MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,258 » Forum posts: 5,849 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
[attachment=176602]
Nazardan korunmak için kurşun döktürmek ve nazar boncuğu takmak doğru mu?
Nazardan korunmak için kurşun döktürmek İslam dininde kabul edilen bir uygulama değildir.
Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sav) sünnetinde nazar veya büyüye karşı kurşun dökme gibi bir uygulama bulunmamaktadır. Bu tür uygulamalar, daha çok batıl inançlara ve kültürel geleneklere dayanmaktadır.
İslam'da nazardan korunmanın doğru yolu:
Allah'a sığınmak: En etkili korunma yolu, Allah'a sığınmak ve O'ndan korunma dilemektir. Ayetlerde ve hadislerde bu konuda birçok dua ve tavsiye bulunmaktadır.
Felak ve Nas surelerini okumak: Bu sureler, nazardan korunmak için okunan özel dua sureleridir.
Nazara Karşı Dua: Felak Suresi
Bismillahirrahmânirrahîm.
Kul e'ûzü birabbil felak
Min şerri mâ halak
Ve min şerri ğasikın izâ vekab
Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad
Ve min şerri hâsidin izâ hased
Felak Suresi Türkçe Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
De ki: "Sığınırım o sabahın Rabbine,
Yarattığı şeylerin şerrinden,
Karanlığı çöküp bastırdığında bir gecenin şerrinden,
O düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden
ve kıskançlık gösterdiğinde bir kıskancın şerrinden!"
Nazara Karşı Dua: Nas Suresi
Bismillahirrahmânirrahîm.
Kul e'ûzü birabbinnâs
Melikinnâs
İlâhinnâs
Min şerrilvesvâsilhannâs
Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi
Minelcinneti vennâs
Nas Suresi Türkçe Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
İnsanların hükümdarına,
İnsanların ilahına,
O sinsi vesvesecinin şerrinden.
O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.
Gerek cinlerden, gerek insanlardan.
Nazara Karşı Dua: Ayetel Kürsi
Bismillahirrahmânirrahîm.
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm,
lâ te'huzühu sinetün velâ nevm,
lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard,
men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih,
ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm,
velâ yü-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard,
velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Ayetel Kürsi Türkçe Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Allah, O’ndan başka ilah yoktur; diridir, her şeyin varlığı O’na bağlı ve dayalıdır.
Ne uykusu gelir ne de uyur.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur.
O’nun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez.
Onların önlerinde ve arkalarında olanları O bilir.
O’nun ilminden hiçbir şeyi -dilediği müstesna- kimse bilgisi içine sığdıramaz.
O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine almıştır.
Onları korumak kendisine zor gelmez.
O yücedir, mutlak büyüktür.
NAZAR DUASI (AYET)
Nazar duası: Çocukların ve insanların nazardan korunması için okunan özel bir duadır.
وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ
Ve in yekadullezine keferu le yuzlikuneke bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnun. Ve ma huve illa zikrun lil alemin.
Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "Kuşkusuz o bir delidir." diyorlardı. Oysaki o, bütün insanlık için öğütten başka bir şey değildir.
Kalem suresi,51 ve 52. ayet
Peygamberimizin Okuduğu Nazar Duası
Hz. Peygamber (s.a.s.), torunları Hasan ve Hüseyin’i nazar ve benzeri kötülüklerden, şerden korumak için onlara dua okurdu. Hz. Muhammed'in okuduğu bu duanın, nazar duaları arasında en etkilisi olduğuna inanılmaktadır. Peygamberimiz şu nazar duasını okurdu:
Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh
Türkçe Anlamı
"Her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım."
Peygamber Efendimizin mahlukatın şerrinden korunmak içim tavsiye ettiği "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak" duasının Arapçası, anlamı, okunuşu ve fazileti...
أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق
Okunuşu: "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak"
Anlamı: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım."
"EUZÜ Bİ KELİMATİLLAHİT-TAMMATİ MİN ŞERRİ MA HALAK" DUASININ FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER
Havle Binti Hakîm radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim”
dedi:
“Kim bir yerde konaklar da sonra “Yarattıklarının şerrinden Alllah’ın mükemmel kelimelerine (âyet, sıfat ve isimleri) sığınırım derse, konakladığı o yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez.”
(Müslim, Zikir 54, 55. Aynca bk. Tirmizî, Daavât 40.)
İNSANI KORUYAN DUALAR
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e akrep tarafından sokulmuş bir kimse getirilirdi. Râvi dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Eğer bu zat, yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım, deseydi sokulmazdı, veya ona zarar veremezdi.”
(Müslim, Zikir 55.)
"Zararlı dediğimiz, esasen her biri çeşitli görevler için yaratılmış hayvancıklardan insanı koruyan dualar vardır. O hayvanları bizim bildiğimiz bilmediğimiz hizmetler için yaratan Cenâb-ı Mevlâ, Resûl-i Ekrem vasıtasıyla bize onlardan korunmanın yollarını da öğretmiştir. Bu dua sadece akrepten değil, zarar veren her yaratıktan korunmak için de tavsiye edilmiştir. Peygamber Efendimiz “Kim bir yerde konaklar da sonra ‘Yarattıklarının şerrinden Allah’ın mükemmel kelimelerine sığınırım’ derse, konakladığı yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez” buyurmuştur.
Bazı rivayetlerde bu duanın sabah ve akşam okunması, bazılarında da üçer defa tekrarlanması tavsiye edilmektedir.
Allah’ın mükemmel kelimeleri ifadesiyle Cenâb-ı Hakk’ın takdiri veya O’nun şifalı sözleri yahut da Kur'ân-ı Kerîm’i kastedilmiş olabilir. Esasen bunlardan hangisinin kastedildiği çok önemli değildir. Önemli olan eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min şerri mâ halak denmesidir. Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti sözleriyle başlayan, muhtelif yerlerde ve zamanlarda okunması tavsiye edilen başka dualar da vardır."
(Riyazüssalihin)
Bu duayı sabah akşam üç defa okuyana hiçbir şey zarar veremez.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Kim her sabah ve her akşam üç defa bu duayı okursa ona hiçbir şey zarar vermez.”
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرّ ُ معَ اِسْمِهِ شَيْءٌ فِي اْلاَرْدِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمْ
Türkçe Okunuşu: Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim.
Anlamı: İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O her şeyi işitir ve bilir» derse, ona hiçbir şey zarar vermez.”
(Ebû Dâvûd, Edeb, 101/5088; Tirmizî, Deavât, 13)
Bu hadîs-i şerîfi Hz. Osman radıyallahu anh’dan oğlu Ebân radıyallahu anh duyup rivâyet etmişti. Bir gün Ebân radıyallahu anh felç oldu. Bu hadîsi ondan işiten biri, Ebân radıyallahu anh’ın yüzüne bakmaya başladı. Bunu farkeden Ebân radıyallahu anh: “–Niçin bana öyle bakıyorsun? Allah’a yemin ederim ki ben Osman adına yalan uydurmadım. Osman da Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz adına yalan uydurmadı. Fakat felç olduğum gün bir şeye öfkelenmiştim de o duayı okumayı unutmuştum.” dedi.
(Ebû Dâvûd Edeb 101/5088)
Güzel düşünmek ve iyi niyetli olmak: Negatif düşünceler ve kötü niyetler, nazarın etkisini artırabilir. Bu nedenle, güzel düşünmek ve iyi niyetli olmak önemlidir.
Komşuluk ilişkilerini güçlendirmek: İyi komşuluk ilişkileri, hem dünya hem de ahiret mutluluğu için önemlidir. Komşular arasında sevgi ve saygı, nazarın etkilerini azaltabilir.
Kurşun dökmenin sakıncaları:
Dini açıdan yanlış: İslam dinine uygun olmayan bir uygulamadır.
Sağlık riski: Kurşun, insan sağlığı için zararlı bir maddedir. Kurşun buharları solunması durumunda çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Psikolojik etkileri: Bu tür uygulamalar, kişinin psikolojik olarak bağımlı hale gelmesine ve sürekli bir endişe içinde yaşamasına neden olabilir.
Sonuç olarak, nazar gibi konularda İslam dininin öğretilerine uygun yöntemleri tercih etmek en doğrusudur. Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimizin sünnetinde belirtilen dualar ve tavsiyeler, hem ruhen hem de bedenen sağlıklı bir yaşam sürmemize yardımcı olacaktır.
Unutmayın: Asıl korunma, Allah'a olan imanımız ve O'na sığınmamızla olur.
Nazar boncuğu nazardan korur mu?
Nazar boncuğu takmanın nazarı koruduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Bu inanç, daha çok kültürel ve toplumsal bir geleneğe dayanmaktadır.
İslam dinine göre:
Nazar boncuğuna sığınmak, Allah'a ortak koşmak anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sav) hadislerinde, nazar boncuğu gibi nesnelere sığınmanın caiz olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Korunmanın yolu Allah'a sığınmaktır. Nazar gibi olumsuz durumlardan korunmanın en etkili yolu, Allah'a sığınmak ve O'ndan yardım istemektir. Felak ve Nas surelerini okumak, ayet-el kürsi okumak gibi uygulamalar, İslam'da nazarın şerrinden korunmak için tavsiye edilen yöntemler arasındadır.
Nazarın mahiyeti ve keyfiyeti kesin olarak bilinmemekle beraber, bazı kimselerin bakışlarıyla olumsuz etkiler meydana getirebildikleri dinen de kabul edilmektedir.
Bir hadis-i şerifte,
“(Nazardan) Allah’a sığının, çünkü nazar (göz değmesi) haktır.”
(İbn Mâce, Tıb, 32 [3508]) buyrulmaktadır.
Resûlullah’ın (s.a.s.) nazar değmesine karşı Âyete’l-Kürsî ile İhlâs ve Muavvizeteyn (Felâk, Nâs) sûrelerini okuduğu; ashabına da bunları okumalarını tavsiye ettiği; göz değmesinden kurtulmak için ayrıca doğrudan Allah Teâlâ’ya (c.c.) yakardığı rivâyet edilmektedir
(bkz. Buhârî, Tıb, 32-38 [5735-5742]; Tirmizî, Tıb, 16 [2058]; İbn Mâce, Tıb, 32-36 [3508-3525]; Kâmil Miras, Tecrîd Tercemesi, 12/90).
Nazar konusunda Hz. Peygamber’in tavsiyelerini uyguladıktan sonra sonucu Yüce Allah’tan beklemek İslâm inancının gereğidir. Dinimizde nihai etkiyi Allah’tan başkasına atfeden tutum, davranış ve inanışlar yasaklanmıştır. Bu sebeple nazar boncuğu ve benzeri şeylerin, bunlardan medet ummak amacıyla boyuna veya herhangi bir yere takılması caiz değildir. Bu tür davranışlarda bulunanlar hakkında Resûlullah (s.a.s.),
“Kim nazarlık takarsa Allah onun işini tamama erdirmesin.”
(İbn Hanbel, el-Müsned, 4/154 [17440]) buyurmuştur.
Diğer bir hadiste ise nazarlık takan ve nazarlığa koruyucu etki atfeden kimsenin Allah’a ortak koşmuş olacağı ifade edilmiştir
(İbn Hanbel, el-Müsned, 4/156 [17458])
Nazardan korunmak için böyle hurafeleri terk edip Hz. Peygamber’in öğrettiği duaları yapmak gerekir
(bkz. Buhârî, Tıb, 32-38 [5735-5742]; Tirmizî, Tıb, 16 [2058]; İbn Mâce, Tıb, 32-36 [3508-3525]; Kâmil Miras, Tecrîd Tercemesi, 12/90).
Bu çerçevede Felak ve Nâs sûreleri yanında Hz. Peygamber’in (s.a.s.) torunlarına yaptığı şu dua da okunmalıdır:
“Her türlü şeytan ve zehirli haşarattan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.”
(Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10 [3371]).
Nazar boncuğu takmanın bazı olumsuz yanları:
Psikolojik bağımlılık: Nazar boncuğuna sığınan kişiler, sürekli bir endişe içinde olabilir ve bu durum psikolojik sorunlara yol açabilir.
Yanlış inançlara yol açabilir: Nazar boncuğuna sığınmak, Allah'a olan imanı zayıflatabilir ve yanlış inançlara yol açabilir.
Özetle, nazar boncuğu takmanın nazarı koruduğuna dair herhangi bir bilimsel veya dini bir delil bulunmamaktadır. İslam dinine göre, nazar gibi olumsuz durumlardan korunmanın en etkili yolu, Allah'a sığınmak ve O'nun emirlerine uymaktır.
Doğru olan şu ki:
Allah'a sığınmak: En etkili korunma yöntemidir.
Felak ve Nas surelerini okumak: Nazar için özel dua sureleridir.
Güzel düşünmek ve iyi niyetli olmak: Negatif enerjileri uzak tutar.
Komşuluk ilişkilerini güçlendirmek: Sosyal bağlar, psikolojik sağlığı güçlendirir.
Süs ve Takı Amaçlı Takmak : Süs ve takı amaçlı takmakda bir sakınca yoktur, nasıl altın kolye gümüş kolye takıyorsan, aynen süs ve takı amaçlı takmak da da bir sakınca yoktur.
Unutmayın: Asıl güvencemiz, Allah'a olan imanımızdır.
Nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki
Nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasında sıklıkla yapılan bir bağlantı bulunmaktadır. Bu bağlantının kökenleri, eski Mısır mitolojisine kadar uzanmaktadır. İşte bu iki sembol arasındaki ilişki hakkında bazı bilgiler:
Ra'nın Gözü:
Eski Mısır Mitolojisinde: Ra, Mısır'ın güneş tanrısıdır. Ra'nın gözü, hem güneş hem de ay olarak tasvir edilir ve genellikle koruyucu bir sembol olarak kabul edilir. Horus tanrısının da bir gözü olduğu ve bu gözün Ra'nın gözü ile eşleştirildiği düşünülür.
Anlamı: Ra'nın gözü, hem yaratıcı hem de koruyucu bir gücü temsil eder. Kötü güçlerden korunma ve şifa amacıyla kullanılmıştır.
Sembolik Anlamı: Göz, her şeyi gören ve bilen bir gücü ifade eder. Kötü niyetleri ve enerjileri uzak tuttuğuna inanılır.
Nazar Boncuğu ve Ra'nın Gözü İlişkisi:
Görsel Benzerlik: Nazar boncuğunun yuvarlak ve göz şeklinde olması, Ra'nın gözü ile görsel bir benzerlik taşımasıdır.
Koruyucu İşlev: Hem Ra'nın gözü hem de nazar boncuğu, kötü gözlerden ve negatif enerjilerden korunmak için kullanılan sembollerdir.
Kültürel Yaygınlık: Bu iki sembol, farklı kültürlerde ve dinlerde benzer anlamlarla kullanılmıştır. Özellikle Orta Doğu ve Akdeniz bölgesinde, nazar boncuğunun Ra'nın gözünden etkilendiği düşünülmektedir.
Özetle:
Nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki, görsel benzerliklerinin yanı sıra, her ikisinin de koruyucu bir sembol olarak kullanılması ve kötü güçlerden korunma amacıyla kullanılmasıdır. Ancak, bu ilişki kesin bir tarihi kanıta dayanmamaktadır ve daha çok kültürel bir bağlantı olarak değerlendirilebilir.
Önemli Not:
Bilimsel Temeli Yok: Ne nazar boncuğunun ne de Ra'nın gözünün bilimsel olarak kanıtlanmış bir koruyucu gücü bulunmaktadır.
İnanç Sistemleri: Bu semboller, farklı kültürlerin ve inanç sistemlerinin bir parçasıdır. İnsanlar bu sembollere farklı anlamlar yükleyebilirler.
Kültürel Bir Miras: Nazar boncuğu, Türk kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Ancak, İslam dininde nazar boncuğuna sığınmak yerine, Allah'a sığınmak ve dua etmek daha doğru kabul edilir.
Sonuç olarak, nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki, ilginç bir kültürel bağlantıdır. Ancak, bu sembollerin koruyucu gücüne inanmak yerine, bilimsel ve dini gerçeklere dayanmak daha önemlidir.
Ek Bilgiler:
Horus'un Gözü: Mısır mitolojisinde Horus'un gözü de Ra'nın gözü ile sık sık ilişkilendirilir. Horus'un gözü, iyileşme, yenilenme ve bütünlüğü temsil eder.
Diğer Kültürlerde: Benzer semboller, farklı kültürlerde de görülür. Örneğin, Türk kültüründe "nazar değmesi" inancı ve nazar boncuğunun kullanımı yaygındır.
Umarım bu bilgiler, nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki hakkında daha fazla bilgi edinmenize yardımcı olmuştur.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
17.11.2024
Nazardan korunmak için kurşun döktürmek ve nazar boncuğu takmak doğru mu?
Nazardan korunmak için kurşun döktürmek İslam dininde kabul edilen bir uygulama değildir.
Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sav) sünnetinde nazar veya büyüye karşı kurşun dökme gibi bir uygulama bulunmamaktadır. Bu tür uygulamalar, daha çok batıl inançlara ve kültürel geleneklere dayanmaktadır.
İslam'da nazardan korunmanın doğru yolu:
Allah'a sığınmak: En etkili korunma yolu, Allah'a sığınmak ve O'ndan korunma dilemektir. Ayetlerde ve hadislerde bu konuda birçok dua ve tavsiye bulunmaktadır.
Felak ve Nas surelerini okumak: Bu sureler, nazardan korunmak için okunan özel dua sureleridir.
Nazara Karşı Dua: Felak Suresi
Bismillahirrahmânirrahîm.
Kul e'ûzü birabbil felak
Min şerri mâ halak
Ve min şerri ğasikın izâ vekab
Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad
Ve min şerri hâsidin izâ hased
Felak Suresi Türkçe Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
De ki: "Sığınırım o sabahın Rabbine,
Yarattığı şeylerin şerrinden,
Karanlığı çöküp bastırdığında bir gecenin şerrinden,
O düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden
ve kıskançlık gösterdiğinde bir kıskancın şerrinden!"
Nazara Karşı Dua: Nas Suresi
Bismillahirrahmânirrahîm.
Kul e'ûzü birabbinnâs
Melikinnâs
İlâhinnâs
Min şerrilvesvâsilhannâs
Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi
Minelcinneti vennâs
Nas Suresi Türkçe Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
İnsanların hükümdarına,
İnsanların ilahına,
O sinsi vesvesecinin şerrinden.
O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.
Gerek cinlerden, gerek insanlardan.
Nazara Karşı Dua: Ayetel Kürsi
Bismillahirrahmânirrahîm.
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm,
lâ te'huzühu sinetün velâ nevm,
lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard,
men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih,
ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm,
velâ yü-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard,
velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Ayetel Kürsi Türkçe Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Allah, O’ndan başka ilah yoktur; diridir, her şeyin varlığı O’na bağlı ve dayalıdır.
Ne uykusu gelir ne de uyur.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur.
O’nun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez.
Onların önlerinde ve arkalarında olanları O bilir.
O’nun ilminden hiçbir şeyi -dilediği müstesna- kimse bilgisi içine sığdıramaz.
O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine almıştır.
Onları korumak kendisine zor gelmez.
O yücedir, mutlak büyüktür.
NAZAR DUASI (AYET)
Nazar duası: Çocukların ve insanların nazardan korunması için okunan özel bir duadır.
وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ
Ve in yekadullezine keferu le yuzlikuneke bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnun. Ve ma huve illa zikrun lil alemin.
Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "Kuşkusuz o bir delidir." diyorlardı. Oysaki o, bütün insanlık için öğütten başka bir şey değildir.
Kalem suresi,51 ve 52. ayet
Peygamberimizin Okuduğu Nazar Duası
Hz. Peygamber (s.a.s.), torunları Hasan ve Hüseyin’i nazar ve benzeri kötülüklerden, şerden korumak için onlara dua okurdu. Hz. Muhammed'in okuduğu bu duanın, nazar duaları arasında en etkilisi olduğuna inanılmaktadır. Peygamberimiz şu nazar duasını okurdu:
Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh
Türkçe Anlamı
"Her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım."
Peygamber Efendimizin mahlukatın şerrinden korunmak içim tavsiye ettiği "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak" duasının Arapçası, anlamı, okunuşu ve fazileti...
أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق
Okunuşu: "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak"
Anlamı: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım."
"EUZÜ Bİ KELİMATİLLAHİT-TAMMATİ MİN ŞERRİ MA HALAK" DUASININ FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER
Havle Binti Hakîm radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim”
dedi:
“Kim bir yerde konaklar da sonra “Yarattıklarının şerrinden Alllah’ın mükemmel kelimelerine (âyet, sıfat ve isimleri) sığınırım derse, konakladığı o yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez.”
(Müslim, Zikir 54, 55. Aynca bk. Tirmizî, Daavât 40.)
İNSANI KORUYAN DUALAR
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e akrep tarafından sokulmuş bir kimse getirilirdi. Râvi dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Eğer bu zat, yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım, deseydi sokulmazdı, veya ona zarar veremezdi.”
(Müslim, Zikir 55.)
"Zararlı dediğimiz, esasen her biri çeşitli görevler için yaratılmış hayvancıklardan insanı koruyan dualar vardır. O hayvanları bizim bildiğimiz bilmediğimiz hizmetler için yaratan Cenâb-ı Mevlâ, Resûl-i Ekrem vasıtasıyla bize onlardan korunmanın yollarını da öğretmiştir. Bu dua sadece akrepten değil, zarar veren her yaratıktan korunmak için de tavsiye edilmiştir. Peygamber Efendimiz “Kim bir yerde konaklar da sonra ‘Yarattıklarının şerrinden Allah’ın mükemmel kelimelerine sığınırım’ derse, konakladığı yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez” buyurmuştur.
Bazı rivayetlerde bu duanın sabah ve akşam okunması, bazılarında da üçer defa tekrarlanması tavsiye edilmektedir.
Allah’ın mükemmel kelimeleri ifadesiyle Cenâb-ı Hakk’ın takdiri veya O’nun şifalı sözleri yahut da Kur'ân-ı Kerîm’i kastedilmiş olabilir. Esasen bunlardan hangisinin kastedildiği çok önemli değildir. Önemli olan eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min şerri mâ halak denmesidir. Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti sözleriyle başlayan, muhtelif yerlerde ve zamanlarda okunması tavsiye edilen başka dualar da vardır."
(Riyazüssalihin)
Bu duayı sabah akşam üç defa okuyana hiçbir şey zarar veremez.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Kim her sabah ve her akşam üç defa bu duayı okursa ona hiçbir şey zarar vermez.”
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرّ ُ معَ اِسْمِهِ شَيْءٌ فِي اْلاَرْدِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمْ
Türkçe Okunuşu: Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim.
Anlamı: İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O her şeyi işitir ve bilir» derse, ona hiçbir şey zarar vermez.”
(Ebû Dâvûd, Edeb, 101/5088; Tirmizî, Deavât, 13)
Bu hadîs-i şerîfi Hz. Osman radıyallahu anh’dan oğlu Ebân radıyallahu anh duyup rivâyet etmişti. Bir gün Ebân radıyallahu anh felç oldu. Bu hadîsi ondan işiten biri, Ebân radıyallahu anh’ın yüzüne bakmaya başladı. Bunu farkeden Ebân radıyallahu anh: “–Niçin bana öyle bakıyorsun? Allah’a yemin ederim ki ben Osman adına yalan uydurmadım. Osman da Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz adına yalan uydurmadı. Fakat felç olduğum gün bir şeye öfkelenmiştim de o duayı okumayı unutmuştum.” dedi.
(Ebû Dâvûd Edeb 101/5088)
Güzel düşünmek ve iyi niyetli olmak: Negatif düşünceler ve kötü niyetler, nazarın etkisini artırabilir. Bu nedenle, güzel düşünmek ve iyi niyetli olmak önemlidir.
Komşuluk ilişkilerini güçlendirmek: İyi komşuluk ilişkileri, hem dünya hem de ahiret mutluluğu için önemlidir. Komşular arasında sevgi ve saygı, nazarın etkilerini azaltabilir.
Kurşun dökmenin sakıncaları:
Dini açıdan yanlış: İslam dinine uygun olmayan bir uygulamadır.
Sağlık riski: Kurşun, insan sağlığı için zararlı bir maddedir. Kurşun buharları solunması durumunda çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Psikolojik etkileri: Bu tür uygulamalar, kişinin psikolojik olarak bağımlı hale gelmesine ve sürekli bir endişe içinde yaşamasına neden olabilir.
Sonuç olarak, nazar gibi konularda İslam dininin öğretilerine uygun yöntemleri tercih etmek en doğrusudur. Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimizin sünnetinde belirtilen dualar ve tavsiyeler, hem ruhen hem de bedenen sağlıklı bir yaşam sürmemize yardımcı olacaktır.
Unutmayın: Asıl korunma, Allah'a olan imanımız ve O'na sığınmamızla olur.
Nazar boncuğu nazardan korur mu?
Nazar boncuğu takmanın nazarı koruduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Bu inanç, daha çok kültürel ve toplumsal bir geleneğe dayanmaktadır.
İslam dinine göre:
Nazar boncuğuna sığınmak, Allah'a ortak koşmak anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sav) hadislerinde, nazar boncuğu gibi nesnelere sığınmanın caiz olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Korunmanın yolu Allah'a sığınmaktır. Nazar gibi olumsuz durumlardan korunmanın en etkili yolu, Allah'a sığınmak ve O'ndan yardım istemektir. Felak ve Nas surelerini okumak, ayet-el kürsi okumak gibi uygulamalar, İslam'da nazarın şerrinden korunmak için tavsiye edilen yöntemler arasındadır.
Nazarın mahiyeti ve keyfiyeti kesin olarak bilinmemekle beraber, bazı kimselerin bakışlarıyla olumsuz etkiler meydana getirebildikleri dinen de kabul edilmektedir.
Bir hadis-i şerifte,
“(Nazardan) Allah’a sığının, çünkü nazar (göz değmesi) haktır.”
(İbn Mâce, Tıb, 32 [3508]) buyrulmaktadır.
Resûlullah’ın (s.a.s.) nazar değmesine karşı Âyete’l-Kürsî ile İhlâs ve Muavvizeteyn (Felâk, Nâs) sûrelerini okuduğu; ashabına da bunları okumalarını tavsiye ettiği; göz değmesinden kurtulmak için ayrıca doğrudan Allah Teâlâ’ya (c.c.) yakardığı rivâyet edilmektedir
(bkz. Buhârî, Tıb, 32-38 [5735-5742]; Tirmizî, Tıb, 16 [2058]; İbn Mâce, Tıb, 32-36 [3508-3525]; Kâmil Miras, Tecrîd Tercemesi, 12/90).
Nazar konusunda Hz. Peygamber’in tavsiyelerini uyguladıktan sonra sonucu Yüce Allah’tan beklemek İslâm inancının gereğidir. Dinimizde nihai etkiyi Allah’tan başkasına atfeden tutum, davranış ve inanışlar yasaklanmıştır. Bu sebeple nazar boncuğu ve benzeri şeylerin, bunlardan medet ummak amacıyla boyuna veya herhangi bir yere takılması caiz değildir. Bu tür davranışlarda bulunanlar hakkında Resûlullah (s.a.s.),
“Kim nazarlık takarsa Allah onun işini tamama erdirmesin.”
(İbn Hanbel, el-Müsned, 4/154 [17440]) buyurmuştur.
Diğer bir hadiste ise nazarlık takan ve nazarlığa koruyucu etki atfeden kimsenin Allah’a ortak koşmuş olacağı ifade edilmiştir
(İbn Hanbel, el-Müsned, 4/156 [17458])
Nazardan korunmak için böyle hurafeleri terk edip Hz. Peygamber’in öğrettiği duaları yapmak gerekir
(bkz. Buhârî, Tıb, 32-38 [5735-5742]; Tirmizî, Tıb, 16 [2058]; İbn Mâce, Tıb, 32-36 [3508-3525]; Kâmil Miras, Tecrîd Tercemesi, 12/90).
Bu çerçevede Felak ve Nâs sûreleri yanında Hz. Peygamber’in (s.a.s.) torunlarına yaptığı şu dua da okunmalıdır:
“Her türlü şeytan ve zehirli haşarattan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.”
(Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10 [3371]).
Nazar boncuğu takmanın bazı olumsuz yanları:
Psikolojik bağımlılık: Nazar boncuğuna sığınan kişiler, sürekli bir endişe içinde olabilir ve bu durum psikolojik sorunlara yol açabilir.
Yanlış inançlara yol açabilir: Nazar boncuğuna sığınmak, Allah'a olan imanı zayıflatabilir ve yanlış inançlara yol açabilir.
Özetle, nazar boncuğu takmanın nazarı koruduğuna dair herhangi bir bilimsel veya dini bir delil bulunmamaktadır. İslam dinine göre, nazar gibi olumsuz durumlardan korunmanın en etkili yolu, Allah'a sığınmak ve O'nun emirlerine uymaktır.
Doğru olan şu ki:
Allah'a sığınmak: En etkili korunma yöntemidir.
Felak ve Nas surelerini okumak: Nazar için özel dua sureleridir.
Güzel düşünmek ve iyi niyetli olmak: Negatif enerjileri uzak tutar.
Komşuluk ilişkilerini güçlendirmek: Sosyal bağlar, psikolojik sağlığı güçlendirir.
Süs ve Takı Amaçlı Takmak : Süs ve takı amaçlı takmakda bir sakınca yoktur, nasıl altın kolye gümüş kolye takıyorsan, aynen süs ve takı amaçlı takmak da da bir sakınca yoktur.
Unutmayın: Asıl güvencemiz, Allah'a olan imanımızdır.
Nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki
Nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasında sıklıkla yapılan bir bağlantı bulunmaktadır. Bu bağlantının kökenleri, eski Mısır mitolojisine kadar uzanmaktadır. İşte bu iki sembol arasındaki ilişki hakkında bazı bilgiler:
Ra'nın Gözü:
Eski Mısır Mitolojisinde: Ra, Mısır'ın güneş tanrısıdır. Ra'nın gözü, hem güneş hem de ay olarak tasvir edilir ve genellikle koruyucu bir sembol olarak kabul edilir. Horus tanrısının da bir gözü olduğu ve bu gözün Ra'nın gözü ile eşleştirildiği düşünülür.
Anlamı: Ra'nın gözü, hem yaratıcı hem de koruyucu bir gücü temsil eder. Kötü güçlerden korunma ve şifa amacıyla kullanılmıştır.
Sembolik Anlamı: Göz, her şeyi gören ve bilen bir gücü ifade eder. Kötü niyetleri ve enerjileri uzak tuttuğuna inanılır.
Nazar Boncuğu ve Ra'nın Gözü İlişkisi:
Görsel Benzerlik: Nazar boncuğunun yuvarlak ve göz şeklinde olması, Ra'nın gözü ile görsel bir benzerlik taşımasıdır.
Koruyucu İşlev: Hem Ra'nın gözü hem de nazar boncuğu, kötü gözlerden ve negatif enerjilerden korunmak için kullanılan sembollerdir.
Kültürel Yaygınlık: Bu iki sembol, farklı kültürlerde ve dinlerde benzer anlamlarla kullanılmıştır. Özellikle Orta Doğu ve Akdeniz bölgesinde, nazar boncuğunun Ra'nın gözünden etkilendiği düşünülmektedir.
Özetle:
Nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki, görsel benzerliklerinin yanı sıra, her ikisinin de koruyucu bir sembol olarak kullanılması ve kötü güçlerden korunma amacıyla kullanılmasıdır. Ancak, bu ilişki kesin bir tarihi kanıta dayanmamaktadır ve daha çok kültürel bir bağlantı olarak değerlendirilebilir.
Önemli Not:
Bilimsel Temeli Yok: Ne nazar boncuğunun ne de Ra'nın gözünün bilimsel olarak kanıtlanmış bir koruyucu gücü bulunmaktadır.
İnanç Sistemleri: Bu semboller, farklı kültürlerin ve inanç sistemlerinin bir parçasıdır. İnsanlar bu sembollere farklı anlamlar yükleyebilirler.
Kültürel Bir Miras: Nazar boncuğu, Türk kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Ancak, İslam dininde nazar boncuğuna sığınmak yerine, Allah'a sığınmak ve dua etmek daha doğru kabul edilir.
Sonuç olarak, nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki, ilginç bir kültürel bağlantıdır. Ancak, bu sembollerin koruyucu gücüne inanmak yerine, bilimsel ve dini gerçeklere dayanmak daha önemlidir.
Ek Bilgiler:
Horus'un Gözü: Mısır mitolojisinde Horus'un gözü de Ra'nın gözü ile sık sık ilişkilendirilir. Horus'un gözü, iyileşme, yenilenme ve bütünlüğü temsil eder.
Diğer Kültürlerde: Benzer semboller, farklı kültürlerde de görülür. Örneğin, Türk kültüründe "nazar değmesi" inancı ve nazar boncuğunun kullanımı yaygındır.
Umarım bu bilgiler, nazar boncuğu ve Ra'nın gözü arasındaki ilişki hakkında daha fazla bilgi edinmenize yardımcı olmuştur.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
17.11.2024
Evrad-ı Bahaiyye-i Nakşibendiye
Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmanirrahiym
* Allahümme entel melikül hayyül kayyumül mübin
* Ellezi la ilahe illa ente rabbi halakteni ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va’dike masteta’tü euzü bike min şerri ma sana’tü ebuü leke bi nı’metike aleyye ve ebuü bi zenbi fağfirli zünubi fe innehu la yağfiruz zünube illa ente ya ğaffar.
* Sübhanellahi vel hamdü lillahi ve la ilahe illellahü vallahü ekberu ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
* Hüvel evvelü vel ahıru vez zahiru vel batınü ve hüve bi külli şey’in alim
* Yuhyi ve yümitü ve hüve hayyüllezi la yemutü bi yedihil hayr
* Ve hüve ala külli şey’in kadir
* Sübhaneke ya azıymel müazzameh
* Sübhaneke ya kayyumel mükerram
* Sübhaneke ya bais
* Sübhaneke ya varis
* Sübhaneke ya kadir
* Sübhaneke ya muktedir
* Sübhaneke ya alimes sirri vel hafiyyat
* Sübhaneke ya baıse men fil cedalete vel müsmekat
* Sübhaneke ya müsta’bede cemiy’ıl halaık
* Sübhaneke ya mukaddiral vahd ves savafık
* Sübhaneke ya men la tatraü aleyhil afat
* Sübhaneke ya mükevvinel ezmineti vel evkat
* Ala kadruke ve tealeyte amma yekulüz zalimune ulüvven kebira
* Sübhaneke ya mu’tikar rikab
* Sübhaneke ya müsebbibel esbab
* Sübhaneke ya hayyü ya kayyumüllezi la yemut
* Sübhaneke ya ilahi ve ilahen nasut
* Halaktena Rabbena bi yedike ve faddaltena ala kesirin min halkık
* Fe lekel hamdü ven na’ma
* Ve leket tavlü vel ala’
* Tebarakte Rabbena ve tealeyte
* Nestağfiruke ve netubü ileyke
* Allahümme entel evvelü fe la şey’e kableke
* Ve entel ahıru fe la şey’e ba’deke
* Ve entez zahiru fe la şey’e yüşbihüke
* Ve entel batinü fe la şey’e yerak
* e entel vahıdü bi la kesir
* Ve entel kadiru bi la vezir* Ve entel müdebbiru bi la müşir
* Kulillahümme malikel mülki tü’til mülke men teşaü ve tenziul mülke mimmen teşaü ve tuızzü men teşaü ve tüzillü men teşaü bi yedikel hayru inneke ala külli şey’in kadir
* Tülicül leyle fin nehari ve tulicün nehara fil leyli ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayyi ve terzüku men teşaü bi ğayri hısab
* Sübhaneke ya menıhtecebe fil ula an cemiy’ıl vera
* Sübhaneke ya men teradda bil vekari vel kibriya’
* Sübhaneke ya malike cemiy’ıl eşya’
* Sübhaneke ya men teazzeze bil kudrati vel ula
* Ve ya men ya’lemü ma fid davahis seb’ı vel husna
* Ve ya men ya’lemü ma yeteleclecü fis suduri vel ahşa’
* Ve ya men şerrafel aruda alel müdüni vel kura* Sübhaneke ya men ya’lemü ma tahtel cebubi ves sera
* Sübhaneke ya men teala ve letufe an en yüra tebarakte ve tealeyte la rabbe ğayruke ve la kahira sivak
* Allahümme entel mün’ımül müfdılül mükıylüş şekur
* Ve eşhedü enneke entellahüllezi la ilahe illa ente
* Ente rabbi ve rabbü külli şey’in fatırus semavati vel erdı alimül ğaybi veş şehadetil aliyyül kebirul müteal
* Taha ta sin mim tasin yasin ha mim ayn sin kaf
* Meracel bahrayni yeltekıyani beynehüma berzehun la yebğıyan
* Allahü la ilahe illa hüvel hayyul kayyumü la te’huzühu sinetün ve la nevmün lehu ma fis semavati ve ma fil erdı men zenzellezi yeşfeu ındehu illa bi iznihi ya’lemü ma beyne eydiyhim ve ma halfehüm ve la yühiytune bi şey’in min ılmihi illa bima şae vesia kürsiyyyühüs semavati vel erda ve la yeudühu hıfzuhüma ve hüvel aliyyül azıym
* Hamim hamim hamim hamim hamim hamim hamim
* Hummel emru ve caen nasru fe aleyna la yünsarun
* Ha mim
* Tenzilül kitabi minellahil azizil alim
* Ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkabi zit tavli la ilahe illa hüve ileyhil masıyr
* Yef’alüllahü ma yeşaü bi kudratihi ve yahkümü ma yürıdü bi ızzetıh
* Ve la münazia fi ceberutihi ve la şerike lehu fi mülkih
* Sübhanellahi ve bi hamdihi la kuvvete illa billah
* Ma şaellahü kane ve ma lem yeşe’lem yekün
* A’lemü ennellahe ala külli şey’in kadir
* Ve ennellahe kad ehata bi külli şey’in ılma
* Allahümme la taktülna bi ğadabike ve la tühliküna bi mesülatike ve afina kable zalik
* Sübhanellahil melikil kuddus
* Sübhanellahi zil mülki vel melekut
* Sübhaneke zil ızzeti vel azameti vel heybeti vel kudrati vel kibriyae vel celali vel cemali vel kemali vel beka ves sültani vel ceberut
* Sübhanel melikil hayyillezi la yenamü ve la yemutü ebeden bakıyen daimen sübbuhun kuddusün rabbüna ve rabbül melaiketi ver ruh
* Allahümme allimna min ılmike ve fehhimna anke ve kallidna bi samsami nasrik
* Allahümmec’alna leke şakiran ve leke zakiran ve leke rahiben ve leke mıtvaan ve leke muhbiten ve ileyke evvahen müniba
* Allahümme tekabbel tevbetena vağsil havbetena ve seddid mekavilena veslül sehıymete sudurina
* Ve ezhibid dahle vez zahle ver rane vel ıhnete min kulubina
* Allahümme inna neuzü bike min cüdaıl füc’eti ve harkıl me’nuseti ve minel ilhadi vel ğırrati ve minel cemmi vel aneti ve minel ümuril mütammirat
* Allahümmeksim lena min haşyetike ma tehulü bihi beynena ve beyne measıyk
* Ve min taatike ma tüdhılüna ve tübelliğna bihi ila hazıyratil kuds
* Ve minel yekıyni ma tühevvinü bihi aleyna müsıybatid dünya vel ahırah
* Vahşürna mea hayril eşavid
* Ve metı’na bi esmaına ve ebsarina ve kuvvetina ma ahyeytena
* Ve mevvitna ala ahyeytena vec’alhül varise minna vec’al se’rana ala men zalemena vensurna ala men adena vağfir hatayana vekşif razayana
* Veşfi merdana ve nevir cü’şena
* Vakdı evtarana verham nacileyna ve la tec’alil acilete ekbera hemmina ve la mebleğa ılmina ve la tec’al müsıybetena fi dinina ve la tusellıt aleyna bi zünubina men la yerhamüna verzukna ve ente erhamür rahımiyn
* Allahümme inna nes’elüke rahmeten min ındike tehdi biha ruana ve telümme biha şa’sena ve tecmeu biha şemlena
* Ve teşfi biha meridana ve tüzekki biha a’malena ve evkatina ve tülhimüna biha ruşdena
* Allahümme inna nes’elüke bi samedaniyyetike ve bi vahdaniyyetike ve bi ferdaniyyetike ve bi ızzetikel bahirati ve bi rahmetikel vasiati en tec’ale lena nuran fi mesamiına ve nuran fi a’yünina ve nuran fi ecdasina ve nuran fi kulubina ve nuran fi havassina ve nuran fi nesemina ve nuran min beyni eydina
* Allahümme zidna ılmen ve nuran ve hılmen ve atina nı’meten zahiraten ve nı’meten batıneh
* Hasbünellahü li dinina hasbünellahü li dünyana hasbünellahül kerimü lima ehemmena
* Hasbünellahül halimül kaviyyü li men beğa aleyna
* Hasbünellahüş şedidü li men kadena bi su’
* Hasbünellahür rahıymü ındes sam
* Hasbünellahür raufü ındel mes’eleti fil cedes
* Hasbünellahül latiyfü ındel mizan
* Hasbünellahül hakimü indel cenneti ven nar
* Hasbünellahül kadiru indes sırat
* Hasbiyellahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym
* Merhaben merhaben bis sabahı ve bil yevmil cedidi ve bil ibbani ve bil fitnetis seıydi ve bis safiri veş şehid
* Üktüb lena ma nekulü bismillahil hamidil mecidir rafiy’ıl vedudil mühıytıl fa’ali fi halkıhi lima yürid
* Ve hüve akrabü ileyhi min hablil verid
* Asbahna billahi mü’minen ve bi likaihi müsaddikan ve bi huccetihi mu’terifen ve li sivellahi fil uluhiyyeti cahıden ve alellahi mütevekkilen nüşhidüllahe ve nüşhidü melaiketehu ve kütübehu ve enbiyaehu ve hamelete ve arşihi bi ennehu hüvallahüllezi la ilahe illa hüve vahdehu la şerike lehu ve neşhedü enne muhammeden abdühu ve rasulühu ve ennel cennete hakkun ven nara hakkun ve ennel havda hakkun ve enneş şefaate hakkun ve enne münkeran ve nekiran hakkun ve va’deke hakkun ve ennes saate atiyetün la raybe fiha ve ennellahe yeb’asü men fil kubur
* Ala zalike nahya ve aleyhi nemutü ve aleyhi nüb’asü ğaden ve la nera azaben in şaellahü teala
* Allahümme innena zalemna enfüsena fağfirlena evzaranel kebaira vel lememi fe innehu la yağfiruhüma illa ente
* Vehdina li ahsenil ahlakı fe innehu la yehdi li ahseniha illa ente
* Lebbeyke ve sa’deyke vel hayru küllühu bi yedeyke nestağfiruke ve netubü ileyke
* Amenna allahümme bima erselte min rasul
* Ve amenna allahümme bima enzelte min kitabin fe saddakna
* Allahümmemle’ evcühena minke hayaen ve kulubena minke hubura
* Allahümmec’alna lühumen ve zalfen ve la tec’alna daninen ve aminen ve nemimen ve nefacen ve dahısa
* Allahümme inna neuuzü bike minel hebrameti vel caveti ve minel utüvvi vel hatratihi vel hayluleti vel feyheci ver rat’ı vel atli ver rammai vel fitnetid dehmai vel meıyşetid danka’
* Allahümmec’al evvele yevmina haza salaha
* Ve evsetahü felahan ve ahırahu necaha
* Allahümmec’al evvelehu rahmeten ve evsetahu zehadeten ve ahırahu tekrimeh
* Allahümmerzukna minel ıyşi erğadehü ve minel umri es’adehu ve miner rizkı evseah
* Allahümme’fü anna bi afvike vahlüm aleyna bi fadlik
* Sübhanekallahümme ve bi hamdike la uhsıy senaen aleyke ente kema esneyte ala nefsik
* Azze caruke ve celle senaüke ve la yühzemü cündüke ve la yuhlefü va’düke ve la ilahe ğayruk
* Sübhaneke ma abednake hakka ıbadetike ya ma’bud
* Sübhaneke ma arafnake hakka ma’rifetike ya ma’ruf* Sübhaneke ma zekernake hakka zikrike ya mezkur
* Sübhaneke ma şekernake hakka zikrike ya mezkur
* Sübhaneke ma şekernake hakka şükrike ya meşkur* Allahümme evzı’na şükra ma en’amte bihi aleyna fe inneke entellahüllezirtefa’te an sıfetil cibilli sıfatü kudratik
* Ve la dıdde şehdüke hıyne fetartel me’ruşe ve la nidde haczüke hıyne bera’tel hubat
* Allahümme inna neuzü bike min cahmetin la tedma’ ve min cenanin la yefza’ ve min kalbin la yahşa’ ve min avadil maun
* Allahümme fehhimna esrarake ve elbisna melabise envarike ve ağmisna fi ramuzil letaifi ve efıd aleyna min avarifil mearif
* Ya nural envari ya letıyfü ya settarü nes’elüke en tüsalliye ve tüsellime ala seyyidina muhammedin nibrasil enbiyai ve neyyiril evliyai ve izbirkanil asfiyai ve yuhıs sekaleyni ve dıyail hafikayn
* Ve en terfea vücudena ila felekil ırfan
* Ve tüsebbite şühudena fi mekamil ıhsan
* Ya allahü ya nuru ya vasiu ya ğafur
* Ya menis semaü bi emrihi mebniyyeh
* Vel ğabraü bi kudratihi medhıyyeh
* Veş şevahiku bi hıkmetihi mersiyyeh
* Vel kamerani bi fadlike müdıy’eh
* Nes’elüke bi ismikellezi terakraket minhül hunnesü vel ezheran
* Ve tecelcelet minhül ananü hırzen manian ve nuran satıan yekadü senaberkıhi yezhebü bil ebsar
* Yükallibüllahül leyle ven nehara inne fi zalike le ibraten li ülil ebsar
* Ta sin mim
* Ve neuzü billahil azıymi minel mearifi vel ıdameti vel mahzuri vel mümahaleti vel ğımar
* Ve min keydil füccari ve min havadisil asrani ve min şerril ecürran
* Ya hafiyzu ıhfazna
* Ya veliyyü ya vali ya aliyyü ya ali ya men la ilahe illa hüve la ya’lemü ehadün keyfe hüve illa hüve ya allahü ya hayyü ya kayyumü ya hakku ya vahıdü ya ehadü ya samedü ya vehhabü ya fettahu ya muhyi ya mümitü ya kahharu ya selam
* Selamün kavlen min rabbin rahıym.Fe seyekfikehümüllahü ve hüves semiy’ul alim
* Hüvellahüllezi la ilahe illa hüver rahmanür rahıym
* Elmelikül kuddusüs selamül mü’minül müheyminül azizül cebbarul mütekebbirul halikul bariül musavvirul ğaffarul mübdiül müiydül berrul muhsır razzakul kadirul kabidul basitul hafidur rafiul müizzül müzillül mükıytüs sadikul bakır raufün nafiud darrul mühlikül mükaddimül müahhırul afüvvül muğnil müntekımüt tevvabüs semiy’ul alimül besıyr
* Hasbünellahü ve nı’mel vekiyl
* Nı’mel Mevla ve nı’men nasıyr
* Ğufraneke Rabbena ve ileykel mesıyr
* Ya daimen bi la fenan ve ya kaimen bi la zeval
* Ve ya müdebbiran bi la vezir
* Sehhil leyna ve ala ebeveyna külle asir
* Allahümme la mania lima a’tayte ve la mu’tıye lima mena’te ve la mübeddile lima hakemte
* Ve la yenfeu zel ceddi minkel ceddü
* Sübhaneke rabbiyel aliyyil azıymil hasibil hakemil adlir rakıybil bazihış şamihıl mücibil ğaniyyir raşidis saburil celilil bediın nuril muksitıl camiıl mu’tıl mani’
* La ilahe illellahül vekilüş şehid
* La ilahe illallahül metinül mecid
* La ilahe illalahül vacidül vali
* La ilahe illellahül macidil müteali
* A’dedna li külli hevlin la ilahe illellah
* Ve li külli rağsin elhamdü lillah
* Ve li külli rahainiş şükrü lillah
* Ve li külli u’cubetin sübhanellah
* Ve li külli leznin hasbiyellah
* Ve li külli ismin estağfirullah
* Ve li külli şecvin ma şaellah
* Ve li külli kadain ve kaderin tevekkeltü alellah
* Ve li külli taatin ve ma’sıyetin la havle ve la kuvvete illa billah
* Ve li külli musiybetin inna lillahi ve li külliş şecbin istaantü billah
* Allahümme inna asbahna nüşhidüke ve nüşhidü melaiketike ve hamelete arşike ve enbiyaike ve cemiy’ı halkıke bi enneke entellahüllezi la ilahe illa ente vahdeke la şerike leke ve enne muhammeden sallellahü aleyhi ve selleme abdüke ve rasulüke ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
* Ya rahmaned dünya ve ya rahıymel ahırah
* Fa’fü anna vağfir lena verhamna ente Mevlana ve ente hayrur rahımiyn
* Bismillahiş şafi fi hüvellah
* Bismillahi kafi hüvellah
* Bismillahil müafi hüvellah
* Bissmillahillezi la yedurru measmihi şey’ün fil erdı ve la fis semai ve hüves semiy’ul alim
* Fallahü hayrun hafizan ve hüve erhamür rahımiyn
* Vallahü min veraihim mühıytun bel hüve kur’anün mecidün fi levhin mahfuz
* Hafizu ales salevati ves salatil vüsta ve kumu lillahi kanitin
* İn küllü nefsin lemma aleyna hafız
* Nı’mel hafizu Allah
* Ya hafıyzu ıhfazna sümme enzele aleyküm min ba’dil ğammi emeneten nüasen yağşa taifeten minküm ve taifetün kad ehemmethüm enfüsühüm yezunnune billahil ğayral hakkı zannel cahiliyyeti yekulune hel lena minel emri min şey’in kul innel emra küllehu lillahi yuhfune fi enfüsihim ma la yübdune leke yekulune lev kane lena minel emri şey’ün ma kutilna hahüna kul lev küntüm fi büyutiküm le berazelleziyne kütibe aleyhimül katlü ila medaciıhim ve li yebteliyellahü ma fi suduriküm ve li yumahhısa ma fi kulubiküm vallahü alimün bi zatis sudur
* Ellezine yekulune Rabbena innena amenna fağfir lena zünubena ve kına azaben nar
* Essabirine ves sadikıyne vel kanitine vel münfikıyne vel müstağfirine bil eshar
* Şehidellahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ulül ılmi kaimem bil kıstı la ilahe illa hüvel azizül hakim
* İnned dine indellahil İslam
* Fe sübhanellahi hıyne tümsune ve hıyne tusbihun
* Ve lehül hamdü fis semavati vel erdı ve aşiyyen ve hıyne tuzhirun
* Yuhricül hayye minel meyyiti ve yuhricül meyyite minel hayyi ve yuhyil erda ba’de mevtiha ve kezalike tuhracun
* İnni tevekkeltü alellahi rabbi ve rabbiküm ma min dabbetin illa hüve ahızun binasıyetiha inne rabbi ala sıratın müstekıym
* Ve ma lena ella netevekkele alellahi ve kad hedana sübülena ve le nasbiranne ala ma azeytümuna ve alellahi fel yetevekkelil mütevekkilun
* Kul len yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve Mevlana ve alellahi fel yetefekkelil mü’minun
* Ve ma min dabbetin fil erdı illa alellahi rizkuha ve ya’lemü müstekarraha ve müstevdeaha küllün fi kitabin mübin
* Ve keeyyin min dabbetin la tahmilu rizkaha allahü yerzükuha ve iyyaküm ve hüves semiy’ul alim
* Ma yeftehıllahü lin nasi min rahmetin fe la mümsike leha ve ma yümsik fe la mürsile lehu min ba’dihi ve hüvel azizül hakiym
* Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellahü kul eferaeytüm ma ted’une min dunillahi in eradeniyellahü bi durrin hel hünne kaşifatü durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetihi kul hasbiyellahü aleyhi yetevekkelül mütevekkilun
* Ve ma cealehüllahü illa büşra leküm ve li tatmeinne kulubüküm bihi ve men nasru illa min ındillahil azizil hakim
* Kef ha ya ayn sad ha mim ayn sin kaf* İkfina verhamna hüvellahül kadirul kahiruz zahirul batınül fatırul latıyfül habiru kavlühül mülkü yevme yünfehu fis suri alimül ğaybi veş şehadeti ve hüvel hakimül habir
* Ya hannanü ya mennanü ya bediy’as semavati vel erdı ya hayyü ya kayyumü ya zel celali vel ikram
* Nes’elüke bi ızametil lahutiyyeti en tenkule tıbaana min tıbaıl beşeriyyeh
* Ve en terfea mühecena mea melaiketikel ulviyyeh
* Ya muhavvilel havli vel ahvali havil halena ila ahsenil hal
* Sübhanekellahümme ve bi hamdik
* Eşhedü en la ilahe illa ente
* Estağfiruke ve etubu ileyke* Allahümme salli ala seyyidina muhammedinis sabikı ilel enami nurühu rahmetün lil alemine zuhuruh
* Adede men meda minel beriyyeti ve men bekıye ve men seıde minhüm ve men şekıye salaten testağrikul adde ve tühıytu bil hadd
* Salaten la ğayete leha ve lentiha’
* Ve la emede leha ve lenkıda’
* Salatekelleti salleyte biha aleyh
* Salaten daimeten bi devamik
* Ve ala alihi ve sahbihi ve ıtratihi misle zalik
* Sübhaneke rabbike rabbil ızzeti amma yesıfune ve selamün alel mürselin
* Vel hamdü lillahi rabbil alemiyn
Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmanirrahiym
* Allahümme entel melikül hayyül kayyumül mübin
* Ellezi la ilahe illa ente rabbi halakteni ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va’dike masteta’tü euzü bike min şerri ma sana’tü ebuü leke bi nı’metike aleyye ve ebuü bi zenbi fağfirli zünubi fe innehu la yağfiruz zünube illa ente ya ğaffar.
* Sübhanellahi vel hamdü lillahi ve la ilahe illellahü vallahü ekberu ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
* Hüvel evvelü vel ahıru vez zahiru vel batınü ve hüve bi külli şey’in alim
* Yuhyi ve yümitü ve hüve hayyüllezi la yemutü bi yedihil hayr
* Ve hüve ala külli şey’in kadir
* Sübhaneke ya azıymel müazzameh
* Sübhaneke ya kayyumel mükerram
* Sübhaneke ya bais
* Sübhaneke ya varis
* Sübhaneke ya kadir
* Sübhaneke ya muktedir
* Sübhaneke ya alimes sirri vel hafiyyat
* Sübhaneke ya baıse men fil cedalete vel müsmekat
* Sübhaneke ya müsta’bede cemiy’ıl halaık
* Sübhaneke ya mukaddiral vahd ves savafık
* Sübhaneke ya men la tatraü aleyhil afat
* Sübhaneke ya mükevvinel ezmineti vel evkat
* Ala kadruke ve tealeyte amma yekulüz zalimune ulüvven kebira
* Sübhaneke ya mu’tikar rikab
* Sübhaneke ya müsebbibel esbab
* Sübhaneke ya hayyü ya kayyumüllezi la yemut
* Sübhaneke ya ilahi ve ilahen nasut
* Halaktena Rabbena bi yedike ve faddaltena ala kesirin min halkık
* Fe lekel hamdü ven na’ma
* Ve leket tavlü vel ala’
* Tebarakte Rabbena ve tealeyte
* Nestağfiruke ve netubü ileyke
* Allahümme entel evvelü fe la şey’e kableke
* Ve entel ahıru fe la şey’e ba’deke
* Ve entez zahiru fe la şey’e yüşbihüke
* Ve entel batinü fe la şey’e yerak
* e entel vahıdü bi la kesir
* Ve entel kadiru bi la vezir* Ve entel müdebbiru bi la müşir
* Kulillahümme malikel mülki tü’til mülke men teşaü ve tenziul mülke mimmen teşaü ve tuızzü men teşaü ve tüzillü men teşaü bi yedikel hayru inneke ala külli şey’in kadir
* Tülicül leyle fin nehari ve tulicün nehara fil leyli ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayyi ve terzüku men teşaü bi ğayri hısab
* Sübhaneke ya menıhtecebe fil ula an cemiy’ıl vera
* Sübhaneke ya men teradda bil vekari vel kibriya’
* Sübhaneke ya malike cemiy’ıl eşya’
* Sübhaneke ya men teazzeze bil kudrati vel ula
* Ve ya men ya’lemü ma fid davahis seb’ı vel husna
* Ve ya men ya’lemü ma yeteleclecü fis suduri vel ahşa’
* Ve ya men şerrafel aruda alel müdüni vel kura* Sübhaneke ya men ya’lemü ma tahtel cebubi ves sera
* Sübhaneke ya men teala ve letufe an en yüra tebarakte ve tealeyte la rabbe ğayruke ve la kahira sivak
* Allahümme entel mün’ımül müfdılül mükıylüş şekur
* Ve eşhedü enneke entellahüllezi la ilahe illa ente
* Ente rabbi ve rabbü külli şey’in fatırus semavati vel erdı alimül ğaybi veş şehadetil aliyyül kebirul müteal
* Taha ta sin mim tasin yasin ha mim ayn sin kaf
* Meracel bahrayni yeltekıyani beynehüma berzehun la yebğıyan
* Allahü la ilahe illa hüvel hayyul kayyumü la te’huzühu sinetün ve la nevmün lehu ma fis semavati ve ma fil erdı men zenzellezi yeşfeu ındehu illa bi iznihi ya’lemü ma beyne eydiyhim ve ma halfehüm ve la yühiytune bi şey’in min ılmihi illa bima şae vesia kürsiyyyühüs semavati vel erda ve la yeudühu hıfzuhüma ve hüvel aliyyül azıym
* Hamim hamim hamim hamim hamim hamim hamim
* Hummel emru ve caen nasru fe aleyna la yünsarun
* Ha mim
* Tenzilül kitabi minellahil azizil alim
* Ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkabi zit tavli la ilahe illa hüve ileyhil masıyr
* Yef’alüllahü ma yeşaü bi kudratihi ve yahkümü ma yürıdü bi ızzetıh
* Ve la münazia fi ceberutihi ve la şerike lehu fi mülkih
* Sübhanellahi ve bi hamdihi la kuvvete illa billah
* Ma şaellahü kane ve ma lem yeşe’lem yekün
* A’lemü ennellahe ala külli şey’in kadir
* Ve ennellahe kad ehata bi külli şey’in ılma
* Allahümme la taktülna bi ğadabike ve la tühliküna bi mesülatike ve afina kable zalik
* Sübhanellahil melikil kuddus
* Sübhanellahi zil mülki vel melekut
* Sübhaneke zil ızzeti vel azameti vel heybeti vel kudrati vel kibriyae vel celali vel cemali vel kemali vel beka ves sültani vel ceberut
* Sübhanel melikil hayyillezi la yenamü ve la yemutü ebeden bakıyen daimen sübbuhun kuddusün rabbüna ve rabbül melaiketi ver ruh
* Allahümme allimna min ılmike ve fehhimna anke ve kallidna bi samsami nasrik
* Allahümmec’alna leke şakiran ve leke zakiran ve leke rahiben ve leke mıtvaan ve leke muhbiten ve ileyke evvahen müniba
* Allahümme tekabbel tevbetena vağsil havbetena ve seddid mekavilena veslül sehıymete sudurina
* Ve ezhibid dahle vez zahle ver rane vel ıhnete min kulubina
* Allahümme inna neuzü bike min cüdaıl füc’eti ve harkıl me’nuseti ve minel ilhadi vel ğırrati ve minel cemmi vel aneti ve minel ümuril mütammirat
* Allahümmeksim lena min haşyetike ma tehulü bihi beynena ve beyne measıyk
* Ve min taatike ma tüdhılüna ve tübelliğna bihi ila hazıyratil kuds
* Ve minel yekıyni ma tühevvinü bihi aleyna müsıybatid dünya vel ahırah
* Vahşürna mea hayril eşavid
* Ve metı’na bi esmaına ve ebsarina ve kuvvetina ma ahyeytena
* Ve mevvitna ala ahyeytena vec’alhül varise minna vec’al se’rana ala men zalemena vensurna ala men adena vağfir hatayana vekşif razayana
* Veşfi merdana ve nevir cü’şena
* Vakdı evtarana verham nacileyna ve la tec’alil acilete ekbera hemmina ve la mebleğa ılmina ve la tec’al müsıybetena fi dinina ve la tusellıt aleyna bi zünubina men la yerhamüna verzukna ve ente erhamür rahımiyn
* Allahümme inna nes’elüke rahmeten min ındike tehdi biha ruana ve telümme biha şa’sena ve tecmeu biha şemlena
* Ve teşfi biha meridana ve tüzekki biha a’malena ve evkatina ve tülhimüna biha ruşdena
* Allahümme inna nes’elüke bi samedaniyyetike ve bi vahdaniyyetike ve bi ferdaniyyetike ve bi ızzetikel bahirati ve bi rahmetikel vasiati en tec’ale lena nuran fi mesamiına ve nuran fi a’yünina ve nuran fi ecdasina ve nuran fi kulubina ve nuran fi havassina ve nuran fi nesemina ve nuran min beyni eydina
* Allahümme zidna ılmen ve nuran ve hılmen ve atina nı’meten zahiraten ve nı’meten batıneh
* Hasbünellahü li dinina hasbünellahü li dünyana hasbünellahül kerimü lima ehemmena
* Hasbünellahül halimül kaviyyü li men beğa aleyna
* Hasbünellahüş şedidü li men kadena bi su’
* Hasbünellahür rahıymü ındes sam
* Hasbünellahür raufü ındel mes’eleti fil cedes
* Hasbünellahül latiyfü ındel mizan
* Hasbünellahül hakimü indel cenneti ven nar
* Hasbünellahül kadiru indes sırat
* Hasbiyellahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym
* Merhaben merhaben bis sabahı ve bil yevmil cedidi ve bil ibbani ve bil fitnetis seıydi ve bis safiri veş şehid
* Üktüb lena ma nekulü bismillahil hamidil mecidir rafiy’ıl vedudil mühıytıl fa’ali fi halkıhi lima yürid
* Ve hüve akrabü ileyhi min hablil verid
* Asbahna billahi mü’minen ve bi likaihi müsaddikan ve bi huccetihi mu’terifen ve li sivellahi fil uluhiyyeti cahıden ve alellahi mütevekkilen nüşhidüllahe ve nüşhidü melaiketehu ve kütübehu ve enbiyaehu ve hamelete ve arşihi bi ennehu hüvallahüllezi la ilahe illa hüve vahdehu la şerike lehu ve neşhedü enne muhammeden abdühu ve rasulühu ve ennel cennete hakkun ven nara hakkun ve ennel havda hakkun ve enneş şefaate hakkun ve enne münkeran ve nekiran hakkun ve va’deke hakkun ve ennes saate atiyetün la raybe fiha ve ennellahe yeb’asü men fil kubur
* Ala zalike nahya ve aleyhi nemutü ve aleyhi nüb’asü ğaden ve la nera azaben in şaellahü teala
* Allahümme innena zalemna enfüsena fağfirlena evzaranel kebaira vel lememi fe innehu la yağfiruhüma illa ente
* Vehdina li ahsenil ahlakı fe innehu la yehdi li ahseniha illa ente
* Lebbeyke ve sa’deyke vel hayru küllühu bi yedeyke nestağfiruke ve netubü ileyke
* Amenna allahümme bima erselte min rasul
* Ve amenna allahümme bima enzelte min kitabin fe saddakna
* Allahümmemle’ evcühena minke hayaen ve kulubena minke hubura
* Allahümmec’alna lühumen ve zalfen ve la tec’alna daninen ve aminen ve nemimen ve nefacen ve dahısa
* Allahümme inna neuuzü bike minel hebrameti vel caveti ve minel utüvvi vel hatratihi vel hayluleti vel feyheci ver rat’ı vel atli ver rammai vel fitnetid dehmai vel meıyşetid danka’
* Allahümmec’al evvele yevmina haza salaha
* Ve evsetahü felahan ve ahırahu necaha
* Allahümmec’al evvelehu rahmeten ve evsetahu zehadeten ve ahırahu tekrimeh
* Allahümmerzukna minel ıyşi erğadehü ve minel umri es’adehu ve miner rizkı evseah
* Allahümme’fü anna bi afvike vahlüm aleyna bi fadlik
* Sübhanekallahümme ve bi hamdike la uhsıy senaen aleyke ente kema esneyte ala nefsik
* Azze caruke ve celle senaüke ve la yühzemü cündüke ve la yuhlefü va’düke ve la ilahe ğayruk
* Sübhaneke ma abednake hakka ıbadetike ya ma’bud
* Sübhaneke ma arafnake hakka ma’rifetike ya ma’ruf* Sübhaneke ma zekernake hakka zikrike ya mezkur
* Sübhaneke ma şekernake hakka zikrike ya mezkur
* Sübhaneke ma şekernake hakka şükrike ya meşkur* Allahümme evzı’na şükra ma en’amte bihi aleyna fe inneke entellahüllezirtefa’te an sıfetil cibilli sıfatü kudratik
* Ve la dıdde şehdüke hıyne fetartel me’ruşe ve la nidde haczüke hıyne bera’tel hubat
* Allahümme inna neuzü bike min cahmetin la tedma’ ve min cenanin la yefza’ ve min kalbin la yahşa’ ve min avadil maun
* Allahümme fehhimna esrarake ve elbisna melabise envarike ve ağmisna fi ramuzil letaifi ve efıd aleyna min avarifil mearif
* Ya nural envari ya letıyfü ya settarü nes’elüke en tüsalliye ve tüsellime ala seyyidina muhammedin nibrasil enbiyai ve neyyiril evliyai ve izbirkanil asfiyai ve yuhıs sekaleyni ve dıyail hafikayn
* Ve en terfea vücudena ila felekil ırfan
* Ve tüsebbite şühudena fi mekamil ıhsan
* Ya allahü ya nuru ya vasiu ya ğafur
* Ya menis semaü bi emrihi mebniyyeh
* Vel ğabraü bi kudratihi medhıyyeh
* Veş şevahiku bi hıkmetihi mersiyyeh
* Vel kamerani bi fadlike müdıy’eh
* Nes’elüke bi ismikellezi terakraket minhül hunnesü vel ezheran
* Ve tecelcelet minhül ananü hırzen manian ve nuran satıan yekadü senaberkıhi yezhebü bil ebsar
* Yükallibüllahül leyle ven nehara inne fi zalike le ibraten li ülil ebsar
* Ta sin mim
* Ve neuzü billahil azıymi minel mearifi vel ıdameti vel mahzuri vel mümahaleti vel ğımar
* Ve min keydil füccari ve min havadisil asrani ve min şerril ecürran
* Ya hafiyzu ıhfazna
* Ya veliyyü ya vali ya aliyyü ya ali ya men la ilahe illa hüve la ya’lemü ehadün keyfe hüve illa hüve ya allahü ya hayyü ya kayyumü ya hakku ya vahıdü ya ehadü ya samedü ya vehhabü ya fettahu ya muhyi ya mümitü ya kahharu ya selam
* Selamün kavlen min rabbin rahıym.Fe seyekfikehümüllahü ve hüves semiy’ul alim
* Hüvellahüllezi la ilahe illa hüver rahmanür rahıym
* Elmelikül kuddusüs selamül mü’minül müheyminül azizül cebbarul mütekebbirul halikul bariül musavvirul ğaffarul mübdiül müiydül berrul muhsır razzakul kadirul kabidul basitul hafidur rafiul müizzül müzillül mükıytüs sadikul bakır raufün nafiud darrul mühlikül mükaddimül müahhırul afüvvül muğnil müntekımüt tevvabüs semiy’ul alimül besıyr
* Hasbünellahü ve nı’mel vekiyl
* Nı’mel Mevla ve nı’men nasıyr
* Ğufraneke Rabbena ve ileykel mesıyr
* Ya daimen bi la fenan ve ya kaimen bi la zeval
* Ve ya müdebbiran bi la vezir
* Sehhil leyna ve ala ebeveyna külle asir
* Allahümme la mania lima a’tayte ve la mu’tıye lima mena’te ve la mübeddile lima hakemte
* Ve la yenfeu zel ceddi minkel ceddü
* Sübhaneke rabbiyel aliyyil azıymil hasibil hakemil adlir rakıybil bazihış şamihıl mücibil ğaniyyir raşidis saburil celilil bediın nuril muksitıl camiıl mu’tıl mani’
* La ilahe illellahül vekilüş şehid
* La ilahe illallahül metinül mecid
* La ilahe illalahül vacidül vali
* La ilahe illellahül macidil müteali
* A’dedna li külli hevlin la ilahe illellah
* Ve li külli rağsin elhamdü lillah
* Ve li külli rahainiş şükrü lillah
* Ve li külli u’cubetin sübhanellah
* Ve li külli leznin hasbiyellah
* Ve li külli ismin estağfirullah
* Ve li külli şecvin ma şaellah
* Ve li külli kadain ve kaderin tevekkeltü alellah
* Ve li külli taatin ve ma’sıyetin la havle ve la kuvvete illa billah
* Ve li külli musiybetin inna lillahi ve li külliş şecbin istaantü billah
* Allahümme inna asbahna nüşhidüke ve nüşhidü melaiketike ve hamelete arşike ve enbiyaike ve cemiy’ı halkıke bi enneke entellahüllezi la ilahe illa ente vahdeke la şerike leke ve enne muhammeden sallellahü aleyhi ve selleme abdüke ve rasulüke ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
* Ya rahmaned dünya ve ya rahıymel ahırah
* Fa’fü anna vağfir lena verhamna ente Mevlana ve ente hayrur rahımiyn
* Bismillahiş şafi fi hüvellah
* Bismillahi kafi hüvellah
* Bismillahil müafi hüvellah
* Bissmillahillezi la yedurru measmihi şey’ün fil erdı ve la fis semai ve hüves semiy’ul alim
* Fallahü hayrun hafizan ve hüve erhamür rahımiyn
* Vallahü min veraihim mühıytun bel hüve kur’anün mecidün fi levhin mahfuz
* Hafizu ales salevati ves salatil vüsta ve kumu lillahi kanitin
* İn küllü nefsin lemma aleyna hafız
* Nı’mel hafizu Allah
* Ya hafıyzu ıhfazna sümme enzele aleyküm min ba’dil ğammi emeneten nüasen yağşa taifeten minküm ve taifetün kad ehemmethüm enfüsühüm yezunnune billahil ğayral hakkı zannel cahiliyyeti yekulune hel lena minel emri min şey’in kul innel emra küllehu lillahi yuhfune fi enfüsihim ma la yübdune leke yekulune lev kane lena minel emri şey’ün ma kutilna hahüna kul lev küntüm fi büyutiküm le berazelleziyne kütibe aleyhimül katlü ila medaciıhim ve li yebteliyellahü ma fi suduriküm ve li yumahhısa ma fi kulubiküm vallahü alimün bi zatis sudur
* Ellezine yekulune Rabbena innena amenna fağfir lena zünubena ve kına azaben nar
* Essabirine ves sadikıyne vel kanitine vel münfikıyne vel müstağfirine bil eshar
* Şehidellahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ulül ılmi kaimem bil kıstı la ilahe illa hüvel azizül hakim
* İnned dine indellahil İslam
* Fe sübhanellahi hıyne tümsune ve hıyne tusbihun
* Ve lehül hamdü fis semavati vel erdı ve aşiyyen ve hıyne tuzhirun
* Yuhricül hayye minel meyyiti ve yuhricül meyyite minel hayyi ve yuhyil erda ba’de mevtiha ve kezalike tuhracun
* İnni tevekkeltü alellahi rabbi ve rabbiküm ma min dabbetin illa hüve ahızun binasıyetiha inne rabbi ala sıratın müstekıym
* Ve ma lena ella netevekkele alellahi ve kad hedana sübülena ve le nasbiranne ala ma azeytümuna ve alellahi fel yetevekkelil mütevekkilun
* Kul len yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve Mevlana ve alellahi fel yetefekkelil mü’minun
* Ve ma min dabbetin fil erdı illa alellahi rizkuha ve ya’lemü müstekarraha ve müstevdeaha küllün fi kitabin mübin
* Ve keeyyin min dabbetin la tahmilu rizkaha allahü yerzükuha ve iyyaküm ve hüves semiy’ul alim
* Ma yeftehıllahü lin nasi min rahmetin fe la mümsike leha ve ma yümsik fe la mürsile lehu min ba’dihi ve hüvel azizül hakiym
* Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellahü kul eferaeytüm ma ted’une min dunillahi in eradeniyellahü bi durrin hel hünne kaşifatü durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetihi kul hasbiyellahü aleyhi yetevekkelül mütevekkilun
* Ve ma cealehüllahü illa büşra leküm ve li tatmeinne kulubüküm bihi ve men nasru illa min ındillahil azizil hakim
* Kef ha ya ayn sad ha mim ayn sin kaf* İkfina verhamna hüvellahül kadirul kahiruz zahirul batınül fatırul latıyfül habiru kavlühül mülkü yevme yünfehu fis suri alimül ğaybi veş şehadeti ve hüvel hakimül habir
* Ya hannanü ya mennanü ya bediy’as semavati vel erdı ya hayyü ya kayyumü ya zel celali vel ikram
* Nes’elüke bi ızametil lahutiyyeti en tenkule tıbaana min tıbaıl beşeriyyeh
* Ve en terfea mühecena mea melaiketikel ulviyyeh
* Ya muhavvilel havli vel ahvali havil halena ila ahsenil hal
* Sübhanekellahümme ve bi hamdik
* Eşhedü en la ilahe illa ente
* Estağfiruke ve etubu ileyke* Allahümme salli ala seyyidina muhammedinis sabikı ilel enami nurühu rahmetün lil alemine zuhuruh
* Adede men meda minel beriyyeti ve men bekıye ve men seıde minhüm ve men şekıye salaten testağrikul adde ve tühıytu bil hadd
* Salaten la ğayete leha ve lentiha’
* Ve la emede leha ve lenkıda’
* Salatekelleti salleyte biha aleyh
* Salaten daimeten bi devamik
* Ve ala alihi ve sahbihi ve ıtratihi misle zalik
* Sübhaneke rabbike rabbil ızzeti amma yesıfune ve selamün alel mürselin
* Vel hamdü lillahi rabbil alemiyn
ARAPÇA YAZILIŞI
EVRADI BAHAiYE
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ الْحَيُّ الْقَيُّومُ الْحَقُّ الْمُبِينُ الَّذِي لا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، أَنْتَ رَبِّي خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ اَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَى وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لي ذُنُوبِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ يَا غَفَّارُ . سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ ( هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ ) لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ الْحَيُّ الَّذِي لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ • سُبْحَانَكَ يَا عَظِيمُ الْمُعَظَمُ . سُبْحَانَكَ يَا قَيُّومُ الْمُكَرَّمُ . سُبْحَانَكَ يَا بَاعِثُ • سُبْحَانَكَ يَا وَارِثُ سُبْحَانَكَ يَا مُقْتَدِرُ • سُبْحَانَكَ يَا عَالِمَ السِّر وَالْخَفِيَّاتِ سُبْحَانَكَ يَا بَاعِثَ مَنْ فِي الْجَدَالَةِ وَالْمُسْمَكَاتِ سُبْحَانَكَ يَا مَعْبُودَ جَمِيعِ الْخَلَائِقِ سُبْحَانَكَ يَا مُقَدِّرَ الْوَجْدِ وَالصَّوَافِقِ سُبْحَانَكَ يَا مَنْ لَا تَطْرَأُ عَلَيْهِ الْأَفَاتُ • سُبْحَانَكَ يَا مُكَونَ الْأَزْمِنَةِ وَالْأَوْقَاتِ عَلَا قَدْرُكَ وَتَعَالَيْتَ عَمَّا يَقُولُ الظَّالِمُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا ● سُبْحَانَكَ يَا مُعْتِقَ الرِّقَابِ سُبْحَانَكَ يَا مُسَبِّبَ الْأَسْبَابِ ● سُبْحَانَكَ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ الَّذِي لَا يَمُوتُ ● سُبْحَانَكَ يَا الهي وَالهَ النَّاسُوتِ ● خَلَقْتَنَا رَبَّنَا بِيَدِكَ وَفَضَّلْتَنَا عَلَى كَثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ فَلَكَ الْحَمْدُ وَالنَّعْمَاءُ . وَلَكَ الطَّوْلُ وَالْأَلاء • تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْتَ نَسْتَغْفِرُكَ وَنَتُوبُ إِلَيْكَ . اَللَّهُمَّ أَنْتَ الْأَوَّلُ فَلَا شَيْءٍ قَبْلَكَ . وَأَنْتَ الْأَخِرُ فَلَا شَيْءٍ بَعْدَكَ وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَا شَيْءَ يُشْبِهُكَ . وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَا شَيْءَ يَرَاكَ وَأَنْتَ الْوَاحِدُ بِلَا كَثِيرٍ وَأَنْتَ الْقَادِرُ بِلا وَزِيرٍ وَأَنْتَ الْمُدَبِّرُ بِلَا مُشِيرٍ • قُلِ اللهمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ بيدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ • تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيْتَ مِنَ الْحَيَ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ سُبْحَانَكَ يَا مَنِ احْتَجَبَ فِي الْأُولى عَنْ جَمِيعِ الْوَرَى سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تَرَدُّى بِالْوَقَارِ وَالْكِبْرِيَاءِ ● سُبْحَانَكَ يَا مَالِكَ جَمِيعِ الْأَشْيَاءِ سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِالْقُدْرَةِ وَالْعُلى وَيَا مَنْ يَعْلَمُ مَا فِي الضَّوَاحِي السَّبْع وَالحُسْنَى ) وَيَا مَنْ يَعْلَمُ مَا يَتَلَجْلَجُ فِي الصُّدُورِ وَالْأَحْشَاءِ . وَيَا مَنْ شَرَّفَ الْعَرُوضَ عَلَى الْمُدُنِ وَالْقُرى . سُبْحَانَكَ يَا مَنْ يَعْلَمُ مَا تَحْتَ الْجَبُوبِ وَالثَّرَى ) سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تَعَالَى وَلَطْفَ عَنْ أَنْ يُرَى تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْتَ لَا رَبَّ غَيْرُكَ وَلَا قَاهِرَ سِوَاكَ اللهُمَّ أنْتَ الْمُنْعِمُ الْمُفْضِلُ الْمُقِيلُ الشَّكُورُ وَأَشْهَدُ أَنَّكَ أنتَ اللهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ أَنْتَ رَبِّي وَرَبُّ كُلِّ شَيْءٍ فَاطِرُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَلِيُّ الكبيرُ الْمُتَعَالِ طه طسم طس بس حم عسق مَرْجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لا يَبْغِيَانِ . اللهُ لَا إِلَهَ إلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمْوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ . ر حم حم حم حم حَمَ حُمَّ الْأَمْرُ وَجَاءَ النَّصْرُ فَعَلَيْنَا لَا يُنْصَرُونَ حَمَ تَنْزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّولِ لا إِلهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ . يَفْعَلُ الله مَا يَشَاءُ بِقُدْرَتِهِ وَيَحْكُمُ مَا يُرِيدُ بِعِزَّتِهِ . وَلَا مُنَازِعَ لَهُ فِي جَبَرُوتِهِ وَلَا شَرِيكَ لَهُ فِي مُلْكِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ لَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ مَا شَاءَ الله كَانَ وَمَا لَمْ يَشَأْ لَمْ يَكُنْ أَعْلَمُ أَنَّ اللهَ عَلَى كُل شَيْءٍ قَدِيرٌ وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا اللَّهُمَّ لَا تَقْتُلْنَا بِغَضَبِكَ وَلَا تُهْلِكْنَا بِمَثْلَاتِكَ وَعَافِنَا قَبْلَ ذلِكَ سُبْحَانَ اللَّهِ الْمَلِكِ القُدُّوسِ ا سُبْحَانَ ذِي الْمُلْكِ وَالْمَلَكُوتِ ● سُبْحَانَ ذِي الْعِزَّةِ وَالْعَظَمَةِ وَالْهَيْبَةِ وَالْقُدْرَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْجَلَالِ وَالْجَمَالِ وَالْكَمَالِ وَالْبَقَاءِ وَالسُّلْطَانِ وَالْجَبَرُوتِ ) سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْحَيَ الَّذِي لَا يَنَامُ وَلَا يَمُوتُ أَبَدًا باقِيَا دَائِمَا سُبُّوحٌ قُدُّوسُ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوح اللهُم عَلَّمْنَا مِنْ عِلْمِكَ وَفَهَمْنَا عَنْكَ وَقَلِدْنَا بِصَمْصَامِ نَصْرِكَ اللَّهُمَّ اجْعَلْنَا لَكَ شَاكِرًا وَلَكَ ذَاكِرًا وَلَكَ رَاهِبًا وَلَكَ مِطْوَاعًا وَلَكَ مُحْيِنًا وَإِلَيْكَ أَوَّاهَا مُنيا . اللهم تَقَبَّلْ تَوْبَتَنَا وَاغْسِلْ حَوْبَتَنَا وَسَدِدْ مَقَاوِلَنَا وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ صُدُورِنَا وَأَذْهِبِ النَّخْلَ وَالرَّانَ وَالْإِحْنَةَ مِنْ قُلُوبِنَا • اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنْ جَدَاعَ الْفَجْأَةِ وَمِنْ حَرْقِ الْمَانُوسَةِ . وَمِنَ الْإِلْحَادِ وَالْغِرَّةِ وَمِنَ الْجَةِ وَالْعَنَةِ وَمِنَ الْأُمُورِ الْمُطَمَرَاتِ اللهُمَّ اقْسِمُ لَنَا مِنْ خَشْيَتِكَ مَا تَحُولُ بِهِ بَيْنَنَا وَبَيْنَ مَعَاصِيكَ وَمِنْ طَاعَتِكَ مَا تُدْخِلُنَا وَتُبَلِّغُنَا إلى حَظِيرَةِ الْقُدْسِ وَمِنَ الْيَقِينِ مَا تُهَوَنُ بِهِ عَلَيْنَا مُصِيبَاتِ الدُنْيَا وَالْآخِرَةِ . وَاحْشُرْنَا مَعَ خَيْرِ الْأَسَاوِذِ وَمَتِّعْنَا بِأَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُوَّتِنَا مَا أَحْيَيْتَنَا وَاجْعَلْهُ الْوَارِثَ مِنَّا وَاجْعَلْ ثَأْرَنَا عَلَى مَنْ ظَلَمَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى مَنْ عَادَانَا وَاغْفِرْ خَطَايَانَا وَاكْشِفْ رَزَايَانَا وَاشْفِ مَرْضَينَا وَنَوِرْ جُؤْشَنَا وَاقْضِ أَوْطَارَنَا وَارْحَمْ نَاجِلَيْنَا وَلَا تَجْعَلِ الْعَاجِلَةَ أَكْبَرَ هَمِّنَا وَلَا مَبْلَغَ عِلْمِنَا وَلَا تَجْعَلْ مُصِيبَتَنَا فِي دِينِنَا وَدُنْيَانَا وَلَا تُسَلَّطْ عَلَيْنَا بِذُنُوبِنَا مَنْ لَا يَرْحَمْنَا وَارْزُقْنَا وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَلْكَ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِكَ تَهْدِي بِهَا رَوْعَنَا وَتَلْقُ بِهَا شَعْتَنَا وَتَجْمَعُ بِهَا شَمْلَنَا وَتَشْفِي بِهَا مَرِيضَنَا وَتُزَكِّي بِهَا أَعْمَالَنَا وَأَوْقَاتَنَا وَتُلْهِمْنَا بِهَا رُشْدَنَا اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ بِصَمَدَانِيَّتِكَ وَبِوَحْدَانِيَّتِكَ وَ بِفَرْدَانِيَّتِكَ وَ بِعِزَّتِكَ الْبَاهِرَةِ وَبِرَحْمَتِكَ الْوَاسِعَةِ أَنْ تَجْعَلَ لَنَا نُورًا فِي مَسَامِعِنَا وَنُورًا فِي أَعْيُنِنَا وَنُ رًا فِي أَجْدَائِنَا وَنُورًا فِي قُلُوبِنَا وَنُورًا فِي حَوَاتِنَا وَنُورًا فِي نَسَمِنَا وَنُورًا مِنْ بَيْنِ أَيْدِينَا • اللَّهُمَّ زِدْنَا عِلْمًا وَنُورًا وَحِلْمًا وَاتِنَا نِعْمَةً ظَاهِرَةً وَنِعْمَةً بَاطِنَةً حَسْبُنَا اللهُ لِدِينِنَا حَسْبُنَا اللَّهُ لِدُنْيَانَا حَسْبُنَا اللَّهُ الْكَرِيمُ لِمَا أَهَمَّنَا حَسْبُنَا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْقَوِيُّ كَادَنَا لِمَنْ بَغَى عَلَيْنَا . حَسْبُنَا اللهُ الشَّدِيدُ لِمَنْ بِسُوءٍ حَسْبُنَا اللهُ الرَّحِيمُ عِنْدَ السَّامِ ) حَسْبُنَا اللهُ الرَّؤُوفُ عِنْدَ الْمَسْئَلَةِ فِي الْجَدَثِ . حَسْبُنَا اللهُ الْكَرِيمُ عِنْدَ الْحِسَابِ ● حَسْبُنَا اللَّهُ اللَّطِيفُ عِنْدَ الْمِيزَانِ ● حَسْبُنَا اللَّهُ الْحَكِيمُ عِنْدَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ حَسْبُنَا اللَّهُ الْقَدِيرُ عِنْدَ الصِّرَاطِ حَسْبِيَ الله لا إلهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ● مَرْحَبًا مَرْحَبًا بِالصَّبَاحِ وَبِالْيَوْمِ الْجَدِيدِ . وَبِالْإِبَانِ وَبِالْقَيْنَةِ السَّعِيدِ . وَبِالسَّافِرِ وَالشَّهِيدِ اكْتُبْ لَنَا مَا نَقُولُ بِسْمِ اللهِ الْحَمِيدِ الْمَجِيدِ الرَّفِيعِ الْوَدُودِ الْمُحِيطِ الْفَعَالِ فِي خَلْقِهِ لِمَا يُرِيدُ وَهُوَ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ أَصْبَحْنَا بِاللَّهِ مُؤْمِنًا وَبِلِقَائِهِ مُصَدِّقًا وَبِحُجَّتِهِ مُعْتَرِفًا وَلِسِوَى اللَّهِ فِي الْأَلْوَهِيَّةِ جَاحِدًا وَعَلَى اللهِ مُتَوَكَّلَا نُشْهِدُ اللهَ وَنُشْهِدُ مَلَائِكَتَهُ وَكُتُبَهُ وَأَنْبِيَانَهُ وَحَمَلَةَ عَرْشِهِ بِأَنَّهُ هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَحْدَهُ لا شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَأَنَّ الْجَنَّةَ حَقُّ وَالنَّارَ حَقٌّ وَأَنَّ الْحَوْضَ حَقٌّ وَأَنَّ الشَّفَاعَةُ حَقٌّ وَأَنَّ مُنكَرًا وَنَكِيرًا حَقٌّ وَ وَعْدَكَ حَقٌّ وَأَنَّ السَّاعَةَ أَنِيَّةٌ لَا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ اللَّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ عَلَى ذَلِكَ نَحْيِي وَعَلَيْهِ نَمُوتُ وَعَلَيْهِ نُبْعَثُ غَدًا وَلَا نَرَى عَذَابًا إِنْ شَاءَ اللهُ تَعَالَى . اللَّهُمَّ إِنَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا فَاغْفِرْ لَنَا أَوْزَارَنَا الْكَبَائِرَ وَاللَّمَمَ فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُهُمَا إِلَّا أَنْتَ . وَاهْدِنَا لِأَحْسَنِ الْأَخْلَاقِ فَإِنَّهُ لَا يَهْدِي لِأَحْسَنِهَا إِلَّا أَنْتَ . لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ وَالْخَيْرُ كُلُّهُ بِيَدَيْكَ نَسْتَغْفِرُكَ وَتَتُوبُ إِلَيْكَ . أَمَنَّا اللهُمَّ بِمَا اَرْسَلْتَ مِنْ رَسُولٍ وَأَمَنَّا اللهُم بِمَا أَنزَلْتَ مِنْ كِتَابِ فَصَدَّقْنَا ، اللهُمَّ أَمْلَا أَوْجُهَنَا مِنْكَ حَيَاءً وَقُلُوبَنَا مِنْكَ حُبُورًا ) اللَّهُمَّ اجْعَلْنَا لَهُوما وَظَلِفًا وَلَا تَجْعَلْنَا ضَنِينًا وَعَمِيمًا وَنَمِيمَا وَنَفَاجًا وَدَاحِسَا اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَبْرَمَةِ وَالْجَوَى وَمِنَ الْعُتُقِ وَالْخَطْرَبَةِ وَالْخَيْلُولَةِ وَالْفَيْهَج وَالرَّنْعَ وَالْعَتْلِ وَالرَّمَاءِ وَالْفِتْنَةِ الدُّهْمَاءِ وَالْمَعِيشَةِ الضَّنَكَاءِ اللَّهُمَّ اجْعَلْ أَوَّلَ يَوْمِنَا هَذَا صَلَاحًا وَأَوْسَطَهُ فَلَاحًا وَأُخِرَهُ نَجَاحًا ) وَاخْتِمْ لَنَا بِالسَّعَادَةِ وَالشَّهَادَةِ وَالتَّوْبَةِ وَالْمَغْفِرَةِ وَالْإِيمَانِ اَللّهُمَّ اجْعَلْ اَوَّلَهُ رَحْمَةً وَأَوْسَطَهُ زَهَادَةً وَاخِرَهُ تَكْرِمَةَ اللَّهُمَّ ارْزُقْنَا مِنَ الْعَيْشِ أَرْغَدَهُ وَمِنَ الْعُمْرِ أَسْعَدَهُ وَمِنَ الرِّزْقِ أَوْسَعَهُ اللَّهُمَّ اعْفُ عَنَّا بِعَفْوِكَ وَاحْلُمُ عَلَيْنَا بِفَضْلِكَ سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ لَا أَحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ عَزَّ جَارُكَ وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ وَلَا يُهْزَمُ جُنْدُكَ وَلَا يُخْلَفُ وَعْدُكَ وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ سُبْحَانَكَ مَا عَبَدْنَاكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ يَا مَعْبُودُ سُبْحَانَكَ مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ يَا مَعْرُوفُ سُبْحَانَكَ مَا ذَكَرْنَاكَ حَقَّ ذِكْرِكَ يَا مَذْكُورُ سُبْحَانَكَ مَا شَكَرْنَاكَ حَقَّ شكركَ يَا مَشْكُورُ اللَّهُمَّ أَوْزِعْنَا شُكْرَ مَا أَنْعَمْتَ بِهِ عَلَيْنَا فَإِنَّكَ أَنْتَ اللهُ الَّذِي ارْتَفَعَتْ عَنْ صِفَةِ الْجِبل صِفَاتُ قُدْرَتِكَ وَلَا ضِدَّ شَهِدَكَ حِينَ فَطَرْتَ الْمَأْرُوشَ وَلَا نِدَّ حَجَزَكَ حِينَ بَرَأتَ الْحَوَابَاتِ ) اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنْ جَحْمَةٍ لَا تَدْمَعُ وَمِنْ جَنَانٍ لَا يَفْزَعُ وَمِنْ قَلْبِ لَا يَخْشَعُ وَمِنْ عَوَاذِ الْمَاعُونِ اللهُمَّ فَهَمْنَا أَسْرَارَ قُرانِكَ وَالْبَسْنَا مَلَابَسَ أَنْوَارِكَ وَاغْمِسْنَا فِي رَامُوزِ اللَّطَائِفِ وَأَفِضْ عَلَيْنَا مِنْ عَوَارِفِ الْمَعَارِفِ يَا نُورَ الْأَنْوَارِ • يَا لَطِيفُ يَا سَتَارُ ) نَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّي عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نِبْرَاسِ الْأَنْبِيَاءِ وَنَيْرِ الْأَوْلِيَاءِ وَزِبْرِقانِ الْأَصْفِيَاءِ وَيُوحِ الثَّقَلَيْنِ وَضِيَاءِ الْخَافِقَيْنِ وَأَنْ تَرْفَعَ وُجُودَنَا إِلَى فَلْكِ الْعِرْفَانِ وَأَنْ تُثبت شُهُودَنَا فِي مَقَامِ الْإِحْسَانِ . يَا اللهُ يَا نُورُ يَا وَاسِعُ يَا غَفُورُ يَا مَنِ السَّمَاءُ بِأَمْرِهِ مَبْنِيَّةٌ ) وَالْغَبْرَاءُ بِقُدْرَتِهِ مَدْحِيَّةٌ وَالشَّوَاهِقُ بِحِكْمَتِهِ مَرْسِيَّةٌ ) وَالْقَمَرَانِ بِفَضْلِهِ مُضيئَةُ نَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي تَرَقْرَقَتْ مِنْهُ الْحُنَّسُ وَالْاَزْهَرَانِ . وَتَجَلْجَلَتْ مِنْهُ الْعَنَانُ حِرْزًا مَانِعَا وَنُورًا سَاطِعاً يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ يُقَلبُ اللهُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِأُولِي الْأَبْصَارِ طَسَم وَنَعُوذُ بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ مِنَ الْمَعَازِفِ وَالْعِضَةِ وَالْمَحْظُورِ وَالْمُمَاحَلَةِ وَالْغِمَارِ وَمِنْ كَيْدِ الْفُجَّارِ وَمِنْ حَوَادِثِ الْعَصْرَانِ وَمِنْ شَرِ الْاَجْرَانِ . يَا حَفِيظٌ اِحْفَظْنَا يَا وَلِيُّ يَا وَالِي يَا عَلِيُّ يَا عَالِي يَا مَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ لَا يَعْلَمُ أَحَدٌ كَيْفَ هُوَ إِلَّا هُوَ يَا اللَّهُ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا حَقُّ يَا وَاحِدُ يَا أَحَدُ يَا صَمَدُ يَا وَهَّابُ يَا فَتَّاحُ يَا مُحْيِي يَا مُمِيتُ يَا قَهَارُ يَا سَلَامُ • سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبِّ رَجِيمِ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ . هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ ) هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِرُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ الْغَفَّارُ الْمُبْدِئُ الْمُعِيدُ الْبَرُّ الْمُحْصِي الرَّزَّاقُ الْقَابِضُ الْبَاسِطُ الْخَافِضُ الرَّافِعُ الْمُعِيُّ الْمُذِلُّ الْمُقِيتُ الصَّادِقُ الْبَاقِي الرَّؤُوفُ النَّافِعُ الضَّارُّ الْمُهْلِكُ الْمُقَدِّمُ الْمُؤَخِّرُ الْعَفُو الْغَنِيُّ الْمُغْنِي الْمُنْتَقِمُ التَّوَّابُ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ الْبَصِيرُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ يَا دَائِمًا بِلَا فَنَاءِ وَيَا قَائِمَا بِلَا زَوَالٍ وَيَا مُدْبَرًا بِلَا وَزِيرِ سَهْلْ عَلَيْنَا وَعَلَى أَبَوَيْنَا وَعَلَى جَميع طَلبَةِ النُّورِ وَالْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ كَافَّةً كُلَّ عَسير • اللَّهُمَّ لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلَا رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَلَا مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ وَلَا يَنْفَعُ ذَا الْجَدِ مِنْكَ الْجَدُّ سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِي الْعَظيمِ الْحَسِيبِ الْحَكَمِ الْعَدْلِ الرَّقِيبِ الْبَاذِخِ السَّامِحِ الْمُجِيبِ الْغَنِيَ الرَّشِيدِ الصَّبُورِ الْجَلِيلِ الْبَدِيعِ النُّورِ الْمُقْسِطِ الْجَامِعِ الْمُعْطِي الْمَانِعِ لا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْوَكِيلُ الشَّهِيدُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَتِينُ الْمَجِيد • لا إله إلا اللهُ الْوَاحِدُ الْوَالى . لا إله إِلَّا اللهُ الْمَاجِدُ الْمُتَعَالِي . أَعْدَدْنَا لِكُلِّ هَوْلٍ لَا إله إلا الله . وَلِكُلِّ رَغْسِ الْحَمْدُ لِلَّهِ . وَلِكُلِّ رَحَاءِ الشُّكْرُ لِلهِ . وَلِكُلِّ أَعْجُوبَةٍ سُبْحَانَ اللهِ ) وَلِكُلِّ لَزْنٍ حَسْبِيَ اللَّهُ وَلِكُلِّ إِثْمٍ اسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَلِكُلِّ شَجُو مَا شَاءَ اللهُ . وَلِكُلِّ قَضَاءِ وَقَدَرٍ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ وَلِكُلِّ مُصِيَةٍ إِنَّا لِلَّهِ وَلِكُلّ طَاعَةٍ وَمَعْصِيَةٍ لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ وَلِكُلِّ شَجْبِ اسْتَعَنْتُ بِاللَّهِ وَ اللَّهُمَّ إِنَّا أَصْبَحْنَا نُشْهِدُكَ وَنُشْهِدُ مَلَائِكَتَكَ وَحَمَلَةَ عَرْشِكَ وَأَنْبِيَانَكَ وَجَمِيعَ خَلْقِكَ بِأَنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ يَا رَحْمَنَ الدُّنْيَا وَيَا رَحِيمَ الْآخِرَةِ فَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلْينَا وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ بِسْمِ اللهِ السَّافِي هُوَ اللهُ بِسْمِ اللَّهِ الْكَافِي هُوَ اللَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الْمُعَافِي هُوَ اللهُ بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ اللَّهُمَّ يَا مُحْيِي أَحْيِنَا حَيَاةً طَيِّبَةً بِالصَّحَةِ وَالْعَافِيَةِ فِي دَارِ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ . فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ . وَاللَّهُ مِنْ وَرَائِهِمْ مُحِيطٌ بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَجِيدٌ فِي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَلوةِ الْوُسْطَى وَقُومُوا قَانِتِينَ إِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ نِعْمَ الْحَافِظُ اللهُ يَاحَافِظُ اِحْفَظْنَا مِنْ كُلِّ شَرٍ وَضَرٍ ثُمَّ أَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ أَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشَى طَائِفَةً مِنْكُمْ وَطَائِفَةٌ قَدْ أَهَمَّتْهُمْ أَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللَّهِ لله ما غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الأمر مِنْ شَيْءٍ قُلْ إِنَّ الْأَمْرَ كُلَّهُ لِلَّهِ يُخْفُونَ فِي أَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هَهُنَا قُلْ لَوْ كُنْتُمْ فِي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ إِلَى مَضَاجِعِهِمْ وَلِيَبْتَلِيَ اللَّهُ في صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِي قُلُوبِكُمْ وَاللَّهُ عَليمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ • الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا أمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنْفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالْأَسْحَارِ شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَالْمَلَئِكَةُ وَأُولُوا الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ الْإِسْلَامُ . فَسُبْحَانَ اللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ . وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيَ وَيُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَلِكَ تُخْرَجُونَ إِنِّي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّي وَرَبِّكُمْ مَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا هُوَ أَخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ وَمَا لَنَا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللَّهِ وَقَدْ هَدْينَا سُبُلَنَا وَلَنَصْرَنَّ عَلَى مَا أَذَيْتُمُونَا وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّل الْمُتَوَكَّلُونَ . قُلْ لَنْ يُصِيبَنَا إِلَّا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلْينَا وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ وَإِنْ يَمْسَسْكَ اللهُ بِضُرْ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَادَّ لِفَضْلِهِ يُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ . وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُل فِي كِتَابٍ مُبِينِ . وَكَأَيِّنْ مِنْ دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ مَا يَفْتَح اللهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ) وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ الله قُلْ أَفَرَأَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللهُ بِضُرٌ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرْهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ الله عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكَّلُونَ . وَمَا جَعَلَهُ اللهُ إِلَّا بُشْرَى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِهِ وَمَا النَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِنْدِ اللهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ • كَهيعص . حم عسق ، اِكْفِنَا وَارْحَمْنَا هُوَ اللهُ الْقَادِرُ الْقَاهِرُ الظَّاهِرُ الْبَاطِنُ الْفَاطِرُ اللطيفُ الْخَبِيرُ قَوْلُهُ الْحَقُّ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ يَا حَنَّانُ يَا مَنَّانُ يَا بَدِيعَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ نَسْأَلُكَ يعظم اللاهونية أَنْ تَنْقُلَ طِبَاعَنَا مِنْ طِبَاع الْبَشَرِيَّةِ وَأَنْ تَرْفَعَ مُهَجَنَا مَعَ مَلَائِكَتِكَ الْعُلْوِيَّةِ . يَا مُحَوّلَ الْحَوْلِ وَالْأَحْوَالِ حَوّلْ حَالَنَا إِلَى أَحْسَنِ الْحَالِ سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ اسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ السَّابِقِ إِلَى الْأَنَامِ نورُهُ وَرَحْمَةٌ لِلْعَالَمِينَ ظُهُورُهُ عَدَدَ مَنْ مَضَى مِنَ الْبَرِيَّةِ وَمَنْ بَقِيَ وَمَنْ سَعِدَ مِنْهُمْ وَمَنْ شَقِيَ صلوة تَسْتَغْرقُ العَدَّ وَتُحِيطُ بِالْحَدِ صَلوةَ لَا غَايَةَ لَهَا وَلَا انْتِهَاءَ وَلَا أَمَدَ لَهَا وَلَا انْقِضَاءَ صَلوتَكَ الَّتِي صَلَّيْتَ بِهَا عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَعِشْرَتِهِ مِثْلَ ذلِكَ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ . وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اللهم رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ . اللهم اَعْطِنَا كُلَّ خَيْرٍ وَاعِدْنَا مِنْ كُلِّ شَرٍ . اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِبَائِهَا وَعَلَى الِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمْ . اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ اللهُمَّ بِحَقِّ كَلَامِكَ الْقَدِيمِ وَرَسُولِكَ الْكَرِيمِ وَبِحَقِّ جَميعِ الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ . وَبِحُرْمَةِ الْأَوْرَادِ الْقُدْسِيَّةِ وَمَا فِيهَا مِنَ الْحَقَائِقِ يَا قَاضِيَ الْحَاجَاتِ وَيَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ ادْفَعْ عَنَّا الْبَلَايَا وَارْزُقْنَا وَاسْتَاذَنَا وَوَالِدَيْنَا وَطَلابَ النُّور بِحُسْنِ الْخَاتِمَةِ أَمِينَ أمِينَ أمِينَ * وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمْ تَسْلِيمًا كَثِيرًا
EVRADI BAHAiYE
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ الْحَيُّ الْقَيُّومُ الْحَقُّ الْمُبِينُ الَّذِي لا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، أَنْتَ رَبِّي خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ اَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَى وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لي ذُنُوبِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ يَا غَفَّارُ . سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ ( هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ ) لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ الْحَيُّ الَّذِي لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ • سُبْحَانَكَ يَا عَظِيمُ الْمُعَظَمُ . سُبْحَانَكَ يَا قَيُّومُ الْمُكَرَّمُ . سُبْحَانَكَ يَا بَاعِثُ • سُبْحَانَكَ يَا وَارِثُ سُبْحَانَكَ يَا مُقْتَدِرُ • سُبْحَانَكَ يَا عَالِمَ السِّر وَالْخَفِيَّاتِ سُبْحَانَكَ يَا بَاعِثَ مَنْ فِي الْجَدَالَةِ وَالْمُسْمَكَاتِ سُبْحَانَكَ يَا مَعْبُودَ جَمِيعِ الْخَلَائِقِ سُبْحَانَكَ يَا مُقَدِّرَ الْوَجْدِ وَالصَّوَافِقِ سُبْحَانَكَ يَا مَنْ لَا تَطْرَأُ عَلَيْهِ الْأَفَاتُ • سُبْحَانَكَ يَا مُكَونَ الْأَزْمِنَةِ وَالْأَوْقَاتِ عَلَا قَدْرُكَ وَتَعَالَيْتَ عَمَّا يَقُولُ الظَّالِمُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا ● سُبْحَانَكَ يَا مُعْتِقَ الرِّقَابِ سُبْحَانَكَ يَا مُسَبِّبَ الْأَسْبَابِ ● سُبْحَانَكَ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ الَّذِي لَا يَمُوتُ ● سُبْحَانَكَ يَا الهي وَالهَ النَّاسُوتِ ● خَلَقْتَنَا رَبَّنَا بِيَدِكَ وَفَضَّلْتَنَا عَلَى كَثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ فَلَكَ الْحَمْدُ وَالنَّعْمَاءُ . وَلَكَ الطَّوْلُ وَالْأَلاء • تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْتَ نَسْتَغْفِرُكَ وَنَتُوبُ إِلَيْكَ . اَللَّهُمَّ أَنْتَ الْأَوَّلُ فَلَا شَيْءٍ قَبْلَكَ . وَأَنْتَ الْأَخِرُ فَلَا شَيْءٍ بَعْدَكَ وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَا شَيْءَ يُشْبِهُكَ . وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَا شَيْءَ يَرَاكَ وَأَنْتَ الْوَاحِدُ بِلَا كَثِيرٍ وَأَنْتَ الْقَادِرُ بِلا وَزِيرٍ وَأَنْتَ الْمُدَبِّرُ بِلَا مُشِيرٍ • قُلِ اللهمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ بيدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ • تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيْتَ مِنَ الْحَيَ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ سُبْحَانَكَ يَا مَنِ احْتَجَبَ فِي الْأُولى عَنْ جَمِيعِ الْوَرَى سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تَرَدُّى بِالْوَقَارِ وَالْكِبْرِيَاءِ ● سُبْحَانَكَ يَا مَالِكَ جَمِيعِ الْأَشْيَاءِ سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِالْقُدْرَةِ وَالْعُلى وَيَا مَنْ يَعْلَمُ مَا فِي الضَّوَاحِي السَّبْع وَالحُسْنَى ) وَيَا مَنْ يَعْلَمُ مَا يَتَلَجْلَجُ فِي الصُّدُورِ وَالْأَحْشَاءِ . وَيَا مَنْ شَرَّفَ الْعَرُوضَ عَلَى الْمُدُنِ وَالْقُرى . سُبْحَانَكَ يَا مَنْ يَعْلَمُ مَا تَحْتَ الْجَبُوبِ وَالثَّرَى ) سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تَعَالَى وَلَطْفَ عَنْ أَنْ يُرَى تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْتَ لَا رَبَّ غَيْرُكَ وَلَا قَاهِرَ سِوَاكَ اللهُمَّ أنْتَ الْمُنْعِمُ الْمُفْضِلُ الْمُقِيلُ الشَّكُورُ وَأَشْهَدُ أَنَّكَ أنتَ اللهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ أَنْتَ رَبِّي وَرَبُّ كُلِّ شَيْءٍ فَاطِرُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَلِيُّ الكبيرُ الْمُتَعَالِ طه طسم طس بس حم عسق مَرْجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لا يَبْغِيَانِ . اللهُ لَا إِلَهَ إلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمْوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ . ر حم حم حم حم حَمَ حُمَّ الْأَمْرُ وَجَاءَ النَّصْرُ فَعَلَيْنَا لَا يُنْصَرُونَ حَمَ تَنْزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّولِ لا إِلهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ . يَفْعَلُ الله مَا يَشَاءُ بِقُدْرَتِهِ وَيَحْكُمُ مَا يُرِيدُ بِعِزَّتِهِ . وَلَا مُنَازِعَ لَهُ فِي جَبَرُوتِهِ وَلَا شَرِيكَ لَهُ فِي مُلْكِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ لَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ مَا شَاءَ الله كَانَ وَمَا لَمْ يَشَأْ لَمْ يَكُنْ أَعْلَمُ أَنَّ اللهَ عَلَى كُل شَيْءٍ قَدِيرٌ وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا اللَّهُمَّ لَا تَقْتُلْنَا بِغَضَبِكَ وَلَا تُهْلِكْنَا بِمَثْلَاتِكَ وَعَافِنَا قَبْلَ ذلِكَ سُبْحَانَ اللَّهِ الْمَلِكِ القُدُّوسِ ا سُبْحَانَ ذِي الْمُلْكِ وَالْمَلَكُوتِ ● سُبْحَانَ ذِي الْعِزَّةِ وَالْعَظَمَةِ وَالْهَيْبَةِ وَالْقُدْرَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْجَلَالِ وَالْجَمَالِ وَالْكَمَالِ وَالْبَقَاءِ وَالسُّلْطَانِ وَالْجَبَرُوتِ ) سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْحَيَ الَّذِي لَا يَنَامُ وَلَا يَمُوتُ أَبَدًا باقِيَا دَائِمَا سُبُّوحٌ قُدُّوسُ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوح اللهُم عَلَّمْنَا مِنْ عِلْمِكَ وَفَهَمْنَا عَنْكَ وَقَلِدْنَا بِصَمْصَامِ نَصْرِكَ اللَّهُمَّ اجْعَلْنَا لَكَ شَاكِرًا وَلَكَ ذَاكِرًا وَلَكَ رَاهِبًا وَلَكَ مِطْوَاعًا وَلَكَ مُحْيِنًا وَإِلَيْكَ أَوَّاهَا مُنيا . اللهم تَقَبَّلْ تَوْبَتَنَا وَاغْسِلْ حَوْبَتَنَا وَسَدِدْ مَقَاوِلَنَا وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ صُدُورِنَا وَأَذْهِبِ النَّخْلَ وَالرَّانَ وَالْإِحْنَةَ مِنْ قُلُوبِنَا • اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنْ جَدَاعَ الْفَجْأَةِ وَمِنْ حَرْقِ الْمَانُوسَةِ . وَمِنَ الْإِلْحَادِ وَالْغِرَّةِ وَمِنَ الْجَةِ وَالْعَنَةِ وَمِنَ الْأُمُورِ الْمُطَمَرَاتِ اللهُمَّ اقْسِمُ لَنَا مِنْ خَشْيَتِكَ مَا تَحُولُ بِهِ بَيْنَنَا وَبَيْنَ مَعَاصِيكَ وَمِنْ طَاعَتِكَ مَا تُدْخِلُنَا وَتُبَلِّغُنَا إلى حَظِيرَةِ الْقُدْسِ وَمِنَ الْيَقِينِ مَا تُهَوَنُ بِهِ عَلَيْنَا مُصِيبَاتِ الدُنْيَا وَالْآخِرَةِ . وَاحْشُرْنَا مَعَ خَيْرِ الْأَسَاوِذِ وَمَتِّعْنَا بِأَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُوَّتِنَا مَا أَحْيَيْتَنَا وَاجْعَلْهُ الْوَارِثَ مِنَّا وَاجْعَلْ ثَأْرَنَا عَلَى مَنْ ظَلَمَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى مَنْ عَادَانَا وَاغْفِرْ خَطَايَانَا وَاكْشِفْ رَزَايَانَا وَاشْفِ مَرْضَينَا وَنَوِرْ جُؤْشَنَا وَاقْضِ أَوْطَارَنَا وَارْحَمْ نَاجِلَيْنَا وَلَا تَجْعَلِ الْعَاجِلَةَ أَكْبَرَ هَمِّنَا وَلَا مَبْلَغَ عِلْمِنَا وَلَا تَجْعَلْ مُصِيبَتَنَا فِي دِينِنَا وَدُنْيَانَا وَلَا تُسَلَّطْ عَلَيْنَا بِذُنُوبِنَا مَنْ لَا يَرْحَمْنَا وَارْزُقْنَا وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَلْكَ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِكَ تَهْدِي بِهَا رَوْعَنَا وَتَلْقُ بِهَا شَعْتَنَا وَتَجْمَعُ بِهَا شَمْلَنَا وَتَشْفِي بِهَا مَرِيضَنَا وَتُزَكِّي بِهَا أَعْمَالَنَا وَأَوْقَاتَنَا وَتُلْهِمْنَا بِهَا رُشْدَنَا اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ بِصَمَدَانِيَّتِكَ وَبِوَحْدَانِيَّتِكَ وَ بِفَرْدَانِيَّتِكَ وَ بِعِزَّتِكَ الْبَاهِرَةِ وَبِرَحْمَتِكَ الْوَاسِعَةِ أَنْ تَجْعَلَ لَنَا نُورًا فِي مَسَامِعِنَا وَنُورًا فِي أَعْيُنِنَا وَنُ رًا فِي أَجْدَائِنَا وَنُورًا فِي قُلُوبِنَا وَنُورًا فِي حَوَاتِنَا وَنُورًا فِي نَسَمِنَا وَنُورًا مِنْ بَيْنِ أَيْدِينَا • اللَّهُمَّ زِدْنَا عِلْمًا وَنُورًا وَحِلْمًا وَاتِنَا نِعْمَةً ظَاهِرَةً وَنِعْمَةً بَاطِنَةً حَسْبُنَا اللهُ لِدِينِنَا حَسْبُنَا اللَّهُ لِدُنْيَانَا حَسْبُنَا اللَّهُ الْكَرِيمُ لِمَا أَهَمَّنَا حَسْبُنَا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْقَوِيُّ كَادَنَا لِمَنْ بَغَى عَلَيْنَا . حَسْبُنَا اللهُ الشَّدِيدُ لِمَنْ بِسُوءٍ حَسْبُنَا اللهُ الرَّحِيمُ عِنْدَ السَّامِ ) حَسْبُنَا اللهُ الرَّؤُوفُ عِنْدَ الْمَسْئَلَةِ فِي الْجَدَثِ . حَسْبُنَا اللهُ الْكَرِيمُ عِنْدَ الْحِسَابِ ● حَسْبُنَا اللَّهُ اللَّطِيفُ عِنْدَ الْمِيزَانِ ● حَسْبُنَا اللَّهُ الْحَكِيمُ عِنْدَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ حَسْبُنَا اللَّهُ الْقَدِيرُ عِنْدَ الصِّرَاطِ حَسْبِيَ الله لا إلهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ● مَرْحَبًا مَرْحَبًا بِالصَّبَاحِ وَبِالْيَوْمِ الْجَدِيدِ . وَبِالْإِبَانِ وَبِالْقَيْنَةِ السَّعِيدِ . وَبِالسَّافِرِ وَالشَّهِيدِ اكْتُبْ لَنَا مَا نَقُولُ بِسْمِ اللهِ الْحَمِيدِ الْمَجِيدِ الرَّفِيعِ الْوَدُودِ الْمُحِيطِ الْفَعَالِ فِي خَلْقِهِ لِمَا يُرِيدُ وَهُوَ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ أَصْبَحْنَا بِاللَّهِ مُؤْمِنًا وَبِلِقَائِهِ مُصَدِّقًا وَبِحُجَّتِهِ مُعْتَرِفًا وَلِسِوَى اللَّهِ فِي الْأَلْوَهِيَّةِ جَاحِدًا وَعَلَى اللهِ مُتَوَكَّلَا نُشْهِدُ اللهَ وَنُشْهِدُ مَلَائِكَتَهُ وَكُتُبَهُ وَأَنْبِيَانَهُ وَحَمَلَةَ عَرْشِهِ بِأَنَّهُ هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَحْدَهُ لا شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَأَنَّ الْجَنَّةَ حَقُّ وَالنَّارَ حَقٌّ وَأَنَّ الْحَوْضَ حَقٌّ وَأَنَّ الشَّفَاعَةُ حَقٌّ وَأَنَّ مُنكَرًا وَنَكِيرًا حَقٌّ وَ وَعْدَكَ حَقٌّ وَأَنَّ السَّاعَةَ أَنِيَّةٌ لَا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ اللَّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ عَلَى ذَلِكَ نَحْيِي وَعَلَيْهِ نَمُوتُ وَعَلَيْهِ نُبْعَثُ غَدًا وَلَا نَرَى عَذَابًا إِنْ شَاءَ اللهُ تَعَالَى . اللَّهُمَّ إِنَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا فَاغْفِرْ لَنَا أَوْزَارَنَا الْكَبَائِرَ وَاللَّمَمَ فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُهُمَا إِلَّا أَنْتَ . وَاهْدِنَا لِأَحْسَنِ الْأَخْلَاقِ فَإِنَّهُ لَا يَهْدِي لِأَحْسَنِهَا إِلَّا أَنْتَ . لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ وَالْخَيْرُ كُلُّهُ بِيَدَيْكَ نَسْتَغْفِرُكَ وَتَتُوبُ إِلَيْكَ . أَمَنَّا اللهُمَّ بِمَا اَرْسَلْتَ مِنْ رَسُولٍ وَأَمَنَّا اللهُم بِمَا أَنزَلْتَ مِنْ كِتَابِ فَصَدَّقْنَا ، اللهُمَّ أَمْلَا أَوْجُهَنَا مِنْكَ حَيَاءً وَقُلُوبَنَا مِنْكَ حُبُورًا ) اللَّهُمَّ اجْعَلْنَا لَهُوما وَظَلِفًا وَلَا تَجْعَلْنَا ضَنِينًا وَعَمِيمًا وَنَمِيمَا وَنَفَاجًا وَدَاحِسَا اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَبْرَمَةِ وَالْجَوَى وَمِنَ الْعُتُقِ وَالْخَطْرَبَةِ وَالْخَيْلُولَةِ وَالْفَيْهَج وَالرَّنْعَ وَالْعَتْلِ وَالرَّمَاءِ وَالْفِتْنَةِ الدُّهْمَاءِ وَالْمَعِيشَةِ الضَّنَكَاءِ اللَّهُمَّ اجْعَلْ أَوَّلَ يَوْمِنَا هَذَا صَلَاحًا وَأَوْسَطَهُ فَلَاحًا وَأُخِرَهُ نَجَاحًا ) وَاخْتِمْ لَنَا بِالسَّعَادَةِ وَالشَّهَادَةِ وَالتَّوْبَةِ وَالْمَغْفِرَةِ وَالْإِيمَانِ اَللّهُمَّ اجْعَلْ اَوَّلَهُ رَحْمَةً وَأَوْسَطَهُ زَهَادَةً وَاخِرَهُ تَكْرِمَةَ اللَّهُمَّ ارْزُقْنَا مِنَ الْعَيْشِ أَرْغَدَهُ وَمِنَ الْعُمْرِ أَسْعَدَهُ وَمِنَ الرِّزْقِ أَوْسَعَهُ اللَّهُمَّ اعْفُ عَنَّا بِعَفْوِكَ وَاحْلُمُ عَلَيْنَا بِفَضْلِكَ سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ لَا أَحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ عَزَّ جَارُكَ وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ وَلَا يُهْزَمُ جُنْدُكَ وَلَا يُخْلَفُ وَعْدُكَ وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ سُبْحَانَكَ مَا عَبَدْنَاكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ يَا مَعْبُودُ سُبْحَانَكَ مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ يَا مَعْرُوفُ سُبْحَانَكَ مَا ذَكَرْنَاكَ حَقَّ ذِكْرِكَ يَا مَذْكُورُ سُبْحَانَكَ مَا شَكَرْنَاكَ حَقَّ شكركَ يَا مَشْكُورُ اللَّهُمَّ أَوْزِعْنَا شُكْرَ مَا أَنْعَمْتَ بِهِ عَلَيْنَا فَإِنَّكَ أَنْتَ اللهُ الَّذِي ارْتَفَعَتْ عَنْ صِفَةِ الْجِبل صِفَاتُ قُدْرَتِكَ وَلَا ضِدَّ شَهِدَكَ حِينَ فَطَرْتَ الْمَأْرُوشَ وَلَا نِدَّ حَجَزَكَ حِينَ بَرَأتَ الْحَوَابَاتِ ) اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنْ جَحْمَةٍ لَا تَدْمَعُ وَمِنْ جَنَانٍ لَا يَفْزَعُ وَمِنْ قَلْبِ لَا يَخْشَعُ وَمِنْ عَوَاذِ الْمَاعُونِ اللهُمَّ فَهَمْنَا أَسْرَارَ قُرانِكَ وَالْبَسْنَا مَلَابَسَ أَنْوَارِكَ وَاغْمِسْنَا فِي رَامُوزِ اللَّطَائِفِ وَأَفِضْ عَلَيْنَا مِنْ عَوَارِفِ الْمَعَارِفِ يَا نُورَ الْأَنْوَارِ • يَا لَطِيفُ يَا سَتَارُ ) نَسْأَلُكَ أَنْ تُصَلِّي عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نِبْرَاسِ الْأَنْبِيَاءِ وَنَيْرِ الْأَوْلِيَاءِ وَزِبْرِقانِ الْأَصْفِيَاءِ وَيُوحِ الثَّقَلَيْنِ وَضِيَاءِ الْخَافِقَيْنِ وَأَنْ تَرْفَعَ وُجُودَنَا إِلَى فَلْكِ الْعِرْفَانِ وَأَنْ تُثبت شُهُودَنَا فِي مَقَامِ الْإِحْسَانِ . يَا اللهُ يَا نُورُ يَا وَاسِعُ يَا غَفُورُ يَا مَنِ السَّمَاءُ بِأَمْرِهِ مَبْنِيَّةٌ ) وَالْغَبْرَاءُ بِقُدْرَتِهِ مَدْحِيَّةٌ وَالشَّوَاهِقُ بِحِكْمَتِهِ مَرْسِيَّةٌ ) وَالْقَمَرَانِ بِفَضْلِهِ مُضيئَةُ نَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي تَرَقْرَقَتْ مِنْهُ الْحُنَّسُ وَالْاَزْهَرَانِ . وَتَجَلْجَلَتْ مِنْهُ الْعَنَانُ حِرْزًا مَانِعَا وَنُورًا سَاطِعاً يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ يُقَلبُ اللهُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِأُولِي الْأَبْصَارِ طَسَم وَنَعُوذُ بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ مِنَ الْمَعَازِفِ وَالْعِضَةِ وَالْمَحْظُورِ وَالْمُمَاحَلَةِ وَالْغِمَارِ وَمِنْ كَيْدِ الْفُجَّارِ وَمِنْ حَوَادِثِ الْعَصْرَانِ وَمِنْ شَرِ الْاَجْرَانِ . يَا حَفِيظٌ اِحْفَظْنَا يَا وَلِيُّ يَا وَالِي يَا عَلِيُّ يَا عَالِي يَا مَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ لَا يَعْلَمُ أَحَدٌ كَيْفَ هُوَ إِلَّا هُوَ يَا اللَّهُ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا حَقُّ يَا وَاحِدُ يَا أَحَدُ يَا صَمَدُ يَا وَهَّابُ يَا فَتَّاحُ يَا مُحْيِي يَا مُمِيتُ يَا قَهَارُ يَا سَلَامُ • سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبِّ رَجِيمِ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ . هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ ) هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِرُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ الْغَفَّارُ الْمُبْدِئُ الْمُعِيدُ الْبَرُّ الْمُحْصِي الرَّزَّاقُ الْقَابِضُ الْبَاسِطُ الْخَافِضُ الرَّافِعُ الْمُعِيُّ الْمُذِلُّ الْمُقِيتُ الصَّادِقُ الْبَاقِي الرَّؤُوفُ النَّافِعُ الضَّارُّ الْمُهْلِكُ الْمُقَدِّمُ الْمُؤَخِّرُ الْعَفُو الْغَنِيُّ الْمُغْنِي الْمُنْتَقِمُ التَّوَّابُ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ الْبَصِيرُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ يَا دَائِمًا بِلَا فَنَاءِ وَيَا قَائِمَا بِلَا زَوَالٍ وَيَا مُدْبَرًا بِلَا وَزِيرِ سَهْلْ عَلَيْنَا وَعَلَى أَبَوَيْنَا وَعَلَى جَميع طَلبَةِ النُّورِ وَالْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ كَافَّةً كُلَّ عَسير • اللَّهُمَّ لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلَا رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَلَا مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ وَلَا يَنْفَعُ ذَا الْجَدِ مِنْكَ الْجَدُّ سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِي الْعَظيمِ الْحَسِيبِ الْحَكَمِ الْعَدْلِ الرَّقِيبِ الْبَاذِخِ السَّامِحِ الْمُجِيبِ الْغَنِيَ الرَّشِيدِ الصَّبُورِ الْجَلِيلِ الْبَدِيعِ النُّورِ الْمُقْسِطِ الْجَامِعِ الْمُعْطِي الْمَانِعِ لا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْوَكِيلُ الشَّهِيدُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَتِينُ الْمَجِيد • لا إله إلا اللهُ الْوَاحِدُ الْوَالى . لا إله إِلَّا اللهُ الْمَاجِدُ الْمُتَعَالِي . أَعْدَدْنَا لِكُلِّ هَوْلٍ لَا إله إلا الله . وَلِكُلِّ رَغْسِ الْحَمْدُ لِلَّهِ . وَلِكُلِّ رَحَاءِ الشُّكْرُ لِلهِ . وَلِكُلِّ أَعْجُوبَةٍ سُبْحَانَ اللهِ ) وَلِكُلِّ لَزْنٍ حَسْبِيَ اللَّهُ وَلِكُلِّ إِثْمٍ اسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَلِكُلِّ شَجُو مَا شَاءَ اللهُ . وَلِكُلِّ قَضَاءِ وَقَدَرٍ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ وَلِكُلِّ مُصِيَةٍ إِنَّا لِلَّهِ وَلِكُلّ طَاعَةٍ وَمَعْصِيَةٍ لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ وَلِكُلِّ شَجْبِ اسْتَعَنْتُ بِاللَّهِ وَ اللَّهُمَّ إِنَّا أَصْبَحْنَا نُشْهِدُكَ وَنُشْهِدُ مَلَائِكَتَكَ وَحَمَلَةَ عَرْشِكَ وَأَنْبِيَانَكَ وَجَمِيعَ خَلْقِكَ بِأَنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ يَا رَحْمَنَ الدُّنْيَا وَيَا رَحِيمَ الْآخِرَةِ فَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلْينَا وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ بِسْمِ اللهِ السَّافِي هُوَ اللهُ بِسْمِ اللَّهِ الْكَافِي هُوَ اللَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الْمُعَافِي هُوَ اللهُ بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ اللَّهُمَّ يَا مُحْيِي أَحْيِنَا حَيَاةً طَيِّبَةً بِالصَّحَةِ وَالْعَافِيَةِ فِي دَارِ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ . فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ . وَاللَّهُ مِنْ وَرَائِهِمْ مُحِيطٌ بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَجِيدٌ فِي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَلوةِ الْوُسْطَى وَقُومُوا قَانِتِينَ إِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ نِعْمَ الْحَافِظُ اللهُ يَاحَافِظُ اِحْفَظْنَا مِنْ كُلِّ شَرٍ وَضَرٍ ثُمَّ أَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ أَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشَى طَائِفَةً مِنْكُمْ وَطَائِفَةٌ قَدْ أَهَمَّتْهُمْ أَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللَّهِ لله ما غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الأمر مِنْ شَيْءٍ قُلْ إِنَّ الْأَمْرَ كُلَّهُ لِلَّهِ يُخْفُونَ فِي أَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هَهُنَا قُلْ لَوْ كُنْتُمْ فِي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ إِلَى مَضَاجِعِهِمْ وَلِيَبْتَلِيَ اللَّهُ في صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِي قُلُوبِكُمْ وَاللَّهُ عَليمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ • الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا أمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنْفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالْأَسْحَارِ شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَالْمَلَئِكَةُ وَأُولُوا الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ الْإِسْلَامُ . فَسُبْحَانَ اللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ . وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيَ وَيُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَلِكَ تُخْرَجُونَ إِنِّي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّي وَرَبِّكُمْ مَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا هُوَ أَخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ وَمَا لَنَا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللَّهِ وَقَدْ هَدْينَا سُبُلَنَا وَلَنَصْرَنَّ عَلَى مَا أَذَيْتُمُونَا وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّل الْمُتَوَكَّلُونَ . قُلْ لَنْ يُصِيبَنَا إِلَّا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلْينَا وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ وَإِنْ يَمْسَسْكَ اللهُ بِضُرْ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَادَّ لِفَضْلِهِ يُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ . وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُل فِي كِتَابٍ مُبِينِ . وَكَأَيِّنْ مِنْ دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ مَا يَفْتَح اللهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ) وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ الله قُلْ أَفَرَأَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللهُ بِضُرٌ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرْهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ الله عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكَّلُونَ . وَمَا جَعَلَهُ اللهُ إِلَّا بُشْرَى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِهِ وَمَا النَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِنْدِ اللهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ • كَهيعص . حم عسق ، اِكْفِنَا وَارْحَمْنَا هُوَ اللهُ الْقَادِرُ الْقَاهِرُ الظَّاهِرُ الْبَاطِنُ الْفَاطِرُ اللطيفُ الْخَبِيرُ قَوْلُهُ الْحَقُّ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ يَا حَنَّانُ يَا مَنَّانُ يَا بَدِيعَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ نَسْأَلُكَ يعظم اللاهونية أَنْ تَنْقُلَ طِبَاعَنَا مِنْ طِبَاع الْبَشَرِيَّةِ وَأَنْ تَرْفَعَ مُهَجَنَا مَعَ مَلَائِكَتِكَ الْعُلْوِيَّةِ . يَا مُحَوّلَ الْحَوْلِ وَالْأَحْوَالِ حَوّلْ حَالَنَا إِلَى أَحْسَنِ الْحَالِ سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ اسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ السَّابِقِ إِلَى الْأَنَامِ نورُهُ وَرَحْمَةٌ لِلْعَالَمِينَ ظُهُورُهُ عَدَدَ مَنْ مَضَى مِنَ الْبَرِيَّةِ وَمَنْ بَقِيَ وَمَنْ سَعِدَ مِنْهُمْ وَمَنْ شَقِيَ صلوة تَسْتَغْرقُ العَدَّ وَتُحِيطُ بِالْحَدِ صَلوةَ لَا غَايَةَ لَهَا وَلَا انْتِهَاءَ وَلَا أَمَدَ لَهَا وَلَا انْقِضَاءَ صَلوتَكَ الَّتِي صَلَّيْتَ بِهَا عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَعِشْرَتِهِ مِثْلَ ذلِكَ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ . وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اللهم رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ . اللهم اَعْطِنَا كُلَّ خَيْرٍ وَاعِدْنَا مِنْ كُلِّ شَرٍ . اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِبَائِهَا وَعَلَى الِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمْ . اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ اللهُمَّ بِحَقِّ كَلَامِكَ الْقَدِيمِ وَرَسُولِكَ الْكَرِيمِ وَبِحَقِّ جَميعِ الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ . وَبِحُرْمَةِ الْأَوْرَادِ الْقُدْسِيَّةِ وَمَا فِيهَا مِنَ الْحَقَائِقِ يَا قَاضِيَ الْحَاجَاتِ وَيَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ ادْفَعْ عَنَّا الْبَلَايَا وَارْزُقْنَا وَاسْتَاذَنَا وَوَالِدَيْنَا وَطَلابَ النُّور بِحُسْنِ الْخَاتِمَةِ أَمِينَ أمِينَ أمِينَ * وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمْ تَسْلِيمًا كَثِيرًا
Evradı Fethiye-i Nakşibendiye
Evradı Fethiye Türkçe Okunuşu
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Lâ ilâhe illallâhü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede hayâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede kelimâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede halgihi.. Lâ ilâhe illallâhü zinete arşihi. Lâ ilâhe illallâhü mil’e semâvâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü mil’e ardıhi.. Lâ ilâhe illallâhü adede misli zâlike meahû.. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh. Lehül-mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümiytü ve hüve hayyul lâ yemûtü bi yedihil hayru ve hüve alâ külli şey’in gadiyr ve ileyh-il-masiyr.. Estağfirullâhe Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâhil-Aliyyil-Azıym...
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Sübhânallâhi ve bi-hamdihi.. Ve mâ tevfiygu illâ billâhi ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâhi Sübhânallâh-il-Azıymi ve bi-hamdihi.. Sübhânallâhi ve bi-hamdihi adede halgihi ve zinete arşihi ve ridâe nefsihi ve midâde kelimâtihi ve müntehâ ılmihi ve minnetihi ve rahmetihi ve ra’fetihi ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh-il-Aliyyil-Azıym..Allâhümme yâ Hayyü yâ Gayyûmü yâ Allâhü yâ bediy-as-semâvâti vel ardi yâ Mâlik-el-Mülki yâ Zel-Celâli vel-ikrâm.. Yâ lâ ilâhe illâ ente innâ nes’elüke bi-izzetike en tuhyiye gulûbenâ ve ecsâmenâ ve ebdânenâ ve ervâhanâ bi-envâri mâ’rifetike ebeden dâimem bâgıyen hâdiyey yâ Allâhü yâ Allâhü yâ Allâh.Ve bi-envâri hidâyetike ve bi-envâri gudratike ilâhi â’mâlünâ galiylüv ve hâcâtünâ kesiyrüv ve ilâhünâ Basiyr.. Allâhümmef’al binâ mâ ente lehû ehlüv ve lâ tef’al binâ mâ nahnü lehû ehlün.. Allâhümme inni es’elüke mâ lâ estahiggu ve eûzü bike mimmâ estahiggu ni’mel-Mevlâ ve ni’men-nasiyr ğufrâneke Rabbenâ ve ileyk-el-masiyr.. Ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh-il-Aliyyil-Aziym.. Elhamdü lillâhi Rabbil-âlemiyn es-salâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammediv ve alâ âlihi ve sahbihi ecma’ıyn..Allâhümme yâ Vâcib-el-Vücûdi ve yâ Vâhib-el-hayri vel cûd.. Efıd aleynâ envâra rahmetike ve yessir lenel-vüsûle ilâ kemâli mâ’rifetike.. Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ ve lâ yuhiytûne bi-şey’im min ilmihi illâ bi-mâ şâ’e ve lâ mâ’rifete lenâ illâ mâ elhemtenâ inneke entel-Aliym-ül-Hakiym.. Allâhümme innâ nes’elüke minel-ismeti devâmehâ ve minen-ni’meti temâmehâ ve minel-âfiyeti husûlehâ ve miner-rahmeti şümûlehâ ve min-el-ayşi erğadehû ve minel umri es’adehû ve minel vagti etyebehû ve miner rizgi evseahû ve minel fadli â’zebehû ve minel lutfi enfe’ahû ve minel in’âmi e’ammehû ve minel ihsâni etemmehû.. Allâhümme yâ Allâhü kül lenâ yâ Cebbâr.. Ve lâ tekün aleynâ yâ Ğaffâr.. Allâhümme yâ Allâhü ahtim bis-seâdeti âcâlenâ ve haggig biz-ziyâdeti âmâlenâ vagrum bil-âfiyeti ğudüvvenâ ve âsâlenâ vec’al ilâ rahmetike ve mağfiratike masiyranâ ve meâlenâ ve subbe sicale afvike alâ zünûbinâ ve münne aleynâ bi-islâhi uyubinâ vec’al-it-tagvâ zâdenâ ve fiy diynike ictihâdenâ fe-inne aleyke tevekkülenâ ve i'timâdenâ ve sebbitnâ alâ nehc-il istigâmeti ve eidnâ mim mûcibât-in-nedâmeti yevm-el-giyâmeti ve haffif annâ sigal-el-evzâri verzügnâ meıyşetil-ebrâr vagfinâ vasrif annâ şerral-eşrâri ve a'tig rigâbenâ ve rigâbe âbâinâ ve ümmehâtinâ ve meşâyihinâ ve üstâzinâ mined-deyni vel-mezâlimi ven-nâri bi-izzetike yâ Aziyzü yâ Ğaffârü ya Keriymü yâ Settârü yâ Haliymü yâ Vehhâb.. Ve sallallâhümme alâ seyyidinâ Muhammediv ve alâ âlihi ve sahbihi ecma’ıyne (Âmin) bi-rahmetike yâ Erham-er-Râhimiyn vel-hamdülillâhi Rabbil-âlemiyn...
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Estağfirullâh-el-Aziym.. Estağfirullâh-el-Aziym.. Estağfirullâh-el-Aziym.. Elleziy lâ ilâhe illâ hüvel-Hayyül Gayyûme ve etûbü ileyh.. Allâhümme-entes-Selâmü ve minkes-Selâmü ve ileyke yerci-üs-Selâmü hayyinâ Rabbenâ bis-Selâmi ve-edhilnâ dâr-as-Selâmi tebârakte Rabbenâ ve teâleyte yâ Zel-Celâli-vel-ikrâm.. Allâhümme lekel hamdü hamdey yüvâfiy niamike ve yükâfiy meziyde keramike ahmedüke bi-cemiy-i mehâmidike mâ alimtü minhâ ve mâ lem â’lemü ve alâ cemiy-i niamike küllihâ mâ alimtü minhâ ve mâ lem â’lem ve alâ külli hâl..
E'ûzü billâhi min-eş-şeytan-ir-raciym Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel-Hayyül Gayyûmü lâ te’hüzühû sinetüv velâ nevm lehû mâ fis-semâvâti ve mâ fil-ardi men-zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznih yâ’lemü mâ beyne eydiyhim ve mâ halfehüm ve lâ yuhiytûne bi-şey’in min ilmihiy illâ bi-mâ şâ’e vesia kürsiy-yühüs-semâvâti vel-arda ve lâ yeûdühû hifzuhümâ ve hüvel-Aliyyül-Aziym.. Sübhânallâhi el-hamdü lillâhi Allâhü ekberu lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in Gadiyr.. Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber.. Lâ ilâhe illallâh-ül Melik-ül Cebbâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Vâhid-ül Gahhâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Aziyz-ül-Ğaffâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Keriym-üs-Settâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Kebiyr-ül-Müteâl.. Lâ ilâhe illallâhü Hâlig-ul- leyli ven-nehâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül mâ'bûdü bi-külli mekân.. Lâ ilâhe illallâh-ül mezkûr-ül bi-külli lisân.. Lâ ilâhe illallâh-ül mâ’rûfü bi-külli ihsân.. Lâ ilâhe illallâhü iymânem billâh.. Lâ ilâhe illallâhü emânem minallâh.. Lâ ilâhe illallâhü emâneten indallâh.. Lâ ilâhe illallâhü ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh.. Lâ ilâhe illallâhü ve lâ nâ’büdü illâ iyyâh.. Lâ ilahe illallâhü haggan hagga.. Lâ ilahe illallâhü iymânev ve sidgâ.. Lâ ilâhe illallâhü teabbüdev ve riggâ.. Lâ ilâhe illallâhü telâttüfev ve rifgâ.. Lâ ilâhe illallâhü gable külli şey.. Lâ ilâhe illallâhü bâ’de külli şey.. Lâ ilâhe illallâhü yebgâ Rabbünâ ve yefnâ ve yemûtü külli şey.. Lâ ilâhe illallâh-ül Melik-ül Haggul-mübiyn.. Lâ ilâhe illallâh-ül Melik-ül Haggul-yagiyn.. Lâ ilâhe illallâh-ül Aliyyül-Aziym.. Lâ ilâhe illallâh-ül Hakim-ül-Keriym.. Lâ ilâhe illallâhü Rabbüs semâvât-is-seb’i ve Rabbül arş-il-Aziym.. Lâ ilâhe illallâhü ekram-ül ekramiyn.. Lâ ilâhe illallâhü erham-ür-râhimiyn.. Lâ ilâhe illallâhü habib-üt-tevvâbiyn.. Lâ ilâhe illallâhü râhim-ül-mesâkiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hâdiyül-mudilliyn.. Lâ ilâhe illallâhü delil-ül-hâiriyn.. Lâ ilâhe illallâhü emân-ül-hâifiyn.. Lâ ilâhe illallâhü ğıyâs-ül müsteğıysiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-un-nâsiriyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-hâfiziyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ül-vârisiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-hâkimiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ur-râzigiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-fâtihiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-ğâfiriyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ur-râhimiyn.. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû ve sadega va’dehû ve nasara abdehû ve e’azze cündehû ve hezem-el-ahzâbe vahdehû ve lâ şey’e bâ’dehû.. Lâ ilâhe illallâhü ehl-ün-ni’meti ve lehül-fadlü ve lehüs-senâ’ül-hasen.. Lâ ilâhe illallâhü adede halgihi ve zinete arşihi ve ridâe nefsihi ve midâde kelimâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü Sahib-ül vahdâniyyet-il ferdâniyyet-il gadiymiyyet-il ezeliyyet-il ebediyyet-illeziy leyse lehû siddüv ve lâ niddüv ve lâ şibhüv ve lâ şeriyküy yuhyi ve yümiytü ve hüve hayyül lâ yemûtü biyedih-il hayru ve hüve alâ külli şey’in gadiyr ve ileyh-il masiyr.. Hüvel-evvelü vel-Âhiru vez-Zâhiru vel-Bâtınü ve hüve bi-külli şey’in Aliym. Leyse kemislihi şey’ün ve hüves-semi’ül-Basiyr.. Hasbünallâhü ve ni’mel-vekiyl ni’mel Mevlâ ve ni’men-nasiyr.. Hasbünallâhü ve ni’mel-vekiyl ni’mel-Mevlâ ve ni’men-nasiyr.Ğufrâneke Rabbenâ ve ileyk-el-masiyr. Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte ve lâ mu’tiye limâ mena’te ve lâ râdde limâ gadayte ve lâ yenfeu zel-ceddi mink-el-ced.. Sübhâne Rabbiyel aliyyil-â’lel-Vehhâb.. Sübhâne Rabbiyel aliyyil-a’lel Keriym-il-Vehhâb.. Sübhâneke mâ abednâke hagga ibâdetike.. Sübhâneke mâ arafnâke hagga ma’firatike.. Sübhâneke mâ zekernâke hagga zikrike.. Sübhâneke mâ şekernâke hagga şükrike.. Sübhân’Allâh-il-ebediyyil-ebed.. Sübhân’Allâh-il-Vâhid-il-Ehad.. Sübhân’Allâh-il ferd-is-Samed.. Sübhân’Allâhi Râfi-is-semâvati bi-ğayri amed.. Sübhân’Allâhi Bâsit-il-eradıyne bilâ sened.. Sübhân’Allâh-illeziy lem yettehiz sâhibetev ve lâ veledâ.. Sübhân’Allâh-illeziy lem yelid ve lem yûled ve lem yeküllehû küfüven ehad.. Sübhân-el-Melik-il-Guddûs.. Sübhâne zil-mülki vel-melekût.. Sübhâne zil-izzeti vel-azameti vel-gudrati vel-heybeti vel-celâli vel-cemâli vel-kemâli vel-begâi ves-senâi ved-diyâi vel-âlâi ven-nüamâi vel-kibriyâi vel ceberût.. Sübhân-el Melik-il-ma’bûd.. Sübhân-el Melik-il-vücûd.. Sübhân-el Melikil Hâlig-il Hayyilleziy lâ yenâmü ve lâ yemût.. Sübbûhün Guddûsür Rabbünâ ve Rabbül-melâ’iketi ver-rûh.. Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh-il Aliyyil-Aziym..
Allâhümme ent-el melik-ül-haggullezi lâ ilâhe illâ ente..
Yâ Allâhü.. Yâ Rahmânü.. Yâ Rahiymü.. Yâ Mâlikü, Yâ Guddûsü, Yâ Selâmü, Yâ Mü’minü, Yâ Müheyminü, Yâ Aziyzü, Yâ Cebbâru, Yâ Mütekebbiru, Yâ Hâligu, Yâ Bâriü, Yâ Musavviru, Yâ Ğaffâru, Yâ Gahhâru, Yâ Vehhâbü, Yâ Razzâgu, Yâ Fettâhu, Yâ Aliymü, Yâ Gâbidu, Yâ Bâsitu, Yâ Hâfidu, Yâ Râfiu, Yâ Mü’izzü, Yâ Müzillü, Yâ Semiy’u, Yâ Basiyru, Yâ Hakemü, Yâ Adlü, Yâ Latiyfü, Yâ Habiyru, Yâ Haliymü, Yâ Aziymü, Yâ Ğafûru, Yâ Şekûru, Yâ Aliyyü, Yâ Kebiyrü, Yâ Hafiyzü, Yâ Mugiytü, Yâ Hasiybü, Yâ Celiylü, Yâ Keriymü, Yâ Ragiybü, Yâ Müciybü, Yâ Vâsiu, Yâ Hagiymü, Yâ Vedûdü, Yâ Meciydü, Yâ Bâ’isü, Yâ Şehiydü, Yâ Haggu, Yâ Vekiylü, Yâ Gaviyyü, Yâ Metiynü, Yâ Veliyyü, Yâ Hamiydü, Yâ Mühsiy, Yâ Mübdiü, Yâ Müiydü, Yâ Muhyi, Yâ Mümiytü, Yâ Hayyü, Yâ Gayyûmü, Yâ Vâcidü, Yâ Mâcidü, Yâ Vâhidü, Yâ Ehadü, Yâ Samedü, Yâ Gâdiru, Yâ Mugtediru, Yâ Mugaddimü, Yâ Müahhiru Yâ Evvelü, Yâ Âhiru, Yâ Zâhiru, Yâ Bâtinü, Yâ Vâliy, Yâ Müteâliy, Yâ Berru, Yâ Tevvâbü, Yâ Mün’imü, Yâ Müntegimü, Yâ Afüvvü, Yâ Raüfü, Yâ Mâlik-el-mülki, Yâ Zel-Celâli vel-ikrâmi, Yâ Rabbi, Yâ Mugsitu, Yâ Câmiu, Yâ Ğaniyyü, Yâ Muğni, Yâ Mü’tiy, Yâ Mâniu, Yâ Darru, Yâ Nâfiu, Yâ Nûru, Yâ Hâdiy, Yâ Bediy’u, Yâ Bâgiy, Yâ Vârisü, Yâ Raşiydü, Yâ Sabûru, Yâ Sâdigu, Yâ Settâru, Yâ men tegaddeset an-il-eşbâhi zâtühû ve tenezzehet am müşabehet-il emsâli sıfâtühû ve yâ men dellet alâ vahdaniyyetihi ve âyâtihi ve şehidet bi-rübûbiyetihi masnû’atühû. Vâhidül lâ min gilletiv ve mevcûdül lâ min illetin.. Yâ men hüve bil-birri mâ’rûfüv ve bil ihsâni mevsûfün. Ma’rûfüm bilâ ğayetin, ve mevsûfüm bilâ nihayetin evvelün gadiymüm bilâ ibtidâ’i, âhirün keriymür rahiymüm bilâ intihâ’i.. Ve ğafera zünûb-el müznibiyne keramev ve hilmen.. Yâ mel leyse kemislihi şey’ün ve hüves-Semiy’ul-Basiyr.. Hasbünallâhü ve ni’mel-vekil ve ni’mel-Mevlâ ve ni’men nasiyr.. Yâ dâ’imem bilâ fenâ’iv ve yâ gâimem bilâ zevâlin ve yâ müdebbiram bilâ veziyrün, sehhil aleynâ ve alâ vâlidiynâ külle asiyr. Lâ uhsiy senâ’en aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsike azze câruke ve celle senâ’üke ve tegaddeset esmâ’üke ve azume şânüke ve lâ ilâhe ğayruke.. Yef’alüllahe mâ yeşâ’ü bi-gudratihi ve yahkümü mâ yüriydü ve bi-izzetihi.. Elâ ilâllâhi tasiyr-ül-umûr küllü şey’in hâlikün illâ vechehû lehül-hükmü ve ileyhi türce’ûn.. Feseyekfiykehümüllahü ve hüves-Semiy’ul-Aliym.. Hasbünallâhü ve kefâ semiAllâhü limen deâ leyse verâAllâhil müntehâ menî tesame billâhi yuhyiy.. Sübhâne men lem yezel Rabben rahiymev ve lâ yezâlü keriymen.. Lâ ilâhe illallâhül haliym-ül-keriymü Sübhânallâhi ve tebârakallâhü Rabbüs-semâvatis-seb’i ve Rabbül arş-il-Aziym vel-hamdü lillâhi Rabbil-âlemiyne ilâhev vâhiden ehaden sameden ferden vitren hayyen gayyûmen ebeden lem yettehiz sahibetev ve lâ veledev ve lem yekül lehû şeriykün fil mülki ve lem yekûl lehû veliyyüm min-ez-zülli ve kebbirhü tekbiyran Allâhü ekber..
Hasbünallâhü li-dininâ.. Hasbünallâhü li-dünyanâ.. Hasbünallâhü limâ ehemmenâ.. Hasbünallâhü limen bega aleynâ.. Hasbünallâhü limen hasedenâ, Hasbünallâhü limen kâdena bi-su’in.. Hasbünallâhü ind-el-mevti.. Hasbünallâhü ind-el-kabri.. Hasbünallâhü ind-el-mesâ’ili.. Hasbünallâhü ind-el-hisabi.. Hasbünallâhü ind-el-miyzâni.. Hasbünallâhü ind-es-sırati.. Hasbünallâhü ind-el-cenneti ven-nâr.. Hasbünallâhü ind-el-lika’i.. HasbiyAllâhüllezi lâ ilâhe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve ileyhi üniyb.. Lâ ilâhe illallâhü Sübhânallâhi mâ â’zamAllâhü lâ ilâhe illallâhü Sübhânallâhi mâ ahlemAllâhü.. Lâ ilâhe illallâhü Sübhânallâhi mâ ekremAllâhü.. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şeriyke lehu Muhammedür Resûlüllah.. Allâhümme salli alâ Muhammedin küllemâ zekereh-üz-zâkirun.. Allâhümme salli alâ Muhammedin küllemâ gafele an zikrih-il-ğâfilûn.. Radîynâ billâhi teâlâ Rabben ve bil-islâmi diynen ve bi-Muhammedin sallallâhü aleyhi ve selleme nebiyyen ve resûlen ve bil-gur’âni imâmev ve bil-kâ’beti gibletev ve bis-salâti ves-savmi vez-zekâti vel-hacci farizatan ve bil-mü’miniyne ihvânev ve bil-mü’minâti ahevâtiv ve bis-Sıddiygi vel-Faruki ve ziyn-Nûreyni vel-Mürtedâ e’immeten ve bi-sair-is-sahabeti ridvanullahü teâlâ aleyhim ecma’iyne kıdveten bi-halâllahi teâla helâlev ve bihi hisabev ve bi-haramillahi teâlâ haramev ve bihi azabev ve bil-cenneti sevabev ve bin-nâri ikaben.. Merhaben merhaba bis-sabah-il-cedidi ve bil-yevm-is-sa’iyd ve bil-melekeyn-il kirâmeyn-il kâtibeyn-iş şâhideyn-il âdileyni hayyen kümAllâhü teâlâ fi gurreti yevminâ hazektübâ fi evveli sahifetinâ hâzihi Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym ve eşhede bi-enna neşhedü en lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerike lehu ve neşhedü enne Muhammeden abdühu ve resûlühu erselehu bil-hüdâ ve din-il-hakkı alâ hâzih-iş-şehadeti nahyâ ve aleyhâ nemûtu ve aleyhâ nüb’asü inşâ’Allâhu teâlâ.. E’uzü bi-kelimâtillah-it-tâmmati külleha min şerri mâ halâga.. Bismillahi hayr-il-esmâ-i.. Bismillahi Rabbil-ardi ve Rabbis-semâ’i.. Bismillahillezi lâ yadurru mâ’a ismihi şey’ün fil’ardi ve lâ fis-semâ’i ve hüves-semi’ul-aliym.. El-hamdü lillâhillezi ahyanâ bâ’de mâ ematenâ ve redde ilebnâ ervahenâ ve ileyh-il bâ’sü ven-nüşuûr.. Asbahnâ ve asbehal-mülkü lillâhi vel-azametü velkibriyâ’ü vel-ceberutü ves-sultanü vel-bürhanü lillâhi vel-âlâü ven-nuamâ’ü lillâhi vel-leylü ven-neharü lillâhi ve mâ sekene fiyhimâ lillah-il vahid-il-kahhâr.. Asbahnâ alâ fıtra’t-il-islâmi ve alâ kelime’t-il-ihlâsi ve alâ din-i nebiyyinâ Muhammedin sallAllâhu aleyhi ve selleme ve alâ milleti ebiynâ İbrahiyme haniyfen müslimen ve mâ kân emin-el-müşrikiyn.. Salâvatullahi ve melâ’iketihi ve enbiyâ’ihi ve rüsûlihi ve hameleti arşihi ve cemi-i halgihi alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashabihi aleyhi ve aleyhim-üs-selâmü ve rahmetullahi ve berekâtühü..
Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ Rasûlallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ habiballâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ halilallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ nebiyyallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ safiyyallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ hayra halgillâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ menihtârahullah.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men erselehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men zeyyenehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men kerramehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men azzemehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ seyyid-el-mürseliyn.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ imam-el-müttegiyn.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ hâtem-en-nebiyyin.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ şefi-al-müznibiyn.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ rasûle Rabbil-âlemiyn.. Salâvatullahi ve melâ’iketihi ve enbiyâ’ihi ve rüsûlihi ve hameleti arşihi ve cemi-i halgihi alâ seyyidinâ Muhammediv ve alâ âlihi ve ashâbihi aleyhi ve aleyhim-üs-selâmü ve rahmetullâhi ve berekâtüh.. Allâhümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin fil-evveliyn.. Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedin fil-âhiriyn.. Ve salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin fil-melâil â’lâ ilâ yevmid-din ve salli alâ seyyidinâ Muhammedin fi külli vagtiv ve hıyn ve salli alâ cemiy-il enbiyâ-i vel-mürseliyn ve alâ melâ’iketik-el-mugarrabiyn ve alâ ibâdik-es-sâlihiyn ve alâ ehl-i tâ’atike ecmaiyne min ehlis-semâvâti ve min ehl-il eradiyn verhamnâ vahşürnâ me’ahüm bi-rahmetike yâ Erham-er-Râhimiyn.. Allâhümme edhilnâ fi rahmetike ve ente hayr-ür-râhimiyn..
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Allâhümme yâ Mâlik-er-Rigâb.. Yâ müfettih-el-ebvâb.. Ve yâ müsebbib-el-esbâb heyyi lenâ sebeben lâ nestatıy’u lehu taleben.. Allâhümmec’alnâ meşguliyne bi-emrike âminiyne bi-ahdike âyisiyne min halkıke ânisiyne bike müstevhışıyne an gayrike radıyne bi-kada’ike sâbiriyne alâ belâ’ike şâkiriyne le-ni’mâ’ike mütelezziziyne bi-zikrike ferihiyne bi-kitabike münâciyne bike fi ânâ’il-leyli ve etraf-in-nehâr mübgızıyne lid-dünya muhibbiyne lil-âhireti müştakıyne ilâ lika’ike müteveccihiyne ilâ cenâbike müsta’ıddıyne lil-mevti..Rabbenâ Âtina mâ ve adtenâ alâ rüsûlike ve lâ tuhzinâ yevm-el-kıyameti inneke lâ tuhlif-ül-mi’ad. Allâhümmec’al tevfiyke refiykanâ ves-sırat-el müstakiyme tariykanâ. Allâhümme evsılnâ ilâ makasidina ve tüb aleynâ inneke ent-et-tevvab-ür-rahiym.. Allâhümme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtü ve ileyk-el-masiyr.. Allâhümme erinel-hakka hakkan verzuknâ ettiba’ahu ve erinel-bâtıla bâtılen verzuknâ ectinâbehu teveffenâ müslimiyne velhıknâ bis-sâlihiyn.. Vedfâ’annâ şerrez-zâlimiyne ve eşriknâ fi dua-il-mü’miniyn.. Ve ginâ Rabbenâ şerre mâ kadayte.. Allâhümmağfir li-ümmeti Muhammed.. Allâhümmansur ümmete Muhammed.. Allâhümmerham ümmete Muhammed.. Allâhümmahfaz ümmete Muhammed.. Allâhümme ferric an ümmeti Muhammed.. Allâhümme yâ habib-et-tevvâbiyne tüb aleynâ ve yâ emân-el-hâ’ifiyne âminnâ ve yâ delil-el-mütehayyiriyne düllenâ ve yâ hadiyel-mudıllıynehdinâ ve yâ gıyas-el müstagıysiyne agisnâ ve yâ recâ-el-münkatı’ıyne lâ taktâ’ recâ’enâ ve yâ gafir-el-müznibiyne ıgfir lenâ zünübenâ ve kefir annâ seyyi’atinâ ve teveffenâ mâ’al-ebrâr Allâhümme nevvir kulûbenâ.. Allâhümmeşrah sudurenâ.. Allâhümme yessir umurenâ.. Allâhümmestür uyubenâ.. Yâ hafiy-yel-eltâfi neccinâ mimmâ nehaf.. Allâhümmagfir lenâ ve valideynâ ve li-üstâzinâ ve li-meşâyihinâ ve li-ihvanina ve li-ashabinâ ve li-ahbabinâ ve li-aşâ’irinâ ve li-kabâ’ilinâ ve limen lehu hakka aleynâ ve limen vessanâ bid-dua’il-hayri ve li-cemi-il mü’miniyne vel-mü’minât vel-müslimiyne vel-müslimât el-ahyâ’ü minhüm vel-emvât.. Allâhümmahfeznâ yâ feyyâzü min cemi-il belâ’i vel-emrâzı kâffeten bi-rahmetike yâ erham-er-râhimiyn..
Evradı Fethiye Türkçe Meali
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allahu Tealanın yarattığı taneler sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın hayatı sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın yarattığı küçük taşlar sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın kelimeleri sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın bütün yarattıkları sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim
Allahu Tealanın arş-ı aziminin ağırlığınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın gökleri dolusunca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın yerleri dolusunca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Bütün bu zikrolunanların misli sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Mabud-u bil-hak yoktur, illa Allahu Teala vardır Birdir, uluhiyette ortağı yoktur. Mülk ve tasarruf onundur. Bütün hamdedenlerin hamdi ona mahsustur. Bütün dirileri diri eden bütün ölenleri öldüren odur. Bütün hayırlar onun elindedir. Herşey üzerine bizzat kadirdir tam kudret sahibidir öldükten sonra bizimde dönüşümüz onadır.
Allahu Tealadan günahlarımın örtülmesini ve mağfiretimi dilerim. Allahu Tealayı zatı pakine ve şanı şerefine layık olmayan noksanlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim.Hamd Allahu Tealaya mahsustur. Mabud-u bil-hak yoktur, illa Allahu Teala vardır herşeyden büyük ve ziyadesiyle uludur. Masiyetlerden onun korunması ile sakınır taat ve ibadetede çok ulu ve yüce olan Allahu Tealanın yardımı ile kudret bulurum.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allahu Tealayı zatı pakine ve şanı şerefine layık olmayan noksanlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ve ona Hamd-ü sena ederim. Zatı ecel ve alasının kudret ve kuvvetini ve kulun aciz ve zilletini öğrenmemize tevfikini ihsan buyuran ve bizleri iyman ve İslamla şereflendiren odur. O ulu Allahu Tealayı noksan ve eksik sıfatlardan pak eder ve beni bu lütfuna mazhar kıldığı içinde aynı zamanda ona hamdederim. Allahu Tealayı zatı pakine layık olmayan noksan sıfatlardan tenzih eder ve ona yarattıkları sayısınca hamd-ü sena ederim. Bu tespih ve tahmidim arş-ı aziminin ağırlığıncadır. Bu tespih ve tahmidim benden razı olasıya kadardır. Bu tespih ve tahmidim kelimelerinin miktarı ve ilminin sonsuzluğu kadardır. Bu tespih ve tahmidim ihsan ve inayet buyurduğu nimetleri, rahmetleri, refetleri kadardır. Bu tespih ve tahmid ve diğer bütün ibadetlere gücümün yetmesi ancak Allahu Tealanın azamet ve tevfiki ile olabilmektedir. Bütün bunlara bende kuvvet ve kudret yoktur. Kuvvet ve kudret onundur. Bütün bunlar Allahu tealanın kudreti ve yardımı sayesindedir. O öylesine yüce ve Ulu öylesine azamet sahibidirki Ona sıfat ve mahiyyeti ilahiyesinde kimse ortak olamaz. Herşey ona nisbetle hakirdir. Ey her zaman diri ve canlı, daimi hayat sahibi Ey her zaman yarattıklarının korunup kollanmasına kıyam göstern Allahım. Ey vücudu vacib olan Allah Ey göklerin ve yerlerin yaratıcısı Ey mülkün gerçek maliki ve mutasarrıfı Ey şeref ve kemal sahibi Ey zatı eceli ve alasından başka Mabud-u bil-hak olmayan illa zatı var olan Kudret ve azametin hürmetine senden kalplerimizi, cisimlerimizi, bedenlerimizi ve ruhlarımızı marifetinin nurları ile ebedi, baki, daim ve hadi olarak ihya etmeni isteriz. Ya Allah Ya Allah
Ya Allah Hidayetinin ve Kudretinin nurları ile bizleri nurlandır.
Ey Allahım senin için amellerimiz ve ibadetlerimiz gayet azdır sana ihtiyacımız ise gayet çoktur. İlahımız amel ve ibadetlerimizin azlığını ve ihtiyaçlarımızın çokluğunu görücüdür. Allahımız ne iyi bir Mevladır ki bu kadar az amel ve ibadete dahi fazlı ve keremi ile bol bol sevaplar bahş ve ihsan eder ne iyi yardımcıdırki ihtiyaçlarımızı karşılar ve giderir. Günahlarımız için mağfiretini dileriz Ey Rabbimiz öldükten sonra dönüşümüz sanadır. Masiyetlerden onun korunması ile sakınır taat ve ibadetede çok ulu ve yüce olan Allahu Tealanın kudreti ve yardımı ile kuvvet buluruz. Bütün Hamd-ü senalar o Allahü tealayadır ki alemlerin Rabbi, mürebbisi ve malikidir. Salat ve selam Efendimiz Hazreti Muhammed (A.S)’a ve onun aline, evladına ve ashabına olsun. Ey vücudu sabit ve Kamil ey kullarına kereminin ve rahmetinin eserlerinin bahşedici Allahım Rahmetinin ışıklarını üzerimize dök taşır bizi nimetlerinle sevindir ve üzerimizdeki şerleri ve zararları defeyle Seni kemal ile bilmek ve bulmak nasıl mümkün ise tevfikinle onu bize kolaylaştırki sana vasıl olalım Seni noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederiz. Biz senin künh-ü zatını bilmekten aciziz. İlminin tamamı sendedir ancak öğrettiğin kadarını bilebiliriz başka bilgimiz yoktur. Bize bildirdiğin kadarını biliriz. Ancak o kadarını biliriz ki onu sen kalplerimize feyz yolu ile kendi kazancımız olmaksızın telkin ve ilham eyledin. Gerçekten bilgin herşeyi kuşatır sen herşeyi bilirsin herşeyi yerli yerine koyan ilim, amel ve ihsanda kemal sahibi ancak sensin Allahım İsmetimizi devam ettirmeni ,bizi isyanlardan korumanı ve şerlerimizi def eylemeni isteriz. Dünyada ve Ahirette bize ihsan edeceğin nimetlerin tamamını isteriz afiyetin husulünü isteriz Rahmetinin şumülünü isteriz. Geçim ve dirlik bakımından genişlik isteriz ömürlerimizin mest ve mübarek olmasını isteriz vakit ve zamanın pak olmasını isteriz bol ve geniş rızık isteriz Kullarına sebebsiz olarak ihsan buyurduklarının tatlısını ve iyisini isteriz Lütuf ve tevfikinin en yararlısını isteriz Dünya ve Ahiret nimetlerinin tamamını isteriz. İyman ve diğer ibadetlerde tam ihlas ihsanını isteriz Allahım Din ve Dünyamız için yararlı ol kullarına yararlı olan ancak sensin. Ey kullarının işlerini düzelten her işlerine tekeffül eden ve onların düzelmelerini takdir eyleyen Din ve Dünyamız için bize zararlı olma zira zararları ulaştırmayı icad edende sensin Allahım ecellerimizi iyilik ve saadetle doldur ve sonuçlandır Ümitlerimizi ve ricalarımızı fazlasıyla gerçekleştir. Bizi her vakit afiyete yakın et ve ulaştır öldükten sonra sana dönüşümüzde bize rahmet ve mağfiret kıl affını üzerimize boşaltarak günahlarımızı bağışla ve yok eyle ayıplarımızı ıslah ve fesadlarımızı gidererek bizi nimetlendir. Takvayı bizim için yol azığı ve rızık kıl olanca gücümüzle senin taatinde bulundur Biz aciziz seni kefil ettik sana dayandık ve sana güvendik bizi doğru yol üzerinde sabit ve daim eyle bizi kıyamet günü pişmanlığı gerektirecek şeylerden koru günahlarımızın ağırlığını hafiflet bizi salih kullarını rızıklandırdığın gibi rızıklandır ihtiyacımız olan şeylerde bize kifayet edici ol yaramazların şerlerini ve yaramazlıklarını döndür ve men et kendimizi ve nefsimizi azad et ana ve babalarımızın nefislerinide azad et şeyhlerimizi ,pirlerimizi, üstadlarımızıda azad et borçlardan, zalimlerden ve cehennem ateşinden koru Kudret ve azametin hürmetine ey kemal ve Kudret sahibi ey günah ve kabahatlerimizi örtücü ey kullarının istediklerini verici ey asilerin günah ve ayıplarını örtücü ey asilerin cezalandırılmalarında acele etmeyen Ey karşılıksız türlü atiyyeler zahiri ve batini nimetler bağışlayıcı Ya Allah efendimiz ve ulumuz Hazreti Muhammedin(A.S) üzerine ne kadar layıksa o kadar salat et, aline, evladına ve ashabınada (amin) Rahmetin sebebi ile ey rahmedicilerden daha fazla rahmedici ve nimetlendirici Bütün hamd-ü senalar o Allahu Tealayadır ki alemlerin Rabbi, mürebbisi ve malikidir.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Azamet sahibi Allahu Tealadan dünya ve ahirette günahlarımı açığa çıkarmamasını örtmesini ve mağfiret etmesini dilerim O Allahu Teala ki ondan gayri Mabud-u bil-hak yoktur illa Allahu Teala vardır.Daima diridir yarattıklarının korunup kollanmasına kıyam göstericidir ve ben ona döner ona tövbe ederim. Allahım sen noksanlardan ve afetlerden salim ve münehzehsin mahlukatın afetlerden ve mekruh olan şeylerden selametide ancak sendendir. Selamet sana raci olur. Ey Rabbimiz bizi afetlerden ve mekruh olan şeylerden selametle diri eyle bizi cennetine dahil eyle Ey Rabbimiz senin hayrın ve yararın çoktur herşey üzerine tam bir Kudretle faik ve galibsin Ey azamet ve ikram sahibi Allahım bize ulaşan nimetlerine hamdolsun ki o hamdimiz ancak senin içindir o hamdimiz dünya ve ahirette senin ziyade keremine müsavidir.Sana senin bütün hamdlerinle ve hamdlerinden bilmiş olduklarımla hamd ederim Bildiğim ve bilmediğim bütün nimetlerine hamd ederim İster sevinç ve neşe ister yas ve keder bütün hallerde sana hamd ederim
EUZÜ BESMELE
O yegane Mabud-u haktır. Ondan başka Mabud yoktur. Hayat sıfatı ile muttasıf baki daim ebedidir. Halkın umuruna kaimdir onu ne gaflet ne de uyku basar göklerde ve yerde ne varsa hep onundur onun mülküdür izni olmaksızın kim yanında şefaat edebilir o yarattıklarının önünde ve arkasında ne varsa hepsini bilir onlar ise onun malumatından hiçbirisini kavrayamazlar ancak dilediği kadarını kavrayabilirler onun Kürsüsü yerleri ve gökleri kuşatmıştır ve bunların korunması ona ağırlık ve meşakkat vermez O pek Ulu pek Büyüktür. Allahu Tealayı zatı pakine layık olmayan noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim.Hamd Allahu Tealaya mahsustur. Allahu Teala herşeyden Yüce ve çok Uludur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır tektir ortağı ve benzeri yoktur mülk onundur hamd onundur o herşey üzerine kadirdir Allahu Tealayı zatı pakine layık olmayan noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim. Hamd Allahu Tealaya mahsustur ve Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır o herşeyden yüce ve uludur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki cebbar padişah odur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır Uluhiyette tekdir ve birdir herşey üzerine galiptir. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki galiptir ve günahları yarlıgayıcıdır. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Kerimdir ve ayıpları örtücüdür. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır Şanı yücedir ve herşey üzerine tam kudretle faik ve alidir. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki geceleri ve gündüzleri yaratıcıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki her mekanda Mabuddur. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki her lisanda zikrolunur.Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki bütün iyiliklerle tanınmıştır.Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki her an yeni bir iştedir. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu tealayı iman ve tasdik ettiğim için söylerim. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Tealada aman olarak söylerim. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Teala katında emanet olduğundan söylerim.Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki onun tevfiki olmaksızın isyandan yüz çevirmeye ibadet ve taatte sebat ve karar etmeğe imkan yoktur. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Allahu Tealadan gayriye ibadet etmeyiz ancak ona ibade ederiz doğru ve haklı bildiğim için LA İLAHE İLLALLAH derim LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu tealayı iman ve tasdik ettiğim ve sadık olduğum için söylerim. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini ibadet ve kulluk olduğu için söylerim LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Teala bana iyilik ettiği için söylerim Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki herşeyden öncedir ondan gayri evvel yoktur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki ondan sonra hiçbirşey yoktur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki bizim Rabbimiz herşey fani olup gittikten sonra da bakidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki gerçek padişahtır padişahlığa layıktır İstihkak padişahlık ile zahirdir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki padişahlığa layıktır ve padişahlığı hakkal-yakin zahir olmuştur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Uluhiyette ortağı ve benzeri yoktur öylesine şanı yüce ve uludur ki ona nisbetle herşey hakirdir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Celal ve Azamet sahibidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki yedi kat göklerin ve o yüce arşın maliki ve sahibidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki kerim olanların hepsinden daha Kerimdir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki onun rahmeti rahmet edicilerin rahmetinden ziyadedir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki tövbe edenleri sevicidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki miskinlere merhamet edicidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki azgınlara ve sapıklara yol göstericidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki şaşırıp kalanlara yol göstericidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki korkanları korkularından emin kılıcıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki meded isteyenlerin imdatlarına yetişicidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki yardım edenlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki koruyucuların en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki hakimlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki rızık verenlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki fatihlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki yarlıgayıcıların en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki rahmet edenlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki tektir vadinde sadıktır kullarına yardım eden odur kendi askerlerini galip eylemiştir kafirlerin topluluklarına bozgunluk ve kırgın vermiştir ondan sonra hiçbirşey yoktur bütün mahlukatın fenasından sonra baki kalacak odur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki bütün nimetlerin sahibidir Fadl’ da onundur En güzel senalara layık ve müstehak olanda odur LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Tealanın mahlukatı sayısınca, arşının ağırlığı miktarınca o razı oluncaya kadar kelimeleri miktarınca söylerim Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki vahdaniyet ve ferdaniyet sahibidir Kadimdir,ezelidir,ebedidir onun Uluhiyet emrine karşı gelecek zıddı yoktur onun işlerine isteklerine muhalefet edebilecek benzeri ve eşitide yoktur Benzeri ve Uluhiyette ortağı yoktur.diriltir ve öldürür Zatı ecel ve alası daima diridir ona ölüm arız olamaz bütün hayırlar onun kudret elindedir o herşey üzerine kadirdir ölümden sonra herkes ona dönecektir O Evveldir, O Ahirdir, O Zahirdir, O Batındır aza veya çoğa olana veya olmayana bütün eşya ve mevcudata alimdir hiçbirşey onun misli değildir O bütün işitenleri işitir bütün görenleri görücüdür O Allahu Teala bütün işlerimizde bize kafidir O en iyi Vekildir O en iyi Mevladır O en iyi yardım edicidir O Allahu Teala bütün işlerimizde bize kafidir O en iyi Vekildir O en iyi Mevladır O en iyi yardım edicidir Ey Kudret ve azamet sahibi Rabbim senin mağfiretini isteriz öldükten sonra dönüşümüz sanadır. Allahım senin ezelde takdir ederek verdiklerine hiçbirşey engel olamaz senin men ettiğini verebilecek vericide yoktur senin kaza ettiğini reddedebilecekte yoktur Varlık sahibinin varlığı senin katında hiçbir fayda vermez faydası olabilecek ancak salih amellerdir. Rabbimi tenzih ederim O yücelerin yücesi ve çok bağışlayıcı ve kerimdir Seni tenzih ederiz sana layık hakiki ibadet ile ibadet edemedik Seni tenzih ederiz seni layık olduğun şekilde bilemedik Seni tenzih ederiz seni layık olduğun şekilde zikredemedik Seni tenzih ederiz sana layık olduğun şekilde şükredemedik Allahu Tealayı tenzih ederim ebediyen ebedi odur.Allahu Tealayı tenzih ederim sıfatında,mahiyetinde ve hakikatinde birdir. Allahu Tealayı tenzih ederim birdir,uludur bütün hacetlerde ona kasd olunur. Allahu Tealayı tenzih ederim gökleri yükselten direksiz ve dayanaksız tutan odur. Allahu Tealayı tenzih ederim yerleri dayanaksız döşeyende odur Allahu Tealayı tenzih ederim o eş ve çocuk edinmemiştir. Allahu Tealayı tenzih ederim hiç kimse ondan doğmamıştır. Kendiside kimseden doğmamıştır Allahu Tealayı tenzih ederim ki o öylesine padişahtır ki her türlü ayıptan paktır Allahu Tealayı tenzih ederim mülk ve melekut sahibidir. Allahu Tealayı tenzih ederim o İzzet ve Kudret azamet.heybet, Celal ve Cemal, kemal,beka,sena ve ziya sahibidir nimet sahibidir. Zatında ve sıfatında ululuk sahibidir Tenzih ederim o padişahı ki Mabudumdur Tenzih ederim o padişahı ki mevcuttur Tenzih ederim o padişahı ki bütün alemlerin yaratıcısıdır O öyle bir padişahtır ki daima diridir uyumaz ve ölmez Her türlü noksanlıklardan ve ayıplardan paktır münezzehtir ve uzaktır. Celal ve azamet sahibi Rabbimizdir Bütün meleklerin ve ruhlarında Rabbidir Allahu tealayı her türlü ayıplardan ve noksanlıklardan tenzih ederim Hamd ancak Allahu Tealaya mahsustur. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu teala büyüktür ve çok uludur Masiyetlerden sakınmamız ancak onun koruması ile ibadet ve taatte bulunabilmemiz onun bahşettiği kuvvet ve kudretledir. Allahım sen padişahsın padişahlığa layıksın senden gayri Mabud-u Bil hak yoktur illa sen varsın Ya Allah Ey dünyada ve ahirette yardım edici Ey ahirette rahmet edici Ey Padişah Ey her türlü ayıplardan ve noksanlıklardan pak ve uzak olan Ey her türlü afetlerden ve noksanlıklardan salim olan Ey kullarını zulümden emin edici olan Ey gözleyici ve koruyucu Ey herşeyin üzerine galip ve aziz olan Ey halkı dilediği herşeye zorlayan veya halkın halini ıslah eden Ey her türlü ihtiyaçlardan ve noksanlıklardan münezzeh ve yüce olan Ey bütün mahlukatı yaratan Ey bütün eşyayı yaratan Ey eşyanın suret ve keyfiyetini yaratan Ey çok yarlıgayıcı Ey herşey üzerine galip Ey zahir nimetlerini bağışlayıcı Ey kullarına bol bol rızık verici Ey son derece fatih Ey son derece bilici Ey dilediğini sıkan ve daraltan Ey dilediğini açan ve genişleten Ey dilediğini alçaltan Ey dilediğini yücelten Ey aziz eyleyen Ey hor ve hakir eyleyen Ey çok iyi işiten Ey çok iyi gören Ey hükmeden Hakkı yerine getiren Ey çok adaletli olan Ey kullarına lütuf ve dostluk eden Ey herşeyden haberdar olan Ey hilm sahibi Ey çok azametli Ey mağfireti çok Ey rızasına uygun işleri fazlasıyla karşılayan Ey çok yüce Ey çok büyük Ey Halkı mekruhlardan saklayıcı Ey her yaratılmışın rızkını veren Ey misafire ve zaife kifayet edici Ey celadet ve ululuk sahibi Ey keremi bol Ey bütün varlıklar üzerinde gözetici Ey kendisine yalvaranların isteklerini veren Ey rızkı ve rahmeti herkese eriştirici Ey ilim ve hikmet sahibi Ey itaat eden kullarını sevici Ey kudret ve azamet sahibi Ey ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran Ey kendisinden hiçbirşey kaybolmayan her yerde hazır ve nazır olan Ey varlığı hiç değimeden duran Ey kullarından sevdiklerine vekil olan Ey çok güçlü Ey çok sağlam Ey iyi kullarına dost Ey övülen ve övülmeğe kendisinden gayrı müstehak bulunmayan Ey ilminden hiçbirşey kaybolmadan bütün eşyayı zapteyleyen Ey eşyayı yoktan peyda eden Ey mahlukatı hayattan ölüme geri döndüren Ey hayat veren Ey öldüren Ey her zaman diri olan Ey halkın korunup kollanmasına kıyam gösteren Ey istediğini istediği vakit bulan Ey kadri ve şanı büyük kerem ve semahati bol olan Ey Uluhiyet sıfatlarında tek olan Ey hacetlerin bitirilmesi ve ızdırapların giderilmesi için tek mercii Ey her istediğini dilediği gibi yapmaya gücü yeten Ey kuvvet ve kudret sahiplerine de dilediği gibi tasarruf eden Ey istediğini ileri geçiren öne alan Ey istediğini geriye bırakan Ey kendisinden gayrı herşeyden sonra olan Ey vücudu zahir Ey zatının hakikatı akıldan ve duygulardan örtülü olan Ey mülkünde hakim ve mutasarrıfı olan Ey herşeye tam kudret ile faik ve mahlukat sıfatlarından ali ve münezzeh olan Ey kullarına ihsan edici Ey tövbeleri kabul edici Ey nimet verici Ey günahkar kullarından dilediklerine cezalarını verici Ey günahları affedici Ey çok rahmet ve şefkat edici Ey mülkün ebedi maliki Ey mutlak istiğna ve fazl-u kerem sahibi Ey Rabbimiz Ey bütün işlerini yerli yerince ve birbirine uygun olarak yapan Ey kıyamet günü halkı toplayıcı Ey hiçbir vakit hiçbir kimseye ihtiyacı olmayan Ey zengin edici Ey atiyye verici Ey dilediği kimseyi dilediğinden men edici Ey hikmeti gereğince dilediğine zarar eriştirici Ey dilediğini dilediğinden yararlandırıcı Ey iman ve marifetle yeryüzünü, gökyüzünü ve herşeyi aydınlatıcı Ey doğru yolu gösterici Ey örneksiz benzersiz akıllara hayret veren alemler icad eden Ey fena kabul etmeyen daimi Ey dünya ehlinin fenasından sonra yerleri ve gökleri miras tutucu Ey her türlü işlerinde halka yol göstererek irşad edici Ey çok sabırlı olan Ey haber verdiği herşeyde doğru söyleyen Ey asilerin günahlarını örten Ey Zatı ve benzeri bulunmaktan pak olan Ey sıfatı benzerlerine benzemekten de münezzeh olan Ey birliğinin alametleri olarak mahlukatını delil gösteren Ey kudret ve azamet sahibi Allahu Teala olduğuna ilahi sanatının eserleri şahitlik eden O birdir birliği azlığından değildir öyle bir mevcuttur ki vücudu bir sebeble zuhur etmediği gibi gayndan neşet etmişte değildir Ey ol ki iyilikle maruf ve meşhur olan Ey ihsan ile mevsuf olan öyle bir maruftur ki maruflukta sonu yoktur öyle bir mevsuftur ki mevsufluktada nihayeti yoktur Evveldir Kadimdir vücuduna başlangıç yoktur Ahardır Kerimdir Rahimdir vücuduna son yoktur Kerem ve Hilmi ile günahkarların günahlarını yarlıgar Ey ol ki hiçbirşey onun misli değildir O bütün işitenleri işitici bütün görenleri görücüdür Allahu Teala bütün işlerimizde bize kafidir O en iyi vekildir O en iyi Mevladır O en iyi yardım edicidir Ey daim ve ebedi olan ve fena bulmayan ve Ey zeval bulmayan gözcü ve koruyucu Ey vezirsiz tedbir edici Bizim ve ana babalarımızın bütün güçlüklerimizi kolaylaştır. Senin kendi nefsini sena ettiğin gibi seni sena etmeye hiçbir zaman kadir olamam sana sığınan galip ve kuvvetli olur senin senanın ululuğu herşeyden uludur. Senin isimlerin batıl tevillerden pak olmuştur senin işin azim olmuştur senden gayrı Mabud-u Bil hak yoktur Allahu Teala dilediği herşeyi kendi kudreti ile işler Dilediği herşeye kendi galibiyet ve kuvveti ile hükmeder Bilmiş olunuz ki herşey Allahu teala canibine rücu eder herşey fanidir helak olur yalnız onun Zatı bakidir hüküm onundur ve öldükten sonra Allahu Teala canibine rücu edilse gerektir Allahu Teala sana kafirlerden kifayet eder Allahu Teala müminlerin ve kafirlerin sözlerini işiticidir Allahu teala müminlerin itikat ve ihlasını ve kafirlerin inkar ve düşmanlıklarını bilicidir Allahu Teala bütün önemli işlerimizde bize kafidir Allahu Teala ihlas ile dua edenlerin dualarını kabul eder Allahu Tealanın bilinmeyen sınırları ötesindeki arzu ve istek yerlerinin sonu yoktur. Allahu Tealaya temessük edenler onun dinine sıkı sıkı sarılanlar necat buldular nimet ve ihsanları ile kullarını gören ve gözeten Rahim Rabbimiz paktır Her zaman kerim olan odur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır halimdir ve kerimdir Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim Allahu tealanın hayrı ve yararı çoktur yedi kat göklerin ve azim arşın Rabbi odur Hamdü sena Allahu tealaya mahsustur ki o alemlerin Rabbidir sıfatında birdir Zatında birdir öyle uludur ki bütün ihtiyaçlarda ona kasdolunur tektir yalnızdır çocuk edinmekten münezzehtir tektir eş edinmekten münezzehtir daima diridir bütün mahlukatın kollanmasına kıyam göstericidir vücuduna nihayet yoktur eş ve çocuk edinmemiştir mülkünde ve Uluhiyette şeriki yoktur zillet bakımından dost edinmemiştir Hak Tealayı tazim ile tazim ederim Allahu Teala uludur ve yücedir Allahu Teala bize dinimiz için kifayet edicidir Allahu Teala bize dünyamız için kifayet edicidir Allahu Teala bütün mühim işlerimizde bize kifayet edicidir Allahu Teala bize zulüm ve haksızlık edecekler için kifayet edicidir Allahu Teala bize kötülükle yaklaşacaklar için kifayet edicidir Allahu Teala ölüm vaktinde bize kifayet edicidir Allahu Teala kabre konulduğumuzda bize kifayet edicidir Allahu Teala hesap vaktinde bize kifayet edicidir Allahu Teala sual sorulduğu zaman bize kifayet edicidir Allahu Teala mizan vaktinde bize kifayet edicidir Allahu Teala sıratı geçişte bize kafidir Allahu Teala cennete yakın cehenneme uzak olmayı istediğimiz vakit bize kifayet edicidir Allahu Teala kendisine kavuşulduğu zaman bize kifayet edicidir Allahu Teala bana kafidir başka MBH yoktur illa Allahu Teala vardır ona tevekkül ederim ve dönüşümde onadır MBH yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim ne acep azim oldu Allahu Azimüşşan MBH yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim ne acep halim oldu Allahu Azimüşşan MBH yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim ne acep kerim oldu Allahu Azimüşşan ne acep azim oldu Allahu Azimüşşan ne acep halim oldu Allahu Azimüşşan ne acep kerim oldu Allahu Azimüşşan MBH yoktur illa Allahu Teala vardır tektir Uluhiyette şeriki yoktur Hz Muhammed (S.A.V) Allahu Tealanın Resulüdür Allahım zakirler onu zikreyledikçe Hazreti Muhammed(S.A.V) üzerine rahmet ve inam eyle Allahım gafiller onu zikreylemekten gafil olunca Hazreti Muhammed (S.A.V) üzerine rahmet ve inam eyle Allahu Tealanın Rabbimiz olmasına razı olduk Din olarak İslama razı olduk Hazreti Muhammed(S.A.V) in risaletinede razı olduk İmam olarak Kuran-ı Kerime de razı olduk Kabe-i Muazzamanın kıble olmasına namazın, orucun zekatın ve haccın farz kılınmasına razı olduk Din kardeşlerimiz olarak müminlere razı olduk Din kardeşlerimiz olarak iman sahibi kadınlardan da razı olduk Hz.Ebu-Bekir-is Sıddıyk, Hz Ömer-ül Faruk, Hz Osman zinnureyn ve Hz Aliyyül Mürteza rıdvanullahi aleyhim ecmaiyn efendilerimiz hazeratının Resulallah (S.A.V) efendimizden sonra her birisinin imam-ı Bil hak ve halife olduklarına da razı olduk Örnek ve önder oldukları için diğer sahabe-i kiram rıdvanullahi Teala aleyhim ecmain efendilerimizin hepsinden de razı olduk Allahu Tealanın helal buyurduklarına helal oldukları ve üzerlerine hesap olunduğu için razı olduk Allahu Tealanın haram kıldıklarınada haram oldukları ve azaba sebep oldukları için razı olduk sevap ve ceza olduğu için cennetede razı olduk kafir ve asiler için ikab olduğundan cehennem ateşinede razı olduk
Merhaba......Merhaba........Merhaba derim o yeni sabaha ve o kutlu güne hayır ve şerlerimizi yazan ve bütün amellerimize adil birer şahit olan Kiramen Katibeyn adındaki melekler Ey Kiramen Katibeyn melekleri Allahu Teala sizlere selam ve tahiyyet etsin Ey amellerimizi yazan melekler bu günümüzün başında amel sahifemizin başına Besmele yazanız Ey melekler sizler şahit olunuz biz şehadet ederiz ki MBH yoktur illa Allahu Teala vardır birdir Uluhiyette şeriki yoktur Şehadet ederiz ki Muhammed Aleyhisselam Allahu Tealanın kulu ve Resulüdür Allahu Teala tarafından doğru yolu göstermek ve İslam dinini öğretmek için gönderilmiştir Biz bu şehadet ile diriliriz bu şehadet ile ölürüz ve biz bu şehadet ile kabirlerimizden kalkarız İnşallahu Teala yarattığı şeylerin şerrinden Allahu Tealanın bütün tam ve kamil kelimelerine sığınırım İsimlerin en hayırlısı olan ALLAHU Tealanın ismine sığınırım Yerlerin ve göklerin Rabbi olan Allahu Tealanın isimlerine sığınırım Yerlerde ve göklerde hiçbir zarar eriştirmeyen ALLAHU Tealanın ismine sığınırım O Allahu Teala ki işitici ve bilicidir Hamd Allahu Tealaya mahsustu rki bizi öldürdükten sonra diriltir ve ruhlarımızı bedenimize reddeyler hesap günü ölülerin dirilmesi ve dönmesi onun canibinedir Mülk ve padişahlık Allahu Tealanın olduğu halde sabaha dahil olduk Zat ululuğu azamet ve Celal sıfat ululuğu Padişahlık vücut ve vahdeti üzerine vazih delil olan Allahu Teala içindir Zahiri ve mutlak nimetler Allahu Teala ya mahsustur gece ve gündüz Allah içindir Gece ve gündüzde sakin olan herşey bir ve kahredici olan Allahu Teala içindir İslam hilkat ve kabiliyeti ile ihlas kelimesiyle sabaha dahil olduk Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) in dini babamız Hz İbrahim aleyhisselamın milleti üzerine ki onun batıldan Hakka mail ve müslim olduğu müşriklerden olmadığı gibi Allahu Teala’nın meleklerinin nebilerinin resullerinin arzı taşıyan meleklerinin ve bütün yarattıklarının salavatı efendimiz Hz Muhammed(S.A.V)’ in ve onun alinin ve ashabının üzerlerine olsun Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın Resulü Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın sevgilisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın dostu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın Nebisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın saf ve seçkin kulu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın yarattıklarının en hayırlısı ve değerlisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın seçtiği Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın gönderdiği Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın ziynetlediği Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın mükerrem kıldığı Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın muazzam kıldığı Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Resullerin en ulusu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey müttekilerin önderi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Nebilerin sonuncusu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey günahkarların şefaatçisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Rabbil Aleminin Resulü Allahu Tealanın meleklerinin nebilerinin resullerinin arşı taşıyan meleklerinin ve bütün halkın salavatı önderimiz rehberimiz Hz Muhammed Sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimize ve onun ali evladı ehli beyti ve ashabı üzerine olsun Allahım ulumuz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem üzerine rahmetinle nimetinle fazlınla ikram eyleki evveliyn arasında halk senin onun hakkındaki lutuflarını bilsinler Efendimiz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed(S.A.V) üzerine ahiriyn arasında da rahmet ve inam eyle Efendimiz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed (S.A.V) üzerine meleklerden müteşekkil büyük bir cemaat ortasındada kıyamete kadar rahmet ve inam eyle Efendimiz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed(S.A.V) üzerine her zaman ve her an rahmet ve inam eyle Bütün nebiler ve resuller üzerine de rahmet ve inam eyle Mukarreb meleklerine de rahmet ve inam eyle Salih kulların üzerine de rahmet ve inam eyle Bütün taat ehlinin üzerine de rahmet ve inam eyle Gök ve yer ehline de rahmet ve inam Bizi merhamet eyle ve bizide onlarla birlikte haşret Rahmetin hürmetine ey rahmet edenlerin rahmet edicisi Allahım bizi rahmetine ithal eyle sen rahmedenlerin en hayırlısısın
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM
Allahım Ey bütün ins ve cinnin sahibi ey feyizlerin ve hayırların kapılarını açıcı ey bazı şeyleri bazı şeylere sebeb eyleyen bize yararlı ve yardımcı olacak sebebleri hazırla ki biz onları istemeğe kadir değiliz Allahım bizi emirlerinle meşgul eyle bizi ahdinle emin eyle Mahlukattan umudumuzu kes ki tevekkül ve itimadımız ancak senin lutfuna olsun bizi sana enis eyle senden gayrısından bizi uzaklaştır ve ayır bizi kazana razı eyle bizi belalarına sabredenlerden eyle bizi nimetlerine şükredenlerden eyle bizi zikrinle lezzet duyanlardan eyle bizi kitabın olan Kuran-ı Kerim ile ferahlayanlardan eyle bizi gece saatlerinde ve günün başında ve sonunda münacat edenlerden eyle bizi dünyaya buğz edenlerden eyle ki ondan yüz çevirelim bizi ahireti sevenlerden eyle ki ahiret için çalışalım bizi Didarını özleyenlerden eyle bizi Cenabına teveccüh edenlerden eyle bizi ölüme hazır bulundur ki ölümümüzü düşünerek ahiret işleriyle daha çok meşgul olalım Ey Rabbimiz bize fazlından sevap ve ihsanından vaad ettiklerini ver Resullerinin lisanı ile vaad ettiklerini kıyamet gününde bizi mahzun eyleme sen va’dinden dönmezsin Allahım tevfikini bize refik eyle Yolumuzu Sırat-ı Müstakim eyle Allahım bizi maksatlarımıza vasıl eyle Tövbelerimizi kabul eyle Muhakkak ki sen asilerin tövbelerini kabul ve onlara rahmet edicisin Allahım senin emrinle sabaha (veya akşama) dahil olduk senin emrinle yaşar senin emrinle ölürüz dönüşümüzde sanadır Allahım bize Hakkı bildir Hakka tabi olmayı bize rızık eyle bize batıl olanın batıl olduğunuda bildir bize batıldan uzak bulunmayı ve sakınmayı rızık eyle bizi müslim olarak öldür bizi salih kullarına ilhak eyle zalimlerin şerlerini üzerimizden defet Müminlerin dualarına bizi ortak et bizi sakla ve koru Ey Rabbimiz kaza ettiğin şerden bizi koru Allahım Ümmeti Muhammedin günahlarını yarlıga Allahım Ü.M’’de yardım eyle Allahım Ü.M ‘e merhamet eyle Allahım Ü.M’ di hıfzeyle Allahım Ü.M’ di gamdan tasadan elemden uzak tut Allahım Ü.M’ in günahlarından geç ve affeyle Ey tövbe edenleri seven Allahım tövbelerimizi kabul eyle ey korkanları korkularından emin eyleyen bizi de korktuklarımızdan emin eyle ey şaşıranlara yol gösteren bize doğru yolu göster ey azanlara ve sapıklara hidayet eden bize doğru yolu göster ey yardım isteyenlere yardım eden bize yardım eyle ey masivadan geçenlerin isteği ve arzusu olan rica ve arzumuzu senden kesme ey asilere rahmeyleyen bize rahmeyle ey günahları yarlıgayan bizim günahlarımızıda yarlıga kötü amellerimizi ört ve affeyle bizi ebrar zümresi ile öldür
Allahım kalplerimizi marifet nurunla nurlandır Allahım zulmet ve kederleri iman nuru ile ve hikmetle doldurarak göğüslerimizi aç Allahım bütün işlerimizi kolaylaştır Allahım ayıplarımızı yüzümüze vurmayarak lütfunla ört Allahım Ey lütufları gizli olan Allahımız bizi dünya ve ahirette korktuklarımızdan kurtar Allahım bizi ana babamızı üstadlarımızı ve pirlerimizi kardeşlerimizi ashabımızı ahbabımızı aşiretlerimizi kabilelerimizi üzerlerimizde hakları bulunanları bize hayır dua ile vasiyyet olunanları erkek veya kadın bütün müminleri erkek veye kadın bütün müslimleri mümin ve müslim zümresinden kadın veya erkek ölü veya diri olanların hepsini yarlıga
Ey feyiz veren Allahımız bizi bütün belalardan bütün hastalıklardan hepsinden kendi rahmetinle hıfz eyle ve koru Ey Rahmet edenlerin rahm edicisi
Evradı Fethiye Türkçe Okunuşu
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Lâ ilâhe illallâhü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede hayâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede kelimâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü adede halgihi.. Lâ ilâhe illallâhü zinete arşihi. Lâ ilâhe illallâhü mil’e semâvâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü mil’e ardıhi.. Lâ ilâhe illallâhü adede misli zâlike meahû.. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh. Lehül-mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümiytü ve hüve hayyul lâ yemûtü bi yedihil hayru ve hüve alâ külli şey’in gadiyr ve ileyh-il-masiyr.. Estağfirullâhe Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâhil-Aliyyil-Azıym...
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Sübhânallâhi ve bi-hamdihi.. Ve mâ tevfiygu illâ billâhi ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâhi Sübhânallâh-il-Azıymi ve bi-hamdihi.. Sübhânallâhi ve bi-hamdihi adede halgihi ve zinete arşihi ve ridâe nefsihi ve midâde kelimâtihi ve müntehâ ılmihi ve minnetihi ve rahmetihi ve ra’fetihi ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh-il-Aliyyil-Azıym..Allâhümme yâ Hayyü yâ Gayyûmü yâ Allâhü yâ bediy-as-semâvâti vel ardi yâ Mâlik-el-Mülki yâ Zel-Celâli vel-ikrâm.. Yâ lâ ilâhe illâ ente innâ nes’elüke bi-izzetike en tuhyiye gulûbenâ ve ecsâmenâ ve ebdânenâ ve ervâhanâ bi-envâri mâ’rifetike ebeden dâimem bâgıyen hâdiyey yâ Allâhü yâ Allâhü yâ Allâh.Ve bi-envâri hidâyetike ve bi-envâri gudratike ilâhi â’mâlünâ galiylüv ve hâcâtünâ kesiyrüv ve ilâhünâ Basiyr.. Allâhümmef’al binâ mâ ente lehû ehlüv ve lâ tef’al binâ mâ nahnü lehû ehlün.. Allâhümme inni es’elüke mâ lâ estahiggu ve eûzü bike mimmâ estahiggu ni’mel-Mevlâ ve ni’men-nasiyr ğufrâneke Rabbenâ ve ileyk-el-masiyr.. Ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh-il-Aliyyil-Aziym.. Elhamdü lillâhi Rabbil-âlemiyn es-salâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammediv ve alâ âlihi ve sahbihi ecma’ıyn..Allâhümme yâ Vâcib-el-Vücûdi ve yâ Vâhib-el-hayri vel cûd.. Efıd aleynâ envâra rahmetike ve yessir lenel-vüsûle ilâ kemâli mâ’rifetike.. Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ ve lâ yuhiytûne bi-şey’im min ilmihi illâ bi-mâ şâ’e ve lâ mâ’rifete lenâ illâ mâ elhemtenâ inneke entel-Aliym-ül-Hakiym.. Allâhümme innâ nes’elüke minel-ismeti devâmehâ ve minen-ni’meti temâmehâ ve minel-âfiyeti husûlehâ ve miner-rahmeti şümûlehâ ve min-el-ayşi erğadehû ve minel umri es’adehû ve minel vagti etyebehû ve miner rizgi evseahû ve minel fadli â’zebehû ve minel lutfi enfe’ahû ve minel in’âmi e’ammehû ve minel ihsâni etemmehû.. Allâhümme yâ Allâhü kül lenâ yâ Cebbâr.. Ve lâ tekün aleynâ yâ Ğaffâr.. Allâhümme yâ Allâhü ahtim bis-seâdeti âcâlenâ ve haggig biz-ziyâdeti âmâlenâ vagrum bil-âfiyeti ğudüvvenâ ve âsâlenâ vec’al ilâ rahmetike ve mağfiratike masiyranâ ve meâlenâ ve subbe sicale afvike alâ zünûbinâ ve münne aleynâ bi-islâhi uyubinâ vec’al-it-tagvâ zâdenâ ve fiy diynike ictihâdenâ fe-inne aleyke tevekkülenâ ve i'timâdenâ ve sebbitnâ alâ nehc-il istigâmeti ve eidnâ mim mûcibât-in-nedâmeti yevm-el-giyâmeti ve haffif annâ sigal-el-evzâri verzügnâ meıyşetil-ebrâr vagfinâ vasrif annâ şerral-eşrâri ve a'tig rigâbenâ ve rigâbe âbâinâ ve ümmehâtinâ ve meşâyihinâ ve üstâzinâ mined-deyni vel-mezâlimi ven-nâri bi-izzetike yâ Aziyzü yâ Ğaffârü ya Keriymü yâ Settârü yâ Haliymü yâ Vehhâb.. Ve sallallâhümme alâ seyyidinâ Muhammediv ve alâ âlihi ve sahbihi ecma’ıyne (Âmin) bi-rahmetike yâ Erham-er-Râhimiyn vel-hamdülillâhi Rabbil-âlemiyn...
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Estağfirullâh-el-Aziym.. Estağfirullâh-el-Aziym.. Estağfirullâh-el-Aziym.. Elleziy lâ ilâhe illâ hüvel-Hayyül Gayyûme ve etûbü ileyh.. Allâhümme-entes-Selâmü ve minkes-Selâmü ve ileyke yerci-üs-Selâmü hayyinâ Rabbenâ bis-Selâmi ve-edhilnâ dâr-as-Selâmi tebârakte Rabbenâ ve teâleyte yâ Zel-Celâli-vel-ikrâm.. Allâhümme lekel hamdü hamdey yüvâfiy niamike ve yükâfiy meziyde keramike ahmedüke bi-cemiy-i mehâmidike mâ alimtü minhâ ve mâ lem â’lemü ve alâ cemiy-i niamike küllihâ mâ alimtü minhâ ve mâ lem â’lem ve alâ külli hâl..
E'ûzü billâhi min-eş-şeytan-ir-raciym Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel-Hayyül Gayyûmü lâ te’hüzühû sinetüv velâ nevm lehû mâ fis-semâvâti ve mâ fil-ardi men-zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznih yâ’lemü mâ beyne eydiyhim ve mâ halfehüm ve lâ yuhiytûne bi-şey’in min ilmihiy illâ bi-mâ şâ’e vesia kürsiy-yühüs-semâvâti vel-arda ve lâ yeûdühû hifzuhümâ ve hüvel-Aliyyül-Aziym.. Sübhânallâhi el-hamdü lillâhi Allâhü ekberu lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in Gadiyr.. Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber.. Lâ ilâhe illallâh-ül Melik-ül Cebbâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Vâhid-ül Gahhâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Aziyz-ül-Ğaffâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Keriym-üs-Settâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül Kebiyr-ül-Müteâl.. Lâ ilâhe illallâhü Hâlig-ul- leyli ven-nehâr.. Lâ ilâhe illallâh-ül mâ'bûdü bi-külli mekân.. Lâ ilâhe illallâh-ül mezkûr-ül bi-külli lisân.. Lâ ilâhe illallâh-ül mâ’rûfü bi-külli ihsân.. Lâ ilâhe illallâhü iymânem billâh.. Lâ ilâhe illallâhü emânem minallâh.. Lâ ilâhe illallâhü emâneten indallâh.. Lâ ilâhe illallâhü ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh.. Lâ ilâhe illallâhü ve lâ nâ’büdü illâ iyyâh.. Lâ ilahe illallâhü haggan hagga.. Lâ ilahe illallâhü iymânev ve sidgâ.. Lâ ilâhe illallâhü teabbüdev ve riggâ.. Lâ ilâhe illallâhü telâttüfev ve rifgâ.. Lâ ilâhe illallâhü gable külli şey.. Lâ ilâhe illallâhü bâ’de külli şey.. Lâ ilâhe illallâhü yebgâ Rabbünâ ve yefnâ ve yemûtü külli şey.. Lâ ilâhe illallâh-ül Melik-ül Haggul-mübiyn.. Lâ ilâhe illallâh-ül Melik-ül Haggul-yagiyn.. Lâ ilâhe illallâh-ül Aliyyül-Aziym.. Lâ ilâhe illallâh-ül Hakim-ül-Keriym.. Lâ ilâhe illallâhü Rabbüs semâvât-is-seb’i ve Rabbül arş-il-Aziym.. Lâ ilâhe illallâhü ekram-ül ekramiyn.. Lâ ilâhe illallâhü erham-ür-râhimiyn.. Lâ ilâhe illallâhü habib-üt-tevvâbiyn.. Lâ ilâhe illallâhü râhim-ül-mesâkiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hâdiyül-mudilliyn.. Lâ ilâhe illallâhü delil-ül-hâiriyn.. Lâ ilâhe illallâhü emân-ül-hâifiyn.. Lâ ilâhe illallâhü ğıyâs-ül müsteğıysiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-un-nâsiriyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-hâfiziyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ül-vârisiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-hâkimiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ur-râzigiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-fâtihiyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ul-ğâfiriyn.. Lâ ilâhe illallâhü hayr-ur-râhimiyn.. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû ve sadega va’dehû ve nasara abdehû ve e’azze cündehû ve hezem-el-ahzâbe vahdehû ve lâ şey’e bâ’dehû.. Lâ ilâhe illallâhü ehl-ün-ni’meti ve lehül-fadlü ve lehüs-senâ’ül-hasen.. Lâ ilâhe illallâhü adede halgihi ve zinete arşihi ve ridâe nefsihi ve midâde kelimâtihi.. Lâ ilâhe illallâhü Sahib-ül vahdâniyyet-il ferdâniyyet-il gadiymiyyet-il ezeliyyet-il ebediyyet-illeziy leyse lehû siddüv ve lâ niddüv ve lâ şibhüv ve lâ şeriyküy yuhyi ve yümiytü ve hüve hayyül lâ yemûtü biyedih-il hayru ve hüve alâ külli şey’in gadiyr ve ileyh-il masiyr.. Hüvel-evvelü vel-Âhiru vez-Zâhiru vel-Bâtınü ve hüve bi-külli şey’in Aliym. Leyse kemislihi şey’ün ve hüves-semi’ül-Basiyr.. Hasbünallâhü ve ni’mel-vekiyl ni’mel Mevlâ ve ni’men-nasiyr.. Hasbünallâhü ve ni’mel-vekiyl ni’mel-Mevlâ ve ni’men-nasiyr.Ğufrâneke Rabbenâ ve ileyk-el-masiyr. Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte ve lâ mu’tiye limâ mena’te ve lâ râdde limâ gadayte ve lâ yenfeu zel-ceddi mink-el-ced.. Sübhâne Rabbiyel aliyyil-â’lel-Vehhâb.. Sübhâne Rabbiyel aliyyil-a’lel Keriym-il-Vehhâb.. Sübhâneke mâ abednâke hagga ibâdetike.. Sübhâneke mâ arafnâke hagga ma’firatike.. Sübhâneke mâ zekernâke hagga zikrike.. Sübhâneke mâ şekernâke hagga şükrike.. Sübhân’Allâh-il-ebediyyil-ebed.. Sübhân’Allâh-il-Vâhid-il-Ehad.. Sübhân’Allâh-il ferd-is-Samed.. Sübhân’Allâhi Râfi-is-semâvati bi-ğayri amed.. Sübhân’Allâhi Bâsit-il-eradıyne bilâ sened.. Sübhân’Allâh-illeziy lem yettehiz sâhibetev ve lâ veledâ.. Sübhân’Allâh-illeziy lem yelid ve lem yûled ve lem yeküllehû küfüven ehad.. Sübhân-el-Melik-il-Guddûs.. Sübhâne zil-mülki vel-melekût.. Sübhâne zil-izzeti vel-azameti vel-gudrati vel-heybeti vel-celâli vel-cemâli vel-kemâli vel-begâi ves-senâi ved-diyâi vel-âlâi ven-nüamâi vel-kibriyâi vel ceberût.. Sübhân-el Melik-il-ma’bûd.. Sübhân-el Melik-il-vücûd.. Sübhân-el Melikil Hâlig-il Hayyilleziy lâ yenâmü ve lâ yemût.. Sübbûhün Guddûsür Rabbünâ ve Rabbül-melâ’iketi ver-rûh.. Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh-il Aliyyil-Aziym..
Allâhümme ent-el melik-ül-haggullezi lâ ilâhe illâ ente..
Yâ Allâhü.. Yâ Rahmânü.. Yâ Rahiymü.. Yâ Mâlikü, Yâ Guddûsü, Yâ Selâmü, Yâ Mü’minü, Yâ Müheyminü, Yâ Aziyzü, Yâ Cebbâru, Yâ Mütekebbiru, Yâ Hâligu, Yâ Bâriü, Yâ Musavviru, Yâ Ğaffâru, Yâ Gahhâru, Yâ Vehhâbü, Yâ Razzâgu, Yâ Fettâhu, Yâ Aliymü, Yâ Gâbidu, Yâ Bâsitu, Yâ Hâfidu, Yâ Râfiu, Yâ Mü’izzü, Yâ Müzillü, Yâ Semiy’u, Yâ Basiyru, Yâ Hakemü, Yâ Adlü, Yâ Latiyfü, Yâ Habiyru, Yâ Haliymü, Yâ Aziymü, Yâ Ğafûru, Yâ Şekûru, Yâ Aliyyü, Yâ Kebiyrü, Yâ Hafiyzü, Yâ Mugiytü, Yâ Hasiybü, Yâ Celiylü, Yâ Keriymü, Yâ Ragiybü, Yâ Müciybü, Yâ Vâsiu, Yâ Hagiymü, Yâ Vedûdü, Yâ Meciydü, Yâ Bâ’isü, Yâ Şehiydü, Yâ Haggu, Yâ Vekiylü, Yâ Gaviyyü, Yâ Metiynü, Yâ Veliyyü, Yâ Hamiydü, Yâ Mühsiy, Yâ Mübdiü, Yâ Müiydü, Yâ Muhyi, Yâ Mümiytü, Yâ Hayyü, Yâ Gayyûmü, Yâ Vâcidü, Yâ Mâcidü, Yâ Vâhidü, Yâ Ehadü, Yâ Samedü, Yâ Gâdiru, Yâ Mugtediru, Yâ Mugaddimü, Yâ Müahhiru Yâ Evvelü, Yâ Âhiru, Yâ Zâhiru, Yâ Bâtinü, Yâ Vâliy, Yâ Müteâliy, Yâ Berru, Yâ Tevvâbü, Yâ Mün’imü, Yâ Müntegimü, Yâ Afüvvü, Yâ Raüfü, Yâ Mâlik-el-mülki, Yâ Zel-Celâli vel-ikrâmi, Yâ Rabbi, Yâ Mugsitu, Yâ Câmiu, Yâ Ğaniyyü, Yâ Muğni, Yâ Mü’tiy, Yâ Mâniu, Yâ Darru, Yâ Nâfiu, Yâ Nûru, Yâ Hâdiy, Yâ Bediy’u, Yâ Bâgiy, Yâ Vârisü, Yâ Raşiydü, Yâ Sabûru, Yâ Sâdigu, Yâ Settâru, Yâ men tegaddeset an-il-eşbâhi zâtühû ve tenezzehet am müşabehet-il emsâli sıfâtühû ve yâ men dellet alâ vahdaniyyetihi ve âyâtihi ve şehidet bi-rübûbiyetihi masnû’atühû. Vâhidül lâ min gilletiv ve mevcûdül lâ min illetin.. Yâ men hüve bil-birri mâ’rûfüv ve bil ihsâni mevsûfün. Ma’rûfüm bilâ ğayetin, ve mevsûfüm bilâ nihayetin evvelün gadiymüm bilâ ibtidâ’i, âhirün keriymür rahiymüm bilâ intihâ’i.. Ve ğafera zünûb-el müznibiyne keramev ve hilmen.. Yâ mel leyse kemislihi şey’ün ve hüves-Semiy’ul-Basiyr.. Hasbünallâhü ve ni’mel-vekil ve ni’mel-Mevlâ ve ni’men nasiyr.. Yâ dâ’imem bilâ fenâ’iv ve yâ gâimem bilâ zevâlin ve yâ müdebbiram bilâ veziyrün, sehhil aleynâ ve alâ vâlidiynâ külle asiyr. Lâ uhsiy senâ’en aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsike azze câruke ve celle senâ’üke ve tegaddeset esmâ’üke ve azume şânüke ve lâ ilâhe ğayruke.. Yef’alüllahe mâ yeşâ’ü bi-gudratihi ve yahkümü mâ yüriydü ve bi-izzetihi.. Elâ ilâllâhi tasiyr-ül-umûr küllü şey’in hâlikün illâ vechehû lehül-hükmü ve ileyhi türce’ûn.. Feseyekfiykehümüllahü ve hüves-Semiy’ul-Aliym.. Hasbünallâhü ve kefâ semiAllâhü limen deâ leyse verâAllâhil müntehâ menî tesame billâhi yuhyiy.. Sübhâne men lem yezel Rabben rahiymev ve lâ yezâlü keriymen.. Lâ ilâhe illallâhül haliym-ül-keriymü Sübhânallâhi ve tebârakallâhü Rabbüs-semâvatis-seb’i ve Rabbül arş-il-Aziym vel-hamdü lillâhi Rabbil-âlemiyne ilâhev vâhiden ehaden sameden ferden vitren hayyen gayyûmen ebeden lem yettehiz sahibetev ve lâ veledev ve lem yekül lehû şeriykün fil mülki ve lem yekûl lehû veliyyüm min-ez-zülli ve kebbirhü tekbiyran Allâhü ekber..
Hasbünallâhü li-dininâ.. Hasbünallâhü li-dünyanâ.. Hasbünallâhü limâ ehemmenâ.. Hasbünallâhü limen bega aleynâ.. Hasbünallâhü limen hasedenâ, Hasbünallâhü limen kâdena bi-su’in.. Hasbünallâhü ind-el-mevti.. Hasbünallâhü ind-el-kabri.. Hasbünallâhü ind-el-mesâ’ili.. Hasbünallâhü ind-el-hisabi.. Hasbünallâhü ind-el-miyzâni.. Hasbünallâhü ind-es-sırati.. Hasbünallâhü ind-el-cenneti ven-nâr.. Hasbünallâhü ind-el-lika’i.. HasbiyAllâhüllezi lâ ilâhe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve ileyhi üniyb.. Lâ ilâhe illallâhü Sübhânallâhi mâ â’zamAllâhü lâ ilâhe illallâhü Sübhânallâhi mâ ahlemAllâhü.. Lâ ilâhe illallâhü Sübhânallâhi mâ ekremAllâhü.. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şeriyke lehu Muhammedür Resûlüllah.. Allâhümme salli alâ Muhammedin küllemâ zekereh-üz-zâkirun.. Allâhümme salli alâ Muhammedin küllemâ gafele an zikrih-il-ğâfilûn.. Radîynâ billâhi teâlâ Rabben ve bil-islâmi diynen ve bi-Muhammedin sallallâhü aleyhi ve selleme nebiyyen ve resûlen ve bil-gur’âni imâmev ve bil-kâ’beti gibletev ve bis-salâti ves-savmi vez-zekâti vel-hacci farizatan ve bil-mü’miniyne ihvânev ve bil-mü’minâti ahevâtiv ve bis-Sıddiygi vel-Faruki ve ziyn-Nûreyni vel-Mürtedâ e’immeten ve bi-sair-is-sahabeti ridvanullahü teâlâ aleyhim ecma’iyne kıdveten bi-halâllahi teâla helâlev ve bihi hisabev ve bi-haramillahi teâlâ haramev ve bihi azabev ve bil-cenneti sevabev ve bin-nâri ikaben.. Merhaben merhaba bis-sabah-il-cedidi ve bil-yevm-is-sa’iyd ve bil-melekeyn-il kirâmeyn-il kâtibeyn-iş şâhideyn-il âdileyni hayyen kümAllâhü teâlâ fi gurreti yevminâ hazektübâ fi evveli sahifetinâ hâzihi Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym ve eşhede bi-enna neşhedü en lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerike lehu ve neşhedü enne Muhammeden abdühu ve resûlühu erselehu bil-hüdâ ve din-il-hakkı alâ hâzih-iş-şehadeti nahyâ ve aleyhâ nemûtu ve aleyhâ nüb’asü inşâ’Allâhu teâlâ.. E’uzü bi-kelimâtillah-it-tâmmati külleha min şerri mâ halâga.. Bismillahi hayr-il-esmâ-i.. Bismillahi Rabbil-ardi ve Rabbis-semâ’i.. Bismillahillezi lâ yadurru mâ’a ismihi şey’ün fil’ardi ve lâ fis-semâ’i ve hüves-semi’ul-aliym.. El-hamdü lillâhillezi ahyanâ bâ’de mâ ematenâ ve redde ilebnâ ervahenâ ve ileyh-il bâ’sü ven-nüşuûr.. Asbahnâ ve asbehal-mülkü lillâhi vel-azametü velkibriyâ’ü vel-ceberutü ves-sultanü vel-bürhanü lillâhi vel-âlâü ven-nuamâ’ü lillâhi vel-leylü ven-neharü lillâhi ve mâ sekene fiyhimâ lillah-il vahid-il-kahhâr.. Asbahnâ alâ fıtra’t-il-islâmi ve alâ kelime’t-il-ihlâsi ve alâ din-i nebiyyinâ Muhammedin sallAllâhu aleyhi ve selleme ve alâ milleti ebiynâ İbrahiyme haniyfen müslimen ve mâ kân emin-el-müşrikiyn.. Salâvatullahi ve melâ’iketihi ve enbiyâ’ihi ve rüsûlihi ve hameleti arşihi ve cemi-i halgihi alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashabihi aleyhi ve aleyhim-üs-selâmü ve rahmetullahi ve berekâtühü..
Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ Rasûlallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ habiballâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ halilallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ nebiyyallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ safiyyallâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ hayra halgillâh.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ menihtârahullah.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men erselehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men zeyyenehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men kerramehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men azzemehullâh.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ seyyid-el-mürseliyn.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ imam-el-müttegiyn.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ hâtem-en-nebiyyin.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ şefi-al-müznibiyn.. .. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ rasûle Rabbil-âlemiyn.. Salâvatullahi ve melâ’iketihi ve enbiyâ’ihi ve rüsûlihi ve hameleti arşihi ve cemi-i halgihi alâ seyyidinâ Muhammediv ve alâ âlihi ve ashâbihi aleyhi ve aleyhim-üs-selâmü ve rahmetullâhi ve berekâtüh.. Allâhümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin fil-evveliyn.. Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedin fil-âhiriyn.. Ve salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin fil-melâil â’lâ ilâ yevmid-din ve salli alâ seyyidinâ Muhammedin fi külli vagtiv ve hıyn ve salli alâ cemiy-il enbiyâ-i vel-mürseliyn ve alâ melâ’iketik-el-mugarrabiyn ve alâ ibâdik-es-sâlihiyn ve alâ ehl-i tâ’atike ecmaiyne min ehlis-semâvâti ve min ehl-il eradiyn verhamnâ vahşürnâ me’ahüm bi-rahmetike yâ Erham-er-Râhimiyn.. Allâhümme edhilnâ fi rahmetike ve ente hayr-ür-râhimiyn..
Bismillâh-ir-Rahmân-ir-Rahiym
Allâhümme yâ Mâlik-er-Rigâb.. Yâ müfettih-el-ebvâb.. Ve yâ müsebbib-el-esbâb heyyi lenâ sebeben lâ nestatıy’u lehu taleben.. Allâhümmec’alnâ meşguliyne bi-emrike âminiyne bi-ahdike âyisiyne min halkıke ânisiyne bike müstevhışıyne an gayrike radıyne bi-kada’ike sâbiriyne alâ belâ’ike şâkiriyne le-ni’mâ’ike mütelezziziyne bi-zikrike ferihiyne bi-kitabike münâciyne bike fi ânâ’il-leyli ve etraf-in-nehâr mübgızıyne lid-dünya muhibbiyne lil-âhireti müştakıyne ilâ lika’ike müteveccihiyne ilâ cenâbike müsta’ıddıyne lil-mevti..Rabbenâ Âtina mâ ve adtenâ alâ rüsûlike ve lâ tuhzinâ yevm-el-kıyameti inneke lâ tuhlif-ül-mi’ad. Allâhümmec’al tevfiyke refiykanâ ves-sırat-el müstakiyme tariykanâ. Allâhümme evsılnâ ilâ makasidina ve tüb aleynâ inneke ent-et-tevvab-ür-rahiym.. Allâhümme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtü ve ileyk-el-masiyr.. Allâhümme erinel-hakka hakkan verzuknâ ettiba’ahu ve erinel-bâtıla bâtılen verzuknâ ectinâbehu teveffenâ müslimiyne velhıknâ bis-sâlihiyn.. Vedfâ’annâ şerrez-zâlimiyne ve eşriknâ fi dua-il-mü’miniyn.. Ve ginâ Rabbenâ şerre mâ kadayte.. Allâhümmağfir li-ümmeti Muhammed.. Allâhümmansur ümmete Muhammed.. Allâhümmerham ümmete Muhammed.. Allâhümmahfaz ümmete Muhammed.. Allâhümme ferric an ümmeti Muhammed.. Allâhümme yâ habib-et-tevvâbiyne tüb aleynâ ve yâ emân-el-hâ’ifiyne âminnâ ve yâ delil-el-mütehayyiriyne düllenâ ve yâ hadiyel-mudıllıynehdinâ ve yâ gıyas-el müstagıysiyne agisnâ ve yâ recâ-el-münkatı’ıyne lâ taktâ’ recâ’enâ ve yâ gafir-el-müznibiyne ıgfir lenâ zünübenâ ve kefir annâ seyyi’atinâ ve teveffenâ mâ’al-ebrâr Allâhümme nevvir kulûbenâ.. Allâhümmeşrah sudurenâ.. Allâhümme yessir umurenâ.. Allâhümmestür uyubenâ.. Yâ hafiy-yel-eltâfi neccinâ mimmâ nehaf.. Allâhümmagfir lenâ ve valideynâ ve li-üstâzinâ ve li-meşâyihinâ ve li-ihvanina ve li-ashabinâ ve li-ahbabinâ ve li-aşâ’irinâ ve li-kabâ’ilinâ ve limen lehu hakka aleynâ ve limen vessanâ bid-dua’il-hayri ve li-cemi-il mü’miniyne vel-mü’minât vel-müslimiyne vel-müslimât el-ahyâ’ü minhüm vel-emvât.. Allâhümmahfeznâ yâ feyyâzü min cemi-il belâ’i vel-emrâzı kâffeten bi-rahmetike yâ erham-er-râhimiyn..
Evradı Fethiye Türkçe Meali
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allahu Tealanın yarattığı taneler sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın hayatı sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın yarattığı küçük taşlar sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın kelimeleri sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın bütün yarattıkları sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim
Allahu Tealanın arş-ı aziminin ağırlığınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın gökleri dolusunca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Allahu Tealanın yerleri dolusunca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Bütün bu zikrolunanların misli sayısınca LA İLAHE İLLALLAH derim.
Mabud-u bil-hak yoktur, illa Allahu Teala vardır Birdir, uluhiyette ortağı yoktur. Mülk ve tasarruf onundur. Bütün hamdedenlerin hamdi ona mahsustur. Bütün dirileri diri eden bütün ölenleri öldüren odur. Bütün hayırlar onun elindedir. Herşey üzerine bizzat kadirdir tam kudret sahibidir öldükten sonra bizimde dönüşümüz onadır.
Allahu Tealadan günahlarımın örtülmesini ve mağfiretimi dilerim. Allahu Tealayı zatı pakine ve şanı şerefine layık olmayan noksanlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim.Hamd Allahu Tealaya mahsustur. Mabud-u bil-hak yoktur, illa Allahu Teala vardır herşeyden büyük ve ziyadesiyle uludur. Masiyetlerden onun korunması ile sakınır taat ve ibadetede çok ulu ve yüce olan Allahu Tealanın yardımı ile kudret bulurum.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allahu Tealayı zatı pakine ve şanı şerefine layık olmayan noksanlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ve ona Hamd-ü sena ederim. Zatı ecel ve alasının kudret ve kuvvetini ve kulun aciz ve zilletini öğrenmemize tevfikini ihsan buyuran ve bizleri iyman ve İslamla şereflendiren odur. O ulu Allahu Tealayı noksan ve eksik sıfatlardan pak eder ve beni bu lütfuna mazhar kıldığı içinde aynı zamanda ona hamdederim. Allahu Tealayı zatı pakine layık olmayan noksan sıfatlardan tenzih eder ve ona yarattıkları sayısınca hamd-ü sena ederim. Bu tespih ve tahmidim arş-ı aziminin ağırlığıncadır. Bu tespih ve tahmidim benden razı olasıya kadardır. Bu tespih ve tahmidim kelimelerinin miktarı ve ilminin sonsuzluğu kadardır. Bu tespih ve tahmidim ihsan ve inayet buyurduğu nimetleri, rahmetleri, refetleri kadardır. Bu tespih ve tahmid ve diğer bütün ibadetlere gücümün yetmesi ancak Allahu Tealanın azamet ve tevfiki ile olabilmektedir. Bütün bunlara bende kuvvet ve kudret yoktur. Kuvvet ve kudret onundur. Bütün bunlar Allahu tealanın kudreti ve yardımı sayesindedir. O öylesine yüce ve Ulu öylesine azamet sahibidirki Ona sıfat ve mahiyyeti ilahiyesinde kimse ortak olamaz. Herşey ona nisbetle hakirdir. Ey her zaman diri ve canlı, daimi hayat sahibi Ey her zaman yarattıklarının korunup kollanmasına kıyam göstern Allahım. Ey vücudu vacib olan Allah Ey göklerin ve yerlerin yaratıcısı Ey mülkün gerçek maliki ve mutasarrıfı Ey şeref ve kemal sahibi Ey zatı eceli ve alasından başka Mabud-u bil-hak olmayan illa zatı var olan Kudret ve azametin hürmetine senden kalplerimizi, cisimlerimizi, bedenlerimizi ve ruhlarımızı marifetinin nurları ile ebedi, baki, daim ve hadi olarak ihya etmeni isteriz. Ya Allah Ya Allah
Ya Allah Hidayetinin ve Kudretinin nurları ile bizleri nurlandır.
Ey Allahım senin için amellerimiz ve ibadetlerimiz gayet azdır sana ihtiyacımız ise gayet çoktur. İlahımız amel ve ibadetlerimizin azlığını ve ihtiyaçlarımızın çokluğunu görücüdür. Allahımız ne iyi bir Mevladır ki bu kadar az amel ve ibadete dahi fazlı ve keremi ile bol bol sevaplar bahş ve ihsan eder ne iyi yardımcıdırki ihtiyaçlarımızı karşılar ve giderir. Günahlarımız için mağfiretini dileriz Ey Rabbimiz öldükten sonra dönüşümüz sanadır. Masiyetlerden onun korunması ile sakınır taat ve ibadetede çok ulu ve yüce olan Allahu Tealanın kudreti ve yardımı ile kuvvet buluruz. Bütün Hamd-ü senalar o Allahü tealayadır ki alemlerin Rabbi, mürebbisi ve malikidir. Salat ve selam Efendimiz Hazreti Muhammed (A.S)’a ve onun aline, evladına ve ashabına olsun. Ey vücudu sabit ve Kamil ey kullarına kereminin ve rahmetinin eserlerinin bahşedici Allahım Rahmetinin ışıklarını üzerimize dök taşır bizi nimetlerinle sevindir ve üzerimizdeki şerleri ve zararları defeyle Seni kemal ile bilmek ve bulmak nasıl mümkün ise tevfikinle onu bize kolaylaştırki sana vasıl olalım Seni noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederiz. Biz senin künh-ü zatını bilmekten aciziz. İlminin tamamı sendedir ancak öğrettiğin kadarını bilebiliriz başka bilgimiz yoktur. Bize bildirdiğin kadarını biliriz. Ancak o kadarını biliriz ki onu sen kalplerimize feyz yolu ile kendi kazancımız olmaksızın telkin ve ilham eyledin. Gerçekten bilgin herşeyi kuşatır sen herşeyi bilirsin herşeyi yerli yerine koyan ilim, amel ve ihsanda kemal sahibi ancak sensin Allahım İsmetimizi devam ettirmeni ,bizi isyanlardan korumanı ve şerlerimizi def eylemeni isteriz. Dünyada ve Ahirette bize ihsan edeceğin nimetlerin tamamını isteriz afiyetin husulünü isteriz Rahmetinin şumülünü isteriz. Geçim ve dirlik bakımından genişlik isteriz ömürlerimizin mest ve mübarek olmasını isteriz vakit ve zamanın pak olmasını isteriz bol ve geniş rızık isteriz Kullarına sebebsiz olarak ihsan buyurduklarının tatlısını ve iyisini isteriz Lütuf ve tevfikinin en yararlısını isteriz Dünya ve Ahiret nimetlerinin tamamını isteriz. İyman ve diğer ibadetlerde tam ihlas ihsanını isteriz Allahım Din ve Dünyamız için yararlı ol kullarına yararlı olan ancak sensin. Ey kullarının işlerini düzelten her işlerine tekeffül eden ve onların düzelmelerini takdir eyleyen Din ve Dünyamız için bize zararlı olma zira zararları ulaştırmayı icad edende sensin Allahım ecellerimizi iyilik ve saadetle doldur ve sonuçlandır Ümitlerimizi ve ricalarımızı fazlasıyla gerçekleştir. Bizi her vakit afiyete yakın et ve ulaştır öldükten sonra sana dönüşümüzde bize rahmet ve mağfiret kıl affını üzerimize boşaltarak günahlarımızı bağışla ve yok eyle ayıplarımızı ıslah ve fesadlarımızı gidererek bizi nimetlendir. Takvayı bizim için yol azığı ve rızık kıl olanca gücümüzle senin taatinde bulundur Biz aciziz seni kefil ettik sana dayandık ve sana güvendik bizi doğru yol üzerinde sabit ve daim eyle bizi kıyamet günü pişmanlığı gerektirecek şeylerden koru günahlarımızın ağırlığını hafiflet bizi salih kullarını rızıklandırdığın gibi rızıklandır ihtiyacımız olan şeylerde bize kifayet edici ol yaramazların şerlerini ve yaramazlıklarını döndür ve men et kendimizi ve nefsimizi azad et ana ve babalarımızın nefislerinide azad et şeyhlerimizi ,pirlerimizi, üstadlarımızıda azad et borçlardan, zalimlerden ve cehennem ateşinden koru Kudret ve azametin hürmetine ey kemal ve Kudret sahibi ey günah ve kabahatlerimizi örtücü ey kullarının istediklerini verici ey asilerin günah ve ayıplarını örtücü ey asilerin cezalandırılmalarında acele etmeyen Ey karşılıksız türlü atiyyeler zahiri ve batini nimetler bağışlayıcı Ya Allah efendimiz ve ulumuz Hazreti Muhammedin(A.S) üzerine ne kadar layıksa o kadar salat et, aline, evladına ve ashabınada (amin) Rahmetin sebebi ile ey rahmedicilerden daha fazla rahmedici ve nimetlendirici Bütün hamd-ü senalar o Allahu Tealayadır ki alemlerin Rabbi, mürebbisi ve malikidir.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Azamet sahibi Allahu Tealadan dünya ve ahirette günahlarımı açığa çıkarmamasını örtmesini ve mağfiret etmesini dilerim O Allahu Teala ki ondan gayri Mabud-u bil-hak yoktur illa Allahu Teala vardır.Daima diridir yarattıklarının korunup kollanmasına kıyam göstericidir ve ben ona döner ona tövbe ederim. Allahım sen noksanlardan ve afetlerden salim ve münehzehsin mahlukatın afetlerden ve mekruh olan şeylerden selametide ancak sendendir. Selamet sana raci olur. Ey Rabbimiz bizi afetlerden ve mekruh olan şeylerden selametle diri eyle bizi cennetine dahil eyle Ey Rabbimiz senin hayrın ve yararın çoktur herşey üzerine tam bir Kudretle faik ve galibsin Ey azamet ve ikram sahibi Allahım bize ulaşan nimetlerine hamdolsun ki o hamdimiz ancak senin içindir o hamdimiz dünya ve ahirette senin ziyade keremine müsavidir.Sana senin bütün hamdlerinle ve hamdlerinden bilmiş olduklarımla hamd ederim Bildiğim ve bilmediğim bütün nimetlerine hamd ederim İster sevinç ve neşe ister yas ve keder bütün hallerde sana hamd ederim
EUZÜ BESMELE
O yegane Mabud-u haktır. Ondan başka Mabud yoktur. Hayat sıfatı ile muttasıf baki daim ebedidir. Halkın umuruna kaimdir onu ne gaflet ne de uyku basar göklerde ve yerde ne varsa hep onundur onun mülküdür izni olmaksızın kim yanında şefaat edebilir o yarattıklarının önünde ve arkasında ne varsa hepsini bilir onlar ise onun malumatından hiçbirisini kavrayamazlar ancak dilediği kadarını kavrayabilirler onun Kürsüsü yerleri ve gökleri kuşatmıştır ve bunların korunması ona ağırlık ve meşakkat vermez O pek Ulu pek Büyüktür. Allahu Tealayı zatı pakine layık olmayan noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim.Hamd Allahu Tealaya mahsustur. Allahu Teala herşeyden Yüce ve çok Uludur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır tektir ortağı ve benzeri yoktur mülk onundur hamd onundur o herşey üzerine kadirdir Allahu Tealayı zatı pakine layık olmayan noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim. Hamd Allahu Tealaya mahsustur ve Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır o herşeyden yüce ve uludur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki cebbar padişah odur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır Uluhiyette tekdir ve birdir herşey üzerine galiptir. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki galiptir ve günahları yarlıgayıcıdır. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Kerimdir ve ayıpları örtücüdür. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır Şanı yücedir ve herşey üzerine tam kudretle faik ve alidir. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki geceleri ve gündüzleri yaratıcıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki her mekanda Mabuddur. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki her lisanda zikrolunur.Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki bütün iyiliklerle tanınmıştır.Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki her an yeni bir iştedir. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu tealayı iman ve tasdik ettiğim için söylerim. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Tealada aman olarak söylerim. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Teala katında emanet olduğundan söylerim.Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki onun tevfiki olmaksızın isyandan yüz çevirmeye ibadet ve taatte sebat ve karar etmeğe imkan yoktur. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Allahu Tealadan gayriye ibadet etmeyiz ancak ona ibade ederiz doğru ve haklı bildiğim için LA İLAHE İLLALLAH derim LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu tealayı iman ve tasdik ettiğim ve sadık olduğum için söylerim. LA İLAHE İLLALLAH kelimesini ibadet ve kulluk olduğu için söylerim LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Teala bana iyilik ettiği için söylerim Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki herşeyden öncedir ondan gayri evvel yoktur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki ondan sonra hiçbirşey yoktur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki bizim Rabbimiz herşey fani olup gittikten sonra da bakidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki gerçek padişahtır padişahlığa layıktır İstihkak padişahlık ile zahirdir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki padişahlığa layıktır ve padişahlığı hakkal-yakin zahir olmuştur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Uluhiyette ortağı ve benzeri yoktur öylesine şanı yüce ve uludur ki ona nisbetle herşey hakirdir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki Celal ve Azamet sahibidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki yedi kat göklerin ve o yüce arşın maliki ve sahibidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki kerim olanların hepsinden daha Kerimdir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki onun rahmeti rahmet edicilerin rahmetinden ziyadedir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki tövbe edenleri sevicidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki miskinlere merhamet edicidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki azgınlara ve sapıklara yol göstericidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki şaşırıp kalanlara yol göstericidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki korkanları korkularından emin kılıcıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki meded isteyenlerin imdatlarına yetişicidir Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki yardım edenlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki koruyucuların en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki hakimlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki rızık verenlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki fatihlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki yarlıgayıcıların en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki rahmet edenlerin en hayırlısıdır Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki tektir vadinde sadıktır kullarına yardım eden odur kendi askerlerini galip eylemiştir kafirlerin topluluklarına bozgunluk ve kırgın vermiştir ondan sonra hiçbirşey yoktur bütün mahlukatın fenasından sonra baki kalacak odur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki bütün nimetlerin sahibidir Fadl’ da onundur En güzel senalara layık ve müstehak olanda odur LA İLAHE İLLALLAH kelimesini Allahu Tealanın mahlukatı sayısınca, arşının ağırlığı miktarınca o razı oluncaya kadar kelimeleri miktarınca söylerim Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır ki vahdaniyet ve ferdaniyet sahibidir Kadimdir,ezelidir,ebedidir onun Uluhiyet emrine karşı gelecek zıddı yoktur onun işlerine isteklerine muhalefet edebilecek benzeri ve eşitide yoktur Benzeri ve Uluhiyette ortağı yoktur.diriltir ve öldürür Zatı ecel ve alası daima diridir ona ölüm arız olamaz bütün hayırlar onun kudret elindedir o herşey üzerine kadirdir ölümden sonra herkes ona dönecektir O Evveldir, O Ahirdir, O Zahirdir, O Batındır aza veya çoğa olana veya olmayana bütün eşya ve mevcudata alimdir hiçbirşey onun misli değildir O bütün işitenleri işitir bütün görenleri görücüdür O Allahu Teala bütün işlerimizde bize kafidir O en iyi Vekildir O en iyi Mevladır O en iyi yardım edicidir O Allahu Teala bütün işlerimizde bize kafidir O en iyi Vekildir O en iyi Mevladır O en iyi yardım edicidir Ey Kudret ve azamet sahibi Rabbim senin mağfiretini isteriz öldükten sonra dönüşümüz sanadır. Allahım senin ezelde takdir ederek verdiklerine hiçbirşey engel olamaz senin men ettiğini verebilecek vericide yoktur senin kaza ettiğini reddedebilecekte yoktur Varlık sahibinin varlığı senin katında hiçbir fayda vermez faydası olabilecek ancak salih amellerdir. Rabbimi tenzih ederim O yücelerin yücesi ve çok bağışlayıcı ve kerimdir Seni tenzih ederiz sana layık hakiki ibadet ile ibadet edemedik Seni tenzih ederiz seni layık olduğun şekilde bilemedik Seni tenzih ederiz seni layık olduğun şekilde zikredemedik Seni tenzih ederiz sana layık olduğun şekilde şükredemedik Allahu Tealayı tenzih ederim ebediyen ebedi odur.Allahu Tealayı tenzih ederim sıfatında,mahiyetinde ve hakikatinde birdir. Allahu Tealayı tenzih ederim birdir,uludur bütün hacetlerde ona kasd olunur. Allahu Tealayı tenzih ederim gökleri yükselten direksiz ve dayanaksız tutan odur. Allahu Tealayı tenzih ederim yerleri dayanaksız döşeyende odur Allahu Tealayı tenzih ederim o eş ve çocuk edinmemiştir. Allahu Tealayı tenzih ederim hiç kimse ondan doğmamıştır. Kendiside kimseden doğmamıştır Allahu Tealayı tenzih ederim ki o öylesine padişahtır ki her türlü ayıptan paktır Allahu Tealayı tenzih ederim mülk ve melekut sahibidir. Allahu Tealayı tenzih ederim o İzzet ve Kudret azamet.heybet, Celal ve Cemal, kemal,beka,sena ve ziya sahibidir nimet sahibidir. Zatında ve sıfatında ululuk sahibidir Tenzih ederim o padişahı ki Mabudumdur Tenzih ederim o padişahı ki mevcuttur Tenzih ederim o padişahı ki bütün alemlerin yaratıcısıdır O öyle bir padişahtır ki daima diridir uyumaz ve ölmez Her türlü noksanlıklardan ve ayıplardan paktır münezzehtir ve uzaktır. Celal ve azamet sahibi Rabbimizdir Bütün meleklerin ve ruhlarında Rabbidir Allahu tealayı her türlü ayıplardan ve noksanlıklardan tenzih ederim Hamd ancak Allahu Tealaya mahsustur. Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu teala büyüktür ve çok uludur Masiyetlerden sakınmamız ancak onun koruması ile ibadet ve taatte bulunabilmemiz onun bahşettiği kuvvet ve kudretledir. Allahım sen padişahsın padişahlığa layıksın senden gayri Mabud-u Bil hak yoktur illa sen varsın Ya Allah Ey dünyada ve ahirette yardım edici Ey ahirette rahmet edici Ey Padişah Ey her türlü ayıplardan ve noksanlıklardan pak ve uzak olan Ey her türlü afetlerden ve noksanlıklardan salim olan Ey kullarını zulümden emin edici olan Ey gözleyici ve koruyucu Ey herşeyin üzerine galip ve aziz olan Ey halkı dilediği herşeye zorlayan veya halkın halini ıslah eden Ey her türlü ihtiyaçlardan ve noksanlıklardan münezzeh ve yüce olan Ey bütün mahlukatı yaratan Ey bütün eşyayı yaratan Ey eşyanın suret ve keyfiyetini yaratan Ey çok yarlıgayıcı Ey herşey üzerine galip Ey zahir nimetlerini bağışlayıcı Ey kullarına bol bol rızık verici Ey son derece fatih Ey son derece bilici Ey dilediğini sıkan ve daraltan Ey dilediğini açan ve genişleten Ey dilediğini alçaltan Ey dilediğini yücelten Ey aziz eyleyen Ey hor ve hakir eyleyen Ey çok iyi işiten Ey çok iyi gören Ey hükmeden Hakkı yerine getiren Ey çok adaletli olan Ey kullarına lütuf ve dostluk eden Ey herşeyden haberdar olan Ey hilm sahibi Ey çok azametli Ey mağfireti çok Ey rızasına uygun işleri fazlasıyla karşılayan Ey çok yüce Ey çok büyük Ey Halkı mekruhlardan saklayıcı Ey her yaratılmışın rızkını veren Ey misafire ve zaife kifayet edici Ey celadet ve ululuk sahibi Ey keremi bol Ey bütün varlıklar üzerinde gözetici Ey kendisine yalvaranların isteklerini veren Ey rızkı ve rahmeti herkese eriştirici Ey ilim ve hikmet sahibi Ey itaat eden kullarını sevici Ey kudret ve azamet sahibi Ey ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran Ey kendisinden hiçbirşey kaybolmayan her yerde hazır ve nazır olan Ey varlığı hiç değimeden duran Ey kullarından sevdiklerine vekil olan Ey çok güçlü Ey çok sağlam Ey iyi kullarına dost Ey övülen ve övülmeğe kendisinden gayrı müstehak bulunmayan Ey ilminden hiçbirşey kaybolmadan bütün eşyayı zapteyleyen Ey eşyayı yoktan peyda eden Ey mahlukatı hayattan ölüme geri döndüren Ey hayat veren Ey öldüren Ey her zaman diri olan Ey halkın korunup kollanmasına kıyam gösteren Ey istediğini istediği vakit bulan Ey kadri ve şanı büyük kerem ve semahati bol olan Ey Uluhiyet sıfatlarında tek olan Ey hacetlerin bitirilmesi ve ızdırapların giderilmesi için tek mercii Ey her istediğini dilediği gibi yapmaya gücü yeten Ey kuvvet ve kudret sahiplerine de dilediği gibi tasarruf eden Ey istediğini ileri geçiren öne alan Ey istediğini geriye bırakan Ey kendisinden gayrı herşeyden sonra olan Ey vücudu zahir Ey zatının hakikatı akıldan ve duygulardan örtülü olan Ey mülkünde hakim ve mutasarrıfı olan Ey herşeye tam kudret ile faik ve mahlukat sıfatlarından ali ve münezzeh olan Ey kullarına ihsan edici Ey tövbeleri kabul edici Ey nimet verici Ey günahkar kullarından dilediklerine cezalarını verici Ey günahları affedici Ey çok rahmet ve şefkat edici Ey mülkün ebedi maliki Ey mutlak istiğna ve fazl-u kerem sahibi Ey Rabbimiz Ey bütün işlerini yerli yerince ve birbirine uygun olarak yapan Ey kıyamet günü halkı toplayıcı Ey hiçbir vakit hiçbir kimseye ihtiyacı olmayan Ey zengin edici Ey atiyye verici Ey dilediği kimseyi dilediğinden men edici Ey hikmeti gereğince dilediğine zarar eriştirici Ey dilediğini dilediğinden yararlandırıcı Ey iman ve marifetle yeryüzünü, gökyüzünü ve herşeyi aydınlatıcı Ey doğru yolu gösterici Ey örneksiz benzersiz akıllara hayret veren alemler icad eden Ey fena kabul etmeyen daimi Ey dünya ehlinin fenasından sonra yerleri ve gökleri miras tutucu Ey her türlü işlerinde halka yol göstererek irşad edici Ey çok sabırlı olan Ey haber verdiği herşeyde doğru söyleyen Ey asilerin günahlarını örten Ey Zatı ve benzeri bulunmaktan pak olan Ey sıfatı benzerlerine benzemekten de münezzeh olan Ey birliğinin alametleri olarak mahlukatını delil gösteren Ey kudret ve azamet sahibi Allahu Teala olduğuna ilahi sanatının eserleri şahitlik eden O birdir birliği azlığından değildir öyle bir mevcuttur ki vücudu bir sebeble zuhur etmediği gibi gayndan neşet etmişte değildir Ey ol ki iyilikle maruf ve meşhur olan Ey ihsan ile mevsuf olan öyle bir maruftur ki maruflukta sonu yoktur öyle bir mevsuftur ki mevsufluktada nihayeti yoktur Evveldir Kadimdir vücuduna başlangıç yoktur Ahardır Kerimdir Rahimdir vücuduna son yoktur Kerem ve Hilmi ile günahkarların günahlarını yarlıgar Ey ol ki hiçbirşey onun misli değildir O bütün işitenleri işitici bütün görenleri görücüdür Allahu Teala bütün işlerimizde bize kafidir O en iyi vekildir O en iyi Mevladır O en iyi yardım edicidir Ey daim ve ebedi olan ve fena bulmayan ve Ey zeval bulmayan gözcü ve koruyucu Ey vezirsiz tedbir edici Bizim ve ana babalarımızın bütün güçlüklerimizi kolaylaştır. Senin kendi nefsini sena ettiğin gibi seni sena etmeye hiçbir zaman kadir olamam sana sığınan galip ve kuvvetli olur senin senanın ululuğu herşeyden uludur. Senin isimlerin batıl tevillerden pak olmuştur senin işin azim olmuştur senden gayrı Mabud-u Bil hak yoktur Allahu Teala dilediği herşeyi kendi kudreti ile işler Dilediği herşeye kendi galibiyet ve kuvveti ile hükmeder Bilmiş olunuz ki herşey Allahu teala canibine rücu eder herşey fanidir helak olur yalnız onun Zatı bakidir hüküm onundur ve öldükten sonra Allahu Teala canibine rücu edilse gerektir Allahu Teala sana kafirlerden kifayet eder Allahu Teala müminlerin ve kafirlerin sözlerini işiticidir Allahu teala müminlerin itikat ve ihlasını ve kafirlerin inkar ve düşmanlıklarını bilicidir Allahu Teala bütün önemli işlerimizde bize kafidir Allahu Teala ihlas ile dua edenlerin dualarını kabul eder Allahu Tealanın bilinmeyen sınırları ötesindeki arzu ve istek yerlerinin sonu yoktur. Allahu Tealaya temessük edenler onun dinine sıkı sıkı sarılanlar necat buldular nimet ve ihsanları ile kullarını gören ve gözeten Rahim Rabbimiz paktır Her zaman kerim olan odur Mabud-u Bil Hak yoktur illa Allahu Teala vardır halimdir ve kerimdir Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim Allahu tealanın hayrı ve yararı çoktur yedi kat göklerin ve azim arşın Rabbi odur Hamdü sena Allahu tealaya mahsustur ki o alemlerin Rabbidir sıfatında birdir Zatında birdir öyle uludur ki bütün ihtiyaçlarda ona kasdolunur tektir yalnızdır çocuk edinmekten münezzehtir tektir eş edinmekten münezzehtir daima diridir bütün mahlukatın kollanmasına kıyam göstericidir vücuduna nihayet yoktur eş ve çocuk edinmemiştir mülkünde ve Uluhiyette şeriki yoktur zillet bakımından dost edinmemiştir Hak Tealayı tazim ile tazim ederim Allahu Teala uludur ve yücedir Allahu Teala bize dinimiz için kifayet edicidir Allahu Teala bize dünyamız için kifayet edicidir Allahu Teala bütün mühim işlerimizde bize kifayet edicidir Allahu Teala bize zulüm ve haksızlık edecekler için kifayet edicidir Allahu Teala bize kötülükle yaklaşacaklar için kifayet edicidir Allahu Teala ölüm vaktinde bize kifayet edicidir Allahu Teala kabre konulduğumuzda bize kifayet edicidir Allahu Teala hesap vaktinde bize kifayet edicidir Allahu Teala sual sorulduğu zaman bize kifayet edicidir Allahu Teala mizan vaktinde bize kifayet edicidir Allahu Teala sıratı geçişte bize kafidir Allahu Teala cennete yakın cehenneme uzak olmayı istediğimiz vakit bize kifayet edicidir Allahu Teala kendisine kavuşulduğu zaman bize kifayet edicidir Allahu Teala bana kafidir başka MBH yoktur illa Allahu Teala vardır ona tevekkül ederim ve dönüşümde onadır MBH yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim ne acep azim oldu Allahu Azimüşşan MBH yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim ne acep halim oldu Allahu Azimüşşan MBH yoktur illa Allahu Teala vardır Allahu Tealayı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim ne acep kerim oldu Allahu Azimüşşan ne acep azim oldu Allahu Azimüşşan ne acep halim oldu Allahu Azimüşşan ne acep kerim oldu Allahu Azimüşşan MBH yoktur illa Allahu Teala vardır tektir Uluhiyette şeriki yoktur Hz Muhammed (S.A.V) Allahu Tealanın Resulüdür Allahım zakirler onu zikreyledikçe Hazreti Muhammed(S.A.V) üzerine rahmet ve inam eyle Allahım gafiller onu zikreylemekten gafil olunca Hazreti Muhammed (S.A.V) üzerine rahmet ve inam eyle Allahu Tealanın Rabbimiz olmasına razı olduk Din olarak İslama razı olduk Hazreti Muhammed(S.A.V) in risaletinede razı olduk İmam olarak Kuran-ı Kerime de razı olduk Kabe-i Muazzamanın kıble olmasına namazın, orucun zekatın ve haccın farz kılınmasına razı olduk Din kardeşlerimiz olarak müminlere razı olduk Din kardeşlerimiz olarak iman sahibi kadınlardan da razı olduk Hz.Ebu-Bekir-is Sıddıyk, Hz Ömer-ül Faruk, Hz Osman zinnureyn ve Hz Aliyyül Mürteza rıdvanullahi aleyhim ecmaiyn efendilerimiz hazeratının Resulallah (S.A.V) efendimizden sonra her birisinin imam-ı Bil hak ve halife olduklarına da razı olduk Örnek ve önder oldukları için diğer sahabe-i kiram rıdvanullahi Teala aleyhim ecmain efendilerimizin hepsinden de razı olduk Allahu Tealanın helal buyurduklarına helal oldukları ve üzerlerine hesap olunduğu için razı olduk Allahu Tealanın haram kıldıklarınada haram oldukları ve azaba sebep oldukları için razı olduk sevap ve ceza olduğu için cennetede razı olduk kafir ve asiler için ikab olduğundan cehennem ateşinede razı olduk
Merhaba......Merhaba........Merhaba derim o yeni sabaha ve o kutlu güne hayır ve şerlerimizi yazan ve bütün amellerimize adil birer şahit olan Kiramen Katibeyn adındaki melekler Ey Kiramen Katibeyn melekleri Allahu Teala sizlere selam ve tahiyyet etsin Ey amellerimizi yazan melekler bu günümüzün başında amel sahifemizin başına Besmele yazanız Ey melekler sizler şahit olunuz biz şehadet ederiz ki MBH yoktur illa Allahu Teala vardır birdir Uluhiyette şeriki yoktur Şehadet ederiz ki Muhammed Aleyhisselam Allahu Tealanın kulu ve Resulüdür Allahu Teala tarafından doğru yolu göstermek ve İslam dinini öğretmek için gönderilmiştir Biz bu şehadet ile diriliriz bu şehadet ile ölürüz ve biz bu şehadet ile kabirlerimizden kalkarız İnşallahu Teala yarattığı şeylerin şerrinden Allahu Tealanın bütün tam ve kamil kelimelerine sığınırım İsimlerin en hayırlısı olan ALLAHU Tealanın ismine sığınırım Yerlerin ve göklerin Rabbi olan Allahu Tealanın isimlerine sığınırım Yerlerde ve göklerde hiçbir zarar eriştirmeyen ALLAHU Tealanın ismine sığınırım O Allahu Teala ki işitici ve bilicidir Hamd Allahu Tealaya mahsustu rki bizi öldürdükten sonra diriltir ve ruhlarımızı bedenimize reddeyler hesap günü ölülerin dirilmesi ve dönmesi onun canibinedir Mülk ve padişahlık Allahu Tealanın olduğu halde sabaha dahil olduk Zat ululuğu azamet ve Celal sıfat ululuğu Padişahlık vücut ve vahdeti üzerine vazih delil olan Allahu Teala içindir Zahiri ve mutlak nimetler Allahu Teala ya mahsustur gece ve gündüz Allah içindir Gece ve gündüzde sakin olan herşey bir ve kahredici olan Allahu Teala içindir İslam hilkat ve kabiliyeti ile ihlas kelimesiyle sabaha dahil olduk Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) in dini babamız Hz İbrahim aleyhisselamın milleti üzerine ki onun batıldan Hakka mail ve müslim olduğu müşriklerden olmadığı gibi Allahu Teala’nın meleklerinin nebilerinin resullerinin arzı taşıyan meleklerinin ve bütün yarattıklarının salavatı efendimiz Hz Muhammed(S.A.V)’ in ve onun alinin ve ashabının üzerlerine olsun Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın Resulü Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın sevgilisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın dostu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın Nebisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın saf ve seçkin kulu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın yarattıklarının en hayırlısı ve değerlisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın seçtiği Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın gönderdiği Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın ziynetlediği Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın mükerrem kıldığı Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Allahın muazzam kıldığı Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Resullerin en ulusu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey müttekilerin önderi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Nebilerin sonuncusu Salat ve selam senin üzerine olsun Ey günahkarların şefaatçisi Salat ve selam senin üzerine olsun Ey Rabbil Aleminin Resulü Allahu Tealanın meleklerinin nebilerinin resullerinin arşı taşıyan meleklerinin ve bütün halkın salavatı önderimiz rehberimiz Hz Muhammed Sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimize ve onun ali evladı ehli beyti ve ashabı üzerine olsun Allahım ulumuz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem üzerine rahmetinle nimetinle fazlınla ikram eyleki evveliyn arasında halk senin onun hakkındaki lutuflarını bilsinler Efendimiz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed(S.A.V) üzerine ahiriyn arasında da rahmet ve inam eyle Efendimiz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed (S.A.V) üzerine meleklerden müteşekkil büyük bir cemaat ortasındada kıyamete kadar rahmet ve inam eyle Efendimiz ve Peygamberimiz Haz. Muhammed(S.A.V) üzerine her zaman ve her an rahmet ve inam eyle Bütün nebiler ve resuller üzerine de rahmet ve inam eyle Mukarreb meleklerine de rahmet ve inam eyle Salih kulların üzerine de rahmet ve inam eyle Bütün taat ehlinin üzerine de rahmet ve inam eyle Gök ve yer ehline de rahmet ve inam Bizi merhamet eyle ve bizide onlarla birlikte haşret Rahmetin hürmetine ey rahmet edenlerin rahmet edicisi Allahım bizi rahmetine ithal eyle sen rahmedenlerin en hayırlısısın
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM
Allahım Ey bütün ins ve cinnin sahibi ey feyizlerin ve hayırların kapılarını açıcı ey bazı şeyleri bazı şeylere sebeb eyleyen bize yararlı ve yardımcı olacak sebebleri hazırla ki biz onları istemeğe kadir değiliz Allahım bizi emirlerinle meşgul eyle bizi ahdinle emin eyle Mahlukattan umudumuzu kes ki tevekkül ve itimadımız ancak senin lutfuna olsun bizi sana enis eyle senden gayrısından bizi uzaklaştır ve ayır bizi kazana razı eyle bizi belalarına sabredenlerden eyle bizi nimetlerine şükredenlerden eyle bizi zikrinle lezzet duyanlardan eyle bizi kitabın olan Kuran-ı Kerim ile ferahlayanlardan eyle bizi gece saatlerinde ve günün başında ve sonunda münacat edenlerden eyle bizi dünyaya buğz edenlerden eyle ki ondan yüz çevirelim bizi ahireti sevenlerden eyle ki ahiret için çalışalım bizi Didarını özleyenlerden eyle bizi Cenabına teveccüh edenlerden eyle bizi ölüme hazır bulundur ki ölümümüzü düşünerek ahiret işleriyle daha çok meşgul olalım Ey Rabbimiz bize fazlından sevap ve ihsanından vaad ettiklerini ver Resullerinin lisanı ile vaad ettiklerini kıyamet gününde bizi mahzun eyleme sen va’dinden dönmezsin Allahım tevfikini bize refik eyle Yolumuzu Sırat-ı Müstakim eyle Allahım bizi maksatlarımıza vasıl eyle Tövbelerimizi kabul eyle Muhakkak ki sen asilerin tövbelerini kabul ve onlara rahmet edicisin Allahım senin emrinle sabaha (veya akşama) dahil olduk senin emrinle yaşar senin emrinle ölürüz dönüşümüzde sanadır Allahım bize Hakkı bildir Hakka tabi olmayı bize rızık eyle bize batıl olanın batıl olduğunuda bildir bize batıldan uzak bulunmayı ve sakınmayı rızık eyle bizi müslim olarak öldür bizi salih kullarına ilhak eyle zalimlerin şerlerini üzerimizden defet Müminlerin dualarına bizi ortak et bizi sakla ve koru Ey Rabbimiz kaza ettiğin şerden bizi koru Allahım Ümmeti Muhammedin günahlarını yarlıga Allahım Ü.M’’de yardım eyle Allahım Ü.M ‘e merhamet eyle Allahım Ü.M’ di hıfzeyle Allahım Ü.M’ di gamdan tasadan elemden uzak tut Allahım Ü.M’ in günahlarından geç ve affeyle Ey tövbe edenleri seven Allahım tövbelerimizi kabul eyle ey korkanları korkularından emin eyleyen bizi de korktuklarımızdan emin eyle ey şaşıranlara yol gösteren bize doğru yolu göster ey azanlara ve sapıklara hidayet eden bize doğru yolu göster ey yardım isteyenlere yardım eden bize yardım eyle ey masivadan geçenlerin isteği ve arzusu olan rica ve arzumuzu senden kesme ey asilere rahmeyleyen bize rahmeyle ey günahları yarlıgayan bizim günahlarımızıda yarlıga kötü amellerimizi ört ve affeyle bizi ebrar zümresi ile öldür
Allahım kalplerimizi marifet nurunla nurlandır Allahım zulmet ve kederleri iman nuru ile ve hikmetle doldurarak göğüslerimizi aç Allahım bütün işlerimizi kolaylaştır Allahım ayıplarımızı yüzümüze vurmayarak lütfunla ört Allahım Ey lütufları gizli olan Allahımız bizi dünya ve ahirette korktuklarımızdan kurtar Allahım bizi ana babamızı üstadlarımızı ve pirlerimizi kardeşlerimizi ashabımızı ahbabımızı aşiretlerimizi kabilelerimizi üzerlerimizde hakları bulunanları bize hayır dua ile vasiyyet olunanları erkek veya kadın bütün müminleri erkek veye kadın bütün müslimleri mümin ve müslim zümresinden kadın veya erkek ölü veya diri olanların hepsini yarlıga
Ey feyiz veren Allahımız bizi bütün belalardan bütün hastalıklardan hepsinden kendi rahmetinle hıfz eyle ve koru Ey Rahmet edenlerin rahm edicisi
ARAPÇA YAZILIŞI
EVRADI FETHiYE
EVRADI FETHiYE
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
أَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ (۳) الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيَّ الْقَيُّومَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ، وَأَسْأَلُهُ التَّوْبَةَ . اَللّهُمَّ أَنْتَ السَّلَامُ، وَمِنْكَ السَّلَامُ، وَإِلَيْكَ يَرْجِعُ السَّلَامُ، فَحَيْنَا رَبَّنَا بِالسَّلَامِ وَأَدْخِلْنَا بِفَضْلِكَ وَكَرَمِكَ دَارَكَ دَارَ السَّلَامِ، تَبَارَكْتَ وَتَعَالَيْتَ لَكَ الْحَمْدُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ * اَللهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدًا يُوَافِي نِعَمَكَ، وَيُكَافِي مَزِيدَ كَرَمِكَ، أَحْمَدُكَ مَحَامِدِكَ كُلِّهَا مَا عَلِمْتُ مِنْهَا وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، وَعَلَى جَمِيعِ نِعَمِكَ مَا بِجَمِيع عَلِمْتُ مِنْهَا وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، وَعَلَى كُلِّ حَالٍ سِوَى الْكُفْرِ وَالضَّلَالِ أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّحِيمِ . بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَاللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا إله إلا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ فِي وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِةٍ إِلَّا بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ، [سُبْحَانَ الله (۳۳)]، [الْحَمْدُ لِلهِ (۳۳)]، [اللهُ أَكْبَرُ (۳۳)]، لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَريكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ لَا إِلَهَ إلَّا اللهُ الْمَلِكُ الْجَبَّارُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْكَرِيمُ السَّتَّارُ . لَا إِلهَ إِلَّا اللهُ الْكَبِ الْمُتَعَالِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَالِقُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَعْبُودُ : بِكُلّ مَكَانٍ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَذْكُورُ بِكُلِّ لِسَانٍ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَعْرُوفُ بِكُلِّ إِحْسَانِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ . لَا إِلَهَ إلَّا اللهُ إِيمَانًا باللهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَمَانَا مِنَ اللهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَمَانَةً عِنْدَ اللهِ لَا إِلَهَ ِلَّا اللهُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ . وَلَا نَعْبُدُ إِلَّا إِيَّاهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ حَقًّا حَقًّا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ إِيمَانًا وَصِدْقًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ تَعَبدًا وَرِقًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ تَلَطَّفًا وَرِفْقًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ قَبْلَ كُلّ شَيْءٍ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ بَعْدَ كُلِّ شَيْءٍ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ يَبْقَى رَبُّنَا وَيَفْنَى كُلُّ شَيْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ الْمُبِينُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ الْيَقِينُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَكِيمُ الْكَرِيمُ . لا إلهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ السَّمَوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَكْرَمُ الْأَكْرَمِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ * أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ حَبِيبُ التَّوَّابِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَاحِمُ الْمَسَاكِينِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ هَادِي الْمُضِلِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ دَلِيلُ الْحَائِرِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَمَانُ الْخَائِفِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ غِيَاتُ الْمُسْتَغِيثِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ النَّاصِرِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْحَافِظِينَ • لا إلهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْوَارِثِينَ • لا إلهَ إلا اللهُ خَيْرُ الْحَاكِمِينَ • لا إلهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الرَّازِقِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْفَاتِحِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْغَافِرِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ لا إِلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ، صَدَقَ وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَأَعَزَّ جُنْدَهُ، وَهَزَمَ الْأَحْزَابَ وَحْدَهُ، وَلَا شَيْءَ بَعْدَهُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ لَهُ النِّعْمَةُ وَلَهُ الْفَضْلُ وَلَهُ الثَّناءُ الْحَسَنُ : لا إلهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ خَلْقِهِ، وَزِنَةَ عَرْشِهِ، وَرِضَا نَفْسِهِ، وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ . لَا إِلهَ إِلَّا اللهُ صَاحِبُ الْوَحْدَانِيَّةِ الْفَرْدَانِيَّةِ الْقَدِيمِيَّةِ الْأَزَلِيَّةِ الْأَبَدِيَّةِ، الَّذِي لَيْسَ لَهُ ضِدٌ وَلَا نِدٌ وَلَا شِبْة وَلَا شَرِيكَ لا إِلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ ۚ وَهُوَ بِكُلّ شَيْءٍ عَلِيمٌ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٍ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ) حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ الغُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ (۳) وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ اَللَّهُمَّ لَا ﴾ مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ، وَلَا رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ، وَلَا مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ، وَلَا يَنْفَعُ ذَا الْجَدِ مِنْكَ الْجَدُّ ● [سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِي الْأَعْلَى الْوَهَّابِ (۳)] . سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِيِّ الْكَرِيمِ الْوَهَّابِ، يَا وَهَّابُ سُبْحَانَكَ مَا عَبَدْنَاكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ سُبْحَانَكَ مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ سُبْحَانَكَ مَا ذَكَرْنَاكَ حَقَّ ذِكْرِكَ سُبْحَانَكَ مَا شَكَرْنَاكَ حَقَّ شُكْرِكَ سُبْحَانَ اللهِ الْأَبَدِي الْأَبَدِ • سُبْحَانَ اللهِ . الْوَاحِدِ الْأَحَدِ َ سُبْحَانَ اللهِ الْفَرْدِ الصَّمَدِ . سُبْحَانَ اللهِ رَافِعِ السَّمَاءِ بِغَيْرِ عَمَدٍ : سُبْحَانَ اللهِ بَاسِطِ الْأَرَضِينَ بلَا سَنَدٍ سُبْحَانَ اللهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذُ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا سُبْحَانَ اللهِ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ * وَلَمْ * يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ سُبْحَانَ سُبْحَانَ الْمَلِكِ القُدّوس * ذِي الْمُلْكَ وَالْمَلَكُوتِ ● سُبْحَانَ ذِي الْعِزَّةِ وَالْعَظَمَةِ وَالْقُدْرَةِ وَالْهَيْبَةِ وَالْجَلَالِ وَالْجَمَالِ وَالْكَمَالِ وَالْبَقَاءِ وَالثَّنَاءِ وَالصِّيَاءِ وَالأَلَاءِ وَالنَّعْمَاءِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْجَبَرُوتِ سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْمَعْبُودِ سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْمَوْجُودِ سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْخَالِقِ الْحَيِّ الَّذِي لَا يَنَامُ وَلَا يَمُوتُ ● سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوح ● سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إلهَ إِلَّا اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيم اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ الْحَقُّ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ يَا اللَّهُ عَ، يَا رَحْمَنُ ، يَا رَحِيمُ ، يَا مَلِكُ ، يَا قُدُّوسُ ، يَا سَلامُ ، يَا مُؤْمِنُ ، يَا مُهَيْمِنُ ، يَا عَزِيزُ ، يَا جَبَّارُ جَ، يَا مُتَكَبِّرُ ، يَا خَالِقُ الله ، يَا بَارِيُّ ، يَا مُصَوِّرُ ، يَا غَفَّارُ ، يَا قَهَّارُ عَ، يَا وَهَّابُ ، يَا رَزَّاقُ ، يَا فَتَّاحُ ، يَا عَلِيمٌ ، يَا قَابِضُ ، يَا بَاسِطُ ، يَا خَافِضُ ، يَا رَافِعُ ، يَا مُعِرٌّ ، يَا مُذِلُّ ، يَا سَمِيعُ يَا بَصِيرُ ، يَا حَكَمُ ، يَا عَدْلُ ، يَا لَطِيفُ ، يَا خَبيرُ الة، يَا حَلِيمٌ لا يَا عَظِيمُ ، يَا غَفُورُ ، يَا شَكُورُ ، يَا عَلِيٌّ يَا كَبِيرُ ، يَا حَفِيظٌ ، يَا مُقِیتُ ، يَا حَسِيبُ ، يَا جَلِيلُ يَا كَرِيمُ ، يَا رَقِيبُ ، يَا مُجِيبُ ، يَا وَاسِعُ ، يَا حَكِيمُ ، يَا وَدُودُ ، يَا مَجِيدُ ، يَا بَاعِثُ ، يَا شَهِيدُ ، يَا حَقُّ الا. يَا وَكِيلُ ، يَا قَوِيٌّ ، يَا مَتِينُ ، يَا وَلِيُّ ، يَا حَمِيدُ ، يَا مُحْصِي ، يَا مُبْدِيُّ ، يَا مُعِيدُ ، يَا مُحْيِي ، يَا مُمِيتُ لا ، يَا حَيُّ ، يَا قَيُّومُ الله، يَا وَاجِدُ لله، يَا مَاجِدُ ، يَا وَاحِدُ الله، يَا أَحَدُ ، يَا صَمَدُ ، يَا قَادِرُ ، يَا مُقْتَدِرُ ، يَا مُقَدِّمُ ، يَا مُؤَخِّرُ ، يَا أَوَّلُ ، يَا أَخِرُ ، يَا ظَاهِرُ ، يَا بَاطِنُ ، يَا وَالِي ، يَا مُتَعَالِ ، يَا بَرُّ ، يَا تَوَّابُ ، يَا مُنْتَقِمُ . يَا عَفُوٌّ ، يَا رَؤُوفُ ، يَا مَالِكَ الْمُلْكَ لا يَا ذَا الْجَلال وَالْإِكْرَامِ ، يَا رَبُّ ، يَا مُقْسِطُ ، يَا جَامِعُ ، يَا غَنِيُّ ، يَا مُغْنِي ، يَا مُعْطِي ، يَا مَانِعُ لا يَا ضَارُّ ، يَا نَافِعُ الا ، يَا نُورُ ، يَا هَادِي ، يَا بَدِيعُ ، يَا بَاقِي ، يَا وَارِثُ ، يَا رَشِيدُ ، يَا صَبُورُ الله، يَا صَادِقُ ، يَا سَتَارُ جَلا يَا مَنْ نَقَدَّسَتْ عَن الأَشْبَاهِ ذَاتُهُ، وَتَنَزَّهَتْ عَنْ مُشَابَهَةِ الأَمْثَالِ صِفَاتُهُ وَيَا مَنْ دَلَّتْ عَلَى وَحْدَانِيَّتِهِ آيَاتُهُ، وَشَهِدَتْ بِرُبُوبِيَّتِهِ مَصْنُوعَاتُهُ، وَاحِدٌ لا مِنْ قِلَّةٍ، وَمَوْجُودٌ لا مِنْ عِلَّةٍ يَا مَنْ هُوَ بِالْبِرِّ مَعْرُوفٌ، وَبِالْإِحْسَانِ مَوْصُوفٌ؛ مَعْرُوفٌ بِلا غَايَةٍ، وَمَوْصُوفٌ بِلَا نِهَايَةٍ، أَوَّلٌ قَدِيمٌ بِلَا ابْتِدَاءِ، وَأَخِرٌ كَرِيمٌ رَحِيمٌ بلَا انْتِهَاءِ، وَغَفَرَ ذُنُوبَ الْمُذْنِبينَ وَالْعَاصِينَ كَرَمًا وَلُطْفًا وَحِلْمًا، يَا حَلِيمُ، يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ، نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ * يَا دَائِمًا بِلا فَنَاءٍ، وَيَا قَائِمًا بِلا زَوَالٍ، وَيَا مُدَبِّرًا بِلا وَزِيرٍ، سَهِّلْ عَلَيْنَا وَعَلَى وَالِدِينَا كُلّ عَسِيرٍ لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ، عَزَّ جَارُكَ وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ وَتَقَدَّسَتْ أَسْمَاؤُكَ وَعَظُمَ شَأْنُكَ وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ . يَفْعَلُ اللَّهُ مَا يَشَاءُ بِقُدْرَتِهِ وَيَحْكُمُ مَا يُرِيدُ بِعِزَّتِهِ ﴿أَلَا إِلَى اللهِ تَصِيرُ الْأُمُورُ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَةً لَهُ الْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ﴾ ﴿فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ حَسْبُنَا اللهُ وَكَفَى سَمِعَ اللهُ لِمَنْ دَعَا لَيْسَ وَرَاءَ اللَّهِ الْمُنْتَهَى، وَمَنِ اعْتَصَمَ بِاللهِ نَجَا • سُبْحَانَ مَنْ لَمْ يَزَلْ رَبَّا رَحِيمًا، وَلا يَزَالُ حَقًّا كَرِيمًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ ● سُبْحَانَ اللَّهِ وَتَبَارَكَ اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ * اَلْحَمْدُ لِلَّهِ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ • لا إلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، إلها وَاحِدًا صَمَدًا فَرْدًا وِتْرًا حَيَّا قَيُّومًا دَائِمًا أَبَدًا، لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا، وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكَ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا، اللهُ أَكْبَرُ حَسْبُنَا اللهُ لِدِينِنَا، حَسْبُنَا اللهُ لِدُنْيَانَا، حَسْبُنَا اللهُ لِمَا أَهَمَّنَا، حَسْبُنَا اللهُ لِمَنْ بَغَى عَلَيْنَا، حَسْبُنَا اللَّهُ لِمَنْ حَسَدَنَا، حَسْبُنَا اللهُ لِمَنْ كَادَنَا بِسُوءٍ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْمَوْتِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْقَبْرِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْمَسَائِل، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْحِسَابِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْمِيزَانِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الصِّرَاطِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ اللَّقَاءِ، حَسْبِيَ اللهُ لا إِلهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ، سُبْحَانَ اللَّهِ، مَا أَعْظَمَ اللَّهَ لَا إِلهَ إِلَّا اللهُ، سُبْحَانَ اللهِ، مَا أَحْلَمَ اللهَ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، سُبْحَانَ اللَّهِ، مَا أَكْرَمَ اللهُ لا إلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ حَقًّا اَللّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا ذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ، وَصَلَّ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الْغَافِلُونَ رَضِينَا بِاللَّهِ تَعَالَى رَبَّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا وَرَسُولاً، وَبِالْقُرْآنِ إِمَامًا، وَبِالْكَعْبَةِ قِبْلَةً، وَبِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ وَالصَّوْمِ وَالْحَجِّ فَرِيضَةً، وَبِالْمُؤْمِنِينَ إِخْوَانًا، وَبِالْمُؤْمِنَاتِ أَخَوَاتِ، وَبِالصِّدِيقِ وَالْفَارُوقِ وَذِي النُّورَيْنِ وَالْمُرْتَضَى أَئِمَّةً، وَبِسَائِرِ الصَّحَابَةِ رِضْوَانُ اللهِ تَعَالَى عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ قُدْوَةً، وَبِحَلَالِ اللهِ تَعَالَى حَلَالاً وَعَلَيْهِ حِسَابًا، وَبِحَرَامِ اللهِ تَعَالَى حَرَامًا وَعَلَيْهِ عَذَابًا، وَفِي الْجَنَّةِ ثَوَابًا، وَفِي النَّارِ عِقَابًا * مَرْحَبًا مَرْحَبًا بِالصَّبَاحِ الْجَدِيدِ، وَبِالْيَوْمِ السَّعِيدِ، وَبِالْمَلَكَيْنِ الْكَرِيمَيْنِ الْكَاتِبَيْنِ الشَّاهِدَيْنِ الْعَادِلَيْنِ حَيَّاكُمَا اللهُ تَعَالَى فِي غُرَّةِ يَوْمِنَا هَذَا، أَكْتُبَا فِي أَوَّلِ صَحِيفَتِنَا هَذِهِ: بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ، وَاشْهَدَا بِأَنَّا نَشْهَدُ أَنْ لا إله إلا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ، وَأَرْسَلَهُ بِالْهُدى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ ۚ وَلَوْ كَرِهَ بشم الْمُشْرِكُونَ ، عَلَى هَذِهِ الشَّهَادَةِ نَحْيَا وَعَلَيْهَا نَمُوتُ وَعَلَيْهَا نُبْعَثُ غَدًا إِنْ شَاءَ اللهُ أَمِنِينَ أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّاتِ كُلِّهَا مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ . بِسْمِ اللهِ خَيْرِ الْأَسْمَاء، اللهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ . [الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَمَا أَمَاتَنَا وَرَدَّ إِلَيْنَا أَرْوَاحَنَا وَإِلَيْهِ الْبَعْثُ وَالنُّشُورُ (۳)] أَصْبَحْنَا وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ، وَالْعَظَمَةُ وَالْكِبْرِيَاءُ وَالْجَبَرُوتُ وَالسُّلْطَانُ وَالْبُرْهَانُ لِلَّهِ، وَالْأَلاَءُ وَالنَّعْمَاءُ لِلهِ، وَاللَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَمَا سَكَنَ فِيهِمَا لِلهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ أَصْبَحْنَا عَلَى فِطْرَةِ الْإِسْلَامِ، وَعَلَى كَلِمَةِ الْإِخْلَاصِ ، وَعَلَى دِينِ نَبِيَّنَا مُحَمَّدٍ ، وَعَلَى مِلَّةِ أَبِينَا إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا مُسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَأَنْبِيَائِهِ وَرُسُلِهِ وَحَمَلَةِ عَرْشِهِ وَجَمِيع خَلْقِهِ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ، وَعَلَيْهِ وَعَلَيْهِمُ السَّلَامُ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ ) اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا حَبيبَ اللهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَلِيلَ اللَّهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا نَبِيَّ اللهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا صَفِيَّ اللَّهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَيْرَ خَلْقِ اللهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا نُورَ عَرْشِ الله اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا أَمِينَ وَحْيِ اللَّهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنِ اخْتَارَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ أَرْسَلَهُ اللهُ اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ زَيَّنَهُ اللهُ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ شَرَّفَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ كَرَّمَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ عَظْمَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ عَلَّمَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا سَيِّدَ الْمُرْسَلِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا إِمَامَ الْمُتَّقِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَاتَمَ النَّبِيِّينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا شَفِيعَ الْمُذْنِبِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ رَبِّ الْعَالَمِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَأَنْبِيَائِهِ وَرُسُلِهِ وَحَمَلَةِ عَرْشِهِ وَجَمِيعِ خَلْقِهِ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ، وَعَلَيْهِ وَعَلَيْهِمُ السَّلَامُ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ * اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ فِي الْأَوَّلِينَ، وَصَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ فِي الْآخِرِينَ، وَصَلَّ عَلَى سَيّدِنَا وَنَبِيَّنَا مُحَمَّدٍ فِي الْمَلَا الْأَعْلَى إِلَى يَوْمِ الدِّينِ، وَصَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ فِي كُلِّ وَقْتِ وَحِينٍ، وَصَلِّ عَلَى الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَعَلَى مَلَائِكَتِكَ الْمُقَرَّبِينَ، وَعَلَى عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ، وَعَلَى أَهْل طَاعَتِكَ أَجْمَعِينَ، مِنْ أَهْل السَّمَاوَاتِ وَمِنْ أَهْلِ الْأَرَضِينَ، وَارْحَمْنَا وَاحْشُرْنَا مَعَهُمْ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَبَارِكْ وَسَلَّمْ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ اَللَّهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْآخِرَةِ ● سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِي الْأَعْلَى الْوَهَّابِ، يَا وَهَّابُ : اَللّهُمَّ يَا مَالِكَ الرِّقَابِ وَيَا مُفَتِّحَ الْأَبْوَابِ وَيَا مُسَبِّبَ الْأَسْبَابِ، هَيْء لَنَا سَبَبًا لاَ نَسْتَطِيعُ لَهُ طَلَبَا اَللّهُمَّ اجْعَلْنَا مَشْغُولِينَ بِأَمْرِكَ، أُمِنِينَ بِفَضْلِكَ، أيسِينَ مِنْ خَلْقِكَ، أَنِسِينَ بِكَ، مُسْتَوْحِشِينَ عَنْ غَيْرِكَ، رَاضِينَ بِقَضَائِكَ، صَابِرِينَ عَلَى بَلَائِكَ، شَاكِرِينَ لِنَعْمَائِكَ، مُتَلَذِذِينَ بِذِكْرِكَ، فَرِحِينَ بِكِتَابِكَ، مُنَاجِينَ بِكَ فِي أَنَاءِ اللَّيْلِ وَأَطْرَافِ النَّهَارِ، مُبْغِضِينَ لِلدُّنْيَا، مُحِبّينَ لِلْآخِرَةِ مُشْتَاقِينَ إِلَى لِقَائِكَ، مُتَوَجْهِينَ إِلَى جَنَابِكَ، مُتَضَرِّعِينَ عَلَى بَابِكَ مُسْتَعِدِينَ لِلْمَوْتِ رَبَّنَا وَاتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيمَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ • اللهم اَللّهُمَّ اجْعَلِ التَّوْفِيقَ رَفِيقَنَا، وَالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ طَرِيقَنَا . اَللَّهُمَّ أَوْصِلْنَا إلَى مَقَاصِدِنَا وَتُبْ عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ . اَللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ اللَّهُمَّ أَرنَا الْحَقَّ حَقًّا وَارْزُقْنَا اتِّبَاعَهُ، وَأَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَارْزُقْنَا اجْتِنَابَهُ، وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ، وَأَلْحِقْنَا بِالصَّالِحِينَ، وَادْفَعْ عَنَّا شَرَّ الظَّالِمِينَ، وَأَشْرِكْنَا فِي دُعَاءِ الْمُؤْمِنِينَ، وَقِنَا شَرَّ مَا قَضَيْتَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِأُمَّةِ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ اشْفَعْ لِأُمَّةِ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّهُمَّ انْصُرْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ • اللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَى أُمَّةٍ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ افْتَحْ قُلُوبَ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ * * اَللّهُمَّ أَصْلِحْ أَحْوَالَ أُمَّةٍ مُحَمَّدٍ اَللَّهُمَّ احْفَظْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ بَارِكْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ * اللَّهُمَّ الهلال امه أُمَّة فَرِّجْ كُرْبَةَ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ تَجَاوَزْ عَنْ سَيِّئَاتِ جَمِيعِ مُحَمَّدٍ ، بِحُرْمَةِ سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ اللَّهُمَّ يَا حَبِيبَ التَّوَّابِينَ تُبْ عَلَيْنَا ، وَيَا أَمَانَ الْخَائِفِينَ أَمِنَّا، وَيَا دَلِيلَ الْمُتَحَيّرِينَ دُلَّنَا، وَيَا هَادِيَ الْمُضِلِينَ اهْدِنَا، وَيَا غِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ أَعْتُنَا، وَيَا رَجَاءَ الْمُنْقَطِعِينَ لَا تَقْطَعْ رَجَاءَنَا، وَيَا رَاحِمَ الْعَاصِينَ ارْحَمْنَا، وَيَا غَافِرَ الْمُذْنِبِينَ اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ * اَللّهُمَّ افْتَحْ قُلُوبَنَا . اللَّهُمَّ نَوّرْ قُلُوبَنَا . اَللَّهُمَّ اشْرَحْ صُدُورَنَا اللهُمَّ اسْتُرْ عُيُوبَنَا . اَللّهُمَّ يَسِرُ أُمُورَنَا . اَللَّهُمَّ بَيضُ وُجُوهَنَا اَللَّهُمَّ طَهِّرْ قُلُوبَنَا . اَللّهُمَّ نَوَرْ قُبُورَنَا . اَللَّهُمَّ اغْفِرْ ذُنُوبَنَا . اَللَّهُمَّ احْفَظْ قُلُوبَنَا . اَللّهُمَّ حَصِلْ مُرَادَنَا وَمَقْصُودَنَا . اَللَّهُمَّ يَا خَفِيَّ الْأَلْطَافِ نَجْنَا مِمَّا نَخَافُ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَنَا، وَلِوَالِدِينَا، وَلِوَالِدِي وَالِدِينَا، وَلِمَشَايِخِنَا، وَلِمَشَايِحَ مَشَايِخِنَا، وَلِأُسْتَاذِنَا، وَلِأَسَاتِيذِ أُسْتَاذِنَا، وَلِأَحِبَّائِنَا، وَلِعَشَائِرِنَا، وَلِقَبَائِلِنَا، وَلِأَصْحَابِنَا، وَلإِخْوَانِنَا، وَلِمَنْ أَحْسَنَ إِلَيْنَا، وَلإِخْوَانِنَا فِي الدِّينِ، وَلِمَنْ دَعَا لَنَا بِالدُّعَاءِ الْخَيْر ، وَلِمَنْ لَهُ حَقٌّ عَلَيْنَا، وَلِمَنْ أَوْصَانَا وَوَصَّانَا بِالدُّعَاءِ الْخَيْرِ، وَلِجَمِيع أُمَّةٍ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ . اَللّهُمَّ احْفَظْنَا يَا فَيَّاضُ مِنْ جَمِيعِ الْبَلَايَا وَالْأَمْرَاضِ كَافَّةً عَامَّةً بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ * وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى أَلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ لاَ إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، [يَا حَيُّ (۳۳)]، [لا إله إلا الله (۳۳)]، [الله (۳۳)]، خَالِصًا مُخْلِصًا صَادِقًا مُصَدِّقًا، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ حَقًّا وَصَلِّ عَلَى جَمِيعِ الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اِخْتِتَامُ وَرْدِ الْفَتْحِيَّةِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴿مَا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلكِنْ رَسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا ﴿إِنَّ اللَّهَ وَمَلْئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلى النَّبِي يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلَّمُوا تَسْلِيمًا اَللهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيّدِنَا وَنَبِيِّنَا وَرَسُولِنَا وَشَفِيعِنَا وَشَفِيعٍ جَمِيع ذُنُوبِنَا وَطَبيبنَا وَطَبيب قُلُوبِنَا وَقُرَّةِ أَعْيُنِنَا وَمَوْلَانَا وَمَوْلَى الْعَالَمِينَ وَجَدِ الْحَسَنَيْنِ أَشْرَفِ الْخَلْقِ أَبِي الْقَاسِم مُحَمَّدٍ، وَعَلَى أَلِهِ وَأَوْلَادِهِ وَأَزْوَاجِهِ الطَّيّبينَ الطَّاهِرينَ وَسَائِرِ الصَّحَابَةِ رِضْوَانُ اللهِ تَعَالَى عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ ، وَعَلَى التَّابِعِينَ وَتَبَع التَّابِعِينَ لَهُمْ بِإِحْسَانٍ إِلَى يَوْمِ الدِّينِ، الْأَنْبِيَاء وَالْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَصَلَّ عَلَى جَمِيعِ • اَللَّهُمَّ أَعِنَّا عَلَى دَوَامِ ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ، وَوَفِّقْنَا لِطَاعَتِكَ وَجَنِّبْنَا عَنْ مَعْصِيَتِكَ اَللَّهُمَّ اجْعَلْ وَقْتَنَا وَقْتَ الصَّالِحِينَ الذَّاكِرِينَ الشَّاكِرِينَ الرَّاكِعِينَ السَّاجِدِينَ، وَلَا تَجْعَلْنَا مِنَ الْخَائِبِينَ الْخَاسِرِينَ الْجَاهِلِينَ الْقَانِطِينَ النَّادِمِينَ الْغَافِلِينَ . اللَّهُمَّ انْصُرْ مَنْ نَصَرَ الدِّينَ، وَاخْذُلْ مَنْ خَذَلَ الْمُسْلِمِينَ . اَللهُمَّ اغْفِرْ لَنَا جَمِيعًا وَارْحَمْنَا جَمِيعًا وَأَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ جَمِيعًا . اَللَّهُمَّ اجْعَلْنَا مِنَ الَّذِينَ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ شُرُوطٌ فَتْحِيَّةٌ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ حَبَّاتِهِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ عَدَدَ حَصَاهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ كَلِمَاتِهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ زِنَةَ عَرْشِهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ مِلْءَ سَمَاوَاتِهِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ مِلْءَ أَرْضِهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ مِثْل ذلِكَ مَعَهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ . أَسْتَغْفِرُ اللهَ سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِي الْعَظِيم، وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى أَلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ : سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ * أَسْتَغْفِرُ اللهَ، سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِهِ وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَرِضَا نَفْسِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ وَمُنْتَهَى عِلْمِهِ وَمِيَّتِهِ وَرَحْمَتِهِ وَرَأْفَتِهِ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ اَللَّهُمَّ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا اللَّهُ يَا بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَيَا مَالِكَ الْمُلْكِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَام يَا مَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ إِنَّا نَسْأَلُكَ بِعِزَّتِكَ أَنْ تُحْيِيَ قُلُوبَنَا وَأَجْسَامَنَا وَأَبْدَانَنَا وَأَرْوَاحَنَا بِأَنْوَارٍ مَعْرِفَتِكَ وَبِأَنْوَارِ قُدْرَتِكَ أَبَدًا دَائِمًا بَاقِيًا هَادِيًا، [يَا اللَّهُ (۳)] اللَّهُمَّ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا اللَّهُ يَا بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَيَا مَالِكَ الْمُلْكِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ إِنَّا نَسْأَلُكَ بِعِزَّتِكَ أَنْ تُحْيِيَ قُلُوبَنَا وَأَجْسَامَنَا وَأَبْدَانَنَا وَأَرْوَاحَنَا بِأَنْوَار مَعْرِفَتِكَ أَبَدًا دَائِمًا باقيًا هَادِيًا، [يَا اللهُ (۳)] إِلهِي أَعْمَالُنَا قَلِيلَةٌ، وَحَاجَاتُنَا كَثِيرَةٌ، وَإِلْهُنَا بَصِيرٌ، نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ، غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِي الْعَظِيم . اَللّهُمَّ يَا وَاجِبَ الْوُجُودِ وَيَا وَاهِبَ الْخَيْرِ وَالْجُودِ، أَفِضُ عَلَيْنَا أَنْوَارَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ لَنَا الْوُصُولَ إِلَى كَمَالِ مَعْرِفَتِكَ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا، وَلاَ مَعْرِفَةَ لَنَا إِلَّا مَا أَلْهَمْتَنَا، إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ . اَللّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنَ الْعِصْمَةِ دَوَامَهَا، وَمِنَ النِّعْمَةِ تَمَامَهَا، وَمِنَ الرَّحْمَةِ شُمُولَهَا، وَمِنَ الْعَافِيَةِ حُصُولَهَا، وَمِنَ الْعَيْشِ أَرْغَدَهُ، وَمِنَ الْعُمُر أَسْعَدَهُ، وَمِنَ الْوَقْتِ أَطْيَبَهُ، وَمِنَ الرِّزْقِ أَوْسَعَهُ، وَمِنَ الْفَضْلِ أَعْذَبَهُ، وَمِنَ اللُّطْفِ أَنْفَعَهُ، وَمِنَ الْإِنْعَامِ أَعَمَّهُ، وَمِنَ الْإِحْسَانِ أَتَمَّهُ . اَللّهُمَّ كُنْ لَنَا وَلَا تَكُنْ عَلَيْنَا يَا غَفَّارُ . اَللَّهُمَّ حَصِلْ بِالسَّعَادَةِ أَجَالَنَا، وَحَقِّقْ بِالزِّيَادَةِ أَمَالَنَا، وَاقْرُنُ بِالْعَافِيَةِ غُدُوِّنَا وَأَصَالَنَا، وَاجْعَلْ إِلَى مَغْفِرَتِكَ مَصِيرَنَا وَمَأْلَنَا، وَصُبَّ سِجَالَ عَفْوكَ عَلَى ذُنُوبِنَا، وَمُنَّ عَلَيْنَا بِإِصْلاح عُيُوبِنَا، وَاجْعَلِ التَّقْوَى زَادَنَا، وَفِي دِينِكَ اجْتِهَادَنَا، فَإِنَّ عَلَيْكَ تَوَكُلَنَا وَاعْتِمَادَنَا، وَثَبِّتْنَا عَلَى نَهْجِ الْاِسْتِقَامَةِ، وَأَعِذْنَا فِي الدُّنْيَا مِنْ مُوجِبَاتِ النَّدَامَةِ يَوْمَ الْقِيامَةِ . اَللّهُمَّ رَبَّنَا خَفِّفْ عَنَّا ثِقَلَ الْأَوْزَار وَارْزُقْنَا مَعِيشَةَ الْأَبْرَارِ، وَاكْفِنَا وَاصْرِفْ عَنَّا شَرَّ الْأَشْرَارِ، وَأَعْتِقْ رِقَابَنَا وَرِقَابَ أَبَائِنَا وَأُمَّهَاتِنَا وَمَشَايِخِنَا وَمَشَايِحَ مَشَايِخِنَا وَأُسْتَاذِنَا وَأَسَاتِيذِ أُسْتَاذِنَا وَإِخْوَانِنَا، وَرقَابَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَمُرِيدِينَا وَتَلَامِيذِنَا مِنَ الدَّيْنِ وَالْمَظَالِمِ وَالنَّارِ، بِعَفْوِكَ وَبِرَحْمَتِكَ يَا عَزِيزُ يَا غَفَّارُ، يَا كَرِيمُ يَا سَتَّارُ ، يَا حَلِيمُ يَا جَبَّارُ، وَيَا وَهَّابُ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى الِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
أَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ (۳) الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيَّ الْقَيُّومَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ، وَأَسْأَلُهُ التَّوْبَةَ . اَللّهُمَّ أَنْتَ السَّلَامُ، وَمِنْكَ السَّلَامُ، وَإِلَيْكَ يَرْجِعُ السَّلَامُ، فَحَيْنَا رَبَّنَا بِالسَّلَامِ وَأَدْخِلْنَا بِفَضْلِكَ وَكَرَمِكَ دَارَكَ دَارَ السَّلَامِ، تَبَارَكْتَ وَتَعَالَيْتَ لَكَ الْحَمْدُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ * اَللهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدًا يُوَافِي نِعَمَكَ، وَيُكَافِي مَزِيدَ كَرَمِكَ، أَحْمَدُكَ مَحَامِدِكَ كُلِّهَا مَا عَلِمْتُ مِنْهَا وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، وَعَلَى جَمِيعِ نِعَمِكَ مَا بِجَمِيع عَلِمْتُ مِنْهَا وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، وَعَلَى كُلِّ حَالٍ سِوَى الْكُفْرِ وَالضَّلَالِ أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّحِيمِ . بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَاللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا إله إلا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ فِي وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِةٍ إِلَّا بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ، [سُبْحَانَ الله (۳۳)]، [الْحَمْدُ لِلهِ (۳۳)]، [اللهُ أَكْبَرُ (۳۳)]، لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَريكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ لَا إِلَهَ إلَّا اللهُ الْمَلِكُ الْجَبَّارُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْكَرِيمُ السَّتَّارُ . لَا إِلهَ إِلَّا اللهُ الْكَبِ الْمُتَعَالِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَالِقُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَعْبُودُ : بِكُلّ مَكَانٍ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَذْكُورُ بِكُلِّ لِسَانٍ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَعْرُوفُ بِكُلِّ إِحْسَانِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ . لَا إِلَهَ إلَّا اللهُ إِيمَانًا باللهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَمَانَا مِنَ اللهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَمَانَةً عِنْدَ اللهِ لَا إِلَهَ ِلَّا اللهُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ . وَلَا نَعْبُدُ إِلَّا إِيَّاهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ حَقًّا حَقًّا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ إِيمَانًا وَصِدْقًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ تَعَبدًا وَرِقًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ تَلَطَّفًا وَرِفْقًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ قَبْلَ كُلّ شَيْءٍ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ بَعْدَ كُلِّ شَيْءٍ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ يَبْقَى رَبُّنَا وَيَفْنَى كُلُّ شَيْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ الْمُبِينُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ الْيَقِينُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَكِيمُ الْكَرِيمُ . لا إلهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ السَّمَوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَكْرَمُ الْأَكْرَمِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ * أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ حَبِيبُ التَّوَّابِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَاحِمُ الْمَسَاكِينِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ هَادِي الْمُضِلِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ دَلِيلُ الْحَائِرِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ أَمَانُ الْخَائِفِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ غِيَاتُ الْمُسْتَغِيثِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ النَّاصِرِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْحَافِظِينَ • لا إلهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْوَارِثِينَ • لا إلهَ إلا اللهُ خَيْرُ الْحَاكِمِينَ • لا إلهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الرَّازِقِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْفَاتِحِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَيْرُ الْغَافِرِينَ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ لا إِلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ، صَدَقَ وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَأَعَزَّ جُنْدَهُ، وَهَزَمَ الْأَحْزَابَ وَحْدَهُ، وَلَا شَيْءَ بَعْدَهُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ لَهُ النِّعْمَةُ وَلَهُ الْفَضْلُ وَلَهُ الثَّناءُ الْحَسَنُ : لا إلهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ خَلْقِهِ، وَزِنَةَ عَرْشِهِ، وَرِضَا نَفْسِهِ، وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ . لَا إِلهَ إِلَّا اللهُ صَاحِبُ الْوَحْدَانِيَّةِ الْفَرْدَانِيَّةِ الْقَدِيمِيَّةِ الْأَزَلِيَّةِ الْأَبَدِيَّةِ، الَّذِي لَيْسَ لَهُ ضِدٌ وَلَا نِدٌ وَلَا شِبْة وَلَا شَرِيكَ لا إِلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ ۚ وَهُوَ بِكُلّ شَيْءٍ عَلِيمٌ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٍ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ) حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ الغُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ (۳) وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ اَللَّهُمَّ لَا ﴾ مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ، وَلَا رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ، وَلَا مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ، وَلَا يَنْفَعُ ذَا الْجَدِ مِنْكَ الْجَدُّ ● [سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِي الْأَعْلَى الْوَهَّابِ (۳)] . سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِيِّ الْكَرِيمِ الْوَهَّابِ، يَا وَهَّابُ سُبْحَانَكَ مَا عَبَدْنَاكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ سُبْحَانَكَ مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ سُبْحَانَكَ مَا ذَكَرْنَاكَ حَقَّ ذِكْرِكَ سُبْحَانَكَ مَا شَكَرْنَاكَ حَقَّ شُكْرِكَ سُبْحَانَ اللهِ الْأَبَدِي الْأَبَدِ • سُبْحَانَ اللهِ . الْوَاحِدِ الْأَحَدِ َ سُبْحَانَ اللهِ الْفَرْدِ الصَّمَدِ . سُبْحَانَ اللهِ رَافِعِ السَّمَاءِ بِغَيْرِ عَمَدٍ : سُبْحَانَ اللهِ بَاسِطِ الْأَرَضِينَ بلَا سَنَدٍ سُبْحَانَ اللهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذُ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا سُبْحَانَ اللهِ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ * وَلَمْ * يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ سُبْحَانَ سُبْحَانَ الْمَلِكِ القُدّوس * ذِي الْمُلْكَ وَالْمَلَكُوتِ ● سُبْحَانَ ذِي الْعِزَّةِ وَالْعَظَمَةِ وَالْقُدْرَةِ وَالْهَيْبَةِ وَالْجَلَالِ وَالْجَمَالِ وَالْكَمَالِ وَالْبَقَاءِ وَالثَّنَاءِ وَالصِّيَاءِ وَالأَلَاءِ وَالنَّعْمَاءِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْجَبَرُوتِ سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْمَعْبُودِ سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْمَوْجُودِ سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْخَالِقِ الْحَيِّ الَّذِي لَا يَنَامُ وَلَا يَمُوتُ ● سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوح ● سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إلهَ إِلَّا اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيم اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ الْحَقُّ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ يَا اللَّهُ عَ، يَا رَحْمَنُ ، يَا رَحِيمُ ، يَا مَلِكُ ، يَا قُدُّوسُ ، يَا سَلامُ ، يَا مُؤْمِنُ ، يَا مُهَيْمِنُ ، يَا عَزِيزُ ، يَا جَبَّارُ جَ، يَا مُتَكَبِّرُ ، يَا خَالِقُ الله ، يَا بَارِيُّ ، يَا مُصَوِّرُ ، يَا غَفَّارُ ، يَا قَهَّارُ عَ، يَا وَهَّابُ ، يَا رَزَّاقُ ، يَا فَتَّاحُ ، يَا عَلِيمٌ ، يَا قَابِضُ ، يَا بَاسِطُ ، يَا خَافِضُ ، يَا رَافِعُ ، يَا مُعِرٌّ ، يَا مُذِلُّ ، يَا سَمِيعُ يَا بَصِيرُ ، يَا حَكَمُ ، يَا عَدْلُ ، يَا لَطِيفُ ، يَا خَبيرُ الة، يَا حَلِيمٌ لا يَا عَظِيمُ ، يَا غَفُورُ ، يَا شَكُورُ ، يَا عَلِيٌّ يَا كَبِيرُ ، يَا حَفِيظٌ ، يَا مُقِیتُ ، يَا حَسِيبُ ، يَا جَلِيلُ يَا كَرِيمُ ، يَا رَقِيبُ ، يَا مُجِيبُ ، يَا وَاسِعُ ، يَا حَكِيمُ ، يَا وَدُودُ ، يَا مَجِيدُ ، يَا بَاعِثُ ، يَا شَهِيدُ ، يَا حَقُّ الا. يَا وَكِيلُ ، يَا قَوِيٌّ ، يَا مَتِينُ ، يَا وَلِيُّ ، يَا حَمِيدُ ، يَا مُحْصِي ، يَا مُبْدِيُّ ، يَا مُعِيدُ ، يَا مُحْيِي ، يَا مُمِيتُ لا ، يَا حَيُّ ، يَا قَيُّومُ الله، يَا وَاجِدُ لله، يَا مَاجِدُ ، يَا وَاحِدُ الله، يَا أَحَدُ ، يَا صَمَدُ ، يَا قَادِرُ ، يَا مُقْتَدِرُ ، يَا مُقَدِّمُ ، يَا مُؤَخِّرُ ، يَا أَوَّلُ ، يَا أَخِرُ ، يَا ظَاهِرُ ، يَا بَاطِنُ ، يَا وَالِي ، يَا مُتَعَالِ ، يَا بَرُّ ، يَا تَوَّابُ ، يَا مُنْتَقِمُ . يَا عَفُوٌّ ، يَا رَؤُوفُ ، يَا مَالِكَ الْمُلْكَ لا يَا ذَا الْجَلال وَالْإِكْرَامِ ، يَا رَبُّ ، يَا مُقْسِطُ ، يَا جَامِعُ ، يَا غَنِيُّ ، يَا مُغْنِي ، يَا مُعْطِي ، يَا مَانِعُ لا يَا ضَارُّ ، يَا نَافِعُ الا ، يَا نُورُ ، يَا هَادِي ، يَا بَدِيعُ ، يَا بَاقِي ، يَا وَارِثُ ، يَا رَشِيدُ ، يَا صَبُورُ الله، يَا صَادِقُ ، يَا سَتَارُ جَلا يَا مَنْ نَقَدَّسَتْ عَن الأَشْبَاهِ ذَاتُهُ، وَتَنَزَّهَتْ عَنْ مُشَابَهَةِ الأَمْثَالِ صِفَاتُهُ وَيَا مَنْ دَلَّتْ عَلَى وَحْدَانِيَّتِهِ آيَاتُهُ، وَشَهِدَتْ بِرُبُوبِيَّتِهِ مَصْنُوعَاتُهُ، وَاحِدٌ لا مِنْ قِلَّةٍ، وَمَوْجُودٌ لا مِنْ عِلَّةٍ يَا مَنْ هُوَ بِالْبِرِّ مَعْرُوفٌ، وَبِالْإِحْسَانِ مَوْصُوفٌ؛ مَعْرُوفٌ بِلا غَايَةٍ، وَمَوْصُوفٌ بِلَا نِهَايَةٍ، أَوَّلٌ قَدِيمٌ بِلَا ابْتِدَاءِ، وَأَخِرٌ كَرِيمٌ رَحِيمٌ بلَا انْتِهَاءِ، وَغَفَرَ ذُنُوبَ الْمُذْنِبينَ وَالْعَاصِينَ كَرَمًا وَلُطْفًا وَحِلْمًا، يَا حَلِيمُ، يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ، نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ * يَا دَائِمًا بِلا فَنَاءٍ، وَيَا قَائِمًا بِلا زَوَالٍ، وَيَا مُدَبِّرًا بِلا وَزِيرٍ، سَهِّلْ عَلَيْنَا وَعَلَى وَالِدِينَا كُلّ عَسِيرٍ لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ، عَزَّ جَارُكَ وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ وَتَقَدَّسَتْ أَسْمَاؤُكَ وَعَظُمَ شَأْنُكَ وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ . يَفْعَلُ اللَّهُ مَا يَشَاءُ بِقُدْرَتِهِ وَيَحْكُمُ مَا يُرِيدُ بِعِزَّتِهِ ﴿أَلَا إِلَى اللهِ تَصِيرُ الْأُمُورُ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَةً لَهُ الْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ﴾ ﴿فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ حَسْبُنَا اللهُ وَكَفَى سَمِعَ اللهُ لِمَنْ دَعَا لَيْسَ وَرَاءَ اللَّهِ الْمُنْتَهَى، وَمَنِ اعْتَصَمَ بِاللهِ نَجَا • سُبْحَانَ مَنْ لَمْ يَزَلْ رَبَّا رَحِيمًا، وَلا يَزَالُ حَقًّا كَرِيمًا لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ ● سُبْحَانَ اللَّهِ وَتَبَارَكَ اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ * اَلْحَمْدُ لِلَّهِ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ • لا إلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، إلها وَاحِدًا صَمَدًا فَرْدًا وِتْرًا حَيَّا قَيُّومًا دَائِمًا أَبَدًا، لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا، وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكَ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا، اللهُ أَكْبَرُ حَسْبُنَا اللهُ لِدِينِنَا، حَسْبُنَا اللهُ لِدُنْيَانَا، حَسْبُنَا اللهُ لِمَا أَهَمَّنَا، حَسْبُنَا اللهُ لِمَنْ بَغَى عَلَيْنَا، حَسْبُنَا اللَّهُ لِمَنْ حَسَدَنَا، حَسْبُنَا اللهُ لِمَنْ كَادَنَا بِسُوءٍ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْمَوْتِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْقَبْرِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْمَسَائِل، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْحِسَابِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْمِيزَانِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الصِّرَاطِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ، حَسْبُنَا اللهُ عِنْدَ اللَّقَاءِ، حَسْبِيَ اللهُ لا إِلهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ، سُبْحَانَ اللَّهِ، مَا أَعْظَمَ اللَّهَ لَا إِلهَ إِلَّا اللهُ، سُبْحَانَ اللهِ، مَا أَحْلَمَ اللهَ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، سُبْحَانَ اللَّهِ، مَا أَكْرَمَ اللهُ لا إلهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ حَقًّا اَللّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا ذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ، وَصَلَّ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الْغَافِلُونَ رَضِينَا بِاللَّهِ تَعَالَى رَبَّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا وَرَسُولاً، وَبِالْقُرْآنِ إِمَامًا، وَبِالْكَعْبَةِ قِبْلَةً، وَبِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ وَالصَّوْمِ وَالْحَجِّ فَرِيضَةً، وَبِالْمُؤْمِنِينَ إِخْوَانًا، وَبِالْمُؤْمِنَاتِ أَخَوَاتِ، وَبِالصِّدِيقِ وَالْفَارُوقِ وَذِي النُّورَيْنِ وَالْمُرْتَضَى أَئِمَّةً، وَبِسَائِرِ الصَّحَابَةِ رِضْوَانُ اللهِ تَعَالَى عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ قُدْوَةً، وَبِحَلَالِ اللهِ تَعَالَى حَلَالاً وَعَلَيْهِ حِسَابًا، وَبِحَرَامِ اللهِ تَعَالَى حَرَامًا وَعَلَيْهِ عَذَابًا، وَفِي الْجَنَّةِ ثَوَابًا، وَفِي النَّارِ عِقَابًا * مَرْحَبًا مَرْحَبًا بِالصَّبَاحِ الْجَدِيدِ، وَبِالْيَوْمِ السَّعِيدِ، وَبِالْمَلَكَيْنِ الْكَرِيمَيْنِ الْكَاتِبَيْنِ الشَّاهِدَيْنِ الْعَادِلَيْنِ حَيَّاكُمَا اللهُ تَعَالَى فِي غُرَّةِ يَوْمِنَا هَذَا، أَكْتُبَا فِي أَوَّلِ صَحِيفَتِنَا هَذِهِ: بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ، وَاشْهَدَا بِأَنَّا نَشْهَدُ أَنْ لا إله إلا اللهُ وَحْدَهُ لا شَريكَ لَهُ، وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ، وَأَرْسَلَهُ بِالْهُدى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ ۚ وَلَوْ كَرِهَ بشم الْمُشْرِكُونَ ، عَلَى هَذِهِ الشَّهَادَةِ نَحْيَا وَعَلَيْهَا نَمُوتُ وَعَلَيْهَا نُبْعَثُ غَدًا إِنْ شَاءَ اللهُ أَمِنِينَ أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّاتِ كُلِّهَا مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ . بِسْمِ اللهِ خَيْرِ الْأَسْمَاء، اللهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ . [الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَمَا أَمَاتَنَا وَرَدَّ إِلَيْنَا أَرْوَاحَنَا وَإِلَيْهِ الْبَعْثُ وَالنُّشُورُ (۳)] أَصْبَحْنَا وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ، وَالْعَظَمَةُ وَالْكِبْرِيَاءُ وَالْجَبَرُوتُ وَالسُّلْطَانُ وَالْبُرْهَانُ لِلَّهِ، وَالْأَلاَءُ وَالنَّعْمَاءُ لِلهِ، وَاللَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَمَا سَكَنَ فِيهِمَا لِلهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ أَصْبَحْنَا عَلَى فِطْرَةِ الْإِسْلَامِ، وَعَلَى كَلِمَةِ الْإِخْلَاصِ ، وَعَلَى دِينِ نَبِيَّنَا مُحَمَّدٍ ، وَعَلَى مِلَّةِ أَبِينَا إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا مُسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَأَنْبِيَائِهِ وَرُسُلِهِ وَحَمَلَةِ عَرْشِهِ وَجَمِيع خَلْقِهِ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ، وَعَلَيْهِ وَعَلَيْهِمُ السَّلَامُ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ ) اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا حَبيبَ اللهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَلِيلَ اللَّهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا نَبِيَّ اللهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا صَفِيَّ اللَّهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَيْرَ خَلْقِ اللهِ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا نُورَ عَرْشِ الله اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا أَمِينَ وَحْيِ اللَّهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنِ اخْتَارَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ أَرْسَلَهُ اللهُ اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ زَيَّنَهُ اللهُ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ شَرَّفَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ كَرَّمَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ عَظْمَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ عَلَّمَهُ اللهُ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا سَيِّدَ الْمُرْسَلِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا إِمَامَ الْمُتَّقِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَاتَمَ النَّبِيِّينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا شَفِيعَ الْمُذْنِبِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ . اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ رَبِّ الْعَالَمِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَأَنْبِيَائِهِ وَرُسُلِهِ وَحَمَلَةِ عَرْشِهِ وَجَمِيعِ خَلْقِهِ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ، وَعَلَيْهِ وَعَلَيْهِمُ السَّلَامُ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ * اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ فِي الْأَوَّلِينَ، وَصَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ فِي الْآخِرِينَ، وَصَلَّ عَلَى سَيّدِنَا وَنَبِيَّنَا مُحَمَّدٍ فِي الْمَلَا الْأَعْلَى إِلَى يَوْمِ الدِّينِ، وَصَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ فِي كُلِّ وَقْتِ وَحِينٍ، وَصَلِّ عَلَى الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَعَلَى مَلَائِكَتِكَ الْمُقَرَّبِينَ، وَعَلَى عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ، وَعَلَى أَهْل طَاعَتِكَ أَجْمَعِينَ، مِنْ أَهْل السَّمَاوَاتِ وَمِنْ أَهْلِ الْأَرَضِينَ، وَارْحَمْنَا وَاحْشُرْنَا مَعَهُمْ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَبَارِكْ وَسَلَّمْ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ اَللَّهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْآخِرَةِ ● سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِي الْأَعْلَى الْوَهَّابِ، يَا وَهَّابُ : اَللّهُمَّ يَا مَالِكَ الرِّقَابِ وَيَا مُفَتِّحَ الْأَبْوَابِ وَيَا مُسَبِّبَ الْأَسْبَابِ، هَيْء لَنَا سَبَبًا لاَ نَسْتَطِيعُ لَهُ طَلَبَا اَللّهُمَّ اجْعَلْنَا مَشْغُولِينَ بِأَمْرِكَ، أُمِنِينَ بِفَضْلِكَ، أيسِينَ مِنْ خَلْقِكَ، أَنِسِينَ بِكَ، مُسْتَوْحِشِينَ عَنْ غَيْرِكَ، رَاضِينَ بِقَضَائِكَ، صَابِرِينَ عَلَى بَلَائِكَ، شَاكِرِينَ لِنَعْمَائِكَ، مُتَلَذِذِينَ بِذِكْرِكَ، فَرِحِينَ بِكِتَابِكَ، مُنَاجِينَ بِكَ فِي أَنَاءِ اللَّيْلِ وَأَطْرَافِ النَّهَارِ، مُبْغِضِينَ لِلدُّنْيَا، مُحِبّينَ لِلْآخِرَةِ مُشْتَاقِينَ إِلَى لِقَائِكَ، مُتَوَجْهِينَ إِلَى جَنَابِكَ، مُتَضَرِّعِينَ عَلَى بَابِكَ مُسْتَعِدِينَ لِلْمَوْتِ رَبَّنَا وَاتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيمَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ • اللهم اَللّهُمَّ اجْعَلِ التَّوْفِيقَ رَفِيقَنَا، وَالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ طَرِيقَنَا . اَللَّهُمَّ أَوْصِلْنَا إلَى مَقَاصِدِنَا وَتُبْ عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ . اَللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ اللَّهُمَّ أَرنَا الْحَقَّ حَقًّا وَارْزُقْنَا اتِّبَاعَهُ، وَأَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَارْزُقْنَا اجْتِنَابَهُ، وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ، وَأَلْحِقْنَا بِالصَّالِحِينَ، وَادْفَعْ عَنَّا شَرَّ الظَّالِمِينَ، وَأَشْرِكْنَا فِي دُعَاءِ الْمُؤْمِنِينَ، وَقِنَا شَرَّ مَا قَضَيْتَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِأُمَّةِ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ اشْفَعْ لِأُمَّةِ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّهُمَّ انْصُرْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ • اللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَى أُمَّةٍ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ افْتَحْ قُلُوبَ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ * * اَللّهُمَّ أَصْلِحْ أَحْوَالَ أُمَّةٍ مُحَمَّدٍ اَللَّهُمَّ احْفَظْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ بَارِكْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ * اللَّهُمَّ الهلال امه أُمَّة فَرِّجْ كُرْبَةَ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ اللَّهُمَّ تَجَاوَزْ عَنْ سَيِّئَاتِ جَمِيعِ مُحَمَّدٍ ، بِحُرْمَةِ سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ اللَّهُمَّ يَا حَبِيبَ التَّوَّابِينَ تُبْ عَلَيْنَا ، وَيَا أَمَانَ الْخَائِفِينَ أَمِنَّا، وَيَا دَلِيلَ الْمُتَحَيّرِينَ دُلَّنَا، وَيَا هَادِيَ الْمُضِلِينَ اهْدِنَا، وَيَا غِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ أَعْتُنَا، وَيَا رَجَاءَ الْمُنْقَطِعِينَ لَا تَقْطَعْ رَجَاءَنَا، وَيَا رَاحِمَ الْعَاصِينَ ارْحَمْنَا، وَيَا غَافِرَ الْمُذْنِبِينَ اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ * اَللّهُمَّ افْتَحْ قُلُوبَنَا . اللَّهُمَّ نَوّرْ قُلُوبَنَا . اَللَّهُمَّ اشْرَحْ صُدُورَنَا اللهُمَّ اسْتُرْ عُيُوبَنَا . اَللّهُمَّ يَسِرُ أُمُورَنَا . اَللَّهُمَّ بَيضُ وُجُوهَنَا اَللَّهُمَّ طَهِّرْ قُلُوبَنَا . اَللّهُمَّ نَوَرْ قُبُورَنَا . اَللَّهُمَّ اغْفِرْ ذُنُوبَنَا . اَللَّهُمَّ احْفَظْ قُلُوبَنَا . اَللّهُمَّ حَصِلْ مُرَادَنَا وَمَقْصُودَنَا . اَللَّهُمَّ يَا خَفِيَّ الْأَلْطَافِ نَجْنَا مِمَّا نَخَافُ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَنَا، وَلِوَالِدِينَا، وَلِوَالِدِي وَالِدِينَا، وَلِمَشَايِخِنَا، وَلِمَشَايِحَ مَشَايِخِنَا، وَلِأُسْتَاذِنَا، وَلِأَسَاتِيذِ أُسْتَاذِنَا، وَلِأَحِبَّائِنَا، وَلِعَشَائِرِنَا، وَلِقَبَائِلِنَا، وَلِأَصْحَابِنَا، وَلإِخْوَانِنَا، وَلِمَنْ أَحْسَنَ إِلَيْنَا، وَلإِخْوَانِنَا فِي الدِّينِ، وَلِمَنْ دَعَا لَنَا بِالدُّعَاءِ الْخَيْر ، وَلِمَنْ لَهُ حَقٌّ عَلَيْنَا، وَلِمَنْ أَوْصَانَا وَوَصَّانَا بِالدُّعَاءِ الْخَيْرِ، وَلِجَمِيع أُمَّةٍ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ . اَللّهُمَّ احْفَظْنَا يَا فَيَّاضُ مِنْ جَمِيعِ الْبَلَايَا وَالْأَمْرَاضِ كَافَّةً عَامَّةً بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ * وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى أَلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ لاَ إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، [يَا حَيُّ (۳۳)]، [لا إله إلا الله (۳۳)]، [الله (۳۳)]، خَالِصًا مُخْلِصًا صَادِقًا مُصَدِّقًا، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ حَقًّا وَصَلِّ عَلَى جَمِيعِ الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اِخْتِتَامُ وَرْدِ الْفَتْحِيَّةِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴿مَا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلكِنْ رَسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا ﴿إِنَّ اللَّهَ وَمَلْئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلى النَّبِي يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلَّمُوا تَسْلِيمًا اَللهُمَّ صَلَّ عَلَى سَيّدِنَا وَنَبِيِّنَا وَرَسُولِنَا وَشَفِيعِنَا وَشَفِيعٍ جَمِيع ذُنُوبِنَا وَطَبيبنَا وَطَبيب قُلُوبِنَا وَقُرَّةِ أَعْيُنِنَا وَمَوْلَانَا وَمَوْلَى الْعَالَمِينَ وَجَدِ الْحَسَنَيْنِ أَشْرَفِ الْخَلْقِ أَبِي الْقَاسِم مُحَمَّدٍ، وَعَلَى أَلِهِ وَأَوْلَادِهِ وَأَزْوَاجِهِ الطَّيّبينَ الطَّاهِرينَ وَسَائِرِ الصَّحَابَةِ رِضْوَانُ اللهِ تَعَالَى عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ ، وَعَلَى التَّابِعِينَ وَتَبَع التَّابِعِينَ لَهُمْ بِإِحْسَانٍ إِلَى يَوْمِ الدِّينِ، الْأَنْبِيَاء وَالْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَصَلَّ عَلَى جَمِيعِ • اَللَّهُمَّ أَعِنَّا عَلَى دَوَامِ ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ، وَوَفِّقْنَا لِطَاعَتِكَ وَجَنِّبْنَا عَنْ مَعْصِيَتِكَ اَللَّهُمَّ اجْعَلْ وَقْتَنَا وَقْتَ الصَّالِحِينَ الذَّاكِرِينَ الشَّاكِرِينَ الرَّاكِعِينَ السَّاجِدِينَ، وَلَا تَجْعَلْنَا مِنَ الْخَائِبِينَ الْخَاسِرِينَ الْجَاهِلِينَ الْقَانِطِينَ النَّادِمِينَ الْغَافِلِينَ . اللَّهُمَّ انْصُرْ مَنْ نَصَرَ الدِّينَ، وَاخْذُلْ مَنْ خَذَلَ الْمُسْلِمِينَ . اَللهُمَّ اغْفِرْ لَنَا جَمِيعًا وَارْحَمْنَا جَمِيعًا وَأَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ جَمِيعًا . اَللَّهُمَّ اجْعَلْنَا مِنَ الَّذِينَ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ شُرُوطٌ فَتْحِيَّةٌ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ حَبَّاتِهِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ عَدَدَ حَصَاهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ كَلِمَاتِهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ زِنَةَ عَرْشِهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ مِلْءَ سَمَاوَاتِهِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ مِلْءَ أَرْضِهِ . لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ مِثْل ذلِكَ مَعَهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ . أَسْتَغْفِرُ اللهَ سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِي الْعَظِيم، وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى أَلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ : سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ * أَسْتَغْفِرُ اللهَ، سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِهِ وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَرِضَا نَفْسِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ وَمُنْتَهَى عِلْمِهِ وَمِيَّتِهِ وَرَحْمَتِهِ وَرَأْفَتِهِ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ اَللَّهُمَّ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا اللَّهُ يَا بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَيَا مَالِكَ الْمُلْكِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَام يَا مَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ إِنَّا نَسْأَلُكَ بِعِزَّتِكَ أَنْ تُحْيِيَ قُلُوبَنَا وَأَجْسَامَنَا وَأَبْدَانَنَا وَأَرْوَاحَنَا بِأَنْوَارٍ مَعْرِفَتِكَ وَبِأَنْوَارِ قُدْرَتِكَ أَبَدًا دَائِمًا بَاقِيًا هَادِيًا، [يَا اللَّهُ (۳)] اللَّهُمَّ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا اللَّهُ يَا بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَيَا مَالِكَ الْمُلْكِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ إِنَّا نَسْأَلُكَ بِعِزَّتِكَ أَنْ تُحْيِيَ قُلُوبَنَا وَأَجْسَامَنَا وَأَبْدَانَنَا وَأَرْوَاحَنَا بِأَنْوَار مَعْرِفَتِكَ أَبَدًا دَائِمًا باقيًا هَادِيًا، [يَا اللهُ (۳)] إِلهِي أَعْمَالُنَا قَلِيلَةٌ، وَحَاجَاتُنَا كَثِيرَةٌ، وَإِلْهُنَا بَصِيرٌ، نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ، غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِي الْعَظِيم . اَللّهُمَّ يَا وَاجِبَ الْوُجُودِ وَيَا وَاهِبَ الْخَيْرِ وَالْجُودِ، أَفِضُ عَلَيْنَا أَنْوَارَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ لَنَا الْوُصُولَ إِلَى كَمَالِ مَعْرِفَتِكَ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا، وَلاَ مَعْرِفَةَ لَنَا إِلَّا مَا أَلْهَمْتَنَا، إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ . اَللّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنَ الْعِصْمَةِ دَوَامَهَا، وَمِنَ النِّعْمَةِ تَمَامَهَا، وَمِنَ الرَّحْمَةِ شُمُولَهَا، وَمِنَ الْعَافِيَةِ حُصُولَهَا، وَمِنَ الْعَيْشِ أَرْغَدَهُ، وَمِنَ الْعُمُر أَسْعَدَهُ، وَمِنَ الْوَقْتِ أَطْيَبَهُ، وَمِنَ الرِّزْقِ أَوْسَعَهُ، وَمِنَ الْفَضْلِ أَعْذَبَهُ، وَمِنَ اللُّطْفِ أَنْفَعَهُ، وَمِنَ الْإِنْعَامِ أَعَمَّهُ، وَمِنَ الْإِحْسَانِ أَتَمَّهُ . اَللّهُمَّ كُنْ لَنَا وَلَا تَكُنْ عَلَيْنَا يَا غَفَّارُ . اَللَّهُمَّ حَصِلْ بِالسَّعَادَةِ أَجَالَنَا، وَحَقِّقْ بِالزِّيَادَةِ أَمَالَنَا، وَاقْرُنُ بِالْعَافِيَةِ غُدُوِّنَا وَأَصَالَنَا، وَاجْعَلْ إِلَى مَغْفِرَتِكَ مَصِيرَنَا وَمَأْلَنَا، وَصُبَّ سِجَالَ عَفْوكَ عَلَى ذُنُوبِنَا، وَمُنَّ عَلَيْنَا بِإِصْلاح عُيُوبِنَا، وَاجْعَلِ التَّقْوَى زَادَنَا، وَفِي دِينِكَ اجْتِهَادَنَا، فَإِنَّ عَلَيْكَ تَوَكُلَنَا وَاعْتِمَادَنَا، وَثَبِّتْنَا عَلَى نَهْجِ الْاِسْتِقَامَةِ، وَأَعِذْنَا فِي الدُّنْيَا مِنْ مُوجِبَاتِ النَّدَامَةِ يَوْمَ الْقِيامَةِ . اَللّهُمَّ رَبَّنَا خَفِّفْ عَنَّا ثِقَلَ الْأَوْزَار وَارْزُقْنَا مَعِيشَةَ الْأَبْرَارِ، وَاكْفِنَا وَاصْرِفْ عَنَّا شَرَّ الْأَشْرَارِ، وَأَعْتِقْ رِقَابَنَا وَرِقَابَ أَبَائِنَا وَأُمَّهَاتِنَا وَمَشَايِخِنَا وَمَشَايِحَ مَشَايِخِنَا وَأُسْتَاذِنَا وَأَسَاتِيذِ أُسْتَاذِنَا وَإِخْوَانِنَا، وَرقَابَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَمُرِيدِينَا وَتَلَامِيذِنَا مِنَ الدَّيْنِ وَالْمَظَالِمِ وَالنَّارِ، بِعَفْوِكَ وَبِرَحْمَتِكَ يَا عَزِيزُ يَا غَفَّارُ، يَا كَرِيمُ يَا سَتَّارُ ، يَا حَلِيمُ يَا جَبَّارُ، وَيَا وَهَّابُ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى الِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
[attachment=176141]
Namazın Sağlık Açısından Faydaları ve Sporla Benzerlikleri
Namaz, Müslümanlar için sadece bir ibadet değil, aynı zamanda düzenli bir fiziksel aktivitedir. Namazın hareketleri, vücudun birçok kas grubunu çalıştırarak sağlık açısından önemli faydalar sağlar.
Namazın Sağlık Açısından Faydaları:
Eklem Sağlığı: Namazın rükû, secde gibi hareketleri eklemlerin hareketliliğini artırır ve eklem sıvısının dolaşımını sağlar. Bu sayede eklemlerin daha sağlıklı olması ve yaşa bağlı kireçlenme gibi sorunların önlenmesinde önemli bir rol oynar.
Kas Gücü: Namazın farklı pozisyonları, bacak, kol ve sırt kaslarını çalıştırarak kas gücünü artırır. Bu durum, vücudun genel dengesini ve koordinasyonunu geliştirir.
Dolaşım Sistemi: Namaz sırasında yapılan hareketler, kan dolaşımını hızlandırarak kalp ve damar sağlığını destekler.
Stres Azaltma: Namazın ritmik hareketleri ve zihinsel odaklanma, stres hormonu seviyesini düşürerek ruh sağlığını olumlu etkiler.
Duruş Bozukluklarının Düzeltilmesi: Namaz sırasında doğru duruşa dikkat edilmesi, omurga sağlığını korur ve duruş bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olur.
Namaz ve Spor Arasındaki Benzerlikler:
Düzenli Hareket: Hem namaz hem de spor, düzenli yapılan fiziksel aktivitelerdir.
Kas Çalışması: Her ikisi de vücudun farklı kas gruplarını çalıştırır.
Sağlık Faydaları: Hem namaz hem de spor, fiziksel ve zihinsel sağlığı olumlu yönde etkiler.
Disiplin: Hem namaz hem de spor, disiplinli bir yaşam tarzı gerektirir.
Namazın Sporun Yerini Alıp Alamayacağı:
Namaz, ruhsal bir ibadet olduğu kadar fiziksel bir aktivitedir de. Ancak, namazın tüm sporların yerine geçeceğini söylemek doğru olmaz. Sporun farklı branşları, farklı kas gruplarını çalıştırır ve farklı sağlık faydaları sağlar. Bu nedenle, sağlıklı bir yaşam için hem namazı hem de düzenli sporu yapmak idealdir.
Sonuç olarak, namaz, sadece dini bir ibadet değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için de önemli bir araçtır. Ancak, tam bir sağlık için dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli spor yapma gibi diğer faktörlere de dikkat etmek gerekir.
Önemli Not: Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışınız.
Namazın sağlık faydaları hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
İslami Kaynaklar: Kur'an-ı Kerim, hadisler ve İslam alimlerinin eserleri
Tıp Literatürü: Spor fizyolojisi ve egzersiz fizyolojisi üzerine yapılan bilimsel çalışmalar
Namaz, Kur'an Okuma ve Tesbihin Beyin Sağlığına Etkileri
Namaz, Kur'an okuma ve tesbih gibi ibadetler, sadece dini bir boyut taşımakla kalmaz, aynı zamanda düzenli bir zihinsel egzersizdir. Bu ibadetlerin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, günümüz bilimsel araştırmalarla da desteklenmektedir.
İşte namaz, Kur'an okuma ve tesbihin beyin sağlığına olan etkileri:
Hafıza Güçlenmesi:
Kur'an ezberlemek: Kur'an-ı Kerim'in uzun ayet ve surelerini ezberlemek, beyindeki sinaptik bağlantıları güçlendirerek hafıza kapasitesini artırır.
Tesbih zikri: Tekrarlayıcı zikirler, beyinde yeni sinir hücrelerinin oluşumunu teşvik eder ve hafızayı güçlendirir.
Konsantrasyon Artışı:
Namazın huşu içinde kılınması: Namaz sırasında zihni tek bir noktaya odaklamak, dikkat dağınıklığını önler ve konsantrasyonu artırır.
Stres Azaltma:
Zikir ve dua: Tesbih çekmek ve dua etmek, stres hormonlarının seviyesini düşürerek rahatlama sağlar.
Namazın sakinleştirici etkisi: Namazın ritmik hareketleri ve derin nefes alıp verme, vücuttaki gerginliği azaltır.
Bilişsel Becerilerin Gelişimi:
Kur'an tefsiri: Kur'an'ı anlamaya çalışmak, dil becerilerini, mantıksal düşünme yeteneğini ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirir.
Duygusal Zeka:
Empati ve merhamet: İbadetler, insanı başkalarına karşı daha merhametli ve empatik olmaya teşvik eder. Bu durum, duygusal zekayı geliştirir.
Beyin Plastisitesi:
Yeni öğrenmeler: Kur'an öğrenmek ve ibadet etmek, beyinde yeni sinaptik bağlantılar oluşmasına ve beynin daha esnek hale gelmesine yardımcı olur.
Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?
Hafızlık ve Beyin: Hafızlık eğitimi alan kişilerde yapılan araştırmalar, beyin yapısında olumlu değişiklikler olduğunu göstermiştir.
Meditasyon ve Beyin: Namazın meditasyona benzer yönleri bulunmaktadır. Meditasyon çalışmalarında, beyinde stresle ilişkili bölgelerin aktivitesinde azalma olduğu ve yaratıcılıkla ilişkili bölgelerin aktivitesinde artış olduğu görülmüştür.
Sonuç olarak, namaz, Kur'an okuma ve tesbih gibi ibadetler, sadece ruhani bir boyut taşımakla kalmaz, aynı zamanda beyin sağlığı için de oldukça faydalıdır. Bu ibadetlerin düzenli olarak yapılması, hem zihinsel hem de fiziksel sağlığın korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlar.
Not: Bu bilgiler genel bir değerlendirmedir. Kişisel durumunuza göre farklılıklar olabilir. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışın.
Daha fazla bilgi için şu kaynaklara başvurabilirsiniz:
İslami Kaynaklar: Kur'an-ı Kerim, hadisler ve İslam alimlerinin eserleri
Bilimsel Araştırmalar: Nörobilim ve psikoloji alanındaki çalışmalar
Namazın Ruh Sağlığına Etkileri
Namaz, sadece dini bir ibadet olmakla kalmayıp, aynı zamanda bireyin ruh sağlığı üzerinde derin etkileri olan bir uygulamadır. Düzenli olarak kılınan namaz, bireyin psikolojik ve duygusal durumunu olumlu yönde etkileyerek yaşam kalitesini artırır. İşte namazın ruh sağlığına olan başlıca etkileri:
Stres ve Anksiyetenin Azalması: Namaz sırasında yapılan ritmik hareketler, derin nefes alıp verme ve zihnin tek bir noktaya odaklanması, vücuttaki stres hormonlarının seviyesini düşürerek rahatlama sağlar. Bu da stres ve anksiyete gibi sorunların azalmasına yardımcı olur.
Depresyonun Önlenmesi: Namaz, bireye bir amaç ve hedef verir. Düzenli olarak kılınan namaz, kişinin kendini yalnız hissetmesini engeller ve sosyal ilişkilerini güçlendirir. Bu da depresyon riskini azaltır.
Otizm ve Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEHB) Üzerine Olumlu Etkiler: Bazı araştırmalar, namazın otizm spektrum bozukluğu ve DEHB gibi nörogelişimsel bozuklukları olan bireylerde dikkat süresini artırdığını ve sosyal becerileri geliştirdiğini göstermektedir.
Özgüvenin Artması: Namaz, bireye disiplin ve düzenli bir yaşam kazandırır. Bu da kişinin kendine güvenini artırır ve başarılarını destekler.
Sabır ve Hoşgörünün Gelişmesi: Namaz sırasında karşılaşılan zorluklar, bireyde sabır ve hoşgörü gibi olumlu özellikleri geliştirir.
İçsel Barış: Namaz, bireyi Allah'a bağlayarak içsel bir huzur ve mutluluk duygusu verir. Bu da kişinin kendisiyle ve çevresiyle barışık olmasını sağlar.
Empati ve Merhamet Duygusunun Artması: Namaz, bireyi başkalarına karşı daha merhametli ve empatik olmaya teşvik eder. Bu durum, sosyal ilişkileri güçlendirir ve toplum hayatına olumlu katkı sağlar.
Namazın Ruh Sağlığına Olan Etkilerinin Bilimsel Açıklamaları:
Beyin Dalgalarındaki Değişiklikler: Namaz sırasında beyinde alfa dalgalarında artış görülür. Alfa dalgaları, rahatlama ve zihinsel berraklık ile ilişkilidir.
Stres Hormonlarının Azalması: Namaz, kortizol gibi stres hormonlarının seviyesini düşürürken, endorfin gibi mutluluk hormonlarının salgılanmasını artırır.
Bağlantılılık Hissi: Namaz, bireyi bir topluluğa ait hissettirir ve sosyal bağlarını güçlendirir. Bu da yalnızlık hissini azaltır ve ruh sağlığını olumlu etkiler.
Sonuç olarak, namaz, sadece dini bir ibadet olmakla kalmayıp, aynı zamanda bireyin ruh sağlığı için de oldukça faydalı bir uygulamadır. Düzenli olarak kılınan namaz, stres, anksiyete, depresyon gibi birçok psikolojik sorunun üstesinden gelmeye yardımcı olur ve bireyin genel yaşam kalitesini artırır.
Not: Bu bilgiler genel bir değerlendirmedir. Kişisel durumunuza göre farklılıklar olabilir. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışın.
Daha fazla bilgi için şu kaynaklara başvurabilirsiniz:
İslami Kaynaklar: Kur'an-ı Kerim, hadisler ve İslam alimlerinin eserleri
Bilimsel Araştırmalar: Psikoloji ve nörobilim alanındaki çalışmalar
Namaz Kılan Bir İnsanın Yaşlansa da Dinç Kalması: Bilimsel ve İnançsal Açıklamalar
Namazın sadece ruhani bir ibadet değil, aynı zamanda bedensel ve zihinsel sağlığı olumlu etkileyen bir uygulama olduğu, birçok kişi tarafından gözlemlenmiştir. Yaşlılıkta bile dinç kalmanın sırrının namazda gizli olabileceği düşüncesi, hem kişisel deneyimler hem de bilimsel araştırmalarla desteklenmektedir. İşte bu konuya dair bazı açıklamalar:
Bilimsel Açıklamalar
Düzenli Hareket: Namaz, düzenli yapılan bir fiziksel aktivitedir. Özellikle eklem hareketleri, kasların çalışması ve esneme hareketleri, vücudun esnekliğini korumasına ve kas kuvvetini artırmasına yardımcı olur. Bu da yaşlılıkta daha dinç bir vücuda sahip olmayı sağlar.
Stres Azaltma: Namaz, zihni rahatlatan ve stresi azaltan bir etkiye sahiptir. Stresin azalmasıyla birlikte bağışıklık sistemi güçlenir ve vücut hastalıklara karşı daha dirençli hale gelir.
Duygusal Denge: Namaz, bireye iç huzuru ve psikolojik denge sağlar. Bu durum, yaşlılıkta sık görülen depresyon ve kaygı gibi duygusal sorunların önlenmesine yardımcı olur.
Sosyal İlişkiler: Cemaatle kılınan namaz, sosyal ilişkilerin güçlenmesini sağlar. Sosyal etkileşim, yaşlılıkta yalnızlık hissini azaltır ve yaşam kalitesini artırır.
İnançsal Açıklamalar
Allah'a Bağlılık: Namaz, insanı Allah'a bağlayan bir ibadettir. Bu bağ, yaşlılıkta dahi insana güç verir ve yaşama karşı olumlu bir tutum sergilemesini sağlar.
Sabır ve Kararlılık: Namaz, sabır ve kararlılık gibi erdemleri geliştirir. Bu erdemler, yaşlılıkta karşılaşılan zorluklarla başa çıkmada bireylere güç verir.
Umut ve İman: Namaz, insanlara umut ve iman verir. Bu da yaşlılıkta bile hayata tutunmalarını sağlar.
Namazın Yaşlılıkta Dinç Kalmaya Katkıları
Fiziksel Sağlık: Düzenli egzersiz etkisiyle kas ve eklem sağlığını korur, kemik erimesini önler.
Zihinsel Sağlık: Hafıza, konsantrasyon ve öğrenme becerilerini geliştirir.
Ruhsal Sağlık: Stres, kaygı ve depresyon gibi duygusal sorunları azaltır, iç huzuru sağlar.
Sosyal Hayata Katılım: Toplumsal ilişkileri güçlendirerek yalnızlığı önler.
Yaşam Kalitesini Artırır: Hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha iyi bir yaşam sürmeyi sağlar.
Sonuç olarak, namazın sadece dini bir ibadet değil, aynı zamanda bedensel ve ruhsal sağlığı olumlu yönde etkileyen bir uygulama olduğu söylenebilir. Düzenli olarak kılınan namaz, yaşlılıkta bile dinç kalmayı sağlayan önemli faktörlerden biridir. Ancak, sağlıklı bir yaşam için sadece namaz yeterli değildir. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli sağlık kontrolleri de oldukça önemlidir.
Unutmayın: Bu bilgiler genel bir değerlendirmedir. Kişisel durumunuza göre farklılıklar olabilir. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışın.
İman Kuvveti: Manevi Bir Gücün Tanımı
İman kuvveti, kısaca Allah'a ve O'nun emirlerine tam bir inanç ve güven duymaktan kaynaklanan bir içsel güçtür. Bu güç, insanın hayatının her alanında ona yön veren, güçlendiren ve destekleyen bir enerjidir. İman kuvveti, sadece bir inanç meselesi olmakla kalmayıp, aynı zamanda kişinin hayatına yön veren bir irade ve kararlılık gücüdür.
İman Kuvvetinin Temel Özellikleri
Güçlü Bir İrade: İman kuvveti, zorluklar karşısında yılmamayı, hedeflere ulaşmak için çaba göstermeyi ve doğru yolda ilerlemeyi sağlar.
Sabır ve Kararlılık: İman eden kişi, sabırlı ve kararlıdır. Zorluklarla karşılaştığında hemen pes etmez, çözüm yolları aramaya devam eder.
Umudun Varlığı: İman, insana her zaman umut verir. Geleceğe dair olumlu düşünmeyi sağlar ve zorlukların üstesinden gelme gücü verir.
Sorumluluk Bilinci: İman eden kişi, yaptığı her işten sorumlu olduğunu bilir ve bu bilinçle hareket eder.
İyilik Yapma Arzusu: İman, insanı iyilik yapmaya, başkalarına yardım etmeye ve topluma faydalı olmaya teşvik eder.
Kendi Kendini Geliştirme: İman, insanın kendini sürekli olarak geliştirmesine ve daha iyi bir insan olmasına katkı sağlar.
İman Kuvvetinin Hayatımızdaki Yansımaları
Zorluklarla Başa Çıkma: İman kuvveti, insanın hayatındaki zorluklarla başa çıkmasına yardımcı olur. Hastalık, acı, kayıp gibi zor durumlarda bile insanı ayakta tutar.
Mutlu Bir Hayat: İman, insanın iç huzurunu sağlar ve mutluluğunu artırır.
Başarılı Bir Yaşam: İman, insanın hedeflerine ulaşmasına ve başarılı bir hayat sürmesine yardımcı olur.
Topluma Faydalı Olma: İman, insanı topluma faydalı olmaya ve insanlığa hizmet etmeye teşvik eder.
İman Kuvvetini Güçlendirmenin Yolları
Namaz: Namaz, insanı Allah'a yaklaştıran ve iç huzuru sağlayan en önemli ibadettir.
Kur'an Okuma: Kur'an-ı Kerim'i okumak, insanın imanını güçlendirir ve kalbini nurlandırır.
Zikir: Zikir, Allah'ı anmak ve O'na yakınlaşmak için yapılan bir ibadettir.
İyilik Yapmak: İyilik yapmak, insanın kalbini temizler ve imanını güçlendirir.
İlim Öğrenmek: İlim öğrenmek, insanın Allah'ı daha iyi tanımasına ve imanını güçlendirmesine yardımcı olur.
Sonuç olarak, iman kuvveti, insanın hayatındaki en büyük güç kaynağıdır. Bu güç, insanı zorluklarla başa çıkmaya, mutlu bir hayat sürmeye ve topluma faydalı olmaya teşvik eder. İman kuvveti, sadece bir inanç meselesi olmakla kalmayıp, aynı zamanda insanın hayatına yön veren bir irade ve kararlılık gücüdür.
Unutmayın: İman kuvveti, sürekli beslenmesi ve güçlendirilmesi gereken bir değerdir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yöntemlerle imanınızı güçlendirmeye çalışın.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
Namazın Sağlık Açısından Faydaları ve Sporla Benzerlikleri
Namaz, Müslümanlar için sadece bir ibadet değil, aynı zamanda düzenli bir fiziksel aktivitedir. Namazın hareketleri, vücudun birçok kas grubunu çalıştırarak sağlık açısından önemli faydalar sağlar.
Namazın Sağlık Açısından Faydaları:
Eklem Sağlığı: Namazın rükû, secde gibi hareketleri eklemlerin hareketliliğini artırır ve eklem sıvısının dolaşımını sağlar. Bu sayede eklemlerin daha sağlıklı olması ve yaşa bağlı kireçlenme gibi sorunların önlenmesinde önemli bir rol oynar.
Kas Gücü: Namazın farklı pozisyonları, bacak, kol ve sırt kaslarını çalıştırarak kas gücünü artırır. Bu durum, vücudun genel dengesini ve koordinasyonunu geliştirir.
Dolaşım Sistemi: Namaz sırasında yapılan hareketler, kan dolaşımını hızlandırarak kalp ve damar sağlığını destekler.
Stres Azaltma: Namazın ritmik hareketleri ve zihinsel odaklanma, stres hormonu seviyesini düşürerek ruh sağlığını olumlu etkiler.
Duruş Bozukluklarının Düzeltilmesi: Namaz sırasında doğru duruşa dikkat edilmesi, omurga sağlığını korur ve duruş bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olur.
Namaz ve Spor Arasındaki Benzerlikler:
Düzenli Hareket: Hem namaz hem de spor, düzenli yapılan fiziksel aktivitelerdir.
Kas Çalışması: Her ikisi de vücudun farklı kas gruplarını çalıştırır.
Sağlık Faydaları: Hem namaz hem de spor, fiziksel ve zihinsel sağlığı olumlu yönde etkiler.
Disiplin: Hem namaz hem de spor, disiplinli bir yaşam tarzı gerektirir.
Namazın Sporun Yerini Alıp Alamayacağı:
Namaz, ruhsal bir ibadet olduğu kadar fiziksel bir aktivitedir de. Ancak, namazın tüm sporların yerine geçeceğini söylemek doğru olmaz. Sporun farklı branşları, farklı kas gruplarını çalıştırır ve farklı sağlık faydaları sağlar. Bu nedenle, sağlıklı bir yaşam için hem namazı hem de düzenli sporu yapmak idealdir.
Sonuç olarak, namaz, sadece dini bir ibadet değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için de önemli bir araçtır. Ancak, tam bir sağlık için dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli spor yapma gibi diğer faktörlere de dikkat etmek gerekir.
Önemli Not: Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışınız.
Namazın sağlık faydaları hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
İslami Kaynaklar: Kur'an-ı Kerim, hadisler ve İslam alimlerinin eserleri
Tıp Literatürü: Spor fizyolojisi ve egzersiz fizyolojisi üzerine yapılan bilimsel çalışmalar
Namaz, Kur'an Okuma ve Tesbihin Beyin Sağlığına Etkileri
Namaz, Kur'an okuma ve tesbih gibi ibadetler, sadece dini bir boyut taşımakla kalmaz, aynı zamanda düzenli bir zihinsel egzersizdir. Bu ibadetlerin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, günümüz bilimsel araştırmalarla da desteklenmektedir.
İşte namaz, Kur'an okuma ve tesbihin beyin sağlığına olan etkileri:
Hafıza Güçlenmesi:
Kur'an ezberlemek: Kur'an-ı Kerim'in uzun ayet ve surelerini ezberlemek, beyindeki sinaptik bağlantıları güçlendirerek hafıza kapasitesini artırır.
Tesbih zikri: Tekrarlayıcı zikirler, beyinde yeni sinir hücrelerinin oluşumunu teşvik eder ve hafızayı güçlendirir.
Konsantrasyon Artışı:
Namazın huşu içinde kılınması: Namaz sırasında zihni tek bir noktaya odaklamak, dikkat dağınıklığını önler ve konsantrasyonu artırır.
Stres Azaltma:
Zikir ve dua: Tesbih çekmek ve dua etmek, stres hormonlarının seviyesini düşürerek rahatlama sağlar.
Namazın sakinleştirici etkisi: Namazın ritmik hareketleri ve derin nefes alıp verme, vücuttaki gerginliği azaltır.
Bilişsel Becerilerin Gelişimi:
Kur'an tefsiri: Kur'an'ı anlamaya çalışmak, dil becerilerini, mantıksal düşünme yeteneğini ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirir.
Duygusal Zeka:
Empati ve merhamet: İbadetler, insanı başkalarına karşı daha merhametli ve empatik olmaya teşvik eder. Bu durum, duygusal zekayı geliştirir.
Beyin Plastisitesi:
Yeni öğrenmeler: Kur'an öğrenmek ve ibadet etmek, beyinde yeni sinaptik bağlantılar oluşmasına ve beynin daha esnek hale gelmesine yardımcı olur.
Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?
Hafızlık ve Beyin: Hafızlık eğitimi alan kişilerde yapılan araştırmalar, beyin yapısında olumlu değişiklikler olduğunu göstermiştir.
Meditasyon ve Beyin: Namazın meditasyona benzer yönleri bulunmaktadır. Meditasyon çalışmalarında, beyinde stresle ilişkili bölgelerin aktivitesinde azalma olduğu ve yaratıcılıkla ilişkili bölgelerin aktivitesinde artış olduğu görülmüştür.
Sonuç olarak, namaz, Kur'an okuma ve tesbih gibi ibadetler, sadece ruhani bir boyut taşımakla kalmaz, aynı zamanda beyin sağlığı için de oldukça faydalıdır. Bu ibadetlerin düzenli olarak yapılması, hem zihinsel hem de fiziksel sağlığın korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlar.
Not: Bu bilgiler genel bir değerlendirmedir. Kişisel durumunuza göre farklılıklar olabilir. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışın.
Daha fazla bilgi için şu kaynaklara başvurabilirsiniz:
İslami Kaynaklar: Kur'an-ı Kerim, hadisler ve İslam alimlerinin eserleri
Bilimsel Araştırmalar: Nörobilim ve psikoloji alanındaki çalışmalar
Namazın Ruh Sağlığına Etkileri
Namaz, sadece dini bir ibadet olmakla kalmayıp, aynı zamanda bireyin ruh sağlığı üzerinde derin etkileri olan bir uygulamadır. Düzenli olarak kılınan namaz, bireyin psikolojik ve duygusal durumunu olumlu yönde etkileyerek yaşam kalitesini artırır. İşte namazın ruh sağlığına olan başlıca etkileri:
Stres ve Anksiyetenin Azalması: Namaz sırasında yapılan ritmik hareketler, derin nefes alıp verme ve zihnin tek bir noktaya odaklanması, vücuttaki stres hormonlarının seviyesini düşürerek rahatlama sağlar. Bu da stres ve anksiyete gibi sorunların azalmasına yardımcı olur.
Depresyonun Önlenmesi: Namaz, bireye bir amaç ve hedef verir. Düzenli olarak kılınan namaz, kişinin kendini yalnız hissetmesini engeller ve sosyal ilişkilerini güçlendirir. Bu da depresyon riskini azaltır.
Otizm ve Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEHB) Üzerine Olumlu Etkiler: Bazı araştırmalar, namazın otizm spektrum bozukluğu ve DEHB gibi nörogelişimsel bozuklukları olan bireylerde dikkat süresini artırdığını ve sosyal becerileri geliştirdiğini göstermektedir.
Özgüvenin Artması: Namaz, bireye disiplin ve düzenli bir yaşam kazandırır. Bu da kişinin kendine güvenini artırır ve başarılarını destekler.
Sabır ve Hoşgörünün Gelişmesi: Namaz sırasında karşılaşılan zorluklar, bireyde sabır ve hoşgörü gibi olumlu özellikleri geliştirir.
İçsel Barış: Namaz, bireyi Allah'a bağlayarak içsel bir huzur ve mutluluk duygusu verir. Bu da kişinin kendisiyle ve çevresiyle barışık olmasını sağlar.
Empati ve Merhamet Duygusunun Artması: Namaz, bireyi başkalarına karşı daha merhametli ve empatik olmaya teşvik eder. Bu durum, sosyal ilişkileri güçlendirir ve toplum hayatına olumlu katkı sağlar.
Namazın Ruh Sağlığına Olan Etkilerinin Bilimsel Açıklamaları:
Beyin Dalgalarındaki Değişiklikler: Namaz sırasında beyinde alfa dalgalarında artış görülür. Alfa dalgaları, rahatlama ve zihinsel berraklık ile ilişkilidir.
Stres Hormonlarının Azalması: Namaz, kortizol gibi stres hormonlarının seviyesini düşürürken, endorfin gibi mutluluk hormonlarının salgılanmasını artırır.
Bağlantılılık Hissi: Namaz, bireyi bir topluluğa ait hissettirir ve sosyal bağlarını güçlendirir. Bu da yalnızlık hissini azaltır ve ruh sağlığını olumlu etkiler.
Sonuç olarak, namaz, sadece dini bir ibadet olmakla kalmayıp, aynı zamanda bireyin ruh sağlığı için de oldukça faydalı bir uygulamadır. Düzenli olarak kılınan namaz, stres, anksiyete, depresyon gibi birçok psikolojik sorunun üstesinden gelmeye yardımcı olur ve bireyin genel yaşam kalitesini artırır.
Not: Bu bilgiler genel bir değerlendirmedir. Kişisel durumunuza göre farklılıklar olabilir. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışın.
Daha fazla bilgi için şu kaynaklara başvurabilirsiniz:
İslami Kaynaklar: Kur'an-ı Kerim, hadisler ve İslam alimlerinin eserleri
Bilimsel Araştırmalar: Psikoloji ve nörobilim alanındaki çalışmalar
Namaz Kılan Bir İnsanın Yaşlansa da Dinç Kalması: Bilimsel ve İnançsal Açıklamalar
Namazın sadece ruhani bir ibadet değil, aynı zamanda bedensel ve zihinsel sağlığı olumlu etkileyen bir uygulama olduğu, birçok kişi tarafından gözlemlenmiştir. Yaşlılıkta bile dinç kalmanın sırrının namazda gizli olabileceği düşüncesi, hem kişisel deneyimler hem de bilimsel araştırmalarla desteklenmektedir. İşte bu konuya dair bazı açıklamalar:
Bilimsel Açıklamalar
Düzenli Hareket: Namaz, düzenli yapılan bir fiziksel aktivitedir. Özellikle eklem hareketleri, kasların çalışması ve esneme hareketleri, vücudun esnekliğini korumasına ve kas kuvvetini artırmasına yardımcı olur. Bu da yaşlılıkta daha dinç bir vücuda sahip olmayı sağlar.
Stres Azaltma: Namaz, zihni rahatlatan ve stresi azaltan bir etkiye sahiptir. Stresin azalmasıyla birlikte bağışıklık sistemi güçlenir ve vücut hastalıklara karşı daha dirençli hale gelir.
Duygusal Denge: Namaz, bireye iç huzuru ve psikolojik denge sağlar. Bu durum, yaşlılıkta sık görülen depresyon ve kaygı gibi duygusal sorunların önlenmesine yardımcı olur.
Sosyal İlişkiler: Cemaatle kılınan namaz, sosyal ilişkilerin güçlenmesini sağlar. Sosyal etkileşim, yaşlılıkta yalnızlık hissini azaltır ve yaşam kalitesini artırır.
İnançsal Açıklamalar
Allah'a Bağlılık: Namaz, insanı Allah'a bağlayan bir ibadettir. Bu bağ, yaşlılıkta dahi insana güç verir ve yaşama karşı olumlu bir tutum sergilemesini sağlar.
Sabır ve Kararlılık: Namaz, sabır ve kararlılık gibi erdemleri geliştirir. Bu erdemler, yaşlılıkta karşılaşılan zorluklarla başa çıkmada bireylere güç verir.
Umut ve İman: Namaz, insanlara umut ve iman verir. Bu da yaşlılıkta bile hayata tutunmalarını sağlar.
Namazın Yaşlılıkta Dinç Kalmaya Katkıları
Fiziksel Sağlık: Düzenli egzersiz etkisiyle kas ve eklem sağlığını korur, kemik erimesini önler.
Zihinsel Sağlık: Hafıza, konsantrasyon ve öğrenme becerilerini geliştirir.
Ruhsal Sağlık: Stres, kaygı ve depresyon gibi duygusal sorunları azaltır, iç huzuru sağlar.
Sosyal Hayata Katılım: Toplumsal ilişkileri güçlendirerek yalnızlığı önler.
Yaşam Kalitesini Artırır: Hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha iyi bir yaşam sürmeyi sağlar.
Sonuç olarak, namazın sadece dini bir ibadet değil, aynı zamanda bedensel ve ruhsal sağlığı olumlu yönde etkileyen bir uygulama olduğu söylenebilir. Düzenli olarak kılınan namaz, yaşlılıkta bile dinç kalmayı sağlayan önemli faktörlerden biridir. Ancak, sağlıklı bir yaşam için sadece namaz yeterli değildir. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli sağlık kontrolleri de oldukça önemlidir.
Unutmayın: Bu bilgiler genel bir değerlendirmedir. Kişisel durumunuza göre farklılıklar olabilir. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışın.
İman Kuvveti: Manevi Bir Gücün Tanımı
İman kuvveti, kısaca Allah'a ve O'nun emirlerine tam bir inanç ve güven duymaktan kaynaklanan bir içsel güçtür. Bu güç, insanın hayatının her alanında ona yön veren, güçlendiren ve destekleyen bir enerjidir. İman kuvveti, sadece bir inanç meselesi olmakla kalmayıp, aynı zamanda kişinin hayatına yön veren bir irade ve kararlılık gücüdür.
İman Kuvvetinin Temel Özellikleri
Güçlü Bir İrade: İman kuvveti, zorluklar karşısında yılmamayı, hedeflere ulaşmak için çaba göstermeyi ve doğru yolda ilerlemeyi sağlar.
Sabır ve Kararlılık: İman eden kişi, sabırlı ve kararlıdır. Zorluklarla karşılaştığında hemen pes etmez, çözüm yolları aramaya devam eder.
Umudun Varlığı: İman, insana her zaman umut verir. Geleceğe dair olumlu düşünmeyi sağlar ve zorlukların üstesinden gelme gücü verir.
Sorumluluk Bilinci: İman eden kişi, yaptığı her işten sorumlu olduğunu bilir ve bu bilinçle hareket eder.
İyilik Yapma Arzusu: İman, insanı iyilik yapmaya, başkalarına yardım etmeye ve topluma faydalı olmaya teşvik eder.
Kendi Kendini Geliştirme: İman, insanın kendini sürekli olarak geliştirmesine ve daha iyi bir insan olmasına katkı sağlar.
İman Kuvvetinin Hayatımızdaki Yansımaları
Zorluklarla Başa Çıkma: İman kuvveti, insanın hayatındaki zorluklarla başa çıkmasına yardımcı olur. Hastalık, acı, kayıp gibi zor durumlarda bile insanı ayakta tutar.
Mutlu Bir Hayat: İman, insanın iç huzurunu sağlar ve mutluluğunu artırır.
Başarılı Bir Yaşam: İman, insanın hedeflerine ulaşmasına ve başarılı bir hayat sürmesine yardımcı olur.
Topluma Faydalı Olma: İman, insanı topluma faydalı olmaya ve insanlığa hizmet etmeye teşvik eder.
İman Kuvvetini Güçlendirmenin Yolları
Namaz: Namaz, insanı Allah'a yaklaştıran ve iç huzuru sağlayan en önemli ibadettir.
Kur'an Okuma: Kur'an-ı Kerim'i okumak, insanın imanını güçlendirir ve kalbini nurlandırır.
Zikir: Zikir, Allah'ı anmak ve O'na yakınlaşmak için yapılan bir ibadettir.
İyilik Yapmak: İyilik yapmak, insanın kalbini temizler ve imanını güçlendirir.
İlim Öğrenmek: İlim öğrenmek, insanın Allah'ı daha iyi tanımasına ve imanını güçlendirmesine yardımcı olur.
Sonuç olarak, iman kuvveti, insanın hayatındaki en büyük güç kaynağıdır. Bu güç, insanı zorluklarla başa çıkmaya, mutlu bir hayat sürmeye ve topluma faydalı olmaya teşvik eder. İman kuvveti, sadece bir inanç meselesi olmakla kalmayıp, aynı zamanda insanın hayatına yön veren bir irade ve kararlılık gücüdür.
Unutmayın: İman kuvveti, sürekli beslenmesi ve güçlendirilmesi gereken bir değerdir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yöntemlerle imanınızı güçlendirmeye çalışın.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
[attachment=176139]
Andromeda Galaksisi: Komşumuz, Samanyolu'nun Geleceği
Andromeda Galaksisi, çıplak gözle görülebilen en uzak gök cismi olarak bilinir ve Samanyolu galaksimizin en yakın büyük komşusudur. Yaklaşık 2.5 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alan bu sarmal galaksi, gökbilimcilerin uzun süredir ilgi odağı olmuştur.
Andromeda Galaksisinin Önemli Özellikleri
Boyut: Andromeda, Samanyolu galaksisi ile benzer boyutlara sahiptir. Çapı yaklaşık 220.000 ışık yılıdır.
Yıldız Sayısı: İçerisinde yaklaşık bir trilyon yıldız barındıran Andromeda, Samanyolu'ndan daha fazla yıldıza ev sahipliği yapar.
Hızlı Yaklaşma: Andromeda galaksisi, her saniye Samanyolu'na yaklaşık 112 kilometre yaklaşmaktadır.
Çarpışma: Gökbilimcilerin tahminlerine göre, yaklaşık 4.5 milyar yıl sonra Andromeda ve Samanyolu galaksileri çarpışacak ve zamanla tek bir büyük galaksi oluşturacaktır.
Andromeda Galaksisi'nin Önemi
Kozmik Çarpışmaların İncelenmesi: Andromeda ve Samanyolu'nun gelecekteki çarpışması, galaksilerin nasıl evrimleştiği ve birleştiği hakkında önemli bilgiler sunacaktır.
Evrenin Genişlemesi: Andromeda galaksisinin uzaklaşma hızı, evrenin genişlemesi hakkında önemli ipuçları verir.
Yerel Grubun En Büyük Üyelerinden Biri: Andromeda, Yerel Grup adı verilen galaksi grubunun en büyük üyelerinden biridir. Bu gruptaki diğer galaksilerle olan etkileşimleri, galaksi oluşumu ve evrimi hakkında önemli bilgiler sağlar.
Andromeda Galaksisi Hakkında Daha Fazla Bilgi
Yaş: Andromeda galaksisinin yaşı yaklaşık 10 milyar yıl olarak tahmin edilmektedir.
Şekli: Sarmal bir yapıya sahip olan Andromeda galaksisi, merkezinde büyük bir çubuk yapısına da sahiptir.
Karanlık Madde: Andromeda galaksisinin büyük bir kısmı, doğrudan gözlemlenemeyen karanlık madde tarafından oluşturulmaktadır.
Sonuç
Andromeda galaksisi, hem görsel olarak etkileyici hem de bilimsel açıdan son derece önemli bir gök cismidir. Bu galaksi hakkında yapılan çalışmalar, evrenin yapısı, galaksilerin oluşumu ve evrimi gibi temel sorulara cevap bulmamıza yardımcı olmaktadır.
Ek Bilgiler:
Andromeda galaksisi, çıplak gözle gözlemlenebilen en uzak gök cismi olmasına rağmen, şehir ışıklarından uzak, karanlık bir gökyüzünde daha net görülebilir.
Andromeda galaksisi hakkında daha fazla bilgi almak için amatör ve profesyonel astronomi sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Anahtar Kelimeler: Andromeda galaksisi, Samanyolu galaksisi, galaksi çarpışması, sarmal galaksi, gökbilim
Not: Bu metin, Andromeda galaksisi hakkında genel bir bilgi sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için bilimsel makalelere ve astronomi kaynaklarına başvurabilirsiniz.
Samanyolu Galaksisi: Evimizin Adresi
Samanyolu Galaksisi, Güneş Sistemimizin de içinde bulunduğu devasa bir yıldız sistemidir. Gece gökyüzünde çıplak gözle görülen, bulanık bir ışık şeridi olarak gözlemlenir. Bu ışık şeridi, galaksimizin diskinde yer alan milyarlarca yıldızın toplam ışığından oluşur.
Samanyolu'nun Yapısı
Samanyolu, çubuklu sarmal bir galaksi olarak sınıflandırılır. Merkezinde çubuk şeklinde bir yapı bulunur ve bu çubuktan kollar halinde yıldızlar, gaz ve toz uzanır. Güneş Sistemimiz, bu kollarından birinde yer alır.
Samanyolu'nun Boyutları
Çap: Yaklaşık 100.000 ışık yılı
Kalınlık: Galaktik diskin kalınlığı ise ortalama olarak 1.000 ışık yılı civarındadır.
Yıldız Sayısı: Yaklaşık 200-400 milyar yıldız barındırır.
Samanyolu'nda Yaşam
Samanyolu'nda yaşamın olup olmadığı hala cevaplanmayı bekleyen en büyük sorulardan biridir. Güneş Sistemi dışında da yaşama elverişli gezegenler olabileceği düşünülmektedir ve bu konuda araştırmalar devam etmektedir.
Samanyolu'nun Geleceği
Gökbilimcilerin tahminlerine göre, Samanyolu Galaksisi yaklaşık 4.5 milyar yıl sonra Andromeda Galaksisi ile çarpışacak ve tek bir büyük galaksi oluşturacaktır. Bu kozmik çarpışma, galaksimizin yapısını ve geleceğini önemli ölçüde etkileyecektir.
Samanyolu Hakkında Daha Fazla Bilgi
Karanlık Madde: Samanyolu'nun büyük bir kısmı, doğrudan gözlemlenemeyen karanlık madde tarafından oluşturulmaktadır.
Süpernova: Samanyolu'nda zaman zaman büyük kütleli yıldızların patlaması sonucu süpernovalar meydana gelir. Bu patlamalar, yeni yıldızların oluşumuna ve elementlerin uzaya dağılmasına neden olur.
Kara Delik: Samanyolu'nun merkezinde büyük kütleli bir kara delik olduğu düşünülmektedir.
Samanyolu Galaksisi, evrenin en büyük ve en gizemli yapılarından biridir. Bu devasa yıldız sistemini daha iyi anlamak için bilim insanları, teleskoplar ve uzay araçları kullanarak araştırmalarına devam etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Samanyolu galaksisi, galaksi, yıldız, evren, Andromeda galaksisi, çarpışma, karanlık madde, süpernova, kara delik
Not: Bu metin, Samanyolu Galaksisi hakkında genel bir bilgi sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için bilimsel makalelere ve astronomi kaynaklarına başvurabilirsiniz.
Ek olarak:
Video Kaynaklar: YouTube gibi platformlarda Samanyolu Galaksisi hakkında birçok belgesel ve animasyon bulabilirsiniz.
Gözlem: Şehir ışıklarından uzak, karanlık bir yerde çıplak gözle veya dürbünle Samanyolu'nu gözlemleyebilirsiniz.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
[attachment=176139]
[attachment=176140]
Andromeda Galaksisi: Komşumuz, Samanyolu'nun Geleceği
Andromeda Galaksisi, çıplak gözle görülebilen en uzak gök cismi olarak bilinir ve Samanyolu galaksimizin en yakın büyük komşusudur. Yaklaşık 2.5 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alan bu sarmal galaksi, gökbilimcilerin uzun süredir ilgi odağı olmuştur.
Andromeda Galaksisinin Önemli Özellikleri
Boyut: Andromeda, Samanyolu galaksisi ile benzer boyutlara sahiptir. Çapı yaklaşık 220.000 ışık yılıdır.
Yıldız Sayısı: İçerisinde yaklaşık bir trilyon yıldız barındıran Andromeda, Samanyolu'ndan daha fazla yıldıza ev sahipliği yapar.
Hızlı Yaklaşma: Andromeda galaksisi, her saniye Samanyolu'na yaklaşık 112 kilometre yaklaşmaktadır.
Çarpışma: Gökbilimcilerin tahminlerine göre, yaklaşık 4.5 milyar yıl sonra Andromeda ve Samanyolu galaksileri çarpışacak ve zamanla tek bir büyük galaksi oluşturacaktır.
Andromeda Galaksisi'nin Önemi
Kozmik Çarpışmaların İncelenmesi: Andromeda ve Samanyolu'nun gelecekteki çarpışması, galaksilerin nasıl evrimleştiği ve birleştiği hakkında önemli bilgiler sunacaktır.
Evrenin Genişlemesi: Andromeda galaksisinin uzaklaşma hızı, evrenin genişlemesi hakkında önemli ipuçları verir.
Yerel Grubun En Büyük Üyelerinden Biri: Andromeda, Yerel Grup adı verilen galaksi grubunun en büyük üyelerinden biridir. Bu gruptaki diğer galaksilerle olan etkileşimleri, galaksi oluşumu ve evrimi hakkında önemli bilgiler sağlar.
Andromeda Galaksisi Hakkında Daha Fazla Bilgi
Yaş: Andromeda galaksisinin yaşı yaklaşık 10 milyar yıl olarak tahmin edilmektedir.
Şekli: Sarmal bir yapıya sahip olan Andromeda galaksisi, merkezinde büyük bir çubuk yapısına da sahiptir.
Karanlık Madde: Andromeda galaksisinin büyük bir kısmı, doğrudan gözlemlenemeyen karanlık madde tarafından oluşturulmaktadır.
Sonuç
Andromeda galaksisi, hem görsel olarak etkileyici hem de bilimsel açıdan son derece önemli bir gök cismidir. Bu galaksi hakkında yapılan çalışmalar, evrenin yapısı, galaksilerin oluşumu ve evrimi gibi temel sorulara cevap bulmamıza yardımcı olmaktadır.
Ek Bilgiler:
Andromeda galaksisi, çıplak gözle gözlemlenebilen en uzak gök cismi olmasına rağmen, şehir ışıklarından uzak, karanlık bir gökyüzünde daha net görülebilir.
Andromeda galaksisi hakkında daha fazla bilgi almak için amatör ve profesyonel astronomi sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Anahtar Kelimeler: Andromeda galaksisi, Samanyolu galaksisi, galaksi çarpışması, sarmal galaksi, gökbilim
Not: Bu metin, Andromeda galaksisi hakkında genel bir bilgi sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için bilimsel makalelere ve astronomi kaynaklarına başvurabilirsiniz.
Samanyolu Galaksisi: Evimizin Adresi
Samanyolu Galaksisi, Güneş Sistemimizin de içinde bulunduğu devasa bir yıldız sistemidir. Gece gökyüzünde çıplak gözle görülen, bulanık bir ışık şeridi olarak gözlemlenir. Bu ışık şeridi, galaksimizin diskinde yer alan milyarlarca yıldızın toplam ışığından oluşur.
Samanyolu'nun Yapısı
Samanyolu, çubuklu sarmal bir galaksi olarak sınıflandırılır. Merkezinde çubuk şeklinde bir yapı bulunur ve bu çubuktan kollar halinde yıldızlar, gaz ve toz uzanır. Güneş Sistemimiz, bu kollarından birinde yer alır.
Samanyolu'nun Boyutları
Çap: Yaklaşık 100.000 ışık yılı
Kalınlık: Galaktik diskin kalınlığı ise ortalama olarak 1.000 ışık yılı civarındadır.
Yıldız Sayısı: Yaklaşık 200-400 milyar yıldız barındırır.
Samanyolu'nda Yaşam
Samanyolu'nda yaşamın olup olmadığı hala cevaplanmayı bekleyen en büyük sorulardan biridir. Güneş Sistemi dışında da yaşama elverişli gezegenler olabileceği düşünülmektedir ve bu konuda araştırmalar devam etmektedir.
Samanyolu'nun Geleceği
Gökbilimcilerin tahminlerine göre, Samanyolu Galaksisi yaklaşık 4.5 milyar yıl sonra Andromeda Galaksisi ile çarpışacak ve tek bir büyük galaksi oluşturacaktır. Bu kozmik çarpışma, galaksimizin yapısını ve geleceğini önemli ölçüde etkileyecektir.
Samanyolu Hakkında Daha Fazla Bilgi
Karanlık Madde: Samanyolu'nun büyük bir kısmı, doğrudan gözlemlenemeyen karanlık madde tarafından oluşturulmaktadır.
Süpernova: Samanyolu'nda zaman zaman büyük kütleli yıldızların patlaması sonucu süpernovalar meydana gelir. Bu patlamalar, yeni yıldızların oluşumuna ve elementlerin uzaya dağılmasına neden olur.
Kara Delik: Samanyolu'nun merkezinde büyük kütleli bir kara delik olduğu düşünülmektedir.
Samanyolu Galaksisi, evrenin en büyük ve en gizemli yapılarından biridir. Bu devasa yıldız sistemini daha iyi anlamak için bilim insanları, teleskoplar ve uzay araçları kullanarak araştırmalarına devam etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Samanyolu galaksisi, galaksi, yıldız, evren, Andromeda galaksisi, çarpışma, karanlık madde, süpernova, kara delik
Not: Bu metin, Samanyolu Galaksisi hakkında genel bir bilgi sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için bilimsel makalelere ve astronomi kaynaklarına başvurabilirsiniz.
Ek olarak:
Video Kaynaklar: YouTube gibi platformlarda Samanyolu Galaksisi hakkında birçok belgesel ve animasyon bulabilirsiniz.
Gözlem: Şehir ışıklarından uzak, karanlık bir yerde çıplak gözle veya dürbünle Samanyolu'nu gözlemleyebilirsiniz.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
[attachment=176139]
[attachment=176140]
[attachment=176138]
Kuran'daki Necm Suresi'nde ki 49. Ayette Gecen Şi’râ Yıldızı Sirius mu dur "Şüphesiz O, Şi’râ’nın Rabbidir."
Ve ennehu huve rabbuş şı’râ.
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
Şüphesiz O, Şi’râ’nın Rabbidir.
Necm Suresi 49. Ayet
Necm Suresi 49. Ayet ve Sirius Yıldızı
"Şüphesiz O, Şi’râ’nın Rabbidir." ayetiyle ifade edilen "Şi'râ" yıldızının Sirius yıldızı olup olmadığı, uzun yıllardır teoloji ve astronomi dünyasında tartışılan bir konudur.
Neden Sirius Olma ihtimali yüksek?
Arap Kültüründe Sirius'un Önemi: Arap yarımadasında yaşayan kabileler, özellikle de Himyer ve Huza'a kabileleri, Sirius yıldızına büyük önem verir ve onu bir tanrı olarak görürlerdi. Bu kabilelerin Sirius'a "Şi'râ" adını verdikleri bilinmektedir.
Parlaklığı: Sirius, gece gökyüzünün en parlak yıldızıdır ve çıplak gözle kolayca görülebilir. Bu özelliği, onun eski çağlarda insanlar tarafından fark edilmesini ve önemli bir gök cismi olarak kabul edilmesini sağlamıştır.
Nil Nehri'nin Taşkınlarıyla İlişkisi: Eski Mısır'da Sirius'un doğumu, Nil nehrinin taşkınlarıyla ilişkilendirilmiştir. Bu durum, Sirius'un tarım ve yaşam için büyük önem taşıyan bir yıldız olmasına neden olmuştur.
Diğer Görüşler
Başka Bir Yıldız Olabilir: Bazı yorumcular, "Şi'râ"nın Sirius'tan farklı bir yıldız olabileceğini savunmaktadır. Bu görüşe göre, Arapçada "Şi'râ" kelimesinin farklı anlamları olabilir ve bu ayette farklı bir gök cismi kastedilmiş olabilir.
Sembolik Anlamı: Bazı yorumcular ise "Şi'râ"nın sembolik bir anlam taşıdığını ve belirli bir yıldıza karşılık gelmeyebileceğini düşünmektedir. Bu görüşe göre, ayet, Allah'ın her şeye hakim olduğunu ve evrendeki tüm varlıkların Rabbi olduğunu vurgulamaktadır.
Sonuç
Kuran'daki "Şi'râ" yıldızının kesin olarak Sirius olup olmadığını söylemek zordur. Ancak, mevcut bilgiler ışığında Sirius olma ihtimali oldukça yüksektir. Bu durum, Kuran'ın astronomi ile ilgili bazı bilgilere yer verdiğini ve evrenin yaratıcısı olan Allah'ın büyüklüğünü vurguladığını göstermektedir.
Özetle:
Şi'râ'nın Sirius olma ihtimali yüksektir: Arap kültüründe Sirius'a verilen önem, parlaklığı ve Nil nehriyle ilişkisi bu görüşü destekler.
Kesin bir kanıt yoktur: Ancak, "Şi'râ"nın başka bir yıldız veya sembolik bir anlam taşıdığına dair kesin bir kanıt da bulunmamaktadır.
Kuran'ın astronomi ile ilişkisi: Bu tartışma, Kuran'ın astronomi ile ilgili bazı bilgilere yer verdiğini ve evrenin yaratıcısı olan Allah'ın büyüklüğünü vurguladığını göstermektedir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz, teoloji ve astronomi alanındaki kaynakları inceleyebilirsiniz.
Not: Bu bilgi genel bir değerlendirmedir ve dini yorumların çeşitliliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Sirius A ve Sirius B: İkiz Yıldız Sistemi
Sirius, genellikle "Köpek Yıldızı" olarak da bilinen, gece gökyüzünün en parlak yıldızıdır. Ancak Sirius, aslında tek bir yıldız değil, birbirinin etrafında dönen iki yıldızdan oluşan bir ikili yıldız sistemidir. Bu iki yıldız Sirius A ve Sirius B olarak adlandırılır.
Sirius A
Gece Gökyüzünün En Parlak Yıldızı: Sirius A, çıplak gözle görülebilen gece gökyüzünün en parlak yıldızıdır.
Ana Kol Yıldızı: Hala çekirdeğinde hidrojeni helyuma dönüştüren bir ana kol yıldızıdır.
Spektroskopik Tip: A tipi bir ana kol yıldızı olarak sınıflandırılır.
Sirius B
Beyaz Cüce: Sirius B, ömrünü tamamlamış bir yıldızın yoğun çekirdeğinden oluşan bir beyaz cücedir.
Son Derece Yoğun: Küçük boyutuna rağmen Sirius B, inanılmaz derecede yoğundur. Bir çay kaşığı dolusu maddesi Dünya'da birkaç ton ağırlığında olur.
Soluk Eşlikçi: Sirius A'ya göre çok daha sönük olduğu için teleskopla görülebilir.
Sirius Sistemi
Sirius sistemi, yaklaşık 200 milyon yaşında olduğu tahmin edilen nispeten genç bir sistemdir. İki yıldız, birbirleri etrafında yaklaşık 50 yıllık bir dönemde döner.
Neden Sirius Önemlidir?
Navigasyon: Sirius, eski Mısırlılar da dahil olmak üzere birçok eski medeniyet tarafından navigasyon için kullanılmıştır.
Bilimsel Çalışmalar: Sirius, yıldız evrimi ve beyaz cücelerin özellikleri hakkında çalışmalar yapan gökbilimciler için değerli bir gözlem hedefidir.
Kültürel Önem: Sirius, farklı kültürlerde çeşitli mitler ve efsanelerle ilişkilendirilmiştir.
Sirius A, Sirius B veya diğer gök cisimleri hakkında daha fazla sorunuz varsa lütfen çekinmeyin!
Ek Bilgiler:
Türkçe İsmi: Sirius, Türkçe'de genellikle "Akyıldız" olarak bilinir.
Büyük Köpek Takımyıldızı: Sirius, Büyük Köpek takımyıldızında yer alır.
Eski Mısır'da Önemi: Eski Mısır'da Nil nehrinin taşkınlarını tahmin etmek için kullanılan bir takvimde Sirius önemli bir rol oynamıştır.
Umarım bu açıklama Sirius A ve Sirius B hakkında daha fazla bilgi edinmenize yardımcı olmuştur.
Mitolojide Sirius: Köpek Yıldızı
Sirius, gece gökyüzünün en parlak yıldızı olarak birçok mitoloji ve kültürde önemli bir yere sahiptir. Genellikle Büyük Köpek takımyıldızıyla (Canis Major) ilişkilendirilen Sirius, çeşitli tanrılar, kahramanlar ve kozmik olaylarla bağdaştırılmıştır.
Yunan Mitolojisi
Köpek Yıldızı: Sirius sıklıkla Orion avcısının köpeği ile ilişkilendirilmiştir. Yaz aylarında şiddetli sıcaklık ve kuraklığa neden olduğuna inanılırdı.
Hades'in Köpeği: Bazı mitlerde Sirius, yeraltı dünyasının tanrısı Hades'in köpeği olarak kabul edilirdi.
Mısır Mitolojisi
Sothis: Eski Mısır'da Sirius, Nil nehrinin taşkınlarıyla ilişkilendirilen Sothis adlı bir tanrıçayla özdeşleştirilirdi. Sirius'un sabah gökyüzünde ilk kez görülmesi, Nil nehrinin taşkınlarına denk geldiği için Mısır tarımı için büyük önem taşırdı.
Diğer Kültürler
Roma Mitolojisi: Roma mitolojisinde Sirius, Diana tanrıçasının köpeğiyle ilişkilendirilmiştir.
Avustralya Aborjin Mitolojisi: Avustralya Aborjin mitolojisinde Sirius genellikle yaratıcı ruh Baiame ile ilişkilendirilir.
Çin Mitolojisi: Çin mitolojisinde Sirius, "Göksel Kurt" olarak bilinir ve savaş ile saldırganlıkla ilişkilendirilir.
Özetle, Sirius, çeşitli mitolojiler ve kültürlerde önemli bir gök cismi olmuştur. Parlaklığı ve gece gökyüzündeki düzenli görünümü sayesinde yüzyıllardır insanların dikkatini çekmiş ve farklı anlamlara yüklenmiştir. İster bir avcının köpeği, ister Nil nehrinin taşkınlarının habercisi veya göksel bir kurt olsun, Sirius insanlık tarihinin ve hayal gücünün bir parçası olmuştur.
Ek Bilgiler:
Sirius'un İkili Yıldız Sistemi Olması: Sirius aslında tek bir yıldız değil, birbirinin etrafında dönen iki yıldızdan oluşan bir sistemdir. Bu iki yıldız Sirius A ve Sirius B olarak adlandırılır.
Farklı Kültürlerde Farklı Anlamlar: Sirius, farklı kültürlerde farklı anlamlara sahip olsa da, genellikle önemli bir göksel olay veya tanrıyla ilişkilendirilmiştir.
Umarım bu açıklama Sirius'un mitolojideki yerini daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
Kuran'daki Necm Suresi'nde ki 49. Ayette Gecen Şi’râ Yıldızı Sirius mu dur "Şüphesiz O, Şi’râ’nın Rabbidir."
Ve ennehu huve rabbuş şı’râ.
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
Şüphesiz O, Şi’râ’nın Rabbidir.
Necm Suresi 49. Ayet
Necm Suresi 49. Ayet ve Sirius Yıldızı
"Şüphesiz O, Şi’râ’nın Rabbidir." ayetiyle ifade edilen "Şi'râ" yıldızının Sirius yıldızı olup olmadığı, uzun yıllardır teoloji ve astronomi dünyasında tartışılan bir konudur.
Neden Sirius Olma ihtimali yüksek?
Arap Kültüründe Sirius'un Önemi: Arap yarımadasında yaşayan kabileler, özellikle de Himyer ve Huza'a kabileleri, Sirius yıldızına büyük önem verir ve onu bir tanrı olarak görürlerdi. Bu kabilelerin Sirius'a "Şi'râ" adını verdikleri bilinmektedir.
Parlaklığı: Sirius, gece gökyüzünün en parlak yıldızıdır ve çıplak gözle kolayca görülebilir. Bu özelliği, onun eski çağlarda insanlar tarafından fark edilmesini ve önemli bir gök cismi olarak kabul edilmesini sağlamıştır.
Nil Nehri'nin Taşkınlarıyla İlişkisi: Eski Mısır'da Sirius'un doğumu, Nil nehrinin taşkınlarıyla ilişkilendirilmiştir. Bu durum, Sirius'un tarım ve yaşam için büyük önem taşıyan bir yıldız olmasına neden olmuştur.
Diğer Görüşler
Başka Bir Yıldız Olabilir: Bazı yorumcular, "Şi'râ"nın Sirius'tan farklı bir yıldız olabileceğini savunmaktadır. Bu görüşe göre, Arapçada "Şi'râ" kelimesinin farklı anlamları olabilir ve bu ayette farklı bir gök cismi kastedilmiş olabilir.
Sembolik Anlamı: Bazı yorumcular ise "Şi'râ"nın sembolik bir anlam taşıdığını ve belirli bir yıldıza karşılık gelmeyebileceğini düşünmektedir. Bu görüşe göre, ayet, Allah'ın her şeye hakim olduğunu ve evrendeki tüm varlıkların Rabbi olduğunu vurgulamaktadır.
Sonuç
Kuran'daki "Şi'râ" yıldızının kesin olarak Sirius olup olmadığını söylemek zordur. Ancak, mevcut bilgiler ışığında Sirius olma ihtimali oldukça yüksektir. Bu durum, Kuran'ın astronomi ile ilgili bazı bilgilere yer verdiğini ve evrenin yaratıcısı olan Allah'ın büyüklüğünü vurguladığını göstermektedir.
Özetle:
Şi'râ'nın Sirius olma ihtimali yüksektir: Arap kültüründe Sirius'a verilen önem, parlaklığı ve Nil nehriyle ilişkisi bu görüşü destekler.
Kesin bir kanıt yoktur: Ancak, "Şi'râ"nın başka bir yıldız veya sembolik bir anlam taşıdığına dair kesin bir kanıt da bulunmamaktadır.
Kuran'ın astronomi ile ilişkisi: Bu tartışma, Kuran'ın astronomi ile ilgili bazı bilgilere yer verdiğini ve evrenin yaratıcısı olan Allah'ın büyüklüğünü vurguladığını göstermektedir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz, teoloji ve astronomi alanındaki kaynakları inceleyebilirsiniz.
Not: Bu bilgi genel bir değerlendirmedir ve dini yorumların çeşitliliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Sirius A ve Sirius B: İkiz Yıldız Sistemi
Sirius, genellikle "Köpek Yıldızı" olarak da bilinen, gece gökyüzünün en parlak yıldızıdır. Ancak Sirius, aslında tek bir yıldız değil, birbirinin etrafında dönen iki yıldızdan oluşan bir ikili yıldız sistemidir. Bu iki yıldız Sirius A ve Sirius B olarak adlandırılır.
Sirius A
Gece Gökyüzünün En Parlak Yıldızı: Sirius A, çıplak gözle görülebilen gece gökyüzünün en parlak yıldızıdır.
Ana Kol Yıldızı: Hala çekirdeğinde hidrojeni helyuma dönüştüren bir ana kol yıldızıdır.
Spektroskopik Tip: A tipi bir ana kol yıldızı olarak sınıflandırılır.
Sirius B
Beyaz Cüce: Sirius B, ömrünü tamamlamış bir yıldızın yoğun çekirdeğinden oluşan bir beyaz cücedir.
Son Derece Yoğun: Küçük boyutuna rağmen Sirius B, inanılmaz derecede yoğundur. Bir çay kaşığı dolusu maddesi Dünya'da birkaç ton ağırlığında olur.
Soluk Eşlikçi: Sirius A'ya göre çok daha sönük olduğu için teleskopla görülebilir.
Sirius Sistemi
Sirius sistemi, yaklaşık 200 milyon yaşında olduğu tahmin edilen nispeten genç bir sistemdir. İki yıldız, birbirleri etrafında yaklaşık 50 yıllık bir dönemde döner.
Neden Sirius Önemlidir?
Navigasyon: Sirius, eski Mısırlılar da dahil olmak üzere birçok eski medeniyet tarafından navigasyon için kullanılmıştır.
Bilimsel Çalışmalar: Sirius, yıldız evrimi ve beyaz cücelerin özellikleri hakkında çalışmalar yapan gökbilimciler için değerli bir gözlem hedefidir.
Kültürel Önem: Sirius, farklı kültürlerde çeşitli mitler ve efsanelerle ilişkilendirilmiştir.
Sirius A, Sirius B veya diğer gök cisimleri hakkında daha fazla sorunuz varsa lütfen çekinmeyin!
Ek Bilgiler:
Türkçe İsmi: Sirius, Türkçe'de genellikle "Akyıldız" olarak bilinir.
Büyük Köpek Takımyıldızı: Sirius, Büyük Köpek takımyıldızında yer alır.
Eski Mısır'da Önemi: Eski Mısır'da Nil nehrinin taşkınlarını tahmin etmek için kullanılan bir takvimde Sirius önemli bir rol oynamıştır.
Umarım bu açıklama Sirius A ve Sirius B hakkında daha fazla bilgi edinmenize yardımcı olmuştur.
Mitolojide Sirius: Köpek Yıldızı
Sirius, gece gökyüzünün en parlak yıldızı olarak birçok mitoloji ve kültürde önemli bir yere sahiptir. Genellikle Büyük Köpek takımyıldızıyla (Canis Major) ilişkilendirilen Sirius, çeşitli tanrılar, kahramanlar ve kozmik olaylarla bağdaştırılmıştır.
Yunan Mitolojisi
Köpek Yıldızı: Sirius sıklıkla Orion avcısının köpeği ile ilişkilendirilmiştir. Yaz aylarında şiddetli sıcaklık ve kuraklığa neden olduğuna inanılırdı.
Hades'in Köpeği: Bazı mitlerde Sirius, yeraltı dünyasının tanrısı Hades'in köpeği olarak kabul edilirdi.
Mısır Mitolojisi
Sothis: Eski Mısır'da Sirius, Nil nehrinin taşkınlarıyla ilişkilendirilen Sothis adlı bir tanrıçayla özdeşleştirilirdi. Sirius'un sabah gökyüzünde ilk kez görülmesi, Nil nehrinin taşkınlarına denk geldiği için Mısır tarımı için büyük önem taşırdı.
Diğer Kültürler
Roma Mitolojisi: Roma mitolojisinde Sirius, Diana tanrıçasının köpeğiyle ilişkilendirilmiştir.
Avustralya Aborjin Mitolojisi: Avustralya Aborjin mitolojisinde Sirius genellikle yaratıcı ruh Baiame ile ilişkilendirilir.
Çin Mitolojisi: Çin mitolojisinde Sirius, "Göksel Kurt" olarak bilinir ve savaş ile saldırganlıkla ilişkilendirilir.
Özetle, Sirius, çeşitli mitolojiler ve kültürlerde önemli bir gök cismi olmuştur. Parlaklığı ve gece gökyüzündeki düzenli görünümü sayesinde yüzyıllardır insanların dikkatini çekmiş ve farklı anlamlara yüklenmiştir. İster bir avcının köpeği, ister Nil nehrinin taşkınlarının habercisi veya göksel bir kurt olsun, Sirius insanlık tarihinin ve hayal gücünün bir parçası olmuştur.
Ek Bilgiler:
Sirius'un İkili Yıldız Sistemi Olması: Sirius aslında tek bir yıldız değil, birbirinin etrafında dönen iki yıldızdan oluşan bir sistemdir. Bu iki yıldız Sirius A ve Sirius B olarak adlandırılır.
Farklı Kültürlerde Farklı Anlamlar: Sirius, farklı kültürlerde farklı anlamlara sahip olsa da, genellikle önemli bir göksel olay veya tanrıyla ilişkilendirilmiştir.
Umarım bu açıklama Sirius'un mitolojideki yerini daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
[attachment=176136]
Reenkarnasyon: Ruhun Yeniden Doğuşu İnancı
Reenkarnasyon veya ruh göçü olarak da bilinen bu inanç, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngünün karma yasasıyla bağlantılı olduğu düşünülür ve kişinin bu hayattaki eylemlerinin bir sonraki hayatını şekillendirdiği inancı yaygındır.
Reenkarnasyonun Kökenleri ve Yaygınlığı
Reenkarnasyon inancı, özellikle Asya kökenli dinlerde ve felsefelerde yaygın olarak görülür. Özellikle Hinduizm, Budizm, Jainizm ve bazı yerli Amerikan inanç sistemlerinde temel bir inançtır. Bu dinlerde karma yasası ile birlikte ele alınır ve kişinin yaşadığı hayatların toplamının nihai kurtuluşu veya yeniden doğuş döngüsünden çıkmayı belirlediği düşünülür.
Reenkarnasyonun Temel İlkeleri
Ruhun Ölümsüzlüğü: Reenkarnasyon inancının temelini ruhun ölümsüz olduğu ve bedenin sadece geçici bir kabuk olduğu düşüncesi oluşturur.
Karma Yasası: Bu yasa, kişinin yaptığı eylemlerin sonuçlarının er ya da geç karşılığını bulacağını ve bu sonuçların kişinin bir sonraki hayatını belirleyeceğini savunur.
Yeniden Doğuş: Ruh, ölümden sonra yeni bir bedende yeniden doğar. Bu beden, bir insan, hayvan veya başka bir varlık olabilir.
Nirvana veya Moksha: Bu terimler, yeniden doğuş döngüsünden kurtulma ve nihai bir aydınlanmaya ulaşma durumunu ifade eder.
Reenkarnasyonun Farklı Kültürlerdeki Yorumları
Hinduizm: Hinduizm'de reenkarnasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve varoluşun temel döngüsü olarak kabul edilir.
Budizm: Budizm'de de reenkarnasyon önemli bir kavramdır. Buda, varoluşun acı olduğunu ve bu acıdan kurtulmanın yolunun aydınlanma olduğunu öğretmiştir.
Jainizm: Jainizm'de de reenkasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve ruhun saflaşma süreci olarak görülür.
Kelt Mitolojisi: Kelt mitolojisinde de ruhun yeniden doğuşu inancı bulunur. Örneğin, bazı efsanelerde kahramanların ruhlarının ağaçlarda veya hayvanlarda yeniden doğduğu anlatılır.
Reenkarnasyon ve Bilim
Reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanmış bir olgu değildir. Ancak bazı parapsikolojik araştırmalar, geçmiş hayat deneyimleri iddialarını inceleyerek bu konuya ilgi duymuştur. Bununla birlikte, bu araştırmaların sonuçları bilim dünyası tarafından genel olarak kabul görmemektedir.
Reenkarnasyon ve Dinler
İslam: İslam dininde reenkarnasyon inancı kabul edilmez. İslam'a göre, ölümden sonra kıyamet kopacak ve insanlar yaptıklarına göre hesaba çekilecektir.
Hristiyanlık: Hristiyanlığın büyük çoğunluğu reenkarnasyonu kabul etmez. Ancak bazı Hristiyan grupları, özellikle de bazı mistik ekoller, reenkarnasyona benzer bazı inançlara sahip olabilir.
Sonuç olarak, reenkarnasyon, insanlık tarihi boyunca birçok kültürde yer almış karmaşık ve ilgi çekici bir inançtır. Bu inanç, ölümden sonraki hayat, karma ve varoluşun anlamı gibi derin sorulara cevap arama çabası içindeki insan zihninin bir yansıması olarak görülebilir. Ancak, reenkarnasyonun bilimsel bir temeli olup olmadığı ve farklı dinlerdeki yeri hala tartışmalı konulardır.
Not: Bu makale, reenkarnasyon konusuna genel bir bakış sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için ilgili kaynakları inceleyebilirsiniz.
Karma Yasası: Eylemlerinizin Sonuçları
Karma yasası, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. Bu yasa, özellikle Hinduizm, Budizm ve Jainizm gibi Doğu felsefelerinde önemli bir yer tutar.
Karma Nasıl İşler?
Eylem ve Sonuç: Her eylem, ister fiziksel ister zihinsel olsun, evrende bir titreşim yaratır ve bu titreşim, benzer titreşimleri çekerek sonuçlara yol açar.
Nedensellik: Karma, basitçe bir neden-sonuç ilişkisidir. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar.
Reenkarnasyonla İlişkisi: Karma yasası, reenkarnasyon inancıyla sık sık birlikte ele alınır. Bu inanışa göre, bir kişinin yaptığı eylemlerin sonuçları, o kişinin bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Denge: Karma, evrensel bir dengeyi koruma amacı taşır. Yani, bir kişi ne kadar iyi veya kötü eylem yaparsa, o kadar iyi veya kötü sonuçlarla karşılaşır.
Karma Yasasının Önemi
Ahlaki Gelişim: Karma yasası, insanların iyi davranışlar sergilemelerine ve kötü davranışlardan kaçınmalarına teşvik eder. Çünkü yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, ahlaki bir yaşam sürmeye yönlendirir.
Sorumluluk Bilinci: Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar. Yani, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, kendi geçmiş eylemlerinin bir sonucu olarak görülür.
Kabulleniş: Karma, insanların hayatlarındaki olayları daha iyi anlamalarına ve kabullenmelerine yardımcı olur. Çünkü her şeyin bir nedeni olduğu düşüncesi, olumsuz durumlarla başa çıkmayı kolaylaştırır.
Kişisel Gelişim: Karma, insanların kendilerini sürekli olarak geliştirmelerine ve daha iyi bir insan olmaya çalışmalarına teşvik eder.
Karma Yasası ve Günümüz
Karma yasası, günümüzde de birçok insan tarafından kabul edilen bir felsefedir. Özellikle kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda sıklıkla kullanılır. Ancak, karma yasasının bilimsel olarak kanıtlanması mümkün değildir. Bu nedenle, daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Karma yasasıyla ilgili sıkça sorulan sorular:
Karma sadece insanlara mı uygulanır? Hayır, karma yasası tüm canlıları ve hatta cansız varlıkları kapsar.
Karma, kadercilik midir? Karma, kadercilikten farklıdır. Karma, kişinin kendi eylemlerinin sonuçlarını belirlediğini söylerken, kadercilik, her şeyin önceden belirlenmiş olduğunu savunur.
Kötü şeyler yaşayan insanlar neden kötü şeyler yapmıştır? Karma, her zaman bu hayatta karşılık bulmayabilir. Bazı karma etkileri, birden fazla hayata yayılabilir. Ayrıca, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, sadece kendi geçmiş eylemlerinin sonucu olmayabilir, aynı zamanda çevresel faktörler de etkili olabilir.
Sonuç olarak, karma yasası, insan yaşamının anlamını açıklamaya çalışan ve ahlaki bir yaşam sürmeye teşvik eden derin bir felsefedir. Bu yasa, bireylere kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar ve kişisel gelişimlerine katkı sağlar.
Karma ve Reenkarnasyon Arasındaki İlişki
Karma ve reenkarnasyon kavramları, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıklıkla birlikte anılan ve birbirini tamamlayan iki önemli konseptir. Bu iki kavram arasındaki ilişki, insan yaşamının anlamı, ölümden sonraki hayat ve evrensel adalet gibi derin sorulara yanıt arama çabası içindeki insan zihninin bir yansımasıdır.
Karma Nedir?
Karma, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar. Bu nedenle karma, bir tür kozmik neden-sonuç ilişkisidir.
Reenkarnasyon Nedir?
Reenkarnasyon ise, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngü, karma yasasıyla yakından ilişkilidir. Kişinin bu hayattaki eylemleri, bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Karma ve Reenkarnasyonun Birlikteliği
Eylemlerin Sonuçları: Karma yasasına göre yapılan her eylemin bir karşılığı vardır. Bu karşılık, kişinin aynı yaşamında veya sonraki yaşamlarında ortaya çıkabilir. Reenkarnasyon, bu karşılığın bir sonraki yaşamda ortaya çıkma olasılığını sunar.
Ruhun Gelişimi: Reenkarnasyon inancına göre, ruh, her yeniden doğuşta yeni deneyimler kazanır ve böylece gelişir. Karma ise bu gelişimi yönlendirir. İyi eylemler, ruhun yükselmesine ve daha iyi bir hayata doğru ilerlemesine yardımcı olurken, kötü eylemler, ruhun gerilemesine neden olur.
Döngüsellik: Karma ve reenkarnasyon, bir döngüsel varoluşu ifade eder. Kişi, yaptığı eylemlerin sonuçlarını deneyimleyerek sürekli olarak öğrenir ve gelişir. Bu döngü, nihai bir aydınlanmaya veya kurtuluşa ulaşmak için devam eder.
Örneklerle Anlatım
İyi Bir Eylem: Bir kişi, fakir birine yardım ederse, bu iyi eylem onun karmik hesabına iyilik olarak yazılır. Bu iyiliğin karşılığı, gelecekteki bir yaşamında daha iyi bir durumda doğması veya zor bir durumda yardım görmesi şeklinde olabilir.
Kötü Bir Eylem: Bir kişi, başka birine zarar verirse, bu kötü eylem onun karmik hesabına kötülük olarak yazılır. Bu kötülüğün karşılığı, gelecekteki bir yaşamında benzer bir acı çekmesi veya zorluklarla karşılaşması şeklinde olabilir.
Özetle
Karma ve reenkarnasyon, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, eylemlerin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanırken, reenkarnasyon, ruhun ölümsüzlüğü ve döngüsel varoluş üzerine odaklanır. Bu iki kavram birlikte, insan yaşamının anlamını, evrensel adaleti ve kişisel gelişimi açıklamaya çalışır.
Karma ve Farklı Dinlerdeki Yorumları
Karma kavramı, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıkça karşımıza çıkan ve bir kişinin eylemlerinin sonuçlarını ifade eden bir kavramdır. Bu kavram, farklı dinler ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış ve anlaşılmıştır.
Hinduizm'de Karma
Temel İnanç: Hinduizm'de karma, reenkarnasyon ile birlikte ele alınır. Bir kişinin yaptığı her eylem, bir sonraki hayatında yaşayacağı deneyimleri belirler. İyi eylemler, daha iyi bir hayata, kötü eylemler ise daha zor bir hayata yol açar.
Karma ve Dharma: Hinduizm'de karma, dharma (ahlaki görev) kavramıyla sıkı sıkıya bağlıdır. Dharma'ya uygun yaşamak, iyi karma biriktirmek anlamına gelir.
Moksha: Hinduizm'in nihai amacı olan moksha (kurtuluş), karma döngüsünden kurtulmak ve Brahman (evrensel ruh) ile birleşmektir.
Budizm'de Karma
Eylem ve Sonuç: Budizm'de de karma, eylemlerin sonuçları üzerine odaklanır. Ancak, Budizm'de karma daha çok zihinsel eylemlerle ilişkilidir.
Dört Asil Gerçek: Budizm'in dört asil gerçeği (acı, acının kökeni, acının sonu ve acıdan kurtuluş yolu) karma ile yakından ilgilidir. Acının kökeni, kişinin geçmiş yaşamlarından gelen karmadır.
Nirvana: Budizm'in nihai amacı olan nirvana, karma döngüsünden kurtulma ve aydınlanmaya ulaşmaktır.
Jainizm'de Karma
Jiva ve Karma: Jainizm'de karma, jiva (ruh) ile ilişkilidir. Jiva, yaptığı eylemlerle karma toplar ve bu karma, jivanın yeniden doğuşunu belirler.
Ahimsa: Jainizm'de ahimsa (şiddetsizlik) en önemli erdemdir. Ahimsa uygulamak, karmayı azaltmanın en iyi yoludur.
Diğer Dinlerde Karma
Sikhizm: Sikhizm'de karma, Hinduizm ve Budizm'deki anlamlarına benzer şekilde kullanılır. Ancak Sikhizm, karmayı daha çok kişisel gelişim ve Tanrı ile birleşme sürecinde bir araç olarak görür.
Taoizm: Taoizm'de karma, doğanın döngüselliği ve denge kavramıyla ilişkilendirilir. İyi ve kötü eylemlerin bir denge içinde olması gerektiği vurgulanır.
Konfüçyüsçülük: Konfüçyüsçülükte karma, doğrudan bahsedilmese de, benzer bir kavram olan "tianming" (göksel kader) bulunur. Bu kavram, insanların eylemlerinin sonuçlarını ve kaderini etkilediği düşüncesini ifade eder.
Batı Felsefesi ve Karma
Batı felsefesi ve psikolojide de karmaya benzer kavramlar bulunmaktadır. Örneğin, Sigmund Freud'un id ve süperego kavramları, karmaya benzer şekilde insan davranışlarını açıklamaya çalışır. Ayrıca, Jung'un kolektiv bilinçaltı kavramı da karma ile bazı benzerlikler gösterir.
Karma ve Modern Dünyada Anlayışı
Günümüzde karma, daha çok kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda kullanılmaktadır. Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları ve yaptıkları her eylemin bir sonucu olacağı bilincini aşılar. Ancak, karma kavramı bilimsel olarak kanıtlanamadığı için daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Sonuç olarak, karma kavramı, farklı din ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış olsa da, temelde insan eylemlerinin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanan evrensel bir ilkedir. Karma, insanların hayatlarına anlam katmak, kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak ve daha iyi bir dünya yaratmak için bir ilham kaynağı olabilir.
Reenkarnasyonun Bilimsel Açıdan İncelenmesi
Reenkarnasyon, yani ruhun yeniden doğuşu inancı, yüzyıllardır birçok kültürde ve dinde önemli bir yer tutmuştur. Ancak bilimsel yöntemlerle doğrudan kanıtlanması oldukça zordur. Bunun temel nedenleri şunlardır:
Tanımlama Sorunu: Ruhun ne olduğu, nasıl ölçüleceği ve nasıl tanımlanacağı konusunda bilim dünyasında henüz tam bir uzlaşı yoktur. Bu durum, reenkarnasyonun bilimsel olarak incelenmesini zorlaştırır.
Kanıtlanabilirlik: Reenkarnasyon gibi metafizik bir kavramı, deneysel yöntemlerle doğrudan kanıtlamak zordur. Bilimsel yöntemler, gözlemlenebilir ve tekrarlanabilir olgulara dayanır.
Subjektif Deneyimler: Reenkarnasyon deneyimleri genellikle kişisel ve özneldir. Geçmiş hayat hatıraları gibi iddialar, bilimsel olarak objektif bir şekilde değerlendirilmesi zor olan deneyimlerdir.
Bilimsel Yaklaşımlar
Bilim insanları, reenkarnasyon gibi konuları incelerken genellikle aşağıdaki gibi yaklaşımlar kullanırlar:
Parapsikoloji: Parapsikoloji, paranormal olayları inceleyen bir bilim dalıdır. Reenkarnasyon da bu dalın ilgi alanına girer. Ancak parapsikolojinin bilimsel statüsü hala tartışmalıdır.
Psikoloji: Psikologlar, reenkarnasyon deneyimlerini psikolojik açıdan incelerler. Geçmiş hayat hatıraları, hipnoz, regresyon terapisi gibi yöntemlerle araştırılır. Ancak bu deneyimlerin gerçek mi yoksa hayali mi olduğu konusunda kesin bir sonuç elde etmek zordur.
Nörobilim: Beynin hafıza, bilinç ve kişilik gibi işlevlerini inceleyen nörobilimciler, reenkarnasyon deneyimlerinin beyindeki mekanizmalarla nasıl açıklanabileceğini araştırırlar.
Reenkarnasyon İddialarına İlişkin Eleştiriler
Hafıza Yanılsamaları: Geçmiş hayat hatıraları, yanlış hatırlama, rüyalar veya hayallerle karıştırılabilir.
Kültürel Etkiler: Çocuklukta duyulan hikayeler veya okunan kitaplar, geçmiş hayat hatıralarını etkileyebilir.
Öneriler: Hipnoz veya regresyon terapisi sırasında verilen öneriler, kişinin kendi zihninde geçmiş hayat senaryoları oluşturmasına neden olabilir.
Psikolojik Savunma Mekanizmaları: Bazı insanlar, yaşadıkları zorlukları açıklamak veya anlamlandırmak için geçmiş hayat senaryoları yaratabilirler.
Sonuç
Şu anda reenkarnasyonun bilimsel olarak kesin bir şekilde kanıtlandığı söylenemez. Ancak bu konu, bilim insanlarının ve araştırmacıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. Gelecekteki teknolojik gelişmeler ve yeni bilimsel keşifler, reenkarnasyon gibi konular hakkında daha derinlemesine araştırmalar yapılmasına olanak sağlayabilir.
Özetle, reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanması zor bir konudur. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle kişisel deneyimlere ve subjektif verilere dayanmaktadır. Bilimsel yöntemlerle elde edilen kesin sonuçlar elde etmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz, aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
Parapsikoloji literatürü
Psikoloji dergileri
Nörobilim araştırmaları
Özellikle merak ettiğiniz bir yönü var mı? Örneğin, geçmiş hayat regresyonu, çocukların geçmiş hayat hatıraları veya reenkarnasyonun farklı kültürlerdeki yorumları gibi konularda daha detaylı bilgi verebilirim.
Karma ve Kişisel Gelişim: Birliktelik ve Etkiler
Karma, eylemlerimizin sonuçlarını ve bu sonuçların gelecekteki deneyimlerimizi nasıl şekillendireceğini ifade eden bir kavramdır. Kişisel gelişim ise, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkararak daha mutlu, daha sağlıklı ve daha tatmin edici bir yaşam sürme çabasıdır. Bu iki kavram, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir ilişkiye sahiptir.
Karma ve Kişisel Gelişimin Birlikteliği Neden Önemlidir?
Sorumluluk Bilinci: Karma, bireye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatır. Yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, kişiyi daha bilinçli ve sorumlu davranmaya teşvik eder.
Kendini Tanıma: Karma, kişinin geçmiş eylemlerinin sonuçlarını inceleyerek kendini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Bu sayede kişi, güçlü ve zayıf yönlerini belirleyerek gelişim alanlarını tespit edebilir.
Dönüşüm: Karma, sürekli bir değişim ve dönüşüm sürecini ifade eder. Kişi, yaptığı her eylemle kendi kaderini şekillendirir. Bu da kişisel gelişim için güçlü bir motivasyon kaynağıdır.
Empati ve Merhamet: Karma, tüm canlıların birbirine bağlı olduğunu ve yapılan her eylemin diğerlerini etkilediğini hatırlatır. Bu anlayış, empati ve merhamet duygularını geliştirir.
İçsel Barış: Karma, kişinin geçmişteki hatalarını kabullenmesine ve geleceğe daha umutla bakmasına yardımcı olur. Bu da içsel bir barış ve huzur sağlar.
Karma, Kişisel Gelişimi Nasıl Destekler?
Hedef Belirleme: Karma, kişinin geçmiş deneyimlerinden ders çıkararak gelecekteki hedeflerini belirlemesine yardımcı olur.
Olumlu Düşünce: Karma, olumlu düşüncelerin olumlu sonuçlar doğurduğu inancını güçlendirir. Bu da kişinin motivasyonunu artırır.
Sabır ve İrade: Karma, her şeyin zamanla gerçekleşeceği inancını verir. Bu da kişiye sabır ve azim kazandırır.
Affetme: Karma, affetmenin önemini vurgular. Affetmek, kişinin içsel yükünden kurtulmasına ve kişisel gelişimine katkıda bulunur.
Şükran: Karma, sahip olunanlara şükretmenin önemini hatırlatır. Şükran duygusu, mutluluk ve tatmin duygularını artırır.
Kişisel Gelişimde Karmayı Uygulamak İçin İpuçları:
Farkındalık: Günlük yaşamda yapılan eylemlerin farkında olmak ve bu eylemlerin sonuçlarını düşünmek.
Olumlu Affirmasyonlar: Kendine olumlu mesajlar vererek düşünce kalıplarını değiştirmek.
Meditasyon: Zihni sakinleştirmek ve içsel sesini dinlemek için düzenli olarak meditasyon yapmak.
Şükran Günlüğü: Her gün şükredilen şeyleri yazmak.
Empati Geliştirmek: Başkalarının duygularını anlamaya çalışmak ve onlara karşı daha anlayışlı olmak.
Sonuç olarak, karma ve kişisel gelişim, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, kişiye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatırken, kişisel gelişim ise bu sorumluluğu kullanarak daha iyi bir yaşam inşa etme fırsatı sunar. Karmayı hayatımıza entegre ederek daha mutlu, daha sağlıklı ve daha anlamlı bir yaşam sürebiliriz.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
Reenkarnasyon: Ruhun Yeniden Doğuşu İnancı
Reenkarnasyon veya ruh göçü olarak da bilinen bu inanç, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngünün karma yasasıyla bağlantılı olduğu düşünülür ve kişinin bu hayattaki eylemlerinin bir sonraki hayatını şekillendirdiği inancı yaygındır.
Reenkarnasyonun Kökenleri ve Yaygınlığı
Reenkarnasyon inancı, özellikle Asya kökenli dinlerde ve felsefelerde yaygın olarak görülür. Özellikle Hinduizm, Budizm, Jainizm ve bazı yerli Amerikan inanç sistemlerinde temel bir inançtır. Bu dinlerde karma yasası ile birlikte ele alınır ve kişinin yaşadığı hayatların toplamının nihai kurtuluşu veya yeniden doğuş döngüsünden çıkmayı belirlediği düşünülür.
Reenkarnasyonun Temel İlkeleri
Ruhun Ölümsüzlüğü: Reenkarnasyon inancının temelini ruhun ölümsüz olduğu ve bedenin sadece geçici bir kabuk olduğu düşüncesi oluşturur.
Karma Yasası: Bu yasa, kişinin yaptığı eylemlerin sonuçlarının er ya da geç karşılığını bulacağını ve bu sonuçların kişinin bir sonraki hayatını belirleyeceğini savunur.
Yeniden Doğuş: Ruh, ölümden sonra yeni bir bedende yeniden doğar. Bu beden, bir insan, hayvan veya başka bir varlık olabilir.
Nirvana veya Moksha: Bu terimler, yeniden doğuş döngüsünden kurtulma ve nihai bir aydınlanmaya ulaşma durumunu ifade eder.
Reenkarnasyonun Farklı Kültürlerdeki Yorumları
Hinduizm: Hinduizm'de reenkarnasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve varoluşun temel döngüsü olarak kabul edilir.
Budizm: Budizm'de de reenkarnasyon önemli bir kavramdır. Buda, varoluşun acı olduğunu ve bu acıdan kurtulmanın yolunun aydınlanma olduğunu öğretmiştir.
Jainizm: Jainizm'de de reenkasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve ruhun saflaşma süreci olarak görülür.
Kelt Mitolojisi: Kelt mitolojisinde de ruhun yeniden doğuşu inancı bulunur. Örneğin, bazı efsanelerde kahramanların ruhlarının ağaçlarda veya hayvanlarda yeniden doğduğu anlatılır.
Reenkarnasyon ve Bilim
Reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanmış bir olgu değildir. Ancak bazı parapsikolojik araştırmalar, geçmiş hayat deneyimleri iddialarını inceleyerek bu konuya ilgi duymuştur. Bununla birlikte, bu araştırmaların sonuçları bilim dünyası tarafından genel olarak kabul görmemektedir.
Reenkarnasyon ve Dinler
İslam: İslam dininde reenkarnasyon inancı kabul edilmez. İslam'a göre, ölümden sonra kıyamet kopacak ve insanlar yaptıklarına göre hesaba çekilecektir.
Hristiyanlık: Hristiyanlığın büyük çoğunluğu reenkarnasyonu kabul etmez. Ancak bazı Hristiyan grupları, özellikle de bazı mistik ekoller, reenkarnasyona benzer bazı inançlara sahip olabilir.
Sonuç olarak, reenkarnasyon, insanlık tarihi boyunca birçok kültürde yer almış karmaşık ve ilgi çekici bir inançtır. Bu inanç, ölümden sonraki hayat, karma ve varoluşun anlamı gibi derin sorulara cevap arama çabası içindeki insan zihninin bir yansıması olarak görülebilir. Ancak, reenkarnasyonun bilimsel bir temeli olup olmadığı ve farklı dinlerdeki yeri hala tartışmalı konulardır.
Not: Bu makale, reenkarnasyon konusuna genel bir bakış sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için ilgili kaynakları inceleyebilirsiniz.
Karma Yasası: Eylemlerinizin Sonuçları
Karma yasası, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. Bu yasa, özellikle Hinduizm, Budizm ve Jainizm gibi Doğu felsefelerinde önemli bir yer tutar.
Karma Nasıl İşler?
Eylem ve Sonuç: Her eylem, ister fiziksel ister zihinsel olsun, evrende bir titreşim yaratır ve bu titreşim, benzer titreşimleri çekerek sonuçlara yol açar.
Nedensellik: Karma, basitçe bir neden-sonuç ilişkisidir. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar.
Reenkarnasyonla İlişkisi: Karma yasası, reenkarnasyon inancıyla sık sık birlikte ele alınır. Bu inanışa göre, bir kişinin yaptığı eylemlerin sonuçları, o kişinin bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Denge: Karma, evrensel bir dengeyi koruma amacı taşır. Yani, bir kişi ne kadar iyi veya kötü eylem yaparsa, o kadar iyi veya kötü sonuçlarla karşılaşır.
Karma Yasasının Önemi
Ahlaki Gelişim: Karma yasası, insanların iyi davranışlar sergilemelerine ve kötü davranışlardan kaçınmalarına teşvik eder. Çünkü yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, ahlaki bir yaşam sürmeye yönlendirir.
Sorumluluk Bilinci: Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar. Yani, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, kendi geçmiş eylemlerinin bir sonucu olarak görülür.
Kabulleniş: Karma, insanların hayatlarındaki olayları daha iyi anlamalarına ve kabullenmelerine yardımcı olur. Çünkü her şeyin bir nedeni olduğu düşüncesi, olumsuz durumlarla başa çıkmayı kolaylaştırır.
Kişisel Gelişim: Karma, insanların kendilerini sürekli olarak geliştirmelerine ve daha iyi bir insan olmaya çalışmalarına teşvik eder.
Karma Yasası ve Günümüz
Karma yasası, günümüzde de birçok insan tarafından kabul edilen bir felsefedir. Özellikle kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda sıklıkla kullanılır. Ancak, karma yasasının bilimsel olarak kanıtlanması mümkün değildir. Bu nedenle, daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Karma yasasıyla ilgili sıkça sorulan sorular:
Karma sadece insanlara mı uygulanır? Hayır, karma yasası tüm canlıları ve hatta cansız varlıkları kapsar.
Karma, kadercilik midir? Karma, kadercilikten farklıdır. Karma, kişinin kendi eylemlerinin sonuçlarını belirlediğini söylerken, kadercilik, her şeyin önceden belirlenmiş olduğunu savunur.
Kötü şeyler yaşayan insanlar neden kötü şeyler yapmıştır? Karma, her zaman bu hayatta karşılık bulmayabilir. Bazı karma etkileri, birden fazla hayata yayılabilir. Ayrıca, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, sadece kendi geçmiş eylemlerinin sonucu olmayabilir, aynı zamanda çevresel faktörler de etkili olabilir.
Sonuç olarak, karma yasası, insan yaşamının anlamını açıklamaya çalışan ve ahlaki bir yaşam sürmeye teşvik eden derin bir felsefedir. Bu yasa, bireylere kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar ve kişisel gelişimlerine katkı sağlar.
Karma ve Reenkarnasyon Arasındaki İlişki
Karma ve reenkarnasyon kavramları, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıklıkla birlikte anılan ve birbirini tamamlayan iki önemli konseptir. Bu iki kavram arasındaki ilişki, insan yaşamının anlamı, ölümden sonraki hayat ve evrensel adalet gibi derin sorulara yanıt arama çabası içindeki insan zihninin bir yansımasıdır.
Karma Nedir?
Karma, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar. Bu nedenle karma, bir tür kozmik neden-sonuç ilişkisidir.
Reenkarnasyon Nedir?
Reenkarnasyon ise, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngü, karma yasasıyla yakından ilişkilidir. Kişinin bu hayattaki eylemleri, bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Karma ve Reenkarnasyonun Birlikteliği
Eylemlerin Sonuçları: Karma yasasına göre yapılan her eylemin bir karşılığı vardır. Bu karşılık, kişinin aynı yaşamında veya sonraki yaşamlarında ortaya çıkabilir. Reenkarnasyon, bu karşılığın bir sonraki yaşamda ortaya çıkma olasılığını sunar.
Ruhun Gelişimi: Reenkarnasyon inancına göre, ruh, her yeniden doğuşta yeni deneyimler kazanır ve böylece gelişir. Karma ise bu gelişimi yönlendirir. İyi eylemler, ruhun yükselmesine ve daha iyi bir hayata doğru ilerlemesine yardımcı olurken, kötü eylemler, ruhun gerilemesine neden olur.
Döngüsellik: Karma ve reenkarnasyon, bir döngüsel varoluşu ifade eder. Kişi, yaptığı eylemlerin sonuçlarını deneyimleyerek sürekli olarak öğrenir ve gelişir. Bu döngü, nihai bir aydınlanmaya veya kurtuluşa ulaşmak için devam eder.
Örneklerle Anlatım
İyi Bir Eylem: Bir kişi, fakir birine yardım ederse, bu iyi eylem onun karmik hesabına iyilik olarak yazılır. Bu iyiliğin karşılığı, gelecekteki bir yaşamında daha iyi bir durumda doğması veya zor bir durumda yardım görmesi şeklinde olabilir.
Kötü Bir Eylem: Bir kişi, başka birine zarar verirse, bu kötü eylem onun karmik hesabına kötülük olarak yazılır. Bu kötülüğün karşılığı, gelecekteki bir yaşamında benzer bir acı çekmesi veya zorluklarla karşılaşması şeklinde olabilir.
Özetle
Karma ve reenkarnasyon, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, eylemlerin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanırken, reenkarnasyon, ruhun ölümsüzlüğü ve döngüsel varoluş üzerine odaklanır. Bu iki kavram birlikte, insan yaşamının anlamını, evrensel adaleti ve kişisel gelişimi açıklamaya çalışır.
Karma ve Farklı Dinlerdeki Yorumları
Karma kavramı, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıkça karşımıza çıkan ve bir kişinin eylemlerinin sonuçlarını ifade eden bir kavramdır. Bu kavram, farklı dinler ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış ve anlaşılmıştır.
Hinduizm'de Karma
Temel İnanç: Hinduizm'de karma, reenkarnasyon ile birlikte ele alınır. Bir kişinin yaptığı her eylem, bir sonraki hayatında yaşayacağı deneyimleri belirler. İyi eylemler, daha iyi bir hayata, kötü eylemler ise daha zor bir hayata yol açar.
Karma ve Dharma: Hinduizm'de karma, dharma (ahlaki görev) kavramıyla sıkı sıkıya bağlıdır. Dharma'ya uygun yaşamak, iyi karma biriktirmek anlamına gelir.
Moksha: Hinduizm'in nihai amacı olan moksha (kurtuluş), karma döngüsünden kurtulmak ve Brahman (evrensel ruh) ile birleşmektir.
Budizm'de Karma
Eylem ve Sonuç: Budizm'de de karma, eylemlerin sonuçları üzerine odaklanır. Ancak, Budizm'de karma daha çok zihinsel eylemlerle ilişkilidir.
Dört Asil Gerçek: Budizm'in dört asil gerçeği (acı, acının kökeni, acının sonu ve acıdan kurtuluş yolu) karma ile yakından ilgilidir. Acının kökeni, kişinin geçmiş yaşamlarından gelen karmadır.
Nirvana: Budizm'in nihai amacı olan nirvana, karma döngüsünden kurtulma ve aydınlanmaya ulaşmaktır.
Jainizm'de Karma
Jiva ve Karma: Jainizm'de karma, jiva (ruh) ile ilişkilidir. Jiva, yaptığı eylemlerle karma toplar ve bu karma, jivanın yeniden doğuşunu belirler.
Ahimsa: Jainizm'de ahimsa (şiddetsizlik) en önemli erdemdir. Ahimsa uygulamak, karmayı azaltmanın en iyi yoludur.
Diğer Dinlerde Karma
Sikhizm: Sikhizm'de karma, Hinduizm ve Budizm'deki anlamlarına benzer şekilde kullanılır. Ancak Sikhizm, karmayı daha çok kişisel gelişim ve Tanrı ile birleşme sürecinde bir araç olarak görür.
Taoizm: Taoizm'de karma, doğanın döngüselliği ve denge kavramıyla ilişkilendirilir. İyi ve kötü eylemlerin bir denge içinde olması gerektiği vurgulanır.
Konfüçyüsçülük: Konfüçyüsçülükte karma, doğrudan bahsedilmese de, benzer bir kavram olan "tianming" (göksel kader) bulunur. Bu kavram, insanların eylemlerinin sonuçlarını ve kaderini etkilediği düşüncesini ifade eder.
Batı Felsefesi ve Karma
Batı felsefesi ve psikolojide de karmaya benzer kavramlar bulunmaktadır. Örneğin, Sigmund Freud'un id ve süperego kavramları, karmaya benzer şekilde insan davranışlarını açıklamaya çalışır. Ayrıca, Jung'un kolektiv bilinçaltı kavramı da karma ile bazı benzerlikler gösterir.
Karma ve Modern Dünyada Anlayışı
Günümüzde karma, daha çok kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda kullanılmaktadır. Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları ve yaptıkları her eylemin bir sonucu olacağı bilincini aşılar. Ancak, karma kavramı bilimsel olarak kanıtlanamadığı için daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Sonuç olarak, karma kavramı, farklı din ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış olsa da, temelde insan eylemlerinin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanan evrensel bir ilkedir. Karma, insanların hayatlarına anlam katmak, kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak ve daha iyi bir dünya yaratmak için bir ilham kaynağı olabilir.
Reenkarnasyonun Bilimsel Açıdan İncelenmesi
Reenkarnasyon, yani ruhun yeniden doğuşu inancı, yüzyıllardır birçok kültürde ve dinde önemli bir yer tutmuştur. Ancak bilimsel yöntemlerle doğrudan kanıtlanması oldukça zordur. Bunun temel nedenleri şunlardır:
Tanımlama Sorunu: Ruhun ne olduğu, nasıl ölçüleceği ve nasıl tanımlanacağı konusunda bilim dünyasında henüz tam bir uzlaşı yoktur. Bu durum, reenkarnasyonun bilimsel olarak incelenmesini zorlaştırır.
Kanıtlanabilirlik: Reenkarnasyon gibi metafizik bir kavramı, deneysel yöntemlerle doğrudan kanıtlamak zordur. Bilimsel yöntemler, gözlemlenebilir ve tekrarlanabilir olgulara dayanır.
Subjektif Deneyimler: Reenkarnasyon deneyimleri genellikle kişisel ve özneldir. Geçmiş hayat hatıraları gibi iddialar, bilimsel olarak objektif bir şekilde değerlendirilmesi zor olan deneyimlerdir.
Bilimsel Yaklaşımlar
Bilim insanları, reenkarnasyon gibi konuları incelerken genellikle aşağıdaki gibi yaklaşımlar kullanırlar:
Parapsikoloji: Parapsikoloji, paranormal olayları inceleyen bir bilim dalıdır. Reenkarnasyon da bu dalın ilgi alanına girer. Ancak parapsikolojinin bilimsel statüsü hala tartışmalıdır.
Psikoloji: Psikologlar, reenkarnasyon deneyimlerini psikolojik açıdan incelerler. Geçmiş hayat hatıraları, hipnoz, regresyon terapisi gibi yöntemlerle araştırılır. Ancak bu deneyimlerin gerçek mi yoksa hayali mi olduğu konusunda kesin bir sonuç elde etmek zordur.
Nörobilim: Beynin hafıza, bilinç ve kişilik gibi işlevlerini inceleyen nörobilimciler, reenkarnasyon deneyimlerinin beyindeki mekanizmalarla nasıl açıklanabileceğini araştırırlar.
Reenkarnasyon İddialarına İlişkin Eleştiriler
Hafıza Yanılsamaları: Geçmiş hayat hatıraları, yanlış hatırlama, rüyalar veya hayallerle karıştırılabilir.
Kültürel Etkiler: Çocuklukta duyulan hikayeler veya okunan kitaplar, geçmiş hayat hatıralarını etkileyebilir.
Öneriler: Hipnoz veya regresyon terapisi sırasında verilen öneriler, kişinin kendi zihninde geçmiş hayat senaryoları oluşturmasına neden olabilir.
Psikolojik Savunma Mekanizmaları: Bazı insanlar, yaşadıkları zorlukları açıklamak veya anlamlandırmak için geçmiş hayat senaryoları yaratabilirler.
Sonuç
Şu anda reenkarnasyonun bilimsel olarak kesin bir şekilde kanıtlandığı söylenemez. Ancak bu konu, bilim insanlarının ve araştırmacıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. Gelecekteki teknolojik gelişmeler ve yeni bilimsel keşifler, reenkarnasyon gibi konular hakkında daha derinlemesine araştırmalar yapılmasına olanak sağlayabilir.
Özetle, reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanması zor bir konudur. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle kişisel deneyimlere ve subjektif verilere dayanmaktadır. Bilimsel yöntemlerle elde edilen kesin sonuçlar elde etmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz, aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
Parapsikoloji literatürü
Psikoloji dergileri
Nörobilim araştırmaları
Özellikle merak ettiğiniz bir yönü var mı? Örneğin, geçmiş hayat regresyonu, çocukların geçmiş hayat hatıraları veya reenkarnasyonun farklı kültürlerdeki yorumları gibi konularda daha detaylı bilgi verebilirim.
Karma ve Kişisel Gelişim: Birliktelik ve Etkiler
Karma, eylemlerimizin sonuçlarını ve bu sonuçların gelecekteki deneyimlerimizi nasıl şekillendireceğini ifade eden bir kavramdır. Kişisel gelişim ise, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkararak daha mutlu, daha sağlıklı ve daha tatmin edici bir yaşam sürme çabasıdır. Bu iki kavram, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir ilişkiye sahiptir.
Karma ve Kişisel Gelişimin Birlikteliği Neden Önemlidir?
Sorumluluk Bilinci: Karma, bireye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatır. Yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, kişiyi daha bilinçli ve sorumlu davranmaya teşvik eder.
Kendini Tanıma: Karma, kişinin geçmiş eylemlerinin sonuçlarını inceleyerek kendini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Bu sayede kişi, güçlü ve zayıf yönlerini belirleyerek gelişim alanlarını tespit edebilir.
Dönüşüm: Karma, sürekli bir değişim ve dönüşüm sürecini ifade eder. Kişi, yaptığı her eylemle kendi kaderini şekillendirir. Bu da kişisel gelişim için güçlü bir motivasyon kaynağıdır.
Empati ve Merhamet: Karma, tüm canlıların birbirine bağlı olduğunu ve yapılan her eylemin diğerlerini etkilediğini hatırlatır. Bu anlayış, empati ve merhamet duygularını geliştirir.
İçsel Barış: Karma, kişinin geçmişteki hatalarını kabullenmesine ve geleceğe daha umutla bakmasına yardımcı olur. Bu da içsel bir barış ve huzur sağlar.
Karma, Kişisel Gelişimi Nasıl Destekler?
Hedef Belirleme: Karma, kişinin geçmiş deneyimlerinden ders çıkararak gelecekteki hedeflerini belirlemesine yardımcı olur.
Olumlu Düşünce: Karma, olumlu düşüncelerin olumlu sonuçlar doğurduğu inancını güçlendirir. Bu da kişinin motivasyonunu artırır.
Sabır ve İrade: Karma, her şeyin zamanla gerçekleşeceği inancını verir. Bu da kişiye sabır ve azim kazandırır.
Affetme: Karma, affetmenin önemini vurgular. Affetmek, kişinin içsel yükünden kurtulmasına ve kişisel gelişimine katkıda bulunur.
Şükran: Karma, sahip olunanlara şükretmenin önemini hatırlatır. Şükran duygusu, mutluluk ve tatmin duygularını artırır.
Kişisel Gelişimde Karmayı Uygulamak İçin İpuçları:
Farkındalık: Günlük yaşamda yapılan eylemlerin farkında olmak ve bu eylemlerin sonuçlarını düşünmek.
Olumlu Affirmasyonlar: Kendine olumlu mesajlar vererek düşünce kalıplarını değiştirmek.
Meditasyon: Zihni sakinleştirmek ve içsel sesini dinlemek için düzenli olarak meditasyon yapmak.
Şükran Günlüğü: Her gün şükredilen şeyleri yazmak.
Empati Geliştirmek: Başkalarının duygularını anlamaya çalışmak ve onlara karşı daha anlayışlı olmak.
Sonuç olarak, karma ve kişisel gelişim, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, kişiye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatırken, kişisel gelişim ise bu sorumluluğu kullanarak daha iyi bir yaşam inşa etme fırsatı sunar. Karmayı hayatımıza entegre ederek daha mutlu, daha sağlıklı ve daha anlamlı bir yaşam sürebiliriz.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
[attachment=176137]
Reenkarnasyon: Ruhun Yeniden Doğuşu İnancı
Reenkarnasyon veya ruh göçü olarak da bilinen bu inanç, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngünün karma yasasıyla bağlantılı olduğu düşünülür ve kişinin bu hayattaki eylemlerinin bir sonraki hayatını şekillendirdiği inancı yaygındır.
Reenkarnasyonun Kökenleri ve Yaygınlığı
Reenkarnasyon inancı, özellikle Asya kökenli dinlerde ve felsefelerde yaygın olarak görülür. Özellikle Hinduizm, Budizm, Jainizm ve bazı yerli Amerikan inanç sistemlerinde temel bir inançtır. Bu dinlerde karma yasası ile birlikte ele alınır ve kişinin yaşadığı hayatların toplamının nihai kurtuluşu veya yeniden doğuş döngüsünden çıkmayı belirlediği düşünülür.
Reenkarnasyonun Temel İlkeleri
Ruhun Ölümsüzlüğü: Reenkarnasyon inancının temelini ruhun ölümsüz olduğu ve bedenin sadece geçici bir kabuk olduğu düşüncesi oluşturur.
Karma Yasası: Bu yasa, kişinin yaptığı eylemlerin sonuçlarının er ya da geç karşılığını bulacağını ve bu sonuçların kişinin bir sonraki hayatını belirleyeceğini savunur.
Yeniden Doğuş: Ruh, ölümden sonra yeni bir bedende yeniden doğar. Bu beden, bir insan, hayvan veya başka bir varlık olabilir.
Nirvana veya Moksha: Bu terimler, yeniden doğuş döngüsünden kurtulma ve nihai bir aydınlanmaya ulaşma durumunu ifade eder.
Reenkarnasyonun Farklı Kültürlerdeki Yorumları
Hinduizm: Hinduizm'de reenkarnasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve varoluşun temel döngüsü olarak kabul edilir.
Budizm: Budizm'de de reenkarnasyon önemli bir kavramdır. Buda, varoluşun acı olduğunu ve bu acıdan kurtulmanın yolunun aydınlanma olduğunu öğretmiştir.
Jainizm: Jainizm'de de reenkasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve ruhun saflaşma süreci olarak görülür.
Kelt Mitolojisi: Kelt mitolojisinde de ruhun yeniden doğuşu inancı bulunur. Örneğin, bazı efsanelerde kahramanların ruhlarının ağaçlarda veya hayvanlarda yeniden doğduğu anlatılır.
Reenkarnasyon ve Bilim
Reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanmış bir olgu değildir. Ancak bazı parapsikolojik araştırmalar, geçmiş hayat deneyimleri iddialarını inceleyerek bu konuya ilgi duymuştur. Bununla birlikte, bu araştırmaların sonuçları bilim dünyası tarafından genel olarak kabul görmemektedir.
Reenkarnasyon ve Dinler
İslam: İslam dininde reenkarnasyon inancı kabul edilmez. İslam'a göre, ölümden sonra kıyamet kopacak ve insanlar yaptıklarına göre hesaba çekilecektir.
Hristiyanlık: Hristiyanlığın büyük çoğunluğu reenkarnasyonu kabul etmez. Ancak bazı Hristiyan grupları, özellikle de bazı mistik ekoller, reenkarnasyona benzer bazı inançlara sahip olabilir.
Sonuç olarak, reenkarnasyon, insanlık tarihi boyunca birçok kültürde yer almış karmaşık ve ilgi çekici bir inançtır. Bu inanç, ölümden sonraki hayat, karma ve varoluşun anlamı gibi derin sorulara cevap arama çabası içindeki insan zihninin bir yansıması olarak görülebilir. Ancak, reenkarnasyonun bilimsel bir temeli olup olmadığı ve farklı dinlerdeki yeri hala tartışmalı konulardır.
Not: Bu makale, reenkarnasyon konusuna genel bir bakış sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için ilgili kaynakları inceleyebilirsiniz.
Karma Yasası: Eylemlerinizin Sonuçları
Karma yasası, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. Bu yasa, özellikle Hinduizm, Budizm ve Jainizm gibi Doğu felsefelerinde önemli bir yer tutar.
Karma Nasıl İşler?
Eylem ve Sonuç: Her eylem, ister fiziksel ister zihinsel olsun, evrende bir titreşim yaratır ve bu titreşim, benzer titreşimleri çekerek sonuçlara yol açar.
Nedensellik: Karma, basitçe bir neden-sonuç ilişkisidir. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar.
Reenkarnasyonla İlişkisi: Karma yasası, reenkarnasyon inancıyla sık sık birlikte ele alınır. Bu inanışa göre, bir kişinin yaptığı eylemlerin sonuçları, o kişinin bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Denge: Karma, evrensel bir dengeyi koruma amacı taşır. Yani, bir kişi ne kadar iyi veya kötü eylem yaparsa, o kadar iyi veya kötü sonuçlarla karşılaşır.
Karma Yasasının Önemi
Ahlaki Gelişim: Karma yasası, insanların iyi davranışlar sergilemelerine ve kötü davranışlardan kaçınmalarına teşvik eder. Çünkü yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, ahlaki bir yaşam sürmeye yönlendirir.
Sorumluluk Bilinci: Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar. Yani, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, kendi geçmiş eylemlerinin bir sonucu olarak görülür.
Kabulleniş: Karma, insanların hayatlarındaki olayları daha iyi anlamalarına ve kabullenmelerine yardımcı olur. Çünkü her şeyin bir nedeni olduğu düşüncesi, olumsuz durumlarla başa çıkmayı kolaylaştırır.
Kişisel Gelişim: Karma, insanların kendilerini sürekli olarak geliştirmelerine ve daha iyi bir insan olmaya çalışmalarına teşvik eder.
Karma Yasası ve Günümüz
Karma yasası, günümüzde de birçok insan tarafından kabul edilen bir felsefedir. Özellikle kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda sıklıkla kullanılır. Ancak, karma yasasının bilimsel olarak kanıtlanması mümkün değildir. Bu nedenle, daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Karma yasasıyla ilgili sıkça sorulan sorular:
Karma sadece insanlara mı uygulanır? Hayır, karma yasası tüm canlıları ve hatta cansız varlıkları kapsar.
Karma, kadercilik midir? Karma, kadercilikten farklıdır. Karma, kişinin kendi eylemlerinin sonuçlarını belirlediğini söylerken, kadercilik, her şeyin önceden belirlenmiş olduğunu savunur.
Kötü şeyler yaşayan insanlar neden kötü şeyler yapmıştır? Karma, her zaman bu hayatta karşılık bulmayabilir. Bazı karma etkileri, birden fazla hayata yayılabilir. Ayrıca, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, sadece kendi geçmiş eylemlerinin sonucu olmayabilir, aynı zamanda çevresel faktörler de etkili olabilir.
Sonuç olarak, karma yasası, insan yaşamının anlamını açıklamaya çalışan ve ahlaki bir yaşam sürmeye teşvik eden derin bir felsefedir. Bu yasa, bireylere kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar ve kişisel gelişimlerine katkı sağlar.
Karma ve Reenkarnasyon Arasındaki İlişki
Karma ve reenkarnasyon kavramları, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıklıkla birlikte anılan ve birbirini tamamlayan iki önemli konseptir. Bu iki kavram arasındaki ilişki, insan yaşamının anlamı, ölümden sonraki hayat ve evrensel adalet gibi derin sorulara yanıt arama çabası içindeki insan zihninin bir yansımasıdır.
Karma Nedir?
Karma, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar. Bu nedenle karma, bir tür kozmik neden-sonuç ilişkisidir.
Reenkarnasyon Nedir?
Reenkarnasyon ise, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngü, karma yasasıyla yakından ilişkilidir. Kişinin bu hayattaki eylemleri, bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Karma ve Reenkarnasyonun Birlikteliği
Eylemlerin Sonuçları: Karma yasasına göre yapılan her eylemin bir karşılığı vardır. Bu karşılık, kişinin aynı yaşamında veya sonraki yaşamlarında ortaya çıkabilir. Reenkarnasyon, bu karşılığın bir sonraki yaşamda ortaya çıkma olasılığını sunar.
Ruhun Gelişimi: Reenkarnasyon inancına göre, ruh, her yeniden doğuşta yeni deneyimler kazanır ve böylece gelişir. Karma ise bu gelişimi yönlendirir. İyi eylemler, ruhun yükselmesine ve daha iyi bir hayata doğru ilerlemesine yardımcı olurken, kötü eylemler, ruhun gerilemesine neden olur.
Döngüsellik: Karma ve reenkarnasyon, bir döngüsel varoluşu ifade eder. Kişi, yaptığı eylemlerin sonuçlarını deneyimleyerek sürekli olarak öğrenir ve gelişir. Bu döngü, nihai bir aydınlanmaya veya kurtuluşa ulaşmak için devam eder.
Örneklerle Anlatım
İyi Bir Eylem: Bir kişi, fakir birine yardım ederse, bu iyi eylem onun karmik hesabına iyilik olarak yazılır. Bu iyiliğin karşılığı, gelecekteki bir yaşamında daha iyi bir durumda doğması veya zor bir durumda yardım görmesi şeklinde olabilir.
Kötü Bir Eylem: Bir kişi, başka birine zarar verirse, bu kötü eylem onun karmik hesabına kötülük olarak yazılır. Bu kötülüğün karşılığı, gelecekteki bir yaşamında benzer bir acı çekmesi veya zorluklarla karşılaşması şeklinde olabilir.
Özetle
Karma ve reenkarnasyon, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, eylemlerin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanırken, reenkarnasyon, ruhun ölümsüzlüğü ve döngüsel varoluş üzerine odaklanır. Bu iki kavram birlikte, insan yaşamının anlamını, evrensel adaleti ve kişisel gelişimi açıklamaya çalışır.
Karma ve Farklı Dinlerdeki Yorumları
Karma kavramı, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıkça karşımıza çıkan ve bir kişinin eylemlerinin sonuçlarını ifade eden bir kavramdır. Bu kavram, farklı dinler ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış ve anlaşılmıştır.
Hinduizm'de Karma
Temel İnanç: Hinduizm'de karma, reenkarnasyon ile birlikte ele alınır. Bir kişinin yaptığı her eylem, bir sonraki hayatında yaşayacağı deneyimleri belirler. İyi eylemler, daha iyi bir hayata, kötü eylemler ise daha zor bir hayata yol açar.
Karma ve Dharma: Hinduizm'de karma, dharma (ahlaki görev) kavramıyla sıkı sıkıya bağlıdır. Dharma'ya uygun yaşamak, iyi karma biriktirmek anlamına gelir.
Moksha: Hinduizm'in nihai amacı olan moksha (kurtuluş), karma döngüsünden kurtulmak ve Brahman (evrensel ruh) ile birleşmektir.
Budizm'de Karma
Eylem ve Sonuç: Budizm'de de karma, eylemlerin sonuçları üzerine odaklanır. Ancak, Budizm'de karma daha çok zihinsel eylemlerle ilişkilidir.
Dört Asil Gerçek: Budizm'in dört asil gerçeği (acı, acının kökeni, acının sonu ve acıdan kurtuluş yolu) karma ile yakından ilgilidir. Acının kökeni, kişinin geçmiş yaşamlarından gelen karmadır.
Nirvana: Budizm'in nihai amacı olan nirvana, karma döngüsünden kurtulma ve aydınlanmaya ulaşmaktır.
Jainizm'de Karma
Jiva ve Karma: Jainizm'de karma, jiva (ruh) ile ilişkilidir. Jiva, yaptığı eylemlerle karma toplar ve bu karma, jivanın yeniden doğuşunu belirler.
Ahimsa: Jainizm'de ahimsa (şiddetsizlik) en önemli erdemdir. Ahimsa uygulamak, karmayı azaltmanın en iyi yoludur.
Diğer Dinlerde Karma
Sikhizm: Sikhizm'de karma, Hinduizm ve Budizm'deki anlamlarına benzer şekilde kullanılır. Ancak Sikhizm, karmayı daha çok kişisel gelişim ve Tanrı ile birleşme sürecinde bir araç olarak görür.
Taoizm: Taoizm'de karma, doğanın döngüselliği ve denge kavramıyla ilişkilendirilir. İyi ve kötü eylemlerin bir denge içinde olması gerektiği vurgulanır.
Konfüçyüsçülük: Konfüçyüsçülükte karma, doğrudan bahsedilmese de, benzer bir kavram olan "tianming" (göksel kader) bulunur. Bu kavram, insanların eylemlerinin sonuçlarını ve kaderini etkilediği düşüncesini ifade eder.
Batı Felsefesi ve Karma
Batı felsefesi ve psikolojide de karmaya benzer kavramlar bulunmaktadır. Örneğin, Sigmund Freud'un id ve süperego kavramları, karmaya benzer şekilde insan davranışlarını açıklamaya çalışır. Ayrıca, Jung'un kolektiv bilinçaltı kavramı da karma ile bazı benzerlikler gösterir.
Karma ve Modern Dünyada Anlayışı
Günümüzde karma, daha çok kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda kullanılmaktadır. Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları ve yaptıkları her eylemin bir sonucu olacağı bilincini aşılar. Ancak, karma kavramı bilimsel olarak kanıtlanamadığı için daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Sonuç olarak, karma kavramı, farklı din ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış olsa da, temelde insan eylemlerinin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanan evrensel bir ilkedir. Karma, insanların hayatlarına anlam katmak, kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak ve daha iyi bir dünya yaratmak için bir ilham kaynağı olabilir.
Reenkarnasyonun Bilimsel Açıdan İncelenmesi
Reenkarnasyon, yani ruhun yeniden doğuşu inancı, yüzyıllardır birçok kültürde ve dinde önemli bir yer tutmuştur. Ancak bilimsel yöntemlerle doğrudan kanıtlanması oldukça zordur. Bunun temel nedenleri şunlardır:
Tanımlama Sorunu: Ruhun ne olduğu, nasıl ölçüleceği ve nasıl tanımlanacağı konusunda bilim dünyasında henüz tam bir uzlaşı yoktur. Bu durum, reenkarnasyonun bilimsel olarak incelenmesini zorlaştırır.
Kanıtlanabilirlik: Reenkarnasyon gibi metafizik bir kavramı, deneysel yöntemlerle doğrudan kanıtlamak zordur. Bilimsel yöntemler, gözlemlenebilir ve tekrarlanabilir olgulara dayanır.
Subjektif Deneyimler: Reenkarnasyon deneyimleri genellikle kişisel ve özneldir. Geçmiş hayat hatıraları gibi iddialar, bilimsel olarak objektif bir şekilde değerlendirilmesi zor olan deneyimlerdir.
Bilimsel Yaklaşımlar
Bilim insanları, reenkarnasyon gibi konuları incelerken genellikle aşağıdaki gibi yaklaşımlar kullanırlar:
Parapsikoloji: Parapsikoloji, paranormal olayları inceleyen bir bilim dalıdır. Reenkarnasyon da bu dalın ilgi alanına girer. Ancak parapsikolojinin bilimsel statüsü hala tartışmalıdır.
Psikoloji: Psikologlar, reenkarnasyon deneyimlerini psikolojik açıdan incelerler. Geçmiş hayat hatıraları, hipnoz, regresyon terapisi gibi yöntemlerle araştırılır. Ancak bu deneyimlerin gerçek mi yoksa hayali mi olduğu konusunda kesin bir sonuç elde etmek zordur.
Nörobilim: Beynin hafıza, bilinç ve kişilik gibi işlevlerini inceleyen nörobilimciler, reenkarnasyon deneyimlerinin beyindeki mekanizmalarla nasıl açıklanabileceğini araştırırlar.
Reenkarnasyon İddialarına İlişkin Eleştiriler
Hafıza Yanılsamaları: Geçmiş hayat hatıraları, yanlış hatırlama, rüyalar veya hayallerle karıştırılabilir.
Kültürel Etkiler: Çocuklukta duyulan hikayeler veya okunan kitaplar, geçmiş hayat hatıralarını etkileyebilir.
Öneriler: Hipnoz veya regresyon terapisi sırasında verilen öneriler, kişinin kendi zihninde geçmiş hayat senaryoları oluşturmasına neden olabilir.
Psikolojik Savunma Mekanizmaları: Bazı insanlar, yaşadıkları zorlukları açıklamak veya anlamlandırmak için geçmiş hayat senaryoları yaratabilirler.
Sonuç
Şu anda reenkarnasyonun bilimsel olarak kesin bir şekilde kanıtlandığı söylenemez. Ancak bu konu, bilim insanlarının ve araştırmacıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. Gelecekteki teknolojik gelişmeler ve yeni bilimsel keşifler, reenkarnasyon gibi konular hakkında daha derinlemesine araştırmalar yapılmasına olanak sağlayabilir.
Özetle, reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanması zor bir konudur. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle kişisel deneyimlere ve subjektif verilere dayanmaktadır. Bilimsel yöntemlerle elde edilen kesin sonuçlar elde etmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz, aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
Parapsikoloji literatürü
Psikoloji dergileri
Nörobilim araştırmaları
Özellikle merak ettiğiniz bir yönü var mı? Örneğin, geçmiş hayat regresyonu, çocukların geçmiş hayat hatıraları veya reenkarnasyonun farklı kültürlerdeki yorumları gibi konularda daha detaylı bilgi verebilirim.
Karma ve Kişisel Gelişim: Birliktelik ve Etkiler
Karma, eylemlerimizin sonuçlarını ve bu sonuçların gelecekteki deneyimlerimizi nasıl şekillendireceğini ifade eden bir kavramdır. Kişisel gelişim ise, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkararak daha mutlu, daha sağlıklı ve daha tatmin edici bir yaşam sürme çabasıdır. Bu iki kavram, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir ilişkiye sahiptir.
Karma ve Kişisel Gelişimin Birlikteliği Neden Önemlidir?
Sorumluluk Bilinci: Karma, bireye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatır. Yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, kişiyi daha bilinçli ve sorumlu davranmaya teşvik eder.
Kendini Tanıma: Karma, kişinin geçmiş eylemlerinin sonuçlarını inceleyerek kendini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Bu sayede kişi, güçlü ve zayıf yönlerini belirleyerek gelişim alanlarını tespit edebilir.
Dönüşüm: Karma, sürekli bir değişim ve dönüşüm sürecini ifade eder. Kişi, yaptığı her eylemle kendi kaderini şekillendirir. Bu da kişisel gelişim için güçlü bir motivasyon kaynağıdır.
Empati ve Merhamet: Karma, tüm canlıların birbirine bağlı olduğunu ve yapılan her eylemin diğerlerini etkilediğini hatırlatır. Bu anlayış, empati ve merhamet duygularını geliştirir.
İçsel Barış: Karma, kişinin geçmişteki hatalarını kabullenmesine ve geleceğe daha umutla bakmasına yardımcı olur. Bu da içsel bir barış ve huzur sağlar.
Karma, Kişisel Gelişimi Nasıl Destekler?
Hedef Belirleme: Karma, kişinin geçmiş deneyimlerinden ders çıkararak gelecekteki hedeflerini belirlemesine yardımcı olur.
Olumlu Düşünce: Karma, olumlu düşüncelerin olumlu sonuçlar doğurduğu inancını güçlendirir. Bu da kişinin motivasyonunu artırır.
Sabır ve İrade: Karma, her şeyin zamanla gerçekleşeceği inancını verir. Bu da kişiye sabır ve azim kazandırır.
Affetme: Karma, affetmenin önemini vurgular. Affetmek, kişinin içsel yükünden kurtulmasına ve kişisel gelişimine katkıda bulunur.
Şükran: Karma, sahip olunanlara şükretmenin önemini hatırlatır. Şükran duygusu, mutluluk ve tatmin duygularını artırır.
Kişisel Gelişimde Karmayı Uygulamak İçin İpuçları:
Farkındalık: Günlük yaşamda yapılan eylemlerin farkında olmak ve bu eylemlerin sonuçlarını düşünmek.
Olumlu Affirmasyonlar: Kendine olumlu mesajlar vererek düşünce kalıplarını değiştirmek.
Meditasyon: Zihni sakinleştirmek ve içsel sesini dinlemek için düzenli olarak meditasyon yapmak.
Şükran Günlüğü: Her gün şükredilen şeyleri yazmak.
Empati Geliştirmek: Başkalarının duygularını anlamaya çalışmak ve onlara karşı daha anlayışlı olmak.
Sonuç olarak, karma ve kişisel gelişim, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, kişiye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatırken, kişisel gelişim ise bu sorumluluğu kullanarak daha iyi bir yaşam inşa etme fırsatı sunar. Karmayı hayatımıza entegre ederek daha mutlu, daha sağlıklı ve daha anlamlı bir yaşam sürebiliriz.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
Reenkarnasyon: Ruhun Yeniden Doğuşu İnancı
Reenkarnasyon veya ruh göçü olarak da bilinen bu inanç, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngünün karma yasasıyla bağlantılı olduğu düşünülür ve kişinin bu hayattaki eylemlerinin bir sonraki hayatını şekillendirdiği inancı yaygındır.
Reenkarnasyonun Kökenleri ve Yaygınlığı
Reenkarnasyon inancı, özellikle Asya kökenli dinlerde ve felsefelerde yaygın olarak görülür. Özellikle Hinduizm, Budizm, Jainizm ve bazı yerli Amerikan inanç sistemlerinde temel bir inançtır. Bu dinlerde karma yasası ile birlikte ele alınır ve kişinin yaşadığı hayatların toplamının nihai kurtuluşu veya yeniden doğuş döngüsünden çıkmayı belirlediği düşünülür.
Reenkarnasyonun Temel İlkeleri
Ruhun Ölümsüzlüğü: Reenkarnasyon inancının temelini ruhun ölümsüz olduğu ve bedenin sadece geçici bir kabuk olduğu düşüncesi oluşturur.
Karma Yasası: Bu yasa, kişinin yaptığı eylemlerin sonuçlarının er ya da geç karşılığını bulacağını ve bu sonuçların kişinin bir sonraki hayatını belirleyeceğini savunur.
Yeniden Doğuş: Ruh, ölümden sonra yeni bir bedende yeniden doğar. Bu beden, bir insan, hayvan veya başka bir varlık olabilir.
Nirvana veya Moksha: Bu terimler, yeniden doğuş döngüsünden kurtulma ve nihai bir aydınlanmaya ulaşma durumunu ifade eder.
Reenkarnasyonun Farklı Kültürlerdeki Yorumları
Hinduizm: Hinduizm'de reenkarnasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve varoluşun temel döngüsü olarak kabul edilir.
Budizm: Budizm'de de reenkarnasyon önemli bir kavramdır. Buda, varoluşun acı olduğunu ve bu acıdan kurtulmanın yolunun aydınlanma olduğunu öğretmiştir.
Jainizm: Jainizm'de de reenkasyon, karma yasasıyla birlikte ele alınır ve ruhun saflaşma süreci olarak görülür.
Kelt Mitolojisi: Kelt mitolojisinde de ruhun yeniden doğuşu inancı bulunur. Örneğin, bazı efsanelerde kahramanların ruhlarının ağaçlarda veya hayvanlarda yeniden doğduğu anlatılır.
Reenkarnasyon ve Bilim
Reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanmış bir olgu değildir. Ancak bazı parapsikolojik araştırmalar, geçmiş hayat deneyimleri iddialarını inceleyerek bu konuya ilgi duymuştur. Bununla birlikte, bu araştırmaların sonuçları bilim dünyası tarafından genel olarak kabul görmemektedir.
Reenkarnasyon ve Dinler
İslam: İslam dininde reenkarnasyon inancı kabul edilmez. İslam'a göre, ölümden sonra kıyamet kopacak ve insanlar yaptıklarına göre hesaba çekilecektir.
Hristiyanlık: Hristiyanlığın büyük çoğunluğu reenkarnasyonu kabul etmez. Ancak bazı Hristiyan grupları, özellikle de bazı mistik ekoller, reenkarnasyona benzer bazı inançlara sahip olabilir.
Sonuç olarak, reenkarnasyon, insanlık tarihi boyunca birçok kültürde yer almış karmaşık ve ilgi çekici bir inançtır. Bu inanç, ölümden sonraki hayat, karma ve varoluşun anlamı gibi derin sorulara cevap arama çabası içindeki insan zihninin bir yansıması olarak görülebilir. Ancak, reenkarnasyonun bilimsel bir temeli olup olmadığı ve farklı dinlerdeki yeri hala tartışmalı konulardır.
Not: Bu makale, reenkarnasyon konusuna genel bir bakış sunmaktadır. Daha detaylı bilgi için ilgili kaynakları inceleyebilirsiniz.
Karma Yasası: Eylemlerinizin Sonuçları
Karma yasası, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. Bu yasa, özellikle Hinduizm, Budizm ve Jainizm gibi Doğu felsefelerinde önemli bir yer tutar.
Karma Nasıl İşler?
Eylem ve Sonuç: Her eylem, ister fiziksel ister zihinsel olsun, evrende bir titreşim yaratır ve bu titreşim, benzer titreşimleri çekerek sonuçlara yol açar.
Nedensellik: Karma, basitçe bir neden-sonuç ilişkisidir. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar.
Reenkarnasyonla İlişkisi: Karma yasası, reenkarnasyon inancıyla sık sık birlikte ele alınır. Bu inanışa göre, bir kişinin yaptığı eylemlerin sonuçları, o kişinin bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Denge: Karma, evrensel bir dengeyi koruma amacı taşır. Yani, bir kişi ne kadar iyi veya kötü eylem yaparsa, o kadar iyi veya kötü sonuçlarla karşılaşır.
Karma Yasasının Önemi
Ahlaki Gelişim: Karma yasası, insanların iyi davranışlar sergilemelerine ve kötü davranışlardan kaçınmalarına teşvik eder. Çünkü yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, ahlaki bir yaşam sürmeye yönlendirir.
Sorumluluk Bilinci: Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar. Yani, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, kendi geçmiş eylemlerinin bir sonucu olarak görülür.
Kabulleniş: Karma, insanların hayatlarındaki olayları daha iyi anlamalarına ve kabullenmelerine yardımcı olur. Çünkü her şeyin bir nedeni olduğu düşüncesi, olumsuz durumlarla başa çıkmayı kolaylaştırır.
Kişisel Gelişim: Karma, insanların kendilerini sürekli olarak geliştirmelerine ve daha iyi bir insan olmaya çalışmalarına teşvik eder.
Karma Yasası ve Günümüz
Karma yasası, günümüzde de birçok insan tarafından kabul edilen bir felsefedir. Özellikle kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda sıklıkla kullanılır. Ancak, karma yasasının bilimsel olarak kanıtlanması mümkün değildir. Bu nedenle, daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Karma yasasıyla ilgili sıkça sorulan sorular:
Karma sadece insanlara mı uygulanır? Hayır, karma yasası tüm canlıları ve hatta cansız varlıkları kapsar.
Karma, kadercilik midir? Karma, kadercilikten farklıdır. Karma, kişinin kendi eylemlerinin sonuçlarını belirlediğini söylerken, kadercilik, her şeyin önceden belirlenmiş olduğunu savunur.
Kötü şeyler yaşayan insanlar neden kötü şeyler yapmıştır? Karma, her zaman bu hayatta karşılık bulmayabilir. Bazı karma etkileri, birden fazla hayata yayılabilir. Ayrıca, bir kişinin yaşadığı olumsuzluklar, sadece kendi geçmiş eylemlerinin sonucu olmayabilir, aynı zamanda çevresel faktörler de etkili olabilir.
Sonuç olarak, karma yasası, insan yaşamının anlamını açıklamaya çalışan ve ahlaki bir yaşam sürmeye teşvik eden derin bir felsefedir. Bu yasa, bireylere kendi hayatlarından sorumlu oldukları bilincini aşılar ve kişisel gelişimlerine katkı sağlar.
Karma ve Reenkarnasyon Arasındaki İlişki
Karma ve reenkarnasyon kavramları, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıklıkla birlikte anılan ve birbirini tamamlayan iki önemli konseptir. Bu iki kavram arasındaki ilişki, insan yaşamının anlamı, ölümden sonraki hayat ve evrensel adalet gibi derin sorulara yanıt arama çabası içindeki insan zihninin bir yansımasıdır.
Karma Nedir?
Karma, kısaca bir kişinin yaptığı her eylemin bir sonucu olacağı ve bu sonuçların kişinin gelecekteki deneyimlerini şekillendireceği inancına dayanır. İyi niyetli ve yapıcı eylemler, olumlu sonuçlar doğururken; kötü niyetli ve yıkıcı eylemler, olumsuz sonuçlara yol açar. Bu nedenle karma, bir tür kozmik neden-sonuç ilişkisidir.
Reenkarnasyon Nedir?
Reenkarnasyon ise, bir canlının ölümünden sonra ruhunun yok olmadığı, aksine farklı bir bedende yeniden doğduğunu savunur. Bu döngü, karma yasasıyla yakından ilişkilidir. Kişinin bu hayattaki eylemleri, bir sonraki hayatında deneyimleyeceği olayları belirler.
Karma ve Reenkarnasyonun Birlikteliği
Eylemlerin Sonuçları: Karma yasasına göre yapılan her eylemin bir karşılığı vardır. Bu karşılık, kişinin aynı yaşamında veya sonraki yaşamlarında ortaya çıkabilir. Reenkarnasyon, bu karşılığın bir sonraki yaşamda ortaya çıkma olasılığını sunar.
Ruhun Gelişimi: Reenkarnasyon inancına göre, ruh, her yeniden doğuşta yeni deneyimler kazanır ve böylece gelişir. Karma ise bu gelişimi yönlendirir. İyi eylemler, ruhun yükselmesine ve daha iyi bir hayata doğru ilerlemesine yardımcı olurken, kötü eylemler, ruhun gerilemesine neden olur.
Döngüsellik: Karma ve reenkarnasyon, bir döngüsel varoluşu ifade eder. Kişi, yaptığı eylemlerin sonuçlarını deneyimleyerek sürekli olarak öğrenir ve gelişir. Bu döngü, nihai bir aydınlanmaya veya kurtuluşa ulaşmak için devam eder.
Örneklerle Anlatım
İyi Bir Eylem: Bir kişi, fakir birine yardım ederse, bu iyi eylem onun karmik hesabına iyilik olarak yazılır. Bu iyiliğin karşılığı, gelecekteki bir yaşamında daha iyi bir durumda doğması veya zor bir durumda yardım görmesi şeklinde olabilir.
Kötü Bir Eylem: Bir kişi, başka birine zarar verirse, bu kötü eylem onun karmik hesabına kötülük olarak yazılır. Bu kötülüğün karşılığı, gelecekteki bir yaşamında benzer bir acı çekmesi veya zorluklarla karşılaşması şeklinde olabilir.
Özetle
Karma ve reenkarnasyon, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, eylemlerin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanırken, reenkarnasyon, ruhun ölümsüzlüğü ve döngüsel varoluş üzerine odaklanır. Bu iki kavram birlikte, insan yaşamının anlamını, evrensel adaleti ve kişisel gelişimi açıklamaya çalışır.
Karma ve Farklı Dinlerdeki Yorumları
Karma kavramı, özellikle Doğu felsefeleri ve dinlerinde sıkça karşımıza çıkan ve bir kişinin eylemlerinin sonuçlarını ifade eden bir kavramdır. Bu kavram, farklı dinler ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış ve anlaşılmıştır.
Hinduizm'de Karma
Temel İnanç: Hinduizm'de karma, reenkarnasyon ile birlikte ele alınır. Bir kişinin yaptığı her eylem, bir sonraki hayatında yaşayacağı deneyimleri belirler. İyi eylemler, daha iyi bir hayata, kötü eylemler ise daha zor bir hayata yol açar.
Karma ve Dharma: Hinduizm'de karma, dharma (ahlaki görev) kavramıyla sıkı sıkıya bağlıdır. Dharma'ya uygun yaşamak, iyi karma biriktirmek anlamına gelir.
Moksha: Hinduizm'in nihai amacı olan moksha (kurtuluş), karma döngüsünden kurtulmak ve Brahman (evrensel ruh) ile birleşmektir.
Budizm'de Karma
Eylem ve Sonuç: Budizm'de de karma, eylemlerin sonuçları üzerine odaklanır. Ancak, Budizm'de karma daha çok zihinsel eylemlerle ilişkilidir.
Dört Asil Gerçek: Budizm'in dört asil gerçeği (acı, acının kökeni, acının sonu ve acıdan kurtuluş yolu) karma ile yakından ilgilidir. Acının kökeni, kişinin geçmiş yaşamlarından gelen karmadır.
Nirvana: Budizm'in nihai amacı olan nirvana, karma döngüsünden kurtulma ve aydınlanmaya ulaşmaktır.
Jainizm'de Karma
Jiva ve Karma: Jainizm'de karma, jiva (ruh) ile ilişkilidir. Jiva, yaptığı eylemlerle karma toplar ve bu karma, jivanın yeniden doğuşunu belirler.
Ahimsa: Jainizm'de ahimsa (şiddetsizlik) en önemli erdemdir. Ahimsa uygulamak, karmayı azaltmanın en iyi yoludur.
Diğer Dinlerde Karma
Sikhizm: Sikhizm'de karma, Hinduizm ve Budizm'deki anlamlarına benzer şekilde kullanılır. Ancak Sikhizm, karmayı daha çok kişisel gelişim ve Tanrı ile birleşme sürecinde bir araç olarak görür.
Taoizm: Taoizm'de karma, doğanın döngüselliği ve denge kavramıyla ilişkilendirilir. İyi ve kötü eylemlerin bir denge içinde olması gerektiği vurgulanır.
Konfüçyüsçülük: Konfüçyüsçülükte karma, doğrudan bahsedilmese de, benzer bir kavram olan "tianming" (göksel kader) bulunur. Bu kavram, insanların eylemlerinin sonuçlarını ve kaderini etkilediği düşüncesini ifade eder.
Batı Felsefesi ve Karma
Batı felsefesi ve psikolojide de karmaya benzer kavramlar bulunmaktadır. Örneğin, Sigmund Freud'un id ve süperego kavramları, karmaya benzer şekilde insan davranışlarını açıklamaya çalışır. Ayrıca, Jung'un kolektiv bilinçaltı kavramı da karma ile bazı benzerlikler gösterir.
Karma ve Modern Dünyada Anlayışı
Günümüzde karma, daha çok kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda kullanılmaktadır. Karma, insanların kendi hayatlarından sorumlu oldukları ve yaptıkları her eylemin bir sonucu olacağı bilincini aşılar. Ancak, karma kavramı bilimsel olarak kanıtlanamadığı için daha çok bir inanç sistemi olarak kabul edilir.
Sonuç olarak, karma kavramı, farklı din ve kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış olsa da, temelde insan eylemlerinin sonuçları ve ahlaki sorumluluk üzerine odaklanan evrensel bir ilkedir. Karma, insanların hayatlarına anlam katmak, kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak ve daha iyi bir dünya yaratmak için bir ilham kaynağı olabilir.
Reenkarnasyonun Bilimsel Açıdan İncelenmesi
Reenkarnasyon, yani ruhun yeniden doğuşu inancı, yüzyıllardır birçok kültürde ve dinde önemli bir yer tutmuştur. Ancak bilimsel yöntemlerle doğrudan kanıtlanması oldukça zordur. Bunun temel nedenleri şunlardır:
Tanımlama Sorunu: Ruhun ne olduğu, nasıl ölçüleceği ve nasıl tanımlanacağı konusunda bilim dünyasında henüz tam bir uzlaşı yoktur. Bu durum, reenkarnasyonun bilimsel olarak incelenmesini zorlaştırır.
Kanıtlanabilirlik: Reenkarnasyon gibi metafizik bir kavramı, deneysel yöntemlerle doğrudan kanıtlamak zordur. Bilimsel yöntemler, gözlemlenebilir ve tekrarlanabilir olgulara dayanır.
Subjektif Deneyimler: Reenkarnasyon deneyimleri genellikle kişisel ve özneldir. Geçmiş hayat hatıraları gibi iddialar, bilimsel olarak objektif bir şekilde değerlendirilmesi zor olan deneyimlerdir.
Bilimsel Yaklaşımlar
Bilim insanları, reenkarnasyon gibi konuları incelerken genellikle aşağıdaki gibi yaklaşımlar kullanırlar:
Parapsikoloji: Parapsikoloji, paranormal olayları inceleyen bir bilim dalıdır. Reenkarnasyon da bu dalın ilgi alanına girer. Ancak parapsikolojinin bilimsel statüsü hala tartışmalıdır.
Psikoloji: Psikologlar, reenkarnasyon deneyimlerini psikolojik açıdan incelerler. Geçmiş hayat hatıraları, hipnoz, regresyon terapisi gibi yöntemlerle araştırılır. Ancak bu deneyimlerin gerçek mi yoksa hayali mi olduğu konusunda kesin bir sonuç elde etmek zordur.
Nörobilim: Beynin hafıza, bilinç ve kişilik gibi işlevlerini inceleyen nörobilimciler, reenkarnasyon deneyimlerinin beyindeki mekanizmalarla nasıl açıklanabileceğini araştırırlar.
Reenkarnasyon İddialarına İlişkin Eleştiriler
Hafıza Yanılsamaları: Geçmiş hayat hatıraları, yanlış hatırlama, rüyalar veya hayallerle karıştırılabilir.
Kültürel Etkiler: Çocuklukta duyulan hikayeler veya okunan kitaplar, geçmiş hayat hatıralarını etkileyebilir.
Öneriler: Hipnoz veya regresyon terapisi sırasında verilen öneriler, kişinin kendi zihninde geçmiş hayat senaryoları oluşturmasına neden olabilir.
Psikolojik Savunma Mekanizmaları: Bazı insanlar, yaşadıkları zorlukları açıklamak veya anlamlandırmak için geçmiş hayat senaryoları yaratabilirler.
Sonuç
Şu anda reenkarnasyonun bilimsel olarak kesin bir şekilde kanıtlandığı söylenemez. Ancak bu konu, bilim insanlarının ve araştırmacıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. Gelecekteki teknolojik gelişmeler ve yeni bilimsel keşifler, reenkarnasyon gibi konular hakkında daha derinlemesine araştırmalar yapılmasına olanak sağlayabilir.
Özetle, reenkarnasyon, bilimsel olarak kanıtlanması zor bir konudur. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle kişisel deneyimlere ve subjektif verilere dayanmaktadır. Bilimsel yöntemlerle elde edilen kesin sonuçlar elde etmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz, aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
Parapsikoloji literatürü
Psikoloji dergileri
Nörobilim araştırmaları
Özellikle merak ettiğiniz bir yönü var mı? Örneğin, geçmiş hayat regresyonu, çocukların geçmiş hayat hatıraları veya reenkarnasyonun farklı kültürlerdeki yorumları gibi konularda daha detaylı bilgi verebilirim.
Karma ve Kişisel Gelişim: Birliktelik ve Etkiler
Karma, eylemlerimizin sonuçlarını ve bu sonuçların gelecekteki deneyimlerimizi nasıl şekillendireceğini ifade eden bir kavramdır. Kişisel gelişim ise, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkararak daha mutlu, daha sağlıklı ve daha tatmin edici bir yaşam sürme çabasıdır. Bu iki kavram, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir ilişkiye sahiptir.
Karma ve Kişisel Gelişimin Birlikteliği Neden Önemlidir?
Sorumluluk Bilinci: Karma, bireye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatır. Yapılan her eylemin bir karşılığı olacağı bilinci, kişiyi daha bilinçli ve sorumlu davranmaya teşvik eder.
Kendini Tanıma: Karma, kişinin geçmiş eylemlerinin sonuçlarını inceleyerek kendini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Bu sayede kişi, güçlü ve zayıf yönlerini belirleyerek gelişim alanlarını tespit edebilir.
Dönüşüm: Karma, sürekli bir değişim ve dönüşüm sürecini ifade eder. Kişi, yaptığı her eylemle kendi kaderini şekillendirir. Bu da kişisel gelişim için güçlü bir motivasyon kaynağıdır.
Empati ve Merhamet: Karma, tüm canlıların birbirine bağlı olduğunu ve yapılan her eylemin diğerlerini etkilediğini hatırlatır. Bu anlayış, empati ve merhamet duygularını geliştirir.
İçsel Barış: Karma, kişinin geçmişteki hatalarını kabullenmesine ve geleceğe daha umutla bakmasına yardımcı olur. Bu da içsel bir barış ve huzur sağlar.
Karma, Kişisel Gelişimi Nasıl Destekler?
Hedef Belirleme: Karma, kişinin geçmiş deneyimlerinden ders çıkararak gelecekteki hedeflerini belirlemesine yardımcı olur.
Olumlu Düşünce: Karma, olumlu düşüncelerin olumlu sonuçlar doğurduğu inancını güçlendirir. Bu da kişinin motivasyonunu artırır.
Sabır ve İrade: Karma, her şeyin zamanla gerçekleşeceği inancını verir. Bu da kişiye sabır ve azim kazandırır.
Affetme: Karma, affetmenin önemini vurgular. Affetmek, kişinin içsel yükünden kurtulmasına ve kişisel gelişimine katkıda bulunur.
Şükran: Karma, sahip olunanlara şükretmenin önemini hatırlatır. Şükran duygusu, mutluluk ve tatmin duygularını artırır.
Kişisel Gelişimde Karmayı Uygulamak İçin İpuçları:
Farkındalık: Günlük yaşamda yapılan eylemlerin farkında olmak ve bu eylemlerin sonuçlarını düşünmek.
Olumlu Affirmasyonlar: Kendine olumlu mesajlar vererek düşünce kalıplarını değiştirmek.
Meditasyon: Zihni sakinleştirmek ve içsel sesini dinlemek için düzenli olarak meditasyon yapmak.
Şükran Günlüğü: Her gün şükredilen şeyleri yazmak.
Empati Geliştirmek: Başkalarının duygularını anlamaya çalışmak ve onlara karşı daha anlayışlı olmak.
Sonuç olarak, karma ve kişisel gelişim, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Karma, kişiye kendi hayatından sorumlu olduğunu hatırlatırken, kişisel gelişim ise bu sorumluluğu kullanarak daha iyi bir yaşam inşa etme fırsatı sunar. Karmayı hayatımıza entegre ederek daha mutlu, daha sağlıklı ve daha anlamlı bir yaşam sürebiliriz.
Autor
Google Gemini ve Raşit Tunca
ÇELEBİ MEHMED
Osmanlı Devletinin beşinci pâdişâhı. Doğum senesini ekserî târihçiler 1386 olarak kaydetmektedirler. Babası, Sultan Yıldırım Bâyezîd Han, annesi ise Germiyanoğlu Süleymân Şahın kızı Devlet Hâtun’dur.
Çelebi Mehmed küçüklüğünden îtibâren devrin en yüksek âlimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393’te devlet idâresinde tecrübe sâhibi olmak üzere Amasya’ya sancakbeyi tâyin edildi.
Babası ile Timur Han arasında 1403’te yapılan Ankara Muhârebesinde Osmanlı ordusunun ihtiyât kuvvetleri kumandanlığında bulunan Çelebi Mehmed, muhârebenin kaybedilmesi üzerine Amasya’ya çekilmek istedi. Ancak Candaroğlu İsfendiyar Beyin yeğeni Yahya Bey karşısına çıktı. Bunu mağlub eden Çelebi Mehmed, ilerlemesinin tehlikeli olacağını anlayarak Bolu’ya gitti. Daha sonra Amasya’ya dâvet edilmesi üzerine maiyeti ile harekete geçti ve şehir hâkimi Kara Devlet Şahı yenerek Amasya’ya girdi. Çelebi Mehmed, aynı yıl civardaki hâkimleri de mağlub edip, Sivas, Tokat ve Amasya mıntıkasına tamâmen hâkim oldu. Timur Hana esir düşen babasını kurtarmak için bir plân hazırladı ise de muvaffak olamadı.
Bu sırada Batı Anadolu’da bulunan Timur Han, Çelebi Mehmed’in faaliyetlerini öğrenip, ona teminât vâdeden mektubu ile yanına dâvet etti. Bu dâvete icâbet edip yola çıkan Çelebi Mehmed, muhtelif yerlerde türlü bâdirelerle karşılaştığından elçiye durumu anlatıp, olanları Timur Hana arz etmesini istedi. Kendisi Amasya’ya döndü. Çelebi Mehmed’in bu mâzeretini kabul eden Timur, ona elindeki yerlerin hükümdârlığını verdi ve al damgalı berât ve hükümdârlık alâmeti olarak taç, kemer ve hırka gönderdi.
Bu sırada Yıldırım Bâyezîd’in diğer oğullarından Şehzâde Süleymân Çelebi Edirne’de, Îsâ Çelebi Balıkesir ve Bursa’da, Mûsâ Çelebi ise Kütahya’da sultanlığını îlân etmişti. Eski beylikler yeniden ortaya çıkarak Anadolu birliği parçalanmıştı. Osmanlı Devletini tekrar bir idâre altında toplamak isteyen Çelebi Mehmed, kardeşi Îsâ Çelebi’ye karşı Ulubâd mevkiinde giriştiği savaşı kazanarak Bursa’ya girdi ve hükümârlığını îlân etti (1404). Îsâ Çelebi Yalova yolu üzerinden Bizans İmparatorunun yanına kaçtı. Emir Süleymân’ın isteği üzerine ise Edirne’ye gönderildi. Emir Süleymân, Îsâ Çelebi’yi mühim bir kuvvetle Anadolu’ya gönderdi. Bursa’yı almak isteyen Îsâ halkın muhâlefeti ile karşılaştığından şehri yaktı. Çelebi Mehmed ile yaptığı ikinci muhârebede de mağlub olunca, yanına kaçtığı İsfendiyar Beyle anlaşarak berâberce Ankara’yı almak üzere harekete geçtiler. Ancak müttefik kuvvetler Çelebi Mehmed’e mağlub olup, Kastamonu tarafına çekildiler.
Bir müddet sonra Îsâ Çelebi Aydınoğlu Cüneyd Beyin yanına gitti ve onun aracılığıyla Saruhan ve Menteşe Beyleriyle anlaşarak tâlihini bir kere daha denemek istedi, ancak mağlub oldu ve bu defâ Karamanoğlu’na iltihâk etti. Netîcede Îsâ Çelebi bir müddet sonra yakalanarak ortadan kaldırıldı.
Îsâ Çelebi’nin öldürülmesinden sonra Çelebi Mehmed Anadolu’da yalnız kaldı. Bundan sonra kendisinin kuvvetlenmesinden endişe ettiğinden Anadolu’ya gelen Emir Süleymân ile mücâdele etti.
Emir Süleymân, Çelebi Mehmed’in elinden birçok yerleri aldığı gibi Aydınoğlu Cüneyd Bey ile Menteşeoğlu İlyas Beye hâkimiyetini kabul ettirmişti. Çelebi Mehmed, onu yeniden Rumeli’ye döndürmek için kardeşi Mûsâ Çelebi’yi Rumeli tarafına geçirtti. Mûsâ Çelebi’nin faaliyetlerini öğrenen Süleymân Çelebi, Rumeli’ye geçti ve ilk anda Mûsâ’yı mağlub ettiyse de, sonradan onun baskınına uğrayarak hayâtını kaybetti. Çelebi Mehmed Bursa’yı hâkimiyeti altına alırken, Mûsâ Çelebi de bu sırada Edirne’de hükümdârlığını îlân etti. Mûsâ Çelebi, Anadolu’da kardeşinin kuvvetli olduğunu bildiği için orayla alâkadâr olmayıp Bizansla meşgul oldu ve bir kısım yerleri onlardan aldı. Bu arada ileride büyük bir isyan çıkaracak olan Şeyh Bedreddîn’i kazasker yaptı. Şeyh, bu sûretle nüfûzunu artıracak mevkiye sâhip oldu. Bir ara İstanbul’u muhâsara eden Mûsâ Çelebi tehlikesine karşı İmparator, Çelebi Mehmed’i Rumeli’ye dâvet etti.
Çelebi Mehmed Üsküdar’a gelerek İmparatorla görüştü. 1411’de İnceğiz mevkiinde kardeşi ile yaptığı muhârebeyi kaybettiğinden gemilerle Anadolu tarafına geçerek yaralı bir halde Bursa’ya geldi. Bir yıl sonra Mûsâ Çelebi’yle yaptığı ikinci muhârebede de muvaffak olamadı.
Mûsâ Çelebi’nin ümerâsına karşı sert davranması, bir müddet sonra onları Çelebi Mehmed’le anlaşmaya mecbur etti. Yeni plâna göre Çelebi Mehmed üçüncü defâ Rumeli’ye geçti. Kendisine katılan Sırp despotu ve bâzı ümerâ ile Tuna’ya çekilmekte olan, Mûsâ Çelebi üzerine yürüyen Çelebi Mehmed, Çamurlu-Derbend mevkiinde meydana gelen muhârebede Mûsâ Çelebi’yi mağlub etti. Mûsâ Çelebi yaralı olarak kaçarken yakalanıp boğduruldu ve Bursa’ya nakledilip, babasının türbesine defnedildi.
Daha sonra Orhan Çelebi’yi de yakalatan Çelebi Mehmed Edirne’de bütün devletin hükümdarı olduğunu ilân etti.
Çelebi Mehmed Rumeli’de bulunduğu sırada Karamanoğlu Mehmed Bey, Bursa’yı bir ay kadar muhâsara etmiş, Mûsâ Çelebi’nin cenâzesinin geldiğini duyunca, şehri ateşe vererek memleketine dönmüştü. Aydınoğlu Cüneyd Bey de bu sıralarda Ohri’den kaçarak Aydın’a gelmiş ve Ayaslug’u (Selçuk) muhâsara edip, sancak beyini öldürmüştü. Bu sebeple Çelebi Mehmed Anadolu’ya dönünce önce Cüneyd Bey üzerine yürüyüp, Çandarlı eliyle Menemen, Kayacık ve Nif kalelerini aldı. Ayrıca İzmir de fetholundu. Çelebi Mehmed, Cüneyd’in annesinin ricâsı üzerine Cüneyd’i affederek 1414’te Niğbolu Sancakbeyliğini verdi. İzmir kuşatması esnâsında Menteşe Beyi de Osmanlılara tâbi olduğu gibi, Midilli, Sakız ve Foça’daki Ceneviz kolonilerinin elçileri gelip, bağlılıklarını arz ettiler. Daha sonra Teke Beyi de tâbi oldu.
Bu şekilde işlerini yoluna koyan Çelebi Mehmed, aynı yıl Bursa’ya gelerek Germiyan ve Candar beyliklerinden takviye alıp Karaman Seferine çıktı. Akşehir, Beyşehir ve Seydişehir kasabalarını aldı ve Mehmed Beyi mağlub etti. Bundan sonra Konya’yı kuşattı ise de, mevsimin elverişsizliğinden dolayı Karamanoğluyla sulh akdederek döndü. Ancak Mehmed Bey rahat durmayıp, Beyşehir ve Seydişehir’e saldırdığından, Çelebi Mehmed ikinci defâ Karamanoğlu üzerine gitti ve Konya ovasında yapılan muhârebede Mehmed Beyi bir kere daha mağlub etti. Bu sırada pâdişâh rahatsızlandığından yine sulh akdedildi. Mehmed Bey, gerektiğinde Osmanlı ordusuna yardım göndermeyi de kabul etti. Mehmed Bey bu vâdini Eflâk Seferinde yerine getirmiştir.
Çelebi Mehmed, Anadolu’da Türk birliğini sağlama çalışmaları sürdürürken, Hıristiyanlarla da dost geçinme politikası güdüyordu. Osmanlılara tâbi olan Eflâk Prensi Mirça, taht mücâdelelerinden istifâde ile üç yıldır vergiyi kesmişti. Kendisine voyvodalıkta rakip çıktığından zor durumda idi. Rakibi Dan, Osmanlılara mürâcaat ederek, yardım istemiş, Mirça Macar Kralı Sigismund’a başvurarak Osmanlıların kendisine yardım etmesi için aracı olmasını istemiştir. Ancak Çelebi Mehmed Sigismund’un teklifini reddedip, Candar ve Karaman beyliklerinden yardım alarak Tuna’yı geçip, Romanya topraklarına girdi. Macar- Eflâk ordusunu mağlub eden Çelebi Mehmed, Mirça’yı yeniden Osmanlılara tâbi kıldı.
Osmanlılar Erdel’e de birkaç defâ akın düzenlediler. Netîcede Macar eyâleti baştanbaşa çiğnendi. Bu sûretle, Balkanlarda ve Adriyatik’te Osmanlı nüfûzu kuvvetlendirildi.
Bundan sonra Çelebi Mehmed, Anadolu’da kuvvetlenmiş bulunan İsfendiyar Beyle mücâdeleye başlamış ve Sinop’u muhâsara etmiştir. Çâresiz kalan İsfendiyar Bey, Osmanlı Devletinin yüksek hâkimiyetini tanımıştır. Ayrıca oğlu Kasım’ın istediği Kastamonu, Tosya, Çankırı ve Kalecik’i pâdişâha vermiştir. Bunu müteâkib Çelebi Mahmed, daha önce Osmanlılarda bulunan Samsun’un alınmasını istedi. Müslüman ve kâfir olmak üzere ikiye ayrılmış olan Samsun’un kâfir kısmını Biçeroğlu Hamza Bey kuşattı. Kale halkı şehri yakarak gemilere binip ayrıldıklarından şehir ele geçirildi. Müslüman Samsun’u bizzât muhâsara eden Çelebi Mehmed’e karşı koyamıyan İsfendiyaroğlu Hızır Bey, şehri teslim edip babasının yanına döndü.
Çelebi Mehmed devrinin en önemli iç hâdisesi, Şehy Mahmud Bedreddîn’in isyânıdır. Şeyh Bedreddîn, Mûsâ Çelebi zamânında Edirne’de kazaskerliğe tâyin edilmiş ve Çelebi Mehmed’in cülûsunu müteâkib 1000 akçe aylık ile İznik’te ikâmete mecbur edilmişti. Şeyh Bedreddîn Edirne’de ve sonra İznik’te eser yazmakla meşgul olup , kendisini ziyârete gelenlere fikirlerini aşılamaya çalışıyordu. Edirne’ye gelmeden önce Anadolu’da ün kazanmıştı. İznik’te de boş durmayan Şeyh, adamlarından Börklüce Mustafa’yı Aydın taraflarına gönderip propaganda yaptırıyordu. Ayrıca Torlak Kemâl adındaki adamı da daha önce Manisa taraflarında faaliyete başlamıştı. Şeyh Bedreddîn, Börklüce Mustafa’nın hareketinin genişlemesi üzerine hacca gitmek bahânesiyle önce Sinop’a oradan Kefe’ye ve nihâyet daha önce tanıştığı Eflâk prensinin yanına giderek Şiîlerin bulunduğu Deliorman taraflarına geçti. Şiî olan Şeyh Bedreddîn, İslâm’a uymayan zararlı fikirler ortaya atıyor, haram olan hususların helâl olduğunu ileri sürerek isyân hislerini körüklüyordu. Netîcede ilk isyân Karaburun’da başladı ve daha sonra Manisa’da kendini gösterdi. Az zamanda genişledi. Börklüce Mustafa isyânı Amasya Vâlisi Şehzâde Murad ile Bâyezîd Paşa tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Börklüce yakalanarak katlolundu. Manisa tarafındaki Torlak Kemâl de aynı âkıbete uğradı. Şeyh Bedreddîn, Bâyezîd Paşa tarafından yakalanarak Serez’de bulunan pâdişâh huzûruna getirildi. Şeyhin durumu ulemâ tarafından tedkik olunduktan sonra, Ehl-i sünnete uymayan îtikâd üzere olmak ve cemiyet nizâmını bozmakla suçlu bulunarak, Sâdeddîn Taftâzânî’nin talebelerinden Heratlı Molla Haydar’ın fetvâsıyla Serez pazarında asıldı ve malları vârislerine bırakıldı.
Şeyh Bedreddîn isyânı bu şekilde bastırıldıktan sonra Çelebi Mehmed, yeni bir isyan tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu tehlike Ankara Meydan Muhârebesinde babasıyla birlikte Timur’a esir düşüp Semerkand’a götürülen, Düzmece Mustafa da denilen kardeşi Mustafa idi. Uzun müddet kendisinden haber alınamayan Mustafa, bir müddet sonra geri dönüp, Karaman topraklarında kaldıktan sonra Rumeli’ye geçmişti. Osmanlı tahtına oturmak niyetinde olan Mustafa, Eflâk Voyvodasının ve Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd Beyin yardımlarıyla faâliyete geçip, Selânik ve Teselya’da saltanat iddiâsıyla adam toplamaya başlamıştı. Fesâdın büyümesine mâni olmak için Çelebi Mehmed hemen harekete geçti ve ağabeyi Mustafa Çelebi’nin kuvvetlerini Selânik civârında mağlub etti. Cüneyd ile birlikte Mustafa Çelebi Selânik Kalesine sığındı. Çelebi Mehmed ertesi sabah mültecileri istediyse de, Selânik vâlisi, İmparatorun müsâdesi olmadan teslim edemeyeceğini beyânla özür diledi. Nihâyet imparator da Çelebi Mehmed hayatta oldukça bunları salıvermeyeceğini yemin ile taahhüd edince Pâdişâh Selânik muhâsarasını kaldırdı. Pâdişâh anlaşma gereğince, Mustafa Çelebi için her sene İmparatora önemli miktarda akçe ödeyecekti. Mustafa Çelebi Vak’ası 1420 senesinde vukû bulmuştur.
Bu vak’ayı müteâkib Çelebi Mehmed, İstanbul’u resmen ziyâret ederek İmparator tarafından karşılanmış ve Üsküdar’da İmparatora vedâ edip, İzmit üzerinden Bursa’ya gelmiş, bir müddet sonra da Gelibolu yoluyla Edirne’ye dönmüştür.
Pâdişâh Edirne’deyken, çıkmış olduğu avda rahatsızlandı. Nüzûl illetinden kurtulamayacağını anlayan Çelebi Mehmed, vezirleri Bâyezîd, İbrâhim ve Hacı İvaz Paşaları dâvet ederek, gizlice görüşüp, büyük oğlu Amasya Vâlisi Murad’ın hemen dâvet edilmesini istedi. Kısa süren hastalıktan sonra Haziran 1421’de vefât etti. Çelebi Mehmed’in vefâtı son derece gizli tutuldu. Cesedi tahnit edilerek sarayda muhâfaza edildi. Şehzâde Murâd’ın Bursa’ya gelişine kadar 40-42 gün pâdişâhın vefâtı gizlendi. Cesedi Bursa’ya getirilerek Yeşil Türbeye defnedildi.
Osmanlı Devletinin ikinci kurucusu kabul edilen Çelebi Mehmed, ne kardeşi Mûsâ Çelebi gibi sert, ne de diğer kardeşi Emir Süleymân gibi yumuşak ve kayıtsızdı. Mâkul hareket eden, sabırlı, azim ve irâde sâhibi, sözüne ve vâdine sâdık, nâzik, vakûr ve ciddî bir hükümdârdı. Yalnız dostuna değil, düşmanlarına da kendisini sevdirerek îtimât telkin etmiş ve saydırmıştır. Onun hakkında Osmanlı târihlerinden başka yabancı kaynaklar da iyi şehâdette bulunmaktadırlar. Küçük ve büyük 24 muhârebede bulunarak 40’a yakın yara aldığı rivâyet edilmektedir. Emellerinin en başında babası zamânındaki yerlerin geri alınması geliyordu ki, bu gâye için çalışmış ve büyük ölçüde muvaffakiyet elde etmiştir. Zamânının yerli ve yabancı kaynakları onun dirâyetinden, sebâtkârlığından, iyi ahlâkından ve daha birçok meziyetlerinden bahsetmektedirler.
Çelebi Mehmed, kısa ömrünü savaş alanlarında geçirmiş olmasına rağmen, memleketin îmârına da önem vermiştir. Bursa’da yaptırdığı câmi, medrese, imâret ve Yeşil Türbesi önemli sanat eserleridir. Câminin karşısına yüksekçe mevkide kendi türbesini yaptırdı. Türbenin karşısına düşen medresesi bugün müze hâline getirilmiş olup, Bursa medreseleri arasında Sultâniye adı ile meşhurdu. Bunlardan başka Edirne’de Emir Süleymân tarafından inşâsına başlanan ve Mûsâ Çelebi tarafından devâm ettirilen Ulu Câmi (Câmi-i Atik)nin tamamlanması da ona nasîb olmuştur. Çelebi Mehmed, bu eski câmiye vakıf olmak üzere Edirne’deki bedesteni yaptırmıştır. Ayrıca Amasya’da Şehzâde türbesini yaptırmıştır ki, oğlu Kâsım burada medfundur. Edirne’deki Eski Sarayın da Çelebi Mehmed tarafından inşâsına başlandığı rivâyet edilmektedir.
Çelebi Mehmed’in en önemli hizmetlerinden birisi de Mekke ve Medîne halkına her sene Surre Alayı göndererek mâlî yardımda bulunma âdetini başlatmasıdır.
Sultan Mehmed’in en büyüğü Murad olmak üzere, Mustafa, Kâsım, Ahmed, Yûsuf ve Mahmûd adında altı oğlu ile yedi kızı vardı. Kendisinden sonra tahta büyük oğlu Şehzâde Murad çıkmıştır.
Kaynak
Rehber Ansiklopedisi
Osmanlı Devletinin beşinci pâdişâhı. Doğum senesini ekserî târihçiler 1386 olarak kaydetmektedirler. Babası, Sultan Yıldırım Bâyezîd Han, annesi ise Germiyanoğlu Süleymân Şahın kızı Devlet Hâtun’dur.
Çelebi Mehmed küçüklüğünden îtibâren devrin en yüksek âlimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393’te devlet idâresinde tecrübe sâhibi olmak üzere Amasya’ya sancakbeyi tâyin edildi.
Babası ile Timur Han arasında 1403’te yapılan Ankara Muhârebesinde Osmanlı ordusunun ihtiyât kuvvetleri kumandanlığında bulunan Çelebi Mehmed, muhârebenin kaybedilmesi üzerine Amasya’ya çekilmek istedi. Ancak Candaroğlu İsfendiyar Beyin yeğeni Yahya Bey karşısına çıktı. Bunu mağlub eden Çelebi Mehmed, ilerlemesinin tehlikeli olacağını anlayarak Bolu’ya gitti. Daha sonra Amasya’ya dâvet edilmesi üzerine maiyeti ile harekete geçti ve şehir hâkimi Kara Devlet Şahı yenerek Amasya’ya girdi. Çelebi Mehmed, aynı yıl civardaki hâkimleri de mağlub edip, Sivas, Tokat ve Amasya mıntıkasına tamâmen hâkim oldu. Timur Hana esir düşen babasını kurtarmak için bir plân hazırladı ise de muvaffak olamadı.
Bu sırada Batı Anadolu’da bulunan Timur Han, Çelebi Mehmed’in faaliyetlerini öğrenip, ona teminât vâdeden mektubu ile yanına dâvet etti. Bu dâvete icâbet edip yola çıkan Çelebi Mehmed, muhtelif yerlerde türlü bâdirelerle karşılaştığından elçiye durumu anlatıp, olanları Timur Hana arz etmesini istedi. Kendisi Amasya’ya döndü. Çelebi Mehmed’in bu mâzeretini kabul eden Timur, ona elindeki yerlerin hükümdârlığını verdi ve al damgalı berât ve hükümdârlık alâmeti olarak taç, kemer ve hırka gönderdi.
Bu sırada Yıldırım Bâyezîd’in diğer oğullarından Şehzâde Süleymân Çelebi Edirne’de, Îsâ Çelebi Balıkesir ve Bursa’da, Mûsâ Çelebi ise Kütahya’da sultanlığını îlân etmişti. Eski beylikler yeniden ortaya çıkarak Anadolu birliği parçalanmıştı. Osmanlı Devletini tekrar bir idâre altında toplamak isteyen Çelebi Mehmed, kardeşi Îsâ Çelebi’ye karşı Ulubâd mevkiinde giriştiği savaşı kazanarak Bursa’ya girdi ve hükümârlığını îlân etti (1404). Îsâ Çelebi Yalova yolu üzerinden Bizans İmparatorunun yanına kaçtı. Emir Süleymân’ın isteği üzerine ise Edirne’ye gönderildi. Emir Süleymân, Îsâ Çelebi’yi mühim bir kuvvetle Anadolu’ya gönderdi. Bursa’yı almak isteyen Îsâ halkın muhâlefeti ile karşılaştığından şehri yaktı. Çelebi Mehmed ile yaptığı ikinci muhârebede de mağlub olunca, yanına kaçtığı İsfendiyar Beyle anlaşarak berâberce Ankara’yı almak üzere harekete geçtiler. Ancak müttefik kuvvetler Çelebi Mehmed’e mağlub olup, Kastamonu tarafına çekildiler.
Bir müddet sonra Îsâ Çelebi Aydınoğlu Cüneyd Beyin yanına gitti ve onun aracılığıyla Saruhan ve Menteşe Beyleriyle anlaşarak tâlihini bir kere daha denemek istedi, ancak mağlub oldu ve bu defâ Karamanoğlu’na iltihâk etti. Netîcede Îsâ Çelebi bir müddet sonra yakalanarak ortadan kaldırıldı.
Îsâ Çelebi’nin öldürülmesinden sonra Çelebi Mehmed Anadolu’da yalnız kaldı. Bundan sonra kendisinin kuvvetlenmesinden endişe ettiğinden Anadolu’ya gelen Emir Süleymân ile mücâdele etti.
Emir Süleymân, Çelebi Mehmed’in elinden birçok yerleri aldığı gibi Aydınoğlu Cüneyd Bey ile Menteşeoğlu İlyas Beye hâkimiyetini kabul ettirmişti. Çelebi Mehmed, onu yeniden Rumeli’ye döndürmek için kardeşi Mûsâ Çelebi’yi Rumeli tarafına geçirtti. Mûsâ Çelebi’nin faaliyetlerini öğrenen Süleymân Çelebi, Rumeli’ye geçti ve ilk anda Mûsâ’yı mağlub ettiyse de, sonradan onun baskınına uğrayarak hayâtını kaybetti. Çelebi Mehmed Bursa’yı hâkimiyeti altına alırken, Mûsâ Çelebi de bu sırada Edirne’de hükümdârlığını îlân etti. Mûsâ Çelebi, Anadolu’da kardeşinin kuvvetli olduğunu bildiği için orayla alâkadâr olmayıp Bizansla meşgul oldu ve bir kısım yerleri onlardan aldı. Bu arada ileride büyük bir isyan çıkaracak olan Şeyh Bedreddîn’i kazasker yaptı. Şeyh, bu sûretle nüfûzunu artıracak mevkiye sâhip oldu. Bir ara İstanbul’u muhâsara eden Mûsâ Çelebi tehlikesine karşı İmparator, Çelebi Mehmed’i Rumeli’ye dâvet etti.
Çelebi Mehmed Üsküdar’a gelerek İmparatorla görüştü. 1411’de İnceğiz mevkiinde kardeşi ile yaptığı muhârebeyi kaybettiğinden gemilerle Anadolu tarafına geçerek yaralı bir halde Bursa’ya geldi. Bir yıl sonra Mûsâ Çelebi’yle yaptığı ikinci muhârebede de muvaffak olamadı.
Mûsâ Çelebi’nin ümerâsına karşı sert davranması, bir müddet sonra onları Çelebi Mehmed’le anlaşmaya mecbur etti. Yeni plâna göre Çelebi Mehmed üçüncü defâ Rumeli’ye geçti. Kendisine katılan Sırp despotu ve bâzı ümerâ ile Tuna’ya çekilmekte olan, Mûsâ Çelebi üzerine yürüyen Çelebi Mehmed, Çamurlu-Derbend mevkiinde meydana gelen muhârebede Mûsâ Çelebi’yi mağlub etti. Mûsâ Çelebi yaralı olarak kaçarken yakalanıp boğduruldu ve Bursa’ya nakledilip, babasının türbesine defnedildi.
Daha sonra Orhan Çelebi’yi de yakalatan Çelebi Mehmed Edirne’de bütün devletin hükümdarı olduğunu ilân etti.
Çelebi Mehmed Rumeli’de bulunduğu sırada Karamanoğlu Mehmed Bey, Bursa’yı bir ay kadar muhâsara etmiş, Mûsâ Çelebi’nin cenâzesinin geldiğini duyunca, şehri ateşe vererek memleketine dönmüştü. Aydınoğlu Cüneyd Bey de bu sıralarda Ohri’den kaçarak Aydın’a gelmiş ve Ayaslug’u (Selçuk) muhâsara edip, sancak beyini öldürmüştü. Bu sebeple Çelebi Mehmed Anadolu’ya dönünce önce Cüneyd Bey üzerine yürüyüp, Çandarlı eliyle Menemen, Kayacık ve Nif kalelerini aldı. Ayrıca İzmir de fetholundu. Çelebi Mehmed, Cüneyd’in annesinin ricâsı üzerine Cüneyd’i affederek 1414’te Niğbolu Sancakbeyliğini verdi. İzmir kuşatması esnâsında Menteşe Beyi de Osmanlılara tâbi olduğu gibi, Midilli, Sakız ve Foça’daki Ceneviz kolonilerinin elçileri gelip, bağlılıklarını arz ettiler. Daha sonra Teke Beyi de tâbi oldu.
Bu şekilde işlerini yoluna koyan Çelebi Mehmed, aynı yıl Bursa’ya gelerek Germiyan ve Candar beyliklerinden takviye alıp Karaman Seferine çıktı. Akşehir, Beyşehir ve Seydişehir kasabalarını aldı ve Mehmed Beyi mağlub etti. Bundan sonra Konya’yı kuşattı ise de, mevsimin elverişsizliğinden dolayı Karamanoğluyla sulh akdederek döndü. Ancak Mehmed Bey rahat durmayıp, Beyşehir ve Seydişehir’e saldırdığından, Çelebi Mehmed ikinci defâ Karamanoğlu üzerine gitti ve Konya ovasında yapılan muhârebede Mehmed Beyi bir kere daha mağlub etti. Bu sırada pâdişâh rahatsızlandığından yine sulh akdedildi. Mehmed Bey, gerektiğinde Osmanlı ordusuna yardım göndermeyi de kabul etti. Mehmed Bey bu vâdini Eflâk Seferinde yerine getirmiştir.
Çelebi Mehmed, Anadolu’da Türk birliğini sağlama çalışmaları sürdürürken, Hıristiyanlarla da dost geçinme politikası güdüyordu. Osmanlılara tâbi olan Eflâk Prensi Mirça, taht mücâdelelerinden istifâde ile üç yıldır vergiyi kesmişti. Kendisine voyvodalıkta rakip çıktığından zor durumda idi. Rakibi Dan, Osmanlılara mürâcaat ederek, yardım istemiş, Mirça Macar Kralı Sigismund’a başvurarak Osmanlıların kendisine yardım etmesi için aracı olmasını istemiştir. Ancak Çelebi Mehmed Sigismund’un teklifini reddedip, Candar ve Karaman beyliklerinden yardım alarak Tuna’yı geçip, Romanya topraklarına girdi. Macar- Eflâk ordusunu mağlub eden Çelebi Mehmed, Mirça’yı yeniden Osmanlılara tâbi kıldı.
Osmanlılar Erdel’e de birkaç defâ akın düzenlediler. Netîcede Macar eyâleti baştanbaşa çiğnendi. Bu sûretle, Balkanlarda ve Adriyatik’te Osmanlı nüfûzu kuvvetlendirildi.
Bundan sonra Çelebi Mehmed, Anadolu’da kuvvetlenmiş bulunan İsfendiyar Beyle mücâdeleye başlamış ve Sinop’u muhâsara etmiştir. Çâresiz kalan İsfendiyar Bey, Osmanlı Devletinin yüksek hâkimiyetini tanımıştır. Ayrıca oğlu Kasım’ın istediği Kastamonu, Tosya, Çankırı ve Kalecik’i pâdişâha vermiştir. Bunu müteâkib Çelebi Mahmed, daha önce Osmanlılarda bulunan Samsun’un alınmasını istedi. Müslüman ve kâfir olmak üzere ikiye ayrılmış olan Samsun’un kâfir kısmını Biçeroğlu Hamza Bey kuşattı. Kale halkı şehri yakarak gemilere binip ayrıldıklarından şehir ele geçirildi. Müslüman Samsun’u bizzât muhâsara eden Çelebi Mehmed’e karşı koyamıyan İsfendiyaroğlu Hızır Bey, şehri teslim edip babasının yanına döndü.
Çelebi Mehmed devrinin en önemli iç hâdisesi, Şehy Mahmud Bedreddîn’in isyânıdır. Şeyh Bedreddîn, Mûsâ Çelebi zamânında Edirne’de kazaskerliğe tâyin edilmiş ve Çelebi Mehmed’in cülûsunu müteâkib 1000 akçe aylık ile İznik’te ikâmete mecbur edilmişti. Şeyh Bedreddîn Edirne’de ve sonra İznik’te eser yazmakla meşgul olup , kendisini ziyârete gelenlere fikirlerini aşılamaya çalışıyordu. Edirne’ye gelmeden önce Anadolu’da ün kazanmıştı. İznik’te de boş durmayan Şeyh, adamlarından Börklüce Mustafa’yı Aydın taraflarına gönderip propaganda yaptırıyordu. Ayrıca Torlak Kemâl adındaki adamı da daha önce Manisa taraflarında faaliyete başlamıştı. Şeyh Bedreddîn, Börklüce Mustafa’nın hareketinin genişlemesi üzerine hacca gitmek bahânesiyle önce Sinop’a oradan Kefe’ye ve nihâyet daha önce tanıştığı Eflâk prensinin yanına giderek Şiîlerin bulunduğu Deliorman taraflarına geçti. Şiî olan Şeyh Bedreddîn, İslâm’a uymayan zararlı fikirler ortaya atıyor, haram olan hususların helâl olduğunu ileri sürerek isyân hislerini körüklüyordu. Netîcede ilk isyân Karaburun’da başladı ve daha sonra Manisa’da kendini gösterdi. Az zamanda genişledi. Börklüce Mustafa isyânı Amasya Vâlisi Şehzâde Murad ile Bâyezîd Paşa tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Börklüce yakalanarak katlolundu. Manisa tarafındaki Torlak Kemâl de aynı âkıbete uğradı. Şeyh Bedreddîn, Bâyezîd Paşa tarafından yakalanarak Serez’de bulunan pâdişâh huzûruna getirildi. Şeyhin durumu ulemâ tarafından tedkik olunduktan sonra, Ehl-i sünnete uymayan îtikâd üzere olmak ve cemiyet nizâmını bozmakla suçlu bulunarak, Sâdeddîn Taftâzânî’nin talebelerinden Heratlı Molla Haydar’ın fetvâsıyla Serez pazarında asıldı ve malları vârislerine bırakıldı.
Şeyh Bedreddîn isyânı bu şekilde bastırıldıktan sonra Çelebi Mehmed, yeni bir isyan tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu tehlike Ankara Meydan Muhârebesinde babasıyla birlikte Timur’a esir düşüp Semerkand’a götürülen, Düzmece Mustafa da denilen kardeşi Mustafa idi. Uzun müddet kendisinden haber alınamayan Mustafa, bir müddet sonra geri dönüp, Karaman topraklarında kaldıktan sonra Rumeli’ye geçmişti. Osmanlı tahtına oturmak niyetinde olan Mustafa, Eflâk Voyvodasının ve Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd Beyin yardımlarıyla faâliyete geçip, Selânik ve Teselya’da saltanat iddiâsıyla adam toplamaya başlamıştı. Fesâdın büyümesine mâni olmak için Çelebi Mehmed hemen harekete geçti ve ağabeyi Mustafa Çelebi’nin kuvvetlerini Selânik civârında mağlub etti. Cüneyd ile birlikte Mustafa Çelebi Selânik Kalesine sığındı. Çelebi Mehmed ertesi sabah mültecileri istediyse de, Selânik vâlisi, İmparatorun müsâdesi olmadan teslim edemeyeceğini beyânla özür diledi. Nihâyet imparator da Çelebi Mehmed hayatta oldukça bunları salıvermeyeceğini yemin ile taahhüd edince Pâdişâh Selânik muhâsarasını kaldırdı. Pâdişâh anlaşma gereğince, Mustafa Çelebi için her sene İmparatora önemli miktarda akçe ödeyecekti. Mustafa Çelebi Vak’ası 1420 senesinde vukû bulmuştur.
Bu vak’ayı müteâkib Çelebi Mehmed, İstanbul’u resmen ziyâret ederek İmparator tarafından karşılanmış ve Üsküdar’da İmparatora vedâ edip, İzmit üzerinden Bursa’ya gelmiş, bir müddet sonra da Gelibolu yoluyla Edirne’ye dönmüştür.
Pâdişâh Edirne’deyken, çıkmış olduğu avda rahatsızlandı. Nüzûl illetinden kurtulamayacağını anlayan Çelebi Mehmed, vezirleri Bâyezîd, İbrâhim ve Hacı İvaz Paşaları dâvet ederek, gizlice görüşüp, büyük oğlu Amasya Vâlisi Murad’ın hemen dâvet edilmesini istedi. Kısa süren hastalıktan sonra Haziran 1421’de vefât etti. Çelebi Mehmed’in vefâtı son derece gizli tutuldu. Cesedi tahnit edilerek sarayda muhâfaza edildi. Şehzâde Murâd’ın Bursa’ya gelişine kadar 40-42 gün pâdişâhın vefâtı gizlendi. Cesedi Bursa’ya getirilerek Yeşil Türbeye defnedildi.
Osmanlı Devletinin ikinci kurucusu kabul edilen Çelebi Mehmed, ne kardeşi Mûsâ Çelebi gibi sert, ne de diğer kardeşi Emir Süleymân gibi yumuşak ve kayıtsızdı. Mâkul hareket eden, sabırlı, azim ve irâde sâhibi, sözüne ve vâdine sâdık, nâzik, vakûr ve ciddî bir hükümdârdı. Yalnız dostuna değil, düşmanlarına da kendisini sevdirerek îtimât telkin etmiş ve saydırmıştır. Onun hakkında Osmanlı târihlerinden başka yabancı kaynaklar da iyi şehâdette bulunmaktadırlar. Küçük ve büyük 24 muhârebede bulunarak 40’a yakın yara aldığı rivâyet edilmektedir. Emellerinin en başında babası zamânındaki yerlerin geri alınması geliyordu ki, bu gâye için çalışmış ve büyük ölçüde muvaffakiyet elde etmiştir. Zamânının yerli ve yabancı kaynakları onun dirâyetinden, sebâtkârlığından, iyi ahlâkından ve daha birçok meziyetlerinden bahsetmektedirler.
Çelebi Mehmed, kısa ömrünü savaş alanlarında geçirmiş olmasına rağmen, memleketin îmârına da önem vermiştir. Bursa’da yaptırdığı câmi, medrese, imâret ve Yeşil Türbesi önemli sanat eserleridir. Câminin karşısına yüksekçe mevkide kendi türbesini yaptırdı. Türbenin karşısına düşen medresesi bugün müze hâline getirilmiş olup, Bursa medreseleri arasında Sultâniye adı ile meşhurdu. Bunlardan başka Edirne’de Emir Süleymân tarafından inşâsına başlanan ve Mûsâ Çelebi tarafından devâm ettirilen Ulu Câmi (Câmi-i Atik)nin tamamlanması da ona nasîb olmuştur. Çelebi Mehmed, bu eski câmiye vakıf olmak üzere Edirne’deki bedesteni yaptırmıştır. Ayrıca Amasya’da Şehzâde türbesini yaptırmıştır ki, oğlu Kâsım burada medfundur. Edirne’deki Eski Sarayın da Çelebi Mehmed tarafından inşâsına başlandığı rivâyet edilmektedir.
Çelebi Mehmed’in en önemli hizmetlerinden birisi de Mekke ve Medîne halkına her sene Surre Alayı göndererek mâlî yardımda bulunma âdetini başlatmasıdır.
Sultan Mehmed’in en büyüğü Murad olmak üzere, Mustafa, Kâsım, Ahmed, Yûsuf ve Mahmûd adında altı oğlu ile yedi kızı vardı. Kendisinden sonra tahta büyük oğlu Şehzâde Murad çıkmıştır.
Kaynak
Rehber Ansiklopedisi
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
» Latest member:
» Forum threads: 5,258
» Forum posts: 5,849
Read More / Comment 
