MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
|
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,305 » Forum posts: 5,909 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Dulkadiroğullari Beyliği
Büyük Anadolu Beyliklerinden biri idi. Dulkadiro ulları, Mısır'daki Türkmen Memluk devletleri arasında güçlü ve uzun ömürlü bir beylik olarak görülmüştür. Kurucusu, Dulkadıro lu Zeyniddin Ahmed Karaca Bey'dir. Bazen Memlüklere, bazen Osmanlılara tabi olmuş, fakat en çok Osmanlılarla işbirli i yapmış ve Osmanlı sarayı ile akrabalık kurmuşlardır.
Elbistan başkent olmak üzere Maraş, Kayseri, Elazı , Ayıntap, Malatya, Adıyaman vilayetlerinde hüküm sürdü. 1522 yılında Osmanlı topraklarına katıldı.
Dulkadırlılar O uzların Bozok kolundandır. Onların ilk reisi Zeyneddîn Karaca Bey, Eratna Bey'in elinden Elbistan'ı zabtetmiş ve Memlûk saltanı Melik el-Nâsır Muhammed'den nâiblik menşuru alarak Dulkadırlı Beyli i'ni kurmuştu.
Karaca Bey, zaman zaman Memlûk sultanlarına itaat, bazan da onlardan ayrılarak Haleb şehrini tehdid ediyordu. Ayrıca Sis Ermeniler ile başarılı mücadelelerde bulunmuştu. Halep taraflarında da bir çok yer zapteden Karaca Bey bu başarılarına güvenerek "Melik üz-Zâhir" unvanı ile hüküdarlı ını ilân etti (1348 ). Ancak Memlûk Devleti'ne isyan eden Haleb valisi Bay-Bu a'yı sultana teslim etmemesi onun ortadan kaldırılmasına yol açtı. Karaca Bey'den sonra o lu Halil Bey ve Mehmet bey Memlûklular tarafından, Elbistân valili ine tayin edildi.
Timur'un Elbistân, Malatya ve Besni'yi alıp tahribi üzerine Mehmed Bey ona itaate mecbur oldu. Mehmed Bey Çelebi Mehmed Sultan ile iyi münasebetlerde bulundu. Buna mukabil Ramazano ulları ve Karamano ulları'na karşı daimî surette savaştı. Memlûklular bu hizmetine karşılık ona Kayseri şehrini verdiler.
Mehmed Bey, 1442den sonra yerine o lu Süleymân Bey geçmişti. Süleyman Bey Osmanlılar ve Memlûklulara kız vererek akrabalık tesis etti ve bu devletlerle olan dostlu unu sürdürerek Dulkadırlı Beyli i'nin varlı ını korudu. Daha sonra beyli e zaman zaman Osmanlı ve Memlûklu Devletleri'nin müdahale ederek kendi adaylarını Dulkadırlı beyi tayin ettirmişlerdir. Alâaddin Devle Bozkurt Bey (1479-1515) Osmanlıların deste ini sa layarak beyli in başına geçmişti.
Ancak o da Osmanlılara cephe alınca. dört o lu ile beraber öldürüldü. Yerine Ali bey tayin edildi. Ali Bey, Sultan I. Selim'in Mısır seferinde ve daha sonra şam valisi Canberdi Gazâlî isyanında Osmanlılara önemli hizmetlerde bulundu, fakat kıskanç Ferhat Paşa'nın onu sultana fitnelemesi üzerine öldürüldü.
Beyli in kurucusu Zeyneddin Karaca Ahmed Bey, Hasan Dulkadır Beyin o lu ve Halil Bey Türkmen'in torunudur. 11 Aralık 1353'te Kahire'de seksen üç yaşlarında öldürülmüştür. Orhan Gazi ile ça daştır. Yerine o ulları Garseddin Halil ve şaban Süli Beyler geçmiştir. Halil Bey, doksan altı yaşlarında öldürülmüştür. Süli Bey, Kadı Burhâneddin'in kızı Habîbe Selçuk Hatun'la evlenmiştir ki, bu Hatun 1447'de ölmüştür. Karaca Bey'in di er o ulları Sârimeddin ıbrahim, ısa, Osman, Dâvûd beylerdir, Dâvûd Bey'in o lu Tu ruk Bey'dir. ıbrahim Bey, 1416'da saltanata hak iddia etmiş ve Osmanlılar'a iltica eylemiştir. 1386'da Harput beyi olmuştur.
Süli Bey'in o lu Sadaka Bey, 30 Mayıs 1398'den 2 Eylül 1399'a kadar l sene, 3 ay, 3 gün saltanata hak iddia etmiştir. Süli Bey'in 3 kızı vardır: Büyük kızı, Râhato lu Alâeddin Ali Bey'le, di eri Kadı Burhâneddin'le, küçü ü de (Devlet Hatun), Yıldırım Sultan Bâyezid'le evlenmiştir.
Süli Bey'in yerine Halil Bey'in o lu Nâsıreddin Mehmed Bey geçmiştir. 1443'te 77 yaşında ölünceye kadar 45 yıl saltanat sürmüştür. Kadı Burhâneddin'in kızı Mısır Hatun'la ve Râhato lu Alâeddin Ali Bey'in kızı ile evliydi. Kardeşi Ali Bey'in o lu Hamza Bey, 1436'da ölmüştür.
Mehmed Bey'in yerine büyük o lu Süleyman Bey geçmiştir. 1454'te öldürülmüştür. Kardeşleri 1500'de ölen Elbistan beyi Rüstem Bey (bunun kızı şems Hatun'dur), Dâvûd Bey, 1440 sıralarında genç ölen Feyyaz Bey'dir. 3 de kızkardeşi vardır: Emine Hatun, Çelebi Sultan Mehmed'le evlenmiştir. Bu izdivaçtan Fâtih'in babası II. Sultan Murad do muştur. Di er kızı, Mısır-Suriye Türk-Memlûk ımparatoru Sultan Çakmak'la, öbürü de Memlûk emirlerinden Câne Bey Sûfî ile 1437'de evlenmiştir.
Süleyman Bey'in yerine sırasıyla 4 o lu Melik Arslan, şâh Budak, şehsuvâr ve Alâuddevle Bozkurd Beyler geçmiştir. Süleyman Bey'in di er çocukları 1516'da Osmanlılar'ın Köstendil sancakbeyi iken ölen Abdürrezzak Bey, ısa Bey, Hudâdâd Bey, Yahya Bey, Erduvâne Bey, Selmân Bey, Yûnus Bey, Mo ol Bey'dir. Kızları, Sitti Hatun, 1449'da Edirne'de müstakbel Fâtih Sultan Mehmed'le evlenmiştir; esasen Fâtih'in büyük dayısının kızı olur. 1467'de Edirne'de ölmüş ve birçok hayır eseri yaptırmıştır. şehsuvâr Bey, 1472 A ustosunda Kahire'de ölmüş, yerine ikinci kere kardeşi şâh Budak Bey tahta geçmiştir. şâh Budak Bey, tahttan indirildikten sonra 1492 yıllarında ölmüştür. O ulları 1516'da Memlûkler'in Humus valisi iken öldürülen Zeyneddin Melik Arslan Bey'le 1484'te amcası Bozkurd Bey tarafından gözlerine mil çektirilen şâh Kubâd Bey'dir.
Bozkurd Bey, 12 Haziran 1515'te 87 yaşında ölmüştür. Bu hanedan azasının çok yaşadıkları anlaşılmaktadır. Yerine şehsuvâr Bey'in o lu Ali Bey geçmiştir. Paşa titri ile Osmanlılar'ın Dulkadır denen Maraş beylerbeyisi iken 1522'de o ulları Sarı Arslan, Dîvâne Veled, Üveys Beyler ile beraber öldürülmüştür. Onunla Dulkadıro ulları bitmiştir. Kardeşi Kasım Bey, Osmanlılar'ın Sultânönü yani Eskişehir sancakbeyi idi.
Yavuz'un ana tarafından büyükbabası olan Bozkurd Bey'in çocukları, Kırşehir sancakbeyi olup amcası şâh Budak Bey tarafından 1472'de gözlerine mil çektirilen şâhruh Bey, Hısn-ı Mansûr (Adıyaman) beyi Durak Bey, Osmanlılar'ın Bozok yani Yozgat sancakbeyi olup 1514'te öldürülen Süleyman Bey, 1507'de öldürülen Erduvâne Bey, aynı yıl öldürülen Sarı Kaplan Kasım Bey, Ahmed Bey, şah ismail Safevî'nin talip oldu u Be li Hatun, 1506'da Memlûk emîri Kayıtmerk Bey'le evlenen bir Hatun, nihayet 1469 civarında müstakbel II. Sultan Bâyezid'le evlenip Yavuz Sultan Selim'i do uran ve Trabzon'da Yavuz sancakbeyi iken ölen Ayşe Hatun'dur.şâhruh Bey'in o ulları Mehmed Han, Ali ve Ahmed beylerdir. Mehmed Han Paşa, 1569'da Osmanlı beylerbeyi ve hanedan reisi olarak ölmüştür. Ali Bey de sancakbeyi olup 1536'ya do ru ölmüştür. Ali Bey'in o lu Kara Han Bey, onun da o lu Cafer Bey'dir. Cafer Bey, Çorum sancakbeyi idi; 1600'e do ru Kayseri'de ölmüştür.
Dulkadıro ulları:
1. Dulkadıro lu Zeyneddin Ahmed Karaca Bey (1337-1353)
2. Garseddin Halil Bey (1386-?)
3. şâban Süli Bey (1386-1398 )
4. Nâsıreddin Mehmed Bey (1398-1443)
5. Süleyman Bey (1443-1454)
6. Melik-Arslan Bey (1454-1466)
7. şâh-Budak Bey (1466-1468/1472-1480)
8. şehsuvâr Bey (1468-1472)
9. Alâuddevle Bozkurd Bey (1480-1515)
10. Ali Bey (Paşa) (1515-1522)
Bundan sonra Dulkadırlı toprakları Osmanlıların bir beylerbeyli i oldu (1522).
Dulkadıro ulları başlıca merkezleri Maraş ve Elbistân olmak üzere birçok şehirlerde imâr faaliyetlerinde bulunmuşlardı. Bugün halen onlardan kalmış olan; Elbistan Ulu Câmii, Maraş Ulu Câmii, Maraş Hâtûniye Câmii, Dârende Ulu Câmii, Gaziantep Alâeddevle Câmii, Maraş ıklime Hâtûn Mescidi, Kayseri Hâtûniye Medresesi, Maraş Taş Medrese Künbeti ve Hacı Bektaş Balım Sultan Kümbeti gibi eserler vardır.
Büyük Anadolu Beyliklerinden biri idi. Dulkadiro ulları, Mısır'daki Türkmen Memluk devletleri arasında güçlü ve uzun ömürlü bir beylik olarak görülmüştür. Kurucusu, Dulkadıro lu Zeyniddin Ahmed Karaca Bey'dir. Bazen Memlüklere, bazen Osmanlılara tabi olmuş, fakat en çok Osmanlılarla işbirli i yapmış ve Osmanlı sarayı ile akrabalık kurmuşlardır.
Elbistan başkent olmak üzere Maraş, Kayseri, Elazı , Ayıntap, Malatya, Adıyaman vilayetlerinde hüküm sürdü. 1522 yılında Osmanlı topraklarına katıldı.
Dulkadırlılar O uzların Bozok kolundandır. Onların ilk reisi Zeyneddîn Karaca Bey, Eratna Bey'in elinden Elbistan'ı zabtetmiş ve Memlûk saltanı Melik el-Nâsır Muhammed'den nâiblik menşuru alarak Dulkadırlı Beyli i'ni kurmuştu.
Karaca Bey, zaman zaman Memlûk sultanlarına itaat, bazan da onlardan ayrılarak Haleb şehrini tehdid ediyordu. Ayrıca Sis Ermeniler ile başarılı mücadelelerde bulunmuştu. Halep taraflarında da bir çok yer zapteden Karaca Bey bu başarılarına güvenerek "Melik üz-Zâhir" unvanı ile hüküdarlı ını ilân etti (1348 ). Ancak Memlûk Devleti'ne isyan eden Haleb valisi Bay-Bu a'yı sultana teslim etmemesi onun ortadan kaldırılmasına yol açtı. Karaca Bey'den sonra o lu Halil Bey ve Mehmet bey Memlûklular tarafından, Elbistân valili ine tayin edildi.
Timur'un Elbistân, Malatya ve Besni'yi alıp tahribi üzerine Mehmed Bey ona itaate mecbur oldu. Mehmed Bey Çelebi Mehmed Sultan ile iyi münasebetlerde bulundu. Buna mukabil Ramazano ulları ve Karamano ulları'na karşı daimî surette savaştı. Memlûklular bu hizmetine karşılık ona Kayseri şehrini verdiler.
Mehmed Bey, 1442den sonra yerine o lu Süleymân Bey geçmişti. Süleyman Bey Osmanlılar ve Memlûklulara kız vererek akrabalık tesis etti ve bu devletlerle olan dostlu unu sürdürerek Dulkadırlı Beyli i'nin varlı ını korudu. Daha sonra beyli e zaman zaman Osmanlı ve Memlûklu Devletleri'nin müdahale ederek kendi adaylarını Dulkadırlı beyi tayin ettirmişlerdir. Alâaddin Devle Bozkurt Bey (1479-1515) Osmanlıların deste ini sa layarak beyli in başına geçmişti.
Ancak o da Osmanlılara cephe alınca. dört o lu ile beraber öldürüldü. Yerine Ali bey tayin edildi. Ali Bey, Sultan I. Selim'in Mısır seferinde ve daha sonra şam valisi Canberdi Gazâlî isyanında Osmanlılara önemli hizmetlerde bulundu, fakat kıskanç Ferhat Paşa'nın onu sultana fitnelemesi üzerine öldürüldü.
Beyli in kurucusu Zeyneddin Karaca Ahmed Bey, Hasan Dulkadır Beyin o lu ve Halil Bey Türkmen'in torunudur. 11 Aralık 1353'te Kahire'de seksen üç yaşlarında öldürülmüştür. Orhan Gazi ile ça daştır. Yerine o ulları Garseddin Halil ve şaban Süli Beyler geçmiştir. Halil Bey, doksan altı yaşlarında öldürülmüştür. Süli Bey, Kadı Burhâneddin'in kızı Habîbe Selçuk Hatun'la evlenmiştir ki, bu Hatun 1447'de ölmüştür. Karaca Bey'in di er o ulları Sârimeddin ıbrahim, ısa, Osman, Dâvûd beylerdir, Dâvûd Bey'in o lu Tu ruk Bey'dir. ıbrahim Bey, 1416'da saltanata hak iddia etmiş ve Osmanlılar'a iltica eylemiştir. 1386'da Harput beyi olmuştur.
Süli Bey'in o lu Sadaka Bey, 30 Mayıs 1398'den 2 Eylül 1399'a kadar l sene, 3 ay, 3 gün saltanata hak iddia etmiştir. Süli Bey'in 3 kızı vardır: Büyük kızı, Râhato lu Alâeddin Ali Bey'le, di eri Kadı Burhâneddin'le, küçü ü de (Devlet Hatun), Yıldırım Sultan Bâyezid'le evlenmiştir.
Süli Bey'in yerine Halil Bey'in o lu Nâsıreddin Mehmed Bey geçmiştir. 1443'te 77 yaşında ölünceye kadar 45 yıl saltanat sürmüştür. Kadı Burhâneddin'in kızı Mısır Hatun'la ve Râhato lu Alâeddin Ali Bey'in kızı ile evliydi. Kardeşi Ali Bey'in o lu Hamza Bey, 1436'da ölmüştür.
Mehmed Bey'in yerine büyük o lu Süleyman Bey geçmiştir. 1454'te öldürülmüştür. Kardeşleri 1500'de ölen Elbistan beyi Rüstem Bey (bunun kızı şems Hatun'dur), Dâvûd Bey, 1440 sıralarında genç ölen Feyyaz Bey'dir. 3 de kızkardeşi vardır: Emine Hatun, Çelebi Sultan Mehmed'le evlenmiştir. Bu izdivaçtan Fâtih'in babası II. Sultan Murad do muştur. Di er kızı, Mısır-Suriye Türk-Memlûk ımparatoru Sultan Çakmak'la, öbürü de Memlûk emirlerinden Câne Bey Sûfî ile 1437'de evlenmiştir.
Süleyman Bey'in yerine sırasıyla 4 o lu Melik Arslan, şâh Budak, şehsuvâr ve Alâuddevle Bozkurd Beyler geçmiştir. Süleyman Bey'in di er çocukları 1516'da Osmanlılar'ın Köstendil sancakbeyi iken ölen Abdürrezzak Bey, ısa Bey, Hudâdâd Bey, Yahya Bey, Erduvâne Bey, Selmân Bey, Yûnus Bey, Mo ol Bey'dir. Kızları, Sitti Hatun, 1449'da Edirne'de müstakbel Fâtih Sultan Mehmed'le evlenmiştir; esasen Fâtih'in büyük dayısının kızı olur. 1467'de Edirne'de ölmüş ve birçok hayır eseri yaptırmıştır. şehsuvâr Bey, 1472 A ustosunda Kahire'de ölmüş, yerine ikinci kere kardeşi şâh Budak Bey tahta geçmiştir. şâh Budak Bey, tahttan indirildikten sonra 1492 yıllarında ölmüştür. O ulları 1516'da Memlûkler'in Humus valisi iken öldürülen Zeyneddin Melik Arslan Bey'le 1484'te amcası Bozkurd Bey tarafından gözlerine mil çektirilen şâh Kubâd Bey'dir.
Bozkurd Bey, 12 Haziran 1515'te 87 yaşında ölmüştür. Bu hanedan azasının çok yaşadıkları anlaşılmaktadır. Yerine şehsuvâr Bey'in o lu Ali Bey geçmiştir. Paşa titri ile Osmanlılar'ın Dulkadır denen Maraş beylerbeyisi iken 1522'de o ulları Sarı Arslan, Dîvâne Veled, Üveys Beyler ile beraber öldürülmüştür. Onunla Dulkadıro ulları bitmiştir. Kardeşi Kasım Bey, Osmanlılar'ın Sultânönü yani Eskişehir sancakbeyi idi.
Yavuz'un ana tarafından büyükbabası olan Bozkurd Bey'in çocukları, Kırşehir sancakbeyi olup amcası şâh Budak Bey tarafından 1472'de gözlerine mil çektirilen şâhruh Bey, Hısn-ı Mansûr (Adıyaman) beyi Durak Bey, Osmanlılar'ın Bozok yani Yozgat sancakbeyi olup 1514'te öldürülen Süleyman Bey, 1507'de öldürülen Erduvâne Bey, aynı yıl öldürülen Sarı Kaplan Kasım Bey, Ahmed Bey, şah ismail Safevî'nin talip oldu u Be li Hatun, 1506'da Memlûk emîri Kayıtmerk Bey'le evlenen bir Hatun, nihayet 1469 civarında müstakbel II. Sultan Bâyezid'le evlenip Yavuz Sultan Selim'i do uran ve Trabzon'da Yavuz sancakbeyi iken ölen Ayşe Hatun'dur.şâhruh Bey'in o ulları Mehmed Han, Ali ve Ahmed beylerdir. Mehmed Han Paşa, 1569'da Osmanlı beylerbeyi ve hanedan reisi olarak ölmüştür. Ali Bey de sancakbeyi olup 1536'ya do ru ölmüştür. Ali Bey'in o lu Kara Han Bey, onun da o lu Cafer Bey'dir. Cafer Bey, Çorum sancakbeyi idi; 1600'e do ru Kayseri'de ölmüştür.
Dulkadıro ulları:
1. Dulkadıro lu Zeyneddin Ahmed Karaca Bey (1337-1353)
2. Garseddin Halil Bey (1386-?)
3. şâban Süli Bey (1386-1398 )
4. Nâsıreddin Mehmed Bey (1398-1443)
5. Süleyman Bey (1443-1454)
6. Melik-Arslan Bey (1454-1466)
7. şâh-Budak Bey (1466-1468/1472-1480)
8. şehsuvâr Bey (1468-1472)
9. Alâuddevle Bozkurd Bey (1480-1515)
10. Ali Bey (Paşa) (1515-1522)
Bundan sonra Dulkadırlı toprakları Osmanlıların bir beylerbeyli i oldu (1522).
Dulkadıro ulları başlıca merkezleri Maraş ve Elbistân olmak üzere birçok şehirlerde imâr faaliyetlerinde bulunmuşlardı. Bugün halen onlardan kalmış olan; Elbistan Ulu Câmii, Maraş Ulu Câmii, Maraş Hâtûniye Câmii, Dârende Ulu Câmii, Gaziantep Alâeddevle Câmii, Maraş ıklime Hâtûn Mescidi, Kayseri Hâtûniye Medresesi, Maraş Taş Medrese Künbeti ve Hacı Bektaş Balım Sultan Kümbeti gibi eserler vardır.
Aydınoğlu Gazi Umur Bey
XV. asırda şair Enverî tarafından "Düstûr-Nâme"de hayatı destanlaştırılmış bir şiir diliyle anlatılan Gazi Umur Bey, Türk teşebbüs ve kabiliyetinin mükemmel örneklerinden biridir.ızmir, 1076'da Türkiye devletinin kurucusu Anadolu Fâtihi I. Süleyman şâh tarafından feşedilmişti. Çaka Bey'e verilen ızmir, bu Türk beyinin büyük deniz proje ve teşebbüslerine sahne oldu. Umur Bey, 2,5 asır sonra bu proje ve teşebbüsleri tekrar ele almıştır. Bizans, 1097'de ızmir'i de ıznik ve Batı Anadolu gibi Türkler'den geri aldı. şu halde ızmir'de ilk Türk hâkimiyeti, ancak 21 yıl sürmüştür. ışte Aydıno lu Umur Bey, 1320'de ızmir'i tekrar feşetmiştir. şu suretle 223 yıl daha ızmir, Hıristiyanlarda kalmıştır.
28 ekim 1344'te, bütün Avrupa devletlerinin birlikleri tarafından desteklenen Rodos'taki Saint-Jean şövalyeleri, ızmir'i bastı; Aydıno ulları'nın tersane ve donanmalarını yaktı. Liman, şövalyelerin eline geçti. Fakat yukarı kale, Türkler'in elinde kaldı. Bu suretle şehir, "Müslüman ızmir" ve "Gâvur ızmir" diye ikiye bölündü ve 1403'ün ilk günlerinde Timur'un, şövalyeleri kovmasına kadar tam 59 yıl bu vaziyet devam etti.
Umur Bey, Avrupa siyaset âlemine faal bir şekilde iştirak etti. 1328-29'da, yanında Cüneyd Bey'in babası ıbrahim Bahâdır Bey oldu u halde, Bozca Ada'ya çıktı. 1330'da Gelibolu yarımadasına ayak bastı. 1332'de 75 gemisi ile Semadirek adasını bastı ve Batı Trakya'da Gümülcine'ye asker çıkardı. Gene aynı yıl, 250 parçalık büyük bir donanma ile Adalar, A rıboz ve Yunanistan'a asker çıkardı ve ilk defa Ege denizini do udan batıya geçmiş, Yunan karasında, Attika'ya ayak basmış oldu. 1333'te 170 parça donanma ile Mora'ya çıktı. 1333'te Saruhano lu Süleyman Bey'le müttefiken Yunanistan'a ve Mora'ya sefer yaptı. 1336'da Foça'da ımparator Kantakuzinos'la buluştu. 1338'de tekrar Yunanistan'a ve Ege Adaları'na sefer yaptı. 1339'da Eflâk yani Romanya seferine çıktı ve bu suretle Balkanlar'ın kuzeyine kadar erişti. 1342'de Girit ve Kıbrıs sahillerini vurdu. 1345'te Makedonya'ya asker çıkardı; bu seferde, müttefiki Saruhano lu Süleyman Bey, şehit düştü.
Osmano ulları, Süleyman Paşa ile kardeşi I. Murad, şehit Aydıno lu Umur Bey'le şehit Saruhano lu Süleyman Bey'in izlerini adım adım takip etmişler ve onların teşebbüslerini taçlandırmışlardır. Bulgaristan krallı ı ile başa çıkmaktan âciz kalan Bizans imparatoru ıoannis Kantakuzinos, Umur Bey'den imdat istemişti. Umur Bey, 32 harp gemisi ve 29.000 askerle Avrupa kıt'asına ayak bastı. Dimetoka'yı Bulgarlar'dan alıp müttefiki ımparator'a verdi. Ertesi yıl, 1342'de ımparator, rakibi Paleologoslar'a karşı tekrar Umur Bey'den yardım istedi ve bu suretle Türk hükümdarını, Bizans'ın dahilî işlerine karıştırmış oldu. Aydıno lu, Rumeli'ne geçip ımparator'a istedi i yardımı yaptı. Bunlar, Müslüman Türkler'in Rumeli'ne ilk ayak basışlarını teşkil eder.
1348'de, Gâvur ızmir'i şövalyeler'den geri almak isteyen Umur Bey, kalenin önünde düşman tarafından şehîd edildi. Onun şehâdeti, Rumeli'ndeki projelerini yarıda bıraktı. Bıraktı ı yerden, Osmano lu şehzade Süleyman Paşa devam etmiştir. Daha 1344'te ımparator, tekrar Umur Bey'den yardım istedi i zaman, Aydıno lu, ızmir meslesiyle u raşmakta oldu undan, müttefiki ımparator'a Osmano lu Orhan Gazi'ye baş vurmasını tavsiye etmişti. Donanması Haçlılar tarafından yakıldıktan sonra Umur Bey, komşuları Menteşeo ulları, Saruhano ulları, Karasıo ulları'ndan tedarik edebildi i gemilerle acele yeni bir donanmaya sahip olmuştu. Bu donanmayla Gelibolu yarımadasına çıktı, Vardar vadisini taradı. Bulgar kuvvetlerini yok etti. Batı Anadolu Türk Beylikleri, yani Osmano ulları, Aydıno ulları, Menteşeo ulları, Saruhano ulları ve Karasıo ulları, müttefiken takibine muvaffak oldukları siyaset yüzünden büyük başarı kazanmışlardır. Bunlardan Osmano ulları'nın donanmaları yoktu; ancak 1345'ten sonra Karasıo ulları'nın pek de ehemmiyet arz etmeyen deniz kuvvetlerine sahip oldular. Fakat Aydın ve Menteşe donanmaları çok güçlüydü ve Ege Denizi'ne hâkimdi.
Ankara Savaşı'nda (1402) Osmanlıları ma lûp eden Tîmûr tarafından, ülkelerin kendilerine iade edilen beylikler arasında Aydıno ulları da bulunuyordu. Bu devrede en çok Cüneyd Bey (1405-1426) faaliyetleri ile dikkati çekmektedir. Cüneyd Bey fetret devrinde Osmanlı şehzâdeleri arasında saltanat mücadelelerine katıldı. Onun bu davranışı beyli in sonunu hazırlayan sebeplerden biri oldu. Neticede Osmanlı sultanı II. Murad'ın gönderdi i bir ordu Aydıno ulları Beyli i'ni ortadan kaldırdı (1426).
Aydıno ullarından bazı sanat eserleri, zamanımıza kadar mevcudiyetlerini korumuştur. Bunlardan en önemlileri Mehmed Bey'in yaptırdı ı Birgi'deki Ulu Câmii ile Selçuk'ta 1374'de yapılan ısâ Bey Câmii'dir.
XV. asırda şair Enverî tarafından "Düstûr-Nâme"de hayatı destanlaştırılmış bir şiir diliyle anlatılan Gazi Umur Bey, Türk teşebbüs ve kabiliyetinin mükemmel örneklerinden biridir.ızmir, 1076'da Türkiye devletinin kurucusu Anadolu Fâtihi I. Süleyman şâh tarafından feşedilmişti. Çaka Bey'e verilen ızmir, bu Türk beyinin büyük deniz proje ve teşebbüslerine sahne oldu. Umur Bey, 2,5 asır sonra bu proje ve teşebbüsleri tekrar ele almıştır. Bizans, 1097'de ızmir'i de ıznik ve Batı Anadolu gibi Türkler'den geri aldı. şu halde ızmir'de ilk Türk hâkimiyeti, ancak 21 yıl sürmüştür. ışte Aydıno lu Umur Bey, 1320'de ızmir'i tekrar feşetmiştir. şu suretle 223 yıl daha ızmir, Hıristiyanlarda kalmıştır.
28 ekim 1344'te, bütün Avrupa devletlerinin birlikleri tarafından desteklenen Rodos'taki Saint-Jean şövalyeleri, ızmir'i bastı; Aydıno ulları'nın tersane ve donanmalarını yaktı. Liman, şövalyelerin eline geçti. Fakat yukarı kale, Türkler'in elinde kaldı. Bu suretle şehir, "Müslüman ızmir" ve "Gâvur ızmir" diye ikiye bölündü ve 1403'ün ilk günlerinde Timur'un, şövalyeleri kovmasına kadar tam 59 yıl bu vaziyet devam etti.
Umur Bey, Avrupa siyaset âlemine faal bir şekilde iştirak etti. 1328-29'da, yanında Cüneyd Bey'in babası ıbrahim Bahâdır Bey oldu u halde, Bozca Ada'ya çıktı. 1330'da Gelibolu yarımadasına ayak bastı. 1332'de 75 gemisi ile Semadirek adasını bastı ve Batı Trakya'da Gümülcine'ye asker çıkardı. Gene aynı yıl, 250 parçalık büyük bir donanma ile Adalar, A rıboz ve Yunanistan'a asker çıkardı ve ilk defa Ege denizini do udan batıya geçmiş, Yunan karasında, Attika'ya ayak basmış oldu. 1333'te 170 parça donanma ile Mora'ya çıktı. 1333'te Saruhano lu Süleyman Bey'le müttefiken Yunanistan'a ve Mora'ya sefer yaptı. 1336'da Foça'da ımparator Kantakuzinos'la buluştu. 1338'de tekrar Yunanistan'a ve Ege Adaları'na sefer yaptı. 1339'da Eflâk yani Romanya seferine çıktı ve bu suretle Balkanlar'ın kuzeyine kadar erişti. 1342'de Girit ve Kıbrıs sahillerini vurdu. 1345'te Makedonya'ya asker çıkardı; bu seferde, müttefiki Saruhano lu Süleyman Bey, şehit düştü.
Osmano ulları, Süleyman Paşa ile kardeşi I. Murad, şehit Aydıno lu Umur Bey'le şehit Saruhano lu Süleyman Bey'in izlerini adım adım takip etmişler ve onların teşebbüslerini taçlandırmışlardır. Bulgaristan krallı ı ile başa çıkmaktan âciz kalan Bizans imparatoru ıoannis Kantakuzinos, Umur Bey'den imdat istemişti. Umur Bey, 32 harp gemisi ve 29.000 askerle Avrupa kıt'asına ayak bastı. Dimetoka'yı Bulgarlar'dan alıp müttefiki ımparator'a verdi. Ertesi yıl, 1342'de ımparator, rakibi Paleologoslar'a karşı tekrar Umur Bey'den yardım istedi ve bu suretle Türk hükümdarını, Bizans'ın dahilî işlerine karıştırmış oldu. Aydıno lu, Rumeli'ne geçip ımparator'a istedi i yardımı yaptı. Bunlar, Müslüman Türkler'in Rumeli'ne ilk ayak basışlarını teşkil eder.
1348'de, Gâvur ızmir'i şövalyeler'den geri almak isteyen Umur Bey, kalenin önünde düşman tarafından şehîd edildi. Onun şehâdeti, Rumeli'ndeki projelerini yarıda bıraktı. Bıraktı ı yerden, Osmano lu şehzade Süleyman Paşa devam etmiştir. Daha 1344'te ımparator, tekrar Umur Bey'den yardım istedi i zaman, Aydıno lu, ızmir meslesiyle u raşmakta oldu undan, müttefiki ımparator'a Osmano lu Orhan Gazi'ye baş vurmasını tavsiye etmişti. Donanması Haçlılar tarafından yakıldıktan sonra Umur Bey, komşuları Menteşeo ulları, Saruhano ulları, Karasıo ulları'ndan tedarik edebildi i gemilerle acele yeni bir donanmaya sahip olmuştu. Bu donanmayla Gelibolu yarımadasına çıktı, Vardar vadisini taradı. Bulgar kuvvetlerini yok etti. Batı Anadolu Türk Beylikleri, yani Osmano ulları, Aydıno ulları, Menteşeo ulları, Saruhano ulları ve Karasıo ulları, müttefiken takibine muvaffak oldukları siyaset yüzünden büyük başarı kazanmışlardır. Bunlardan Osmano ulları'nın donanmaları yoktu; ancak 1345'ten sonra Karasıo ulları'nın pek de ehemmiyet arz etmeyen deniz kuvvetlerine sahip oldular. Fakat Aydın ve Menteşe donanmaları çok güçlüydü ve Ege Denizi'ne hâkimdi.
Ankara Savaşı'nda (1402) Osmanlıları ma lûp eden Tîmûr tarafından, ülkelerin kendilerine iade edilen beylikler arasında Aydıno ulları da bulunuyordu. Bu devrede en çok Cüneyd Bey (1405-1426) faaliyetleri ile dikkati çekmektedir. Cüneyd Bey fetret devrinde Osmanlı şehzâdeleri arasında saltanat mücadelelerine katıldı. Onun bu davranışı beyli in sonunu hazırlayan sebeplerden biri oldu. Neticede Osmanlı sultanı II. Murad'ın gönderdi i bir ordu Aydıno ulları Beyli i'ni ortadan kaldırdı (1426).
Aydıno ullarından bazı sanat eserleri, zamanımıza kadar mevcudiyetlerini korumuştur. Bunlardan en önemlileri Mehmed Bey'in yaptırdı ı Birgi'deki Ulu Câmii ile Selçuk'ta 1374'de yapılan ısâ Bey Câmii'dir.
Hamidoğulları Beyliği
Beyli in sınırları içinde E ridir, Uluborlu, Yalvaç, Isparta, Burdur ve Antalya bulunuyordu. Beyli in kurucusu, Feleküddin Dündar Bey'dir ve büyükbabasının adını beyli e vermiştir. Kuruluş yıllarında Anadolu Selçukluları tarafından Bizans sınırına yerleştirildiler. Dündar Bey, hükmü gittikçe zayıflayan anadolu Selçuklularının son zamanlarında, beyli i Göller Bölgesi'nde kurdu (1300) ve Uluborlu'yu merkez yaptı. Sonradan merkezini E ridir'e nakletti. Adı, îmar edildikten sonra Felekâbâd olarak de iştirildi. Dündar Bey, beyli in sınırlarını yavaş yavaş genişleterek Gölhisar, Korkuteli ve Antalya'yı idaresine aldı. Antalya çevresini, kardeşi Yunus Bey'e verdi ve böylece beylik, E ridir ve Antalya (Tekeo ulları) olmak üzere iki kola ayrıldı. Beyli in faal kurucusu Dündar Bey, çevresindeki Anadolu beyliklerinin bir kısmı üzerinde hâkimiyet tesis etti. ılhanlılarla olan ba larını kuvvetlendirmek için, Anadolu'ya gelen Emîr Çoban'a tâbi oldu unu bildirdi (1314). Fakat, daha sonra Emîr Çoban'ın o lu Demirtaş, Anadolu'daki bazı beyleri ortadan kaldırmak için savaşa başladı ve bu arada Dündar Bey'i yakaladı ve öldürdü. Antalya civarını, bu olaya kendisine yardımcı olan Yunusbeyo lu Mahmud'a bıraktı (1324). Dündar Bey'in ölümünden sonra bir süre sessiz kalan o ullarından Hızır Bey ortaya çıktı. Babasından alınan bir kısım yerleri ele geçirdi. Mısır'daki di er o lu ıshak Çelebi, Anadolu'ya gelerek idareyi eline aldı (1328 ). ıshak Bey'in ölümünden sonra yerine kardeşi Mehmed Bey'in o lu Muzafferüddin Mustafa Bey geçti. Mustafa Bey'in ölümüyle de yerini Hüsameddin ılyas Bey aldı. Komşularından Karamano lu Alâüddin Bey'le savaştı. Ma lup olarak, Germiyano lu Süleyman şah'a sı ındı. Sonra da onun yardımıyla, kaybetti i yerleri aldı. Ölümünden sonra beyli in başına o lu Kemalüddin Hüseyin Bey geçti. Karamano ulları'nın saldırılarından yılarak Beyşehir, Seydişehir, Akşehir, Yalvaç ve Karaa aç'ı Osmanlı padişahı Murad Hüdâvendigâr'a seksen bin altına sattı (1374). Kendine de Isparta ve E ridir'i bıraktı. Birinci Kosova Savaşında Osmanlılar'a yardım için o lu Mustafa Bey'le bir ordu gönderdi.
Hamido ullarının Antalya bölgesinde, Yunus Bey'den sonra yerine Mahmud Bey geçti. Mahmud Bey, ılhanlılar'dan Demirtaş Bey'le beraber Mısır'a gitti ve orada hapsedildi (1327). Beyli in idaresini kardeşi, Korkuteli emîri Sinâüddin Hızır Bey eline aldı. Hızır Bey, hasta oldu undan yerine Dadı Bey geçti. Daha sonra idareyi Küçük Mehmed Bey aldı. Kıbrıs kralı Petro'nun işgaline u rayan (1361) Antalya'yı, onbir yıl sonra yeniden ele geçirdi. Mahmud Bey'in ölümünden sonra idareyi Osman Bey eline aldı. Yıldırım Bayezid, Antalya ve Teke ilini aldıktan sonra bölgeyi o lu ısa Çelebi'ye sancak olarak verdi. Ankara Savaşı'ndan (1402) sonra Osman Bey, Antalya ve ıstanos'u (Korkuteli) yeniden geri aldı ve Timur 'un hâkimiyetini tanıdı. Korkuteli'ni beyli in merkezi yaptı. II. Murad Han'ın ilk zamanlarındaki hükümet buhranından faydalanmak isteyen Hamido lu Osman Bey, Karamano lu Mahmed II ile Antalya'yı almak istedi. Bu iş birli ini haber alan Antalya sancakbeyi Hamza Bey, âniden Korkuteli üzerine baskın yaparak Osman Bey'i öldürdü (1493). Bir süre Antalya emîri Yunus Bey'in kölesi Zekeriya'nın elinde kalan Hamido ullarının Antalya kolu da bu tarihte sona erdi.
Beyli in sınırları içinde E ridir, Uluborlu, Yalvaç, Isparta, Burdur ve Antalya bulunuyordu. Beyli in kurucusu, Feleküddin Dündar Bey'dir ve büyükbabasının adını beyli e vermiştir. Kuruluş yıllarında Anadolu Selçukluları tarafından Bizans sınırına yerleştirildiler. Dündar Bey, hükmü gittikçe zayıflayan anadolu Selçuklularının son zamanlarında, beyli i Göller Bölgesi'nde kurdu (1300) ve Uluborlu'yu merkez yaptı. Sonradan merkezini E ridir'e nakletti. Adı, îmar edildikten sonra Felekâbâd olarak de iştirildi. Dündar Bey, beyli in sınırlarını yavaş yavaş genişleterek Gölhisar, Korkuteli ve Antalya'yı idaresine aldı. Antalya çevresini, kardeşi Yunus Bey'e verdi ve böylece beylik, E ridir ve Antalya (Tekeo ulları) olmak üzere iki kola ayrıldı. Beyli in faal kurucusu Dündar Bey, çevresindeki Anadolu beyliklerinin bir kısmı üzerinde hâkimiyet tesis etti. ılhanlılarla olan ba larını kuvvetlendirmek için, Anadolu'ya gelen Emîr Çoban'a tâbi oldu unu bildirdi (1314). Fakat, daha sonra Emîr Çoban'ın o lu Demirtaş, Anadolu'daki bazı beyleri ortadan kaldırmak için savaşa başladı ve bu arada Dündar Bey'i yakaladı ve öldürdü. Antalya civarını, bu olaya kendisine yardımcı olan Yunusbeyo lu Mahmud'a bıraktı (1324). Dündar Bey'in ölümünden sonra bir süre sessiz kalan o ullarından Hızır Bey ortaya çıktı. Babasından alınan bir kısım yerleri ele geçirdi. Mısır'daki di er o lu ıshak Çelebi, Anadolu'ya gelerek idareyi eline aldı (1328 ). ıshak Bey'in ölümünden sonra yerine kardeşi Mehmed Bey'in o lu Muzafferüddin Mustafa Bey geçti. Mustafa Bey'in ölümüyle de yerini Hüsameddin ılyas Bey aldı. Komşularından Karamano lu Alâüddin Bey'le savaştı. Ma lup olarak, Germiyano lu Süleyman şah'a sı ındı. Sonra da onun yardımıyla, kaybetti i yerleri aldı. Ölümünden sonra beyli in başına o lu Kemalüddin Hüseyin Bey geçti. Karamano ulları'nın saldırılarından yılarak Beyşehir, Seydişehir, Akşehir, Yalvaç ve Karaa aç'ı Osmanlı padişahı Murad Hüdâvendigâr'a seksen bin altına sattı (1374). Kendine de Isparta ve E ridir'i bıraktı. Birinci Kosova Savaşında Osmanlılar'a yardım için o lu Mustafa Bey'le bir ordu gönderdi.
Hamido ullarının Antalya bölgesinde, Yunus Bey'den sonra yerine Mahmud Bey geçti. Mahmud Bey, ılhanlılar'dan Demirtaş Bey'le beraber Mısır'a gitti ve orada hapsedildi (1327). Beyli in idaresini kardeşi, Korkuteli emîri Sinâüddin Hızır Bey eline aldı. Hızır Bey, hasta oldu undan yerine Dadı Bey geçti. Daha sonra idareyi Küçük Mehmed Bey aldı. Kıbrıs kralı Petro'nun işgaline u rayan (1361) Antalya'yı, onbir yıl sonra yeniden ele geçirdi. Mahmud Bey'in ölümünden sonra idareyi Osman Bey eline aldı. Yıldırım Bayezid, Antalya ve Teke ilini aldıktan sonra bölgeyi o lu ısa Çelebi'ye sancak olarak verdi. Ankara Savaşı'ndan (1402) sonra Osman Bey, Antalya ve ıstanos'u (Korkuteli) yeniden geri aldı ve Timur 'un hâkimiyetini tanıdı. Korkuteli'ni beyli in merkezi yaptı. II. Murad Han'ın ilk zamanlarındaki hükümet buhranından faydalanmak isteyen Hamido lu Osman Bey, Karamano lu Mahmed II ile Antalya'yı almak istedi. Bu iş birli ini haber alan Antalya sancakbeyi Hamza Bey, âniden Korkuteli üzerine baskın yaparak Osman Bey'i öldürdü (1493). Bir süre Antalya emîri Yunus Bey'in kölesi Zekeriya'nın elinde kalan Hamido ullarının Antalya kolu da bu tarihte sona erdi.
Germiyanoğulları Beyliği
Batı Anadolu Türkmen hânedanlarından biri (1260-1429). Selçuklu Türkiyesi'nde, Bizans sınırının güney kesiminden sorumlu, büyük uc beyi (emîr-i kebîr = duka) idiler (kuzey kesiminde bu görevi Çobano uları yapıyordu). Do uda Karaman, güneyde Hamîd, kuzeyde Osmanlı, batıda Karasi, Saruhan, Aydın ve Menteşe beylikleri ile çevrili olan Germiyano ulları, Karaman hariç, bu beyliklerin hepsinin başı idi. 1300'de Osmano ulları, uc beyli inden, büyük uc beyli ine yükselip, Germiyan nüfuzundan kurtuldular. Germiyano ulları'nın, Ege'ye do ru Bizans topraklarını feşetmekle görevlendirdikleri uc beyleri (Karasi, Saruhan, Aydın, Menteşe) de Germiyan nüfuzundan çıktılar. Avşar boyundan olmaları muhtemel ve sünnî-hanefî olan Germiyano ulları, Aydıno ulları üzerindeki üstünlüklerini 1328'e kadar devam ettirdiler. Bugünkü Kütahya, Uşak, Denizli ve Afyon illeri üzerindeki beylik, 44 000 km2 kadardı. 1360'a do ru 37 000 km2'ye düşmüştü. Taht şehirleri (başkentleri) Kütahya'yı 1378'de Osmanlı'ya verip daha da küçüldüler. Nihayet 1390'da, tamamen bir sancak şeklinde Osmanlı Devletine katıldılar. Ancak 1402'de Ankara bozgunundan sonra, Germiyan beyli i tekrar kuruldu. Taht şehirleri, Kula'dan gene Kütahya'ya getirildi. 1414'te Osmanlı'ya tâbi oldular. Altıncı ve sonuncu Germiyano lu II. Yakup Bey (1387-1390 + 1402-1429), 12 yıl Timur'un yanında yaşamıştı. Yıldırım Bayezid'in kayınbiraderi idi. O lu olmasına ra men, ölümünde ülkesini Osmanlı Devletine vasiyet etti. Vasiyeti yerine getirildi. 1429 şubatında kütahya'ya bir Osmanlı sancak beyi gönderildi. Germiyan tahtı denen Kütahya, 1451'de Ankara yerine büyük Anadolu Eyaletinin merkezi (beylerbeyi tahtı) oldu ve bu durumu XIX. asra kadar devam etti.
Germiyano ulları zamanında Kütahya sarayı, ünlü şair ve bilginlerin bulundu u canlı bir kültür merkezi idi (Bahâ Ali, şeyho lu Mustafa, ıshak Fakîh, Ahmedî ve kardeşi Hamzevî, Ahmed-i Dâî, şeyhî vs.). Germiyano ulları hânedanı, zamanımıza kadar gelmiştir. II. Abdülhamid Han'ın sadrazamlarından Abdurrahman Nureddin Paşa, VI. Mehmed Vahideddin Han'ın bir damadı bu hânedandandır.
Germiyano ulları'ndan beş bey, 1276-1368 arasında, Kütahya'ya tâbi olarak, DEnizli'de beylik yapmışlardır. Bunlara ınanço ulları veya Denizli Beyleri denir. 1368'de Denizli, asıl Germiyan beyli ine katılmış ve 1390'da bir Osmanlı sanca ı olmuştur.
Batı Anadolu Türkmen hânedanlarından biri (1260-1429). Selçuklu Türkiyesi'nde, Bizans sınırının güney kesiminden sorumlu, büyük uc beyi (emîr-i kebîr = duka) idiler (kuzey kesiminde bu görevi Çobano uları yapıyordu). Do uda Karaman, güneyde Hamîd, kuzeyde Osmanlı, batıda Karasi, Saruhan, Aydın ve Menteşe beylikleri ile çevrili olan Germiyano ulları, Karaman hariç, bu beyliklerin hepsinin başı idi. 1300'de Osmano ulları, uc beyli inden, büyük uc beyli ine yükselip, Germiyan nüfuzundan kurtuldular. Germiyano ulları'nın, Ege'ye do ru Bizans topraklarını feşetmekle görevlendirdikleri uc beyleri (Karasi, Saruhan, Aydın, Menteşe) de Germiyan nüfuzundan çıktılar. Avşar boyundan olmaları muhtemel ve sünnî-hanefî olan Germiyano ulları, Aydıno ulları üzerindeki üstünlüklerini 1328'e kadar devam ettirdiler. Bugünkü Kütahya, Uşak, Denizli ve Afyon illeri üzerindeki beylik, 44 000 km2 kadardı. 1360'a do ru 37 000 km2'ye düşmüştü. Taht şehirleri (başkentleri) Kütahya'yı 1378'de Osmanlı'ya verip daha da küçüldüler. Nihayet 1390'da, tamamen bir sancak şeklinde Osmanlı Devletine katıldılar. Ancak 1402'de Ankara bozgunundan sonra, Germiyan beyli i tekrar kuruldu. Taht şehirleri, Kula'dan gene Kütahya'ya getirildi. 1414'te Osmanlı'ya tâbi oldular. Altıncı ve sonuncu Germiyano lu II. Yakup Bey (1387-1390 + 1402-1429), 12 yıl Timur'un yanında yaşamıştı. Yıldırım Bayezid'in kayınbiraderi idi. O lu olmasına ra men, ölümünde ülkesini Osmanlı Devletine vasiyet etti. Vasiyeti yerine getirildi. 1429 şubatında kütahya'ya bir Osmanlı sancak beyi gönderildi. Germiyan tahtı denen Kütahya, 1451'de Ankara yerine büyük Anadolu Eyaletinin merkezi (beylerbeyi tahtı) oldu ve bu durumu XIX. asra kadar devam etti.
Germiyano ulları zamanında Kütahya sarayı, ünlü şair ve bilginlerin bulundu u canlı bir kültür merkezi idi (Bahâ Ali, şeyho lu Mustafa, ıshak Fakîh, Ahmedî ve kardeşi Hamzevî, Ahmed-i Dâî, şeyhî vs.). Germiyano ulları hânedanı, zamanımıza kadar gelmiştir. II. Abdülhamid Han'ın sadrazamlarından Abdurrahman Nureddin Paşa, VI. Mehmed Vahideddin Han'ın bir damadı bu hânedandandır.
Germiyano ulları'ndan beş bey, 1276-1368 arasında, Kütahya'ya tâbi olarak, DEnizli'de beylik yapmışlardır. Bunlara ınanço ulları veya Denizli Beyleri denir. 1368'de Denizli, asıl Germiyan beyli ine katılmış ve 1390'da bir Osmanlı sanca ı olmuştur.
Candaroğulları (ısfendiyaroğulları) Beyliği
Beyli in kurucusu Demir Yaman Candar Bey, O uzların Kayı boyundandır. Beyli in 8. beyi ısfendiyar Bey'den sonra (1392'den itibaren) itibaren hanedan ısfendiyaro ulları olarak anılmıştır. Beyli in asıl adı Cândâro ulları Beyli i'dir. Fakat sonradan hanedana son hükümdarlarına göre Kızıl-Ahmedlular diyen tarihçiler de vardır.
Candaro ulları, devamlılık ve Osmanlılar'la son derece sıkı münasebetleri bakımından mühim bir beylik kurmuşlardır.1291-1461 arasında 170 yıl sürmüştür. Karamano ulları'ndan sonra, Dulkadıro ulları ile beraber en devamlı Türkmen beyli i Candarlılar'dır. 1308'e kadar Selçuklular'a, 1335'e kadar ılhanlılar'a tabî olan Candaro ulları, bu tarihten 1383'e kadar 49 yıl istiklâl kazanmışlar, 1383'te Osmano lu I. Murad'a tabî olmuşlardır. 1392'den 1402 ye kadar 10 yıl, alelade Osmanlı valisi durumuna düşmüşler, Ankara felâketinden sonra tekrar istiklâl kazanmışlar, fakat 1413'te tekrar Osmanlı tâbiiyetine girmişler, 1417'de ve sonraki yıllarda bu tâbiiyet ba ları gittikçe artmıştır.
1459-1461 arasında gene Osmanlı valisi vaziyetinde kalmışlardır. Osmano ulları ile Candaro ulları'nın kanı o derece karışmıştır ki, Candaro ulları, nadiren Osmanlılar'a muhalif bir siyaset takip edebilmişler, ekseriya onlarla müttefiken hareket etmişler, birçok Candaro lu do rudan do ruya Osmanlı hizmetine girmiştir.
Beylik, Kastamonu, Sinop, Samsun, Çankırı, Zonguldak vilayetlerinde hüküm sürüyordu. Osmanlı sarayı ile sıkı bir akrabalık ba ı kurmuşlardı. 1461'de Osmanlı Devleti'ne ba landı.Türkiye Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddîn Mes'ûd, taht mücâdeleleri sırasında Çobano ullarının karıştı ı bir savaşta esir düşmüş, fakat sonra kurtarılmıştı (1292). Sultan Mes'ûd, kurtarılması sırasında yararlı ı görülen şemseddîn Demir Yaman Candâr'a Kastamonu ve havalisini vermiş ve böylece bu beyli i kurulmuştu.
Ama bu hibe işe yaramadı çünkü bu sırada Çobano ullarından Hüsâmeddîn Bey Kastamonu'yu elinde bulunduruyordu. şemseddîn Yaman Candâr'ın yerine geçen o lu Süleymân Paşa âni bir baskınla Kastamonu'ya sahip oldu. Daha sonra Sinop şehri de Candaro ulları topraklarına ilhak edildi (1322). Bir süre sonra taht mücadelesi sebebiyle beyli in ikiye ayrıldı ını görüyoruz. Osmanlıların yardımı ile Süleymân-şâh 1384'den itibaren Kastamonu'ya hâkim olmuş, rakibi Celâleddîn Bayezid ise Sinop'a çekilmek zorunda kalmıştı. II. Süleymân-şâh Osmanlılar ile dost geçindiyse de, bu dostluk Yıldırım Bayezid'in ilk yıllarına kadar devam etmiştir.
Yıldırım Bayezid, Anadolu'daki Türk birli ini sa lama yolundaki çalışmaları sırasında Candaro ulları topraklarına sahip olmuş, fakat Sinop'ta Candao ulları Beyli ini devam ettirmiştir. ısfendiyar Bey Ankara savaşından (1402) sonra Timur'un hâkimiyetini tanıdı. Bunun karşılı ında da eski Candaro ulları toprakları kendisine verildi, böylece Kastamonu'ya yeniden hâkim oldu.
Osmanlı şehzâdeleri arasındaki saltanat mücadelesi sırasında, tedbirli bir politika takip ederek, her defasında bu şehzâdelerden birisini destekledi. Bu mücadele sonunda duruma hâkim olan Çelebi Mehmed ile dost geçindi. Çelebi Mehmed'e Karaman ve Eflak seferlerinde o lu Kasım Bey idaresinde yardımcı kuvvet verdi (1417).Fakat Kasım Bey geri dönmeyerek Çelebi Mehmed'den Candaro ullarına ait bazı yerlerin kendisine verilmesini istedi. Neticede Kasım Bey bu arzusuna kavuşmuş, ısfendiyar Bey de Osmanlılara tâbi olmuştu. Ancak Sultan II. Murad Osmanlı tahtına çıktı ı zaman (1421) meydana gelen karışıklıklardan istifade eden ısfendiyar Bey oldu ve Kasım Bey'in elindeki toprakları ele geçirdi.II. Murad, şehzâde isyanları bastırıp duruma hâkim olduktan sonra ısfendiyar Bey üzerine yürüdü. ısfendiyar Bey yeniden Osmanlılara tâbi oldu (1423-4) ve bundan sonra da onlarla dost geçindi.
Candaro ulları Beyli i Fatih Sultan Mehmed devrine kadar varlı ını sürdürdü. Fatih Trabzon seferi dönüşünde Kastamonu ve Sinop Osmanlı topraklarına katılarak Candaro ulları Beyli i'ne son verildi (1462).Candaro ulları beyleri çeşitli eserlerle ülkelerini imâr etmişlerdi. Bu devreden Kastamonu'da ıbn Neccâr Câmii ve altı yapıdan ibaret bir külliye olan ısmail Bey ımâreti en önemli eserler olarak göze çarpmaktadır. Candaro ulları beyleri sanat adamlarını da himaye etmişler ve kendi adlarına çeşitli Türkçe eserler yazdırmışlardır. Candarlılardan ısmail Bey (1443-1461) "Hulviyât-ı şâhî" isminde büyük bir eser yazmıştır.
Beyli in kurucusu Demir Yaman Candar Bey, O uzların Kayı boyundandır. Beyli in 8. beyi ısfendiyar Bey'den sonra (1392'den itibaren) itibaren hanedan ısfendiyaro ulları olarak anılmıştır. Beyli in asıl adı Cândâro ulları Beyli i'dir. Fakat sonradan hanedana son hükümdarlarına göre Kızıl-Ahmedlular diyen tarihçiler de vardır.
Candaro ulları, devamlılık ve Osmanlılar'la son derece sıkı münasebetleri bakımından mühim bir beylik kurmuşlardır.1291-1461 arasında 170 yıl sürmüştür. Karamano ulları'ndan sonra, Dulkadıro ulları ile beraber en devamlı Türkmen beyli i Candarlılar'dır. 1308'e kadar Selçuklular'a, 1335'e kadar ılhanlılar'a tabî olan Candaro ulları, bu tarihten 1383'e kadar 49 yıl istiklâl kazanmışlar, 1383'te Osmano lu I. Murad'a tabî olmuşlardır. 1392'den 1402 ye kadar 10 yıl, alelade Osmanlı valisi durumuna düşmüşler, Ankara felâketinden sonra tekrar istiklâl kazanmışlar, fakat 1413'te tekrar Osmanlı tâbiiyetine girmişler, 1417'de ve sonraki yıllarda bu tâbiiyet ba ları gittikçe artmıştır.
1459-1461 arasında gene Osmanlı valisi vaziyetinde kalmışlardır. Osmano ulları ile Candaro ulları'nın kanı o derece karışmıştır ki, Candaro ulları, nadiren Osmanlılar'a muhalif bir siyaset takip edebilmişler, ekseriya onlarla müttefiken hareket etmişler, birçok Candaro lu do rudan do ruya Osmanlı hizmetine girmiştir.
Beylik, Kastamonu, Sinop, Samsun, Çankırı, Zonguldak vilayetlerinde hüküm sürüyordu. Osmanlı sarayı ile sıkı bir akrabalık ba ı kurmuşlardı. 1461'de Osmanlı Devleti'ne ba landı.Türkiye Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddîn Mes'ûd, taht mücâdeleleri sırasında Çobano ullarının karıştı ı bir savaşta esir düşmüş, fakat sonra kurtarılmıştı (1292). Sultan Mes'ûd, kurtarılması sırasında yararlı ı görülen şemseddîn Demir Yaman Candâr'a Kastamonu ve havalisini vermiş ve böylece bu beyli i kurulmuştu.
Ama bu hibe işe yaramadı çünkü bu sırada Çobano ullarından Hüsâmeddîn Bey Kastamonu'yu elinde bulunduruyordu. şemseddîn Yaman Candâr'ın yerine geçen o lu Süleymân Paşa âni bir baskınla Kastamonu'ya sahip oldu. Daha sonra Sinop şehri de Candaro ulları topraklarına ilhak edildi (1322). Bir süre sonra taht mücadelesi sebebiyle beyli in ikiye ayrıldı ını görüyoruz. Osmanlıların yardımı ile Süleymân-şâh 1384'den itibaren Kastamonu'ya hâkim olmuş, rakibi Celâleddîn Bayezid ise Sinop'a çekilmek zorunda kalmıştı. II. Süleymân-şâh Osmanlılar ile dost geçindiyse de, bu dostluk Yıldırım Bayezid'in ilk yıllarına kadar devam etmiştir.
Yıldırım Bayezid, Anadolu'daki Türk birli ini sa lama yolundaki çalışmaları sırasında Candaro ulları topraklarına sahip olmuş, fakat Sinop'ta Candao ulları Beyli ini devam ettirmiştir. ısfendiyar Bey Ankara savaşından (1402) sonra Timur'un hâkimiyetini tanıdı. Bunun karşılı ında da eski Candaro ulları toprakları kendisine verildi, böylece Kastamonu'ya yeniden hâkim oldu.
Osmanlı şehzâdeleri arasındaki saltanat mücadelesi sırasında, tedbirli bir politika takip ederek, her defasında bu şehzâdelerden birisini destekledi. Bu mücadele sonunda duruma hâkim olan Çelebi Mehmed ile dost geçindi. Çelebi Mehmed'e Karaman ve Eflak seferlerinde o lu Kasım Bey idaresinde yardımcı kuvvet verdi (1417).Fakat Kasım Bey geri dönmeyerek Çelebi Mehmed'den Candaro ullarına ait bazı yerlerin kendisine verilmesini istedi. Neticede Kasım Bey bu arzusuna kavuşmuş, ısfendiyar Bey de Osmanlılara tâbi olmuştu. Ancak Sultan II. Murad Osmanlı tahtına çıktı ı zaman (1421) meydana gelen karışıklıklardan istifade eden ısfendiyar Bey oldu ve Kasım Bey'in elindeki toprakları ele geçirdi.II. Murad, şehzâde isyanları bastırıp duruma hâkim olduktan sonra ısfendiyar Bey üzerine yürüdü. ısfendiyar Bey yeniden Osmanlılara tâbi oldu (1423-4) ve bundan sonra da onlarla dost geçindi.
Candaro ulları Beyli i Fatih Sultan Mehmed devrine kadar varlı ını sürdürdü. Fatih Trabzon seferi dönüşünde Kastamonu ve Sinop Osmanlı topraklarına katılarak Candaro ulları Beyli i'ne son verildi (1462).Candaro ulları beyleri çeşitli eserlerle ülkelerini imâr etmişlerdi. Bu devreden Kastamonu'da ıbn Neccâr Câmii ve altı yapıdan ibaret bir külliye olan ısmail Bey ımâreti en önemli eserler olarak göze çarpmaktadır. Candaro ulları beyleri sanat adamlarını da himaye etmişler ve kendi adlarına çeşitli Türkçe eserler yazdırmışlardır. Candarlılardan ısmail Bey (1443-1461) "Hulviyât-ı şâhî" isminde büyük bir eser yazmıştır.
Menteşeoğulları Beyliği
Selçukluların uç beyli i olarak Menteşe Bey tarafından 1300'de kuruldu. Mu la, Kaş, Fenike, Bozdo an, Çine, Tavas, Çameli, Acıpayam, ile Aydın ve Denizli illerinin güneyinde hüküm sürdü.Menteşeo ulları Beyli i'nin, E e Denizi'nde kuvvetli bir donanması vardı. Selçuko ullarına ve ılhanlılara tabi oldu, fakat Osmanlılarla mücadele edemeyerek 1424'de bir Osmanlı eyaleti haline geldi.
Menteşe Beyli i'ni deniz yoluyla bu havaliye gelen ve içeri do ru girerek sahil ile Denizli arasına yerleşen Türkmenler kurmuşlardı. Mu la vilayeti (Karia) 1261'den sonra sahilden itibaren Türklerin akınlarıyla karşılaştı. Menteşe idaresindeki Türkler 1282'de Güzelhisar ile Sultanhisar'ı zabtetmişlerdi. ılhanlı hüküdarı Geyhütû 1291'de Karaman, Eşref ve Menteşo ullarına karşı bir tedîb seferi düzenlemişti. Daha sonra Türkler Karia'ya tamamen hâkim oldular.
Bu beyli in emîrlerinden Mes'ûd Bey 1300'de Rodos adasının önemli bir kısmını elde etmişse de, Hospitaliers şövalyeleri adaya tamamen hâkim olmayı başarmışlardı (1308 ). Mes'ûd Bey'in adayı geri almak için girişti i çabalar ise sonuçsuz kaldı. şücâeddîn Orhan Bey'in 1320 yılından itibaren şövalyelerden Rodos'u almak için girişti i mücadelelerde muvaffak olamadı.Venedikliler kendilerine karşı harekâta hazırlanın ıbrâhîm Bey'i donanmaları ile tehdit etmişler ve 1352-55 yılları arasında Girid Dukası vasıtasıyla yapılan bir anlaşma sonucu silâhsızlaşmaya zorlanmışlardı.
ıbrâhîm Bey'in 1360 yıllarından önce öldü ü tahmin ediliyor. Onun ölümünden sonra üç o lu da beyli in bir parçasında hüküm sürmeye başladılar. Gazî unvanı ile anılan Ahmed Bey'in Rodos'la Kıbrıs arasında sefer yapan gemilere karşı harekâtı üzerine (1365'de Kıbrıs) donanması Aydın ve Menteşe sahillerini tehdit etmiş, fakat Venediklilerin araya girmesiyle barış yapılmıştı.Daha sonra Sultan Yıldırım Bayezid, Menteşe sahillerini Balat'a kadar zabtetti. Di er yerlerde hüküm sürme e devam etti i anlaşılan Ahmed Gazî 793/1391 yılında öldü. Ondan sonra beyli in başına geçen Mehmed Bey, Osmanlıların yeni bir hareketi karşısında, Candaro lu ısfendiyar Bey'in yanına kaçmıştı. Bu suretle Menteşe toprakları Osmanlılar tarafından zabtedildi.
Menteşe Bey, Elbistan Bey'in o lu ve Kuru (veya Kara) Bey'in torunudur. Yerine o lu Mesud Bey geçmiştir. Kızı, Aydın Fâtihi şaşa Bey'le evlenmiş, di er o lu Kirman Bey, Finike beyi olmuştur. Kirman Bey'in o lu Zevan Bey'dir. Mesud Bey'in yerine o lu Orhan Bey geçmiştir. Di er o lu ıbrahim Bey'dir. Orhan Bey'in yerine o lu ıbrahim Bey tahta oturmuş, kızı, Aydıno lu Süleyman şâh Bey'le evlenmiştir. ıbrahim Bey'den sonra büyük o lu Mehmed Bey hükümdar olmuştur. Bu zat, başkenti Beçin'den Balat'a BibBiiiiiibürmüştür. Kardeşi Ahmed Bey, Beçin beyi olmuştur. Di er kardeş de 1370 yıllarında ölen Musa Bey'dir. Mehmed Bey, Yıldırım tarafından tahtından mahrum edilmiş, Gazi Ahmed Bey'in ölümü üzerine Beçin de Osmanlı birli ine katılmıştır.
Ankara Savaşından sonra Mehmed Bey, tekrar hükümdar olmuş, az sonra yerine o lu ılyas Bey geçmiştir. Kızı, Aydıno lu II. Umur Bey'le evlenmiştir. Di er o lu Gıyâseddin Mahmud Bey, 1392 sıralarında ölmüş, kızı Fatma Hatun'dan Umur Paşa ve Sultan Paşa Hatunlar adlarındaki kız torunları olmuştur. ılyas Bey, Çelebi Sultan Mehmed'e tabî olduktan sonra ölmüş, yerine o lu Leys Bey geçmiştir. Di er çocukları 1420'de ölen Fatma Hatun, Hüseyin Paşa Hatun, Sultan Paşa Hatun, 1425 yıllarında ölen Ahmed Bey'dir. Ahmed Bey'in o lu, 1455 yıllarında ölen ılyas Bey'dir.
1425 yılında veya bir yıl önce veya sonra devlet, tamamen Osmanlılar'a geçmiş, Menteşe Sancakbeyli ini teşkil eylemiştir.Osmanlı şehzâdeleri arasındaki saltanat kavgalarında Çelebi Mehmed aleyhine yapılan ittifaka girdi. Fakat müttefiklerin Çelebi Mehmed'e yenilmesi üzerine, ılyas Bey onun hâkimiyetini tanımak zonurda kalmıştı (1414). Aynı yıl içinde o tamamıyla Osmanlı hâkimiyetine girerek hâkimiyetini kaybetti. ılyas Bey'in ölümünden sonra bir ara iki o lu beyli in başına geçmeye muvaffak oldular. Sultan II. Murad 1424'de Menteşe Beyli i topraklarını zabtederek bu iki kardeşi yakaladı ve hapsetti. Böylece bu beylik sona eriyordu.
Menteşeo ulları memleketlerini câmi, medrese ve imâret gibi mimârî eserler ile süslemişler ve edebî şahsiyetleri himâye ederek kendi adlarına bazı eserleri Türkçe'ye çevirtmişlerdi. Kendi zamanlarında Milas'da Hacı ılyas Câmii ve Milas Ulu Câmii, Balat (Milet) Ulu Câmii ve Peçin'deki Ahmed Gazî medresesi bugüne kadar varlı ını korumuştur.
Selçukluların uç beyli i olarak Menteşe Bey tarafından 1300'de kuruldu. Mu la, Kaş, Fenike, Bozdo an, Çine, Tavas, Çameli, Acıpayam, ile Aydın ve Denizli illerinin güneyinde hüküm sürdü.Menteşeo ulları Beyli i'nin, E e Denizi'nde kuvvetli bir donanması vardı. Selçuko ullarına ve ılhanlılara tabi oldu, fakat Osmanlılarla mücadele edemeyerek 1424'de bir Osmanlı eyaleti haline geldi.
Menteşe Beyli i'ni deniz yoluyla bu havaliye gelen ve içeri do ru girerek sahil ile Denizli arasına yerleşen Türkmenler kurmuşlardı. Mu la vilayeti (Karia) 1261'den sonra sahilden itibaren Türklerin akınlarıyla karşılaştı. Menteşe idaresindeki Türkler 1282'de Güzelhisar ile Sultanhisar'ı zabtetmişlerdi. ılhanlı hüküdarı Geyhütû 1291'de Karaman, Eşref ve Menteşo ullarına karşı bir tedîb seferi düzenlemişti. Daha sonra Türkler Karia'ya tamamen hâkim oldular.
Bu beyli in emîrlerinden Mes'ûd Bey 1300'de Rodos adasının önemli bir kısmını elde etmişse de, Hospitaliers şövalyeleri adaya tamamen hâkim olmayı başarmışlardı (1308 ). Mes'ûd Bey'in adayı geri almak için girişti i çabalar ise sonuçsuz kaldı. şücâeddîn Orhan Bey'in 1320 yılından itibaren şövalyelerden Rodos'u almak için girişti i mücadelelerde muvaffak olamadı.Venedikliler kendilerine karşı harekâta hazırlanın ıbrâhîm Bey'i donanmaları ile tehdit etmişler ve 1352-55 yılları arasında Girid Dukası vasıtasıyla yapılan bir anlaşma sonucu silâhsızlaşmaya zorlanmışlardı.
ıbrâhîm Bey'in 1360 yıllarından önce öldü ü tahmin ediliyor. Onun ölümünden sonra üç o lu da beyli in bir parçasında hüküm sürmeye başladılar. Gazî unvanı ile anılan Ahmed Bey'in Rodos'la Kıbrıs arasında sefer yapan gemilere karşı harekâtı üzerine (1365'de Kıbrıs) donanması Aydın ve Menteşe sahillerini tehdit etmiş, fakat Venediklilerin araya girmesiyle barış yapılmıştı.Daha sonra Sultan Yıldırım Bayezid, Menteşe sahillerini Balat'a kadar zabtetti. Di er yerlerde hüküm sürme e devam etti i anlaşılan Ahmed Gazî 793/1391 yılında öldü. Ondan sonra beyli in başına geçen Mehmed Bey, Osmanlıların yeni bir hareketi karşısında, Candaro lu ısfendiyar Bey'in yanına kaçmıştı. Bu suretle Menteşe toprakları Osmanlılar tarafından zabtedildi.
Menteşe Bey, Elbistan Bey'in o lu ve Kuru (veya Kara) Bey'in torunudur. Yerine o lu Mesud Bey geçmiştir. Kızı, Aydın Fâtihi şaşa Bey'le evlenmiş, di er o lu Kirman Bey, Finike beyi olmuştur. Kirman Bey'in o lu Zevan Bey'dir. Mesud Bey'in yerine o lu Orhan Bey geçmiştir. Di er o lu ıbrahim Bey'dir. Orhan Bey'in yerine o lu ıbrahim Bey tahta oturmuş, kızı, Aydıno lu Süleyman şâh Bey'le evlenmiştir. ıbrahim Bey'den sonra büyük o lu Mehmed Bey hükümdar olmuştur. Bu zat, başkenti Beçin'den Balat'a BibBiiiiiibürmüştür. Kardeşi Ahmed Bey, Beçin beyi olmuştur. Di er kardeş de 1370 yıllarında ölen Musa Bey'dir. Mehmed Bey, Yıldırım tarafından tahtından mahrum edilmiş, Gazi Ahmed Bey'in ölümü üzerine Beçin de Osmanlı birli ine katılmıştır.
Ankara Savaşından sonra Mehmed Bey, tekrar hükümdar olmuş, az sonra yerine o lu ılyas Bey geçmiştir. Kızı, Aydıno lu II. Umur Bey'le evlenmiştir. Di er o lu Gıyâseddin Mahmud Bey, 1392 sıralarında ölmüş, kızı Fatma Hatun'dan Umur Paşa ve Sultan Paşa Hatunlar adlarındaki kız torunları olmuştur. ılyas Bey, Çelebi Sultan Mehmed'e tabî olduktan sonra ölmüş, yerine o lu Leys Bey geçmiştir. Di er çocukları 1420'de ölen Fatma Hatun, Hüseyin Paşa Hatun, Sultan Paşa Hatun, 1425 yıllarında ölen Ahmed Bey'dir. Ahmed Bey'in o lu, 1455 yıllarında ölen ılyas Bey'dir.
1425 yılında veya bir yıl önce veya sonra devlet, tamamen Osmanlılar'a geçmiş, Menteşe Sancakbeyli ini teşkil eylemiştir.Osmanlı şehzâdeleri arasındaki saltanat kavgalarında Çelebi Mehmed aleyhine yapılan ittifaka girdi. Fakat müttefiklerin Çelebi Mehmed'e yenilmesi üzerine, ılyas Bey onun hâkimiyetini tanımak zonurda kalmıştı (1414). Aynı yıl içinde o tamamıyla Osmanlı hâkimiyetine girerek hâkimiyetini kaybetti. ılyas Bey'in ölümünden sonra bir ara iki o lu beyli in başına geçmeye muvaffak oldular. Sultan II. Murad 1424'de Menteşe Beyli i topraklarını zabtederek bu iki kardeşi yakaladı ve hapsetti. Böylece bu beylik sona eriyordu.
Menteşeo ulları memleketlerini câmi, medrese ve imâret gibi mimârî eserler ile süslemişler ve edebî şahsiyetleri himâye ederek kendi adlarına bazı eserleri Türkçe'ye çevirtmişlerdi. Kendi zamanlarında Milas'da Hacı ılyas Câmii ve Milas Ulu Câmii, Balat (Milet) Ulu Câmii ve Peçin'deki Ahmed Gazî medresesi bugüne kadar varlı ını korumuştur.
Begonya yapragindan begonya üretme videoyu izle
Pervâneoğulları Beyliği
Selçuko ullarına ba lı idi. 1277'de Muineddin Mehmed Bey tarafından kuruldu. Mehmed Bey saray nazırı demek olan Pervane ünvanı ile anıldı ı için beyli e bu ad verildi. Sinop ve çevresine hükmediyordu. Selçuko lu Gazi Bey Sinopu işgal edince bu beyli e son verildi.
Abaka Han'ın 1277'de Muîneddîn Süleymân'ı öldürmesi üzerine Mehmed Bey istiklâlini ilân etmiş ve Pervâneo ullları Beyli i'ni kurmuştu. Mehmed Bey Mo ollar ile iyi geçinmekte ve onların verdi i devlet işlerinde de vazife görmekteydi. Fakat o Mo ollara karşı bir hareketin hazırlıkları içindeyken hastalanarak öldü (1297). Bundan sonra Muîneddîn Süleymân'ın bir torunu Mes'ûd Bey'i Sinop hâkimi olarak görüyoruz.
Mesûd Bey, devletinin hudutlarını genişleterek Bafra ve Samsun'u ele geçirdi. Sinop'ta bir Ceneviz kolonisi bulunuyordu. Bundan istifade ederek Mesûd'u esir alarak Kefe'ye BibBiiiiiibürdüler. Mesûd Bey çok a ır bir kurtuluş akçası vererek kurtulma a muvaffak oldu (1298 ).
Yerine geçen o lu Gazî Çelebi donanmasıyla başarılı askerî harekâta girişti. Öteki Trabzon Rum Devleti ile anlaşarak 1313 yılında Kırım sahillerine ve Kefe'ye bir sefer yaptı. Kefe yakınında bir Ceneviz donanmasını a ır bir yenilgiye u rattı.
1319 yılında, bu kez Trabzon'a karşı hücuma geçti. Daha sonra Sinop'a girmek isteyen Cenevizliler onun kuvvetleri karşısında perişan oldular (1322). Gazî Çelebi erkek evladı olmadı ı için son yıllarından Candaro ullarından Süleymân Paşa'nın hâkimiyetini tanımıştı. Ölümünden sonra Pervâneo ulları Beyi i, Candaro ulları topraklarına katıldı (1322).
Selçuko ullarına ba lı idi. 1277'de Muineddin Mehmed Bey tarafından kuruldu. Mehmed Bey saray nazırı demek olan Pervane ünvanı ile anıldı ı için beyli e bu ad verildi. Sinop ve çevresine hükmediyordu. Selçuko lu Gazi Bey Sinopu işgal edince bu beyli e son verildi.
Abaka Han'ın 1277'de Muîneddîn Süleymân'ı öldürmesi üzerine Mehmed Bey istiklâlini ilân etmiş ve Pervâneo ullları Beyli i'ni kurmuştu. Mehmed Bey Mo ollar ile iyi geçinmekte ve onların verdi i devlet işlerinde de vazife görmekteydi. Fakat o Mo ollara karşı bir hareketin hazırlıkları içindeyken hastalanarak öldü (1297). Bundan sonra Muîneddîn Süleymân'ın bir torunu Mes'ûd Bey'i Sinop hâkimi olarak görüyoruz.
Mesûd Bey, devletinin hudutlarını genişleterek Bafra ve Samsun'u ele geçirdi. Sinop'ta bir Ceneviz kolonisi bulunuyordu. Bundan istifade ederek Mesûd'u esir alarak Kefe'ye BibBiiiiiibürdüler. Mesûd Bey çok a ır bir kurtuluş akçası vererek kurtulma a muvaffak oldu (1298 ).
Yerine geçen o lu Gazî Çelebi donanmasıyla başarılı askerî harekâta girişti. Öteki Trabzon Rum Devleti ile anlaşarak 1313 yılında Kırım sahillerine ve Kefe'ye bir sefer yaptı. Kefe yakınında bir Ceneviz donanmasını a ır bir yenilgiye u rattı.
1319 yılında, bu kez Trabzon'a karşı hücuma geçti. Daha sonra Sinop'a girmek isteyen Cenevizliler onun kuvvetleri karşısında perişan oldular (1322). Gazî Çelebi erkek evladı olmadı ı için son yıllarından Candaro ullarından Süleymân Paşa'nın hâkimiyetini tanımıştı. Ölümünden sonra Pervâneo ulları Beyi i, Candaro ulları topraklarına katıldı (1322).
Sâhib-Atâoğulları Beyliği
Bu beyli in kurucusu Ebû Bekir o lu Hüseyin o lu Sâhib Ata Fahreddin Ali, 1266'dan 1285'e kadar 19 yıl Türkiye vezîri idi. Büyük bir devlet adamı olarak tanınmış, pek çok da hayır eseri bırakmış, ilmi ve güzel sanatları himaye eylemiştir. Sâhib Ata, hayatında Afyon'u malikâne olarak aldı. O zamana kadar "Kara Hisar" denen şehre onun adına izafeten "Karahisâr-ı Sâhib dendi. Sonra "Afyonkarahisar" olmuştur. Çünkü Anadolu'da başka "Kara Hisar"lar da vardı ki, en tanınmışı, şebinkarahisâr'dır ve eski adı şarkî Kara Hisar'dır.
Sâhib Ata, o ullarının niyabeti ile Afyon başkent olmak üzere çevrenin beyli ini idare etti. 1285 Kasımında Aksaray'da öldü. O ulları Tâceddin Hüseyin ile Nusreteddin Hasan, 1276 Mayıs'ında yani babalarından önce öldürülmüşlerdi. Kızı Melike Hatun'un da adını biliyoruz. Yerine geçen torunu şemseddin Ahmed Bey, Hasan Bey'in o ludur. Ahmed Bey, Germiyano lu'nun damadı idi. O da öldürülünce yerine o ulları Nusreteddin Ahmed ve Muzaffereddin Devlet beyler geçtiler. Ahmed Bey, tahttan feragat edip Kütahya'ya ana tarafından ba lı bulundu u Germiyan Sarayı'na gitti. 1308'e kadar Türkiye Hakanlı ı'nın bir parçasını teşkil eden beylik, sonuna kadar ılhanlılar'ı metbû tanımıştır. Önce bütün Afyon çevresine hâkimken, gittikçe küçülmüş, şehirle civarından ibaret kalmış, daha fazla Germiyan tesirine düşmüş, nihayet Germiyan beyli ine katılmıştır. Devlet Bey'in o ulları, Germiyano ulları zamanında da şehirde nafiz olmuşlardır. Bazı kitaplarda Afyon'a, bu Devlet Bey'e izafeten "Kara-Hisâr-ı Devle" de denilmektedir.
Karamano lu Mehmed Bey ve düzmece Selçuklu şehzâdesi Siyavuş'un Konya'ya hâkim olmaları üzerine Sâhib Atâo ulları Karahisar'da asker toplayarak onlara karşı harekete geçtiler.Siyavuş ve Mehmed Bey de Akşehir istikametinde yürüdüler. Tâceddin Hüseyin ve Nusreddîn Hasan bu mücadelede öldürüldüler (1277). Bundan sonra beyli in başına Hasan'ın o lu şemsedîn Mehmed geçti. Onun devrinden itibaren takriben yirmi yıl süreyle Denizli bölgesi Sâhib Atâo ulları ve Germiyano ulları arasında bir çekişme sahası olmuştu. ılhanlı Beylerbeyi Emîr Çoban Anadolu'ya geldi i zaman itaatlerini bildiren Anadolu beylikleri arasında Sâhib Atâo ulları da bulunuyordu (1314). Bu beyli in başında daha sonra şemseddîn Mehmed'in o lu Nusreteddîn Ahmed'i görüyoruz.
ılhanlıların Anadolu valisi Timurtaş, batı uçlarında gaza yapan Türkmenleri itaat altına almak için ilerledi i sırada Nusreteddîn Ahmed Germiyano ullarının yanına kaçtı. Daha sonra Timurtaş'ın Mısır'a kaçmak zorunda kalması üzerine (1327) Nusreteddîn Ahmed ülkesine döndü ve Germiyano ullarının hâkimiyetini tanıdı. Onun 1342'den sonra öldü ü tahmin ediliyor. Bu tarihten sonra Sâhib-Atâo ullarının toprakları Germiyano ulları tarafından ilhak edilmiştir.
Bu beyli in kurucusu Ebû Bekir o lu Hüseyin o lu Sâhib Ata Fahreddin Ali, 1266'dan 1285'e kadar 19 yıl Türkiye vezîri idi. Büyük bir devlet adamı olarak tanınmış, pek çok da hayır eseri bırakmış, ilmi ve güzel sanatları himaye eylemiştir. Sâhib Ata, hayatında Afyon'u malikâne olarak aldı. O zamana kadar "Kara Hisar" denen şehre onun adına izafeten "Karahisâr-ı Sâhib dendi. Sonra "Afyonkarahisar" olmuştur. Çünkü Anadolu'da başka "Kara Hisar"lar da vardı ki, en tanınmışı, şebinkarahisâr'dır ve eski adı şarkî Kara Hisar'dır.
Sâhib Ata, o ullarının niyabeti ile Afyon başkent olmak üzere çevrenin beyli ini idare etti. 1285 Kasımında Aksaray'da öldü. O ulları Tâceddin Hüseyin ile Nusreteddin Hasan, 1276 Mayıs'ında yani babalarından önce öldürülmüşlerdi. Kızı Melike Hatun'un da adını biliyoruz. Yerine geçen torunu şemseddin Ahmed Bey, Hasan Bey'in o ludur. Ahmed Bey, Germiyano lu'nun damadı idi. O da öldürülünce yerine o ulları Nusreteddin Ahmed ve Muzaffereddin Devlet beyler geçtiler. Ahmed Bey, tahttan feragat edip Kütahya'ya ana tarafından ba lı bulundu u Germiyan Sarayı'na gitti. 1308'e kadar Türkiye Hakanlı ı'nın bir parçasını teşkil eden beylik, sonuna kadar ılhanlılar'ı metbû tanımıştır. Önce bütün Afyon çevresine hâkimken, gittikçe küçülmüş, şehirle civarından ibaret kalmış, daha fazla Germiyan tesirine düşmüş, nihayet Germiyan beyli ine katılmıştır. Devlet Bey'in o ulları, Germiyano ulları zamanında da şehirde nafiz olmuşlardır. Bazı kitaplarda Afyon'a, bu Devlet Bey'e izafeten "Kara-Hisâr-ı Devle" de denilmektedir.
Karamano lu Mehmed Bey ve düzmece Selçuklu şehzâdesi Siyavuş'un Konya'ya hâkim olmaları üzerine Sâhib Atâo ulları Karahisar'da asker toplayarak onlara karşı harekete geçtiler.Siyavuş ve Mehmed Bey de Akşehir istikametinde yürüdüler. Tâceddin Hüseyin ve Nusreddîn Hasan bu mücadelede öldürüldüler (1277). Bundan sonra beyli in başına Hasan'ın o lu şemsedîn Mehmed geçti. Onun devrinden itibaren takriben yirmi yıl süreyle Denizli bölgesi Sâhib Atâo ulları ve Germiyano ulları arasında bir çekişme sahası olmuştu. ılhanlı Beylerbeyi Emîr Çoban Anadolu'ya geldi i zaman itaatlerini bildiren Anadolu beylikleri arasında Sâhib Atâo ulları da bulunuyordu (1314). Bu beyli in başında daha sonra şemseddîn Mehmed'in o lu Nusreteddîn Ahmed'i görüyoruz.
ılhanlıların Anadolu valisi Timurtaş, batı uçlarında gaza yapan Türkmenleri itaat altına almak için ilerledi i sırada Nusreteddîn Ahmed Germiyano ullarının yanına kaçtı. Daha sonra Timurtaş'ın Mısır'a kaçmak zorunda kalması üzerine (1327) Nusreteddîn Ahmed ülkesine döndü ve Germiyano ullarının hâkimiyetini tanıdı. Onun 1342'den sonra öldü ü tahmin ediliyor. Bu tarihten sonra Sâhib-Atâo ullarının toprakları Germiyano ulları tarafından ilhak edilmiştir.
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
MEVLANA'DAN

