MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
Members:» Members: 7
Latest member:» Latest member: Muhammed
Forum threads:» Forum threads: 5,258
Forum posts:» Forum posts: 5,849

Full Statistics Full Statistics

DOWNLOADEN


“Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri,E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz”
(Raşit Tunca)




AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105


FELSEFEMiZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)


Raşit Tunca Sözü

“Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun.”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ

“ Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır.
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)



Nisan Yağmuru

Nisan yağmuru miladi 14 Nisan ile 14 Mayıs arasıdır. Yani Rumi takvime göre itibar edilir. Nisan yağmuru midyenin ağzına düşerse inci, yılanın ağzına düşerse zehir olur. Nisan yağmuru zahmetlere rahmet, dertlere deva, hastalara şifadır.

Geçmiş dönemlerden günümüze uzanan Nisan yağmurlarının şifalı olduğu düşüncesi, insanların bu bereketten ve şifadan yaralanabilmeleri için yağmur suyunu biriktirmeye teşvik ediyor. Peki gerçekten Nisan yağmuru şifalı mı, yağmur suyuna okunacak dualar neler? Nisan yağmurunun faydaları ve nisan yağmurları ile ilgili bilinmeyenler...

Toplum içerisinde ''Yağmur ayı'' olarak bilinen Nisan ayında, yağan yağmurun bazı kesimler tarafından çok bereketli ve şifa dolu olduğuna inanılmaktadır. Bolluk ve bereketin simgesi olarak ifade edilen Nisan yağmurlarının bu denli hikmetli ve sırlarının olmasının bir sebebinin ise, uzmanların yaptıkları bazı bilimsel çalışmalar sonucunda ortaya çıkan içerisindeki demir maddesinin vücudun enerjik ve zinde olmasına yardımcı olmasıdır. Sayısız faydaları arasında birçok hastalıkların şifası olarak kabul edilen bu bereketli nisan yağmurunun faydalarından istifade edebilmek için yağmur esnasında bir kap ya da geniş ağızlı leğenlerin açık mekanlarda (cam kenarı, bahçe, sokakta kapı önü vb.) bekletilmesi ile yağmur suyun birikmesi sağlanabilir. Biriken şifalı su ise daha sonra çeşitli kaplara aktarılarak, farklı amaçlarda kullanılabiliyor. Saç temizliği ve sağlığı için yıkanma esnasında ya da hastalıklara karşı şifa bulunması düşüncesi ile içilebiliyor.

    Sanayi bölgesinde yaşamıyorsanız ya da bulunduğunuz ortamdaki hava kirli değilse açık yere koyacağınız temiz bir kapta biriktireceğiniz yağmur suyu ile saçlarınızı yıkayabilirsiniz.

    Sabah uyandığınızda kamçılayıcı özelliğe sahip olan yağmur suyundan istifade ederek yüzünüzü yıkayabilir daha sonra yumuşak havlu ile cildinizi kurulayabilirsiniz.


Nisan yağmuru nedir? Nisan yağmuru şifalı mı?

Nisan ayında yağan yağmurun faydalı olduğuna yönelik birtakım çalışmalar mevcuttur. Sebebi ise yağmurun yağdığı sırada havadaki zerre taneleri yağmurla beraber yeryüzüne düşer. Normalde faydalı olarak bilinen ama hava kirliliğinin yoğun olduğu şehirlerde havadaki karbon ve kükürt partikülleri ile beraber tüm zararlı kimyasal maddeler de yağmur suyuna karışır. Böylelikle havası kirli olan yerlerde nisan yağmurunun suyu içilse bile faydadan çok zarar verir insana.

Ancak hava temiz ise bir de köy hayatı gibi yerlerde bol oksijenli yerlerde nisan yağmuru yağarsa o zaman şifa dolu bir nisan yağmurundan söz edilebilir.

Hz. .Enes (r.a) rivayetlerine göre, “Rasulullah (SAV) ile birlikteyken yağmur yağmıştı. Hemen başını açtı ve “Yağmur rabbimin yeni yarattığı ve indirdiği rahmettir” dedi. (Müslim 2/615, Ebu Davut 5/3309)

NİSAN YAĞMURUNUN BİLİMSEL FAYDALARI

Geçmiş dönemlerde Mevlana dergahında yer alan Mevleviler 'Nisan taşı' ismini verdikleri kaplarda biriktirdikleri Nisan yağmurlarını, ziyaretlerine gelen misafirlere ikram ederlermiş ve bu suyun şifalı olduğunu düşünürlermiş. Yapılan araştırmalara göre, Nisan ayında yağan yağmur, ilkbaharda doğanın renklenmeye başlamasıyla beraber bitki ve çiçek tozları, reçine ve çiçek polenlerinin  atmosfere karıştığı görülmüştür. Buna bağlı olarak da Nisan ayında yağan yağmur, havadaki bu maddelerle beraber yeryüzüne düşer. Düşen bu yağmurun kullanıldığı bölgeye ya da içtiği vücuda olumlu etkileri olur.

- Demir eksikliği bulunan bir kimse nisan yağmurundan yararlandıktan sonra vücudundaki demir oranı artar. Uzmanlardan birisi bunu kanıtlamak için “yağmurda ıslanmadan önce demirinizi ölçtürün, ıslandıktan sonra tekrar ölçtürün, demir oranınızın yükseldiğini göreceksiniz” demektedir.

    Cilt sağlığını korur ve saçların sağlıklı bir şekilde uzamasına yardımcı olarak yumuşaklık katar.

    Mayalama işlemini Nisan yağmuru ile yapmanız önerilir. Nedeni ise içerisindeki laktik asidin mayalamada önemli olduğuyla ilgilidir. Bu asit ilkbahar aylarında hava ile karışarak yağan nisan yağmuruyla birleşir.

    Öne sürülen bazı bilgilere göre çocuğu olmayan çiftlerin yağmur suyunu içtikleri takdirde şifa bulacaklarına inanılmaktadır.

NİSAN YAĞMURU TOPLAMA ZAMANI:

Nisan yağmurunun toplanacağı günler ise Rumi Nisan ayının yedisinden itibaren ay bitimine kadar olan bir süredir.

Nisan yağmurunun şifalı etkisinden yararlanabilmek için yağmur suyuna okunması tavsiye edilen bazı dua önerileri şunlardır:

Yağmur suyunun üzerine (70) defa Fâtiha, (70) defa Âyetü’l-kürsî, (70) defa İhlas, (70’er) defa da Mu‘avvizeteyn’i (Felâk ve Nâs sûrelerini) okunup; arka arkaya yedi (7) gün, sabahları içerse hastalıklardan şifa bulunabilir.

HADİS-İ ŞERİF: “Resûlullâh (s.a.v.), her zaman hastalıklarında Mu‘avvizeteyn sûrelerini okuyup kendi ellerine üflemek ve ondan ifâkat için elleriyle vücûdlarını sıvazlamak i’tiyâdında idiler.” (Buhârî) “Allâh’ım! Bize dünyada iyilik, âhirette de iyilik ver. Ve bizi cehennem azâbından koru!” (Peygamber (s.a.v.) Efendimizin ekseriyetle okuduğu duâdır.) (Müslim)

KURANDA SUDAN NASIL BAHSEDİLİYOR? HZ. MUSA İLE HIZIR (A.S) KISSASI

Kehf Suresinde geçen Hz. Musa ile Hızır kıssasında suyun mucizevi gücünden bahsedilmektedir. Kuran'daki kıssaya göre kısaca; Hz. Musa, genç arkadaşıyla kendisi ile görüşmesi emredilen yere gitmek için yola çıkar. Bahsedilen buluşma yeri 'iki denizin birleştiği yer'di. Hz. Musa'nın yeri bulabilmesi için yanına cansız balık getirecekti.

Kıssaya göre, balığın dirileceği yer Hızır (a.s) ile görüşeceği yeri belli edecekti. Hz. Musa (a.s)'ın genç arkadaşı, sahildeki bir kayanın yanına koyar ve balık canlanarak suya atlar. Bu durumu Hz. Musa'ya söylemeyi unutan o kimse de Hz. Musa yerine dönünce aradığı kişinin orada olduğunu görür. Buhari kaynağında belirtilenlere göre, Hz. Musa (a.s)'ın Hızır ile bir araya gelecekleri kayanın dibindeki su yada göze vardı. Buradaki suyun kaynağına 'hayat kaynağı' denilmekteydi. O suyun değip de canlandırmadığı bir şey yoktu. Hz. Musa (a.s)'ın da kayaya bıraktığı ölü balığa bu su değince canlanıvermişti...

AYET-İ KERİME: “Hayatı olan/canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı?”(Enbiya, 21/30)

İSLAMİYET'E GÖRE NİSAN YAĞMURU

Enes (r.a.) anlatıyor: “Rasulullah (s.a.v) ile birlikteyken yağmur yağmıştı. Hemen başını açtı ve “Yağmur rabbimin yeni yarattığı ve indirdiği rahmettir” dedi. (Müslim 2/615, Ebu Davut 5/3309)

Selçuklu ’ya başkentlik yaptığı dönemde Konya’da nisan yağmurlarının kaplarda toplanarak hastalara şifa maçlı dağıtıldığı, yapılan yemeklerin içine katıldığı tarih kaynaklarında geçmektedir. O dönem Konya da Mevlana Dergâhında bulunan Mevleviler “nisan taşı” adı verilen kaplara topladıkları nisan yağmurlarını gelen misafirlere ikram ediyorlar ve bu suyun hastalılara şifa olacağına inanıyorlardı.

UZMANLAR DA NİSAN YAĞMURUNU ÖNERİYOR

Uzmanlar nisan yağmuruyla alakalı yapılan bilimsel araştırma neticesinde ilkbaharda tabiatın canlanmaya başlamasıyla birlikte bitki ve ağaçların çiçek tozları, reçine, eterik yağları yani bitki kaynaklı yağlar ve çiçek polenlerinin rüzgâr ve hava akımlarıyla atmosfere karıştığını bildirmişlerdir. Bu nedenle nisandaki yağmur yağışı sırasında havadaki bu zerrecikler yağmurla birlikte yeryüzüne düşer. Nisan yağmurları içme ve kullanma sırasında da bu özellikleri nedeniyle önemli yarar sağlar.

Nisan yağmurunun içinde kullanılabilir demir olduğu için çok faydalıdır. Kışın kaybedilen demiri kazanmak için iyi bir fırsattır. Hatta uzmanlar bunun ispatı olarak “yağmurda ıslanmadan önce demirinizi ölçtürün, ıslandıktan sonra tekrar ölçtürün, demir oranınızın yükseldiğini göreceksiniz” demektedirler.

Nisan yağmuruyla yoğurt mayalanır. Evet, yanlış duymadınız. Bu bilimsel bir gerçek; uzmanlar normal şartlarda suyla mayalanmanın olamayacağını, mayalama için laktik asidin gerekli olduğunu belirtiyorlar. Bu asit özellikle yaş bitkilerin üzerinde oldukça yoğun ve ilkbaharda havaya karışma oranı çok yüksektir. Dolayısıyla da yağmur vasıtasıyla yeryüzüne inerek açık ve özellikle de havası kirli olamayan yerlerde mayalanmayı sağlayabilmektedir. İşte uzmanların yakın yüzyıllarda ulaşabildiği bu bilimsel gerçekleri bizim peygamberimiz 1400 küsür yıl önce bildirmiştir. Bu da İslamiyet’in azametini göstermektedir. Delil, ispat aramadan sırf resulümüz dediği için bunları uygulayanların ne mutlu hâline…

Nisan yağmurunun faydaları nelerdir?

Nisan ayında yağan yağmurlar, doğanın uyanışına eşlik eder. Toprak yeni yeşermeye başlar, çiçekler tomurcuklanırken bu yağmurlar yaşamın tazelenmesini simgeler. Tarım için verimli bir dönemi müjdeleyen Nisan yağmurları, sulama ihtiyacını azaltarak doğal bir denge sağlar. Nisan yağmurlarının faydaları oldukça fazladır ve özellikle doğa ve bitki örtüsü için önemli etkilere sahiptir:

    Toprak nemini artırır: Nisan yağmurları, toprakların nemlenmesini sağlar. Bu, bitkilerin büyümesi ve gelişmesi için önemlidir ve tarım alanlarındaki verimliliği artırır.
    Bitki örtüsünü yeniler: Nisan yağmurları, doğanın canlanmasına katkı sağlar ve bitki örtüsünün yeniden yeşermesine yardımcı olur. Yenilenen bitki örtüsü, çevre için oksijen üretir ve ekosistemi dengelemeye yardımcı olur.
    Su kaynaklarını yeniler: Nisan yağmurları, su kaynaklarını yeniler ve su rezervlerini doldurur. Bu, içme suyu kaynaklarının sağlıklı kalmasını sağlar ve tarım alanları için sulama suyu sağlar.
    Hava kirliliğini azaltır: Nisan yağmurları, havadaki kirleticileri ve tozları yıkayarak hava kalitesini iyileştirir. Bu da solunum yolu rahatsızlıklarının azalmasına yardımcı olur.
    Doğal dengenin sağlanmasına yardımcı olur: Nisan yağmurları, doğal ekosistemin dengelemesine katkı sağlar. Bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar için uygun yaşam alanları yaratır.

Ancak aşırı yağışlar da beraberinde taşkın ve sel gibi doğal afetleri getirebilir. Bu nedenle, yağışların düzenli ve dengeli olması önemlidir. Nisan yağmurları, doğanın canlanmasına ve düzenlenmesine önemli katkılar sağlayan değerli bir doğal olaydır.


Yağmur suyu hasadı

Yağmur suyu hasadı, yağmur suyunun akması için bırakmak yerine, yeniden kullanım için yerinde biriktirilmesi ve depolanmasıdır. Yağmur suyu nehirlerden veya çatılardan toplanabilir ve birçok yerde toplanan sular derin bir çukura, akiferlere, süzülmüş bir hazneye yönlendirilir veya çiğ veya sislerden ağlar veya diğer aletlerle toplanır. Kullanım alanları bahçeler için su, hayvancılık, sulama, uygun arıtımla evsel kullanım ve evler için iç mekan ısıtmasını da içerir. Hasat edilen su ayrıca içme suyu, uzun süreli depolama ve yeraltı suyu zenginleştirilmesi gibi diğer amaçlar için de kullanılabilir.

Bu uygulama su hasadı, su çayırları, su tutma bahçeleri, yağmur bahçeleri ve mikro biyolojik tutma alanları (micro-bioretention) olarak farklı şekillerde isimlendirilmektedir.[1]

Yağmursuyu hasadı, genellikle kullanıcı tarafından finanse edilen, hanelerin kendi kendine su temini için en basit ve en eski yöntemlerden biridir.[2]

Yağmur suyu hasadı tarihçesi

Yağmursuyu depolamak için sarnıçların yapımı ve kullanımı, Güneybatı Asya'da, Toros Dağları'nın güneyindeki geniş bir bölge olan Levant köyü bölgesinde evlerin zeminlerine su geçirmez kireç sıvalı sarnıçların inşa edildiği Neolitik Çağ'a kadar izlenebilir. Bölge batıda Akdeniz, güneyde Arap Çölü ve doğuda Mezopotamya ile sınırlıdır. M.Ö 4000 yıllarının sonunda, sarnıçlar kurak arazi tarımın'da kullanılan su yönetimi tekniklerinin ortaya çıkmasında önemli unsurlardı.[3]

Kudüs'ün bazı bölgelerinde ve tüm İsrail topraklarında çok sayıda eski sarnıç bulunmuştur. Bazıları tarafından İncil de geçen kent Ai'ye (Khirbet et-Tell) ait olduğuna inanılan alanda, yaklaşık 1.700m³ kapasiteye sahip olan yaklaşık M.Ö. 2500 yılına ait bir sarnıç bulunmuştur. Sert taştan oyulmuş, büyük taşlarla sınırlandırılmış ve sızıntıyı engellemek için kil kullanılmıştır.[3]
Tamil Nadu'da Shivaganga Tankı

Yunanistan'ın Girit adası Minoan döneminde M.Ö. 2600 - 1100 arasında yağmur suyu toplanması ve depolanması için büyük sarnıçların kullanılmasıyla da bilinmektedir. Myrtos-Pyrgos, Archanes ve Zakroeach'de dört büyük sarnıç bulunmuştur. Myrtos-Pyrgos'ta bulunan sarnıç, 80m³'ten daha büyük bir kapasiteye sahiptir ve tarihi M.Ö. 1700'lere kadar uzanmaktadır.[3]

M.Ö. 300 civarında, Hindistan'da Belucistan (şimdi Pakistan, Afganistan ve İran'da bulunmaktadır) ve Kutch'taki tarım toplulukları, tarım ve diğer birçok kullanım için yağmur suyu hasadı kullandı.[4] Yağmur suyu hasadı Çola kralları tarafından da yapıldı.[5] Brihadeeswarar tapınağından (Hindistan, Thanjavur, Balaganpathy Nagar'da bulunan) gelen yağmur suyu Shivaganga tankında toplanırdı.[6] Daha sonraki Çola döneminde Vīrīnam göleti, içme ve sulama amacıyla suyu depolamak için Tamil Nadu'nun Cuddalore bölgesinde inşa edildi (M.S. 1011 - 1037 arası). Vīrānam, 1.465.000.000m³ depolama kapasitesine sahip, 16 km uzunluğunda bir rezervuardır.

Roma İmparatorluğu'nda da yağmur suyu hasadı yaygındı.[7]Roma su kemerleri iyi tanınırken, Roma sarnıçları da sıkça kullanılmış ve imparatorluk ile birlikte inşaatları yayılmıştır. Örneğin, Pompeii'de, su kemeri inşaatından önce M.Ö. 1. yüzyıl'da çatıdaki su depoları yaygındı.[8] Bu tarih, Bizans İmparatorluğu ile devam etti, örneğin İstanbul'daki Yerebatan Sarnıcı.

Çok az bilinmesine rağmen, yüzyıllar boyunca Venedik şehri yağmur suyu hasadına bağımlıydı. Venedik'i çevreleyen lagün, içmek için uygun olmayan acı sudur.[9] Su, özel olarak tasarlanmış taş döşemeden aşağı süzülürdü ve bir kum tabakası ile filtrelenip daha sonra kuyunun dibinde toplanırdı. Daha sonraları, Venedik anakarada yeni bölgeleri ele geçirdikçe, yerel nehirlerden teknelerle su getirmeye başladı ancak özellikle savaş zamanlarında anakaradaki suya erişimin engellenebilmesi durumunda önem kazanan kuyular kullanımda kaldı.
Mevcut kullanımlar
Kanada
Ana madde: Kanada'da yağmur suyu hasadı

Bazı Kanadalılar aşırı yağmur suyunu azaltma, sulama, çamaşır yıkama ve tuvalet tesisatlarında kullanılmak üzere yağmur suyu toplama sistemleri uygulamaya başladı. 2000'li yılların ortalarından bu yana Kanada yasalarında yapılan önemli reform, bu teknolojinin tarımsal, endüstriyel ve konutsal kullanımını artırmıştır, ancak birçok ildeki yasalar arasındaki belirsizlik devam etmektedir. Yağmur suyu hasadını çoğunlukla iç tüzükler ve yerel belediye yönetmelikleri düzenlemektedir.
Hindistan

    Tamil Nadu, yeraltı suyu tükenmesini önlemek üzere her bina için yağmur suyu hasadını zorunlu kılan ilk eyaletti. Proje 2001 yılında başlatılmış ve Tamil Nadu'nun tüm kırsal alanlarında uygulanmıştır TN devlet sitesi12 Ağustos 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Beş yıl içinde mükemmel sonuçlar verdi ve yavaş yavaş her devlet bir örnek teşkil etti. Uygulanmasından bu yana, Chennai'de beş yılda su seviyesi % 50 arttı ve su kalitesi önemli ölçüde iyileşti.[10]
    Bangalore'da, 60 ft x 40 ft ve üstü alana sahip bir binanın her sahibi veya çalışanı yağmur suyu hasadı yapmak zorundadır. Yeni inşa edilmiş binalar için ise 30 ft x 40 ft ve üstü ölçülere sahip binalarda yağmur suyu hasadı yapılması zorunludur. Bu bağlamda, Bangalore Su Temini ve Kanalizasyon Kurulu, Bangalore'deki Jayanagar'da bulunan 1.2 dönümlük arazide Sir M. Visvesvaraya adına “Yağmur Suyu Hasat Tema Parkı” başlattı ve inşa etti. Bu parkta, 26 farklı tipte yağmur suyu toplama modeli, su koruma ipuçları ile birlikte gösterilmektedir. Birinci kattaki oditoryum "yeşil" bir klima sistemi ile düzenlenmiştir ve öğrencilere ve genel halka yağmur suyu hasadı ile ilgili görsel medyanın sunumunu düzenlemek ve toplantılar için kullanılacaktır.[11] Bangolere'deki IISc Kimya Mühendisliği Bölümü'nde, su damıtması için kullanılan bir solar aletin yüzeyini kullanarak yağmur suyunu toplamak için bir girişimde bulunuldu.[12]
    Rajasthan'da yağmur suyu hasadı geleneksel olarak Thar Çölü halkı tarafından uygulandı. Rajasthan'daki birçok eski su toplama sistemi şimdi yeniden canlandı.[13] Su toplama sistemleri Rajasthan'ın diğer bölgelerinde de yaygın olarak kullanılmaktadır; örneğin, Jaipur semtinde chauka sistemi kullanılmaktadır.[14]
    Maharashtra: Şu anda, Pune'da, yağmur suyunun toplanması, herhangi bir yeni konut topluluğunun tescili için zorunludur.
    Mumbai, Maharashtra 'de yağmur suyu hasadı zorunlu değildir. Mumbai Şehri konseyi, büyük topluluklar için yağmur suyu hasadını zorunlu hale getirmeyi planlıyor.[15]

İsrail

Rotary International ile işbirliği içinde Güneybatı Hastane ve Sağlık Sistemleri Araştırma Merkezi, ülke genelinde bir yağmur suyu toplama modeli programına sponsorluk yapıyor. İlk yağmur suyu toplama sistemi, İsrail'in Lod kentinde bir ilkokulda kuruldu. Proje, üçüncü evresinde Hayfa'ya genişlemeyi hedefliyor. Güneybatı Merkezi, şu anda Batı Şeria'da yağmur suyu toplama projeleri olan Washington DC'nin Su Kaynakları Eylem Projesi ile de ortaklık kurmuştur. Yağmur suyu toplama sistemleri, okul çocuklarını su koruma ilkeleri konusunda eğitmek ve farklı dini ve etnik kökenleri olan insanlar arasında bölünmeleri birleştirmek amacıyla Orta Doğu’nun karşılaştığı su kıtlığı sorununu da ele alarak, yerel okullarda kurulmaktadır.[16]
Yeni Zelanda

Yeni Zelanda'da, Batı ve Güney'de bol miktarda yağış olmasına rağmen, ülkenin çoğu için yağmur suyu hasadı çoğu kırsal konut için normal bir uygulamadır ve çoğu konsey tarafından teşvik edilmektedir.[17]
Sri Lanka

Yağmur suyu hasadı, tarım ve kırsal evlerde içme amacıyla su elde etmek için popüler bir yöntem olmuştur. Yağmur suyu hasadı için yasalar, 2007 tarihli 36 sayılı Kentsel Kalkınma Kurumu (Değişiklik) Yasası ile çıkarılmıştır.[18] Lanka yağmur suyu toplama forumu, Sri Lanka'nın girişimini yönetiyor.[19]
Güney Afrika

Güney Afrika Su Araştırma Komisyonu yağmur suyu hasadı araştırmalarını destekledi. Bu araştırmaya ilişkin raporlar “Bilgi Merkezinde” mevcuttur.[20] Kurak, yarı kurak ve nemli bölgelerdeki çalışmalar, malçlama, çukurlaştırma, sırt yapma ve modifiye edilmiş deneme parselleri gibi tekniklerin küçük ölçekli mahsul üretimi için etkili olduğunu onaylamıştır.[21] Hidrolik kırma işlemi su sondaj kuyularının performansını iyileştirmek için düzenli olarak kullanılmıştır. 1990'dan 1992'ye kadar 170 adet kuyu, hidrolik kırma işlemine tabi tutulmuştu.[22]
Birleşik Krallık
Ana madde: Birleşik Krallık'ta yağmur suyu hasadı

Birleşik Krallık'ta, yağmur suyu depoları genellikle hane bahçelerinde ve kentsel bahçelerde yağmur suyunu toplamak için bulunur; bu daha sonra bahçeyi sulamak için kullanılır. Bununla birlikte, İngiliz hükûmetinin Sürdürülebilir Evler Kanunu, tuvalet sifonları, sulama ve temizlik amacıyla yağmur suyu toplayacak büyük yeraltı depolarının yeni inşa edilmiş evlere yerleştirilmesini teşvik etti. İdeal tasarımlar, şebeke suyu talebini yarı yarıya azaltma potansiyeline sahipti. Kod 2015 yılında iptal edildi.
Diğer ülkeler

    Çin, Arjantin ve Brezilya'da çatıdan yağmur suyu hasadı, hayvancılık, küçük sulamalar için su ve yeraltı suyu seviyelerini yenilemek için bir yöntemdir. Çin'deki Gansu eyaleti ve yarı kurak kuzeydoğu Brezilya, devam eden en büyük çatı yağmur suyu hasat projelerine sahiptir.
    Tayland'da, kırsal alandaki nüfusun en büyük bölümü yağmur suyunun toplanmasını kullanıyor. (şu anda yaklaşık% 40).[23] Yağmur suyu hasadı, 1980'lerde hükûmet tarafından yoğun bir şekilde desteklendi. 1990'larda, toplama tankları için devlet fonları tükendiğinde, özel sektör devreye girdi ve özel hanelere çoğu hala kullanılmaya devam eden birkaç milyon tank tedarik etti.[24] Bu, dünya çapında kendi kendine su temin etmenin en büyük örneklerinden biridir.

Yağmur suyu toplama tankı

    Bermuda 'da, yasa tüm yeni yapıların sakinlere yeterli miktarda yağmur suyu hasadı içermesini gerektiriyor.[25]
    Amerika Birleşik Devletleri Virjin Adaları benzer bir yasaya sahiptir.
    Senegal ve Gine-Bissau'da, Diola halkının evleri genellikle yerel, organik malzemelerden yapılmış ev yapımı yağmur suyu hasat sistemleri ile donatılmıştır.
    Myanmar 'daki Irrawaddy Delta'sında, yeraltı suyu tuzludur ve topluluklar, içme suyu ihtiyaçlarını kuru mevsim boyunca karşılamak için kil ile çevrili yağmur suyu havuzlarına güvenir. Bu havuzların bazıları asırlıktır ve büyük hürmet ve saygıyla muamele edilir.
    Amerika Birleşik Devletleri'nde, 2009’a kadar Colorado’da, su hakları kanunları yağmur suyu hasadını neredeyse tamamen kısıtladı; yağmur suyunu tutan bir mülk sahibinin, havzasından su alma hakları olanlardan çaldığı kabul edildi. Şimdi, belirli kriterleri karşılayan konutsal kuyu sahipleri, çatıdaki yağış toplama sistemini kurma izni alabilir (SB 09-080).[26] 10 büyük ölçekli pilot çalışmaya da izin verilebilir (HB 09-1129).[27] Colorado Yasasını değiştirilmesindeki ana faktör, ortalama bir yılda, Denver'ın güney banliyölerinden, Douglas İlçesinde düşen yağışın % 97'sinin hiçbir zaman bir nehre ulaşmadığını, bitkiler tarafından kullanıldığını veya yerde buharlaştığını tespit eden 2007'e ait bir çalışmaydı. Santa Fe, New Mexico 'daki yeni konutlar için yağmur suyu toplama zorunludur.[28] Texas, yağmur suyu toplama ekipmanı alımında satış vergisi muafiyeti sunmaktadır. Hem Teksas hem de Ohio, içilebilir amaçlar için bile uygulamaya izin veriyor.[29] Oklahoma, yağmur suyu için pilot projeleri teşvik etmek ve diğer su tasarrufu teknikleri ile beraber yağmur suyu ve gri su kullanılmasını sağlamak amacıyla 2012'de 2060 için Su Yasasını geçti.[30]
    Pekin'de, bazı konut toplulukları şimdi doğru işlemden sonra ana su kaynaklarına yağmur suyu ekliyor.
    İrlanda'da, Profesör Micheal Mcginley, University College Dublin'deki biyosistem tasarım yarışması modülünde bir yağmur suyu hasadı prototipi tasarlamak için bir proje kurdu.

Yeni yaklaşımlar
RainSaucer sisteminin Guatemala'daki yetimhanedeki öğrencilere sunumu

Çatıyı hasad için kullanmak yerine, baş aşağı bir şemsiye gibi görünen RainSaucer, doğrudan gökten yağmur toplar. Bu, kirlenme potansiyelini azaltır ve RainSaucer'ı gelişmekte olan ülkelerde içme suyu için potansiyel bir uygulama haline getirir.[31] Bu serbest yağmur suyu toplama yaklaşımının diğer uygulamaları sürdürülebilir bahçecilik ve küçük arsa tarımıdır.[32]

Groasis Waterboxx adı verilen Hollandalı bir buluş, hasat edilmiş ve depolanmış çiğ ve yağmur suyuyla ağaç yetiştirmek için de faydalıdır.

Geleneksel olarak, bekletme havzaları kullanan yağmur suyu yönetimi tek bir amaca hizmet etti. Bununla birlikte, optimize edilmiş gerçek zamanlı kontrol, bu altyapının mevcut bekletme kapasitesinden ödün vermeden yağmur suyu hasadı kaynağı olarak ikiye katlamasını sağlar.[33] Bu, EPA merkezinde, fırtına olaylarından önce depolanan suyu tahliye etmek, böylece daha sonra tekrar kullanmak üzere suyun mevcudiyetini sağlarken yağışlı hava taşkınlarını azaltmak için kullanılmıştır. Bu, kombine lağım taşması olayları sırasında, salınan su kalitesinin arttırılması ve salınan suyun hacminin azaltılması avantajına sahiptir.[34][35]

Genel olarak, yüzey suyunun toprak altı tabakalarına sızmasını artırmak için akarsuların önlerine kontrol barajları inşa edilir. Kontrol barajlarının su altında kalan kısmındaki sızma işlemi, açık saha madenciliğinde kullanılan ANFO patlayıcıları kullanılarak toprağın alt katmanları ve örtü toprağının gevşetilmesi suretiyle yapay olarak geliştirilebilir. Böylece, yerel akiferler kuru mevsimde kullanılmak üzere tamamen mevcut yüzey suyu kullanılarak hızlı bir şekilde zenginleştirilebilir.
Geleneksel olmayan

1992'de Amerikalı sanatçı Michael Jones McKean, Omaha, Nebraska'da bulunan Bemis Çağdaş Sanat Merkezi'nde, Omaha silüetinde tamamen sürdürülebilir gökkuşağı oluşturan bir sanat eseri yarattı. Proje binlerce galon yağmur suyu topladı, suyu papatya şeklinde konuşlandırılmış 12.000 galonluk altı adet tankta sakladı.[36] Büyük lojistik girişim, beş aylık bir süre boyunca, Amerikan Ortabatısındaki en büyük kentsel yağmur suyu toplama alanlarından biriydi.
Tatlı su basar ormanlarla yağmur suyu hasadı
Ratagul Tatlısu basar Ormanı, Bangladeş

Yağmursuyu hasadı, kullanımda olan sualtındaki alanlardan elde edilen geliri kaybetmeden, su basar ormanların yetiştirilmesiyle mümkündür.[37] Yağmur suyunun toplanmasının asıl amacı, yerel olarak mevcut yağmur suyunu, yıl boyunca büyük sermaye harcamalarına ihtiyaç duymadan su ihtiyacını karşılamak için kullanmaktır. Bu, evsel, endüstriyel ve sulama ihtiyaçları için kirlenmemiş suyun bulunmasını kolaylaştıracaktır.
Güneş enerjisi panelleriyle yağmur suyu toplama

Nüfus alanlarına daha yakın olan kaliteli su kaynakları tüketiciler için giderek kıt ve maliyetli olmaktadır. Güneş ve rüzgar enerjisine ek olarak, yağmur suyu herhangi bir arazinin ana yenilenebilir kaynağı'dır. Dünyanın her yerinde geniş alanlar her yıl güneş PV panelleri ile kaplanmaktadır. Güneş panelleri, üzerine düşen yağmur suyunun çoğunun hasadı için kullanılabilir ve içilebilir kalitede su, yağmur suyunun tuzluluk oranı çok düşük olduğu için basit filtrasyon ve dezenfeksiyon işlemleriyle üretilebilir.[38][39][40] Şişelenmiş içme suyu gibi katma değerli ürünler için yağmur suyunun kullanılması, katma değerli içme suyu üretiminden elde edilen gelirin artması ile güneş PV santrallerini yüksek yağışlı/bulutlu alanlarda bile karlı kılar. Son zamanlarda, halihazırda kazılmış olan kuyulardaki düşük maliyetli Yağmur Suyu toplanmasının, Hindistan'da yeraltı suyu seviyesinin yükseltilmesinde oldukça etkili olduğu bulunmuştur.
Avantajlar

Yağmursuyu hasadı, bölgesel su kısıtlamaları sırasında bağımsız su teminini sağlar ve gelişmiş ülkelerde genellikle ana arzın desteklenmesi için kullanılır. Bir kuraklık meydana geldiğinde su sağlar, alçakta bulunan alanları su basmasını hafifletmeye yardımcı olabilir ve kuyulara olan talebi azaltarak yeraltı suyu seviyelerinin sürdürülmesini sağlayabilir. Yağmur suyu esas olarak tuzluluk ve diğer tuzlardan arınmış olduğu için, içme suyunun teminine de yardımcı olur. Kentsel su sistemindeki yağmur suyu hasadı uygulamaları, hem su teminine hem de atık su alt sistemlerine, su dağıtım sistemlerinde temiz suya olan ihtiyacı, kanalizasyon sistemlerinde aşırı yağış kaynaklı suyu ve tatlı su kütlelerini kirleten yağmur suyu akışını azaltarak önemli bir fayda sağlar.[41]

Geniş bir çalışma grubu, yağmur suyu toplama sistemlerinin uygulanmasıyla elde edilebilecek çevresel etki ile ilgili ve maddi kazançları değerlendirmek için yaşam döngüsü değerlendirmesinin ve maliyetlendirme metodolojilerinin geliştirilmesine odaklanmıştır.
Bağımsız su temini

Yağmur suyu hasadı, su kısıtlamaları sırasında bağımsız su temini sağlar. Temiz suyun maliyetli veya elde etmesi zor olan bölgelerde, yağmur suyu hasadı kritik bir temiz su kaynağıdır. Gelişmiş ülkelerde, yağmur suyu genellikle ana kaynak yerine tamamlayıcı bir su kaynağı olarak kullanılmak üzere hasat edilir, ancak yağmur suyunun toplanması aynı zamanda bir evin su maliyetlerini veya genel kullanım seviyelerini azaltabilir. Yağmur suyu içmek güvenlidir.
Kuraklıkta tamamlayıcı olarak

Kuraklık meydana geldiğinde, geçmiş aylarda toplanan yağmur suyu kullanılabilir. Yağmur kıt ancak aynı zamanda tahmin edilemez ise, yağmur suyu hasadı sisteminin kullanılması, yağmur yağdığı zaman yağmurun yakalanması için kritik öneme sahip olabilir. Kurak ortamlara sahip birçok ülke, yağmur suyu hasadını ucuz ve güvenilir bir temiz su kaynağı olarak kullanır. Kurak ortamlarda sulamayı artırmak için, yağmur suyunun tepeden aşağı akmasını engellemek ve yakalamak için topraktan sırtlar yapılır. Düşük yağış dönemlerinde bile, bitkilerin yetişmesi için yeterli su toplanır. Çatılardan su toplanabilmekte ve çok miktarda yağmur suyunu tutmak için tanklar inşa edilebilmektedir.

Ek olarak, yağmur suyu hasadı, kuyulardan gelen suya olan talebi azaltır ve yeraltı suyu seviyelerinin tükenmesi yerine daha fazla sürdürülmesini sağlar.
Yaşam döngüsü Değerlendirmesi

Yaşam döngüsü değerlendirmesi bir sistemin çevresel etkilerini ömrünün beşiğinden mezara kadar değerlendirmek için kullanılan bir metodolojidir. Devkota ve arkadaşları, yağmur suyu hasadı için böyle bir metodoloji geliştirdiler ve bina tasarımı (örneğin, boyutlar) ve fonksiyonunun (örneğin, eğitim, konut, vb.) sistemin çevresel performansında kritik roller oynadığını buldular.[42][43] Sanitasyon Teknolojileri Ekonomik ve Çevresel Analizi modeli, bu tür sistemlerin sera gazı emisyonlarını ve maliyetini çeşitli bina tiplerinin kullanım ömrü boyunca değerlendirir.

Yağmur suyu toplama sistemlerinin işlevsel parametrelerini ele almak için, tuvalet sifonu için yağmur suyu hasatının çevresel performansı ile ilgili ideal bina tasarımını (arz) ve fonksiyonunu (talep) tanımlayan yeni bir metrik - arz talep oranı (A/T) - geliştirilmiştir. Yağmur suyu arzının yalnızca içme suyunu kurtarmakla kalmayıp, aynı zamanda kombine kanalizasyon şebekesine giren yağmur suyunu da azaltacağı fikri ile, binalar kombine kanalizasyon şebekesine bağlandığında, ayrı kurulmuş bir sisteme göre çevre emisyonlarındaki tasarruf daha yüksek olmuştur.
Sistem kurulum düzeni

Yağmursuyu toplama sistemleri, asgari beceriler ile kurulabilen sistemlerden gelişmiş düzen ve kurulum gerektiren otomatik sistemlere kadar çeşitlilik gösterebilir. Temel yağmur suyu toplama sistemi, binanın terasından çıkan tüm çıkışların bir boru ile suyu depolayan bir yeraltı tankına bağlanması nedeniyle teknik bir işten daha çok bir sıhhi tesisat işidir.

Sistemler, kuru mevsim boyunca su talebini karşılayacak ideal ölçülerdedir, çünkü günlük su tüketimini destekleyecek kadar büyük olması gerekir. Spesifik olarak, bir inşaat çatısı gibi yağış yakalama alanının, yeterli su akışını sağlayacak kadar büyük olması gerekir. Su depolama tankı boyutu, yakalanan suyu içerecek kadar büyük olmalıdır. Düşük teknolojili sistemler için, yağmur suyunu yakalamak için birçok düşük teknolojili yöntem kullanılır: çatı sistemleri, yüzey suyu yakalama, zaten toprakta birikmiş ya da rezervuarlarda yakalanan yağmur suyunu pompalayarak tanklarda (sarnıçlar) depolama.

Yağmur suyu toplama sistemi kurulmadan önce, dijital aletlerin kullanılması yararlıdır. Örneğin, bir bölgenin yağmur suyu toplama potansiyeli yüksek olup olmadığını tespit etmek için, çevrimiçi etkileşimli bir araç25 Ocak 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. kullanarak yağmur suyu toplama GIS haritaları yapılabilir veya bir topluluğun suyunun ihtiyacını karşılamak için ne kadar su gerektiğini tahmin etmek için Rain is Gain aracı yardımcı olabilir. Bunun gibi araçlar, projeyi sürdürülebilir ve uzun ömürlü hale getirmenin yanı sıra, bir sistem kurma taahhüdünde bulunmadan önce zamandan ve paradan tasarruf edebilir.
Yağmur suyu hasadı uygulamaları
Tarım

Beş Karayip ülkesine yapılan misyonlar, daha sonra kullanılmak üzere yağmur suyu fazlasının yakalanmasının ve depolanmasının, toprak veya su kıtlığı nedeniyle yılın hasatının bir kısmını veya tamamını kaybetme riskini önemli ölçüde azaltabileceğini göstermiştir. Ayrıca, yüksek yağış mevsimlerinde sel ve toprak erozyonu ile ilgili riskler azalacaktır. Küçük çiftçiler, özellikle yamaçlarda tarım yapanlar, yağmur suyunun toplanmasından en fazla yararlanabilir çünkü akıntıyı yakalayabilir ve toprak erozyonunun etkilerini azaltabilirler.[44]

Birçok ülke, özellikle kurak ortamdakiler, yağmur suyu hasadını ucuz ve güvenilir bir temiz su kaynağı olarak kullanırlar.[45] Kurak ortamlarda sulamayı artırmak için, yağmur suyunun tepelerden ve yamaçlardan akmasını engellemek ve yakalamak için topraktan sırtlar yapılır. Düşük yağış dönemlerinde bile, bitkilerin yetişmesi için yeterli su toplanır.[46] Çatılardan ve barajlardan su toplanabilir ve ayrıca büyük miktarlarda yağmur suyu depolamak için havuzlar inşa edilebilir, böylece çok az yağışın olduğu günlerde bile bitkileri sulamak için yeterli miktarda su bulunur.
Evsel kullanım

    Çin, Arjantin ve Brezilya'da çatıdan yağmur suyu hasadı, içme suyu, kullanım suyu, hayvancılık, küçük sulama ve yeraltı suyu seviyelerinin yenilenmesi için kullanılır. Çin'deki Gansu eyaleti ve yarı kuzeydoğu Brezilya, devam eden en büyük çatı yağmur suyu hasat projelerine sahiptir.
    Tayland kırsal nüfusunun yaklaşık % 40'ı yağmur suyu hasadı kullanmaktadır.[23] Yağmur suyu hasadı, 1980'lerde hükûmet tarafından yoğun bir şekilde desteklendi. 1990'larda, toplama tankları için devlet fonları tükendiğinde, özel sektör devreye girdi ve özel hanelere çoğu hala kullanılmaya devam eden birkaç milyon tank tedarik etti.[24] Bu, dünya çapında kendi kendine su temin etmenin en büyük örneklerinden biridir.
    Santa Fe, New Mexico'da inşa edilen yeni evler için yağmur suyu toplama zorunludur.[47]
    Teksas, yağmur suyu toplama ekipmanı alımı için satış vergisi muafiyeti sunar.[48]
    Hem Teksas hem de Ohio, yağmur suyu hasadı içilebilir amaçlar için bile kullanılmasına izin verir.[29]
    Oklahoma, yağmur suyu için pilot projeleri teşvik etmek ve diğer su tasarrufu teknikleri ile beraber yağmur suyu ve gri su kullanılmasını sağlamak amacıyla 2012'de, "2060 için Su" Yasasını geçti.
    Birleşik Krallık'ta, yağmur suyu depoları genellikle hane bahçelerinde ve kentsel bahçelerde yağmur suyunu toplamak için bulunur; bu daha sonra bahçeyi sulamak için kullanılır.

Endüstri

Frankfurt Havalimanı, Almanya'daki en büyük yağmur suyu toplama sistemine sahiptir. Bu sistem, 26.800 metrekarelik alana sahip yeni terminalin çatılarından su toplamaktadır. Su, havaalanının bodrumunda 100 metreküp depolama kapasitesi olan altı tankta toplanmaktadır. Su, tuvalet temizleme, bitkileri sulamak ve klima sistemini temizlemek için kullanılır.[49]

Tesisin sürdürülebilirliğini artırmak için Velodrome'da - Londra Olimpik Parkı - yağmur suyu toplanması benimsendi. Parkın içilebilir su talebinde % 73'lük bir düşüş olduğu tahmin edilmektedir. Buna rağmen, sürdürülebilirliği artırmak için, yağmur suyunun toplanmasında, parkurun karasu geri dönüşüm programına kıyasla, finansal kaynakların daha az verimli bir şekilde kullanıldığı kabul edildi.[50]
Kalite

Yağmur suyunun itinalı bir şekilde analiz edilmesi ve güvenliğine uygun bir şekilde kullanılması gerekebilir. Örneğin Gansu eyaletinde, toplanan yağmur suyunun parabolik güneş ocaklarında içmeden önce kaynatılmasıyla güneş enerjili su dezenfeksiyonu kullanılır.[51] Bu "uygun teknoloji" olarak adlandırılan yöntemler, depolanan yağmur suyunun içilebilmesi maksadıyla arıtılması için düşük maliyetli dezenfeksiyon seçenekleri sunar.

Yağmur suyu, çoğu zaman yeraltı suyundan veya nehirlerden veya göllerden gelen sudan daha iyi, temiz bir su kaynağı olsa da, toplama ve depolama işleminden sonra geriye genellikle kirli ve içilmez su kalır.[52] Çatılardan toplanan yağmur suyu, insan, hayvan ve kuş dışkısı, yosun ve likenler, rüzgar esintisi tozu, kentsel kirlilikten kaynaklanan parçacıklar, böcek ilaçları ve denizdeki (Ca, Mg, Na, K, Cl, SO4) ve çözünmüş gazlardaki (CO2, NOx, SOx) inorganik iyonları içerebilir. Avrupa'da yağmur suyunda, en yüksek konsantrasyonların kuraklıktan hemen sonraki ilk yağmurda ortaya çıktığı yüksek pestisit seviyeleri bulunmuştur; Bu ve diğer kirletici maddelerin konsantrasyonu, suyun ilk akışını atıklara yönlendirerek önemli ölçüde azaltılır. Artırılmış su kalitesi, suyu yüzeyden alma mekanizması ve serinin sonundaki suyun alındığı bir dizi tank kullanılarak da elde edilebilir. Ön filtreleme, sistemi sağlıklı tutmak ve tanka giren suyun büyük tortular içermediğinden emin olmak için endüstride kullanılan yaygın bir uygulamadır.

Kavramsal olarak, bir su tedarik sisteminde su kalitesi son kullanımla uyumlu olmalıdır. Bununla birlikte, gelişmiş dünyanın çoğunda, tüm son kullanımlar için yüksek kaliteli içme suyu kullanılmaktadır. Bu yaklaşım para ve enerjiyi boşa harcar ve çevreye gereksiz etkileri olur. Tuvalet temizleme, sulama ve çamaşır yıkama gibi içilemez su kullanımları için ön filtreleme önlemlerinden geçen yağmur suyunun sağlanması, sürdürülebilir bir su yönetimi stratejisinin önemli bir parçası olabilir.

Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia ve internet ten bazi sayfalar
[attachment=149075]


Zemzem Nedir? Zemzem Suyu ve Zemzem Kuyusu Hakkında Bilgiler

Zemzem (Zemzem kuyusu, Arapça:زمزم), Suudi Arabistan'da Mekke'de Kâbe'nin 20 m doğusundaki su kaynağı ve kuyusu. Hac ve Umre ziyaretleri sırasında milyonlarca Müslüman tarafından içilmekte ve hediye edilmek üzere memleketlerine götürülmektedir.

Etimoloji

Zemzem, Arapça; belirsiz ses, yüksek olamayan ses, titreme, vızıltı gibi anlamlara gelir. Ayrıca bol, bereketli doyurucu su anlamına da gelir. Güvenilir olmayan bir görüşe göre de Kıptîce veya Yunanca bir kelimedir ve yavaş ak ve dur manasına gelir.[1]

İnanç

Zemzem Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir. İslami inanca göre; Peygamber İbrahim, eşi Hacer ve küçük oğlu İsmail'i çöle bırakmıştır. Yiyecekleri ve suları bittiğinde Hacer, Sefa ve Merve tepeleri arasında koşarak su arar. Bu sırada toprağı eşeleyen İsmail bir su kaynağı bulur. Bunun üzerine çıkan suyun yitip gideceğinden endişe eden Hacer “Zem-Zem!” (Dur-Dur!) diye bağırmıştır.[2] Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.[1] Hac ve umre yapan Müslümanlar Hacer'in anısına Safâ ve Merve tepeleri arasında yedi defa hızlı adımlarla yürürler, buna say denir.

Zemzem'in adı Kuran'da geçmez, fakat hadislerde sıkça geçer. İslami ritüele göre; diğer içeceklerin tersine Zemzem ayakta[3] ve Kabe'ye dönerek içilir.

Kaynağı ve bileşimi

Çevresi oldukça kurak olan Mekke'de bu suyun kaynağının 2000 m yüksekliğindeki Taif Dağı çevresindeki yağışlar olduğu kabul edilir.[1]

Zemzem suyunun değişik kaynakların bileşimi olduğu görüşü kabul edilir. Yakın çevresindeki kaynak sularının mineral oranı, dengesi gibi özellikleri Zemzem'e benzemez. Suyun yıllara göre tadı değişir. Bu fark Zemzem'i besleyen üç kaynaktan hangisinden daha fazla su geldiği ile ilgilidir.[3] Yapılan bir araştırmada saniyede 18,5 litre çekildiğinde kendini yenileyebilmektedir. İçeriğinde tuz olmasına rağmen içilirken tatlıdır.

Zemzem kuyusu, birinci bölümü 12.80 m olan, kayaların içine doğru 17.20 m'lik iki bölümden, toplam 30 metredir. Günümüzde su modern yöntemlerle çıkarılıp, ultraviyole ışınlar ile dezenfekte edilip, kullanıma sunulmaktadır.[4] Yakın zamana kadar Zemzem kuyusuna ulaşılıyordu. Tavaf alanının ortasında kalan Zemzem kuyusu, Tavaf'ı engellediği gerekçesiyle üzeri kapatılmıştır. Bu yerdeki Zemzem yazısı da bazı hacıların burayı fazla ilgi göstermesi üzerine kaldırılmıştır.[5]

Mineral konsantrasyonu

as reported by researchers at King Saud University[6]
mineral konsantrasyon
mg/L oz/cu in
Sodyum 133 7,7×10-5
Kalsiyum 96 5,5×10-5
Magnezyum 3.888 0,002247
Potasyum 433 0,000250
Bikarbonat 1.954 0,001129
Klorür 1.633 0,000944
Florür 072 4,2×10-5
Nitrat 1.248 0,000721
Sülfat 1.240 0,00072
Toplam çözünmüş katılar 835 0,000483


Zemzem, Allah’ın Hz. Hacer ve oğlu Hz. İsmail’e ihsan ettiği mübarek suyun adıdır.

Hz. İbrahim, Allah’tan aldığı vahiy ile eşi Hacer ve henüz süt emmekte olan oğlu İsmail’i Zemzem’in bugünkü yerine bırakıp gider. Henüz Kâbe yapılmadığı ve Mekke şehri kurulmadığı için orada yaşayan birileri de yoktur.

ZEMZEM SUYU'NUN ÇIKIŞI

Rivayetlere göre Hz. İbrahim, onları bırakarak bir şey söylemeden geri dönüp gitmek üzere hareket edince Hz. Hacer, ona kendilerini böyle bırakarak nereye gittiğini sorar. Fakat İbrahim (a.s.), birkaç defa tekrarlanan bu soruya cevap vermez. Bunun üzerine Hz. Hacer, ona bunu kendisine Allah’ın mı emrettiğini sorar. İbrahim (a.s.)’den ‘Evet’ cevabını alınca, büyük bir teslimiyetle ‘Mademki Allah (c.c.) bunu emretti. O bizi korur, bizi burada zayi etmez’ der.

İbrahim (a.s.), oradan ayrılarak ‘Seniyye’ diye adlandırılan yere gelince şöyle dua eder:

“Ey Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını, senin kutsal evinin (Kâbe) yanında tarıma elverişli olmayan bir vadiye yerleştirdim. Bunu yaptım ki Rabbim, namazı kılsınlar! İnsanların gönüllerini onlara meylettir ve çeşitli ürünlerden onlara rızık ver ki şükretsinler!” (İbrahim sûresi, âyet: 37)

Çok geçmeden yanındaki suyu biten Hz. Hacer, yavrusuna su bulabilmek için, annelik sevgisi ve şefkatiyle sağa sola koşuşturmaya başlar. Su temin edebilecek birilerini görebilir miyim diye Safâ ve Merve diye bilinen bu iki tepe arasında gidip gelir. İki tepe arasındaki vadiye indiği zaman çocuğunu göremediği için orayı koşarak geçer. Bu su arayış, ilahî iradenin hemen Kâbe’nin yanı başından Zemzem suyunu ikram etmesine kadar devam eder.

Zemzem, halen Kâbe’nin 20 m. kadar doğusunda, Makam-ı İbrahim’e yakın bir yerde bulunan tavaf alanının altındaki kuyudan çıkmaktadır. 2003 yılında, tavaf alanını genişletmek amacıyla Zemzem kuyusuna iniş yeri kapatılmış, bunun yerine tavaf alanı etrafındaki Zemzem içme yerleri çoğaltılmıştır.

Hz. Peygamber’in Zemzem hakkında: “Zemzem ne niyetle içilirse o yararı sağlar” ( İbn Mâce, Menasik, 78) buyurduğu rivayet edilmektedir. Çeşitli rivayetlerde onun şifa verici özelliği anlatılmıştır. Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Peygamber’in Mekke’den Zemzem suyu getirttiği de nakledilmektedir. Zemzem içerken, “Allah’ım! Senden yararlı ilim, bol rızık ve her dert için şifa istiyorum” diye dua edilir.

Kişi, tıpkı Hz. İbrahim ile oğlu İsmail’in Kâbe’yi ibadet için temizledikleri gibi, tavaf ederken gönül evi olan kalbini takva ile tertemiz yapar. Kalbindeki kirleri yıkar, yakar, yok eder ve Zemzem suyuna gelir. Orada ise bu defa o mübarek su ile midesini temizler. Bir daha haram lokma, şüpheli rızık girmeyecek hâle gelinceye kadar arındırır. Nefsini, açgözlülüğünü doyuracak kadar içer. Haramdan beslenme hastalığına şifa verecek kadar doyasıya içer. Tamahkâr nefsi susuncaya, vicdanı takva kararını duyuncaya, ruhu onunla doyunca-ya kadar içer. Böylece, o mübarek yerlerde Yüce Allah’a söz verdikten sonra bir lokma da olsa, Zemzem’le pak eylediği midesini ifsat etmemeye, kazancını haramlarla kirletmemeye, çocuklarını haksız kazançla beslememeye söz vererek içer bu arınma suyunu.

Zemzem Suyu: 4000 Senelik Kutsal Mucize

Müslümanlar için manevi açıdan oldukça değerli olan pek çok unsur vardır. Bu unsurlardan biri de kutsal topraklarda yer alan zemzem suyudur. Sizlere zemzem suyu mucizesi hakkında merak edilen soruları yanıtladığımız bir yazı hazırladık.

Mekke ve Umre ziyaretine gidip de zemzem suyu getirmeden dönen kişi sayısı çok azdır. Her derde deva olarak bilinen zemzem suyunun özellikleri ve zemzem suyunun faydaları şimdi sizinle bu satırlarda tanışacak. Zemzem suyuna dair merak ettiğiniz sorular varsa mutlaka yazımızı gözden geçirmelisiniz.

Zemzem Suyu Nedir?

    Zemzem suyu Kâbe’nin 20 metre kadar doğusunda, Makam-ı İbrahim’e yakın bir konumda bulunan tavaf alanının altındaki kuyudan çıkan kutsal bir sudur.
    Zemzem suyunun şifaları üzerine yapılan araştırmalar arttıktan sonra 2003 yılında, tavaf alanını genişletmek amacıyla Zemzem kuyusuna iniş yeri kapatılmıştır. Bu iniş noktası yerine tavaf alanı etrafındaki Zemzem içme yerleri çoğaltılmış ve genişletilmiştir. Böylece daha çok kişi zemzem suyundan faydalanmaya başlamıştır.

Zemzem suyu hikayesi ise duyanları oldukça etkilemektedir. Rivayete göre zemzem suyunun öyküsü şöyledir:

Hz. Hacer, bir gün çölün ortasında çocuklarıyla susuz kalmıştır. Çocuklarına su vermek için annelik duygularının da etkisiyle Safa ve Merve tepeleri arasında koşturup durmuştur. 7 defa koşturup durmasının ardından Cebrail yardımıyla bir kuyu kazılmıştır. Cebrail tarafından açılan kuyudan öyle bir su fışkırmıştır ki; Hz. Hacer bu suyun birikmesi için önünü kesmiştir ve suyu biriktirmiştir. Hz. Hacer çıkan suyu görünce “dur dur” diyeceği yerde “zem zem” demiştir ve günümüze kadar bu bereketli suyun adı zemzem suyu olarak kalmıştır. Bazı kaynaklara göre zem zem; dur anlamına gelmektedir.

    Zemzem suyu özellikleri arasında hangi niyetle içilirse ona fayda olacağı yer alır. Hatta Hz. Peygamber’in Zemzem hakkında: “Zemzem ne niyetle içilirse o yararı sağlar” ( İbn Mâce, Menasik, 78) hadisi de vardır.
    Bu suyun neden bu kadar önemli olduğunu merak ediyorsanız sizlere bir bilgi daha verelim. Hz Aişe’den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz Mekke’den ayrıldığı zamanlarda yanında zemzem suyu bulundururdu. Bu sudan içerek şifa bulurdu.
    Zemzem suyu neredeyse 4000 senedir durmadan akan bir sudur. Bundan ötürü zemzem suyunun bereketli olduğu ifade edilir.
    Yapılan araştırmalara göre zemzem suyunun bakteri içermeyen ve hastalıkları iyileştiren bir özelliği olduğu açıklanmıştır.
    Hemze, Tayyibe, Tahire, Şarabü’l-ebbar olarak da bilinen zemzem suyu Mekke bölgesinde Harem-i Şerif’te bulunmaktadır.
    Zemzem suyunun kuyusu bir huniyi andırmaktadır.
    Tuz ve mineral dengesi iyi derecede olan zemzem suyu, kurak yerden çıkmasına rağmen oldukça içilir bir tada sahiptir.


Zemzem Suyu Nasıl İçilir?

Zemzem suyu kutsal bölgeden getirildiği için özellikle bir içme şekli vardır. Öncelikle içilirken bir dua edilmesi gerekir. Bu dua ise şöyledir:

Okunuşu: “Allahümme inni es’elüke ilmen nafian ve rizkan vesian ve şifeen min külli dein vesegamin bi rahmetike yâ erhamerrahimîn”
Anlamı: “Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allahım senden, menfaat veren (yararlı ) ilim, geniş rızık ve her dert ve hastalıktan şifa niyaz ederim.”

Zemzem suyunun ayakta içilmesi de bilinen bir bilgidir. Peki, zemzem suyu neden ayakta içilir?

Hz. Muhammed zemzem suyunu içerken ayakta olduğu için bu suyu içenlerin ayakta içmesi görülmektedir.
Bu bilgiyi destekleyen hadis ise şöyledir.

İbni Abbas (radiyallahu anh) şöyle der: “Ben Resulullah’a (aleyhisselatü vesselam) Zemzem ikram ettim, ayakta içti.” (Müslim, Eşribe: 117; İbni Mâce, Eşribe: 21)

Zemzem suyunu gün içinde dilediğiniz anda içebilirsiniz. Tıpkı içme suyu içer gibi tüketebilirsiniz.

Zemzem Suyunun Özellikleri ve Faydaları Nelerdir?

    Zemzem suyu her derde deva niyetine içilir. Özellikle de ağrı kesici özelliği olduğu bilinir.
    Bağırsaklarda oluşan parazitleri temizleme görevi var.
    Saçların beslenmesini ve dökülmesini önler.
    Ağız içinde oluşacak bakteriyi önler. Diş çürümesine engel olur.
    Kan dolaşımını rahatlatan zemzem suyu, tansiyon dengeler.
    Doyurucu bir özelliği olan zemzem suyu sayesinde gün içinde açlık hissi bastırılır.
    Hz. Hacer, zemzem suyunu içtikten sonra çocuklarını emzirmiştir. Bu nedenle zemzem suyunun süte etkisi olduğu bilinmektedir.
    Kanserli hücrelerin vücuda girmesini önleme görevi vardır.
    Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.
    Hücre yenilenmesine destek olacağı için yaşlanmaya karşı bir koruyucu olarak içilebilir.

Zemzem Suyu pH Değeri

    Zemzem suyu sağlık açısından oldukça faydalı olan bir sudur. Yapılan incelemelere göre zemzem suyunun ph değeri 10 olarak tespit edilmiştir.
    Böbrekleri ve bağırsakları yormayan, bedene kuvvet veren bir etkisi vardır.


Zemzem Suyu Çoğaltılır Mı?

    Zemzem suyunun çoğaltılması son zamanlarda yapılan en yaygın uygulamadır. Zira bu durumun yapılması dinen uygun görülmez.
    Mekke’den getirilen zemzem suyunu bir başka içme suyuna ekleyip miktarını artırarak evinizde içebilirsiniz.
    Ancak ticari açıdan böyle bir ekleme yaparsanız dinen günah sayılacağı için uygun görülmez.

Zemzem Suyu Bozulur Mu?

    Merak edilen bir diğer soru da zemzem suyu bozulur mu konusudur. Zemzem suyunun kendine has bir koruma gücü olduğu için şişe içinde 10 sene dursa da bozulmaz.
    Yine de zemzem suyunun tadını korumak için güneş altında bırakmamanız önerilir.


Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia
İslam ve İhsan
nefisyemektarifleri
[attachment=149069]

Madam Blavatsky - Helena Petrovna Blavatsky Kimdir? Biyografisi

Helena Petrovna Blavatsky (Rusça: Еле́на Петро́вна Блава́тская, Ukraynaca: Олена Петрівна Блаватська) evlilik öncesi soyadı Helena von Hahn (Rusça: Елена Петровна Ган, Ukraynaca: Олена Петрівна Ган) (d. 12 Ağustos 1831 Yakaterinoslav, Rus İmparatorluğu (Şimdiki Dnipro, Ukrayna) - ö. 8 Mayıs 1891, Londra), Alman asıllı Rus okültist, Teosofi Derneği'nin kurucusu ve teozofinin batıda yaygınlaşmasını sağlayan kişidir.

Madam Blavatsky diye de bilinir. 31 Temmuz 1831'de Ukrayna'da doğmuş ve 8 Mayıs 1891'de Londra'da ölmüştür. 1848'den 1858'e kadar dünyayı dolaşmış, 1873'te New York'a göç etmiştir. 1878'te de Amerikan vatandaşı olmuştur.


Biyografi
İlk yılları


Helena Blavatsky, 12 Ağustos 1831'de Ukrayna'nın Yekaterinoslav kentinde (şimdi Dnipro) doğdu . Babası Alman asilzade kökenlere sahip Pyotr Alekseevich von Han, Rus ordusunda bir albaydı. Annesi Elena Andreevna Fadeeva,  Rus George Sand olarak da bilinen bir roman yazardır.

Annesi 1842'de Helen daha 11 yaşındayken öldü ve büyükbabasının Saratov'daki evinde büyüdü.  17 yaşında kendisinden çok daha yaşlı olan Erivan vali yardımcısı Nikifor Blavatsky ile evlendi, bu evlilik hiçbir zaman tamamlanmadığı için  Blavatsky, üç ay sonra kocasını terk etti. Ancak asilzadenin soyadını koruyarak İstanbul'a kaçtı.[1]

KISACA

Blavatsky 1877 yılında
Doğum Yelena Petrovna von Hahn
12 Ağustos 1831
Dnipro,Rus İmparatorluğu
Ölüm 31 Temmuz 1891 (59 yaşında)
Londra, Birleşik Krallık
Milliyet Alman asıllı Rus
Dönem 19. yüzyıl felsefesi


Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia
Akaşa Kayıtları Nedir? Nerededir?

Akaşa kayıtları, evrende meydana gelen hiçbir olayın, hiçbir hareketin yok olmadığını, hepsinin izlerini bıraktığını ve kaydolduğunu ileri süren teozoflarca kullanılan bir terimdir. Terim Hint teozofisindeki “evrendeki tüm uzayı kapsayan temel esîrî cevher” olarak tanımlanan “akaşa” sözcüğünden Batılı teozoflar tarafından türetilmiştir. Bu görüşe göre, nasıl evrende hiçbir madde dönüşümler geçirmekle birlikte yok olmazsa, hiçbir hareket ve olay da yok olmayıp akaşa denilen, algılanması zor, cevhere kaydolur.[1][2]

Budizm’de akaşa, bu kayıtlanma olayının kapsamıyla ilgili olarak iki türde ele alınır:

    1- Kişisel akaşa: Kişinin duyguları, algıları, zihinsel oluşumları, bilinç hareketleri, fiziksel biçimi vs. ile ilgili bireysel akaşa.
    2- Maddi her şey ile ilgili olan sınırsız akaşa.

Batı teozofisine göre akaşa ya da akaşik kayıtlar her düşüncenin, her eylemin, her sesin, her ışığın vibrasyonlarının kaydolduğu, özetle, fiziksel alemden yansıyan tüm tesirlerin seri ve dakik bir biçimde yoğunluklarına göre sınıflanıp kaydolduğu sınırsız ve ebedi bir arşivdir. Batı teozofisinin kurucusu olan ve akaşa sözcüğünü Batı’ya aktaran H.P. Blavatsky’ye göre kişisel akaşa kayıtlarının yanı sıra, her gezegenin küresel akaşa kayıtları da mevcuttur ki, Rudolf Steiner ve Edgar Cayce gibi ünlü medyumların Dünya tarihinin bilinmeyen geçmişiyle (Atlantis, yedi kök soy vs.) ilgili olarak aktardıkları bilgileri, bu küresel akaşa kayıtlarıyla irtibata geçerek aktardıkları ileri sürülür. Kimileri Kur'an’daki Levh-i Mahfûz kavramını akaşa kavramıyla ilişkili olarak yorumlarlar.

Spiritüalistler kişisel akaşa kayıtları yerine serbest hafıza terimini kullanırlar ve sınırsız akaşa kavramına sıcak bakmazlar. Çünkü spiritüalist anlayışa göre, bir vibrasyonun varlığını akaşa teorisindeki gibi ebediyen sürdürmesi maddesel olarak imkânsızdır.

Kaynakça

Wikipedia

    ^ Ellwood, Robert S. (1996). "Theosophy". The Encyclopedia of the Paranormal. Prometheus Books. s. 759-766.
    ^ Regal, Brian (2009). Pseudoscience: A Critical Encyclopedia. Greenwood. s. 29.
Encyclopedia of Mystical& Paranormal Experience, Rosemary Ellen Guiley
Abdülmetin Balkanlıoğlu kimdir?

Abdülmetin Balkanlıoğlu, 1958'de Çorum'un Sungurlu'ya bağlı Aşağıfındıklı köyünde dünyaya geldi. 1977 senesinde Çorum İmam-Hatip Lisesi'ni bitiren Balkanlıoğlu, 1986 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni yarıda bıraktı.

Arapça eğitimini Emin Saraç Hoca'dan alan Balkanlıoğlu, 1977 tarihinde Şile'de Ağva Hacıköyü'nde imamlık vazifesine başladı. 1978 senesinde Sarıyer Rumeli Efendi Köyü Camii'nde görev yapan Balkanlıoğlu, 1980 senesinde Eminönü Hoşkadem Camii’nde, 1983′de de Fatih Müftülüğü’ne bağlı Acemoğlu Camii’nde görev aldı. Bu dönemde Fatih Din Görevlileri Dernek Başkanlığı'nı yürüttü. Daha sonra, Küçükçekmece ilçesine bağlı Kayabaşı Köyü'ne tayin olan Abdülmetin Balkanlıoğlu, bu görevinden sonra emekliye ayrıldı.

Abdülmetin Balkanlıoğlu, evli ve 2 çocuk babasıydı.

İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu 60 yaşında hayatını kaybeden İsmailağa camiasının önde gelen isimlerinden Abdulmetin Balkanlıoğlu'nun cenazesi, yarın toprağa verilecek.

Sakarya Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "İlimiz Valisi Sayın İrfan Balkanlıoğlu'nun ağabeyi Abdulmetin Balkanlıoğlu vefat etmiştir. Cenazesi yarın İstanbul Fatih Camii'nde kılınacak ikindi namazına müteakiben İstanbul Edirnekapı Mezarlığı'na defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet diliyoruz." ifadelerine yer verildi.
“Musafaha nasıl yapılmalı? Hükmü nedir? Musafaha esnasında sarılmak mı, kafalaşmak mı sünnete uygundur?”

SARILMAK MÜSTEHAPTIR

İki Müslüman’ın karşılaştıkları zaman musafaha etmeleri, yani el sıkışmaları sünnettir. Bu esnada kafa tokuşturmanın değil, sarılmanın sünnete daha uygun olduğu ve müstehap bulunduğu âlimlerce ifade edilmiştir.

Sünnetten bazı deliller şöyledir:

- Hz. Aişe (ra) anlatıyor: “Resulullah (asm) odamda iken (evlâtlığı olan) Zeyd İbnu Hârise geldi ve kapıyı vurdu. Resulullah (asm) üryan vaziyette üzerindeki örtüsünü sürüyerek kalktı. Allah’a yemin olsun, O’nu (asm), daha önce üryan olarak hiç görmemiştim, sonra da görmedim. Zeyd’i kucakladı ve öptü.”1

- Şa’bi (ra) anlatıyor: “Resulullah (asm), amcası oğlu Câfer İbnu Ebî Tâlib Necaşi’den döndüğünde onu karşıladı, kucakladı ve gözlerinin arasından öptü.”2

- Katâde (ra) demiştir ki: “Enes bin Mâlik’e (ra): “Resulullah’ın ashabında tokalaşmak var mıydı?” diye sordum. Enes (ra): “Evet!” dedi.3

- İbn Abdilberr’in (ra) rivayetine göre, Ubeydullah b. Büsr (ra) sağ elini göstererek şöyle dedi: “Şu elimi görüyor musunuz; şu elimi? Benim bu elim Allah’ın Resulü (asm) ile tokalaşmıştır.”4

- Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Tokalaşın ki, kalplerinizdeki kin gitsin! Hediyeleşin ki, birbirinize karşı aranızda sevgi doğsun ve düşmanlık bitsin!”5

Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor: Resulullah Efendimiz (asm) Hazret-i Fatma’nın (ra) hanesinin önüne geldi ve torunu Hasan’ı kast ederek:

“Küçük orada mısın? Küçük orada mısın?” buyurdu.

Ardından Hasan koşarak gelince Resulullah Efendimiz (asm) onu kucakladı ve öpüp kokladı.6

MUSAFAHA ADABI

Musafaha esnasında şu hususlara dikkat etmelidir:

1- Musafahanın ilk karşılaşma esnasında, bayram ve özel günler gibi tebrik günlerinde yapılması sünnettir.

2- Musafaha tek elle yapılabileceği gibi iki elle de yapılabilir. 

3- Musafaha esnasında içinden Allah’a hamd etmek, istiğfarda bulunmak ve salâvat getirmek müstehaptır.

4- Musafaha esnasında tebessüm etmelidir. Asık yüzlü ve somurtkan olmamalıdır.

5- Musafaha esnasında gözlerimiz musafaha yaptığımız kardeşimizin gözlerinin içine bakmalı; başka yere bakmamalı, yüzünü çevirmemelidir. Allah Resulü (asm) birisiyle karşılaştığında musafaha ederdi; o elini çekinceye kadar Resulullah (asm) elini çekmezdi; adam yüzünü çevirinceye kadar da, Resulullah (asm) yüzünü çevirmezdi.

6- Namaz arkasından ve sadece namaza bağlı olarak musafaha yapmak sünnet değildir. Namazın bir parçası olarak algılanacak kadar namaza bitişik yapılması bidattir. Ancak ilk karşılaşma namazdan sonraya denk gelmişse musafaha yapılır.

SARILMANIN PSİKOLOJİK VE FİZYOLOJİK YÖNÜ

Bilim adamları musafaha esnasında sarılmakla vücutta doğrudan beyinle bağlantılı bulunan “afferent c” isimli sinirlerin uyarıldığını, beyne ulaşan uyarıların endorfin salınımını tetiklediğini tesbit etmişlerdir. Bilindiği gibi endorfinler acı kontrol sisteminin bir parçasıdır ve vücutta ağrı kesici etkisi yapar. Endorfinlerin, morfinden 30 kat daha etkili olduğu belirlenmiştir.

Endorfinler aynı zamanda beynin ödül merkezini de çalıştırırlar. Bu sebeple ağlayan birisine sarıldığınızda duygusal bir bağ meydana gelir ve bu duygusal bağla ağlayan kişi büyük bir rahatlama hisseder.

Keza sarılmak vücutta nörofizyolojik etki yapar, sevgi hormonu olarak bilinen oksitosin salgılanmasını netice verir.

Dolayısıyla musafaha esnasında sarılmak psikolojik ve fizyolojik olarak acıların ve ağrıların azaltılmasında etkilidir.

Günümüzde aile terapistleri de sarılmayı tavsiye ediyorlar. Hatta Japonya’da sarılma desteği modern bir mesleğe dönüşmüş durumdadır. Öyle ki, bu amaçla kurulan bazı Japon şirketleri insanlara ücreti mukabilinde sarılma hizmeti vermektedirler.

Dipnotlar:

1- Tirmizî, İsti’zân 32. 2- Ebü Dâvud, Edeb 157, (5220). 3- Tirmizî, İsti’zân, 2871. 4- İbn-i Mâce Terc., s. 491. 5- Muvatta, H. Hulk, 16. 6- Buhari, Büyu, 985.


Kaynak

yeniasya.com.tr
[attachment=195217]

RAŞiDi TARiKATI GENEL BiLGiLER

RAŞiDi TARiKATI GENEL BiLGiLER&SiLSiLE&ADABLAR&SALAVAT&EVRAD VE ZiKiRLERi

Raşidin Çizdiği Yol Nedir? Raşidi Tarikatının Kurucusu Kimdir?Raşidi Tarikatının Edeb Ve Adabları Nelerdir?

Zusammenfassung
Raşidin Çizdiği Yol Nedir? Raşidi Tarikatının Kurucusu Kimdir?Raşidi Tarikatının Edeb Ve Adabları Nelerdir? Tarikatın Özelliği : Mevsim Tarikatı yani günlerin, ayların, gecelerin, gündüzlerin, nurun, ve ziyanın, ve mevsimlerin devaren ettirilmesini talim eden, bir yol ve tarik ve usul. Raşidi Tarikatının Amacı ve Gayesi : Tasavvuf Yolculuğunda Başağaçlı Raşit Tunca – Karoglan Hoca'nın Hakkalyakin veya keşfen bilip yaşadıklarını, bir cemaate ve gruba öğretip, misyonunun, (Level in) O'ndan sonra da devam ettirilmesi.Karoglan Hocanın insanoğlunun yeryüzünden kainatı idare edebilcek bir güce sahip olduğunu bilip, ve bu konuda bazi tatbikler yapınca, ve bunu devam ettirecek, ve ilerde dahada geliştirebilecek kıvamda, yol arkadaşları, tarik mensublarını araması, ve bildiklerini, yetenekli ve öğrenip yaşamak isteyenlere anlatma isteği ve gayesi sebebiyle kuruldu. Amacı ve gayesi sadece, insanın, yeryüzünün ve kainatın halifesi olduğunu bizzat, hakkal yakin insanlara öğretmek ve yine, dua ile kar ve yağmur yağabileceğini, ve güneş açtırılabileceğini insanlara öğretmek Alfa insan nedir nasıl alfa insan olunur tatbikatlar ile insanlara öğretmek ...

Details
Autor Raşit Tunca
Sprache Türkisch
Bindung Hardcover
Größe 155 x 235mm
Farbe Schwarz/ Weiß
Anzahl Seiten 599
ISBN 9789403717746
Veröffentlichungsdatum 09-11-2023
Genre Religion und Ethik > Islam

€40,99 Hardcover

YAYINEViMDEN SATIN AL

AMAZONDAN SATIN AL

BOL COM DAN SATIN AL


Details
Autor Raşit Tunca
Sprache Türkisch
Bindung Softcover
Größe 155 x 235mm
Farbe Schwarz/ Weiß
Anzahl Seiten 599
ISBN 9789403717432
Veröffentlichungsdatum 08-11-2023
Genre Religion und Ethik > Islam

€30,99 Softcover

YAYINEViMDEN SATIN AL

AMAZONDAN SATIN AL

BOL COM DAN SATIN AL



€25,00 E-book

ISBN: 9789403717449

YAYINEViMDEN SATIN AL


BOL COM DAN SATIN AL
[attachment=194984]

Hizbül Kebir ve Hizbül Kasr Duası

Hizbül Kebir ve Hizbül Kasr Duası - BJ2024

Şeytanlar ve ordusu Deccal ve ordusu bugün kol gezmekte, ve insanlara hayvanlara doğaya her türlü verebildiği zararları vermeye çalışmaktalar. O'nların zararlarından korunabilmek için Allah'ın kalesine sığınma duaları

Zusammenfassung

Bu duada, kafirlere, müşriklere, münafıklara, hasetçilere, sihirbazlara, düşmanlarımız varsa düşmanlarımıza, günahkarlara, hırsızlara iftiracılara, kötülük yapanlara, cimrilere, gafillere, yalancılara, hainlere, zalimlere,  hilekarlara, Münkirlere, nakıs ve negatif kimselere karşı okunur, Bu sıfattaki kimselerden gelecek zararların önüne geçilmesi için yapılan dualar, nazarın tesirini yok etmek için yine dua, büyü ve sihrin tesirini yok etmek için dua ve ayetler küfür ve kafirlere karşı Kafirun Suresi, imanımızı tazelemek için Amentü duası, güzel salavatlar, sevap kazandıran salavatlar, sevap kazandıran dualar, ayetler, ve okuyanların yanında bir melek taifesi bulunur ki, bize namazı hatırlatır,  Yine Hızır duası vardır, Hızır duasına devam eden kimse, evinden çıktıktan sonra herhangi bir sıkıntıya maruz kalırsa, Allah Hızır olarak görevlendirdiği bir kulunu ona gönderir, ve başındaki sıkıntıyı, o kimse Allah'ın izniyle ve müsaadesiyle izale eder,

Raşid'i tarikatına intisab etmiş bütün müntesiplerimiz evinden çıkmadan  önce  ya virdini  okur yada Hizbül Kebir duasını okur Eğer vakitler ve imkanlar kısıtlı ise Hizbul Kasır duasını okur Ondan sonra çıkar evinden.

Details
Autor Raşit Tunca
Sprache Türkisch
Bindung Softcover
Größe 110 x 180mm
Farbe Schwarz/ Weiß
Anzahl Seiten 74
ISBN 9789403727349
Veröffentlichungsdatum 06-01-2024
Genre Religion und Ethik > Islam

€14,91 Softcover

YAYINEViMDEN SATIN AL

AMAZONDAN SATIN AL

BOL COM DAN SATIN AL


€15,50 E-book

ISBN: 9789403727356

YAYINEViMDEN SATIN AL


BOL COM DAN SATIN AL
[attachment=194983]

Raşidi Zikir Evradı PRO13.927

Raşidi Zikir Evradının Türkçe Okunuşu, Arapça Yazılışı ve Türkçe Latince Açıklamalar

“Allah' a giden yollar,  gökyüzündeki yıldızların adedince çoktur” (Hz. Muhammed s.a.v.) Bizde Bir yol kurduk ve

Bizde O yolumuzda Seyri Sülük'ümüzü yani Allah doğru yolculuğumuzu gerçekleştirirken yaptığımız zikir ve evradları, bu kitapta topladık.

Zusammenfassung

Selamün Aleyküm,

“Allah' a giden yollar,  gökyüzündeki yıldızların adedince çoktur” (Hz. Muhammed s.a.v.) Bizde Bir yol kurduk ve

"Ve ileyhi Türceun" Meali "O'na geri döneceksiniz" ayeti hükmünce,  Bizde O yolumuzda Seyri Sülük'ümüzü yani Allah doğru yolculuğumuzu gerçekleştirirken yaptığımız zikir ve evradları, bu kitapta topladık. Zikir ve dua, Nefis terbiyesinin birinci malzemesidir.

“Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin” (Furkan Sûresi 77. Ayet)

“Bana dua edin, size icabet edeyim” (Mü’min Suresi 60. Ayet)

Zikir Nedir : Sözlük manası ile, anmak, hatırlamak, unutmamak, ve çokca tekrar etmek Zikir bir frekans aralığıdır, ve esas mana ile, sadece bir kelimenin çookca tekrarına verilen isimdir ki, mesela o kelime “Allah”

Vird Nedir : Vird anlamlı bir cümlenin, belli zaman aralıklarında, devamlı tekrarına verilen isimdir

Bu kitapta Raşidi Tarikatı Zikir Evradının Son düzeltlemeleri Yapıldı ve, son sürüm olaraktan “Raşidi Zikir Evradı PRO13.927” olarak Zikir Evradımızın, Türkçe Okunuşunu, Arapça Yazılışını ve Türkçe Latince Açıklamaları Bu kitap ile Hizmetinize Sunuduk...

Yolumuzdan gidecek olanlara Hayırlı ve Mübarek Olsun.

Details
Autor Raşit Tunca
Sprache Türkisch
Bindung Softcover
Größe 110 x 180mm
Farbe Schwarz/ Weiß
Anzahl Seiten 229
ISBN 9789403717708
Veröffentlichungsdatum 06-11-2023
Genre Religion und Ethik > Islam

€19,99 Softcover

YAYINEViMDEN SATIN AL

AMAZONDAN SATIN AL

BOL COM DAN SATIN AL

Details
Autor Raşit Tunca
Sprache Türkisch
Bindung Softcover
Größe 155 x 235mm
Farbe Schwarz/ Weiß
Anzahl Seiten 229
ISBN 9789403717715
Veröffentlichungsdatum 06-11-2023
Genre Religion und Ethik > Islam

€18,99 Softcover

YAYINEViMDEN SATIN AL

AMAZONDAN SATIN AL

BOL COM DAN SATIN AL


€15,50 E-book

ISBN: 9789403717753

YAYINEViMDEN SATIN AL

BOL COM DAN SATIN AL



RAŞiT TUNCA

BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA
Raşit Tunca

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik

BOARD KISAYOLLARI

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak



WEB-TUNCA


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY

G A L A T A S A R A Y


FENERBAHÇE


F E N E R B A H C E


BEŞiKTAŞ

B E Ş i K T A Ş


TRABZONSPOR

T R A B Z O N S P O R


MiLLi TAKIM

M i L L i T A K I M


ETKiNLiKLERiMiZ


“Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al”
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN

“ Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca, Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca, Hak intikamını, Kulunun Eliyle Alır da, Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."
(Hz. Mevlana)