MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
Members:» Members: 7
Latest member:» Latest member: Muhammed
Forum threads:» Forum threads: 5,281
Forum posts:» Forum posts: 5,872

Full Statistics Full Statistics

DOWNLOADEN


“Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri,E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz”
(Raşit Tunca)




AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105


FELSEFEMiZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)


Raşit Tunca Sözü

“Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun.”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ

“ Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır.
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)



HIZIR DUASI
Hz. Hızır Aleyhisselamın Duası
Hızır Duası Li Raşidiye

أَنتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذنوبنا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ

سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الرَّازِقِينَ
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْوَارِث۪ينَۚ
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْفَاتِحِين
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ  ٱلْحَٰكِمِينَ
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ فاضلين
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ النَّاصِرِينَ
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْمُحْسِن۪ينَ۟
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْشَافِعِين
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْمشفِقون
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْصَادِقُ الوَعْدِ الأَمِينِ۟
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْمَاكِرِينَ
سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ قويُّ القاءيمٌ
سُبْحَانَكَ انت الاها رَؤُوفٌ رَّاحِيمُ
ولا حول ولا قوه الا بالله العلي العظيم هو هو هو هو هو هو هو يا الله

وصلى على محمد بعدد من صلى عليه وعدد قطرات الامطار وعدد  أوراق الأشجار وعدد أنفاس المستغفرين بالاسحار  وعدد ما كان وما يكون ليوم الحشر بالقرار  وصلي عليه ما تعاقب الليل والنهار وصلي عليه ما اختلف ما الاواني وتعاقب الاسراني وكرر الجديدانه واستقبل الفرغدان وعدد  اموجو البهار وعدد مر مالي والتجاري
(أوــ  وعددالرمالى والغفارى )
اللهم صل على محمد وعلى اله واصحابه واتباعه اجمعين وسلام على جبرائيل وميكائل  واسرافيل وعزرائيل والملائكه حمل العرش والمنكر نكر وسلام على الملائكه المقربين والنبي ورسول اجمعين وسلام على  الاولياء والصالحين  سلام الله وصلوات الله عليهم اجمعين والحمد لله رب العالمين


TÜRKCE VE LATiNCESi

Ente veliyyuna feğfir lena zünübena verhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül varisiyn
sübhaneke ente ilahe hayrül fatihiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hakimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül faziliyn,
sübhaneke ente ilahe hayrünnasiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül muhsiniyn,
sübhaneke ente ilahe hayrüş şafiiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül müşfikun,
sübhaneke ente ilahe sadıgul vadül emin
sübhaneke ente ilahe hayrül makiriyn
sübhaneke ente ilahe hayrül kaviyyul kaimü,
sübhaneke ente ilaher raufürrahimu

vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, ya Allah.

ve salli ala Muhammedin ve adede men salli aleyhi ve adede gatratil emtari ve adede evragil eşcari ve adede enfasil müstagfiriyne bil eshari ve adede ma kane vema yekünu li yevmil haşri vel garari ve salli aleyhi ma teagabelleyli vennehari ve salli aleyhi mahtelefel melavani ve teagabel asrani ve kerrerel cedidani vestagbelel fergadani ve adede emvacil bihari ve adede merri mali vet ticari (Veyahutta : Ve adeder-rimâli vel-kıfâr).

Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi ve eshabihi ve etbaihi ecmaiyn ve selamün ala cebrail ve mikail ve israfil ve azrail vel melaiketül hamelei arş vel münker nekir ve selamün alel melaiketül mükarrebin vennebiyi verresulu ecmaiyn ve selamün alel evliyai vessalihin selamüllahi ve selavatullahi aleyhim ecmaiyn

velhamdülillahi rabbil alemiyn.




John Travolta Kimdir? Biyografisi

John Joseph Travolta ( 18 Şubat 1954 Englewood , New Jersey'de doğdu ) Amerikalı aktör , şarkıcı , dansçı , yapımcı ve yazardır . Travolta , Saturday Night Fever ve Pulp Fiction filmleriyle En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi.

Hayatı

John Travolta, 1954'te Salvatore "Sam" Travolta (1912–1995) ve Helen Cecilia Travolta'nın (1912–1978) altı çocuğunun en küçüğü olarak doğdu. Kardeşleri Ellen , Sam Jr., Margaret , Ann ve Joey Travolta'nın hepsi film endüstrisinde kariyer peşinde koştu. [1] Yarı İtalyan (baba tarafı) ve yarı İrlandalı (anne tarafı) kökenlidir . Çocukluğunu iki tutku şekillendirdi: uçaklar ve oyunculuk. Kendisi de oyuncu olan annesi Helen'den oyunculuk dersleri aldı. Ayrıca tiyatro dersleri de verdi ve başlangıçta ona yerel tiyatro yapımlarında bazı roller verdi. Babası Salvatore Travolta lastik satıcısı olarak çalışıyordu. John, 16 yaşındayken ebeveynlerinin izniyle liseyi bıraktı ve Grease müzikali de dahil olmak üzere sahnede denemek için New York'a (başlangıçta kız kardeşi Margaret ile birlikte yaşadı) taşındı . tur. Ayrıca Gene Kelly'nin erkek kardeşinden step dansı dersleri aldı ve bu ona sonraki kariyerinde yardımcı oldu. Ayrıca gece kulüplerinde çalıştı ve televizyon reklamları yaptı. 1970'lerin ortasında Los Angeles'a taşındı .

21 yaşındayken ciddi bir oyuncu olarak atılımı, TV sitcomu Welcome Back, Kotter'da (1975–1979) Vinnie Barbarino rolünü oynamasıyla geldi. Travolta ilk büyük film rolünü Brian De Palma'nın korku filmi Carrie'de (1976) Billy Nolan rolüyle oynadı. Disko dalgasının zirvesindeyken Saturday Night Fever ( 1977) ve Grease ( 1978) filmleriyle Hollywood'un en büyük yıldızlarından biri oldu.

Staying Alive ve Perfect'in yapımından sonra kariyeri durdu , her iki film de ticari olarak başarılı olamadı. Travolta'nın Bakın Kim Konuşuyor'la gol atması 1989'a kadar değildi ! yeni bir başarı.

Travolta, 1994 yılında Quentin Tarantino'nun Pulp Fiction filmindeki Vincent Vega rolüyle geri dönüş yaptı ve bu ona Oscar adaylığı kazandırdı . Daha sonra Snap Shorty ve devamı olan Be Cool , Face/Off - In the Body of the Enemy ve Password: Swordfish gibi ticari açıdan başarılı filmlerin yanı sıra Lucky Numbers gibi ticari açıdan daha az başarılı filmlere de imza attı . 1999 yılında With All Power (1998) filmindeki Vali Jack Stanton rolüyle Altın Küre Ödülü'ne aday gösterildi .

Travolta, 2007 yılında, çekimler sırasında 15 kiloluk kalın bir takım elbise giymesini gerektiren müzik ve dans filmi Hairspray'de ilk kez (fazla kilolu) kadın rolünü oynadı .

2016 yılında American Crime Story adlı antoloji dizisinde OJ Simpson'ın ceza savunma avukatı Robert Shapiro rolünü üstlendi . Ayrıca bu rol için Altın Küre'ye aday gösterildi .

Travolta , dublaj işinden çekilinceye kadar Thomas Danneberg tarafından seslendirildi . Danneberg'in çekilmesinin ardından Ronald Nitschke senkronizasyonu devraldı (Mayıs 2020 itibarıyla). [2]

Travolta aynı zamanda bir yazardır: İlk çıkışını , uçmak isteyen sekiz yaşındaki Jeff'in hikayesi olan Los Angeles'a Gece Uçuşu ile yaptı .

Scientology

Travolta ayrıca yapımcılığını üstlendiği bilim kurgu filmi Battlefield Earth'te (2000) daha büyük bir rol üstlendi. Scientology'nin kurucusu L. Ron Hubbard'ın bir bilim kurgu kitabının bu film uyarlaması, tüm zamanların en kötü filmlerinden biri olarak kabul ediliyor ve ticari bir fiyaskoydu. 1975'ten bu yana, [3] Tom Cruise ile birlikte , [4] birçok Alman federal eyaletinde Federal Anayasayı Koruma Dairesi tarafından izlenen tartışmalı Scientology tarikatının en önde gelen üyesidir. [5] [6]

Özel hayatı

Plastik Balondaki Çocuk (1976) filminin çekimleri sırasında Travolta [7] , 1977'de henüz 41 yaşındayken meme kanserinden ölen aktris arkadaşı Diana Hyland'a aşık oldu ; bir yıl sonra Travolta'nın annesi Helen de kanserden öldü. Her iki ölüm de onun bir süre rol üstlenmemesine neden oldu. 1989'da The Experts filmini çekerken aktris Kelly Preston ile tanıştı . Kısa bir süre sonra ikisi de ayrıldı. 1991'de Travolta ve Preston tekrar bir araya geldi ve Eylül ayında evlendiler. Ondan üç çocuğu var: iki oğlu (14 Nisan 1992'de doğdu; 23 Kasım 2010'da doğdu) ve bir kızı (3 Nisan 2000'de doğdu). En büyük oğlu Jett , 2 Ocak 2009'da 16 yaşındayken Bahamalar'da nöbet geçirerek öldü . [8.]

Jett'in ölümünden sonra Travoltas, bir sağlık görevlisine ve onun eski bir milletvekili olan avukatına karşı yasal işlem başlattı. İki sanığın Travolta ailesinden şantaj yaparak 25 milyon dolar aldığı söyleniyor. Ölüm koşullarının ayrıntılarını yayınlamakla tehdit ettiler ve Travolta'yı suç ortaklığıyla suçladılar. 2009 sonbaharında, jüri görüşmelerinin sonuçlarının vaktinden önce yayımlanmasının ardından, karar açıklanmadan hemen önce yargılama durduruldu. 7 Eylül 2010'da öğrenildiği üzere Travolta, şantaj yaptığı iddia edilen iki kişiyle ilgili hukuki anlaşmazlığı çözdü. Ailenin gerekçesi ise zorlu süreçten çok fazla acı çektikleri ve bu nedenle süreci geride bırakmak istedikleriydi. [9]

Travolta'nın hobisi 1989'dan beri uçuyor. Yalnızca hususi pilot lisansına sahip olmasına rağmen , diğer hususların yanı sıra, Boeing 707 ve Boeing 747 uçak tipleri için tip derecelendirmeleri tamamlandı. Travolta'nın , Mayıs 2017'de Avustralya'daki HARS müzesine bağışladığı Boeing 707-138B de dahil olmak üzere beş uçağı var . Bunu kendisinin uçurmasına izin verildi, ancak daha önce bu tipte tamamladığı uçuş saatleri nedeniyle, yalnızca bu tipte yetkili bir pilotun eşliğinde ikinci pilot statüsünde uçmasına izin verildi . Makineye çocuklarının adı verilmiştir: Jett Clipper Ella . Florida'nın Ocala kentindeki evinin özel Jumbolair havaalanında ( Greystone Havaalanı) ( FAA LID : 17FL) kendi pisti ve kapısı var.

13 Temmuz 2020'de John Travolta, eşi Kelly Preston'ın önceki gün 57 yaşında meme kanserinden öldüğünü Instagram üzerinden duyurdu.

Filmografi

Filmografie

John Travolta, 1991
John Travolta bei der Premiere zu Born to be Wild, 2007 in London

    1972: Notruf California (Emergency!, Fernsehserie)
    1972: Owen Marshall – Strafverteidiger (Owen Marshall: Counselor at Law, Fernsehserie)
    1973: California Cops – Neu im Einsatz (The Rookies, Fernsehserie)
    1974: Medical Center (Fernsehserie)
    1975: Die zehnte Stufe (The Tenth Level, Fernsehfilm)
    1975: Nachts, wenn die Leichen schreien (The Devil’s Rain)
    1975–1979: Welcome Back, Kotter (Fernsehserie)
    1976: Carrie – Des Satans jüngste Tochter (Carrie)
    1976: The Boy in the Plastic Bubble (Fernsehfilm)
    1977: Saturday Night Fever
    1978: Grease
    1978: Von Augenblick zu Augenblick (Moment by Moment)
    1980: Urban Cowboy
    1981: Blow Out – Der Tod löscht alle Spuren
    1983: Staying Alive
    1983: Zwei vom gleichen Schlag (Two of a Kind)
    1985: Perfect
    1987: Basements (Abschnitt: Der stumme Diener / Das Zimmer, Fernsehfilm)
    1989: Die Experten (The Experts)
    1989: Kuck mal, wer da spricht! (Look Who’s Talking)
    1990: Kuck mal, wer da spricht 2 (Look Who’s Talking Two)
    1991: Chains of Gold – Ketten aus Gold (Chains of Gold)
    1991: Gefährliche Freundschaft (Eyes of an Angel)
    1991: Shout
    1993: Kuck mal, wer da jetzt spricht (Look Who’s Talking Now)
    1994: Pulp Fiction
    1995: Straße der Rache (White Man’s Burden)
    1995: Schnappt Shorty (Get Shorty)
    1996: Operation: Broken Arrow (Broken Arrow)
    1996: Phenomenon – Das Unmögliche wird wahr (Phenomenon)
    1996: Michael
    1997: Alles aus Liebe – Call it Love (She’s So Lovely)
    1997: Im Körper des Feindes (Face/Off)
    1997: Mad City
    1998: Mit aller Macht (Primary Colors)
    1998: Der schmale Grat (The Thin Red Line)
    1998: Zivilprozess (A Civil Action)
    1999: Wehrlos – Die Tochter des Generals (The General’s Daughter)
    2000: Battlefield Earth – Kampf um die Erde (Battlefield Earth: A Saga of the Year 3000)
    2000: Lucky Numbers
    2001: Passwort: Swordfish (Swordfish)
    2001: Tödliches Vertrauen (Domestic Disturbance)
    2002: Austin Powers in Goldständer (Austin Powers in Goldmember)
    2003: Basic – Hinter jeder Lüge eine Wahrheit (Basic)
    2004: The Punisher
    2004: Lovesong for Bobby Long
    2004: Im Feuer (Ladder 49)
    2005: Be Cool – Jeder ist auf der Suche nach dem nächsten großen Hit (Be Cool)
    2006: Lonely Hearts Killers (Lonely Hearts)
    2007: Born to be Wild – Saumäßig unterwegs (Wild Hogs)
    2007: Hairspray
    2008: Bolt – Ein Hund für alle Fälle (Bolt)
    2009: Die Entführung der U-Bahn Pelham 123 (The Taking of Pelham 123)
    2009: Old Dogs – Daddy oder Deal (Old Dogs)
    2010: From Paris with Love
    2012: Savages
    2013: Killing Season
    2014: Der Auftrag – Für einen letzten Coup ist es nie zu spät! (The Forger)
    2015: Criminal Activities
    2015: Der Sturm – Life on the Line (Life on the Line)
    2016: Rage – Tage der Vergeltung (I Am Wrath)
    2016: In a Valley of Violence
    2016: American Crime Story (Fernsehserie, 10 Folgen)
    2018: Gotti
    2018: Speed Kills
    2019: Trading Paint
    2019: The Poison Rose
    2019: The Fanatic
    2020: Die Hart (Fernsehserie, 10 Episoden)
    2022: Paradise City

Diskografie

Alben
Jahr Titel

Chartplatzierungen[11][12] Anmerkungen
DE AT CH UK US
1976 John Travolta — — — — 39
(22 Wo.)
1977 Can’t Let You Go — — — — 66
(9 Wo.)
1978 Grease: The Original Soundtrack from the Motion Picture 1[13] Fünffachgold
×5

(50 Wo.) 1[14] Gold

(52 Wo.) 48 Gold

(… Wo.) 1[15] Neunfachplatin
×9

(47 Wo.) 1 Achtfachplatin
×8

(79 Wo.)
mit Olivia Newton-John
Soundtrack zum gleichnamigen Film
Sandy — — — 40 Gold

(6 Wo.) —
1979 Travolta Fever — — — — 161
(7 Wo.)
1983 Two of a Kind — — — — 26 Platin

(12 Wo.)
2012 This Christmas — — — — 81
(5 Wo.)
mit Olivia Newton-John

grau schraffiert: keine Chartdaten aus diesem Jahr verfügbar

Weitere Alben

    1978: Travolta
    1996: John Travolta Sings

Kompilationen

    1979: Super John Travolta
    1982: La grande storia del rock 47
    1991: You Set My Dreams to Music (Best Of)
    1993: Gold
    1995: Let Her In
    1996: The Best of John Travolta
    1996: Greased Lightnin’
    1997: 20 Greatest Hits
    1999: Slow Dancing
    1999: Essential
    2001: You Set My Dreams to Music
    2002: Saturday Night Fiction
    2003: The Collection
    2005: Cult Fiction
    2005: The Hit Years
    2008: Forever Gold

Singles
Jahr Titel
Album
Chartplatzierungen[11][12] Anmerkungen
DE AT CH UK US
1976 Let Her In
John Travolta — — — — 10
(19 Wo.)
Whenever I’m Away from You
Can’t Let You Go — — — — 38
(6 Wo.)
1977 All Strung Out on You
Can’t Let You Go — — — — 34
(8 Wo.)
Erstveröffentlichung: 1974
1978 You’re the One That I Want
Grease O.S.T. 1 Gold

(35 Wo.) 2
(28 Wo.) 1
(22 Wo.) 1 Platin

(35 Wo.) 1 Platin

(24 Wo.)
mit Olivia Newton-John
Summer Nights
Grease O.S.T. 4
(18 Wo.) 1
(12 Wo.) 7
(8 Wo.) 1 Platin

(19 Wo.) 5 Gold

(16 Wo.)
mit Olivia Newton-John
Greased Lightning
Grease O.S.T. — — — 11 Silber

(9 Wo.) 47
(8 Wo.)
Sandy
Grease O.S.T. 26
(13 Wo.) 24
(4 Wo.) — 2 Gold

(15 Wo.) —
1990 Grease Megamix
– 42
(8 Wo.) 26
(7 Wo.) — 3
(10 Wo.) —
mit Olivia Newton-John
1991 Grease – Dream Mix
– — — — 47
(2 Wo.) —
mit Frankie Valli und Olivia Newton-John
1998 You’re the One That I Want (Martian Remix) — 26
(12 Wo.) 34
(2 Wo.) — —
mit Olivia Newton-John

Weitere Singles

    1977: Big Trouble
    1977: (Feel so Good) Slow Dancing
    1977: Easy Evil
    1978: Razzamatazz
    1978: Dejala Entrar (Let Her In) (EP)
    1978: The Official John Travolta Fan Club (persönliche Botschaft Travoltas)
    1979: A Girl Like You
    1983: Take A Chance (mit Olivia Newton-John)
    1998: Grease (The Remix EP)
    1998: Summer Nights [Martian Remix] (mit Olivia Newton-John)
    1998: Grease Is Still the Word (Radio PressKit) (EP)

Auszeichnungen (Auswahl)
Auszeichnungen

    1996: Golden Globe als Bester Hauptdarsteller – Komödie/Musical für Schnappt Shorty
    2001: Goldene Himbeere als Schlechtester Produzent für Battlefield Earth – Kampf um die Erde
    2001: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler für Battlefield Earth – Kampf um die Erde und Lucky Numbers
    2001: Goldene Himbeere als Schlechtestes Leinwandpaar (zusammen mit jeder weiteren Person auf der Leinwand) für Battlefield Earth – Kampf um die Erde
    2011: Goldene Kamera als Bester Schauspieler International
    2012: Lifetime Achievement Award, Zurich Film Festival
    2020: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler für Burning Speed – Sieg um jeden Preis und The Fanatic

Nominierungen

    1978: Oscar als Bester Hauptdarsteller für Nur Samstag Nacht
    1978: Golden Globe als Bester Hauptdarsteller – Komödie/Musical für Nur Samstag Nacht
    1984: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler für Staying Alive und Zwei vom gleichen Schlag
    1986: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler für Perfect
    1990: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler des Jahrzehnts
    1992: Goldene Himbeere als Schlechtester Nebendarsteller für Shout
    1995: Oscar als Bester Hauptdarsteller für Pulp Fiction
    1995: Golden Globe als Bester Hauptdarsteller – Drama für Pulp Fiction
    1999: Golden Globe als Bester Hauptdarsteller – Komödie/Musical für Mit aller Macht
    2002: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler für Tödliches Vertrauen und Passwort: Swordfish
    2010: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler für Old Dogs – Daddy oder Deal
    2010: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler des Jahrzehnts
    2017: Golden Globe als Bester Nebendarsteller – Serie, Mini-Serie oder TV-Film für American Crime Story
    2019: Goldene Himbeere als Schlechtester Schauspieler für Gotti
    2019: Goldene Himbeere als Schlechtestes Leinwandpaar (zusammen mit Kelly Preston) für Gotti
    2020: Goldene Himbeere als Schlechtestes Leinwandpaar (und jedes Drehbuch, das er annimmt)

Weiteres

Travolta Close, eine Sackstraße in White Rock, einem südwestlichen Vorort der nordostaustralischen Stadt Cairns, ist nach ihm benannt.

Belletristik

    John Travolta: Nachtflug nach L.A. orange-press, Freiburg 2002, ISBN 3-936086-00-1 (Erzählung).

Literatur

    Brigitte Tast (Hrsg.): John Travolta – 30 Interviews. Kulleraugen, Hildesheim 1978, ISBN 3-88842-103-9.
    Nigel Andrews: Travolta: The Life. Bloomsbury, New York 1998, ISBN 1-58234-002-1 (englisch).

Dokumentarfilm

    Channel 5 broadcasting Ltd. 2021: The True Story of ... (44 min, ZDF-Synchronfassung 2023)

Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia

[attachment=133183]

Fındık Nedir? | Fındığın Faydaları Nelerdir? | Fındık Hakkında Bilgiler

Fındık, huşgiller (Betulaceae) familyasından Corylus cinsini oluşturan çalı ve ağaç türlerinin ortak adı.

Morfolojik özellikleri

Basit, yuvarlak, yapraklarının kenarları çift dişli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan hemen önce ilkbaharda açar. Bir evciklidir. Erkek çiçekler kedicik şeklinde 5–12 cm uzunluğunda sarı renklidir. Dişi çiçekler çok küçüktür, kış boyunca tomurcuklarda gizlenir, 1 – 3 mm uzunluğunda kırmızı renklidir. Nuks meyve 1-2-3 cm uzunluğunda 1–2 cm çapındadır, kabuğun etrafını tamamen veya kısmen kuşatan bir kadehcik bulunur. Kadehciğin şekil ve yapısı fındık türlerinin teşhisinde önemlidir.

Boyu en fazla 5 metre, ortalama boyu 3 metre, yazın yapraklı ve kış aylarında yaprak döken bir ağaçtır. Basit yapraklı ve yaprak kenarları çift dişlidir.

Sürgünler: bir önceki yılın sürgünleri kahverengi olurken, yeni sürgünleri sarı ila gri arasında renge sahiptir.

Çiçeklenme zamanı Türkiye'de Mart - Nisan ayları, Çiçek rengi: Sarı tonlarında Çiçek süresi: Mayıs sonuna kadardır.

Yaşama elverişli en düşük rakım 10 metre üzeri, bilinen en yüksek rakımı 1600 metredir.

Türkiye'de yaşadığı şehirler: Adana, Afyonkarahisar, Artvin, Bartın, Balıkesir, Bitlis, Düzce, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, İstanbul, Kastamonu, Kırklareli, Kütahya, Ordu, Rize, Samsun, Sakarya, Sinop, Tokat, Trabzon, Tunceli, Zonguldak.

Türler

    Amerika fındığı (Corylus americana)
    Adi fındık (Corylus avellana)
    California fındığı (Corylus californica)
    Çin fındığı (Corylus chinensis)
    Kafkas fındığı (Corylus colchica)
    Ağaç fındığı (Corylus colurna)
    Gagalı fındık (Corylus cornuta)
    Farges fındığı (Corylus fargesii)
    Himalaya fındığı (Corylus ferox)
        Corylus ferox var. ferox
        Corylus ferox var. tibetica
    Asya fındığı (Corylus heterophylla)
        Corylus heterophylla var. heterophylla
        Corylus heterophylla var. sutchuenensis
        Corylus heterophylla var. thunbergii
    Lambert fındığı (Corylus maxima)
    Yunnan fındığı (Corylus yunnanensis)
    Jacquemont fındığı (Corylus jacquemontii)
    Japon fındığı (Corylus sieboldiana)
        Corylus sieboldiana var. brevirostris
        Corylus sieboldiana var. mandshurica
        Corylus sieboldiana var. sieboldiana
    Wang fındığı (Corylus wangii)
    Corylus × colurnoides (C. avellana × C. colurna'nın melezi)
    Corylus × vilmorinii (C. avellana × C. chinensis'nin melezi)

Yetişme koşulları

Kışların ılık geçtiği nemli ve humuslu toprağı sever. Yıllık 1000–2000 mm kadar yağış ister.

Fındık, ülkemizde pek çok yerde yetiştiriciliği yapılan ve çok geniş kullanım alanına sahip olan bir atıştırmalıktır. Kuruyemiş olarak tüketilebildiği gibi çikolata başta olmak üzere pek çok gıdanın görünmez kahramanı olarak ön plana çıkar. Fındık nedir? Sorusunun cevabına gelecek olursak, ülkemiz ve dünya açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bir atıştırmalıktan çok daha öte pek çok kültürün ayrılmaz bir parçası olarak fındık ismini anmak yanlış olmayacaktır. Dünyanın En Lezzetli Fındıkları Daha öncede belirttiğimiz üzere dünyanın en lezzetli fındığı Doğru Karadeniz Bölgesinde yetiştirilmektedir. Bu bilgiden hareketle dünyanın en lezzetli atıştırmalığını size ulaştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Ülkemizde çoğunluğu Giresun – Ordu ve Trabzon illerinde olmak üzere Sakarya, Bartın ve Zonguldak illerinde de üretimi yapılmaktadır. Dünya bazında düşünecek olursak hem üretim hem de kalite bakımından Türk fındıklarına rakip bir fındıktan bahsetmek neredeyse imkansızdır. Fındığın Faydaları Hakkında Günümüzde doğrudan tüketilen fındığın; enerji kaynağı olması, bedensel yorgunluğu gidermesi gibi pek çok faydasından bahsedilebilmektedir. Aynı zamanda fındık, kalp damar sağlığı bakımından bulunmaz bir yardımcıdır. Kolesterolü düşürür ve kalp ritmini düzenli hale getirir. Son zamanlarda beyin ve kalp sağlığı için anne adaylarına fındık tüketmesi tavsiye edilmektedir. Varislere iyi gelmesi, cilt sağlığını desteklemesi nedeniyle de E vitamini kaynağı olan fındık el ve yüz kremi olarak pek çok kozmetik ürünün içerisinde de bizlere merhaba demektedir. Fındığın İçeriğinde Neler Var E vitamini başta olmak üzere vitamin ve mineraller bulunan fındıkta, protein ve karbonhidrat bakımından da zenginlikten bahsedilebilir. Pek çok gıdanın günlük alınması gereken miktarı tek başına karşıladığını da söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki fındık yağının bitkisel yağların hemen arkasından en sağlıklı yağ olarak anıldığını da söyleyebiliriz. Günde Ne Kadar Fındık Yemeliyiz Aslına bakarsanız sadece E vitamini ihtiyacının karşılanması için bile fındık yemek yeterli bir sebep olacaktır. E vitaminin faydaları hakkında başlı başına kitaplar yazılırken bizim için kalp ve cilt sağlığı konusunda ön plana çıktığını belirtmek yanlış olmayacaktır. Günlük ortalama otuz gram kadar fındık tüketimi, ihtiyacınız olan E vitaminin tamamının karşılanması açısından yeterli olacaktır.

Fındığın faydaları

Fındık, corylus cinsine ait bir ağaç türü olan fındık ağacının meyvesidir. Bilimsel adı Corylus avellana olan fındık çoğunlukla Türkiye, ABD, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde yetiştirilir. Fındık genellikle çiğ, kavrulmuş veya işlenmiş şekillerde bulunur. Taze fındık, mevsiminde kabukları açılarak çiğ olarak tüketilebilir veya çeşitli tariflerde kullanılabilir. Fındığın hafif tatlımsı bir tadı ve yağlı bir dokusu vardır. Birçok tatlı, çikolata, pasta, kek, kurabiye gibi yiyeceklerin yapımında veya salata, pilav, soslar ve diğer farklı yemek tariflerinde de kullanılabilir. 

Fındık yararları incelendiğinde sağlık açısından da birçok durumda kullanılabileceğini söylemek mümkün olabilir. İşte fındığın sağlık yararlarından bazıları!

Kalp Sağlığının Desteklenmesi

Fındık, omega-3 yağ asitleri açısından zengindir ve tekli doymamış yağ asitleri içerir. Bu yağlar, kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilir. Fındık tüketimi ile kolesterol seviyelerini dengeleyerek kardiyovasküler hastalıkların görülme riskini azaltılabilir. Fındık ayrıca, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olan yüksek miktarda fenolik bileşik içerir.

Kanser Riskinin Önlenmesi

Fındık, kanser riskini önlemeye yardımcı olabilecek önemli bir antioksidan kaynağı olan proantosiyanidin içerir. Fındığın içinde bulunan diğer antioksidanlardan olan manganez süperoksit dismutaz, vücutta oksidatif stresle savaşarak kanser riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Fındıkta bulunan E vitamini ise antioksidan özellikleri ile kansere sebep olan hasarlı hücrelerin yok edilmesinde faydalı olabilir.

İltihabın Azaltılması

Düzenli fındık tüketmek iltihap belirteçlerinin etkilerini azaltabilir. Fındık, anti-inflamatuar özelliklere sahip polifenolik bileşikleri içerir. Bu bileşikler, vücuttaki inflamasyonu azaltarak inflamasyonla ilişkili hastalıkların riskini düşürebilir.

Yüksek Kan Şekerinin Dengelenmesi

Fındık, başta oleik asit olmak üzere, kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olabilecek çeşitli bileşenler içerir. Bu kombinasyonlar, tokluk hissini artırabilir ve açlık süresini uzatabilir.

Sindirim Sağlığı

Fındık, lif açısından zengin bir besin maddesidir. Lif, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olarak kabızlığı önler ve bağırsak sağlığını korur.

Üreme Sağlığı

Fındık, içerdiği omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar, protein, çinko ve E vitamini gibi besin maddeleri sayesinde sperm sayısının artırılması bakımından faydalı olabilir. Tek başına fındık tüketiminin, sperm sayısını belirgin şekilde artırdığına dair bilimsel bir kanıt bulunmamakla birlikte, yapılan bazı çalışmalar fındığın sperm üretimi ve hareketliliği için yararlı olabileceğini bildirmiştir.

Kavrulmuş Fındık Faydaları Nelerdir?

Fındık tüketirken çoğunluklu olarak tercih edilen seçenekler arasında kavrulmuş hali yer alabilir. Kavrulmuş fındık, kabuğundan çıkarıldıktan sonra genellikle fırında veya tavada kızartılarak kuru ısıtma yöntemiyle elde edilir ve çiğ haliyle benzer oranlarda besin değerleri içerir. 

Genel olarak kavrulmuş fındığın bazı faydaları şunlardır:

    Gevrek ve kıtır yapısıyla gelişmiş lezzette bulunması
    Kolay sindirilebilir bir formda olması
    Salmonella ve E. coli gibi zararlı bakterilere karşı koruma sağlaması
    Omega 3-6 gibi yağ asitleri bakımından zengin olması
    E vitamini ve manganez gibi vitamin-mineraller açısından zengin olması

Kavrulmuş fındığın yukarıda bahsedilen faydalarının dışında, çiğ haline oranla daha fazla yağ ve kalori içerdiği unutmamalıdır. Bu nedenle yüksek kalori ve yağ içeriği dikkate alınmalı ve tüketimi kontrollü bir şekilde olmalıdır.

Fındığın Cilde Faydaları Nelerdir?

Fındıktan soğuk presleme yöntemiyle elde edilen yağı, cilde çeşitli faydalar sağlayabilir. Fındık yağı cilde doğrudan veya cilt bakım ürünleri içinde kullanılır. Fındık yağının cilde olan faydalarından bazıları şu şekilde sıralanabilir:

    Ciltte nemlendirici etkiler sağlayabilir ve yaşlanma belirtilerini azaltabilir.
    Antioksidan etkisi sayesinde yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.
    Saçı besler, nemlendirir ve saç derisindeki kuruluğu azaltabilir. Aynı zamanda, saçın parlaklığını ve sağlığını artırabilir.
    Hiperpigmentasyonun azalmasına yardımcı olabilir.
    Cildi, güneşin zararları etkilerinden korumaya yardımcı olabilir.
    Yara izlerinin iyileşmesine katkı sağlayabilir.

Fındık yağını ciltte kullanmadan önce, özellikle hassas ciltlerde veya alerjik reaksiyonlara yatkın olanlarda, küçük bir bölgede test yapması önerilir.

Fındık Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur mu?

Fındık sağlıklı yağlar, lif, protein ve diğer besin öğeleri açısından zengindir. Bu besin öğeleri, tokluk hissini artırabilir ve açlık hissini azaltabilir. Yüksek lif içeriği de sindirimi yavaşlatarak daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olabilir. Dolayısıyla fındık tüketimi, düzenli bir şekilde atıştırmalık olarak tercih edildiğinde, tokluk hissi yaratmaya  yardımcı olabilir.

Fındık yüksek kalori içerir ve kilo vermek için tek başına tüketimi yeterli değildir. Bu nedenle, kilo vermek için bir beslenme uzmanı veya diyetisyenle çalışarak kişiye özel bir plan oluşturması önerilir.

Fındıkta Hangi Vitaminler Bulunur?

Fındık, çeşitli vitaminler içeren besleyici bir gıdadır. Fındıkta hangi vitamin var? sorusunun cevaplarından bazıları şunlardır:

    E vitamini
    B1 vitamini
    B6 vitamini
    Bakır
    Magnezyum
    Manganez
    Folik asit
    Fosfat
    Çinko
    Potasyum

Belirtilen bu vitaminler, vücut fonksiyonlarını desteklenmesi ve sağlıklı bir yaşam için gereklidir. Fındık, bu vitaminleri içerdiğinden beslenme açısından zengin bir kaynak olarak kabul edilebilir.

Fındığın Besin Değerleri

Fındık, kolesterol içermeyen sağlıklı yağ asitleri bulunan ve günlük alınması gereken birçok besin değerini bulunduran bir kuruyemiştir. Ortalama olarak 50 gram fındığın içerisinde bulunan besin değerleri şunlardır:

    Kalori: 314 gram
    Yağ: 30.4 gram
    Kolesterol: 0 miligram
    Sodyum: 0 miligram
    Karbonhidratlar: 8.35 gram
    Lif: 4.85 gram
    Şeker: 2.71 gram
    Protein: 7.5 gram

Fındık, zengin besin değerinin yanı sıra yüksek kalorili bir gıdadır, bu nedenle tüketilen porsiyon miktarına dikkat etmek gerekir.

Fındık Nasıl Tüketilir?

Fındığın en yaygın tüketim şekli, kabuğunun kırılıp çiğ olarak yenilmesidir. Bununla birlikte, kavrulmuş, soslu veya dövülmüş şekillerde de tüketilebilir. Genel olarak fındığın tüketim şekillerinden bazıları şöyledir:

    Çiğ olarak: Fındık, kabuğunu kırarak doğal halinde çiğ olarak tüketilebilir. Taze fındık mevsiminde bu şekilde tüketmek en lezzetli tercihlerden biri olabilir.
    Kavrulmuş fındık: Kavrulmuş fındık, fırında veya tavada kızartılarak hazırlanır. Kavrulmuş fındık daha yoğun bir aromaya ve kıtırlığa sahiptir ve atıştırmalık olarak tek başına veya diğer kuruyemişlerle birlikte tüketilebilir.
    Fındık ezmesi: Fındık ezmesi, fındık çekirdeklerinin öğütülerek püre haline getirilmesiyle elde edilir. Fındık ezmesi kahvaltılarda, tatlı veya tuzlu tariflerde kullanılabilir.
    Yağ olarak: Fındık yağı, fındık çekirdeklerinin preslenmesi ile elde edilir. Yemeklerde veya salatalarda lezzet verici olarak kullanılabilir. Fındık yağı, cilt ve saç bakımında da besleyici olarak kullanılabilir.
    Yemek ve tatlılarda: Fındık, çeşitli yemek ve tatlılarda kullanılabilir. Salatalara, pilavlara, makarnalara veya yemeklere eklenebilir. Ayrıca kekler, kurabiyeler, çikolatalar ve tatlılar için de harika bir lezzet ve dokuya sahiptir.

Fındık Alerji Yapar mı?

Fındık, vücudun bağışıklık sisteminin fındık proteinlerine aşırı reaksiyon göstermesi durumunda ortaya çıkan alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Fındık alerjisi olan kişiler, ürünü tükettiklerinde veya fındık içeren bir ürün yediklerinde alerjik semptomlar ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar, hafif burun akıntısından şok gibi hayatı tehdit eden boyutlara varabilir. Alerjik durumlar en sık çocuklarda görülür ve genellikle ömür boyu sürer. 

Fındık alerjisinin bazı semptomları şunlardır:

    Öksürük
    Karın ağrısı
    Mide bulantısı
    Hapşırma
    İshal
    Özellikle yüz ve ağız çevresinde olan kaşıntı ve kızarıklık
    Şiş veya sulu gözler
    Dudak şişmesi
    Hırıltılı nefes
    Boğaz şişmesi
    Yutma güçlüğü
    Kurdeşen
    Baygın hissetmek

Fındık alerjisi ciddi olabilir ve ani, şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle fındık alerjisi olan kişilerin bir sağlık uzmanına danışarak, gerekli acil tedbirleri öğrenmeleri önemlidir.

Fındığın Faydaları

Tam bir sağlık deposu olan fındık, beyin sağlığından mutluluk hormonlarına, diyabet riskini azaltmasından kanserden korumaya dek çok önemli faydalar sağlar. Lezzetinin yanı sıra yapısında bol miktarda lif barındırır. Protein, karbonhidrat, antioksidanlar, B riboflavin, tiamin, niasin, piridoksin ve pantotenik asit gibi vitaminleri, kalsiyum, folat, çinko, potasyum, demir ve manganez gibi mineralleriyle sağlığımız açısından adeta bir hazine. Fındığın çiğ olarak tüketilmesi durumunda besin değerlerinden çok daha fazla faydalanabiliriz.

Kavrulmuş Fındık Zararlı mıdır?

Fındığın kavrulma süresinin uzaması fındıkta besin kayıplarına sebep olurken, fındığın içerisindeki sağlıklı yağların hasar görmesine ve okside olmasına sebep olarak hücrelerimize zarar verebilecek serbest radikallerin oluşmasına sebep olabilir. Kavrulmamışı, kavrulmuşa oranla iki kat fazla antioksidan içerir. Bu nedenle alırken çiğ (kavrulmamış) olmasına özen gösterin. Çiğ fındığın yararları…

Bağışıklığınız İçin Çiğ Fındık

Fındık yağı E vitamini açısından zengin bir kaynak. E vitamini, kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasını önleyerek anemi riskini azaltır. Doğru kan dolaşımı, ateş, soğuk algınlığı ve diğer hastalıkların oluşma riskini azaltarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

Çelik Gibi Sinirler

İçerdiği besin öğeleriyle tam bir sağlık deposu olan fındık, B6 vitamini açısından da zengin. B6 vitamini; elektrik sinyallerinin hızını ve verimliliğini artıran ve sinir sisteminin düzgün şekilde çalışmasını sağlayan, sinirin kılıfı olan miyelinin yaratılması için gerekli bir vitamin olarak bilinir. Ayrıca sinir sistemimizin sağlıklı bir şekilde işlev gösterebilmesi için seratonin, melatonin ve epinefrin gibi hormonların salgılanması B6 vitamininin desteği ile olur.

Beyin Sağlığını Destekler

Fındıkta, protonosiyanidinler, kersetin ve kaemferol gibi fitopkimyasal maddeler bulunur. Bu proantosiyaninler ‘flavonoidler’ olarak adlandırılan bir gruba ait. Flavonoidler beyin sağlığını destekleyebilir. Ayrıca triptofan ve izolosin aminoasitlerinden zengin olduğundan zihinsel ve psikolojik olarak kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlar.

Fazla Fındık Tüketmek Zararlı mıdır?

Fındığın gereğinden fazla tüketimi, tam tersi etki yaparak kilo artışına yol açar. Çünkü enerjisi oldukça yüksek. Fındıktaki protein, lif ve yüksek yağ kompozisyonu, tokluk hissini artırır, bu da aşırı yemeyi önlerken yüksek kalori alımına karşı korur.

Fındığın Besin Değerleri ve Kalorisi

1 avucu yaklaşık 25 grama, o da 150 kaloriye denk gelir. Porsiyon miktarına dikkat etmek önemli. 1 porsiyon 6-7 adet çiğ fındığa denk gelir.

Diyabetiniz Varsa Çiğ Fındık Tüketin

American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan 2015 çalışmasında, diyabetlilerde düzenli olarak fındık tüketimi olduğunda daha güçlü bir etki sağladığı, diyabetik olmayanlara göre daha düşük kan yağlarına sahip olduğu görülüyor. Diyabetliler günlük diyetlerine fındık eklediklerinde glukoz intoleransında iyileştirme olur.

Bir Avuç Fındık Kalbi Nasıl Korur?

Kalp sağlığını koruyan sağlıklı yağlar içerir. Oleik asit için iyi bir kaynak ki oleik asit kötü kolesterol (LDL) seviyesinin düşürülmesine yardımcı olurken, vücutta iyi kolesterolün (HDL) seviyesini yükseltmeye fayda sağlar. Düzenli fındık tüketimi kolesterolü yüzde 27 oranında düşürür. Bilimsel çalışmalar, düzenli olarak tüketen kişilerin kalp krizinden dolayı ölüm riskini oldukça azalttığını gösteriyor. Aynı zamanda demir, bakır, selenyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko gibi minerallerin doğal kaynağı olduğu için kalp sağlığını korur.

Fındık Güçlü Bir Magnezyum Deposu

Magnezyum, vücuda giren ve çıkan kalsiyum miktarının düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynar. Doğru miktarda kalsiyum kas kasılmalarını oluşturur ve kasların ihtiyaç duyulmadığında dinlenmelerine izin verir. Magnezyum, bu sayede kas gerginliğini azaltır ve kas yorgunluğunu, spazmı, kramp ve ağrıları önlemek için mücadele eder. Yüksek magnezyum seviyeleri aynı zamanda kas gücünü artırmaya yardımcı olur.

Cildin Genç Kalmasını Sağlar

Fındıkta bulunan antioksidanlar, cildinize zarar verebilecek serbest radikallerle mücadele ederek, cildin daha sağlıklı görünmesine yardımcı olur. Aynı zamanda UVA/UVB ışınlarının neden olduğu deri kanserinden cildi korur. Antioksidanlarla birlikte flavanoidler cilt hücrelerinin dejenerasyonunu uyarır. E vitamininin de desteğiyle ölü hücreleri ortadan kaldırarak daha sağlıklı ve daha genç görünümlü bir cilt sağlar.

Kanser Riskine Karşı Fındık Tüketin

Kanserli hücrelerin gelişimine neden olan faktörleri ortadan kaldırdığı düşünülen fındık, aynı zamanda vücuttaki kötü niyetli hücreleri yok etmeye yardımcı olarak kanser olasılığını azaltır. Fındıkta bulunan bir bileşik olan beta-sitosterol meme ve prostat kanseri riskini azaltır.

Lifli Yapısı Bağırsakları Mutlu Eder

Fındıktaki yüksek lif içeriği, bağırsak sağlığı için oldukça yararlı bir rol üstlenir. Yüksek lif tüketimi bağırsak hareketlerini aktif hale getirip, sindirim sisteminin işini kolaylaştırdığından, günlük yeterli miktarlarda çiğ fındık tüketimi kabızlığın tedavisinde kullanılabilir.

Fındığın besin değeri

Fındık, protein, lif, fitokimyasal ve doymamış yağ asitleri içermektedir. Aynı zamanda kalsiyum, selenyum, magnezyum gibi mikro besinler barındırır. 100 gr fındığın besin değeri şu şekilde sıralanabilir:

    Kalori: 628
    Yağ: 61 gr
    Karbonhidrat: 17gr
    Diyet lifi: 9,7 gr
    Şeker: 4,3 gr
    Protein: 50 gr
    Demir: 4,7 mg
    Kalsiyum: 114 mg
    Potasyum: 680 mg
    Magnezyum: 163 mg
    Fosfor: 290 mg
    Selenyum: 2,4 mg
    Çinko: 2,45 mg
    C vitamini: 6,3 mg
    E Vitamini: 15,03 mg
    K vitamini: 14,2 mcg

Fındık Zararları Nelerdir?

Her şeyde olduğu gibi fındık tüketiminde de ölçülü olmak gerekir:

    Yaşken aşırı miktarda tüketilen fındık ishale neden olur.
    Alerjik reaksiyonlara ve fındığın raf ömrüne dikkat edilmesi önemlidir. Bu durumlarda deride döküntü, kızarıklık oluşturabilir.
    Günde bir avuçtan fazla yenen fındık, solunum yolları şikâyetlerinde artışa ve kalp ritim bozukluklarına neden olabilir.
    Aşırı tüketilen fındığın ürtiker ve egzama gibi problemlere de sebep olması muhtemeldir.
    Fındık yerken mutlaka ölçülü ve taze tüketmek önemlidir. Fındık alerjisi olanların kesinlikle uzak durması gerekir.

Türkiye'de fındığın en önemli zararlıları olarak, karamuk oluşturup fındığın iç bağlamamasına ya da lekeli olmasına sebep olarak ekonomik zararı dokunan iki böcek türü vardır: Yarım kanatlılar takımından fındık yeşil kokarcası (Palomena prasina) ile kın kanatlılar takımından Fındık kurdu (Curculio nucum). Ayrıca Balaninus nucum da önemli bir fındık zararlısı olarak bilinmektedir. Bu konuda 1915'te bir Osmanlı Ermeni ziraatçisi olan Antreasyan'ın önemli çalışmaları bulunmaktadır.[1]


Fındık Kilo Aldırır Mı? Zayıflatır Mı?

Aşırı yağlı bir yemiş olması nedeni ile fındık kilo aldırır. Fakat bu durum kullanımına göre de değişebilir. Diyet listesinde bulunan günlük ihtiyaçları karşılayacak kadar tüketilen fındık zayıflamaya yardımcı olurken aşırısı obeziteye neden olabilir. Bu nedenle fındık kalori hesabı yapılarak tüketilmesi halinde kişiyi zayıflatır veya kilo aldırır. Özellikle kahvaltılarda tüketilen fındık ezmesi veya fındıklı çikolata gibi besinler kişiye kilo aldıran değerler taşır.

Lezzetini Fındık ile Taçlandıran 12 Değişik Tarif

Çiğ fındık faydaları yanında mutfakta da harikalar yaratan tatların da sahibidir. Pek çok lezzetli tarifi daha faydalı kılan fındık sayesinde değişik tatlar yakalayabilirsiniz.

1) Muhteşem Lezzetli Fındıklı Kurabiye

Hem sunum hem de lezzet olarak farklı bir yerde olan fındıklı kurabiye tarifi ile misafirlerinizi şaşırtabilirsiniz. Görünümü ile bisküviyi andıran lezzetli kurabiyeleri çocukların çok seveceği de kesin. Fındıklı Kurabiye

2) Saraylara Layık Fındıkzade Tatlısı

Tatlı zevkini sonuna kadar hissedebileceğiniz fındıkzade tatlısı ile misafirlerinize muhteşem bir ziyafet verebilirsiniz. Görsel olarak da hayli dikkat çekici olan tatlı, akşam sefalarının vazgeçilmezlerinden olabilir. Fındıkzade Tatlısı

3) Bol Vitaminli Fındıklı Pamuk Kek

Yüksek besin değerleri içeren fındıklı pamuk keki çocukların beslenme çantası için de, arkadaşlarınızla yapacağınız günler için de düşünebilirsiniz. Hem özenli görünümü hem de lezzeti ile kek sevmeyenleri dahi kendine çekebilir. Fındıklı Pamuk Kek

4) Az Malzeme ile Fındıklı Çiçek Kurabiye

Her evde bulunan ve az malzeme ile hazırlanan fındıklı çiçek kurabiye, davetsiz misafirleriniz için iyi bir ikramlık olabilir. Fındıklı Çiçek Kurabiye

5) Enerji Veren Kolay Fındık Pare Yapımı

Tatlı sevenler için oldukça pratik bir tarif olabilecek kolay fındık pare sayesinde muhteşem bir lezzete kavuşabilirsiniz. Fındık Pare

6) Harika Bir Fındık Ezmeli Katmer Çörek

Mayalı lezzetlerden vazgeçemeyenlerin en fındıklı tarifi olan fındık ezmeli tarif ile kolay kolay bayatlamayan bir çörek sahibi olabilirsiniz. Fındık Ezmeli Katmer Çörek

7) Pratik Tahinli Fındıklı Un Kurabiyesi

Kurabiye seven herkesin beğeneceği bir tarif olan tahinli fındıklı un kurabiyesi klasik un kurabiyesinden sıkılanlar için güzel bir çözüm olabilir. Tahinli Fındıklı Un Kurabiyesi

8) Lezzetli ve Kolay Fındıklı Kurabiye

Özellikle az malzeme ile hazırlanan kolay kurabiyeyi kavanozda saklayarak tüm hafta boyunca tüketebilirsiniz. Hem atıştırmalık hem de ikramlık olarak lezzetli bir seçenek olarak deneyebilirsiniz. Fındıklı Kurabiye

9) Fındıklı Hindistan Cevizli Pudingli Pamuk Kek ile Farklı Bir Lezzet

Özellikle yumuşacık kek sevenler için çok iyi bir tarif olan fındıklı, Hindistan cevizli kek tarifi, besleyici ve enerji verici olması ile farklı bir lezzet olma özelliği gösterir. Fındıklı Hindistan Cevizli Pudingli Pamuk Kek

10) Muhteşem Elmalı Fındıklı Sandviç Kurabiye

Elma sevenlerin muhakkak kullandığı fındık ile hazırlanan sandviç kurabiyeyi misafirlerinize özenle yapabilirsiniz. Elmalı Fındıklı Sandviç Kurabiye

11) Şerbetli Tek Lokmalık Fındıklı Rulo Tatlısı

İrmik ve limonla hazırlanan hamurun açılmasının ardından içine serilen fındıkların rulo sarılması ile kolayca yapılan tatlı, bayramlarda ve ziyafet sofralarınızın vazgeçilmezi olabilir. Tek Lokmalık Fındıklı Rulo Tatlısı

12) Çok Şirin Fındıklı ve Kakaolu İrmikli Toplar

Fırına atmadan hazırlanan küçük toplar, her daim tüketilebilen en hafif tatlı çeşitlerinden biri olma özelliği gösterir. Çok şirin ve güzel olan topları özel günlerde sofra süslemek için de yapabilirsiniz. Fındıklı ve Kakaolu İrmikli Toplar

TARIFLERE BU LINKTEN ULAŞABiLiRSiNiZ

nefisyemektarifleri com
youtube com/@NefisYemekTarifleri/playlists

Dünyada fındık üretimi

Başlıca üretici ülkelerin yıllara göre kabuklu fındık üretim miktarını gösteren tablo (ton)[2][3].
Ülke 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014[4] 2015 Ortalama
Türkiye 800.791 500.000 600.000 430.000 660.000 549.000 412.000 646.000 588.974
İtalya 125.000 85.000 87.200 140.000 85.000 120.000 100.000 125.000 102.525
Azerbaycan 40.000 30.000 25.000 55.000 45.000 35.000 25.000 50.000 34.848
Gürcistan 35.000 27.000 40.000 30.000 40.000 30.000 35.000 40.000 28.424
ABD 36.280 42.600 24.500 35.000 36.000 35.000 36.300 43.500 34.045
İspanya 26.000 18.000 20.000 22.000 16.000 19.500 19.500 20.000 21.000
Diğerleri 5.900 20.000 27.000 27.000 27.000 25.000 25.000 45.000 31.988
TOPLAM 1.068.971 722.600 823.700 739.000 909.000 813.500 660.773 969.000 841.804

Ayrıca Çin, İran, Şili, Avustralya ve Fransa da fındık üretiminde önemli ülkelerdendir. Listedeki ülkelerin yanında küçük miktarlarda üretim yapan diğer ülkeler şunlardır: Polonya, Yunanistan, Belarus, Hırvatistan, Tacikistan, Özbekistan, Rusya, Kamerun, Portekiz, Moldova, Ukrayna, Tacikistan, Tunus, Slovakya, Slovenya, Suriye, Kıbrıs, Arjantin, Avusturya, Estonya, Yeni Zelanda ve Romanya.[5]
Dünya fındık ticareti

Dünyada ticarete konu olan fındığının büyük kısmı (%91) Avrupa ülkeleri tarafından satın alınır ve çoğunlukla (%80) şekerleme ve çikolata sanayinde kullanılır. 2000-2008 yılları arasında %85'i Türkiye tarafından satılan ortalama 540 bin ton kabuklu fındık ticareti gerçekleşmiştir. İtalya, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve İspanya, Türkiye dışındaki önemli ihracatçı ülkelerdir. Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, Birleşik Krallık, İrlanda, İsviçre, Bulgaristan, Macaristan ve Kanada, fındık üretmemesine karşın ithal ettiği ürünü ihraç eden ülkelerdendir.[6]

Dünyada en fazla fındık satın alan ülkeler şunlardır; Almanya, İtalya, Fransa, İsviçre, Belçika, Lüksemburg, Rusya, Avusturya, Hollanda, Birleşik Krallık, ABD, İspanya, Polonya, Yunanistan, Danimarka.

Türkiye son 30 yılda ortalama olarak 400.000 ton kabuklu fındığa eşdeğer 200 bin ton iç fındık ihracatı yapmıştır. Son yıllarda fındık üretiminin artmasına bağlı olarak bu miktarda artmaktadır.[7] ile 2010-11 sezonunda 527 bin ton kabuklu fındığa karşılık gelen 263 bin ton ihracat gerçekleştirilmiştir. 2011-2012 sezonu ihracatımız ülke gruplarına göre: %74 AB ülkeleri, %10 diğer Avrupa ülkeleri, %9,5 deniz aşırı ülkeler, %6 diğer ülkeler şeklindedir. Ülkeler bazında ihracat: %21 Almanya, %17 İtalya, %14 Fransa, %4 Polonya ve %4 Kanada şeklindedir [6].

Türkiye fındığını %58 oranında iç fındık, %17 işlenmiş bütün fındık, %25 ileri işlenmiş fındık olarak ihraç eder.

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığına göre [8]: Fındık ihracatı tarımsal ihracatın %15-20'sini, genel ihracatın %2'sini oluşturur. 380 bin aile, 700 bin hektar alanda fındık üreterek, 3 milyon kişiye geçim imkânı sunar. 2012/13 sezonunda 600 bin ton kabuklu fındığa eşdeğer ihracat yapılmış ve Cumhuriyet tarihi rekoru olan 1,8 milyar dolar gelir elde edilmiştir.


Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia
medicalpark
Acibadem
nefisyemektarifleri

[attachment=133183]

[attachment=133184]



Tuğçe Tayfur Kimdir? Biyografisi

Tuğçe Tayfur (d. 18 Mart 1988, İstanbul), Türk müzisyendir.[1]

Yaşamı

Annesi oyuncu Necla Nazır'dır, babası Ferdi Tayfur'dur.

Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki İlköğretim okulundan sonra İstek Vakfı Kemal Atatürk Lisesini bitirdi. Ardından Yeditepe Üniversitesi İtalyanca Sanat ve Tasarım Bölümünü tamamladı.

Tuğçe Tayfur,Küçük yaşlarda başladığı müzik eğitimi ile piyano ve keman çalmaya başladı.

2003 yılında Ferdi Tayfur'un çıkardığı Durun Ayaklarım adlı albümünde Evde Yoktun şarkısının sözlerini yazdı ve bestesini yaptı. Öte yandan babası ile söz ve müziği ortak olan ”Ah Akşamlar” şarkıları ile Ferdi Tayfur’un 2004 yılındaki “Bir Demet Gül” albümündeki söz ve müziği Tuğçe Tayfur’a ait olan ait “Elim Kolum Bağlı” ve “Bekle Beni” adlı şarkıları ile Ferdi Tayfur’un 2006 yılındaki“Aşkın Cezası” albümündeki “Denedim Vallahi” adlı şarkısına vokal yaptı.

2010 yılında arkadaşlarıyla kurduğu Joker adlı müzik grubunun solistliğini üstlenen Tuğçe Tayfur, bir süre boyunca ABD'ye yaşadı ve kuzeninin arkadaşı olan Taner Şafak ile tanıştı. 2015 yılında pop şarkılar besteleyen Tuğçe Tayfur, ‘Kalp Dayanmaz’, ‘Köle Olup’, ‘Yok Olsam’ şarkılarının söz ve bestelerini hazırladı.

Babası Ferdi Tayfur ile birlikte okuduğu Huzurum Kalmadı şarkısı, büyük beğeni kazandı ve bu şarkıya klip de çekildi.

Tayfur, ilk eşi Tolga Ertuğrul'dan 2010 yılında, ikinci eşi Taner Şafak'tan 2019 yılında boşandı.

Albümleri

    Babamın Şarkıları (2016)
    Kalp Dayanmaz

Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia
Haberturk



Ajda Pekkan Kimdir? Biyografisi

Ayşe Ajda Pekkan (d. 12 Şubat 1946, İstanbul), Türk şarkıcı. 1970'lerden bu yana "Süperstar" lakabıyla anılan Pekkan, güçlü bir kadın figürü çizdiği şarkılarıyla Türk pop müziğinin öne çıkan isimlerinden biri hâline geldi. Güncel tuttuğu müzikal tarzı sayesinde 50 yılı aşkın bir süre popülerliğini korudu ve kendisinden sonra gelen birçok şarkıcıyı etkiledi.

Beyoğlu, İstanbul'da doğan Pekkan'ın müzik kariyeri, 1960'ların hemen başında Los Çatikos grubunun parçası olarak bir gece kulübünde sahneye çıkmasıyla başladı. Ancak 1963'te Ses dergisinin sinema artisti yarışmasını kazanınca oyuncu olarak tanındı ve birkaç yıl boyunca sanat yaşamını şarkıcılık yerine oyunculuk odaklı bir şekilde ilerletti. Aynı yıl Adanalı Tayfur adlı ilk filminin başrolünü oynayarak Yeşilçam sinemasına giriş yaptı. Takip eden altı yıl içinde başrolünde olduğu Şıpsevdi (1963), Hızır Dede (1964) ve Şaka ile Karışık (1965) dâhil olmak üzere yaklaşık 50 siyah beyaz filmde rol aldıktan sonra oyunculuğu bırakarak tamamıyla şarkıcılığa odaklandı.

Pekkan, kariyerinin ilk yirmi yılı boyunca ithal besteler üzerine Türkçe söz yazılarak oluşturulan onlarca aranjman şarkıyı seslendirerek geçirdi. Genellikle Fikret Şeneş'in sözlerini yazdığı "Kimler Geldi Kimler Geçti", "Palavra Palavra", "Sana Neler Edeceğim", "Hoş Gör Sen", "Sana Ne Kime Ne", "Bambaşka Biri", "Uykusuz Her Gece" ve "O Benim Dünyam" gibi şarkılar hem Pekkan'ın hem de Türk pop müziğinin en bilinen şarkılarına dönüştü. 1990'lardan itibaren kariyerinin aranjmanlar sonrasındaki döneminde ise Şehrazat ve Sezen Aksu başta olmak üzere değişken bir şarkı yazarı kadrosuyla çalıştı. Bu dönemde "Yaz Yaz Yaz", "Sarıl Bana", "Eğlen Güzelim", "Vitrin", "Aynen Öyle" ve "Yakar Geçerim" dâhil birçok şarkısı listelerin üst sıralarına çıktı.

Şarkıcının şöhreti 1970'ler boyunca başta Avrupa olmak üzere ülkesi dışında giderek arttı ve farklı ülkelerde verdiği konserlerle pekişti. Bununla beraber 1978'de Fransızca bir albüm kaydetti. Popülerliğinin giderek artmasıyla şarkıcının üzerinde 1980 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil etmesi için bir baskı oluştu ve Pekkan yarışmaya katılmayı isteksizce kabul etti. Ülke sınırları içinde beğeni kazanan "Pet'r Oil" şarkısının yarışmada on beşinci olması sebebiyle hayal kırıklığı yaşayınca bir süre dinlenmeye çekildi.

Kayıtları 15 milyonun üzerinde satan Ajda Pekkan, ülkesinde tüm zamanların en çok satan şarkıcılarından biridir. Hem sanatı hem de imajıyla ülkesinde batılılaşmanın önde gelen figürleri arasında gösterilmektedir. Devlet Sanatçısı unvanına ve Sanat ve Edebiyat Nişanı'na sahiptir. Hürriyet gazetesinin hazırladığı Türkiye'nin En İyi 100 Albümü listesinde üç albümüyle birden yer almaktadır. 2016'da The Hollywood Reporter dergisinin Gösteri Dünyasının En Güçlü 100 Kadını listesinde yer almıştır. Kendisini bir feminist olarak tanımlamasa da güçlü kadın hikâyeleri anlatan birçok şarkısı birer feminist marş olarak kullanılmıştır.
Hayatı ve kariyeri

1946-1960: Çocukluk ve ilk yılları

Ayşe Ajda Pekkan, 12 Şubat 1946'da İstanbul'da dünyaya geldi.[1][2] Ailesi Boşnak kökenlidir.[3] Babası Rıdvan Pekkan deniz binbaşısı, annesi Nevin Dobruca (1922-1999) ise ev hanımı olan Ajda Pekkan'ın çocukluğu babasının mesleği nedeniyle Gölcük, Kocaeli'de geçmiştir. Tek hayalinin bir çocuk sahibi olmak olduğunu belirten Pekkan,[4] iki evlilik yapmış ve evlendiği erkeklerin her defasında sanat hayatını bırakmasını istemesi üzerine[5] en büyük fedakârlığının çocuk yapmamak olduğunu söylemiştir.[6] Pekkan'ın kişisel yaşamına yönelik Sezen Aksu "Bizlere bu yolu o açmıştır, onun sayesinde ben de buralardayım. Ajda'nın lakabı Angela'dır. Sık sık evde buluşuruz. Gizli saklımız yoktur. Birine beddua ettiğimizde Allah bize jübilesine gitmeyi nasip etsin deriz. Ajda ne yer ne içerse ben de aynısını yer içerim." demiştir.[7][8]

1963-1976: Kariyer başlangıcı, sinema oyunculuğu ve ilk kırkbeşlikler

Kendisi gibi ses sanatçısı kardeşi Semiramis Pekkan'ın desteğiyle[9] 1961 yılında gece kulübü "Çatı"nın sahibi olan şarkıcı İlham Gencer'e ulaşan[10] Ajda Pekkan, seslendirdiği Mina'nın "Il Cielo In Una Stanza" şarkısıyla[11] müzik çalışmalarına başlamış, Los Çatikos müzik topluluğu eşliğinde bir müddet sahne çalışması yapmıştır. Yine 1963 yılında Ses dergisinin açtığı "Ses Sinema Artisti Yarışması"na katılan Ajda Pekkan,[11] Ediz Hun'un erkekler dalında birinci, Hülya Koçyiğit'in ikinci olduğu yarışmanın kadınlar kategorisinde birinci olmuştur.[12] Ses dergisinin yarışmasında birinci olması, yenilikçi ve dikkat çeken fiziği[13] ile ilgi toplamıştır. Aynı yıl Öztürk Serengil ile başrolde oynadığı Adanalı Tayfur ilk sinema filmidir. Adanalı Tayfur'da seslendirdiği "Göz Göz Değdi Bana" şarkısı, arka yüzünde Öztürk Serengil'in seslendirdiği Abidik Gubidik Twist şarkısıyla birlikte 45'lik olarak yayınlandı.

Sanat kariyerine sinema oyunculuğuyla giriş yapan Ajda Pekkan, 1964'te B-yüzü olarak yayınlanan ilk kaydı Göz Göz Değdi Bana'nın ardından ilk 45'liği Her Yerde Kar Var'ın beğenilmesi üzerine müzik hayatına atıldı.

Sinemaya adım atmadan önce tanıştığı Fecri Ebcioğlu, sinema yıllarında da Pekkan'a yardımcı olmuş ve 1965 yılında, Pekkan'a ait ilk plağı olan Her Yerde Kar Var plağında Ebcioğlu'nun aranjmanlarını seslendirmiştir. Ajda Pekkan, Ebcioğlu'nun yabancı şarkılar üzerine Türkçe sözler yazarak Türk müziğine kazandırdığı "aranjman" tarzı şarkılar söyleyen, Salvatore Adamo'nun şarkısını Fransız aksanıyla söyleyerek ilgiyle karşılanmış[14] Ajda Pekkan'ın peş peşe yayınlanan plaklarının ardından 1967 yılında çıkardığı İki Yabancı 45'liği ile aranjman dalında satış rekoru kırdı. Dünya Dönüyor, Saklanbaç, Boş Sokak, Boşvermişim Dünyaya ve Üç Kalp gibi üst üste plaklar yapan sanatçı, 1968'de Atina'da düzenlenen Uluslararası Apollonia Müzik Festivali'nde "Özleyiş", sonraki sene aynı festivalde "Perhaps One Day" şarkılarını seslendirmiştir. "Ve Ben Şimdi" şarkısıyla Barselona'daki "Akdeniz Şarkıları Festivali"nde Türkiye'yi temsil etmiş, şarkıları pek çok filmde fon müziği olarak kullanılmıştır. Zeki Müren ile gazino programları yapmıştır.[15]

Ajda Pekkan'ın seslendirdiği şarkıların kayıtları Philips firmasının desteği ile Fransa'daki stüdyolarda gerçekleştirilmiş, Fikret Şeneş'in sözlerini yazdığı şarkılarla kariyerini sürdürmüştür. 1970 yılında yayınlanan Sensiz Yıllarda ve Yağmur plaklarıyla Ajda Pekkan başarılı bir çıkış yaparken, 45'likler iyi bir satış yakalamış ve yıl sonu listelerinde yer almıştır.[kaynak belirtilmeli] Üst üste gelen hit plakları ve giyimi ile Ajda Pekkan ilgi görmüştür.[kaynak belirtilmeli]

İstanbul Plak'a 1972 yılında geçiş yapan[16] sanatçı, bu firmadan ilk plağıyla beklenen başarıyı yakalayamazken,[kaynak belirtilmeli] arabesk şarkılar içeren ikinci plağı Dert Bende Derman Sende ile satış rekorları kırmıştır.[17] Ajda Pekkan, "Dert Bende Derman Sende" adlı şarkısını 1993'teki eski şarkılarından derlediği toplama albümü Hoşgör Sen'de yayınlamıştır. Aynı şarkıyı 1996'daki stüdyo albümü Ajda Pekkan 1996'da da yeniden seslendirmiş, 1973 yılına gelindiğinde ise Ajda Pekkan söyleme seslendirme taraftarı olmamasına karşın[18] Fikret Şeneş'in ısrarıyla Kimler Geldi Kimler Geçti 45'liğini piyasaya sürmüş, bu plağında Kaderimin Oyunu'nun B yüzünde yer alan "Kimler Geldi Kimler Geçti" ile ses getirmiş, plak 65 bin satmıştır.[11] Aynı yıl Tanrı Misafiri ve ertesi yıl Sana Neler Edeceğim'i yayınlamıştır. Ancak sanatçı büyük başarısını aranjörlüğünü Norayr Demirci'nin yaptığı ve 1975'te yayınlanan Hoşgör Sen ile yakalamıştır.

Ajda Pekkan, 1972'de İstanbul Plak'tan çıkan 45'likleri hariç diğer tüm 45'liklerinde yer alan şarkılarını Temmuz 1975'te yayınlanan ilk derleme albümü Ajda'da topladı. Albümde "Erkek Adın" adında yeni bir şarkı da bulunmaktadır. Albüm ilgi görmüştür. Albümde yer alan "Palavra Palavra" adlı şarkıya Cüneyt Türel düet yapmıştır.[19]

1977-1988: Süperstar serisi ve Eurovision

Ajda Pekkan 1976 yılında Olympia, Paris müzikholünde pek çok şarkısının Türkçe versiyonlarını seslendirdiği Fransız şarkıcı Enrico Macias ile seri konserler vermiştir. 1977'de çıkan 45'liği Viens Dans Ma Vie ile Türkiye'de satış rekorları kırmış,[kaynak belirtilmeli] A-yüzündeki "Viens Dans Ma Vie" dilden dile dolaşan bir şarkı olmuş ve Türkiye'nin yabancı dilde en çok satan plağı unvanını kazanmıştır.[kaynak belirtilmeli] Hürriyet gazetesinin o yıldaki sahibi Erol Simavi'nin "Ajda Pekkan'a star demek yetmez, ancak süperstar dersek yerini bulur." sözüyle birlikte önce sanat çevrelerinde, sonra hayranlarının arasında, daha sonra da tüm ülkede "Süperstar" unvanıyla anılır olmuştur.

1977 yılında "Süperstar" adı ile bahsedilen Ajda Pekkan farklı kapak tasarımı ve prodüksiyonla piyasaya sunulan Süperstar'ı yayınladı. Aynı yıl Tokyo'daki "Yamaha Müzik Festivali"nde "A Mes Amours" şarkısıyla elde ettiği başarılı netice sonucunda 70'lerin başında Almanca ve daha sonra Fransızca, Japonca ve Yunanca 45'lik plakları satışa sunuldu. Ajda Pekkan yine o dönemlerde Tahran'da konser verdi ve daha sonra televizyondan da yayınlanan bu konser Türk izleyicisi tarafından da ilgi gördü. Ajda Pekkan'ın Fransa'da ses getiren 45'lik çalışmaları yapmasına ve sonunda Pour Lui isimli Fransızca albümünü hazırlamasına önayak oldu.[20]

Halk konserleri, sahne çalışmaları ve konuk sanatçı olarak katıldığı uluslararası organizasyonlar ile kariyerini sürdüren Ajda Pekkan, 1979 yılında "Süperstar" albümü serisinin ikinci albümü Süperstar 2'yi yayınlamıştır. O yıllarda birçok defa "Yılın Sanatçısı" seçildiği gibi şarkıları da liste başı olmuştur.

1977'de yayınladığı Süperstar albümünün getirdiği başarı ile de Türkiye'de "Süperstar" olarak anılmaya başladı. Albümün ardından günümüze dek Süperstar adıyla yayınladığı 3 albüm daha yayınladı.

Şarkıcının başta Avrupa olmak üzere ülkesi dışındaki popülerliğinin giderek artması, 1980 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil etmesi ve ülkenin geçmiş yıllarda düşük sıralamalarla dolu olan imajını düzeltmesi için üzerinde bir baskı oluşturdu.[22][23] Başta "amatör" bulduğu yarışmaya katılmayacağını açıklasa da sonunda TRT tarafından yapılan teklifi kabul etmek durumunda kaldı.[24] "Pet'r Oil" şarkısıyla katıldığı yarışmayı 15. sırada bitirince hayal kırıklığına uğradı; sıralama yalnızca kendisi için değil, onun yüksek bir derece alacağından emin olan çevreler için de şok etkisi yarattı.[25] Yarışmanın ardından Pekkan, İstanbul'u terk ederek aylarca Londra ve Los Angeles'ta yaşadı.[26] Bu süreçte, kariyerinde ve özel hayatında yaşadığı sorunlar yüzünden ortaya çıkan psikolojik sorunlarının üstesinden gelmeye çalıştı. Los Angeles'ta sarılığa yakalandıktan sonra iki aylık bir nekahet dönemi yaşadı.[26] Toparlanması ve ülkesine kesin geri dönüş yapması Temmuz 1982'yi buldu.[27]

Şarkıcı, "Pet'r Oil" sonrasında Philips Records ile anlaşmasını bitirerek Yaşar Kekeva Plak ile iki plaklık bir sözleşme imzaladı ve yurt dışı çalışmalarına son vererek sadece Türkiye'de şarkılar çıkarmaya başladı. İyiden iyiye yükselen arabesk müzik akımına uyarak Eylül 1981'de bu şirketten arabesk ağırlıklı Sen Mutlu Ol adlı uzunçaları çıkardı.[28] Ancak çalışmadan tatmin olmayınca ikinci bir albüm için aynı şirketle çalışmak istemedi.[29] İkinci plağı kaydetmekteki isteksizliği üzerine Yaşar Kekeva ile mahkemelik oldu. Bu süreçte Kekeva, önceki plak için kaydedilip yayımlanmayan yedi şarkıyı Sevdim Seni (1982) adıyla şarkıcıdan izinsiz piyasaya sürdü.[30] Yine de sözleşme gereği Pekkan'ın şirkete üç şarkı daha borcu kaldı ve bu şarkıların tamamlanmaması sebebiyle yeni bir plak çıkarması ya da yeni bir şirketle anlaşması hukuken mümkün olmadı. Sonunda stüdyoya girerek üç yeni şarkı kaydetti ve Sevdim Seni albümü düzenlenerek Mart 1983'te yeniden basılınca Yaşar Kekeva Plak ile anlaşması sonlanmış oldu.[31]

Ajda Pekkan, Ağustos 1982'de Metin (:::)ınar ve Zeki Alasya ile İstanbul Açıkhava Tiyatrosu'nda Büyük Kabare adlı bir kabareye girişerek yaklaşık 2,5 yıl aradan sonra ilk kez sahneye çıkmış oldu.[32] Bu müzikalde Fikret Şeneş ile yeniden iş birliğine gitti; Şeneş müzikal için daha sonradan Pekkan'ın sıradaki albümüne girecek bazı parçalarının da dâhil olduğu altı şarkı hazırladı.[33][34] Şarkıcının dokuzuncu stüdyo albümü Süperstar '83, Mart 1983'te Balet Plak tarafından piyasaya sürüldü.[35] Albüm Hey dergisinin Yerli Pop Müzik/Yabancı Pop Müzik listesinde beş hafta boyunca zirveye oturdu.[36] İstanbul'daki Şan Müzikholü'nde gerçekleşen Süperstar Ajda '83 adlı müzikalle albümün tanıtımlarını gerçekleştirdi.[37][38] Albümden çıkan "Uykusuz Her Gece", "Bir Günah Gibi", "Son Yolcu" ve "Düşünme Hiç" şarkıları uzun dönemde hem Pekkan'ın kariyerinin hem de Türk pop müziğinin en bilinen şarkıları hâline dönüştü.[39] Hey dergisi tarafından dağıtılan 1983'ün Müzik Oskarları töreninde albüm Yılın Hafif Müzik LP'si Ödülü'nü kazandı.[40] 1984 Altın Kelebek Ödülleri'nde ise çalışmanın başarısı münasebetiyle Pekkan'a Yılın Hafif Müzik Sanatçısı ödülleri takdim edildi.[41]

Şarkıcı aynı yıl Alo reklamlarında oynadı.

1984 yılının sonlarında Beş Yıl Önce On Yıl Sonra ile bir müzik albümü hazırladı. "O Benim Dünyam" şarkısıyla iyi çıkış yakalayan Ajda Pekkan, bu şarkıyla büyük başarılara imza atarken yeni ekibiyle beraber birçok konser verdi.[kaynak belirtilmeli] 1987 yılında Ülkü Aker ve Fikret Şeneş'in sözlerini yazdığı "Kim Olsa Anlatır", "Yalnızlık Yolcusu" gibi şarkılarla özel hayranları için eşsiz olarak nitelenen ve o dönemin gençleri için unutulmaz bir albüm olmasına rağmen Süperstar 83 adlı albümün gölgesinde kalan Süperstar 4 albümünü hazırladı.[kaynak belirtilmeli] Sonrasında yaptığı evlilik nedeniyle aldığı müziği bırakma kararı tüm müzikseverleri üzse de,[kaynak belirtilmeli] daha sonra müziğe yeniden dönüş kararı verdiği sıralarda, 1989 yılının sonunda evliliği de sona erdi.

1989-2002: Ajda 1990 ve The Best of Ajda

Pop müziğinin çıkmaza girdiği günlerde[kaynak belirtilmeli] Aralık 1989'da tanıtım partisi düzenlediği Ajda 90 albümünü Şubat 1990'da piyasaya sürdü. Popta yeni arayışlar ve sanatçılar ortaya çıkarken "Yaz Yaz Yaz" ile ortalığı kasıp kavurdu. Yarısı yerli beste yarısı aranjman olan bu albüm Ajda Pekkan'ın iyi dönüşünün göstergesiydi.[kaynak belirtilmeli] "Sana Bana Yeter", "Resmin Yok Bende", "Her Yaşın Bir Güzelliği Var" ve "Olur Ya" gibi şarkılar da albümdeki diğer hitlerdi. Peşi sıra başlayan Rumelihisarı konserleriyle Ajda Pekkan sevenleriyle buluşmaya devam etti. Aynı yılın sonlarına doğru Ajda Pekkan'ın isteği dışında yayınlanan, ancak hayranlarını memnun eden "Unutulmayanlar" adlı toplama albümü yayınlandı. Bu albümde Ajda Pekkan'ın "Sen Mutlu Ol" albümündeki sevilen parçalar yer almaktadır.

Ertesi yıl Seni Seçtim albümünü yayınlayan Ajda Pekkan bu albümünde Şehrazat, Garo Mafyan ve Mustafa Sandal ile çalıştı. Önceki albüme göre daha az ilgi gören bu albüm,[kaynak belirtilmeli] yine de beğenildi. "Sevgide Seni Seçtim, "Oyun Etti Gözlerim" ve "Vazgeçme" şarkıları albümdeki sivrilen şarkılardı. Ajda Pekkan bu albümle birlikte iki yıl daha sürdüreceği ünlü İstanbul konserlerine başladı. Konserler sonraki albüm Ajda 93 kapsamında da yapılırken en önemli ayakları Rumelihisarı ve Bostancı Gösteri Merkezi konserleriydi.[kaynak belirtilmeli]

Ajda Pekkan, 1992 yılının ikinci yarısında yeni albüm hazırlıklarına başladı. İsviçre, ABD ve Türkiye'de kaydedilen albümdeki şarkıların neredeyse hepsinin yerli bestecilerden alındığı Ajda 93 albümü, Mayıs 1993'te piyasaya sürüldü. Müzik kliplerinde görselliğe önem veren Ajda Pekkan, albümdeki neredeyse tüm şarkılara farklı temalarda klip çekti. "Sarıl Bana", "Oyalama Beni" ve "Yok"; sözleri Sezen Aksu'ya ait olan "Ağlama Anne" ve "Eyvah" gibi parçalar 1993'ün hitleri oldu.[kaynak belirtilmeli] Aynı yıl kendi rızası dışında yayınlanan ve hayranlarının oldukça ilgi gösterdiği[kaynak belirtilmeli] toplama albümü "Hoşgör Sen" yayınlandı. Yine bu yapımlar haricinde 1993 yılında çeşitli sanatçıların katılımıyla hazırlanan Sevgiyle 93 albümünde farklı sanatçılarla birlikte "Sev Dünyayı" ve solo olarak Turhan Yükseler'in düzenlemesiyle "Sensiz Yıllarda" adlı şarkılarını seslendirmiştir. 1995 yılında, Yapı Kredi Bankası'nın özel müşterileri için hazırlatmış olduğu Altın Yıllar Altın Şarkılar albümünde Selçuk Başar'ın düzenlemesiyle "Kimler Geldi Kimler Geçti" şarkısını yeniden seslendirmiştir.

1996 yılında Ajda Pekkan albümünü yayınlayan sanatçı olumsuz eleştiriler aldı. Albüm en az satılan albümler arasındaydı.[kaynak belirtilmeli] Sahne çalışmalarına devam eden Ajda Pekkan 1998 yılında, eski şarkılarının yeni düzenlemelerini seslendirdiği The Best of Ajda albümüyle iki yıllık bir aranın ardından bir kez daha izleyici ve dinleyicileriyle buluştu. Yüksek satış grafiği yakalayan bu albümle,[kaynak belirtilmeli] geçmişten bugüne değin iz bırakmayı başarmış onlarca Ajda Pekkan klasiğini genç kuşaklarla buluşturdu. Sanatçı, 1998 yılında profesyonel sanat yaşamının 35. yılında 33. Türkiye Hükûmeti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığının tavsiyesiyle verilmeye başlanan Devlet Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.[42]

2003-10: Cool Kadın ve Aynen Öyle

Ajda Pekkan'ın 2009 yılında Anadolu Gösteri Merkezi konserinden görünüm

Yüksek satış grafiği yakalayan 1998 tarihli The Best of Ajda albümünü takiben, 2000 yılında çift CD&MC formatındaki Diva albümü piyasaya çıktı. Bu albümde Ajda Pekkan'ın eski şarkılarının yeni yorumlarının yanı sıra, "Mutlu Bütün Şarkılar" ve "Aşka İnanma" gibi iki yeni şarkı ve kardeşi Semiramis Pekkan'ın eski şarkılarından "Dert Ortağım Benim" ile "Bu Ne Biçim Hayat"ın da Ajda Pekkan yorumları yer aldı. Başarı elde eden bu albümden çıkan "Bir Günah Gibi" şarkısı Claude Challe'nin "Buddha Bar" serisinde yer aldı.

2000 yılında Monako'da düzenlenen Monte Carlo Sporting D'été Müzikholü'nde çeşitli sanatçılarla birlikte sahne alan Ajda Pekkan için Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca "Prestige de la Turquie avec Ajda Pekkan" üst başlıklı Türkiye'yi tanıtıcı kısa film hazırlatıldı. 1960 ve 1980'li yıllar arasında pek çok filmde fon müziği olarak kullanılan Ajda Pekkan'ın seslendirdiği şarkılarından sonra Ajda Pekkan'ın sesi, 2001 yılı içerisinde sinemalarda gösterime giren Ferzan Özpetek'in yönetmenliğini yaptığı Cahil Periler filminde "Bambaşka Biri" ve Meksika'da yayınlanan bir pembe dizide de "Bir Günah Gibi" şarkıları ile yer aldığı filmlerin soundtrack olmuştur. Sadece şarkı söyleyerek kendini istediği kadar ifade edemediğini düşünen ve 60'lardaki beyaz perde macerasını yeniden tatmak isteyen Ajda Pekkan 2002 yılında Şöhret Sandalı adlı sinema filminde Ediz Hun ve Halil Ergün'le başrolleri paylaşmıştır. Oya Demirtok'un yapımcılığını yaptığı, Ayşe Ersayın'ın yönetmenliğini üstlendiği bu film hâlen sinemalarda gösterime girmemiştir.[43][44]

2003 yazında üç yıllık bir aranın ardından Sen İste ile yeniden sevenleriyle buluşmuştur.

2005 yazında Kanal D ekranlarında çok beğenilen "Superstar Show" adlı bir televizyon programı yapmaya başladı. 11 Haziran 2006'da "Cool Kadın" adlı albüm piyasaya çıktı ve göstermiş olduğu başarıdan ötürü, MÜYAP tarafından Altın Plak ödülü ile ödüllendirildi. 2007 yılı içerisinde, "Ajda Disco'da" adıyla, birden fazla DJ ile bir dizi konser gerçekleştirdi. 2008'in Haziran ayında Polisan sponsorluğunda İstanbul, Ankara ve İzmir'de konserler veren sanatçı, konserlerde seyircilerden büyük beğeni toplayan iki yeni şarkısını, "Flu Gibi" ve "Gerisi Hikâye"yi seslendirdi. Ünlü sanatçı bu konserleri takiben, yepyeni albümü Aynen Öyle'yi 24 Temmuz 2008 itibarıyla izleyici ve dinleyicileriyle buluşturdu.

2011-günümüz: Farkın Bu ve single'lar

Pekkan, Temmuz 2012'deki Kuruçeşme Arena konserinde bir vinç üzerinde şarkı söylüyor.

2009 baharında Serdar Ortaç'tan "Resim" adlı bir beste alan Pekkan, 21 Mayıs tarihinde bu şarkıyı single olarak yayınladı ve 22 Mayıs'ta Beyaz Show'da ilk kez seslendirdi. 2011 Haziran tarihinde Yakar Geçerim adlı single albümü yayınlandı. Bu çalışmasını sırasıyla Farkın Bu, Yakarım Canını, Klasik Türk müziği şarkılarından oluşan Muazzez Abacı ile düet yaptığı Ajda Pekkan & Muazzez Abacı ve Ara Sıcak albümleri izledi. Resim şarkısı Altın Kelebek ödülü almıştır. Farkın Bu albümü 150 binden fazla satarak 5 dalda birden Altın Kelebek ödülüne layık görülmüştür. 1. Elle Stil Ödülleri'nde yılın moda ikonu seçilmiştir. 2011 yılında ise Hairfest tarafından yılın pop müzik kraliçesi ödülüne layık görüldü. 2013 yılında Azerbaycan tarafından "Sanata, kültüre ve insanlığa hizmet ödülü", Fransa kültür bakanlığı tarafından "Ordre des Arts et des Lettres" nişanı ile ödüllendirilmiştir. Türk Patent Enstitüsü tarafından Pekkan'a tüm zamanların değişmeyen sanat markası ödülü verilmiştir. Bahadır Tatlıöz ile düet yaptıkları Düşman mısın Aşık mı bestesi single olarak listelerde yer almıştır.

Ajda Pekkan 9 Haziran 2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığı'nın himayelerinde İletişim Başkanlığı öncülüğünde Poll Production tarafından gerçekleştirilen İstanbul Yeditepe Konserleri’nde sahne almıştır. Pandemi nedeniyle seyircisiz olarak gerçekleştirilen ve internetten dijital kanallardan yayınlanan konserde sanatçı, sözleri Pir Sultan Abdal'a, müziği Ali Sultan'a ait Dostum Dostum adlı eseri Kivanch K'nın yeni düzenlemesiyle doğu-batı sentezinde yorumlamıştır. Gazeteci Olcay Ünal Sert'e konuşan Ajda Pekkan, hayranlarından gelen yoğun istek üzerine "Dostum Dostum'u repertuvarına aldığını belirterek türkü formatında yeni şarkılardan oluşan bir albüm hazırlığında olduğunu açıklamıştır.[45],[46][47][48] Ajda Pekkan pandemi dönemine denk gelen 2021 yılında hız kesmeden konserlerine devam etti. Bodrum, Çeşme, İstanbul ve Belarus'un Minsk şehrinde konserler veren sanatçı 15 Ekim 2021 tarihinde Ajda adlı 19. stüdyo albümünü müzikseverlerle buluşturdu. Ozan Çolakoğlu'nun prodüktörlüğünü yaptığı ve Ozinga Müzik ve DMC'den yayınlanan albümde 7 şarkı yer almaktadır. Süperstar, pandemi nedeniyle 1,5 yıl aradan sonra 27 Ağustos 2021'de İstanbul Kazlıçeşme'de Fişekhane'de sahne aldı. Sanatçı hemen ardından 31 Ağustos 2021'de Kuruçeşme Açıkhava Sahnesi'nde ve 18 Eylül 2021'de Maçka'da KüçükÇiftlik Park'ta konserler verdi. Maçka'da locaların pandemi kurallarına uygun olarak oluşturulduğu konserde Pekkan, 'Dünyadan Uzak' adlı şarkıyla dikkatleri üzerine çekti. Ajda Pekkan, pandemi dönemine gelen ilk yurt dışı konserini Belarus'un başkenti Minsk'te Double Tree by Hilton Oteli'nde verdi.[49],[50],[51],[52],[53],[54],[55],[56],[57],[58]

Ajda Pekkan 2 yıl aradan sonra Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda konser verdi. 25 Mayıs 2022'de gerçekleşen konserin ilk bölümünde beyaz bir kostüm giyen sanatçı başında tacıyla dikkat çekti. Sahneye yıllar önce Dalida'nın seslendirdiği "Sahnede Ölmek İstiyorum"un Fransızcası "Mourir sur scène" ile konserin startını veren Süperstar 3 saat boyunca 36 şarkı seslendirdi. Ajda Pekkan sahnede yaptığı konuşmada: "Fikret Şeneş olmasaydı ben olmazdım, bu şarkılar ile biz olmazdık. Sayın Şenes için büyük bir alkış istiyorum" diyerek seyircilerin önünde saygıyla eğilerek ustasını andı. Ayrıca başarılı bir moda ikonu olan Ajda Pekkan konserin ikinci yarısında: "Şov bir illüzyondur! Yoksa radyodan da dinlersiniz, CD'den de dinlersiniz. O yüzden görsellik önemli. Bu tarz kostümleri giyme sebebim sizlere olan saygımdandır." demiştir.[59],[60],[61]
İmajı

1960'larda birçok sinema filminde oynayan Ajda Pekkan yenilikçi fiziği, dönemin Türkiye şartlarına yeni tarzı, çekiciliği yüzünden dönemin erkek egemen dergileri tarafından eleştirilmiş, sinema kariyerinin henüz ikinci yılında "Bikini" adlı dergide kendi el yazısıyla yayımlanan "Putları Yıkıyorum" manşetli sansasyonel haber yayınlamıştır.[62]

Şarkılarıyla[63] ve yenilikçi tarzıyla[63] adından söz ettiren sanatçı giyim tarzı ve uğraşlarıyla çok konuşulmuştur. Bir röportajında "Tesettür giysileri tasarlar mısınız?" sorusuna "Bugüne kadar nasıl göründüysem, onu yaparım. Asker kızı olarak tarzımdan farklı bir şey yapamam. Ben Türkiye'yim, polemiklere girmem."[64] demiş, Ajda Pekkan'ın feminist duruşu biyografisinin anlatıldığı Hür Doğdum Hür Yaşarım kitabında da irdelenmiştir. Yine başka bir röportajında da feminizm üzerine şöyle demiştir:
‘‘Bir zamanlar kadınlar benimle hop oturup hop kalkıyordu. Yaşasın, erkeklere ölüm, hepsine ölüm, arkanı dön çık, küt, tekme falan... Seveceğim gezeceğim, ne istersem onu yapacağım, sen çocukları hafta sonu bana gönder, ev bende kalsın, arsa sende kalsın gibisinden bir tavır vardı o şarkılarda. Hoş Gör Sen ile hafif bir erime durumları var. Neticede artık dedim ki 'Biraz da geyşa kadın ruhunu taşıyayım ki insanlar biraz rahatlasınlar!' Aslında klibi de geyşa kılığında yapmalıydık.’’[65]


Aile içi şiddet, kadın düşmanlığı, okuma yazma, ayrımcılık gibi toplumsal konularda söylemleri ve aktiviteleri olan Ajda Pekkan; "kadına şiddet"i konu edinen bir projenin de şarkısını seslendirmiştir.[66] Hürriyet gazetesinin 2013 yılında hazırladığı özgürlük temalı televizyon reklamı "Hürriyet Benim"in reklam şarkısını seslendirmiştir.[67]

Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı'na gelir elde etme amacıyla çeşitli sanatçıların yer aldığı albüm Güldünya Şarkıları'nda "Kadın Dediğin" şarkısını seslendirmiş, albüm tanıtımı konserinde sanatçı Aynur ile 2005 yılında mahkeme kararıyla yasaklanan "Keçe Kurdan" şarkısını seslendirerek[68] 60. Türkiye Hükûmeti tarafından başlatılan demokratik açılıma ilk desteğini[69] vermiştir.

Türk pop müziğinin saygıdeğer isimlerinden görülen Ajda Pekkan'ın bu sıfatla birlikte sanat dünyasındaki pek çok isimle de hatırı sayılır ilişkileri vardır. Güldünya Şarkıları projesi kapsamında Bakırköy Kadın Tutukevi'ni ziyaret eden Pekkan, orada tutuklu bulunan Deniz Seki'ye destek vermiştir.[70]

Sezen Aksu'yla da gönül dostluğu bulunan Pekkan, çok sık olmasa da Nilüfer ve Nükhet Duru'yla arkadaşlıkları bilinmektedir. Sertab Erener,[71] Funda Arar ve Bengü[72] gibi isimleri beğenen,[kaynak belirtilmeli] Hande Yener ve İzel gibi isimlerin eski şarkılarına benzer tarzda şarkılar okuyan[73] Ajda Pekkan, dönemin korsan ve repertuvar sıkıntısına rağmen yeni isimlerle çalışmıştır.

Ajda Pekkan, Türkiye'de LGBT topluluk tarafından popüler kültürde gey ikonlarından biri olarak[74] kabul edilir. Ayrıca Kaos GL takipçileri tarafından 2007'de yapılan ankette[75] 2. sırada 'Türkiye'nin gey ikonu' seçilmiştir.

Hayvan haklarıyla ilgili projelere de destek veren[76] ve dönemin Başbakanı Recep (:::) Erdoğan'ın hayvanseverler ile[77] Şubat 2011'de yaptığı toplantıya da katılan Ajda Pekkan'ın[78] Beyaz isimli bir kedisi ve Apple[79] isimli bir köpeği ile bakımını üstlendiği birçok sokak hayvanı da vardır.[80] Yine Ajda Pekkan 7 Mayıs 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine ziyarette bulunarak hayvan haklarına dikkat çekmiştir.[81]

Pekkan, Ağustos 2011'de Başbakan Recep (:::) Erdoğan ve bir grup sanatçı ile Somali'yi ziyaret etti.[82] Aynı yılın Ekim ayında İstanbul'da Somalililer için bir yardım konseri verdi.[83] Nisan 2018'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve sanatçılarla birlikte Zeytin Dalı Harekâtı'nda görev alan Türk askerlerini Hatay'da ziyaret etti.[84] 29 Ekim 2022'de Kuruçeşme Arena'da verdiği konserden iki gün sonra evinde düşerek kalça kemiğini kıran Pekkan, 21 Aralık 2022 tarihine kadar ekranlardan ve sahnelerden uzak kalarak evinde dinlenmeye çekilmiştir. 21 Aralık 2022 tarihinde ise Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne Müzik alanında layık görülmüştür. Sanatçıya ödülü Cumhurbaşkanı Recep (:::) Erdoğan tarafından takdim edilmiştir. 31 Aralık 2022 gecesi 2 ay sonra ilk kez konser veren Ajda Pekkan, 2023 yılına rekor bir ücret alarak hayranlarıyla beraber sahnede girmiştir.

Özel hayatı

17 Kasım 1973 tarihinde Coşkun Sapmaz'la 6 gün süren bir evlilik yapan Ajda Pekkan[85] ikinci nişanlılığını 1979'da İzmir Fuarı'nda gazeteci Erol Yaraş ile birlikte yapmıştır. Çiftin nişan yüzüklerini Metin (:::)ınar ile Zeki Alasya takmıştır.[86] 1984 yılında, Ali Bars ile 6 yıl süren bir evlilik yaptı. Pekkan, çocuk sahibi olmama kararından en büyük pişmanlığı olarak bahsediyor.[87] Kariyerine odaklanmak istediği için, hamileliklerinden altısı kürtajla sonuçlandı.[88] Uluslararası pek çok ülkede konserler veren Ajda Pekkan, Türkçenin yanı sıra İngilizce, Fransızca, İtalyanca,[89] Arapça ve Japonca[90] olmak üzere pek çok dilde şarkılar söylemiştir.

Çamlıca Kız Lisesinden eğitimini tamamlamadan[91] ayrılan Ajda Pekkan erken müzik ve sinema kariyerinde müzik üzerine sonraları Leyla Demiriş'ten şan dersleri almıştır.[92]

Diskografi


    1968: Ajda Pekkan
    1969: Fecri Ebcioğlu Sunar: Ajda Pekkan
    1972: Ajda Pekkan Vol. 3
    1977: Süper Star
    1978: Pour Lui
    1979: Süper Star 2
    1981: Sen Mutlu Ol
    1982: Sevdim Seni
    1983: Süperstar '83
    1985: Ajda Pekkan ve Beş Yıl Önce On Yıl Sonra
    1987: Süperstar 4
    1990: Ajda 1990
    1991: Seni Seçtim
    1993: Ajda '93
    1996: Ajda Pekkan
    2006: Cool Kadın
    2008: Aynen Öyle
    2011: Farkın Bu
    2014: Ajda Pekkan & Muazzez Abacı
    2021: Ajda

Filmografisi

    1963: Adanalı Tayfur
    1963: Şıpsevdi
    1963: Kendini Arayan Adam
    1963: Şaşkın Baba
    1963: Öpüşmek Yasak
    1964: Abidik Gubidik
    1964: Çanakkale Aslanları
    1964: Plajda Sevişelim
    1964: Kaynana Zırıltısı
    1964: Avare
    1964: Hızır Dede
    1964: Koçum Benim
    1964: Sokakların Kanunu
    1965: Artık Düşman Değiliz
    1965: Cici Kızlar
    1965: Kart Horoz
    1965: Kolla Kendini Bebek
    1965: Şaka ile Karışık
    1965: Şepkemin Altındayım
    1965: Yabancı Olduk Şimdi
    1965: Bir Caniye Gönül Verdim
    1965: Şehvetin Esiriyiz
    1965: Babamız Evleniyor
    1965: Sevdalı Kabadayı
    1965: Taçsız Kral
    1965: Dalgacı Mahmut
    1965: Berduş Milyoner
    1965: Bir Gönül Oyun]
    1965: Lafını Balla Kestim
    1965: Sevinç Gözyaşları
    1965: Pantolon Bankası
    1966: Avare Kız
    1966: Kara Tren
    1966: Şoför Deyip Geçmeyin
    1966: Seher Vakti
    1966: Ümit Sokağı
    1966: Düğün Gecesi
    1966: Dişi Düşman
    1966: Dağda Silah Konuşur
    1966: Günah Çocuğu
    1966: Affet Sevgilim
    1966: Ayrılık Şarkısı
    1966: Erkek Severse
    1967: Harun Reşid'in Gözdesi
    1969: Tatlı Günler
    2001: Şöhret Sandalı

Ödüller
Yıl Kategori Ödül Töreni

2007 En Fazla Satış Altın[93] (Cool Kadın) MÜYAP Müzik Endüstrisi Ödülleri
2012 En İyi Kadın Şarkıcı 18. Kral Müzik Ödülleri
2012 En İyi Şarkı 18. Kral Müzik Ödülleri
2012 En İyi Albüm 18. Kral Müzik Ödülleri
1990 En İyi Kadın Sanatçı
1990 En İyi Şarkı

Devlet nişanları

Nişan Ödül ya da nişan Ülke Tarih Şehir Not Kaynak

Sanata, kültüre ve insanlığa hizmet ödülü Azerbaycan 2013 Bakü Sanata, kültüre ve insanlığa hizmetlerinden dolayı verilmiştir. [94]
Sanat ve Edebiyat Nişanı (Fransızca: Ordre des Arts et des Lettres) Fransa 2013 İstanbul Sanatın ve edebiyatın yükselişine katkılarından dolayı verilmiştir. [95]

Dipnotlar

[attachment=110650]

Kaynak

Wikipedia


ilk Ninemiz - The First 9 - Hanne Anne Kimdir - irem Kimdir?

Aslında İmran Demek Irem Demektir İrem'in Asma Bahçeleri  Demek Meryem'in Dedesinin Asma Bahçeleri  Ve 9. Harika Ve Babil Demektir Yani 9 Defa Dünyanın Sıfırlanması Ve 9.Sıfırlanma Kapanis Babil'in Helakı
Al Imran Imran "İrem'in" Ümran Üm Ran -  imRan  - Yada - I Ran -  Iran  Yada - Teh Ra N -  Ra nın Ehli Soyu Demek Iran Persler Ondan Sonraki  Başlangıçta Oraya Yerleşenler
El Ümran Hac Vakti Dışında Kutsal Mescidi Ziyaret Edenlere Verilen İsim "Umreciler" Demek El Ümran Veya imran Umreciler  Demek Son Hacılar Yani Kurtulanlar O Zamanki Ümmeti Necat Hacda Neden Toplanılıyormuş Yani Hz. Mehdi nin Yanında Neden Toplanmak Gerekiyormuş Sebeb Ne? Kabe Değil? Maksat Orda Toplanmak? Maksat  Wait Point, Waypoint,Merkez , Zirve ,  Son Sıfırlanmadan Önceki Buluşup Toplanma Yeri Demek Yani Vaktinden Önceki Hacca Verilen İsim Yani Kapanmadan Sıfırlanmadan Önceki Hac Demek Len Yani Toplanma Yeri Ve Bugün Bu Hz Mehdinin Yanı dır Ne Mescidi Aksa Ne Kabe Ve Sadece Mehdinin Yanı Muhammed Kabeye Gidin Demedi Mescidi Aksaya Gidin Demedi Amma Mehdiyi Gidin Dedi Son Hac Son Toplanma Mehdi'nin Başında yani Ya Da Yanında Toplanilacak Demekdir Bu. Ahmak insan Ne Savaşı  ne Kabe Savaşı Yapıyorsun Sen Daha Ahmak

Hanne Anne Kimdir

Hanne veya Anne, Hristiyan geleneğine göre Meryem'in annesi ve İsa'nın büyükannesidir. Meryem'in annesi kilise kanununa göre belirlenen (kanonik) İncilller'de adlandırılmamış olup yazılı olarak Hanne ile Yehoiakim adları, sadece Yeni Ahit apokrifasında geçmektedir.
Kilise geleneği

Hikâye, annesi Hannah'ın da çocuksuz olduğu Samuel'in doğumuna benzerlik göstermektedir. Her ne kadar Hanne, 12. yüzyılın sonlarından önce Latin Kilisesi'nde çok az ilgi görse de[3] Doğu Hristiyanlığında Hanne'ye bağlılık, 6. yüzyılın başlarında gerçekleşmiştir.[4] Doğu Ortodoks Kiliseleri ve Doğu Katolik Kiliselerinde, Hannah olarak görülmektedir.[4]
İslamiyet

İslam'ın erken dönemini kapsayan yüzyıllarda Müslümanlar arasında Yahudi-Hristiyan geleneği ile ilgili karakterlerin isim, kimlik ve jenealoji bilgilerinin çok iyi ve aslına uygun şekilde bilinerek ifade edildiği söylenemez. Konu ile ilgili kişi ve yer isimleri ayrıntılı bilgilere Kur'an'da rastlanılmamaktadır. İslam dünyasında bu bilgiler yine Hristiyan/Yahudi apokrif geleneğinden gelen rivayetlerle şekillenir. Ayrıca tefsirler ve rivayetler yazarının hayal ürünü olan süslemeler ve tutarsızlıklarla doludurlar.[5] Taberi bu rivayetleri tefsirinde toplamıştır. Taberiye göre Hanne son derece manevi bir kadın olarak ve Meryem'in annesidir. Hanne göre yaşlılığına kadar çocuksuz olan Fazuka'nın (Fakud) kızıdır.[6]

Rivayetlere göre bir gün, Hanne bir ağacın gölgesinde otururken çocuk sahibi olma arzusunu uyandıran bir olay yaşadı. Olayda bir kuş, yavrusunu besliyordu. Bir çocuk için dua etti ve sonunda gebe kaldı; kocası Yehoiakim (Kur'an'a göre İmran), çocuk doğmadan öldü. Çocuğun erkek olmasını bekleyen Hannah, onu İkinci Tapınak'ta tecrit ve hizmete adamaya söz verdi.[7][8]

Fakat Hanne'nin erkek değil bir kız çocuğu oldu ve adını Meryem koydu. Annesinin sözleri, kızı Meryem'e güçlü mistik bir şekilde etki ediyordu ve erkek çocuk isterken bu kızın (Meryem'in) tanrının bir lütfu olduğunu anladı.[7][8]
« Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum." Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. »

(Âl-i İmrân Suresi, 36-37[9][10])

irem'in Asma Bahçeleri Âl-i İmrân  ve Babil ve Babil'in Asma Bahçeleri

Babil'in Asma Bahçeleri, Helen kültürü tarafından listelenen Antik Dünyanın Yedi Harikasından biriydi. Çamur tuğlalardan inşa edilmiş büyük yeşil bir dağa benzeyen çok çeşitli ağaçlar, çalılar ve asmalar içeren artan bir dizi bahçe ile dikkate değer bir mühendislik başarısı olarak tanımlandılar. Bahçelerin Irak'ın Babil eyaletine bağlı Hille yakınlarındaki antik Babil kentinde inşa edildiği söyleniyor. Asma Bahçeler'in adı Grekçe: κρεμαστός; yükseğe asılı) kelimesinden türetilmiştir. "Asma" kelimesinden daha geniş bir anlama sahip olan ve teras gibi yükseltilmiş bir yapı üzerine dikilen ağaçları ifade eder.[1][2][3]

Bir efsaneye göre, Asma Bahçeler, Yeni Babil Kralı II. Nebukadnezar (MÖ 605 ile 562 yılları arasında hüküm süren) tarafından, Orta Çağ'daki eşi Kraliçe Amytis için İnsanlık Harikası olarak bilinen büyük bir sarayın yanına inşa edildi. Çünkü O memleketinin yeşil tepeleri ve vadileri olan memleketini özlüyordu. Bu, MÖ 290'da yazan Babilli rahip Berossus tarafından onaylandı, daha sonra Josephus tarafından aktarılan bir açıklamadır. Asma Bahçeler'in yapımı da efsanevi kraliçe Semiramis'e de [4] atfedilmiş ve alternatif bir isim olarak Semiramis'in Asma Bahçeleri denilmiştir.[5]

Bahçeler, Antik dünyanın Yedi Harikasından yeri kesin olarak belirlenmemiş tek yerdir.[6] Babil metinleri Bahçelerden bahsetmez ve Babil'de kesin bir arkeolojik kanıt bulunamamıştır.[7][8] Bunu açıklamak için üç teori öne sürülmüştür: Birincisi, bunların tamamen mitsel oldukları ve eski Yunan ve Roma yazılarında bulunan tasvirlerin (Strabo, Diodorus Siculus ve Quintus Curtius Rufus'unkiler dahil) romantik bir doğu bahçesi idealini temsil ettiği;[9] İkincisi, Babil'de var oldukları, ancak MS birinci yüzyılda gibi bir zamanda yok edildikleri;[4][10] ve Üçüncüsü, efsanenin Asur Kralı Sanherib'in (MÖ 704-681) başkenti Ninova'da Dicle Nehri üzerinde, modern Musul kenti yakınlarında inşa ettiği iyi belgelenmiş bir bahçeye atıfta bulunulduğu varsayımı.[1][11]
Harici video Arkeolog Mesut Alp, Babil'in Asma Bahçeleri ile Firdevs (Paradise; Cennet) kelimesi arasında etimolojik bağlantı olduğunu ifade ediyor).
Klasik edebiyatta betimlemeler

Babil betimlemeleri bugün bir biçimde var olan beş ana yazar vardır. Bu yazarlar kendilerini Asma Bahçelerin büyüklüğü, genel tasarımı, sulama araçları ve neden inşa edildikleri ile ilgilenmektedir.

Josephus (y. 37–100 AD), Marduk'un bir Babil rahibi olan Berossus tarafından yazılan bahçelerin bir tanımını aktarır [6], bu yazı y. 290 BC, bahçelerin bilinen en eski sözüdür.[5] Berossus, II. Nebukadnezar'ın saltanatını tanımladı ve Asma Bahçeler'in inşasıyla bu krala itibar eden tek kaynaktır.[12][13]
“ Bu sarayda, taş sütunlarla desteklenen çok yüksek duvarlar inşa etti; ve bir pensile cenneti olarak adlandırılan şeyi dikerek ve onu her türlü ağaçla doldurarak, manzarayı dağlık bir ülkeye tam olarak benzer hale getirdi. Bunu kraliçesini memnun etmek için yaptı, çünkü Kraliçe Media'da büyümüştü ve dağlık bir duruma düşkündü.[14] ”
[ Joseph. contr. Appion.] lib. 1. c. 19.—Syncel. Chron. 220.—Euseb. Præp. Evan. lib. 9.

17 Mayıs 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
Semiramis'in Asma Bahçeleri, H. Waldeck

Diodorus Siculus (aktif MÖ 60-30), hem Cleitarchus'un (Büyük İskenderin tarihçisi) hem de Cnidus'lu Ctesias'ın MÖ 4. yüzyıl metinlerine başvurmuş gibi görünüyor. Diodorus, inşaatı bir Suriye kralına atfediyor. Bahçenin bir kare şeklinde olduğunu ve her bir kenarı yaklaşık olarak dört plethra uzunluğunda olduğunu belirtir. Bahçe, en üstteki galeri 50 arşın yüksekliğinde olacak şekilde katmanlıydı. 22 fit kalınlığındaki duvarlar tuğladan yapılmıştır. Kademeli bölümlerin tabanları, en büyük ağaçların kök büyümesini sağlayacak kadar derindi ve bahçeler yakındaki Fırat'tan sulandı.[15]

Quintus Curtius Rufus (MS 1. yüzyıl) muhtemelen Diodorus ile aynı kaynaklardan yararlanmıştır.[16] Bahçelerin çevresi 20 stadyum büyüklüğünde olan bir kalenin tepesinde yer aldığını belirtir. Bahçelerin inşasını yine kraliçesinin vatanını özlediği için bir Suriye kralına bağlıyor.

Strabon'un ifadeleri (y. 64 BC – 21 AD) muhtemelen tanımını MÖ 4. yüzyıldan kalma Onesicritus'un kayıp kayıtlarına dayanıyordu.[17] Bahçelerin Fırat nehrinden bahçelere açılan bir Arşimet vidasıyla sulandığını belirtir.

Diğerlerinden bağımsız olduğu düşünülen klasik kaynakların sonuncusu, paradoksograf Philo of Byzantion'un MS 4. ve 5. yüzyıllarda kaleme aldığı A Handbook to the World'ün Yedi Harikası'dır . Strabon'un tarif ettiği vidalı kibritlerle su yükseltme yöntemidir.[18] Philo, çevreleyen arazinin doğal seviyesinin çok üzerinde, muazzam bir kütleye sahip olan geniş derin toprak alanlarını inşa etmenin mühendisliğini ve yaratıcılığını ve ayrıca sulama tekniklerini övüyor.
Tarihsel varlığı
Ninova'daki Kuzey Asurbanipal Sarayı'ndan (MÖ 669-631) bir kabartmanın bu kopyası, bir su kemeriyle sulanan lüks bir bahçeyi göstermektedir.

Çağdaş Babil kaynaklarında belge bulunmaması nedeniyle Asma Bahçeler'in gerçek bir yapı mı yoksa şiirsel bir yaratım mı olduğu belirsizdir. Ayrıca Nebukadnezar'ın karısı Amyitis'ten (veya başka herhangi bir eşten) söz edilmez, ancak bir Medyan veya Farslı ile siyasi bir evlilik olağandışı olmazdı.[19] Nebukadnezar'ın eserlerine dair birçok kayıt mevcuttur, ancak onun uzun ve eksiksiz yazıtlarında herhangi bir bahçeden bahsedilmemektedir.[20] Bununla birlikte, daha sonraki yazarların onları tarif ettiği zamanda bahçelerin hala var olduğu söylendi ve bu hesapların bazılarının Babil'i ziyaret eden insanlardan kaynaklandığı düşünülüyor.[2] Tarihleri'nde Babil'i anlatan Herodot, Asma Bahçeler'den bahsetmez [21], ancak ziyareti sırasında bahçeler Yunanlar tarafından henüz iyi bilinmemiş olabilir.[2]

Bugüne kadar, Babil'de Asma Bahçeler için hiçbir arkeolojik kanıt bulunamadı.[6] Fırat'ın altında şu anda güvenli bir şekilde kazılmayan kanıtların olması mümkündür. Nehir, II. Nebukadnezar zamanında mevcut konumunun doğusundan akıyordu ve Babil'in batı kısmı hakkında çok az şey biliniyordu.[22] Rollinger, Berossus'un Bahçeleri siyasi nedenlerle Nebukadnezar'a atfettiğini ve efsaneyi başka bir yerden benimsediğini öne sürdü.[23]
Ninova'da Sanherib'in bahçeleriyle özdeşleşme

Oxford bilgini Stephanie Dalley, Babil'in Asma Bahçeleri'nin aslında Asur kralı Sanherib (MÖ 704 - 681) tarafından Ninova'daki sarayı için inşa edilen iyi belgelenmiş bahçeler olduğunu öne sürdü; Dalley, aradan geçen yüzyıllarda iki yerleşimin karıştırıldığını ve Sanherib'in sarayındaki geniş bahçelerin II. Nebukadnezar'ın Babil'ine atfedildiğini ileri sürüyor.[1] Arkeolojik kazılarda Dalley, Ninova'ya suyu taşıyan geniş bir su kemerleri sistemi, bahçelerin üst katlarına çıkarmak için kullanılan su yükseltici vidalarla taşımak için kullanılan kanal, baraj ve su kemerleri dizisinin izlerini buldu.[24]

Dalley, argümanlarını çağdaş Akad yazıtlarının analizindeki son gelişmelere dayandırıyor.[25]

Kral Sanherib'in bahçesi yalnızca güzelliği ve tozlu bir yaz manzarasında yıl boyu yemyeşil bir vaha oluşuyla değil, aynı zamanda bahçeyi koruyan su mühendisliğinin harikulade başarılarıyla da biliniyordu.[26] Asur kraliyet bahçesi inşa etme geleneği vardı. Kral Asurnasirpal II (MÖ 883-859), dağları kesen bir kanal oluşturmuştu. Meyve ağaçları yanında çamlar, selviler ve ardıçlardan; badem ağaçları, hurma ağaçları, abanoz, gül ağacı, zeytin, meşe, ılgın, ceviz, menekşe, dişbudak, köknar, nar, armut, ayva, incir ve üzüm dikilmişti. Asurbanipal'in yontulmuş bir duvar paneli, bahçeyi olgunluk döneminde gösteriyor. Biri orijinal, diğeri çizim iki panel British Museum'da tutuluyor, ancak ikisi de halka açık değildir. Bu çağdaş görüntülerde klasik yazarların bahsettiği bazı özellikler fark edilebilir.l
Ninova'daki bahçeleri gösteren Asur duvar kabartması

Sanherib'in sarayından, sel koruması güçlendiren devasa kireçtaşı bloklardan bahseder. Sarayın bazı bölümleri 19. yüzyılın ortalarında Austin Henry Layard tarafından kazılmıştır. Kale planı, Sanherib'in bahçesiyle tutarlı olacak dış hatlar gösteriyor, ancak konumu doğrulanmadı. Bölgenin son zamanlarda askeri üs olarak kullanılması, daha fazla araştırma yapmayı zorlaştırıyor.

Böyle bir bahçenin sulanması, Ninova şehrine daha iyi su sağlanmasını gerektiriyordu. Kanallar dağlara doğru 50 kilometre (31 mi) uzanıyordu. Sanherib, kullandığı teknolojilerden gurur duyuyor ve bunları yazıtlarında biraz ayrıntılı olarak anlatıyor. Bavian'ın (Kinnis) kaynak sularının başındaki [27] yazıtı otomatik savak kapılarından bahseder. Jerwan'da vadiyi geçen devasa bir su kemeri, iki milyonun üzerinde işlenmiş taştan inşa edilmiştir. Taş kemerler ve su geçirmez çimento kullandı.[28] Üzerinde şunlar yazılıdır:
“ Asur'un dünya kralı Sanherib kralı. Çok uzaklarda, suları birleştiren, Ninova çevresine yönlendirilmiş bir su yolum vardı... Dik kenarlı vadiler üzerinde beyaz kireçtaşı bloklardan bir su kemeri oluşturdum, o suları onun üzerinden akıttım. ”

Sanaherib "Tüm Halklar İçin bir Harika" inşa ettiğini iddia etti ve anıtsal (30 tonluk) bronz dökümleri için "kayıp mum" işlemi yerine yeni bir döküm tekniği uygulayan ilk kişi olduğunu söyledi. Suyu daha yüksek dağlardan geldiği için bahçesine yüksek seviyede getirebildi ve ardından yeni su vidalarını açarak suyu daha da yükseltti. Bu, terasların tepesinde büyük ağaçların olduğu manzaranın üzerinde yükselen seleflerini aşan, çarpıcı bir sanatsal bahçe inşa edebileceği anlamına geliyordu.
Bitkiler
Hurma, Babylon'da yaygın bir ağaç türüdür.

Bahçeler, sanat eserlerinde tasvir edildiği gibi, açan çiçekler, olgun meyveler, fışkıran şelaleler ve zengin yeşilliklerle dolu teraslar içeriyordu. Babil edebiyatına, geleneğine ve bölgenin çevresel özelliklerine göre, bahçelerde aşağıdaki bitkilerden bazıları bulunmuş olabilir:[29][kaynak güvenilir mi?] ]

    Zeytin (Olea europaea)
    Ayva (Cydonia oblonga)
    Adi armut (Pyrus communis)
    İncir (Ficus carica)
    Badem (Prunus dulcis)
    Adi üzüm asması (Vitis vinifera)
    Hurma ağacı (Phoenix dactylifera)
    Athel ılgın (Tamarix aphylla)
    Atlas Dağı sakız ağacı (Pistacia atlantica)

Bahçelerde bulunabilecek ithal bitki çeşitleri arasında sedir, selvi, abanoz, nar, erik, gülağacı, müren, ardıç, meşe, dişbudak, köknar, mür, ceviz ve söğüt sayılabilir .[30] Bu bitkilerin bir kısmı terasların üzerine asılmış ve duvarlarının altına kemerlerle örtülmüştür.


İMRÂN
عمران


İmrân kelimesinin aslının İbrânîce Amram olduğu söylendiği gibi Süryânîce’den geldiği de ileri sürülmektedir. Öte yandan Arapça amr kökünden türediği, İslâm’dan önce Arabistan’da kullanıldığı, Safevî kitâbelerinde bu isme rastlandığı nakledilmektedir. Ancak Meryem’in babasının adı olması sebebiyle kelimenin İbrânî menşeli olduğunu kabul etmek daha isabetli görünmektedir (Jeffery, s. 217).

Âl-i İmrân sûresinin 33. âyetinde Âdem’in, Nûh’un, İbrâhim ailesiyle İmrân ailesinin seçilip âlemlere üstün kılındığı belirtilmektedir. Aynı sûrenin 35. âyetinde İmrân’ın karısının doğacak çocuğu rabbe adadığını ve ona Meryem adını verdiğini bildiren kısımdan ve Tahrîm sûresinde (66/12) “İmrân kızı Meryem” ifadesinden anlaşıldığına göre İmrân ailesinden maksat Hz. Meryem ile oğlu Îsâ’dır. Tevrat’a göre İmrân (Amram) Hz. Mûsâ, Hârûn ve kız kardeşleri Meryem’in (Miriam/Miryâm) babası olup Îsâ’nın annesi Meryem’le bir alâkası yoktur. Amram, Ya‘kūb’un torunu Kohat’ın oğludur (Sayılar, 26/59; I. Tarihler, 6/2-3; 23/12-13).

Kur’an’da adı geçen İmrân’ın kim olduğu hususunda İslâm âlimleri tarafından farklı görüşler ileri sürülmüştür. Mukātil, “İmrân ailesi” ifadesindeki İmrân’ın Mûsâ ve Hârûn’un babası olup şeceresinin Hz. Ya‘kūb’a dayandığını söylemekte, Kelbî ise Meryem’in babası ve Hz. Süleyman’ın soyundan olduğunu nakletmektedir (Kurtubî, IV, 63). Ancak aynı adı taşıyan sûrede Âl-i İmrân ile alâkalı olarak anlatılanlar dikkate alındığında İmrân’ın Hz. Mûsâ’nın değil Hz. Meryem’in babası olduğu anlaşılır. Zemahşerî, Âl-i İmrân hakkında bilgi verirken bunların, İmrân b. Yashur’un çocukları Mûsâ ve Hârûn veya İmrân b. Masan’ın kızı Meryem ile oğlu Îsâ olduklarına dair rivayetleri naklettikten sonra bu iki İmrân arasında 1800 yıl bulunduğunu belirtir ve âyetteki İmrân’ın Hz. Meryem’in babası olduğunu kaydeder (el-Keşşâf, I, 185).

Hıristiyanlara göre Meryem’in babası Ahd-i Cedîd’de zikredilmemekte, apokrif kabul edilen İnciller’den Protevangelium’da isminin Yoakim (Joachim) olduğu belirtilmektedir. Yine bu apokrif İncil’de Meryem’in dedesi Mathan’ın Meryem, Sobe ve Hannah adlarında üç kızı olduğu, kızlardan Sobe’nin Zekeriyyâ’nın hanımı Elisabeth’in annesi, Hannah’ın da Bâkire Meryem’in annesi olduğu nakledilmektedir (DB, I/1, s. 629).

Kur’an’da Meryem ayrıca Hârûn’un kız kardeşi olarak tanıtılmış, Îsâ’yı dünyaya getirdikten sonra kavmi kendisini, “Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi” diyerek babasız bir çocuk dünyaya getirdiği için kınamıştır (Meryem 19/28).

Kitâb-ı Mukaddes literatürü çerçevesinde bilinen yegâne Hârûn, Hz. Mûsâ ile Meryem’in kardeşi Hârûn’dur. İmrân da (Amram) bunların babası olduğu için hıristiyanlar, İslâmî kaynaklarda bir taraftan Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in Hârûn’un kız kardeşi olarak takdim edilmesini (Meryem 19/28), diğer taraftan İmrân’ın Hz. Mûsâ, Hârûn ve kız kardeşleri Meryem’in babası iken Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in babası olarak gösterilmesini iki Meryem’in karıştırılması olarak değerlendirmektedir. Müslümanlara göre ise iki İmrân, iki Hârûn ve iki Meryem’in mevcudiyeti görüşünden hareketle birinci grup, Hârûn ve kız kardeşi Meryem ile babaları İmrân’dan, ikinci grup İmrân, kızı Meryem ve Meryem’in erkek kardeşi Hârûn’dan oluşmaktadır. Mûsâ, Hârûn ve Meryem ile babaları Amram Tevrat’ta yer almakta, dolayısıyla yahudiler ve hıristiyanlarca bilinmektedir. Ancak Hz. Meryem’in babası yalnız Kur’an’da İmrân diye adlandırılmakta ve hiçbir hıristiyan kaynağında Meryem’in babasının adı olarak yer almamakta, yine Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in Hârûn adında bir kardeşinin mevcudiyeti bilinmemektedir. Böylece müfessirler biri Mûsâ’nın, diğeri Meryem’in babası olmak üzere iki İmrân bulunduğunu, Kur’an’da adı geçen İmrân’ın Meryem’in babası olduğunu kaydetmektedir. Hz. Mûsâ’nın babası İmrân’ın şeceresi İmrân b. Yashur b. Kahes (Fahas) b. Levi b. Ya‘kūb b. İshak; Hz. Meryem’in babası İmrân’ın şeceresi de Îsâ b. Meryem b. İmrân b. Masan (Matan) b. Süleyman b. Dâvûd b. İşa b. Yehuza b. Ya‘kūb b. İshak olarak verilmektedir (Zemahşerî, I, 185; Kurtubî, IV, 63).

Muhammed Hamîdullah’a göre Kur’an’daki “imreetü İmrân” ifadesi “İmrân’ın soyundan gelen kadın” anlamındadır ve burada İmrân bir şahıs adından çok kabile adı olarak anılmaktadır. Hamîdullah, “Ey Hârûn’un kız kardeşi” olarak tercüme edilen âyeti (Meryem 19/28), “Hârûn’un kızı, ey kız kardeş” şeklinde çevirmekte ve Hârûn’un soyundan gelen kız kardeş diye anlamaktadır. Zira Arapça’da “uht” kelimesi bir kabilenin mensubu için de kullanılmaktadır (Le Saint Coran, s. 54, 307; ayrıca bk. Arnaldez, s. 33-34).

Batılı âlimlerin yukarıda zikredilen tenkitleri kutsal kitaplarındaki ifadelerle çelişmektedir. Luka İncili’ne göre Zekeriyyâ’nın eşi Elisabeth, Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in akrabası olup Hârûn kızlarındandı (İncil, 1/5, 36). Meryem’in annesiyle Yahyâ’nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB, II/2, s. 1689). Zekeriyyâ, Abiya ailesinden bir kâhin (I. Tarihler, 24/10; Luka, 1/5), eşi Elisabeth de ruhban sınıfından bir aileye mensup olup babası yoluyla Hârûn’un soyundan ve Levi kabilesindendir, dolayısıyla Hz. Hârûn’un kızlarındandır (a.g.e., II/2, s. 1689). Bu geleneğe sahip bulunan halkın, böyle bir aileden gelen ve mâbede adanan Meryem’e “Hârûn’un kız kardeşi” demesi tabiidir.


The First 9 = iLK DOKUZLU DEMEK, BiRDE LASTIKLI TÜRKCE iLE  OKUYUNCA  "BiRiNCi NiNE"  demek kinayeli

INGILIZCE RAKAMLAR

Zero zirou 0 sıfırıncı
1 One van 1st: First birinci
2 Two tu 2nd: Second ikinci
3 Three tıri 3rd: Third üçüncü
4 Four for 4th: Fourth dördüncü
5 Five fayf 5th: Fifth beşinci
6 Six siks 6th: Sixth altıncı
7 Seven sevın 7th: Seventh yedinci
8 Eight eyt 8th: Eighth sekizinci
9 Nine nayn 9th: Ninth dokuzuncu
10 Ten ten 10th: Tenth onuncu



Bu Bir Derleme Karoglan Rasit Tunca Makalesidir

Raşit Tunca

Schrems,14.10.2023

Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia
islam Ansiklopedisi
ilk Ninemiz - The First 9 - Hanne Anne Kimdir - irem Kimdir?

Aslında İmran Demek Irem Demektir İrem'in Asma Bahçeleri  Demek Meryem'in Dedesinin Asma Bahçeleri  Ve 9. Harika Ve Babil Demektir Yani 9 Defa Dünyanın Sıfırlanması Ve 9.Sıfırlanma Kapanis Babil'in Helakı
Al Imran Imran "İrem'in" Ümran Üm Ran -  imRan  - Yada - I Ran -  Iran  Yada - Teh Ra N -  Ra nın Ehli Soyu Demek Iran Persler Ondan Sonraki  Başlangıçta Oraya Yerleşenler
El Ümran Hac Vakti Dışında Kutsal Mescidi Ziyaret Edenlere Verilen İsim "Umreciler" Demek El Ümran Veya imran Umreciler  Demek Son Hacılar Yani Kurtulanlar O Zamanki Ümmeti Necat Hacda Neden Toplanılıyormuş Yani Hz. Mehdi nin Yanında Neden Toplanmak Gerekiyormuş Sebeb Ne? Kabe Değil? Maksat Orda Toplanmak? Maksat  Wait Point, Waypoint,Merkez , Zirve ,  Son Sıfırlanmadan Önceki Buluşup Toplanma Yeri Demek Yani Vaktinden Önceki Hacca Verilen İsim Yani Kapanmadan Sıfırlanmadan Önceki Hac Demek Len Yani Toplanma Yeri Ve Bugün Bu Hz Mehdinin Yanı dır Ne Mescidi Aksa Ne Kabe Ve Sadece Mehdinin Yanı Muhammed Kabeye Gidin Demedi Mescidi Aksaya Gidin Demedi Amma Mehdiyi Gidin Dedi Son Hac Son Toplanma Mehdi'nin Başında yani Ya Da Yanında Toplanilacak Demekdir Bu. Ahmak insan Ne Savaşı  ne Kabe Savaşı Yapıyorsun Sen Daha Ahmak

Hanne Anne Kimdir

Hanne veya Anne, Hristiyan geleneğine göre Meryem'in annesi ve İsa'nın büyükannesidir. Meryem'in annesi kilise kanununa göre belirlenen (kanonik) İncilller'de adlandırılmamış olup yazılı olarak Hanne ile Yehoiakim adları, sadece Yeni Ahit apokrifasında geçmektedir.
Kilise geleneği

Hikâye, annesi Hannah'ın da çocuksuz olduğu Samuel'in doğumuna benzerlik göstermektedir. Her ne kadar Hanne, 12. yüzyılın sonlarından önce Latin Kilisesi'nde çok az ilgi görse de[3] Doğu Hristiyanlığında Hanne'ye bağlılık, 6. yüzyılın başlarında gerçekleşmiştir.[4] Doğu Ortodoks Kiliseleri ve Doğu Katolik Kiliselerinde, Hannah olarak görülmektedir.[4]
İslamiyet

İslam'ın erken dönemini kapsayan yüzyıllarda Müslümanlar arasında Yahudi-Hristiyan geleneği ile ilgili karakterlerin isim, kimlik ve jenealoji bilgilerinin çok iyi ve aslına uygun şekilde bilinerek ifade edildiği söylenemez. Konu ile ilgili kişi ve yer isimleri ayrıntılı bilgilere Kur'an'da rastlanılmamaktadır. İslam dünyasında bu bilgiler yine Hristiyan/Yahudi apokrif geleneğinden gelen rivayetlerle şekillenir. Ayrıca tefsirler ve rivayetler yazarının hayal ürünü olan süslemeler ve tutarsızlıklarla doludurlar.[5] Taberi bu rivayetleri tefsirinde toplamıştır. Taberiye göre Hanne son derece manevi bir kadın olarak ve Meryem'in annesidir. Hanne göre yaşlılığına kadar çocuksuz olan Fazuka'nın (Fakud) kızıdır.[6]

Rivayetlere göre bir gün, Hanne bir ağacın gölgesinde otururken çocuk sahibi olma arzusunu uyandıran bir olay yaşadı. Olayda bir kuş, yavrusunu besliyordu. Bir çocuk için dua etti ve sonunda gebe kaldı; kocası Yehoiakim (Kur'an'a göre İmran), çocuk doğmadan öldü. Çocuğun erkek olmasını bekleyen Hannah, onu İkinci Tapınak'ta tecrit ve hizmete adamaya söz verdi.[7][8]

Fakat Hanne'nin erkek değil bir kız çocuğu oldu ve adını Meryem koydu. Annesinin sözleri, kızı Meryem'e güçlü mistik bir şekilde etki ediyordu ve erkek çocuk isterken bu kızın (Meryem'in) tanrının bir lütfu olduğunu anladı.[7][8]
« Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum." Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. »

(Âl-i İmrân Suresi, 36-37[9][10])

irem'in Asma Bahçeleri Âl-i İmrân  ve Babil ve Babil'in Asma Bahçeleri

Babil'in Asma Bahçeleri, Helen kültürü tarafından listelenen Antik Dünyanın Yedi Harikasından biriydi. Çamur tuğlalardan inşa edilmiş büyük yeşil bir dağa benzeyen çok çeşitli ağaçlar, çalılar ve asmalar içeren artan bir dizi bahçe ile dikkate değer bir mühendislik başarısı olarak tanımlandılar. Bahçelerin Irak'ın Babil eyaletine bağlı Hille yakınlarındaki antik Babil kentinde inşa edildiği söyleniyor. Asma Bahçeler'in adı Grekçe: κρεμαστός; yükseğe asılı) kelimesinden türetilmiştir. "Asma" kelimesinden daha geniş bir anlama sahip olan ve teras gibi yükseltilmiş bir yapı üzerine dikilen ağaçları ifade eder.[1][2][3]

Bir efsaneye göre, Asma Bahçeler, Yeni Babil Kralı II. Nebukadnezar (MÖ 605 ile 562 yılları arasında hüküm süren) tarafından, Orta Çağ'daki eşi Kraliçe Amytis için İnsanlık Harikası olarak bilinen büyük bir sarayın yanına inşa edildi. Çünkü O memleketinin yeşil tepeleri ve vadileri olan memleketini özlüyordu. Bu, MÖ 290'da yazan Babilli rahip Berossus tarafından onaylandı, daha sonra Josephus tarafından aktarılan bir açıklamadır. Asma Bahçeler'in yapımı da efsanevi kraliçe Semiramis'e de [4] atfedilmiş ve alternatif bir isim olarak Semiramis'in Asma Bahçeleri denilmiştir.[5]

Bahçeler, Antik dünyanın Yedi Harikasından yeri kesin olarak belirlenmemiş tek yerdir.[6] Babil metinleri Bahçelerden bahsetmez ve Babil'de kesin bir arkeolojik kanıt bulunamamıştır.[7][8] Bunu açıklamak için üç teori öne sürülmüştür: Birincisi, bunların tamamen mitsel oldukları ve eski Yunan ve Roma yazılarında bulunan tasvirlerin (Strabo, Diodorus Siculus ve Quintus Curtius Rufus'unkiler dahil) romantik bir doğu bahçesi idealini temsil ettiği;[9] İkincisi, Babil'de var oldukları, ancak MS birinci yüzyılda gibi bir zamanda yok edildikleri;[4][10] ve Üçüncüsü, efsanenin Asur Kralı Sanherib'in (MÖ 704-681) başkenti Ninova'da Dicle Nehri üzerinde, modern Musul kenti yakınlarında inşa ettiği iyi belgelenmiş bir bahçeye atıfta bulunulduğu varsayımı.[1][11]
Harici video Arkeolog Mesut Alp, Babil'in Asma Bahçeleri ile Firdevs (Paradise; Cennet) kelimesi arasında etimolojik bağlantı olduğunu ifade ediyor).
Klasik edebiyatta betimlemeler

Babil betimlemeleri bugün bir biçimde var olan beş ana yazar vardır. Bu yazarlar kendilerini Asma Bahçelerin büyüklüğü, genel tasarımı, sulama araçları ve neden inşa edildikleri ile ilgilenmektedir.

Josephus (y. 37–100 AD), Marduk'un bir Babil rahibi olan Berossus tarafından yazılan bahçelerin bir tanımını aktarır [6], bu yazı y. 290 BC, bahçelerin bilinen en eski sözüdür.[5] Berossus, II. Nebukadnezar'ın saltanatını tanımladı ve Asma Bahçeler'in inşasıyla bu krala itibar eden tek kaynaktır.[12][13]
“ Bu sarayda, taş sütunlarla desteklenen çok yüksek duvarlar inşa etti; ve bir pensile cenneti olarak adlandırılan şeyi dikerek ve onu her türlü ağaçla doldurarak, manzarayı dağlık bir ülkeye tam olarak benzer hale getirdi. Bunu kraliçesini memnun etmek için yaptı, çünkü Kraliçe Media'da büyümüştü ve dağlık bir duruma düşkündü.[14] ”
[ Joseph. contr. Appion.] lib. 1. c. 19.—Syncel. Chron. 220.—Euseb. Præp. Evan. lib. 9.

17 Mayıs 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
Semiramis'in Asma Bahçeleri, H. Waldeck

Diodorus Siculus (aktif MÖ 60-30), hem Cleitarchus'un (Büyük İskenderin tarihçisi) hem de Cnidus'lu Ctesias'ın MÖ 4. yüzyıl metinlerine başvurmuş gibi görünüyor. Diodorus, inşaatı bir Suriye kralına atfediyor. Bahçenin bir kare şeklinde olduğunu ve her bir kenarı yaklaşık olarak dört plethra uzunluğunda olduğunu belirtir. Bahçe, en üstteki galeri 50 arşın yüksekliğinde olacak şekilde katmanlıydı. 22 fit kalınlığındaki duvarlar tuğladan yapılmıştır. Kademeli bölümlerin tabanları, en büyük ağaçların kök büyümesini sağlayacak kadar derindi ve bahçeler yakındaki Fırat'tan sulandı.[15]

Quintus Curtius Rufus (MS 1. yüzyıl) muhtemelen Diodorus ile aynı kaynaklardan yararlanmıştır.[16] Bahçelerin çevresi 20 stadyum büyüklüğünde olan bir kalenin tepesinde yer aldığını belirtir. Bahçelerin inşasını yine kraliçesinin vatanını özlediği için bir Suriye kralına bağlıyor.

Strabon'un ifadeleri (y. 64 BC – 21 AD) muhtemelen tanımını MÖ 4. yüzyıldan kalma Onesicritus'un kayıp kayıtlarına dayanıyordu.[17] Bahçelerin Fırat nehrinden bahçelere açılan bir Arşimet vidasıyla sulandığını belirtir.

Diğerlerinden bağımsız olduğu düşünülen klasik kaynakların sonuncusu, paradoksograf Philo of Byzantion'un MS 4. ve 5. yüzyıllarda kaleme aldığı A Handbook to the World'ün Yedi Harikası'dır . Strabon'un tarif ettiği vidalı kibritlerle su yükseltme yöntemidir.[18] Philo, çevreleyen arazinin doğal seviyesinin çok üzerinde, muazzam bir kütleye sahip olan geniş derin toprak alanlarını inşa etmenin mühendisliğini ve yaratıcılığını ve ayrıca sulama tekniklerini övüyor.
Tarihsel varlığı
Ninova'daki Kuzey Asurbanipal Sarayı'ndan (MÖ 669-631) bir kabartmanın bu kopyası, bir su kemeriyle sulanan lüks bir bahçeyi göstermektedir.

Çağdaş Babil kaynaklarında belge bulunmaması nedeniyle Asma Bahçeler'in gerçek bir yapı mı yoksa şiirsel bir yaratım mı olduğu belirsizdir. Ayrıca Nebukadnezar'ın karısı Amyitis'ten (veya başka herhangi bir eşten) söz edilmez, ancak bir Medyan veya Farslı ile siyasi bir evlilik olağandışı olmazdı.[19] Nebukadnezar'ın eserlerine dair birçok kayıt mevcuttur, ancak onun uzun ve eksiksiz yazıtlarında herhangi bir bahçeden bahsedilmemektedir.[20] Bununla birlikte, daha sonraki yazarların onları tarif ettiği zamanda bahçelerin hala var olduğu söylendi ve bu hesapların bazılarının Babil'i ziyaret eden insanlardan kaynaklandığı düşünülüyor.[2] Tarihleri'nde Babil'i anlatan Herodot, Asma Bahçeler'den bahsetmez [21], ancak ziyareti sırasında bahçeler Yunanlar tarafından henüz iyi bilinmemiş olabilir.[2]

Bugüne kadar, Babil'de Asma Bahçeler için hiçbir arkeolojik kanıt bulunamadı.[6] Fırat'ın altında şu anda güvenli bir şekilde kazılmayan kanıtların olması mümkündür. Nehir, II. Nebukadnezar zamanında mevcut konumunun doğusundan akıyordu ve Babil'in batı kısmı hakkında çok az şey biliniyordu.[22] Rollinger, Berossus'un Bahçeleri siyasi nedenlerle Nebukadnezar'a atfettiğini ve efsaneyi başka bir yerden benimsediğini öne sürdü.[23]
Ninova'da Sanherib'in bahçeleriyle özdeşleşme

Oxford bilgini Stephanie Dalley, Babil'in Asma Bahçeleri'nin aslında Asur kralı Sanherib (MÖ 704 - 681) tarafından Ninova'daki sarayı için inşa edilen iyi belgelenmiş bahçeler olduğunu öne sürdü; Dalley, aradan geçen yüzyıllarda iki yerleşimin karıştırıldığını ve Sanherib'in sarayındaki geniş bahçelerin II. Nebukadnezar'ın Babil'ine atfedildiğini ileri sürüyor.[1] Arkeolojik kazılarda Dalley, Ninova'ya suyu taşıyan geniş bir su kemerleri sistemi, bahçelerin üst katlarına çıkarmak için kullanılan su yükseltici vidalarla taşımak için kullanılan kanal, baraj ve su kemerleri dizisinin izlerini buldu.[24]

Dalley, argümanlarını çağdaş Akad yazıtlarının analizindeki son gelişmelere dayandırıyor.[25]

Kral Sanherib'in bahçesi yalnızca güzelliği ve tozlu bir yaz manzarasında yıl boyu yemyeşil bir vaha oluşuyla değil, aynı zamanda bahçeyi koruyan su mühendisliğinin harikulade başarılarıyla da biliniyordu.[26] Asur kraliyet bahçesi inşa etme geleneği vardı. Kral Asurnasirpal II (MÖ 883-859), dağları kesen bir kanal oluşturmuştu. Meyve ağaçları yanında çamlar, selviler ve ardıçlardan; badem ağaçları, hurma ağaçları, abanoz, gül ağacı, zeytin, meşe, ılgın, ceviz, menekşe, dişbudak, köknar, nar, armut, ayva, incir ve üzüm dikilmişti. Asurbanipal'in yontulmuş bir duvar paneli, bahçeyi olgunluk döneminde gösteriyor. Biri orijinal, diğeri çizim iki panel British Museum'da tutuluyor, ancak ikisi de halka açık değildir. Bu çağdaş görüntülerde klasik yazarların bahsettiği bazı özellikler fark edilebilir.l
Ninova'daki bahçeleri gösteren Asur duvar kabartması

Sanherib'in sarayından, sel koruması güçlendiren devasa kireçtaşı bloklardan bahseder. Sarayın bazı bölümleri 19. yüzyılın ortalarında Austin Henry Layard tarafından kazılmıştır. Kale planı, Sanherib'in bahçesiyle tutarlı olacak dış hatlar gösteriyor, ancak konumu doğrulanmadı. Bölgenin son zamanlarda askeri üs olarak kullanılması, daha fazla araştırma yapmayı zorlaştırıyor.

Böyle bir bahçenin sulanması, Ninova şehrine daha iyi su sağlanmasını gerektiriyordu. Kanallar dağlara doğru 50 kilometre (31 mi) uzanıyordu. Sanherib, kullandığı teknolojilerden gurur duyuyor ve bunları yazıtlarında biraz ayrıntılı olarak anlatıyor. Bavian'ın (Kinnis) kaynak sularının başındaki [27] yazıtı otomatik savak kapılarından bahseder. Jerwan'da vadiyi geçen devasa bir su kemeri, iki milyonun üzerinde işlenmiş taştan inşa edilmiştir. Taş kemerler ve su geçirmez çimento kullandı.[28] Üzerinde şunlar yazılıdır:
“ Asur'un dünya kralı Sanherib kralı. Çok uzaklarda, suları birleştiren, Ninova çevresine yönlendirilmiş bir su yolum vardı... Dik kenarlı vadiler üzerinde beyaz kireçtaşı bloklardan bir su kemeri oluşturdum, o suları onun üzerinden akıttım. ”

Sanaherib "Tüm Halklar İçin bir Harika" inşa ettiğini iddia etti ve anıtsal (30 tonluk) bronz dökümleri için "kayıp mum" işlemi yerine yeni bir döküm tekniği uygulayan ilk kişi olduğunu söyledi. Suyu daha yüksek dağlardan geldiği için bahçesine yüksek seviyede getirebildi ve ardından yeni su vidalarını açarak suyu daha da yükseltti. Bu, terasların tepesinde büyük ağaçların olduğu manzaranın üzerinde yükselen seleflerini aşan, çarpıcı bir sanatsal bahçe inşa edebileceği anlamına geliyordu.
Bitkiler
Hurma, Babylon'da yaygın bir ağaç türüdür.

Bahçeler, sanat eserlerinde tasvir edildiği gibi, açan çiçekler, olgun meyveler, fışkıran şelaleler ve zengin yeşilliklerle dolu teraslar içeriyordu. Babil edebiyatına, geleneğine ve bölgenin çevresel özelliklerine göre, bahçelerde aşağıdaki bitkilerden bazıları bulunmuş olabilir:[29][kaynak güvenilir mi?] ]

    Zeytin (Olea europaea)
    Ayva (Cydonia oblonga)
    Adi armut (Pyrus communis)
    İncir (Ficus carica)
    Badem (Prunus dulcis)
    Adi üzüm asması (Vitis vinifera)
    Hurma ağacı (Phoenix dactylifera)
    Athel ılgın (Tamarix aphylla)
    Atlas Dağı sakız ağacı (Pistacia atlantica)

Bahçelerde bulunabilecek ithal bitki çeşitleri arasında sedir, selvi, abanoz, nar, erik, gülağacı, müren, ardıç, meşe, dişbudak, köknar, mür, ceviz ve söğüt sayılabilir .[30] Bu bitkilerin bir kısmı terasların üzerine asılmış ve duvarlarının altına kemerlerle örtülmüştür.


İMRÂN
عمران


İmrân kelimesinin aslının İbrânîce Amram olduğu söylendiği gibi Süryânîce’den geldiği de ileri sürülmektedir. Öte yandan Arapça amr kökünden türediği, İslâm’dan önce Arabistan’da kullanıldığı, Safevî kitâbelerinde bu isme rastlandığı nakledilmektedir. Ancak Meryem’in babasının adı olması sebebiyle kelimenin İbrânî menşeli olduğunu kabul etmek daha isabetli görünmektedir (Jeffery, s. 217).

Âl-i İmrân sûresinin 33. âyetinde Âdem’in, Nûh’un, İbrâhim ailesiyle İmrân ailesinin seçilip âlemlere üstün kılındığı belirtilmektedir. Aynı sûrenin 35. âyetinde İmrân’ın karısının doğacak çocuğu rabbe adadığını ve ona Meryem adını verdiğini bildiren kısımdan ve Tahrîm sûresinde (66/12) “İmrân kızı Meryem” ifadesinden anlaşıldığına göre İmrân ailesinden maksat Hz. Meryem ile oğlu Îsâ’dır. Tevrat’a göre İmrân (Amram) Hz. Mûsâ, Hârûn ve kız kardeşleri Meryem’in (Miriam/Miryâm) babası olup Îsâ’nın annesi Meryem’le bir alâkası yoktur. Amram, Ya‘kūb’un torunu Kohat’ın oğludur (Sayılar, 26/59; I. Tarihler, 6/2-3; 23/12-13).

Kur’an’da adı geçen İmrân’ın kim olduğu hususunda İslâm âlimleri tarafından farklı görüşler ileri sürülmüştür. Mukātil, “İmrân ailesi” ifadesindeki İmrân’ın Mûsâ ve Hârûn’un babası olup şeceresinin Hz. Ya‘kūb’a dayandığını söylemekte, Kelbî ise Meryem’in babası ve Hz. Süleyman’ın soyundan olduğunu nakletmektedir (Kurtubî, IV, 63). Ancak aynı adı taşıyan sûrede Âl-i İmrân ile alâkalı olarak anlatılanlar dikkate alındığında İmrân’ın Hz. Mûsâ’nın değil Hz. Meryem’in babası olduğu anlaşılır. Zemahşerî, Âl-i İmrân hakkında bilgi verirken bunların, İmrân b. Yashur’un çocukları Mûsâ ve Hârûn veya İmrân b. Masan’ın kızı Meryem ile oğlu Îsâ olduklarına dair rivayetleri naklettikten sonra bu iki İmrân arasında 1800 yıl bulunduğunu belirtir ve âyetteki İmrân’ın Hz. Meryem’in babası olduğunu kaydeder (el-Keşşâf, I, 185).

Hıristiyanlara göre Meryem’in babası Ahd-i Cedîd’de zikredilmemekte, apokrif kabul edilen İnciller’den Protevangelium’da isminin Yoakim (Joachim) olduğu belirtilmektedir. Yine bu apokrif İncil’de Meryem’in dedesi Mathan’ın Meryem, Sobe ve Hannah adlarında üç kızı olduğu, kızlardan Sobe’nin Zekeriyyâ’nın hanımı Elisabeth’in annesi, Hannah’ın da Bâkire Meryem’in annesi olduğu nakledilmektedir (DB, I/1, s. 629).

Kur’an’da Meryem ayrıca Hârûn’un kız kardeşi olarak tanıtılmış, Îsâ’yı dünyaya getirdikten sonra kavmi kendisini, “Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi” diyerek babasız bir çocuk dünyaya getirdiği için kınamıştır (Meryem 19/28).

Kitâb-ı Mukaddes literatürü çerçevesinde bilinen yegâne Hârûn, Hz. Mûsâ ile Meryem’in kardeşi Hârûn’dur. İmrân da (Amram) bunların babası olduğu için hıristiyanlar, İslâmî kaynaklarda bir taraftan Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in Hârûn’un kız kardeşi olarak takdim edilmesini (Meryem 19/28), diğer taraftan İmrân’ın Hz. Mûsâ, Hârûn ve kız kardeşleri Meryem’in babası iken Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in babası olarak gösterilmesini iki Meryem’in karıştırılması olarak değerlendirmektedir. Müslümanlara göre ise iki İmrân, iki Hârûn ve iki Meryem’in mevcudiyeti görüşünden hareketle birinci grup, Hârûn ve kız kardeşi Meryem ile babaları İmrân’dan, ikinci grup İmrân, kızı Meryem ve Meryem’in erkek kardeşi Hârûn’dan oluşmaktadır. Mûsâ, Hârûn ve Meryem ile babaları Amram Tevrat’ta yer almakta, dolayısıyla yahudiler ve hıristiyanlarca bilinmektedir. Ancak Hz. Meryem’in babası yalnız Kur’an’da İmrân diye adlandırılmakta ve hiçbir hıristiyan kaynağında Meryem’in babasının adı olarak yer almamakta, yine Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in Hârûn adında bir kardeşinin mevcudiyeti bilinmemektedir. Böylece müfessirler biri Mûsâ’nın, diğeri Meryem’in babası olmak üzere iki İmrân bulunduğunu, Kur’an’da adı geçen İmrân’ın Meryem’in babası olduğunu kaydetmektedir. Hz. Mûsâ’nın babası İmrân’ın şeceresi İmrân b. Yashur b. Kahes (Fahas) b. Levi b. Ya‘kūb b. İshak; Hz. Meryem’in babası İmrân’ın şeceresi de Îsâ b. Meryem b. İmrân b. Masan (Matan) b. Süleyman b. Dâvûd b. İşa b. Yehuza b. Ya‘kūb b. İshak olarak verilmektedir (Zemahşerî, I, 185; Kurtubî, IV, 63).

Muhammed Hamîdullah’a göre Kur’an’daki “imreetü İmrân” ifadesi “İmrân’ın soyundan gelen kadın” anlamındadır ve burada İmrân bir şahıs adından çok kabile adı olarak anılmaktadır. Hamîdullah, “Ey Hârûn’un kız kardeşi” olarak tercüme edilen âyeti (Meryem 19/28), “Hârûn’un kızı, ey kız kardeş” şeklinde çevirmekte ve Hârûn’un soyundan gelen kız kardeş diye anlamaktadır. Zira Arapça’da “uht” kelimesi bir kabilenin mensubu için de kullanılmaktadır (Le Saint Coran, s. 54, 307; ayrıca bk. Arnaldez, s. 33-34).

Batılı âlimlerin yukarıda zikredilen tenkitleri kutsal kitaplarındaki ifadelerle çelişmektedir. Luka İncili’ne göre Zekeriyyâ’nın eşi Elisabeth, Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in akrabası olup Hârûn kızlarındandı (İncil, 1/5, 36). Meryem’in annesiyle Yahyâ’nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB, II/2, s. 1689). Zekeriyyâ, Abiya ailesinden bir kâhin (I. Tarihler, 24/10; Luka, 1/5), eşi Elisabeth de ruhban sınıfından bir aileye mensup olup babası yoluyla Hârûn’un soyundan ve Levi kabilesindendir, dolayısıyla Hz. Hârûn’un kızlarındandır (a.g.e., II/2, s. 1689). Bu geleneğe sahip bulunan halkın, böyle bir aileden gelen ve mâbede adanan Meryem’e “Hârûn’un kız kardeşi” demesi tabiidir.


The First 9 = iLK DOKUZLU DEMEK, BiRDE LASTIKLI TÜRKCE iLE  OKUYUNCA  "BiRiNCi NiNE"  demek kinayeli

INGILIZCE RAKAMLAR

Zero zirou 0 sıfırıncı
1 One van 1st: First birinci
2 Two tu 2nd: Second ikinci
3 Three tıri 3rd: Third üçüncü
4 Four for 4th: Fourth dördüncü
5 Five fayf 5th: Fifth beşinci
6 Six siks 6th: Sixth altıncı
7 Seven sevın 7th: Seventh yedinci
8 Eight eyt 8th: Eighth sekizinci
9 Nine nayn 9th: Ninth dokuzuncu
10 Ten ten 10th: Tenth onuncu



Bu Bir Derleme Karoglan Rasit Tunca Makalesidir

Raşit Tunca

Schrems,14.10.2023

Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia
islam Ansiklopedisi


Selma Ergeç Kimdir? Biyografisi

Selma Ergeç, (d. 1 Kasım 1978, Hamm, Almanya) Türk-Alman sinema, dizi oyuncusu ve manken.[4] Tıp Fakültesi öğrenimini yarıda bırakıp oyunculuğa başlamıştır.[5]

Hayatı ve kariyeri

Selma Ergeç, 1 Kasım 1978 tarihinde Türk bir baba ve Alman bir annenin ilk çocuğu olarak Almanya'nın Hamm şehrinde dünyaya geldi. Babası Adanalı Türk bir doktor, annesi ise Alman bir hemşireydi. Yurt dışında tıp fakültesinde okurken öğretiminin üçüncü yılında Türkiye'ye staja geldi. Öğretimine altı ay ara vermek isterken eroin bağımlısı bir genç kız castı için oyuncu arandığını gördü ve tıp fakültesinden ayrıldı.[6] Best Model of Turkey (Türkiye'nin En İyi Mankeni) adlı yarışmada da derecesi olan tescilli bir profesyonel modeldir.

Emre Altuğ'un Sıcak albümünde yer alan Gidecek Yerim Mi Var şarkısının video klibinde oynadı. Selma Ergeç, oyunculuğa Böyle mi Olacaktı dizisi ile başladı, ardından Yarım Elma, Şöhret, Körfez Ateşi ve Hırçın Kız gibi dizilerde rol aldı. Asi adlı dizide "Defne" karakterini canlandırdı ve bu dizi ile birlikte tanınmaya başladı. Sis ve Gece filminde Uğur Polat'la, Ses filminde ise Mehmet Günsür ile başrolü paylaştı. Halide Edib Adıvar'ın bir romanından uyarlanan Kalp Ağrısı adlı dizide "Azize" karakterini, Muhteşem Yüzyıl adlı dizide de üç sezon boyunca "Hatice Sultan"ı canlandırdı. 2012 yılında Magnum reklam filminde Orlando Bloom ile oynamıştır. 2015 yılından başlayarak günümüze kadar QNB Finansbank'ın reklam tanıtımlarında reklam yüzü olarak bulunmaktadır.

Kişisel hayatı

Ergeç, çok iyi düzeyde İngilizce, Fransızca, Almanca, Türkçe ve sınırlı düzeyde İtalyanca bilmektedir.[7]

26 Eylül 2015'te Can Öz ile evlenmiştir. Çiftin düğünü Selma Ergeç'in Almanya'da iken yaşadığı kasabada gerçekleşti.[8] Çiftin Yasmin ismini verdikleri kızı 8 Nisan 2016'da dünyaya geldi.[9]

Filmografisi
Sinema

Yıl Yapım Rol

2006 Beş Vakit Öğretmen
The Net 2.0 Resepsiyonist
2007 Sis ve Gece Mine
2010 Ses Derya
2013 Senin Hikayen Esra
2014 Kırımlı Maria Koseckhi
2021 Mevlana Mest-i Aşk Kerra

Televizyon
Yıl Yapım Rol Notlar

1997 Böyle mi Olacaktı Merve atv
2002-2003 Yarım Elma Ayça Kanal D, Show TV
2005 Şöhret Natalie atv
Körfez Ateşi Pınar
2007 Hırçın Kız Gül FOX
2007-2009 Asi Defne Kozcuoğlu Kanal D
2010 Kalp Ağrısı Azize atv
2011-2013 Muhteşem Yüzyıl Hatice Sultan Show TV,
Star TV
2014-2015 Gönül İşleri Saadet Star TV
2017 Vatanım Sensin Halide Edip Adıvar Kanal D
2021-2023 Camdaki Kız Selen Koroğlu

İnternet
Yıl Yapım Rol Platform

2018 Yaşamayanlar Karmen BluTV
2021 Atiye Umut Netflix


Reklamlar
Yıl Marka Ürün Sloğan Kaynak

2001 Yapı Kredi Bankası
2002 Yataş
Arko
2004 Beko Beko Dizüstü Bilgisayar "Beko Bir Dünya Markası" [14]
2005 Gillette
Avea
2012 Magnum Orlando Bloom Magnum Kadınını Anlatıyor [15][16]
Elidor "Elidor Isıldayan Parlaklık Serisiyle Muhteşem Saçlar" [17]
2013 Türkiye İş Bankası İş Bankası Maxımum Nakit Noktası "Maxımum Nakit Noktası Yanınızda" [18]
Trendyol YAYA bu Hotiç Backstage [19]
2015-2021 QNB Finansbank QNB Finansbank ‘Kredi’ “Kredi Finansçıdan alınır”, “İhtiyaç Duyduğunuz Her An Yanınızda” [20][21][22][23][24][25]
2019 Gliss Gliss Serum Bakımı "İstediğim Sen" [26][27]

Ödülleri
Yıl Ödül töreni Kategori Dizi - Film Kaynak Sonuç

2001 Best Model of Turkey Yılın En Güzel Mankeni - [28] Kazandı
2011 16. Sadri Alışık Ödülleri Yılın En İyi Kadın Oyuncusu Ses [29][30][31] Kazandı
2012 Ahi Evran Üniversitesi Yılın En Başarılı Genç Kadın Oyuncusu Muhteşem Yüzyıl Kazandı

[attachment=110075]

Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia

KUR’AN-I KERİM’İ DOĞRU ANLAMANIN 25 YOLU

Kur’ân’ı doğru anlamak için düşünmek ve yöntem geliştirmek
hepimizin görevidir. Aşağıda zikredilen maddeler (25 yol) bu
çabanın bir ürünüdür. Buna göre;
1. Başlangıçta şeytanın şerrinden/saptırmasından Allah’a
sığınmak gerekir. Çünkü Kur’ân okuyan kişiyi, şeytan saptırmak
ister. “Sen Kur’ân okurken kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a
sığın.” (Nahl, 16/98)
2. Doğru anlamak için Rahman ve Rahim olan Allah’tan
yardım istenmelidir. Bu da Allah’ın adı ile başlamak demektir.
Allah adı ile başlanmayan bir işte bereket yoktur, sonu kesiktir.
(Bk. Ahmed b. Hanbel, 2/359; Nesai, Sünen-i Kübra, 6/128 (10331))
3. Her gün bir parça (cüz veya hizip) Kur’ân okumayı plân-
lamak faydalı olur. Düzenli olmak (hayatımızı plânlamak) gele-
ceğimiz açısından önemlidir.
4. Kur’an okurken abdestli olunmalıdır. “Ona ancak temiz
olanlar dokunabilir.” (Vâkıa, 56/79). Her ne kadar bu ayet meleklerle
ilgili olup; Kur’ân’ın, meleklerin koruması altında olduğunu be-
yan etse de, gökte nasıl ona meleklerden başkası dokunamazsa
yeryüzünde de abdest alarak tertemiz/melek gibi olanlar do-
kunabilir, şeklinde anlamak doğru olur.
5. Kur’ân, sorulu cevaplı okunmalıdır. Örneğin, Fatiha sure-
sini okurken; Allah’a niçin hamd edilir? sorusu sorulur ve cevap
aranır. Çünkü O; âlemlerin Rabbidir, Rahman ve Rahimdir, gele-
cek hesap gününün sahibidir (Bk. Fâtiha, 1/1-3). Bu şekilde okumak
ayetlerin kalıcı olmasını sağlar.
6. Uzun surelerin özetleri okunmalıdır. Değilse okuyucu
bazen ayetler arasında kaybolup gider. Örneğin, Bakara suresi
286 ayettir. Özeti okunmadan sureye başlanırsa surenin temel
mesajları algılanmadan okuma gerçekleşebilir. Bu da Kur’ân’dan
istenen faydanın (hidayetin/rehberliğin) oluşmaması demektir.
7. Kur’ân’ın 3 temel konusu vardır: Tevhid, risalet ve ahi-
ret. Sureler bu üç temel konu üzerine kurgulanır. Sureleri
okurken bu örgüyü ve mesajları yakalayabilmek gerekir. Ör-
neğin, Bakara suresinde farklı bir açıdan tevhid anlatımı vardır,
diğer surelere benzemez. Her surenin kendisine ait bir kimliği
vardır.
8. Aslında Kur’ân 114 kitapçıktan (klasörden) oluşmakta-
dır. Her surenin kendi içinde bir dosya ya da küçük bir kitap
olduğunu düşünerek okumak ve sure özelinde mesajları an-
lamaya çalışmak önemli bir olgudur. Meselâ, Bakara suresi ile
Âl-i İmran veya Yasin ile Mülk surelerinin yapısı-mesajı farklıdır.
9. Kur’ân’daki temel kavramları bilmek okumayı ve anla-
mayı kolaylaştırır. Örneğin; Rab, sırat-ı müstekîm, gayb, ilah,
ibadet, iman, küfür, nifak, insan tipleri (ki bunlar iki kısımdır:
a-Olumlu: Peygamber, Sıddık, Salih ve Şehitler. b-Olumsuz:
Firavun, Ebû Leheb, Haman, Nemrut, Zalimler vs.), ayrıca va-
hiy, takva, cihad, infak ve zühd gibi kavramlar bizim ufkumuzu
açacaktır.
10. Kur’ân’ın genel mesajları ayetlerde aranmalıdır. Bunlar;
(a)-Kainatın Rabbi Allah’tır. (b)-İnsan başıboş ve sorumsuz ya-
ratılmamıştır. ©-Peygamberler ve kitaplar rehberlik eder. Bu
ikisinden bağımsız iman ve takva bilinci gelişmez ya da eksiktir.
(d)-Bu dünya geçicidir. Ebedî olan öbür âlemdir ki buna ahiret
denir. Ahirette her kişi yaptığının karşılığını görecektir. (e)-Hata
yapan kişi ya da topluluklara tövbe kapısı açıktır... gibi.
11. Okuduğumuz kısımları yaşamak ve anlatmak gerekir.
Peygamber Efendimiz ve sahabe Kur’ân’ı öncelikle yaşamak ve
anlatmak için okurlardı. Pratik hale gelmeyen ve yaşanmayan
bilgiler faydasızdır. Okuduğumuz kısımları başkalarına anlat-
mak bilgiyi paylaşmak, demektir. Kabınızdaki suyu başkaları ile
paylaşın. Cömert olanları Allah sever.
12. Her hatmi farklı bir meal ve tefsirden okumak, belki de
yapabileceğimiz en faydalı/hayırlı çalışmalardan birisi ola-
caktır. Çünkü her alimin farklı bir bakış açısı vardır. Bal niçin
bu kadar tatlıdır, lezzetlidir? Çünkü arı onları yüzlerce, binlerce
çiçekten almaktadır. Çok sayıda alimden ders alan kişinin gö-
rüşleri daha güzel, daha olgun, oturmuş ve pişmiş olur.
13. Her hatmi farklı bir gözle/bir fikrin peşine düşerek
okumak zihnimizi uyanık ve diri tutacaktır. Dolayısıyla Kur’an
okurunun zihni uyanık/diri olmalı, ayetlerle verilen mesajın
farkında olmalıdır. Bundan dolayı her okuyuşta bir konuya odak-
lanmak gerekir. Örneğin, Kur’ân’da; Allah’a iman, tarih felsefesi,
peygamberler ve insanlar gibi konular seçilir ve bunlar ile ilgili
bilgi almak için sureler dikkatlice okunur. Gerektiğinde not alınır
ve bilgi kalıcı hale gelir, başkalarına aktarırken de size kolaylık
sağlar.
14. Sure ve ayetleri başkaları ile müzakere etmek bereket-
tir. Çünkü cemaatte bereket vardır. Cemaatle okunan, mukabele
ve müzakere edilen Kur’ân; daha güzel, doğru ve zengin anlaşılır.
15. Kur’ân’ı ağır ağır ve düşünerek okumak gerekir. Her
kitabı aynı derecede okuyamazsınız. Mesela, bir gazeteyi hızlı
okursunuz, ama bir felsefi metni aynı hızda okuyamazsınız.
16. Siyer okumayan Kur’ân’ı doğru anlayamaz. Hz. Peygam-
ber’in hayatını ve tarihî süreci okumak/bilmek bizim ufkumuzu
açacak, tarihî bilgileri okurken taşlar yerine oturacaktır. Mesela,
Haşr suresinin konusu sorulsa bir çok kişi diriliş ile ilgilidir,
diyecektir. Çünkü Haşr, diriliş demektir. Ama Haşr kelimesinin;
toplanmak ve isyan etmek manası da vardır. Bu sure Medine’deki
ilk Yahudi isyanı ile ilgilidir. Sureyi anlamak için önce Beni Nadîr
olayını okumanız gerekir. Sonra Haşr suresini okursanız, sure
sanki canlanır; ete kemiğe bürünür ve ayağa kalkar (Bk. Haşr, 2).
17. Anlamaya yardımcı olan kitaplar okunmalıdır. Muteber
tefsir kitapları yanında, Kur’an’ın edebi yapısını ve temel hedef-
lerini anlamaya yönelik eserler de okunmalıdır.
18. Farklı okuma şekillerini deneyin.
a. Baştan sona okumak,
b. Sure seçerek okumak,
c. Nüzul sırasına göre okumak… gibi.
Bunları birer kere de olsa mutlaka deneyin.
19. Anlamadaki en önemli olgulardan birisi de Kur’ân şu
anda bana iniyor, düşüncesi ile okumaktır. Önce kendimi-
ze/nefsimize okumak gerekir. Biz Kur’ân’ın tarihsel değil de,
evrensel bir kitap olduğuna inanırız. Okurken tarihsel bir kitabı
okuyor gibi davranmamalıyız.
20. Kur’ân mealini ve tefsirini kitap olarak okumanın ya-
nında ayrıca boş zamanlarda tv, mp3, teyp vb. araç ve gereç-
lerden istifade ederek dinlemek bize gün boyunca büyük bir
Kur’ân kültürüyle iç içe olmamızı sağlayacaktır.
21. Haftalık Kur’ân okumaları, beraber düşünmeyi gerçek-
leştirecektir. Beyin fırtınası, gelişmenin ve terakkinin en önemli
unsurudur. Örneğin, bir hafta Yasin suresini herkes evinde okur,
tercüme ve tefsirlerinden anlamaya çalışır. Hafta sonu bir kişi
tarafından surenin özeti yapılıp ana mesajları aktarılır. Sonra
diğer katılımcıların katkıları/müzakereleri ile konu olgunlaşır.
22. Kısa surelerin manasını Arapçaları ile birlikte öğren-
meye çalışmalıyız, çocuklarımıza da böyle öğretmeliyiz. En
azından namaz sureleri dediğimiz kısa sureler üzerinde yoğun-
laşmak gerekir. Mesela, Tebbet suresi. (Manası yanında iniş se-
bebi bilinmelidir. Örneğin; Peygamberimiz zamanında Ebû Leheb
diye birisi vardı…gibi).
23. Muteber hadis kitaplarını okumalıyız. Çünkü Hz. Pey-
gamber Kur’ân’ın en önemli müfessiridir. Onun Kur’ân’ı beyan
(açıklama) görevi vardır (Bk. İbrahim, 4).
24. Ahkam ayetlerini okurken acele etmemeliyiz. Bu konuda
mutlaka tefsir veya fıkıh kitaplarına müracaat etmeliyiz ve an-
laşılmayan yerleri alimlere sormalıyız. Bütünü bilmeyenler için
ayetlerden parçacı bir şekilde yanlış hüküm ve fetva verme riski
vardır. Bir konuda bilgisi olmayanların fetva vermesi haramdır.
Araştırmak ve bilenlere sormak gerekir. Aslında bu durum bütün
ayetler için geçerlidir, özellikle ahkam ayetlerine dikkat etmek
gerekir.
25. Son olarak dua etmeliyiz. Ya Rabbi! Kur’ân’ı anlamada
bana yardım et. Bana doğru yolu gösterdikten sonra ayağımı
kaydırma ve kendi yolundan ayırma. Amin...

Kaynak

RIFAT ORAL
KUR’ÂN’IN TEMEL KONULARI
DiYANET YAYINLARI

RAŞiT TUNCA

BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA
Raşit Tunca

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik

BOARD KISAYOLLARI

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak



WEB-TUNCA


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY

G A L A T A S A R A Y


FENERBAHÇE


F E N E R B A H C E


BEŞiKTAŞ

B E Ş i K T A Ş


TRABZONSPOR

T R A B Z O N S P O R


MiLLi TAKIM

M i L L i T A K I M


ETKiNLiKLERiMiZ


“Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al”
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN

“ Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca, Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca, Hak intikamını, Kulunun Eliyle Alır da, Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."
(Hz. Mevlana)