmeyenler ne yapsın?” serzenişleri geldi. Ben de sizler için çevirmeyi uygun gördüm.

Şimdi bu tavsiyeleri madde, madde inceleyelim. Maddeler Kim’in, yorumlar ise benimdir. Katılıp katılmamak sizlere kalmıştır.

eric_kimSosyal Medya takipçilerinizin sayısı değil kalitesi önemlidir.

İlk madde aslında tam olarak fotoğrafçılıkla ilgili olmasa da burada demek istenen sahte hesapları takipçi diye satın alıp kendinizi bir yerlere koymaya çalışmamanız. Az ama size sadık bir takipçi topluluğu ile sürekli bir bilgi alış verişinde bulunmak çok daha önemli.

Teçhizat değil, kitap alın.

Daha önce bunla ilgili bir yazı yazmışlığım vardı. Hangi lens hangi diyaframda en iyi netliği verir ya da zeis’in ikinci el piyasası nedir gibi garip bilgilerle kafanızı doldurup teçhizat manyaklığının tepelerine çıkmak yerine sevdiğiniz fotoğrafçıların kitaplarını alın. Onların işleri size ilham versin. Hem de makine üreticilerine para kazandırmak yerine bu işe gönül vermiş insanlara faydanız olsun.

Fotoğrafa harcadığınız paranın sizi mutlu etmesini istiyorsanız kendinize yatırım yapın (Makinelere, lenslere, tripodlara değil, gezmeye, workshoplara, eğitime para harcayın).

Aynen bir üstteki madde gibi harcamalarınız size değer katacak şeylere olsun. Kimse 3000TL’ye aldığınız yeni lensinizin performansını anlatmanızla ilgilenmiyor!

En ünlü fotoğrafçılar bile öldükten sonra iki ya da üç fotoğrafı ile hatırlanır. Eğer bunu başarırsanız fotoğrafa katkınızı tamamlamışsınızdır.

Burada Kim ile tam olarak aynı şeyi düşünmüyorum evet ilk akla gelen 2-3 fotoğrafı olabilir ama kitaplarını incelediğinizde size çok daha ilginç gelecek karelere rastlayabilirsiniz. Yani iki fotoğrafla ödüller aldım, insanlar beni tanıdı, işim tamamdır, hadi bana eyvallah demeyin.

Sadece billboard önlerinde yürüyen insanları gösteren fotoğraflar sıkıcıdır.

Bu işe yeni başlayanlara verdiğim tavsiyelerden biri de billboardlara arka plandaki yazılara dikkat etmeleri. Evet sadece billboard önünden geçen insanların fotoğrafları sıkıcıdır ancak arka plan ile öndeki insanı bir grafik uyumlulukta ya da hikayesel bir anlatımda yakalayabilirseniz işte o zaman güzel bir iş başarırsınız.

Post-processing (Türkçe’de fotoşop dediğimiz)’i ne kadar yaparsanız yapın ortalama bir fotoğrafı mükemmelleştiremezsiniz.

Bazı arkadaşlarda böyle bir algı var, Lightroom’da ya da Photoshop’da manüplasyonun dibini görünce fotoğrafın düzeleceğini umuyorlar. Ama zaten sokak fotoğrafı sert uygulamaları kabul etmez. O yüzden kamerada çekebileceğiniz en iyi görüntüyü çekin ve işlemede sadece tonlar, yeniden kadrajlama gibi ufak dokunuşlar yapın.

Sokak fotoğraflara koyduğunuz watermark (ya da imza) izleyicinin zevkini etkiler.

Siz her ne kadar fotoğraflarım çalınmasın diye yaptığınızı düşünseniz de koyduğunuz o garip imzalar ya da dev watermarklar fotoğrafınızın güzelliğini öldürmektedir. Bırakınız çalan çalsın. Yakalayın, para kazanırsınız.

Zamanınızın %99’unu editlemeye %1’ini ise Post-process’e ayırın.

Türkçe’de tam anlaşılmayan iki kavram var. Editing dediğimiz aslında çektiğimiz fotoğraflardan en iyileri seçmek, ayırmak demektir. Daha sonra bunlarla oynayıp manüpule etmeye ise Post-process ya da işleme diyoruz. Burada asıl önemli unsur doğru fotoğrafları seçmektir.

Sokakta yaşayan insanların, performansçıların basit fotoğraflarını çekmekten kaçının. Bunlar genelde etkisiz fotoğraflardır.

Bizim sıkça dile getirdiğimiz dilenci, sümüklü çocuk fotoğrafları bu kapsama giriyor. Bu insanların fotoğraflarını çekmek yerine para verin, yemek ısmarlayın daha iyi bir iş yapmış olursunuz. İlla çekecekseniz de bir hikayesi olsun.

Portfolyolarını görmeden diğer fotoğrafçıların yorumlarından etkilenmeyin.

Bunu ben hem negatif hem pozitif olarak alıyorum. Yani biri sizin fotoğrafınızı yerin dibine batırıyorsa da göklere çıkarıyorsa da bir bakın bu adam ne çekmiş de konuşuyor. Tabi bu kişi bir sanat eleştirmeni ise durum farklı.

Sosyal Medyadaki insanların %99’u sokak fotoğrafının ne olduğundan anlamaz. O yüzden aldığınız yorumlara, like sayısına vs çok takılmayın. Özel sokak fotoğrafçılığı gruplarına üye olun.

Üst madde ile benzer bir şekilde işi bilmeyen insanların beğenilerine güvenmeyin. Facebook, Flickr ya da forumlarda sokak fotoğrafçılığı ile uğraşan gruplara girin. Bu ve benzeri gruplarda gerçekten iyi fotoğrafçılar ile iletişime geçebilirsiniz.

Eğer bir fotoğraf projesi yapıyorsanız ve insanlar “Daha önce yapıldı o!” diyerek sizin motivasyonunuzu bozuyorsa dikkate almayın ve devam edin. Hiç kimse o projeyi sizin gibi yapamamıştır!

Projeler ileri seviyelerde başladığınız uğraşlar olacak. Ama başladığınızda “bilmem kim onu yaptı ödül de aldı” gibi yorumlar gelecektir. Bunları boş verin ve işinize yapmaya devam edin. Kimsenin sizin işinizi küçümsemesine de izin vermeyin.

Evet Eric Kim’in bu maceramızdaki notları ve benim de düşüncelerim bu kadar. Kendisini hala tanımıyorsanız bloguna mutlaka göz atın. Sokak fotoğrafçısı olsanız da olmasanız da yararlı olacak yazılar bulacaksınız.



Eric Kim’in blogu


iyi çekimler
DEVAMINA BAK


Başarılı Gece Fotoğrafları Nasıl Çekilir?

Gece fotoğrafı çekmek, fotoğrafçılıkla amatör veya profesyonel olarak ilgilenenler için genellikle zor bir iş olarak kabul edilir. Ancak doğru teknik ayarlar, iyi bir zamanlama ve kompozisyon ile uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.

1. Öncelikli şart, manuel kullanıma izin veren bir fotoğraf makinesine (dslr, slr veya dslr-benzeri fotoğraf makinesi) sahip olmaktır.

2. Tripod, iyi bir gece çekimi için olmazsa olmazdır. Çünkü pozlama süresinin uzunluğu makineyi sabitlemeyi gerektirecektir.

3. Gökyüzünde parlement mavisi rengini yakalamak, gece çekiminin başarısı arttıracaktır. Bu açıdan, gün batımı sonrası bir saatlik dilim ile gün doğumu öncesi bir saatlik dilim en doğru zamanlardır. Gecenin ilerleyen saatlerinde yapılan çekimlerde, gökyüzü siyaha bürüneceği için fotoğrafın görselliği azalacaktır. Diğer yandan şehir ışıklarından kaynaklanan beyaz patlamaları ve doku bozulmaları meydana gelecektir.

4. Fotoğraf makinesi Diyafram Moduna getirilmelidir.

5. Gece fotoğrafı çekimi için diyafram, (f değeri) f8 olarak seçilmelidir.

6. ISO değeri 100 olarak seçilmelidir çünkü yüksek iso değerleri fotoğrafta kumlanmaya yok açacaktır.

7.Diyafram değerini seçtikten sonra, ortalama bir yerinden ışık ölçümü alınarak artı ve eksi enstantane değerleriyle çekim yapılır.

8.Uzaktan kumanda yok ise zamanlayıcı kullanarak çekim yapılmalıdır. Aksi halde deklanşöre basma anındaki sarsıntı netliği olumsuz etkileyecektir.

8. Çekim için kullanılan lenste titreşim engelleme özelliği varsa kapatılmalıdır.

9. Polarize veya UV filtre kullanmadan çekim yapmak başarıyı arttıracaktır. Fakat farklı efektler elde etmek için filtre düşünülebilir.

10. Tüm bu çekim kurallarını uygulamadan önce mutlaka çekim yapılacak mekan, ışık koşulları, güneşin batış noktası önceden gözlemlenmeli ki, en doğru açıdan en güzel çekimi yapmak
mümkün olsun.

Gece Fotgraflari örenkleri

[attachment=133214]

[attachment=133215]

[attachment=133216]

[attachment=133217]

[attachment=133218]



İyi çekimler.
DEVAMINA BAK


Güzel poz vermenin 10 Altın kuralı

Mankenler fotoğraflarda nasıl mı güzel çıkıyor? Ya da fotoğraflarda kusurlarınızın kapanmasını mı istiyorsunuz? Birçok fotoğraf tekniğinin yanı sıra işte sizin için e-kolay’ın bilgilerine göre güzel poz vermenin 10 kuralı;

1. Kural Bakışlarınızı odaklayın. Poz verirken gözlerinizi kamera lensinin biraz üzerine odaklayın. Başınızı hafifçe öne çıkarıp, çeneninizi aşağı indirin.

2. Kural Dilinizi dişlerinizin hemen arkasına yerleştirip gülümseyin. Bu hareket ifadenizi rahatlatacaktır.

3. Kural Omuzlarınızı vücudunuza hizalayın ancak kendinizi kasmayın. Daha doğal bir görüntü vermek isterseniz omuzlarınızı hafifçe geride tutabilirsiniz.

4. Kural Beyaz duvara karşı kıyafet denemesi yapın. Bir ağaç altında ya da pencere kenarında doğal bir ışık kaynağının altında durun. Yalnız bu noktada küçük bir detaya dikkat edin. Doğru renginizin ne olduğuna iyi karar verin.

5. Kural Kendinize kural edinin! Şekilcilikten uzak durun.

6. Kural Fotoğraflarda herşey olduğundan daha abartılı görünür. Bu yüzden kadınlar makyaj yaparken çok dikkatli olmalı. 30 yaşın altındaki bayanlar için biraz maskara ve dudak parlatıcısı; 30 yaş üstü bayanlar için ise kusurları biraz saklamak fotografta güzel çıkmak için yeterli olacaktır.

7. Kural Klasik fotoğraf verme pozunu sık sık tekrarlayın.Vücudunuzu kameraya göre biraz yan döndürün.Bir ayağınızı diğerinin önüne koyun ve omuzunuzu fotoğrafçıya yaklaştırın. Eğer yüzünüz önde olursa bedeniniz çok daha büyük görünür.

8. Kural Boydan çekilen pozlar için göbeğinizi içinize çekin ve omuzlarınızı geriye atın. Düz bir sırt ile kameraya gülümseyin.

9. Kural Fotojenik insanları ve güzel çıktığınız fotoğrafları inceleyin. En iyi açınızı belirleyin. En güzel çıktığınız fotoğraflara bakarsanız hep gülerken yada iyi zaman geçirirken çekilmiştir. En iyi sonuçları kameradan korkmadığınız zaman alırsınız.

10. Kural Fotoğraf çekilmeden önce gözlerinizi kapatın ve tam çekmek üzereyken yavaşca açın.

Etiketler : Güzel ,poz vermenin, 10, Altın kuralı,
DEVAMINA BAK


Yağmurda Nasıl Fotoğraf Çekilir?

Quote:Arkadaşlar Madride gidicem pazartesi ve bol bol fotoğraf çekmek istiyorum.

Nikon D70s makinam var. Ancak şu zamanlarda Madrid yağmurlu ve fotoğraf çekmeme engel olmasını istemiyorum.

İlk olarak makineyi yağmurdan nasıl koruyabilirim? Ne kadar ıslanması makineye zararlı olur? Bi damla bile ayvayı yedirtirmi ?

İkinci olarak yağmurda hangi ayarlarda fotoğraf çekmeliyim?

Yağmur damlalarını yakalamak mümkün mü makinemde?

Dostum şemsiye gerçekten çok güzel ama öyle bişi nerden bulcam

Bende bi normal şemsiye var büyük olarak bi de pastalara,kokteylere konan şemsiyelerden var

Ortası yok yani

Peki yağmur damlalarını çekmek için hangi değerler en uygun olur?

Tripodumu yanımda götürsem mi?

Yoksa oraya kadar hamallık mı olur?

***Not: Benim aklıma şöle bişi geldi bu buzdolabı poşetleri varya onları kesip biçsem objektif açıkta kalcak şekilde yağmurluk yapsam makineye :D

Quote:benimde bu konuda bişeyi merak ediyorum.Penatxlar su geçirmez ama aşırı yağmurda da buna güvenip pentaxımız ile çıkabilirmiyiz vede objektifinde özel su geçirmez olması gerekmezmi? yani kısacası bu su geçirmez gövdeler pratikte ne kadar geçerli?

Quote:ben gecen Castol İSt rallisinde çektim bayağıda yağdı makina lens falan bayağı ıslandı ama bişiy olmadı hem sadece çekerken kaldırıyorsun cihazını...

Birde housing tarzı bir şey bakabilirsin naylon cep tel kılıfları gibi yumuşak hem makinanın fonksyonelliği korunuyor hem de yağmurdan falan koruyor 8-10m su altınakadar da dayanıyor galiba... ama 200 usd falan

Quote:ben K20D ve 18-55 AL II kitle yaklaşık 15 dk kadar yağmurda dolanmıştım fotoğraf çekmek için..
ne makinede ne lenste sorun olmadı.. yani haybeye su geçirmez yapmamış adamlar

ayrıca asıl uyum star serisi lenslerle oluyor.. onlar toza suya tam dayanıklı..
tak K20D ye 50-135 i, dal yağmur ormanlarına, o derece yani


Quote:Yalniz yağmurda çekimden sonra filtre veya lenste su damlalarindan dolayi oluşan lekeleri eve gelince temizlemek lazim.. Uzun süre bırakınca izleri cıkartmak cok zor oluyor.. Ben 15 gün beklettim ,ne lenspenle nede gözlük silme beziyle cıkartamadim. Sirkeyle temizlememi tavsiye ettiler ,filtreyi sirkeye bandircaz zorunlu



Cevap:

Eğer yamur damlalarin keskin cıkmasini istersen diyaframi acip (f en küçük) ,ISO'yu 400 falan yapabilirsin. Ama yagmur damlalari havada keskin cıkmasin dersen ISO en düşükte olur ,diyaframida fotoğrafta keskinlik problemi olmayacak enstanteneyi verene kadar kısabilirsin. Sallıyorum f11de 1/30 diyorsa ,tek elde cekeceğini düşünürsek biraz daha kısabilirsin..


Yağmurda Fotoğraf Çekme İpuçları

Yağmurlu bir günün akşamından merhaba. Mayıs geldi neden yağmurda fotoğraf ipuçları diyorsunuzdur eminim ama bugün buraya öyle bir yağmur yağdı ki sormayın. Bu yüzden de bu ipuçlarını hazırlamaya karar verdim.

Çoğu insandan farklı olarak yağmuru hem evdeyken hem de dışarıdayken seven biri olarak, yağmurda fotoğraf çekmeyi çok sevmişimdir. Fotoğraf makinemin benimle taban tabana zıt düşündüğünün ben de farkındayım, bu yüzden okuyarak ve tecrübe ederek öğrendiğim ipuçlarıyla bu sorunun üstesinden geldim.

Evet, işte birkaç ipucu umarım faydalı olur:


   Makineniz için mutlaka bir yağmurluk bulundurun


Herhangi bir fotoğraf market’e veya internet sitesine girdiğinizde milyon çeşit fotoğraf makinesi yağmurluğu görürsünüz. Önemli olan yağmur yağdığında elinizin altında bir tane bulundurmanız. Fırtına, hortum veya kasırga şartlarında fotoğraf çekme ihtimalimizin düşüklüğünü de göz önünde bulundurarak yağmurda fotoğraf çekmek için branda gibi kalın yağmurluk taşımanıza gerek yok. Çantanızda az yer kaplayacak bir yağmurluk işinizi görecektir.

   Kocaman bir poşet bulundurun

Migros poşeti işinizi görür sanırım. Şimdi poşeti alın ve alt kısmını lensinizin ucu çıkacak kadar yırtın, sap kısmından da elinizi sokarak makineyi sarın. Çok şiddetli yağmur yağmadıkça makinenizi böyle koruyabilirsiniz. Tabi UV filtre kullandığınızı varsayıyorum.

   Saçak altı veya kuytu bir yerde durun

İşleri karmaşıklaştırmaya bazen gerek kalmaz. Saçak altı gibi bir yerde veya bir cafe’nin sokaktaki masasına oturun. Kahvenizi yudumlayarak fotoğrafın size gelmesini bekleyin.

   Şemsiye!!

Yağmurda fotoğraf çekerken zaatürre olmamak için yanımda her zaman katlanabilen bir şemsiye taşırım. Hastalığı önlemenin dışında, şemsiyeler fotoğrafa değişik bir dokunuş katabiliyor. En son İstanbul’da yağmura yakalandığımda kendi şemsiyemin yanında başka bir şemsiye daha aldım. (ipucu geliyor!) farklı renklerdeydi çünkü. Fotoğrafı çekerken kadraja şemsiyenin bir kısmını sokmak çok farklı bir görüntü yaratabiliyor.

   Şemsiyeee!

Evet yine şemsiye. Çünkü şöyle de bir şey var, şemsiyeyi kadraja dahil ettiğinizde,  şemsiyeyle bulutları örtmüş oluyorsunuz. Yağmurlu havalarda bildiğiniz gibi gökyüzü yerden daha aydınlık olur ve bu da ışık ölçerken sıkıntı yaratır. Şemsiye dostumuz burada işini yapıyor ve parlak gökyüzü kadrajdan çıkıyor yerine renkli, güzel bir arkadaş geiyor. İlk yağmurda bunu mutlaka deneyin.


   Yansımaları kaçırmayın

Fotoğrafa başlayınca en çok çekilen fotoğraflar arasında yansımalı fotoğraflar mutlaka vardır. Ayna olsun, cam masa olsun kesin vardır. İşte yansımalı fotoğrafların asıl çekilmesi gereken zaman yağmur zamanıdır. Islak zemin muhteşem ışık ve gölge oyunları yapabilir.


   Azıcık flash

Evet azıcık flash kullanın. Tabi şemsiyeyi hala fotoğrafa dahil etmiyorken. Yağmurda fotoğraf çekerken flash kullanırsanız, havadaki yağmur damlalarını da yakalarsınız ki çok güzel pırıltılar eklenir fotoğraflarınıza. Yüksek güçte kullanmamaya da özen gösterin.

   Yağmuru ters ışıkta çekin


Sokak lambasının altı veya bir reklam panosu gibi ışık kaynaklarının önünde fotoğraf çekin. Böylelikle yağmura ters ışık yapıp damlaları görünür hale getirirsiniz. Flash kullanmanıza da gerek kalmaz.

   İfadeleri izleyin


Yağmur insanlara değişik duygular yükler ve bu da hareketlerine, yüz ifadelerine yansır. Bunları kaçırmayın. Gerçekten hakiki duyguları yakalama fırsatınız yağmurdur.
Yağmur yağarken fotoğraf çekmek kimilerine göre asla yapılmayacak bir iş ama en az bir kere yapın derim.




Quote:Pentax'ın her modeli WR (weather resistant) değil arkadaşlar. Gaza gelmeyin. WR gövdeyle beraber WR lens kullanmıyorsanız da gaza gelmeyin. Şu resimdekiler gibi şemsiye aradım güzel yurdumda ama başarılı olamadım. Görenlerin, bilenlerin insaniyet namına haber vermeleri...

[attachment=133221]

[attachment=133222]

[attachment=133223]

[attachment=133224]

[attachment=133225]

[attachment=133226]

[attachment=133227]

DEVAMINA BAK
Yağlı saçlar için bitkisel tavsiyeler

Birçok kişi saçının çabuk yağlanması nedeni ile sıkıntı yaşar. Öyle ki sırf bu nedenle sürekli duş almaktan bunalan niceleri vardır. Oysa bazı bitkisel yöntemlerle bu sıkıntıyı aşmak mümkündür.

Millet'te yer alan habere göre kadınların da erkeklerin de en çok yakındığı estetik görünüm problemlerinden biri yağlı saçlardır. Sadece söz konusu sebepten dolayı her gün saçını yıkamak zorunda kalan, farklı kozmetik ürünlerle problemine çare arayanların sayısı hiç de azımsanmayacak sayıdadır. Peki, zikredilen derde çare olacak hangi adımları izlemek gerekir?

SICAK YERİNE ILIK DUŞ ALIN

Bir defa duş alırken suyun çok sıcak olmaması gerekir. Çünkü sıcak su saç derisini kurutur. Akabinde vücut daha fazla yağ üretmeye başlar. Bunun önüne geçmek için ılık su ile yıkanmak önemlidir. Yine saç tipine uygun şampuan veya doğal sabunlar tercih edilmelidir. Kremli şampuanlardan özellikle kaçınmak lazımdır. Ayrıca saçları sık sık taramak veya ovmak da yağlanmaya kapı aralar.

DOĞAL BAKIMA KATKI SUNAN TARİFLER

**Malzemeler:  1 tatlı kaşığı bitkisel şampuan, 5 damla limon yağı , 1 limon , 2 yumurta sarısı , Yarım litre su, 5 çorba kaşığı ısırgan otu

Hazırlanışı: İnce kıyılmış ısırgan otunu suda kaynatın. Sonra 15 dakika demlemeye bırakın, ardından süzün. Limonun suyunu sıkıp üzerine yumurta, limon yağı ve şampuan ilave edin. Isırgan otunun suyunu da ekledikten sonra bu karışımla saçları durulayın.

**Malzemeler: 1 çay kaşığı tuz ,1 tatlı kaşığı kekik suyu , 1 fincan elma sirkesi

Hazırlanışı: Bütün malzemeyi bir araya getirip karıştırın. Saç, şampuanla yıkandıktan sonra diplerine karışımı yedirin. Akabinde saçları havluya sarıp 1 saat bekletin ve durulayın. Haftada 2 defa tatbik etmekte sakınca yoktur.

HAFTADA BİR SİRKELİ SU

Saç bakım kremleri kesinlikle, diplere değil uçlara tatbik edilmelidir. Haftada sadece bir defa sirkeli su ile saçlar durulanmalıdır. Saçları kurutmak için makine kullanılmamalıdır.
DEVAMINA BAK
Gebelik Çatlakları Nedir?
Gebelik çatlakları ciltte oluşan dar, çizgi şeklindeki çatlaklardır. Bazen stria olarak da bilinirler. Gebelik çatlakları başlangıçta kırmızı-mor renkte olurlar ve zamanla sedef (gümüş-beyaz) rengine dönüşürler.
Cilt üç ana tabakadan oluşur.

Epidermis koruyucu bariyer görevi gören dış tabaka.
Dermis cilde sıkılık ve elastikiyet veren ortadaki güçlü, destek tabakası.
Subkutis (hipodermis): Yağ ve bağ dokusundan oluşan en derindeki tabaka.

Cilt kısa süre içinde aşırı gerilirse dermiste çatlaklar oluşur. Bu hızlı gerilme dermisin bazı yerlerde yırtılmasına ve cildin daha alttaki tabakalarının dıştan görünerek çatlakların oluşmasına neden olur.

Gebelik Çatlakları Kimlerde Görülür?

Her hamilede gebelik çatlakları oluşabilir ve hamilelerin yaklaşık %90’ında görülürler. Gebelik çatlaklarının en sık görüldüğü vücut bölgeleri karın, kalçalar ve bacaklardır.

Gebelik Çatlakları Belirtileri
Gebelik çatlakları ciltte, başlangıçta diğer kısımlardan hafif yüksek, kırmızı çizgiler olarak ortaya çıkarlar. Açık tenlilerde çatlaklar genellikle pembe renklidirler. Koyu tenli bir kadında ise çatlak rengi diğer bölgelerden biraz daha açıktır. Daha sonra çatlaklar mor veya mavi renkli bir hal alır. Çatlaklar diğer kısımlarla aynı seviyeye inerken renkleri solar ve doğal renginizden birkaç ton daha açık bir renkle sonuçlanır. En sonunda gebelik çatlaklarının üzerindeki cilt incelmiş ve sedef rengini almıştır. Sıklıkla yara izi gibi görünürler. Birçok vakada gebelik çatlakları zamanla solar ve fark edilmesi zorlaşır ancak bunun için yıllar geçmesi gerekebilir.

Gebelik Çatlakları Vücudun Hangi Kısımlarında Oluşur?
Vücutta cildin gerildiği her bölgede çatlaklar oluşabilir. Ancak genellikle vücudun yağ depolanan kısımlarında oluşurlar:
- karın,
- basenler,
- bacaklar,
- üst kollar ve
-göğüsler.

Gebelik Çatlakları Ne Zaman Başlar?
Gebelik çatlaklarının ortaya çıkma ihtimali hamileliğin özellikle altıncı ayından sonra artar.

Gebelik Çatlakları Nedenleri
Gebelik çatlakları cildiniz hızlı bir şekilde gerildiğinde ortaya çıkarlar. Çatlaklar cildin orta katmanında (dermis) oluşurlar.
Gebelik sırasında doğumu kolaylaştırmak için eklemlerinizi gevşeten hormonlar üretilir. Ancak bu hormonlar cildinizdeki lifleri de yumuşattıkları için gebelik çatlaklarının oluşması kolaylaşır.
Bebeğiniz büyüdükçe karın deriniz gittikçe daha fazla gerildiği için çatlaklar en sık karnınızda ortaya çıkarlar. Çatlaklar, göğüslerinizde ve bacaklarınızda da oluşabilirler.

1) Hızlı büyüme
Dermis birbirlerine bağlı güçlü liflerden oluşmuştur ve vücudunuz büyüdükçe cildinizin esneyebilmesine olanak verir. Ancak vücudunuzun bir kısmı çok kısa bir süre içinde hızla büyürse lifler aşırı gerilip incelebilirler, hatta bazıları kopabilir de.

Dermiste liflerin koptuğu bölgelerde çok küçük yırtıklar oluşur ve cildinizin altındaki kan damarları görünür hale gelirler. Gebelik çatlaklarının ilk ortaya çıktıklarında kırmızımsı görünmelerinin nedeni budur. Sonunda kan damarları kasılarak yalnızca cildinizin altındaki yağ dokusu görünür hale gelir ve gebelik çatlakları solarak sedef rengine dönüşürler.

Gebelik çatlakları herkeste oluşmaz. Bazı kişilerde çatlakların oluşma ihtimali daha fazladır çünkü vücutları kortizol denen bir hormonu daha fazla üretirler. Kortizol cildinizdeki kolajen miktarını azaltır. Kolajen cildinizdeki liflerde bulunan ve bu liflerin esnek kalmasını sağlayan bir proteindir.

2) Hızlı kilo alma
Kısa bir süre içinde fazla kilo alırsanız gebelik çatlaklarının oluşma riski artar. Örneğin ikiz gebeliklerde gebelik çatlakları daha fazla oluşurlar. Doğumdan sonra gebelikte almış olduğunuz kiloları verseniz bile çatlaklarınız kalır. Ancak zamanla solarlar. Sık sık diyet yapıyorsanız hızlı kilo alıp verdikçe çatlaklarınız oluşabilir. Dolayısıyla doğumdan sonra diyet yaparsanız yavaş ve sabit bir şekilde kilo vermeniz çok önemlidir. Böylece cildiniz üzerine aşırı gerilim yüklenmez.

3) Aile öyküsü
Gebelik çatlakları olan yakın akrabalarınız varsa (örneğin anneniz) sizde de çatlakların oluşma ihtimali daha fazladır.

4) Bazı ilaçlar
Egzema gibi hastalıklar için kortizonlu ilaçlar kullanırsanız gebelik çatlaklarınız oluşabilir.
Kortizonlu ilaçlar vücudunuzda doğal olarak bulunan kortizole benzer bir etki gösterirler. Kortizon içeren ilaçlar bazı cilt hastalıklarındaki iltihabı azaltırlar ancak cildinizdeki kolajen miktarını da azaltabilirler. Kolajen cildinizin esnekliği için gereklidir. Dolayısıyla cildinizde ne kadar az kolajen varsa gebelik çatlaklarının oluşma riski o kadar fazladır.

Doğum Çatlaklarını n Tedavisi Nedir?

Hamilelikte Oluşan Çatlaklar Nasıl Giderilir?

Bayanların korkulu rüyası olan çatlaklar, hamilelik dönemlerinde daha da artmakta ve kadınları daha da çok etkilemektedir. Özellikle, psikolojik olarak etkilemekte ve fizyolojilerini bozmaktadır.

Doğum zamanı yaklaştıkça kadınlardaki hormonal değişim, olması gerekenden daha fazla kilo ve çok hızlı kilo almak derinin gerilmesine ve deride çizgiler oluşmasına neden olmaktadır. Doğum çatlaklarının genetik olarak da anneden ve kız kardeşten geçebilmektedir. Esmer tenli bayanlarda doğum çatlakları çok fazla değildir, beyaz tenli bayanlarda görülen çatlaklar, daha fazla ve daha belirgindir. Hamilelik ve sonrasında kadınların bu çatlakları kafaya takıp depresyona girmeleri de bu çatlak sıkıntısını daha da artırmaktadır.

Bu oluşan çatlakların biraz olsun önlenmesi tamamen kadınların elindedir. Hamilelik öncesinde oluşabilecek çatlakların tamamını olmasa bile bir kısmını engelleyebileceğini pek çoğu bilmemektedir. Hamilelik öncesinde düzenli ve bol miktarda sıvı alınması, hamileliğin ilk günlerinde karın ve bacaklara sürülecek olan doktor tarafından tavsiye edilen kremler ile masaj yapılması, çatlakları tamamen önleyemese de, çatlakların büyümesini ve gelişmesini bir nebze olsun yavaşlatmaktadır. Ayrıca hamilelik süresince sıcak su ile duş almamaya dikkat etmeleri gerekmektedir.

Ilık su ile duş almak ve küçük dairesel hareketler ile karın bölgesine masaj yaparak ta çatlakları azaltabilirsiniz. Hatta mümkünse ılık ve bazen de soğuk su ile duş almak deri de şok etkisi yapmakta ve deriyi güçlendirmektedir. Unutulmamalıdır ki çatlakların oluşmasını önlemek, oluşan çatlakları yok etmekten çok daha zahmetsiz ve daha kolaydır.


Uzmanlar, badem ve bebe yağını çatlak tedavisi için uygun görmektedirler. Yeni oluşmuş çatlaklara kökten çözüm bulan bu doğal karışımlar, bebeğe ve anneye herhangi bir yan etkisi bulunmadığından hamilelik esnasında kullanılmasında sakınca görülmemektedir. Derin olan çatlaklarının görünümünü azaltmak için birçok karışım vardır. Ve bu karışımlar tamamen bitkisel maddelerden meydana geldiği için tahriş ve tüylenme gibi sorunlara neden olmuyor. Dermatologların önerdiği kremler ise çatlakların görünümü aza indirmektedir. Eğer çatlaklar pembe renkte ise çözümü daha kolay ve iyileşmesi daha kısa sürede olacaktır. Gebelik evrelerinde karın ve basen bölgesine nemlendirici kremler kullanımı, selülit ve çatlak riskini aza indiriyor ve oluşan çatlakların görünümünü azaltıyor.

Eczane ve dermatologlar tarafından önerilen kürleri düzenli olarak kullandığınızda bu soruna çözüm bulanbilirsiniz. Hakiki zeytinyağı, kakao, kayısı, buğday ve çörekotu yağları da önerilmektedir. Ve çözüm bulmak isteyenler için önerilen en iddialı tavsiye lazer tedavidir. %100 derman olan bu sistem günümüzde çok uygun fiyatlar yapılmaktadır.
[/size]
DEVAMINA BAK


Yürek nevrozu, Kardiyak nevrozu nedir caresi nedir

BIR HASTANIN SORUSU

Selam, ben 21 yaşındayım. Haziran ayında büyük bir stres yaşadım. Bu nedenle psikoloji doktoruna gittim. Hastalığım yürek nevrozu. Sinirlenince hep kalp ağrılarım oluyor. Kalp doktoruna da gittim ama sorun kalple ilgili değil dediler. Psikiyatrist bana Relanium iğnesi, Stelazin, Seroksat, Ciklodol, Klopiksol, Klonazepam, Fenibut ilaçlarını yazdı. İlaçları kullandıktan sonra zaman zaman iyileşmeye başladım. Doktorum bu nedenle ilaçları kesmeye başladı. Fakat bende yine sorunlar başladı. Bedenimde tüylerim kalkmaya, kalbim ağrımaya başladı yine. Şimdi başka bir psikiyatriste gidiyorum. Bu doktor bana Iqloterapeya ve masaj önerdi. Ama yine de rahatsızım. Acaba nöroloji doktoruna mı gideyim? Lütfen bana cevap yazın. Ne yapmalıyım?

CEVAP:
Tıp da "labia majora" denilen vajinanın, yani kadın cinsel organının dış dudaklarının büyük olması sonucu, onun  dışdan gelen titreşimleri hissetmesi, çok daha hassastır, ve kadın eğer bir de hamile olursa, onlar daha da hassaslaşır, ve ve kadının hissettiği titreşimler, çocuğa ve ordan da kalbe varır, ve tehlikelidir. Yani hassas insanlar da olur, yani "gefühl" denilen "his kuvvetleri" yüksek çocuk doğacağı zaman, bu hastalık ortaya çıkar, ve kadın veya doğacak çocuk, altınci hiss denilen bölgesi direk açık olarak doğar, yani o yüzden, böyle bir kadın,hmileliğin son aylarında cinsel ilişkiye girmemelidir. Bu almancası "Libellen" denilen  yani yusufcuk böceği cibilliyatında (sıfatında) çocuk doğumu gerçekleşeceği zaman olur. Ve Libellen demek "dış rahim dudağı büyük olan anne" demektir ( "labia majora big" rahim dudağı büyük, yani dudaklı rahim, hatta ruj sürebilcek kadar dudaklı rahim) ve o annenin yusufcuk doğurması, çift kanatlının doğrulması demektir. ve his kuvvetleri, vücüdündaki altıncı cevher, yani altıncı kamerası açık vaziyette doğacağının alametidir.  tedavs için yapılması gereken  hamileyken çok sık sex yapmamak bu rahatsızlığı engeller, veya rahim dudaklarının titreşimleri duymaması için, iç çamşırının içine, bir adet, rahim dudaklarının üstüne gelecek vaziyette, kapak dikilirse, o titreşimlerin, kalbi rahatsız etmesine engel olunmuş olur. böylece çocugu da rahatsız etmez. kalbi de. Hatta Yeni sünnet olan çocukların da, snnet kabuğu açılan kısmı çok hassas olduğu için, sünnet sonrası, hem yaraya dokunmamak, hemde o hassas yere dokunulunca, zıplamamak ve acı çekmemek için, tas kapatıpta gezerler, yürürürler, yatarlar, iyi olasıya kadar. aynı o gibi yapmak lazımdır, amma o kadar büyük tas olmaz tabiki.

Dr.RA
DEVAMINA BAK

Sıcak suyun bilinmeyen 11 faydası


Çoğu Çinli gün boyunca içi sıcak su dolu bir termostatla gezer. Bunun sebebi asırlar önce atalarının sıcak suyun vücudumuza yaptığı olumlu etkileri fark etmiş olmasıdır.


Sizler için sıcak suyun mucizevi etkilerini listeledik:


-Burnun ve boğazın temizlenmesi


-Regl sancıları


-Detoks


-Erken yaşlanmanın önüne geçmek


-Sivilceler ve siyah noktaların önlenmesi


-Sağlıklı ve canlı saçlar


-Bağırsak hareketleri


-Kepeğin önlenmesi


-Daha fazla kan dolaşımı ve daha sağlıklı bir sinir sistemi


-Sindirim


-Kilo verme
DEVAMINA BAK

ALLAH
Allah

BAYRAK
TC Bayrak

WEB-TUNCA

Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var
Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi


GALATASARAY
G A L A T A S A R A Y

FENERBAHÇE
F E N E R B A H C E

BEŞiKTAŞ
B E Ş i K T A Ş

TRABZONSPOR
T R A B Z O N S P O R

MiLLi TAKIM
M i L L i T A K I M

ETKiNLiKLERiMiZ
"Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al"
(Raşit Tunca)

MEVLANA'DAN
"Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca,
Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca,
Hak intikamını,
Kulunun Eliyle Alır da,
Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."

(Hz. Mevlana)



TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca