MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
|
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,305 » Forum posts: 5,909 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Başağaçlı Raşit Tunca – Karoglan Hoca Kimdir? Biyografisi
Kişisel Bilgiler:
- İsim: Raşit Tunca
- Göbek ismi: Selim
- Soyadı / Aile Lakabı: Haceliler
- Takma İsimler: Karoglan, Kar©glan, imageman
- Baba Adı: Mustafa
- Anne Adı: Rabia
- Doğum: 1970, Başağaç
- İlkokul: 1976 -1981, Başağaç İlkokulu
- Ortaokul ve Lise: 1981 -1988, Sandıklı İmam Hatip Lisesi
- 13.06.1988 tarihinde 8.25 diploma notu ile iyi derecede mezun oldu.
- Yükseköğretim: 1988 -1989, AÜHF – AYO (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi – Adalet Yüksek Okulu)
- 1989'da üniversiteyi ikinci dönem sonunda yarıda bırakarak terk etti ve 1989 yazında Avusturya'ya seyahat etti.
- Mesleki Eğitim: Elektrik Teknisyenliği, EBT ve EIT, Sigmundsherberg, Avusturya.
- Lehrabschlussprüfung 1: Elektrobetriebstechniker (Endüstriyel Elektrik Teknisyeni) - 25.01.2006 tarihinde başarıyla geçti – Landesberufsschule Wiener Neustadt.
- Lehrabschlussprüfung 2: Elektroinstallationstechniker (Elektrik Tesisat Teknisyeni) - 24.06.2006 tarihinde başarıyla geçti – Landesberufsschule Stockerau.
- Lehrabschlussprüfung 1: Elektrobetriebstechniker (Endüstriyel Elektrik Teknisyeni) - 25.01.2006 tarihinde başarıyla geçti – Landesberufsschule Wiener Neustadt.
HAYAT HİKÂYESİ
Başağaçlı Raşit Tunca Kimdir?
Raşit Tunca, tasavvufi ve dini konulardaki vaazlarını, kurmuş olduğu Raşidi Tarikatı'na ait zikirleri, duaları ve bilgileri, tasavvuf yolundaki deneyimlerini, şiirlerini, makalelerini ve grafiklerini kitap haline getirerek normal kitap ve elektronik kitap (EPUB) versiyonlarını yayımlamıştır. Parası olmayanlar ve öğrenciler için ücretsiz PDF ve HTML versiyonlarını çeşitli internet sayfalarında yayınlamıştır. Kitaplarına aşağıdaki yayınevimden, Amazon'dan ve Google Kitaplık'tan ulaşabilirsiniz.
"Çevrimiçi platformlarda aktif bir içerik üreticisiyim. Forum sitelerinde yeni konular açarak etkileşim sağlıyor, kendi blog sitemde (Blogger kullanarak) düzenli olarak yeni yazılar yayımlıyorum. Zaman zaman kısa YouTube videoları da çekip paylaşıyorum. Dijital içerik üretimimin yanı sıra, yeni kitaplar yazmaya devam ediyor ve dini/İslami grafik tasarımlar yapıyorum. Hobilerim arasında fotoğraf çekmek, YouTube'da müzik dinlemek, dizi ve çeşitli videolar izlemek bulunuyor. Tüm bunların yanında aileme ve kedilerime de zaman ayırarak onlarla ilgileniyorum."
Başağaçlı Raşit Tunca (Karoglan Hoca): Çok Yönlü Bir Şahsiyet
1970 yılında Başağaç'ta doğan Raşit Tunca, ortaokul ve lise eğitimini Sandıklı İmam Hatip Lisesi'nde tamamlamıştır. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Yüksek Okulu'nu kazanmasına rağmen, 1989'da eğitimini yarıda bırakarak Avusturya'ya yerleşmiştir. Babasını 1988'de kaybeden Tunca, Avusturya'da elektrik teknisyenliği eğitimi alarak bu alanda mesleki yeterlilik kazanmış ve çeşitli firmalarda görev yapmıştır. Halen malulen emekli olarak Avusturya'da yaşamaktadır.
Evli ve iki çocuk babası olan Raşit Tunca, 1997 yılında annesiyle birlikte Hac ve Umre ziyaretlerini gerçekleştirmiştir. Tasavvufi yolculuğuna 1992'de Nakşibendi Tarikatı ile başlayıp, daha sonra Burhaniye ve Desukiyye Şaziliyye kollarına intisap etmiş, ardından 2015 civarında Raşidi Tarikatı'nı kurmuştur. Kendi ifadesiyle "Mevsim Tarikatı" olarak tanımladığı Raşidi Tarikatı'nın kurucusu ve imamı olarak misyonunu sürdürmektedir.
"Karoglan" ve "imageman" gibi takma adlarla da bilinen Raşit Tunca, tasavvufi vaazlarını, zikirlerini ve deneyimlerini içeren kitaplar yayımlamış, ayrıca ücretsiz PDF ve HTML versiyonlarını da sunmuştur. 2003 yılından bu yana aktif bir webmaster olarak forum, blog ve internet siteleri kurarak vaazlarını, sohbetlerini ve grafik tasarımlarını dijital ortamda paylaşmaktadır. TUNCAWEB projesiyle de bu alandaki deneyimlerini başkalarına aktarmayı hedeflemektedir.
ÖKSÜZ
1988'de babasını kaybetti.
ANKARA:
Yüksekokul eğitimi için Ankara'ya gitti. İlk defa bir akrabasının yanında, Keçiören'de gazino durağı ile şose durağı arasında bir apartman dairesinde yaklaşık 3-4 hafta kaldı. Daha sonra Ulus'taki paralı özel yurt 'RESA'da kaldı. Ardından Balgat'taki Devlet Paralı Yurdu'nda kaldı.
AİLE:
1990 yılı sonunda evlendi. İki çocuğu vardır; biri oğlan, diğeri kızdır.
HAC ve UMRE:
1997 yılında Hac ve Umre ziyaretini, annesiyle birlikte, Avusturya Milli Görüş Teşkilatı Hac Organizasyonu kafilesi ile (Krems – Hezogenburg Camii) gerçekleştirdi.
DİNİ ve TASAVVUFİ HAYAT:
1991 senesinde Burhaniye Tarikatı'na intisap etti.
1992'de Nakşibendi Tarikatı'na intisap etti.
2003-2004 yılları civarında Desukiye Tarikatı'na intisap etti.
Tasavvufi hayat yolculuğunda Raşidi Tarikatı'nı kurdu.
Halen tasavvuf yolunda, Raşidi Tarikatı'nın kurucusu ve imamı olarak yoluna devam etmektedir.
AVUSTURYA:
1989'da Avusturya'da, Schrems Taş Ocağı'nda (Schrems, Hatberg 1) Wiener Baustoff Werke firmasında işçi olarak çalıştı. Daha sonra firma iki defa el değiştirerek Poschacher Natursteinwerk oldu. Ardından taş ocağından ayrıldı. İki defa, yaklaşık altışar ay boyunca, büyük bir kasap olan "Gresinger"da (Oberösterreich, Perg) çalıştı. Mesleki eğitimini [Ausbildung Elektrobetriebstechniker (Endüstriyel Elektrikçi)] tamamlayarak mezun oldu ve diplomasını aldı. Daha sonra [Installationstechniker (Kurulum Teknisyeni)] sınavına girerek kazandı ve diplomasını aldı. Liesing'deki firmalarda Elektrik Teknisyeni olarak çalıştı. Emekli olmadan önce en son "Backwelt Pilz" firmasında Allrounder (çok yönlü eleman) olarak çalıştı. Halen "malulen emekli" olarak hayatına Avusturya'da devam etmektedir.
YAZAR:
Raşit Tunca, tasavvufi ve dini konulardaki vaazlarını, kurmuş olduğu Raşidi Tarikatı'na ait zikirleri, duaları ve bilgileri, tasavvuf yolundaki deneyimlerini, şiirlerini, makalelerini ve grafiklerini kitap haline getirerek normal kitap ve elektronik kitap (EPUB) versiyonlarını yayımlamıştır. Parası olmayanlar ve öğrenciler için ücretsiz PDF ve HTML versiyonlarını çeşitli internet sayfalarında yayınlamıştır. Kitaplarına aşağıdaki yayınevimden, Amazon'dan ve Google Kitaplık'tan ulaşabilirsiniz.
YAYINEVİ
Yayınevime ve kitaplarıma buradan ulaşabilirsiniz.
Yeni yayınevim "bookmundo" ve kitaplarıma yeni yayınevimden buradan ulaşıp temin edebilirsiniz.
- BURADAN BAK / SİPARİŞ VER
https://publish.bookmundo.de/site/?r=use...a/allbooks
- EPUBLi'DEN BAK / SİPARİŞ VER
https://www.epubli.com/?s=Rasit+Tunca
- FRAUHOFER'DEN BAK / SİPARİŞ VER
https://www.frauhofer.at/list?cat=&quick...9Fit+Tunca
- AMAZON'DAN BAK / SİPARİŞ VER
https://www.amazon.de/s?k=Rasit+Tunca&i=...nb_sb_noss
Dijital ve e-Kitap versiyonlarımızı da Google Kitaplık'tan ve diğer kitap satan mağazalardan temin edebilir, hemen indirip okuyabilirsiniz.
WEBMASTER
Yaklaşık olarak 2003 yılından bu yana, ücretsiz ve paralı hostinglerde forum, blog ve internet sayfaları kurarak vaaz ve sohbetlerini ve grafik tasarımlarını sanal ortamda paylaşıma sunmuştur. Deneyimli bir webmaster'dır. Son olarak, deneyimlerinden faydalanmak isteyen, amatör veya profesyonel web sayfası sahibi olmak isteyenlere yardımcı olmak ve tabii ki "bal tutan parmağını yalar" usulünce, onlara ayırdığı zamanın karşılığını almak kaydıyla, ücretini ödeyenlere web sayfası kurmalarında yardımcı olacaktır. Forum sayfası kurmak isteyenler, blog sayfası açmak isteyenler, fotoğraf galerisi oluşturmak isteyenler bizden profesyonel destek alabilirler.
İstek ve başvurularınızı için: karoglan446@gmail.com
Tövbe ve istigfar Nedir ve neden ve nasıl yapılır ve özel bir
vakti varmıdır?
Raşidi Tariqatında Tövbe Adabı
Soru: Tevbe-istigfar nedir, nasıl yapılır?
Cevap : İstigfar etmek, estagfirullah demektir. Tevbe, haram işledikten sonra,
pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar
vermektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Tevbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]
Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdır. Tevbeyi geciktirmek de büyük günahtır.
Bunun için de, ayrıca tevbe etmek gerekir.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا
"ve tûbû ilâllâhi cemîan"
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
"Topluca Allah’a tevbe edin "
(Nur Suresi 31.Ayetten pasaj)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
اللّهُ إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ
"innallâhe yuhıbbut tevvâbîne ve yuhibbul mutetahhirîn."
"Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."
(BAKARA Suresi 222. ayetten pasaj)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا
"Yâ eyyuhâllezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhan."
Meali
Ey iman edenler! Allah’a sahih bir tövbe ile tövbe edin. (Sahih tövbe demek
geçerli veya kabul olunmuş Tövbe demekdir)
Tövbenin kabul olundugu zaman hakkindaki ayettede
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَاء وَالْبَنِينَ وَالْقَنَاطِيرِ الْمُقَنطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالأَنْعَامِ وَالْحَرْثِ ذَلِكَ مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَاللّهُ عِندَهُ حُسْنُ الْمَآبِ قُلْ أَؤُنَبِّئُكُم بِخَيْرٍ مِّن ذَلِكُمْ لِلَّذِينَ اتَّقَوْا عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا
الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَاجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِّنَ اللّهِ وَاللّهُ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالأَسْحَارِ
Zuyyine lin nâsi hubbuş şehevâti minen nisâi vel benîne vel kanâtîril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en’âmi vel hars(harsi), zâlike metâul hayâtid dunyâ, vallâhu indehu HUSNUL MEÂB. Kul e unebbiukum bi hayrın min zâlikum, lillezînettekav inde rabbihim cennâtun tecrî min tahtıhel enhâru hâlidîne fîhâ ve ezvâcun mutahharatun ve rıdvânun minallâh(minallâhi), vallâhu basîrun bil ıbâd. Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr . Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr
Meali :
İnsanlara, "kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan" şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O'nun katındaki en güzel sığınaktır. De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir. Onlar (takva sahipleri): “Rabbimiz, biz hiç şüphesiz mü’min olduk (îmân ettik), artık bizim günahlarımızı (sevaba çevirerek) bize mağfiret et ve bizi ateş azabından koru.” derler. (Onlar), sabredenler, sâdıklar (ahdlerine vefa edenler), kânitîn olanlar (Allah’ın huzurunda saygı ile duranlar), infâk edenler (Allah için verenler) ve seherlerde mağfiret dileyenlerdir(Seherlerde Tövbe Edenlerdir).
(ALİ İMRAN Suresi 14. 15. 16. 17. ayetler)
ve Rabbimiz o tövbesi kabul olmuş olan müminlerden bahsedeerken onlar seherlerde
tövbe edenlerdir diyor, öylse nasuh gercek ve gecerli bir tövbeninde vakti var
birinci vakit günahdan hemen sonra ikincisi seherlerde
Seher vakti tam olarak ne zamandır?
Seher vakti, fecri kazip (yalancı fecir) dediğimiz gökyüzünde bir kızıllık hasıl
olur. Bundan sonra bir beyazlık olur ki, buna fecr-i sadık denir. Bu fecr- i sadık yani doğru fecir zamanında sabah namazı vakti başlar. İşte seher denilen vakit, bu doğru fecir zamanından öyleki ortalığın aydınlandığı, fakat güneşin henüz daha doğmadığı, zaman aralığına denilir.
Bu husuda kuranda yine
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ آخِذِينَ مَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَلِكَ مُحْسِنِينَ كَانُوا قَلِيلًا مِّنَ اللَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ وَبِالْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
İnnel muttakîne fî cennâtin ve uyûnin. Âhizîne mâ âtâhum rabbuhum, innehum kânû
kable zâlike muhsinîn. Ve bil eshârihum yestağfirûn
Meali :
Muhakkak ki takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlardadır. Rab’lerinin onlara verdiği şeyi alanlar; muhakkak ki onlar, bundan önce muhsin olanlardır. şüphe yok ki onlar, bundan önce, iyilik ederlerdi(muhsinler denen kimselerdi). Kânû kalîlen minel leyli mâ yehceûn, öyleki onlar Gecelerin az bir kısmında uyurlardı. Ve onlar, seher vakitlerinde Tövbe edip mağfiret
dilerler bağışlanma dilerlerdi.
(ZARİYAT Suresi 15. 16. 17. 18. ayetler)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Allah Tebâreke ve Teâlâ, her gece, gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına iner ve şöyle buyurur: Mülkün sahibi benim! Kim ki bana duâ ederse, ona cevap veririm. Kim ki benden isterse ona veririm. Kim ki bana istiğfar ederse onu bağışlarım. Tan yeri ağarıncaya kadar bu böylece devam eder."
(Tirmizî, Namaz, 326)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular
"Fecir vaktinde iki rekat dünya ve içindekinden hayırlıdır."
( Hadis-i Şerif )
Bu seher vaktinin önemi yüzünden biz Raşidi Tariqatı Zikir Evradımızın
10_2. BABINDA
10_2. Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
(1 den 10 defaya kadar)
Eger zikrimizi sabah namazindan sonra cekiyorsak ve vakit seher vaktine ayarlanir ve bu zikiri cekdigimiz vakit, seher vakti ise hemen ardindan
"Estağfirullâh’ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye’l-Kayyûme ve etûbü ileyh. "
(3 Defa)
ve sonrada
"Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh"
(71 Defa)
Bu zikirin normaldaki yeri
25.BAB dir
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh."(71 Defa) Bu zikirin normaldaki yeri
burasidir, amma eger sabah namazindan sonra okundu ise zikirimiz, o zaman seher vakti oldugu için yukardaki yerde okunur, burada ikinci defa okunmasina gerek yok , amma zikirimiz mesala gündüzleri veya güneş doğduktan sonra veya akşamlari
okuncak ise burada okunur.zikirin normaldaki yeri 25.BAB dir
ve ayrica 5 Vakit namazin hemen öncesinde sag el sol memenin alitin getirilir kalp hizasina ve baş parmak ile diger parmaklarin bogumlari tesbih edilerek 12 defa "estağfirullah" denilir ve 13. defa denirkende el yumruk yapılır öyle söylenir ve gelmiş geçmiş günahlra tevbe edilip pişman olunur.
yine hergece uyumadan evvel Yatağa girince, 3 defa
"Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel kayyume ve etubü ileyh"
denilir.
--------------------
Günaha pişmanlık
Tevbe istigfardan önce yapılmalıdır! Tevbe çirkin şeyi bırakıp güzel olana dönmek demektir. İstigfar, günahın çirkinliğini görüp, ondan yüz çevirdikten sonra, mağfiret talep etmektir. Hadis-i şerifte (Pişmanlık tevbedir) buyuruldu. (Hakim)
Yapılan günahları her hatırlayışta istigfar etmelidir! Günahları hatırladıkça istigfara devam edilirse, geçmiş günahlar affolur.
Tevbe edebilmek, Hak teâlânın büyük nimetlerinden biridir. Günah işleme korkusu ile tevbeyi asla geciktirmemelidir! Çünkü, hadis-i şerifte (Sonra yaparım diyenler helak oldu) buyuruldu. Yani tevbeyi ve diğer iyi işleri geciktirenler, bu günün işini yarına bırakanlar, aldandı, ziyan etti. (İ.Gazali)
İstigfarın fazileti çok fazladır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İstigfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim.) [Hud 52]
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, günah işleyip pişman olanı, istigfar etmeden önce affeder.)
[Taberani]
(Küçük günahlarda ısrar edilirse küçük kalmaz. Büyük günahlara istigfar edilirse
büyük kalmaz.) [Deylemi]
(İstigfar eden, günde 70 defa aynı günahı işlese ısrar etmiş sayılmaz.)
[Tirmizi]
(Günde 70 defa istigfar edenin, 700 günahı affolur.) [Beyheki]
(İstigfara devam edeni, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır.
Ummadığı yerden rızıklandırır.) [Nesai]
(Bir mümin günah işleyince, melek üç saat bekler, eğer o kimse istigfar ederse,
o günahı yazmaz.) [Hakim]
(Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, pişman olunca, Allahü teâlâ, tevbenizi
kabul eder.) [İbni Mace]
(Günahlar kalbi paslandırır, karartır. Kalblerin cilası ise istigfardır.)
[Beyheki]
(Derdinizi ve devasını bildireyim. Derdiniz, günahlar, devası da istigfardır.)
[Hakim]
(Bir günahkâr, istigfar eder, sonra bu günahı tekrar yapar, sonra istigfar eder.
Üçüncüde yine yapar, yine tevbe ve istigfar ederse, dördüncü defa yapınca, büyük
günah yazılır.) [Deylemi]
(Günaha devam edip, dili ile istigfar eden, Rabbi ile alay etmiş sayılır.)
[Beyheki]
(Herkes günah işler. Fakat günahkârların en iyisi tevbe edendir.) [Hakim]
(Günahına pişman olup abdest alıp, namaz kılanı ve günahı için istigfar edeni,
Allahü teâlâ affeder.) [Nesai]
(Kıyamette, amel defterinde çok istigfar bulunana müjdeler olsun!) [Beyheki]
Peygamber efendimiz, (“Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa
hüverrahmanürrahim el-hayy-ül-kayyumüllezi la-yemutü ve etubü ileyh Rabbigfir
li” istigfarını 25 defa okuyanın, odasında, ailesinde, evinde ve şehrinde kaza,
bela olmaz) buyurdu.
Cuma günü sabah namazından önce, aşağıdaki duayı okuyanın bütün günahlarının
affedileceği hadis-i şerifle bildirildi. Dua şudur:
(Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh.)
[Ramuz]
(Allahü teâlâ, istigfara devam edeni, her sıkıntıdan kurtarır, her darlıkta bir
genişlik verir ve ummadığı yerden rızıklandırır.) [Nesai]
(İşlediği günahı, Allahü teâlânın bildiğine inanan, günahına tevbe etmese bile,
Allahü teâlâ onu affeder.) [Taberani]
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ya Rabbi, iyilik edince müjdelenen, kötülük edince istigfar edenlerden eyle.)
[Buhari]
(Yatağa girince, 3 defa "Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel-
kayyume ve etubü ileyh" diyenin günahları, deniz köpükleri kadar çok olsa da,
affolur.) [Tirmizi]
("Rabbim, seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Kötü işlerde bulundum. Senden
başka günahımı affedecek yoktur. Beni affet!" diyenin karıncalar sayısınca
günahı olsa, Allahü teâlâ affeder.) [Beyheki]
(Ey kullarım, koruduklarım hariç, hepiniz günahkârsınız, benden mağfiret
dileyeni bağışlarım. Mağfiret etmeye kadir olduğuma inananı affederim.)
[Tirmizi]
(Günahtan korunmayanı Allahü teâlâ da [dünya ve ahirette felaketlerden]
korumaz.) [İ.Huzeyme]
Günah işlemeye devam eden kimse unutkan olur, ahmaklaşır, aklı da azalır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki :
(Günah işleyenin bir aklı gider, bir daha geri dönmez.) [İ.Gazali]
Günahların hepsi Allahü teâlânın emrini yapmamak olduğundan büyüktür. Bir
hadis-i şerifte, (Çok az bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların [nâfile]
ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruluyor.
(Günahların küçük görüneninden sakının! Bunlar toplanınca sahibini helak eder.
Bu şuna benzer ki, bir kavim bir vadiye iner, çerçöp, odun ne bulurlarsa
toplayıp getirirler. Böylece koca bir yığın olur. Bunu yakıp ateşinde
ekmeklerini pişirirler. İşte küçük görünen günahlardan hesaba çekilen de helak
olur.) [Taberani]
(Hep günah işleyenin kalbi mühürlenir, artık sevap işleyemez olur.) [Bezzar]
(Bir kimse, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Eğer tevbe
ederse, o leke silinir. Tevbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür ve
kalbin tamamını kaplar, kalb, kapkara olur.) [Harâiti]
(Günah işleyen, günahını kimseye söylemesin, onu örtsün ve tevbe etsin!)
[Beyheki]
(“Gece şu günahları işledim” diye söylemek, günahı açıkça işlemekten sıkılmamak
demektir. Rabbi gece suçunu örtmüşken, sabah Allah’ın kapattığı bu örtüyü
kaldırmamalıdır.) [Buhari]
(Gizli işlediğin günaha gizli, açık işlediğin günaha açık tevbe et!) [Taberani]
Etiketler : Raşidi Tariqatında, Tövbe Adabı,Tövbe, ve, istigfar, Nedir , neden ve nasıl yapılır,özel bir vakti varmıdır?,Tövbe Nedir, istigfar Nedir ,Tövbe ve istigfar Nedir,
[attachment=137080]
Raşidi Tarikatında Zikir ve Virdlerin Tesbihatindaki Tesbih Yönlerinin Sebebi ve Hikmetleri
Zikir bir frekansdir, frekans ise elektrik demekdir. ve elektrik de motor larin bazisi, saga dogru döner, bazisi ile sola dogru döner, ve o yüzden ters yöne dönmesi için, motrorun kutup başlarinin ters takilmasi lazim gelir, o yüzden işde bizim zikrederken kullandigimizi aracimiz olan tesbihin bir yönü vardir, ve sagi ve solu vardir, alt resimdeki gösterildigi üzre. ve saatlerdeki cark sisteminde alt bir carkdan sonra, üst bir cark gelir, alt cark saga dönerken, onun üstündeki sola dogru döner, ve ondan sonrakini saga döndürmek için, ortadikinin ters dönmesi gerekir, ve bizler mevsim tarikati oldugumuz için semadaki gezegen carklarani deveran ettiririz, ve o yüzden dünya sagdan sola dönerken, venüs soldan saga döner, yani carkin işlemesi ve bu deveranin dönmesi için şart olandir, ve bu yeni versiyonumuzda hangi zikirin tesbihde, hangi yönde deveran ettirilcegini bir nebze bildirdik ve bakip ona göre deveran ederek cekiniz. hataen yanliş yapmakda beis yokdur. bir gün iyice ögrenip hatasiz cekesiye gayret ediniz, ve ki görev size verilince hata yapmayasiniz yani.
KISA elektrik Bilgisi : İletken maddelerdeki elektrik akımını oluşturan hareketli yüklü parçacıklara yük taşıyıcıları denir. Elektrik devrelerindeki telleri ve diğer iletkenleri oluşturan metallerde, pozitif yüklü atom çekirdeği sabit bir konumda tutulur ama negatif yüklü elektronlar hareket edebilecek kadar özgürdür. Böylelikle metaller kendi yüklerinin bir konumdan diğer bir konuma taşınmasına izin verirler. Diğer maddelerde, özellikle yarı iletkenlerde, taşınan yükler pozitif ya da negatif yükler olabilir. Hangi maddenin elektrik akımında taşınacağını belirleyen şey kullanılan diğer katkı maddelerdir. Pozitif ve negatif yük taşıyıcıları bazen eş zamanlı olarak da bulunabilir. Bu olay elektrokimyasal pilde gerçekleşebilmektedir.
Pozitif yüklerin akışı aynı elektrik akımını verir. Elektrik akımına zıt yönde hareket eden elektronların akışı gibi aynı etkiye sahiptir. Akım, pozitif ya da negatif yüklerin akışı ile oluşturulabilir. Bundan dolayı akım yönünün neresi olacağına dair kural, yük taşıyıcıların pozitif ve negatif olmasından bağımsızdır. Akımın yönü keyfi olarak tanımlanmıştır ve bu yön pozitif yüklerin hareket yönüyle aynıdır.
Bu kuralın geleneksel bir sonucu vardır. Metal tellerde ve elektrik devrelerindeki diğer kısımlarda yük taşıyıcıları elektronlar olduğu için, bir elektrik devresindeki yük akışı daha önce geleneksel olarak belirlenmiş elektrik akımının yönünün tersidir. Bu yüzden elekrik ilk keşfedildiginde Elektrik akiminin yönü daha sonraki keşfedilen yön ile ZITTIR. o yüzden kuranda nesh ayetleri vardir ve aynen önceki yasayi sonraki yasanin iptal etmesi gibi ve bu günden itibaren zikirimizde ki zikir Yönü, yeni haliyle update edilmişdir ve artik herkes bu haliyle ceksin.
HiZBÜL KEBiR
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : BURADAN iTiBAREN SOLDAN SAĞA
SEBEBi Yaratilandan Yaratana dogru niyaz onun için
5. Felak Suresi (17 Defa)
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iLK 17 Li KADRAN iLE
6.Nas Suresi (17 Defa)
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iKiNCi 17 Li KADRAN iLE
7. Ayetel Kürsi (17 Defa)TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iLK 17 Li KADRAN iLE
8. La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym. (17 Defa)TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iKiNCi 17 Li KADRAN iLE
SEBEBi Sagadan sola cünkü bizler zahir olnlariz onlar ise zahir degiller onlar ile bizler zIt kutuplariz ve öyle olunca SUIFIR noktasi tesbihin ortasi ve bizler bir tarafinda onlar bir tarafdinda kileriz yani.
9,1. Rabbic’alni mukimessalati.....
9,2. Ülaikellezine....
9,3. Ellezîne yu’minûne bil gaybi.....
9. Rabbenâ âtinâ min.....
10_1. Ellezîne yezkurûnallâhe......
10_2. Ellezîne yekûlune rabbenâ
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA 10 LU KADRANA KADAR GiDiP GELEREK
SEBEBi hepsinde yaratandan bir istek yapiyoruz ve yaradanin bizde onlari var kilmasini istiyoruz ve öyle olunca yaradandan yaratilana dogru bir akim ve enerji ve yardım.
“Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh“ TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Günahdan sevaba kirden temizlenmye dogru kötüden iyiye dogru bir enerji akisi
istiaze Duası El Evvel TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Cünkü bütün kötü kimliklerden yaradana siginiyoruz, yani kötüden iyiye, ve zayif olandan hakim ve kuvetli olana dogru bir siginis ve enerji akimi.
17. Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve
şifâen min külli dâin. TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Cünkü bütün kötümuzuratdan yaradana siginiyoruz, yani kötüden iyiye, hastalikdan sagliga ve zayif olandan hakim ve kuvetli olana dogru bir siginis ve enerji akimi.
19. Salavati Kebire (1 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi cünkü onlar en iyi olanlar bizler ise sonarkilriz ve onlara dogru onlar gibi olmaya dogru bir enerji akimi ve istek ve dua ve yönelis
20. Salavati Kasr (9 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Bu salkavat ise dünyada gezen ibrahimlere gezen muhammedlere gezen isalara canli olup o hakikinin parcasi olan paracik olnlara yani o yüzden ve biz sag canli olandan canlilardan soldaki bekadaki bütünlerimize dogru enerji akimi
31. VEDFEA DUASI (Def eyle Duasi) (Günde 1 Defa)
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Cünkü bütün kötü muzuratdan kötü kimliklerden yaradana siginiyoruz, yani kötüden iyiye, hastalikdan sagliga ve zayif olandan hakim ve kuvetli olana dogru bir siginis ve enerji akimi.
31_2. “Allahümme Ente Rabbi La ilahe illa ente halakteni TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Rabbimizden kullarina abdlerine dogru bir enerji istiyoruz yani gercek hay ve diri olan sagdan Rabden, sola abde dogru.
32. den 53._1 e kadraki esmalar SOLDAN SAĞA
SEBEBi Kemalata dogru bir enerji akimi yani soldan saga
53._1 „Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.“ (3 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
54._2 „Bismillahillezi lâ yedurru maasmihi şeyün fil erdi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.“ (3 Defa)TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Rabbimizden bize dogru bir kalkan ve koruma enerjisi akimi
Rahman suresinden ayetler TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi
cünkü kurandaki yerleri sagdan sola dogru zaten
55. "Sübhanallahi velhamdü lillahi TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Bu duayi bir hadisidne muhamed ayşe annemize yatmadan okumasini tavsiye ederken bunun kabeyi tavaf etmek gibi oldgunu söylemiş Kabe ise Sagdan sola dogru tavaf edilir ve o yüzden
55. “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Rabbin gölgeilik onun rabligine şeriklik edenleri yakip yikici yok edici kuvesi sagdan sola dogru
56 . ihlas Suresi (10 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
57 . Fatiha Suresi (10 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi kurandaki haliyle sagdan sola
58. "Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah." (33 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi
cünkü kulundan Rabbina dogru sevgi cümleleri akişını temsil eden eenrjinin akimi
59. „Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ..SAĞDAN SOLA
SEBEBi cünkü sünnet olan sag ile girlir sol ile cikilir
62. „Allahümme malikel mülki tü'til mülke men teşaü SOLDAN SAĞA DEVAM EDEREKDEN
SEBEBi Allanin rizki yoklukdan varliga dogru akmakdan yine gece yani sol gündüze dogru akmakda ..... ölüden diriye SOLDAN SAĞA DEVAM EDEREKDEN AKMAKDA
77. "Allâhumme salli 78. "Allâhumme barik SAĞDAN SOLA
SEBEBi Bizler dünyadakiler ve sag ve diri olanlariz salavat selam bizden ,muhamed ise bekadaki ve soldaki ahiretteki gölgedeki sola dogru yani
80._a dan 90 kadar BURADAN iTiBAREN TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA SAG ONLU KADRANI GECiP DEVAM EDEREKDEN
SEBEBi kurandaki haliyle sagdan sola
Tesbihat „Subhanallah“ „Elhamdülillah“ „Allahuekber“ „Estağfirullah“ SOLDAN SAĞA
SEBEBi Kulundan Rabbe dogru hay ve diri olan a dogru yani saga dogru enerji akimi
101 . "Allâhumme salli alâ.....TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
102. "Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi SOLDAN SAĞA
SEBEBi Bu ikisi Diri ve canli olan muhammede ve diri olan mehdiye dogru
104. Yazları 666 defa „Allah“ zikiri, Kışları 66 defa „Allah” zikri
çekilir. TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Rabbe dogru, saga, hay olana dogru dogru
varabilirsen taaa oraya, MAKAMI RIZAYA ve RAZiYEYE, makamin mübarek olsun.
dedik, müslümandik, mümin olduk, ince ince en iyilerden olduk, iyilik
iyilik gitdik gitdik, dere tepe düz gitdik, eeeeee kuraninda sonu var
gülüm, kulhuyu okudun felak nas okudun, kuran bitti, ee daha nereye
gitcen gari, yani artik geri dönme zamani gülüm. işde zikirimzde bir
yere varirsinki "allahüme salliler" okunur yani orasi zikirimizin
tahiyat kismi, ordan öteye sagdan sola gidersin tesbihde, ve sonra taaa
"nun" a kadar varirsin. "nun" zikirimiz, ya sukun yani durmak, veya
gecmek hareket etmek yeridir, orda artik senin seyri sülükunun sonudur,
ya durmayi sececen, madde olcan, tahta olcan, cam olcan, kum olcan,
toprak olcan, yada durmakdan gececen, ve hareket edip başa dönecen,
başa dönmek için ise, "euzu bi kelimetillahilerden sonra dedigimiz,
"subhanallahi..." zikiri yani kabeyi tavaf var, yani dönmek hareket
etmek, hareketi secersen, burda tavaf, sonra Allahdan başka ilah
olmadigina iman olan birinci tevhid zikirimiz, ve sonra 10 kulhu,
sonra ise fatiha, sondan başa dönme sirri, bu kulhuler fatihalar hepsi
sagdan solaydi, kuranin yönündeydi, yani sagdan solaydi, amma ondan
sonra ise, kulhu son, ve sondan başa dönmek lazimki, işde kulhuden sonra
fatiha okuruz 10 defa, ve sonra ise, o yukari cikiş olan, kuranin
başina tirmanmak olan, 33 defa "subhanallahi vebihamdihi, subhanallahil
azim ,ve estagfirullah." ile dinlene dinlene yokuşu tirmaniriz. ve bu
zikir ise tersinedir, yani sondan başa dönen bir zikirki, yani sagdan
sola kadar gittik, ve sagin en sonuna vardik, ve orasi artik sol, ve
sonra başa dönmek için işde bu üclüyü 33 defa cekerekden, bu sefer ise
soldan saga dogru hareket ederizki, bitişden sonra başa dönmek hikmetine
ermek için, her bitişden sonra başa dönmek, va baş fatiha ise, senenin
sonu da başida isa da biter, hiristiyanlara göre, isa nin dogumu 24
Aralik, yahut evangelistlere göre 27 si, halbuki senenin sonu 31 aralik,
ve bize göre isanin dogumu ise 1 ocak yani, isa ve mehdi SIRRI, isa da
biter, mehdide, fatihada başlar, bizim isa miz mehdiir, cünkü onlarin
isa si hz isa, bizim isa miz ise mehdidir, mehdi isa dan, isa da
mehdiden , o na, meryeme isa yi koyan biri var degilmi, o kutsal ruh,
işde mehdi, veya diger ismi, musaya bilmediklerini gösteren HIZIR, veya
kuranadaki ismi, musa nin sana tabi oalnmi dedigi RAŞiD, ve yine
muhammed için, muhammedn abdühü ve rasuluhu deriz, amma kuranda mehdi
için ise, "katimizdan ona rahmet verdigimiz kulumuz" diye mehdiye
atfedilr, yin isra suresinde, yine ona, kulumuzu, abdimizi göstermek
için, mescidi haramdan, mescidi aksaya götürdük diyor, ne için? " bi
abdihi" diyor yani o kulumuzu göstermek için, kim o kul, yani muhammed,
gecmişden gelecege, ona mehdiyi ve vaktini göstemek için ref
etttirildi.
19.SINIF SOFiLERE
Hizir makami ögretilip talim ettirilir ve tarikatin pirini, olay vuku
bulunca aramasi talim edilir. Bizatihi onunla (tarikatin piiri ile)
kelam etmesi lazim geldigi ögeretilir ve kimler o göreve (HIZIRLIK
makamina )secildi liste tutulur.
5. sınıftan itibaren Bu 19. sinif sofiler Alfabe duasından önceki
Arapca Elif ba yani alfabeyi 9 defa okurken, birinci boncukda Dad Harfi
sağ azı dişler arasına konarak okunur, ikinci boncukda sol
azı dişler arasına konarak okunur,sonra yine diğerine sonra yine diğerine konarak 9 boncuk sayılır.
Dad Harfinin Mahreci
"Dad" harfi dilin ucu azı dişlerin arasına konarak "da" denmeye calışılır d ile z arası bir ses çıkar
'Muhammed Diyauddin' ismi 'muhammed ziyauddin' denir yani aslı ise
'Muhammed Dziyauddin' diye okunur,
dil sağ azılara, veya sol azılar arasına konabilir, ashabdan ebu bekr
efendimiz iki tarafi ile de bu harfin mahrecini çıkarabilirmiş
Yazımız Devam edecek inşallah
Raşidi Tarikatında Zikir ve Virdlerin Tesbihatindaki Tesbih Yönlerinin Sebebi ve Hikmetleri
Zikir bir frekansdir, frekans ise elektrik demekdir. ve elektrik de motor larin bazisi, saga dogru döner, bazisi ile sola dogru döner, ve o yüzden ters yöne dönmesi için, motrorun kutup başlarinin ters takilmasi lazim gelir, o yüzden işde bizim zikrederken kullandigimizi aracimiz olan tesbihin bir yönü vardir, ve sagi ve solu vardir, alt resimdeki gösterildigi üzre. ve saatlerdeki cark sisteminde alt bir carkdan sonra, üst bir cark gelir, alt cark saga dönerken, onun üstündeki sola dogru döner, ve ondan sonrakini saga döndürmek için, ortadikinin ters dönmesi gerekir, ve bizler mevsim tarikati oldugumuz için semadaki gezegen carklarani deveran ettiririz, ve o yüzden dünya sagdan sola dönerken, venüs soldan saga döner, yani carkin işlemesi ve bu deveranin dönmesi için şart olandir, ve bu yeni versiyonumuzda hangi zikirin tesbihde, hangi yönde deveran ettirilcegini bir nebze bildirdik ve bakip ona göre deveran ederek cekiniz. hataen yanliş yapmakda beis yokdur. bir gün iyice ögrenip hatasiz cekesiye gayret ediniz, ve ki görev size verilince hata yapmayasiniz yani.
KISA elektrik Bilgisi : İletken maddelerdeki elektrik akımını oluşturan hareketli yüklü parçacıklara yük taşıyıcıları denir. Elektrik devrelerindeki telleri ve diğer iletkenleri oluşturan metallerde, pozitif yüklü atom çekirdeği sabit bir konumda tutulur ama negatif yüklü elektronlar hareket edebilecek kadar özgürdür. Böylelikle metaller kendi yüklerinin bir konumdan diğer bir konuma taşınmasına izin verirler. Diğer maddelerde, özellikle yarı iletkenlerde, taşınan yükler pozitif ya da negatif yükler olabilir. Hangi maddenin elektrik akımında taşınacağını belirleyen şey kullanılan diğer katkı maddelerdir. Pozitif ve negatif yük taşıyıcıları bazen eş zamanlı olarak da bulunabilir. Bu olay elektrokimyasal pilde gerçekleşebilmektedir.
Pozitif yüklerin akışı aynı elektrik akımını verir. Elektrik akımına zıt yönde hareket eden elektronların akışı gibi aynı etkiye sahiptir. Akım, pozitif ya da negatif yüklerin akışı ile oluşturulabilir. Bundan dolayı akım yönünün neresi olacağına dair kural, yük taşıyıcıların pozitif ve negatif olmasından bağımsızdır. Akımın yönü keyfi olarak tanımlanmıştır ve bu yön pozitif yüklerin hareket yönüyle aynıdır.
Bu kuralın geleneksel bir sonucu vardır. Metal tellerde ve elektrik devrelerindeki diğer kısımlarda yük taşıyıcıları elektronlar olduğu için, bir elektrik devresindeki yük akışı daha önce geleneksel olarak belirlenmiş elektrik akımının yönünün tersidir. Bu yüzden elekrik ilk keşfedildiginde Elektrik akiminin yönü daha sonraki keşfedilen yön ile ZITTIR. o yüzden kuranda nesh ayetleri vardir ve aynen önceki yasayi sonraki yasanin iptal etmesi gibi ve bu günden itibaren zikirimizde ki zikir Yönü, yeni haliyle update edilmişdir ve artik herkes bu haliyle ceksin.
HiZBÜL KEBiR
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : BURADAN iTiBAREN SOLDAN SAĞA
SEBEBi Yaratilandan Yaratana dogru niyaz onun için
5. Felak Suresi (17 Defa)
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iLK 17 Li KADRAN iLE
6.Nas Suresi (17 Defa)
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iKiNCi 17 Li KADRAN iLE
7. Ayetel Kürsi (17 Defa)TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iLK 17 Li KADRAN iLE
8. La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym. (17 Defa)TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA ORTADAKi iKiNCi 17 Li KADRAN iLE
SEBEBi Sagadan sola cünkü bizler zahir olnlariz onlar ise zahir degiller onlar ile bizler zIt kutuplariz ve öyle olunca SUIFIR noktasi tesbihin ortasi ve bizler bir tarafinda onlar bir tarafdinda kileriz yani.
9,1. Rabbic’alni mukimessalati.....
9,2. Ülaikellezine....
9,3. Ellezîne yu’minûne bil gaybi.....
9. Rabbenâ âtinâ min.....
10_1. Ellezîne yezkurûnallâhe......
10_2. Ellezîne yekûlune rabbenâ
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA 10 LU KADRANA KADAR GiDiP GELEREK
SEBEBi hepsinde yaratandan bir istek yapiyoruz ve yaradanin bizde onlari var kilmasini istiyoruz ve öyle olunca yaradandan yaratilana dogru bir akim ve enerji ve yardım.
“Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh“ TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Günahdan sevaba kirden temizlenmye dogru kötüden iyiye dogru bir enerji akisi
istiaze Duası El Evvel TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Cünkü bütün kötü kimliklerden yaradana siginiyoruz, yani kötüden iyiye, ve zayif olandan hakim ve kuvetli olana dogru bir siginis ve enerji akimi.
17. Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve
şifâen min külli dâin. TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Cünkü bütün kötümuzuratdan yaradana siginiyoruz, yani kötüden iyiye, hastalikdan sagliga ve zayif olandan hakim ve kuvetli olana dogru bir siginis ve enerji akimi.
19. Salavati Kebire (1 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi cünkü onlar en iyi olanlar bizler ise sonarkilriz ve onlara dogru onlar gibi olmaya dogru bir enerji akimi ve istek ve dua ve yönelis
20. Salavati Kasr (9 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Bu salkavat ise dünyada gezen ibrahimlere gezen muhammedlere gezen isalara canli olup o hakikinin parcasi olan paracik olnlara yani o yüzden ve biz sag canli olandan canlilardan soldaki bekadaki bütünlerimize dogru enerji akimi
31. VEDFEA DUASI (Def eyle Duasi) (Günde 1 Defa)
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Cünkü bütün kötü muzuratdan kötü kimliklerden yaradana siginiyoruz, yani kötüden iyiye, hastalikdan sagliga ve zayif olandan hakim ve kuvetli olana dogru bir siginis ve enerji akimi.
31_2. “Allahümme Ente Rabbi La ilahe illa ente halakteni TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Rabbimizden kullarina abdlerine dogru bir enerji istiyoruz yani gercek hay ve diri olan sagdan Rabden, sola abde dogru.
32. den 53._1 e kadraki esmalar SOLDAN SAĞA
SEBEBi Kemalata dogru bir enerji akimi yani soldan saga
53._1 „Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.“ (3 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
54._2 „Bismillahillezi lâ yedurru maasmihi şeyün fil erdi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.“ (3 Defa)TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Rabbimizden bize dogru bir kalkan ve koruma enerjisi akimi
Rahman suresinden ayetler TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi
cünkü kurandaki yerleri sagdan sola dogru zaten
55. "Sübhanallahi velhamdü lillahi TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Bu duayi bir hadisidne muhamed ayşe annemize yatmadan okumasini tavsiye ederken bunun kabeyi tavaf etmek gibi oldgunu söylemiş Kabe ise Sagdan sola dogru tavaf edilir ve o yüzden
55. “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi Rabbin gölgeilik onun rabligine şeriklik edenleri yakip yikici yok edici kuvesi sagdan sola dogru
56 . ihlas Suresi (10 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
57 . Fatiha Suresi (10 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA
SEBEBi kurandaki haliyle sagdan sola
58. "Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah." (33 Defa) TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi
cünkü kulundan Rabbina dogru sevgi cümleleri akişını temsil eden eenrjinin akimi
59. „Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ..SAĞDAN SOLA
SEBEBi cünkü sünnet olan sag ile girlir sol ile cikilir
62. „Allahümme malikel mülki tü'til mülke men teşaü SOLDAN SAĞA DEVAM EDEREKDEN
SEBEBi Allanin rizki yoklukdan varliga dogru akmakdan yine gece yani sol gündüze dogru akmakda ..... ölüden diriye SOLDAN SAĞA DEVAM EDEREKDEN AKMAKDA
77. "Allâhumme salli 78. "Allâhumme barik SAĞDAN SOLA
SEBEBi Bizler dünyadakiler ve sag ve diri olanlariz salavat selam bizden ,muhamed ise bekadaki ve soldaki ahiretteki gölgedeki sola dogru yani
80._a dan 90 kadar BURADAN iTiBAREN TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA SAG ONLU KADRANI GECiP DEVAM EDEREKDEN
SEBEBi kurandaki haliyle sagdan sola
Tesbihat „Subhanallah“ „Elhamdülillah“ „Allahuekber“ „Estağfirullah“ SOLDAN SAĞA
SEBEBi Kulundan Rabbe dogru hay ve diri olan a dogru yani saga dogru enerji akimi
101 . "Allâhumme salli alâ.....TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
102. "Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi SOLDAN SAĞA
SEBEBi Bu ikisi Diri ve canli olan muhammede ve diri olan mehdiye dogru
104. Yazları 666 defa „Allah“ zikiri, Kışları 66 defa „Allah” zikri
çekilir. TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
SEBEBi Rabbe dogru, saga, hay olana dogru dogru
varabilirsen taaa oraya, MAKAMI RIZAYA ve RAZiYEYE, makamin mübarek olsun.
dedik, müslümandik, mümin olduk, ince ince en iyilerden olduk, iyilik
iyilik gitdik gitdik, dere tepe düz gitdik, eeeeee kuraninda sonu var
gülüm, kulhuyu okudun felak nas okudun, kuran bitti, ee daha nereye
gitcen gari, yani artik geri dönme zamani gülüm. işde zikirimzde bir
yere varirsinki "allahüme salliler" okunur yani orasi zikirimizin
tahiyat kismi, ordan öteye sagdan sola gidersin tesbihde, ve sonra taaa
"nun" a kadar varirsin. "nun" zikirimiz, ya sukun yani durmak, veya
gecmek hareket etmek yeridir, orda artik senin seyri sülükunun sonudur,
ya durmayi sececen, madde olcan, tahta olcan, cam olcan, kum olcan,
toprak olcan, yada durmakdan gececen, ve hareket edip başa dönecen,
başa dönmek için ise, "euzu bi kelimetillahilerden sonra dedigimiz,
"subhanallahi..." zikiri yani kabeyi tavaf var, yani dönmek hareket
etmek, hareketi secersen, burda tavaf, sonra Allahdan başka ilah
olmadigina iman olan birinci tevhid zikirimiz, ve sonra 10 kulhu,
sonra ise fatiha, sondan başa dönme sirri, bu kulhuler fatihalar hepsi
sagdan solaydi, kuranin yönündeydi, yani sagdan solaydi, amma ondan
sonra ise, kulhu son, ve sondan başa dönmek lazimki, işde kulhuden sonra
fatiha okuruz 10 defa, ve sonra ise, o yukari cikiş olan, kuranin
başina tirmanmak olan, 33 defa "subhanallahi vebihamdihi, subhanallahil
azim ,ve estagfirullah." ile dinlene dinlene yokuşu tirmaniriz. ve bu
zikir ise tersinedir, yani sondan başa dönen bir zikirki, yani sagdan
sola kadar gittik, ve sagin en sonuna vardik, ve orasi artik sol, ve
sonra başa dönmek için işde bu üclüyü 33 defa cekerekden, bu sefer ise
soldan saga dogru hareket ederizki, bitişden sonra başa dönmek hikmetine
ermek için, her bitişden sonra başa dönmek, va baş fatiha ise, senenin
sonu da başida isa da biter, hiristiyanlara göre, isa nin dogumu 24
Aralik, yahut evangelistlere göre 27 si, halbuki senenin sonu 31 aralik,
ve bize göre isanin dogumu ise 1 ocak yani, isa ve mehdi SIRRI, isa da
biter, mehdide, fatihada başlar, bizim isa miz mehdiir, cünkü onlarin
isa si hz isa, bizim isa miz ise mehdidir, mehdi isa dan, isa da
mehdiden , o na, meryeme isa yi koyan biri var degilmi, o kutsal ruh,
işde mehdi, veya diger ismi, musaya bilmediklerini gösteren HIZIR, veya
kuranadaki ismi, musa nin sana tabi oalnmi dedigi RAŞiD, ve yine
muhammed için, muhammedn abdühü ve rasuluhu deriz, amma kuranda mehdi
için ise, "katimizdan ona rahmet verdigimiz kulumuz" diye mehdiye
atfedilr, yin isra suresinde, yine ona, kulumuzu, abdimizi göstermek
için, mescidi haramdan, mescidi aksaya götürdük diyor, ne için? " bi
abdihi" diyor yani o kulumuzu göstermek için, kim o kul, yani muhammed,
gecmişden gelecege, ona mehdiyi ve vaktini göstemek için ref
etttirildi.
19.SINIF SOFiLERE
Hizir makami ögretilip talim ettirilir ve tarikatin pirini, olay vuku
bulunca aramasi talim edilir. Bizatihi onunla (tarikatin piiri ile)
kelam etmesi lazim geldigi ögeretilir ve kimler o göreve (HIZIRLIK
makamina )secildi liste tutulur.
5. sınıftan itibaren Bu 19. sinif sofiler Alfabe duasından önceki
Arapca Elif ba yani alfabeyi 9 defa okurken, birinci boncukda Dad Harfi
sağ azı dişler arasına konarak okunur, ikinci boncukda sol
azı dişler arasına konarak okunur,sonra yine diğerine sonra yine diğerine konarak 9 boncuk sayılır.
Dad Harfinin Mahreci
"Dad" harfi dilin ucu azı dişlerin arasına konarak "da" denmeye calışılır d ile z arası bir ses çıkar
'Muhammed Diyauddin' ismi 'muhammed ziyauddin' denir yani aslı ise
'Muhammed Dziyauddin' diye okunur,
dil sağ azılara, veya sol azılar arasına konabilir, ashabdan ebu bekr
efendimiz iki tarafi ile de bu harfin mahrecini çıkarabilirmiş
Yazımız Devam edecek inşallah
Raşidi Tarikatında Tesbih Adabı - Zikir Tesbihi Yapımı ve Zikir (Vird) Tesbihi Resimleri
TESBiH ADABI
AÇIKLAMA : Sofinin, aynen hat yazmaya başlayan birisinin, önce hat kalemi açmasını, yapmasını öğrendiği gibi, sofi kendi zikir tesbihini kendisi yapar.
Tesbihlerimiz mevsimin ve havanın durumunun rengine uygun, renkli çift kadranlı Abaküs mevsim tesbihi. (siyah, kar beyaz, yeşil, kırmızı veya bordo kırmızı, kahve veya sarı veya turuncu, saydam su rengi, ve çamur rengi, mor renk,pembe,turkuaz mavi, bulut mavisi,gri renkte,agaç tesbih,fosforlu tesbih...)
Tesbihde Dizilim sırası ve Kadranlar
Tesbihde 1 adet imame 3 adet ara müezzin ve 13 adet ara bellek renkli tesbih tanesi(siyah veya beyaz veya kirmizi) ve 110 adet mevsimine göre renkli boncuk tesbih tanesi
tesbihi dizerken soldan sağa tesbih, sol ve sağ tarafı var tesbihimizin, ve önce sol taraf dizilir ipe, ve sol tarafda 10 tane mevsimin rengi, bir tane ara renk, yine 10 mevsim rengi, 1 ara renk, ve yine 10 mevsim rengi 1 ara renk, ve sonra birinci ara müezzin.
Sonra yine 10 mevsimin rengi tesbih tanesi, sonra ara renk, sonra 5 mevsim rengi, sonra 1 ara renk, ve araya ikinci müezzin, ve tesbihimizin ortasina gelir, ve sonra simetrik olarak, yine ortadan saga dogru, yine bir ara renk ile başlanır, ve sonra 5 mevsim rengi, sonra yine ara renk, sonra 10 mevsim rengi, sonra yine ücüncü ara müezzin.
Sonra yine ara renkle başlanır, ve sonra 10 tane mevsim rengi, sonra ara renk, sonra yine 10 tane mevsim rengi, sonra yine ara renk, sonra yine ara renk, yani iki tane ara renk yan yanyana olcak, sonra Dualite kadranına geliriz, 5 tanede son mevsim rengi, 5 tanede ara ren olmak üzre on boncuk bu sefer o ikinci üst üste ara renkten sonra bir mevsim rengni, bir ara renk, bir mevsim rengi, yine bir ara renk halinde on boncuk tamamlanır ve sonra imame ve sonra imamenin üstüne iki ipin birleşmiş yerine, bir tane ara renk sonra 10 tane mevsim rengi, ve sonra hangi mevsimin rengini yaptiysak, üstüne bir adet ondan sonra gelecek mevsimin rengi olan sarık tesbih tanesi eklenir, ve ipe aralık bırakılır sığanarak gevşetip veya sıkıştırabilcek şekilde ve uzunlukta ve ipin katları tesbih boinmcuklarinin deliğine göre gerekirtse iki kat kullanilirki gevşek tesbih olmayycak imanin üstündeki yerde bocuklari aşağı indirip sıkdımı tesbih sıkılaşacak ve kayamacak şekilde sıkı olmalıdır. ve bu imamenin üstü ikinci kadran, yani ikinci çarkdır, ve birinci çark ise, sağdaki iki aynı renkdeki ara tesbihin arasına gelecek olandır onu yapmak içinde, bir karışdan biraz daha uzun ip alınır yine kalınlık boncuk deliğine göre ayarlanır ve iki ip ucu birleştirilir, ve sonra bu iki ucun birleştiği yer düğümlenir sonra iki ucun ortası olan birleşik yerden olmak üzre iki kat ipe bir ara renk sonra 10 mevsim rengi sonra tekrar ara renk tesbih tanesi dizilir, ve ve bu ip uzun olur, ve tesbihler sığancak (kaydırılabilcek) kadar uzun olur, çünkü onlar sayaç olarak kullanılcak ve, sığayıpda bırakdığımız yerde durması lazım, ve sonra bu iki ucun ucu sağdaki iki ara tesbihin olduğu yerin arasından geçirilip, sonra boncuklu kısım ipin birleşik ucundan geçirılerek, düğüm yapılır, amma düğüm sabit değil, hareket edebilir vaziyette olur, Tesbihimizin dizilimi budur.
Tesbihlerimiz böyle olcak Raşidi Tarikatı Vird Tesbihi Resimleri
[attachment=188611]
[attachment=188612]
[attachment=188613]
Raşidi Tariqatında Letaifler Çakra Merkezleri
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ لِيُنذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ لْيَوْمَ تُجْزَى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ لَا ظُلْمَ الْيَوْمَ إِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ dgg
Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk. Yevme hum bârizûn(bârizûne) lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulkul yevme, lillâhil vâhidil kahhâr. El yevme tuczâ kullu nefsin bimâ kesebet, lâ zulmel yevme, innallâhe serîul hisâb.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yaşyanlardan Derecesi Arşa kadar ulaşmiş olan Kulumnuzun ruhunu Ayrilip secilme Talak gününde ona (onun Hesabina bakariz). Herşeyin bariz ve belli oldgu o gün derizki ona, Allahdan hicbirşekilde korkma, Bugünün hakimi Mülkünde Tek Hükümdar olan Allah dir, Bugün herkese ne kazandiysa o verilir, ve bugün ceza günü degildir, Allah hesabi cok süratli görendir. (Matematigi ve hesap yapmasini en iyi bilendir, kimin eksisi, vercegi borcu cok. kimin artisi, alacagi cok, iyi bilendir.)
Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 15. 16. 17. ayet
---oOo---
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Cennetlikler bir tek adamın, Ademin biçiminde olacaklardır."
( Hadis-i Şerif , Buhârî)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem yine Buyurdular
"Cehennemin etrafı şehvetlerle donatıldı, cennetinki ise zorluklarla kuşatıldı."
( Hadis-i Şerif , Buhârî)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem yine Buyurdular
"Kıyamet gününde, kulun ayakları, Rabbinin huzurundan şu beş şey soruluncaya kadar bir yere kıpırdamaz:
Ömrünü nasıl harcadığından, gençliğini nerede geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından ve bildiklerini uygulayıp uygulamadığından sorulacaktır."
( Hadis-i Şerif , Tirmizî)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
يَعْلَمُ خَائِنَةَ الْأَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ
Ya’lemu hâinetel a’yuni ve mâ tuhfîs sudûr.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin sinelerin gizlediği şeyleri bilir.
Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 19. ayet
Tasavvufta Letaifler "Chakra - Enerji Merkezleri"
Letaif : Arapça Latife'nin çoğulu. Latifeler anlamına gelir.
Latif : ince, ve görülemeyecek kadar ince ve saf demek, hani biz oksijen atomlarinin taneciklerini gözle görebiliyormuyuz, görmiyoz ,ozaman oksijen bir latif cisim ve varlik, yine bedenimizdeki hücrelerin boyunu mikroskopla bakmdan göremiyoruz, hücre o kadar latif ki, biz onu ayirt edemiyoruz.
Gizli, sırlı ve iç bünyede saklı cevherler olan Letâif, baş gözüyle görülmezler, ancak gördükleri vazifelerden varlıkları anlaşılır. İnsanın aslı bunlardır. Bu cevherler mümin-kafir her insanda mevcuttur. Kâmil mürşidler bu cevherleri ilim, tecrübe ve müşahede ile tanıyıp yerlerini ve görevlerini tespit etmişlerdir.
Latife, Kur'an-ı Kerim kaynaklı insanın psikospiritüel duyuüstü melekelerinden her biridir. Geleneksel Çin tıbbındaki akupunktur meridyenlerini ve Chakraları andırır.
İnsan on latifeden (letaif-i aşara) meydana gelmiştir:
-Kalp,
-Ruh,
-Sır,
-Hafi,
-Ahfa;
-Nefs,
-Ateş, Hava, Su ve Toprak..
Bunlardan ilk beşi (letaif-i hamse) âlem-i emirden, son beşi de âlem-i halktandır. Bunlardan ilk altısına letaif-i sitte (altı latife), son dördüne cesed veya dört unsur (anasır-ı erbaa) adı da verilir. Letaif-i sitte ve cesede toplu olarak letaif-i seb'a (yedi latife) de denir.
1. Kalb, Makami sol memenin dört parmak altındadır. İlahi huzur ve tecelliyat mahâllidir. Yeri Yürekdedir, Gezegeni Güneşimizdir Peygemberi Muhammed
2. Ruh, Makami sağ memenin dört parmak altındadır. İlahi aşk ve muhabbet mahâllidir. Yeri Akcigerler Gezegeni Güneşimizin Eşi olan YILDIZ Peygamberi isa
3. Sır, Makami sol memenin iki parmak üstündedir. İlahi marifet mahâllidir. Yeri böbreklerdir Gezegeni Neptün Peygamberi Nuh
4. Hafi, Makami sağ memenin iki parmak üstündedir. ilahi tecelli ve nurlar içinde kaybolma mahallidir. Buna istiğrak denir.Yeri Karaciger Gezegeni KIZIL Gezegen Peygamberi Hz ibrahim
5. Ahfa, Makami göğüs kafesinin üst ucundan yani gırtlak çukurundan iki parmak kadar aşağıdır. İlâhî sır mahallidir. Gizli ilimler ve tecelliler merkezidir. Burada elde edilen duruma izmihlal denir. Yeri Girtlak cukurdnaki Hormon Kelebegi, Gezegeni Merkür sahibi Mehdi Aleyhisselam
6. Nefs-i natıka (külli) latifesinin yeri iki kaşın ortasıdır.Yeri Midededir ve Gezegeni Dünya Peygamberi Adem ve Havva
7. Nefs-i Külli ( Tüm Beden ) : Sultani Zikir Makamı.
8. Akli Kül , Beyini temsil eder Cebrailin ve, ilham ve vahyin makamidir Nuru Beyazdir Süt Beyaz
[attachment=42577]
Bu letâiflerin nurlarına gelince: Latîfe-i kalbin Ziyasi sarı ve nuru yeşildir,
Latîfe-i ruhun nuru Renksiz oksijen ve karabondioksit siyah yada duman rengi gri,
Latîfe-i sırrın nuru Mavi - deniz ve okyanus rengi,
Latîfe-i hafînin nuru Kirmizi kan ve ateş,
Latîfe-i ahfânın Ziyasi Turuncudur nuru kar beyaz süt beyaz. Yani mehdinin güneşinin rengi turuncu kamerinin yani ay inin rengi süt beyaz
Allah Teala insanın cesedini yaratmış ve diğer latifeleri bedendeki yerleriyle irtibatlandırmıştır.
Seyr u Sulûk ve Letaif
Seyr u sulûk sırasında âlem-i emirden olan beş latife imkân dairesi, velayet-i sugra ve velayet-i kübranın ilk kısmı olan akrebiyyet dairesi'nde; nefs velayet-i kübranın iki, üç ve dördüncü kısımları olan muhabbet daireleri'nde; ateş, hava ve su unsurları (anasır-ı selase, üç unsur) velayet-i ulya'da, toprak unsuru ise kemalat-ı nübüvvet'te muamele görür. On latife, tasfiye ve tezkiyelerinden sonra bir araya toplanırlar ve hey'et-i vahdaniyye ismini alırlar. Kemalat-ı risalet mertebesinden itibaren seyr u sulûkun sonuna kadar feyzin geldiği yer hey'et-i vahdaniyye'dir.
Nefs
Nefsin yedi mertebesi vardır: Emmare, Levvame, Mülhime, Mutmainne, Raziyye, Marziyye, Safiyye (Kamile)... Nakşibendî tarikatında nefsin mertebeleri icmalî olarak nefs-i emmare ve nefs-i mutmainne biçiminde ele alınır. Nefsin itminana ermesi velayet-i kübra'da, Rıza makamı'nın elde edilmesiyle olur. Nefs-i emmare sahibinde akıl, akl-ı meaş iken, nefs-i mutmainne'de akl-ı mead olur.
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
“Dikkat ediniz ki, insanın cesedinde bir et parçası vardır ki, o et parçası sâlih oldukça bütün vücuddaki âzalar sağlam olur. Eğer o fasid olursa bütün cesedi bozulur. O et parçası kalptir.”
( Hadis-i Şerif, Buhari)
Kalb bütün latifelerin merkezi olup "Ruh"un sarayıdır. Ruh kalbde egemen olunca, bedeni "Ruh"un emirlerine göre yönetir; ruh vasıtasıyla aldığı ilâhi feyiz ve terbiyeyi bedenin bütün işlerine yansıtır. Kalbde yakîn nûru parlamaya başlayınca dünya hayatı fâni ve değersiz görünür. Çünkü kalb, marifetullah nûrunun parlayacağı yegâne mahaldir ki, iman güneşi o burçtan doğar. Bütün ilâhi sırlar orada gizlidir. Kalbde o hakiki, lâhutî güneşin doğmasıyla bu yüksek tecellinin nurlu eserleri insanın bütün azalarında zâhir olur. O zaman kulluk vazifelerini; derin ve derûni bir zevk ve neş’e içinde seve seve îfa eder.
ZİKİR VE LETAİFLER ÇAKRALAR
Zikrin nuru ilk olarak kalbe, sonraları diğer letaife sirayet eder. Zikre devam edildiğinde kalpten Allah’ın sevmediği ve razı olmadığı düşünceler silinip gider. Zikir kalbe iyice yerleşince her hâlde zikretme hâline geçer, böylece gaflet yok olur. Zikir sayesinde insanın sıfatları değişir, insanda Cenab-ı Hakk’ın razı olduğu ahlak ve sıfatlar oluşur.
SU ELEMENTi
Vücudumuzun su içeriği yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve fiziksel aktiviteye göre değişir.
Çocukların vücudunun su oranı yüksektir (% 70, yeni doğan bebekte ise % 90) ve yaş ilerledikçe suyun yerini yağ dokusu almaya başlar. Dolayısıyla yaş ilerledikçe suyu daha çok tüketmek gerekir. Yetişkinlerde vücut su oranı % 60, yaşlılarda ise % 50’dir.
Vücuttaki su unsurunun nefsin kötü sıfatlarından birisi olan nifak özelliği ile irtibatlıdır. Suda, bulunduğu kabın şeklini ve rengini alma özelliği ve bulunduğu şartlara göre değişme sıfatı vardır. Bu sıfat, insana münafıklık olarak yansır ve iki yüzlülük meydana gelir. Ancak bu sıfat, mürşid-i kâmilin terbiye, himmet ve tasarrufu ile alçakgönüllü olmaya dönüşür. Kalbden nifak ve yalancılık gider, yerini samimiyet ve mertlik alır. ve eger kemal bulursa safiyet saf su, renksiz kokusuz tadsiz temiz ve temizleyici, nurlandirici,
ATEŞ UNSURU
Kötü hali hiddet ve celali temsil eder, kemal hali erginlik ve pişmişligi temsil eder
Ateş unsurundan kaynaklanan zulüm ve hiddet sıfatı, İslam’ın emir ve hükümleri karşısında gayret, ince davranma ve rahmani taraftarlığa dönüşür.
HAVA UNSURU
onsuz olunmaycagini bilmekdir yani ruhsuz canlilik olmaz, iyi ruh veya kötü ruh, oksijen ve karbondioksitsiz, yani onlarsiz olunmaz demekdir.
Hava unsurundan ileri gelen kibir ve üstünlük taslama sıfat, izzet, vakar ve heybete dönüşür. cibilliyat olrak ucanlari temsil eder iyi veya kötü olabilirler
TOPRAK ve ELEMENTLER
Nefsi natikayi temsil eder, ve insani ve vücudunu meydana getiren bütün yedigi elementler ve icdigi minareller toprak demekdir
Toprak unsurundan kaynaklanan tembellik, uyuşukluk gibi durumlar, sabır ve itidal sıfatına dönüşür. ve rengi nurunun rengi ten renkleridir bugday tenli sari benizli kirmizi benizli toprka cinsleri gibi, killi toprak, humuslu kara toprak, kahvrengi humuslu, kirecli beyaz, kumlu toprak, demirli toprak granit mavi veya maviye yakin gri toprak yada kaya taş........., sari kayrak cay taşi, druma göre ya cok ser olmsi gerkir kemeilnde yada yumuşak humuslu gibi yada granit gibi yada demir özü gibi keml bulur yine bakir olur yine altin olur.
İnsan küçük bir alem olup, büyük alemin nümunelerini taşıyor. Buna göre ruhun, sırrın, hafinin, ahfanın asılları büyük alemde nedir? Yani hafi, ahfa, sır latifeleri büyük alemde neyi temsil eder?
Alem ikiye ayrılır:
1. Alem-i halk, 2. Alem-i emir.
Alem-i halk; bütün yaratılan şeyler ve masiva dediğimiz, kainat ve mahlukattır.
Alem-i emir ise; zat, sıfat, isim ve şuunat-ı ilahiyedir.
İnsan; kainatın ve kainatta tecelli eden alem-i emirin özü ve özetidir. Yani insan-ı kamil, Hem alem-i emr’in, hem de alem-i halkın özü ve numunesidir. Alem-i emr’in ve alem-i halk’ın asıllarının ve külliyatının, gölgeleri ve numuneleri alem-i asgar olan insanda dahi mevcuttur.
İşte tasavvufta ve literatürde; beş cevher diye isimlendirilen kalp, ruh, sır, hafa ve ahfa’nın asılları, kainat ve emr aleminde olduğu gibi; gölgeleri ve numuneleri de, insanda ve mahiyetinde mevcuttur.
Burada "asıllar" deyince emir alemindeki vücutlar, "gölgeler ve nümuneler" deyince, mahlukattaki tecelliyat ve vücutlar anlaşılmalıdır.
1. Kalp: (Güneşi Temsil eder) Alem-i halk’tan, Hz Muhammede ve kainatta onunla alakalı makamlara, mekanlara ve boyutlara işaret eder. Alem-i emr’den ise, Hz Muhammed (a.s) mahiyetine ve hakikatine bakar.
2. Ruh: (Hava Akcigerleri Temsil eder) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz isa (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz isa (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar.
3. Sır : (Su ve Böbrekleri Temsil eder) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz Nuh (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz Nuh (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar.
4. Hafi: (Kan ve Ateşi Temsil eder Vücuta ise Karacigeri Temsil eder) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz İbrahim (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz İbrahim (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar.
5. Ahfa: (Hormonlari ve duygulari Temsil eder yani quantum bilgisi ve Paracaciklar Salgilar Dalak ve Hormon Kelebegi Beka Billah) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz Mehdi (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz Mehdi (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar. Ahfa Yani gizlenilen saklanilan korunan demekdir. ve bugün quantum bilgisinin keşfedilmiş olma senbebi vakit onun vakti oldugu için. onun bilgisi inkişaf etmekde parcacik bilgisi.
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz....."
( Hadis-i Şerif )
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular
"Müminin ruhu, cennet ağacına konup beslenecek olan bir kuştur. Allah o kulunu diriltinceye kadar ruhu orada bekler."
( Hadis-i Şerif, Mâlik)
Enes radıyallahu anh dan
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden, kıyamet gününde bana şefaat etmesini rica ettim.
"Yaparım inşaallah!" buyurdu.
"Peki seni nerede arayayım?"
"Beni ilk arayacağın yer Sırattır."
"Seni orada bulamazsam?"
"Beni Mizanın yanında ara!"
"Seni Mizanın yanında da bulamazsam?"
"Beni Havzın yanında ara! Bu üç yerden şaşmam" buyurdu.
( Hadis-i Şerif , Tirmizî. )
"Cennet, birinize ayakkabısının bağından daha yakındır. Cehennem de öyle."
İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Cennette, her bir derecenin arası gökle yer arası kadar olan, tam yüz derece vardır. Firdevs bunların en üst derecesidir ki, dört nehir oradan fışkırıp akar. Arş ise onun üstündedir.Allahtan istekte bulunduğunuz zaman, Firdevs cennetini dileyin!"
Ubâde radıyallahu anh. Tirmizî.
Muhyiddini Arabi nin Vahdet-i Vücûd anlayışına göre
“- Hakikat budur ki Hâlik, Mahlûktur ve yine Hakikat budur ki Mahlûk, Halik’tir. Bunların hepsi tek bir varlıktandır. Hayır belki O tek varlıktır. Ve yine O, çokluk halinde olan Tek bir varlıklardır.” yani burda, binler parcadan oluşan bir bedenin, tek oluşunun, onun binler parcadan oluşmasi, tek beden, vahid olmasina engel degil demek yani.
“IV Fass : İdris kelimesinde ki Kudsi Hikmet’in özü.”
"Cennetlikler bir tek adamın, Ademin biçiminde olacaklardır."
( Buhârî)
Hadis-i Şerifi Gösteriyorki Zamanin sahibi olan ve, vahdeti vücut makamina cikmiş olan kimsenin bedeni, o hadisde gecen tek vücutu temsil ediyor, ve cennetlikler, o tek bir vücutta vahdet bulacak ve , baştaki yazdigimiz ayettede, yine ayni kimse, ve yine vazmiza ismini veren kimse, yani "Derecesi Arşa kadar ulaşmiş olan Kul" ve yine " رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ " "Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha "yani bu zamanda Hz Mehdi. ve Fakat Kötülerde yine gecenki vaazda yazdigimiz ayetteki, kötülerde yine Deccal aleyhillanin bedeninde Vahdet Bulcak olanlardir, ve iyi ve kötü - siyah ve beyaz - Gece ve gündüz - Yaz ve Kış ying yang
[attachment=42578]
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
" فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا "
Fe ve rabbike le nahşurennehum veş şeyâtîne summe le nuhdırannehum havle cehenneme cisiyyâ.
Rabbine andolsun ki biz onları, şeytanları ile beraber haşerdecegiz toplayacağız.
MERYEM Suresi 68
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Cennette, her bir derecenin arası gökle yer arası kadar olan, tam yüz derece vardır. Firdevs bunların en üst derecesidir ki, dört nehir oradan fışkırıp akar. Arş ise onun üstündedir.
Allahtan istekte bulunduğunuz zaman, Firdevs cennetini dileyin!"
Ubâde radıyallahu anh. Tirmizî.
yani işde Cakralarinin tamamini caliştiripda en son kafadaki alninin ortasindaki cakrasi (Nefs Cakrasi insan Cakrasini) caliştiripda Nefsini, nefsi kamil insan oldugunu ispat etmiş olan zat, yani Zamaninimizda Hz Mehdi, ve "Derecesi Arşa kadar ulaşmiş olan Kul"yani kafa cakrasina kadar ulaşmiş KUL. yani AKLI KÜL den haber alan Kul.
Hilye-i Şerif Nedir? - Hz.Muhammed ( S.A.V.) 'in Hilye-i Şerifleri
![[Image: 149320465204781.png]](https://image.1trk.net/uploads/149320465204781.png)
Hilye-i Şerif aslinda hicde öyle internetlerde gezen hadisde yazdigi gibi, peygamberin sireti suretini anlatan yazilar degildir, Hilye demek Muhammedin bedeni aslilerinin, diger bedeni aslilere göre, krokisi, haritasi demekdir. kimler onun ne tarafinda duruyor gösteren harita demekdir. Bunuda Allah, O nun yakin ve uzak komşulari olarak ayarlamiş, ve onun yildizinin, bir nevi burc haritasi demekdir bu. ve fakat her an degişebilen bir harita, hani muhammed hicret ederken, Ebu Bekr efendimiz yanindaydida o anlatiyor :
Bir korku geliyordu bana ve, önden bir gelirde O na zarar verir diye, ve hemen onun önüne geciyordum, biraz gidince, bu sefer başka bir korku peydah oluyordu bende, ve arkdan biri gelirde ona zarar verir diye, ve hemen bu seferde O nun ardina geciyordum, ve onlarin bu iki hareketinden "Talaal Bedru" ilahisi meydana gelmiş.
"Sen güneşsin , Sen kamersin" bir önde muhamed güneş oluyor, birde arkada, ve ebu bekr önde, ebu Bekr güneş olmuş, muhammed ebu bekre ay ve kamer olmuş, yani öyle olunca, bizim yildizimiz, bir konuma gelirki, işde başka bir yildiza ay ve kamer olmuş, sonra birde öne gecer, bütün yildizlari alip döndürten ana yildiz olmuş, "Sen güneşsin , Sen kamersin" ve muhammedin benim AY im dedigi "Sen güneşsin , Sen kamersin"
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
Receb Allah'ın ayı; şaban benim ayım, ramazan da ümmetimin ayıdır.
( Hadis-i Şerif , Süyûtî, el-Câmiu's-Sagîr, nr. 4411; Müttakî-i Hindî, Kenzü'l-Um-mâl, nr. 35164.)
ve Dün (29.04.2017) şaban ayinin 1 iydi, yani demekki muhammedin, yani güneşimizin başka bir an güneşe, ebu bekir güneşine kamerlik ettigi, aya geldik , yani şaban ayi ve ebu bekrin önden gittigi ay,
ve işde Hilye Muhammedin burc haritasi demek olur, ve o yapilan en güzel Hilye Tablosunuda "Hattat Mustafa Rakim Efendi" yapmiş ve bu alltaki güzel harita
[attachment=42579]
----------------------
Herkesin bir Hilyesi vardir, ve herkesinki kendine göre farklidir, ve biz buna Raşidi Tarikatinda " Silsileyi Üla "yi ve "Silsileyi Melaeyi" Tespit Etmek diyoruz
[attachment=42580]
Silsileyi Üla Nedir ? “Silsileyi Üla” yi Tespit Etmek için Ne Yapılır?
“Silsileyi Üla” yi Tespit Etmek için Ailecek bir yerde Toplanilir.
1Kalem ve kağıt alıp yazmaya başlanir.
Evimizin Sag Tarafina dogru gidince en yakindaki “ Hasan veya Hüseyin” den kim varsa o Hasansa bizim üst kolumuz peygamberimizin “şerifler” kolundaniz ve birinci isim o yazilir, Hüseyinse seyidlerdeniz, sonra saga veya sol tarafda Hüseyin aranir en yakin hüseyin sagdami soldami ve bunlarin akrabalik dereceleri, Annemiz tarafindansa Anne tarafindan o kola bagliyiz, Baba tarafindan akrabimiz iseler Baba tarafindan o kola bagliyiz demekdir. Ve böylce ilk yön tespit edilmiş olur. Sonra evimizin arka tarafina dogru ilk peygamber isimli kimse kimdir, hangi peygamberin kolundaniz o tespit edilir ve o isim yazilir,
Liste böylece şöyle olmalidir ilk önce evimizin sol tarafina dogru annemiz tarafindan akrabimiz olan en yakin eve, uzaga dogru devam edilir hatta bu başka şehire kadar olabilir “Hasan, Hüseyin, Fatma, Ali, Osman, Ömer, Bekir, Ayşe, Hatice, Zeynep” aranir, ve ashabin isimlerinden olan kimseler olabilir, amma bu kimseler sadece anne tarafindan dedemizin babasina kadar akraba olanlar olcak. Sonra sag tarafa dogru ayni işlem saga dogru bu sefer baba tarafindan akrabalar yazilir. Sonra evimizin arkasindaki komşularimizdan başlayip arkadan sagdan sola dogru gidip sonra tekrar bize dönüp glecek bir daire halinde bütün akraba olan olmayan tanidigimiz peygamber isimli tanidiklarimizin isimleri not edilir. İlk önce direk arkaya dogru düz cizgi gidilir iki tane ayni isim olanlar ilk yakindaki ele alinir, ikinci ayni isme varinca ordan artik sola dogru dönme noktasina geldigimizi bildirir, bu sadace yaşadigimiz köy veya şehir icinde tespit edilir dişari cikilmaz yani peygamber isimlilerde.
Bu not etiklerimiz de cift isimliler en yakin komşumuz olanlar ele alinarak düzletilir, ve bu bizim “silsileyi ÜLA” mizdir.
Vaktin müsait oldugu bir zamanda, senede bir defa bu silsileye 3 ihlas 1 fatiha veya 3 fatiha 7 ihlas hediye edilir.
Silsileyi Melae Nedir ? “Silsileyi Melae” yi Tespit Etmek için Ne Yapılır?
Silsileyi Melae Bizim Hangi Melegin soyundan oldugumuzu gösterir (Cibilliyatimzin ne oldgunun tespit için) ve Evimizin saga sola arkaya öne dogru "Cebrail,Mikail,israfil ve Azaril isimli ve birde ( Azrail,veya Zara Azra isimli veyada Zarar veren mahluklar zarail) aranir.ve bunlar bizim hormon kelebegimizin nasil durdugunu gösterir, yani biz mehdinin sagindami solundamiyiz yine belli eder, yani bunu bulmak için mehdinin kelebegi ile kendi kelebegeni karşilaştirinca belli olur, sen onun sagindami solundamisin arkasi veya önündemi.
ve bizim evimizin önüne dogru dönünce sagimizda Mikail, solumuzda israfil, önümüzde Cebrail, ardimizdada Azrail, vardir. önümüzde Hz Hasan Hz osman ve Hz Hacer, ardimizda Hz Süleyman ve Hz Yunus Hz Hüseyin, sagimizda yine Hz ibrahim ve ismail,........ kainat devamli döndügü için bunlar yine degişkendir, sadece dogum haritasi sabittir, oda insanin dogdugu köy şehir kasaba ve mahellede ve evde bunlar araninca dogum haritasi tespit edilir. bizim silsileyi üla mizda yine dogum haritamiz olmalidir.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الأَمْوَالِ وَالأَوْلادِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ إِلاَّ غُرُورًا
Vestefziz menisteta’te minhum bi savtike ve eclib aleyhim bi haylike ve racilike ve şârikhum fîl emvâli vel evlâdi vaıdhum, ve mâ yaiduhumuş şeytânu illâ gurûrâ.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez.
Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 64. ayet
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
فَاتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَا إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا قَالَتْ إِنِّي أَعُوذُ بِالرَّحْمَن مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا قَالَتْ أَنَّى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِي بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّا قَالَ كَذَلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُ آيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا
Fettehazet min dûnihim hicâben fe erselnâ ileyhâ rûhanâ fe temessele lehâ beşeren seviyyâ. Kâlet innî eûzu bir rahmâni minke in kunte takıyyâ.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Meryem onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam insan şeklinde göründü.. Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi.
Ruh dedi “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana akilli bir çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi. (Hz. Meryem dedi ki): “Bana bir beşer dokunmamış (olduğuna göre) benim nasıl bir oğlum olabilir? Ve ben, azgın (iffetsiz) olmadım.” (Ruh’ûl Kudüs): “İşte böyle” dedi. Senin Rabbin: “O, Bana kolaydır ve onu, insanlara bir âyet (mucize) ve Bizden bir rahmet kılacağız.” buyurdu. Ve emir kaza edilmiştir (yerine getirilmiştir).
Sadakallahul Aziym MERYEM Suresi 17.den 21. ayete kadar
ve eger bu ikiside melek sifatindalar ise, o zaman melekler cocuk yapmaz, evlenmez kurali yanliş, ve alaman kizlari ve avrupalilar mavi gözlü, ve münker nekirde mavi gözlülermiş, öyle olunca işde alaman IRKI münker ve nekirden üretme IRK oluyor, yine avrupann bazi yerlerindeki kimsler mavi gözlü sari sacli kimseler, hani zikirimzdeki Mühammeten ayeti varya yani mansi onlar yemyeşlillerdir, bu mavi gözlülerde avatar filimdeki gibi masmavi olnlar grubu onlarda masmavilerdir yani hani cizgi filimleri bile varya
Mavi Cüceler - Şirinler
[attachment=42581]
yine isa ve mehdide cebrailin soyundan, olanlar, o ise siyah veya kahvrengi koyu yesil renkli gözlü yani köpek cinsi gözlü, ve yine reptiller yani yani azazilin soyu ise, onlarda yeşile yakin gözlüler müdhammeten olanlar yemyeşildir ayetinde dendigii gibi ,gözleride yeşil olanlar, yani reptiller, azazil soyu, yilan soyu, ve öyle olunca bazilari, mikail soyu, yine avrupada cocuklarina michael ve kizlarada Michaela konulur, yani öyle olunca onlarda mikail soyundan olanlar, yani sivrisinek, yine rafael ve rafaella konurki ,onlarda israfil soyundan, yani horuz ve tavuk cibilliyatlilar, yine gabriel ve Gabriele konulurki, köpek ve kurt cibilliyatlilar, onlarda işde cebrail soyundan olanlar, ve öyle olunca, avrupalilarin silsileyi ülayi tespitlerinde, birde melek soyundan olmalari sebebiyle işde etraflarinda sag kol komşularinda baba tarafindan o melege bagli, sol koldanda, hangisi varsa ona, anne tarafina bagli demek olur, cebrail mikail ve israfil aranir yani, azrail ve zara lardar azrail soyundan, zara veya zarail, yani öyle olunca kimler hangi soydan ise, onlar o soya silsilei melea sinada veya ülasindaa fatiha kulhu ismarlar. bizim zikirimzdeki mikailde ondan, bize en yakin komşu melek mikail var, ondan biz zikirimizde en sonda mikaile okuruz, ve sizlrde bize tabi olunca, önce bizim okudugumuza okuycaksinizki, bizim adimimizi takib edebilesiniz, ve bizim türkiyedede cebrail ve mikail isimliler vardir bazi yerlerde, işde en yakin mikail ve cebrail komşusu olanlar, ve bu en uzaga kadar aranir, nerede varsa o isim, ordan o kola bagli demek olur, onlar yine o soydan olanlar demek. yani meleklerde ürermiş, ve anonakilerden bahsedilirken yari tanri olanar deniyor, işde meleklerin ilk birleştikleri, meryem gibi isa gibi yari tarni gibi olanlar, o yüzden isa yi rab edinirler hiriistiyanlar , amma sebebini bilmezlerdi, biz şimdi anlatmiş oluyoruz yani, yani melek soyu, kutsal ruh cebrail soyundan, yine amine annemize bir melek ve kutsal ruh geldi, sana bir oglan verildi dedi, senin oglun gibi kadri yok cihanda denildi, yani onada yine bir ruh koyan var, ve oda yine bir melek soyundan üretilen özel sistem yani ,yari tanri gibi anonakilerinki gibi, yani yari tanirdan kasit yari melek yari insan yani.
----------------
Bir adamin sictigi poha varinca araştirilirsa, melek gibi olan adamin bile, elbet bir hatasi bulunur, ve ben niye sen gibi şu gibi bu gibi olmak zorunda olayim, Ben ve BENLIK, ve benim zatim demek, benim hoşuma giden şeylerin toplandigi beden demek. cünkü ben karpuz seviyorsam, benim evde, her yaz karpuz yenir degilmi, dometes seviorsam dometes, altin seviyorsam altin, o zaman yine para ise para, yani kadin ise kadin, öyle olunca, ben benim zaaflarimdan meydana geldim demekdir. ve mesala dometiside seviyonda, amma en cok kirazi seviyon gibi, birde zaafmiz vardir. hani camizin camuru görünce yatmasi gibi yani, işde kiraz seven onu görünce dayanamaz yine kadin seven, kari kiz seven, güzel bir kadin görünce, hemen onunla yativermek, sevişmek ister degilmi? para seven, para görünce, para gelcek yere dayanamaz degilmi? ve bizler zaaflarimizla dikenelerimizle var olanlariz, öyleyse hatasiz kul arama, ve gül seviyorsan dikeninide sev, dikenine razi gelmeyen gül yetiştirip de gül koklayamaz, ve incitme, gülü koparipda dikeninide aglatma, yahut dikenini yolupda gülü aglatma, incitme, ona zarar verme.
şefaat meselesi
Enes radıyallahu anh dan
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden, kıyamet gününde bana şefaat etmesini rica ettim.
"Yaparım inşaallah!" buyurdu.
"Peki seni nerede arayayım?"
"Beni ilk arayacağın yer Sırattır."
"Seni orada bulamazsam?"
"Beni Mizanın yanında ara!"
"Seni Mizanın yanında da bulamazsam?"
"Beni Havzın yanında ara! Bu üç yerden şaşmam" buyurdu.
( Hadis-i Şerif , Tirmizî. )
Temsili misal ile : ve sen seyri sülükunu tamam edip özüne erdin,ve peynir oldun mesela, ve bir bedene ve cennete dogru yol alacaksin, amma yolda nice dikenler engeller var degilmiß seni (Peyniri) aldilar geldiler sofraya koydular, ve sofradan birisi aldi bicagi kesecek seni dilim dilim, sana burada kim yardım edipde kesme onu diyecek, ve sen da hi bagir, istedigin kadar, avazin cikdigi kadar bagir, duyarmi seni, o acikmiş olan sofrave kahvalti sahipleri, seni keser gecer, o yetmez, dilimi birde böler, sonra alir eline, agzina götürür diş denen carklarin arasinda, seni ligme ligme eder, kim kurtaracak burda seni onun elinden degilmi? ve bu o nun seni ligme ligme etmesi, sana rahmet, cünkü sen az sonra muradina ercen, cennete gircen, amma daha zor işin, cehennemin türlü türlü işkencelerini tadacan, ve en sonunda vücutta eger kayde deger bir lokma görülürsen, erkekse seni o yiyen, belki dahada erip, onun huseyesinde toplancak olan meninin, insan tohumunun parcasi olacan, sonra ise, ve eger tuvalete gitmezsen, poh yoluna ölüp gitmezsen, ve yarişi kazanabilirsen, ve o insan evli veya, bir kadini var ise, ve cocuk yapacak ise, sende gayret edip, bütün meni parcalari kuvvetlice yumurtaya varip, kapiyi calabilirsen, ve yumurtada sana, seni taniyip kapiyi acarsa, ve o nda bir cocuk olma şerefine erersen, işde cennete erdin, amma nice cile işkence dolu cehennemin türlü türlü belalarini tada tada varacan, ve burda işde şefaat, sana yol gösteren demekdir, ve yol gösteren harita muhammed haritasi, ve muhammede inen şerita ve helal haram, yasak ve serbest, olanlara dikkat etmen ile, senin bedeni aslindeki yolculugun, bir yildiz olarak dogmana kadar gidecekdir, işde yildiz olabilmek için insani kamil yani "NEFSi iSPAT" nefisini ispat etmiş demek, insan olacak bütün bilgileri ögrenmiş ve bilmiş, ve onu ögrenip, kaş olacak, kulak olacak, göz olacak olanlarla bir araya gelip, insan tohumu meniden yola cikip, hatta bir inegin yedigi ot iken, ordan yola cikip taaaa insan tohumu olup, sonrada anneden cocuk olarak dünyaya gelmeye kdar gecen serüvene "seyri sülük" denilir, ve bu serüvdende senin , meninin icindeki o insan olmak için, yarişi kazancak olan tohuma yol gösteren, işde muhammedin şeriatina uyman ile olan olcakdir. ve bunlar senin en son arşa kadar cikman gerektigini yani, mirac etmen gerektigini belli eder, ve arş ise, en tepe nokta demekdir, ve orda insanin başi olcak olan hücreler demekdir, en kamil olan hücre, dogacak bebegin beynini oluşturcak olan AKIL hücrelerini temsil eder, ondan sonraki kemal dereceleri raziye marziye makmalari, işde el kol ayak böbrek dlak gibi diger hücreler yani.
İmam Ahmed, Abdullah b. Amr b. As (r.a)'ın şöyle dediğini bildirdi: “Peygamber (s.a.v.) bir gün sanki bize veda edecekmiş gibi konuşma yaptı, üç defa şöyle dedi: “Ben Ummî Peygamber Muhammed'im” sonra şöyle dedi: “Benden sonra Peygamber yoktur, bana sözün en güzeli en özü ve en hikmetlisi verildi. Bana Cehennem bekçilerinin ve arşı taşıyanların sayısı bildirildi.”
---------------
“Yahudiler, “Peygamberiniz Cehennem ehlinin sayısını biliyor mu?” dediler”
“Onlar ne cevap verdiler?”
“Bilmiyoruz ancak Peygamberimize sormamız gerekir” dediler.
Peygamberimize soruyu sordular ve Rasûlullah :
bir seferinde on, ikinci seferde ise dokuz parmağını kaldırdı.“Şöyle şöyledir dedi”
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ
Se ned’uz zebâniyeh
Biz de yakında zebanileri çağıracağız.
ALAK Suresi 18. ayet
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ إِلَى سَوَاء الْجَحِيمِ ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِهِ مِنْ عَذَابِ الْحَمِيمِ
Huzûhu fa’tilûhu ilâ sevâil cahîm. Summe subbû fevka ra’sihî min azâbil hamîm.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin. Sonra başının üstüne azap olarak kaynar su dökün. (mesela yumurta patetes haşlamasi yapmak gibi)
DUHAN Suresi 47. 48. ayet
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ
Summun bukmun umyun fe hum lâ yerciûn
Onlar(Zebaniler) sağırdi, dilsizdir ve kördürler. Artık onlar görevlerinden de geri dönmezler.
BAKARA Suresi 18. ayet
Peyniri kesmek için gelen bicak gibi, o peynirin sesini ve bagirişmasini duymaz ve dinlemez, efendisi : peyniri kesmesi için, onu göreve cagirinca, artik o görevindenden dönmez, peyniiri keser. yine bugdayi degmene dökünce, degmenci ve degmen taşi, bugdayin sesini duymaz, onu degmenin ezip un etmesine engel olacak yokdur, yine degmen taşida görevinden dönmez ,onu un gibi ezip ufalar, vicciragini cikarir.
Rabbim, mehdi askerine, zikirimiz ile bütün cakralarini acip, taa arşa, yani insan bedenindeke kafadaki "nefs-insan" olma cakrasini caliştircak kadar gayret versin, ve ordanda nefsini bilip bir anneden dogabilcek saafiyet ve uhrevi boyuta kadar ermek nasip etsin, ve insani kamil, yani tam takim, yani gözü kulagi ayagi eksiksiz bir cocuk olarak saglikli bir bebe olarak dogmak yolculugunda nefsini kemale erdirmeyi nasip etsin.
--oOo---
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve
etûbu ileyk.
---------------
ETiKETLER :
Raşidi Tariqatında, Letaifler, Çakra Merkezleri,Kalp Çakrası,Ruh Çakrası,SIR Çakrası,Hafi Çakrası,Hafa Çakrası,Ahfa Çakrası,Nefs Çakrası,Akli Kül,Çakraların Renkleri,Çakraların Nurlari,böbrek Çakrasi,akciger Çakrasi,karaciger Çakrasi,mide Çakrasi,beyin Çakrasi,[/font][/size]
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ لِيُنذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ لْيَوْمَ تُجْزَى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ لَا ظُلْمَ الْيَوْمَ إِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ dgg
Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk. Yevme hum bârizûn(bârizûne) lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulkul yevme, lillâhil vâhidil kahhâr. El yevme tuczâ kullu nefsin bimâ kesebet, lâ zulmel yevme, innallâhe serîul hisâb.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yaşyanlardan Derecesi Arşa kadar ulaşmiş olan Kulumnuzun ruhunu Ayrilip secilme Talak gününde ona (onun Hesabina bakariz). Herşeyin bariz ve belli oldgu o gün derizki ona, Allahdan hicbirşekilde korkma, Bugünün hakimi Mülkünde Tek Hükümdar olan Allah dir, Bugün herkese ne kazandiysa o verilir, ve bugün ceza günü degildir, Allah hesabi cok süratli görendir. (Matematigi ve hesap yapmasini en iyi bilendir, kimin eksisi, vercegi borcu cok. kimin artisi, alacagi cok, iyi bilendir.)
Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 15. 16. 17. ayet
---oOo---
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Cennetlikler bir tek adamın, Ademin biçiminde olacaklardır."
( Hadis-i Şerif , Buhârî)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem yine Buyurdular
"Cehennemin etrafı şehvetlerle donatıldı, cennetinki ise zorluklarla kuşatıldı."
( Hadis-i Şerif , Buhârî)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem yine Buyurdular
"Kıyamet gününde, kulun ayakları, Rabbinin huzurundan şu beş şey soruluncaya kadar bir yere kıpırdamaz:
Ömrünü nasıl harcadığından, gençliğini nerede geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından ve bildiklerini uygulayıp uygulamadığından sorulacaktır."
( Hadis-i Şerif , Tirmizî)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
يَعْلَمُ خَائِنَةَ الْأَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ
Ya’lemu hâinetel a’yuni ve mâ tuhfîs sudûr.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin sinelerin gizlediği şeyleri bilir.
Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 19. ayet
Tasavvufta Letaifler "Chakra - Enerji Merkezleri"
Letaif : Arapça Latife'nin çoğulu. Latifeler anlamına gelir.
Latif : ince, ve görülemeyecek kadar ince ve saf demek, hani biz oksijen atomlarinin taneciklerini gözle görebiliyormuyuz, görmiyoz ,ozaman oksijen bir latif cisim ve varlik, yine bedenimizdeki hücrelerin boyunu mikroskopla bakmdan göremiyoruz, hücre o kadar latif ki, biz onu ayirt edemiyoruz.
Gizli, sırlı ve iç bünyede saklı cevherler olan Letâif, baş gözüyle görülmezler, ancak gördükleri vazifelerden varlıkları anlaşılır. İnsanın aslı bunlardır. Bu cevherler mümin-kafir her insanda mevcuttur. Kâmil mürşidler bu cevherleri ilim, tecrübe ve müşahede ile tanıyıp yerlerini ve görevlerini tespit etmişlerdir.
Latife, Kur'an-ı Kerim kaynaklı insanın psikospiritüel duyuüstü melekelerinden her biridir. Geleneksel Çin tıbbındaki akupunktur meridyenlerini ve Chakraları andırır.
İnsan on latifeden (letaif-i aşara) meydana gelmiştir:
-Kalp,
-Ruh,
-Sır,
-Hafi,
-Ahfa;
-Nefs,
-Ateş, Hava, Su ve Toprak..
Bunlardan ilk beşi (letaif-i hamse) âlem-i emirden, son beşi de âlem-i halktandır. Bunlardan ilk altısına letaif-i sitte (altı latife), son dördüne cesed veya dört unsur (anasır-ı erbaa) adı da verilir. Letaif-i sitte ve cesede toplu olarak letaif-i seb'a (yedi latife) de denir.
1. Kalb, Makami sol memenin dört parmak altındadır. İlahi huzur ve tecelliyat mahâllidir. Yeri Yürekdedir, Gezegeni Güneşimizdir Peygemberi Muhammed
2. Ruh, Makami sağ memenin dört parmak altındadır. İlahi aşk ve muhabbet mahâllidir. Yeri Akcigerler Gezegeni Güneşimizin Eşi olan YILDIZ Peygamberi isa
3. Sır, Makami sol memenin iki parmak üstündedir. İlahi marifet mahâllidir. Yeri böbreklerdir Gezegeni Neptün Peygamberi Nuh
4. Hafi, Makami sağ memenin iki parmak üstündedir. ilahi tecelli ve nurlar içinde kaybolma mahallidir. Buna istiğrak denir.Yeri Karaciger Gezegeni KIZIL Gezegen Peygamberi Hz ibrahim
5. Ahfa, Makami göğüs kafesinin üst ucundan yani gırtlak çukurundan iki parmak kadar aşağıdır. İlâhî sır mahallidir. Gizli ilimler ve tecelliler merkezidir. Burada elde edilen duruma izmihlal denir. Yeri Girtlak cukurdnaki Hormon Kelebegi, Gezegeni Merkür sahibi Mehdi Aleyhisselam
6. Nefs-i natıka (külli) latifesinin yeri iki kaşın ortasıdır.Yeri Midededir ve Gezegeni Dünya Peygamberi Adem ve Havva
7. Nefs-i Külli ( Tüm Beden ) : Sultani Zikir Makamı.
8. Akli Kül , Beyini temsil eder Cebrailin ve, ilham ve vahyin makamidir Nuru Beyazdir Süt Beyaz
[attachment=42577]
Bu letâiflerin nurlarına gelince: Latîfe-i kalbin Ziyasi sarı ve nuru yeşildir,
Latîfe-i ruhun nuru Renksiz oksijen ve karabondioksit siyah yada duman rengi gri,
Latîfe-i sırrın nuru Mavi - deniz ve okyanus rengi,
Latîfe-i hafînin nuru Kirmizi kan ve ateş,
Latîfe-i ahfânın Ziyasi Turuncudur nuru kar beyaz süt beyaz. Yani mehdinin güneşinin rengi turuncu kamerinin yani ay inin rengi süt beyaz
Allah Teala insanın cesedini yaratmış ve diğer latifeleri bedendeki yerleriyle irtibatlandırmıştır.
Seyr u Sulûk ve Letaif
Seyr u sulûk sırasında âlem-i emirden olan beş latife imkân dairesi, velayet-i sugra ve velayet-i kübranın ilk kısmı olan akrebiyyet dairesi'nde; nefs velayet-i kübranın iki, üç ve dördüncü kısımları olan muhabbet daireleri'nde; ateş, hava ve su unsurları (anasır-ı selase, üç unsur) velayet-i ulya'da, toprak unsuru ise kemalat-ı nübüvvet'te muamele görür. On latife, tasfiye ve tezkiyelerinden sonra bir araya toplanırlar ve hey'et-i vahdaniyye ismini alırlar. Kemalat-ı risalet mertebesinden itibaren seyr u sulûkun sonuna kadar feyzin geldiği yer hey'et-i vahdaniyye'dir.
Nefs
Nefsin yedi mertebesi vardır: Emmare, Levvame, Mülhime, Mutmainne, Raziyye, Marziyye, Safiyye (Kamile)... Nakşibendî tarikatında nefsin mertebeleri icmalî olarak nefs-i emmare ve nefs-i mutmainne biçiminde ele alınır. Nefsin itminana ermesi velayet-i kübra'da, Rıza makamı'nın elde edilmesiyle olur. Nefs-i emmare sahibinde akıl, akl-ı meaş iken, nefs-i mutmainne'de akl-ı mead olur.
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
“Dikkat ediniz ki, insanın cesedinde bir et parçası vardır ki, o et parçası sâlih oldukça bütün vücuddaki âzalar sağlam olur. Eğer o fasid olursa bütün cesedi bozulur. O et parçası kalptir.”
( Hadis-i Şerif, Buhari)
Kalb bütün latifelerin merkezi olup "Ruh"un sarayıdır. Ruh kalbde egemen olunca, bedeni "Ruh"un emirlerine göre yönetir; ruh vasıtasıyla aldığı ilâhi feyiz ve terbiyeyi bedenin bütün işlerine yansıtır. Kalbde yakîn nûru parlamaya başlayınca dünya hayatı fâni ve değersiz görünür. Çünkü kalb, marifetullah nûrunun parlayacağı yegâne mahaldir ki, iman güneşi o burçtan doğar. Bütün ilâhi sırlar orada gizlidir. Kalbde o hakiki, lâhutî güneşin doğmasıyla bu yüksek tecellinin nurlu eserleri insanın bütün azalarında zâhir olur. O zaman kulluk vazifelerini; derin ve derûni bir zevk ve neş’e içinde seve seve îfa eder.
ZİKİR VE LETAİFLER ÇAKRALAR
Zikrin nuru ilk olarak kalbe, sonraları diğer letaife sirayet eder. Zikre devam edildiğinde kalpten Allah’ın sevmediği ve razı olmadığı düşünceler silinip gider. Zikir kalbe iyice yerleşince her hâlde zikretme hâline geçer, böylece gaflet yok olur. Zikir sayesinde insanın sıfatları değişir, insanda Cenab-ı Hakk’ın razı olduğu ahlak ve sıfatlar oluşur.
SU ELEMENTi
Vücudumuzun su içeriği yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve fiziksel aktiviteye göre değişir.
Çocukların vücudunun su oranı yüksektir (% 70, yeni doğan bebekte ise % 90) ve yaş ilerledikçe suyun yerini yağ dokusu almaya başlar. Dolayısıyla yaş ilerledikçe suyu daha çok tüketmek gerekir. Yetişkinlerde vücut su oranı % 60, yaşlılarda ise % 50’dir.
Vücuttaki su unsurunun nefsin kötü sıfatlarından birisi olan nifak özelliği ile irtibatlıdır. Suda, bulunduğu kabın şeklini ve rengini alma özelliği ve bulunduğu şartlara göre değişme sıfatı vardır. Bu sıfat, insana münafıklık olarak yansır ve iki yüzlülük meydana gelir. Ancak bu sıfat, mürşid-i kâmilin terbiye, himmet ve tasarrufu ile alçakgönüllü olmaya dönüşür. Kalbden nifak ve yalancılık gider, yerini samimiyet ve mertlik alır. ve eger kemal bulursa safiyet saf su, renksiz kokusuz tadsiz temiz ve temizleyici, nurlandirici,
ATEŞ UNSURU
Kötü hali hiddet ve celali temsil eder, kemal hali erginlik ve pişmişligi temsil eder
Ateş unsurundan kaynaklanan zulüm ve hiddet sıfatı, İslam’ın emir ve hükümleri karşısında gayret, ince davranma ve rahmani taraftarlığa dönüşür.
HAVA UNSURU
onsuz olunmaycagini bilmekdir yani ruhsuz canlilik olmaz, iyi ruh veya kötü ruh, oksijen ve karbondioksitsiz, yani onlarsiz olunmaz demekdir.
Hava unsurundan ileri gelen kibir ve üstünlük taslama sıfat, izzet, vakar ve heybete dönüşür. cibilliyat olrak ucanlari temsil eder iyi veya kötü olabilirler
TOPRAK ve ELEMENTLER
Nefsi natikayi temsil eder, ve insani ve vücudunu meydana getiren bütün yedigi elementler ve icdigi minareller toprak demekdir
Toprak unsurundan kaynaklanan tembellik, uyuşukluk gibi durumlar, sabır ve itidal sıfatına dönüşür. ve rengi nurunun rengi ten renkleridir bugday tenli sari benizli kirmizi benizli toprka cinsleri gibi, killi toprak, humuslu kara toprak, kahvrengi humuslu, kirecli beyaz, kumlu toprak, demirli toprak granit mavi veya maviye yakin gri toprak yada kaya taş........., sari kayrak cay taşi, druma göre ya cok ser olmsi gerkir kemeilnde yada yumuşak humuslu gibi yada granit gibi yada demir özü gibi keml bulur yine bakir olur yine altin olur.
İnsan küçük bir alem olup, büyük alemin nümunelerini taşıyor. Buna göre ruhun, sırrın, hafinin, ahfanın asılları büyük alemde nedir? Yani hafi, ahfa, sır latifeleri büyük alemde neyi temsil eder?
Alem ikiye ayrılır:
1. Alem-i halk, 2. Alem-i emir.
Alem-i halk; bütün yaratılan şeyler ve masiva dediğimiz, kainat ve mahlukattır.
Alem-i emir ise; zat, sıfat, isim ve şuunat-ı ilahiyedir.
İnsan; kainatın ve kainatta tecelli eden alem-i emirin özü ve özetidir. Yani insan-ı kamil, Hem alem-i emr’in, hem de alem-i halkın özü ve numunesidir. Alem-i emr’in ve alem-i halk’ın asıllarının ve külliyatının, gölgeleri ve numuneleri alem-i asgar olan insanda dahi mevcuttur.
İşte tasavvufta ve literatürde; beş cevher diye isimlendirilen kalp, ruh, sır, hafa ve ahfa’nın asılları, kainat ve emr aleminde olduğu gibi; gölgeleri ve numuneleri de, insanda ve mahiyetinde mevcuttur.
Burada "asıllar" deyince emir alemindeki vücutlar, "gölgeler ve nümuneler" deyince, mahlukattaki tecelliyat ve vücutlar anlaşılmalıdır.
1. Kalp: (Güneşi Temsil eder) Alem-i halk’tan, Hz Muhammede ve kainatta onunla alakalı makamlara, mekanlara ve boyutlara işaret eder. Alem-i emr’den ise, Hz Muhammed (a.s) mahiyetine ve hakikatine bakar.
2. Ruh: (Hava Akcigerleri Temsil eder) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz isa (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz isa (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar.
3. Sır : (Su ve Böbrekleri Temsil eder) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz Nuh (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz Nuh (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar.
4. Hafi: (Kan ve Ateşi Temsil eder Vücuta ise Karacigeri Temsil eder) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz İbrahim (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz İbrahim (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar.
5. Ahfa: (Hormonlari ve duygulari Temsil eder yani quantum bilgisi ve Paracaciklar Salgilar Dalak ve Hormon Kelebegi Beka Billah) Alem-i ervahın numunesidir. Alem-i halk itibariyle Hz Mehdi (a.s.)’ın varlığına, makamına, mekanına ve kainatla münasebetine bakar, bir cevherdir. Alem-i emr itibariyle de, Hz Mehdi (a.s.)’in mahiyetine ve hakikatine bakar. Ahfa Yani gizlenilen saklanilan korunan demekdir. ve bugün quantum bilgisinin keşfedilmiş olma senbebi vakit onun vakti oldugu için. onun bilgisi inkişaf etmekde parcacik bilgisi.
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz....."
( Hadis-i Şerif )
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular
"Müminin ruhu, cennet ağacına konup beslenecek olan bir kuştur. Allah o kulunu diriltinceye kadar ruhu orada bekler."
( Hadis-i Şerif, Mâlik)
Enes radıyallahu anh dan
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden, kıyamet gününde bana şefaat etmesini rica ettim.
"Yaparım inşaallah!" buyurdu.
"Peki seni nerede arayayım?"
"Beni ilk arayacağın yer Sırattır."
"Seni orada bulamazsam?"
"Beni Mizanın yanında ara!"
"Seni Mizanın yanında da bulamazsam?"
"Beni Havzın yanında ara! Bu üç yerden şaşmam" buyurdu.
( Hadis-i Şerif , Tirmizî. )
"Cennet, birinize ayakkabısının bağından daha yakındır. Cehennem de öyle."
İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Cennette, her bir derecenin arası gökle yer arası kadar olan, tam yüz derece vardır. Firdevs bunların en üst derecesidir ki, dört nehir oradan fışkırıp akar. Arş ise onun üstündedir.Allahtan istekte bulunduğunuz zaman, Firdevs cennetini dileyin!"
Ubâde radıyallahu anh. Tirmizî.
Muhyiddini Arabi nin Vahdet-i Vücûd anlayışına göre
“- Hakikat budur ki Hâlik, Mahlûktur ve yine Hakikat budur ki Mahlûk, Halik’tir. Bunların hepsi tek bir varlıktandır. Hayır belki O tek varlıktır. Ve yine O, çokluk halinde olan Tek bir varlıklardır.” yani burda, binler parcadan oluşan bir bedenin, tek oluşunun, onun binler parcadan oluşmasi, tek beden, vahid olmasina engel degil demek yani.
“IV Fass : İdris kelimesinde ki Kudsi Hikmet’in özü.”
"Cennetlikler bir tek adamın, Ademin biçiminde olacaklardır."
( Buhârî)
Hadis-i Şerifi Gösteriyorki Zamanin sahibi olan ve, vahdeti vücut makamina cikmiş olan kimsenin bedeni, o hadisde gecen tek vücutu temsil ediyor, ve cennetlikler, o tek bir vücutta vahdet bulacak ve , baştaki yazdigimiz ayettede, yine ayni kimse, ve yine vazmiza ismini veren kimse, yani "Derecesi Arşa kadar ulaşmiş olan Kul" ve yine " رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ " "Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha "yani bu zamanda Hz Mehdi. ve Fakat Kötülerde yine gecenki vaazda yazdigimiz ayetteki, kötülerde yine Deccal aleyhillanin bedeninde Vahdet Bulcak olanlardir, ve iyi ve kötü - siyah ve beyaz - Gece ve gündüz - Yaz ve Kış ying yang
[attachment=42578]
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
" فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا "
Fe ve rabbike le nahşurennehum veş şeyâtîne summe le nuhdırannehum havle cehenneme cisiyyâ.
Rabbine andolsun ki biz onları, şeytanları ile beraber haşerdecegiz toplayacağız.
MERYEM Suresi 68
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Cennette, her bir derecenin arası gökle yer arası kadar olan, tam yüz derece vardır. Firdevs bunların en üst derecesidir ki, dört nehir oradan fışkırıp akar. Arş ise onun üstündedir.
Allahtan istekte bulunduğunuz zaman, Firdevs cennetini dileyin!"
Ubâde radıyallahu anh. Tirmizî.
yani işde Cakralarinin tamamini caliştiripda en son kafadaki alninin ortasindaki cakrasi (Nefs Cakrasi insan Cakrasini) caliştiripda Nefsini, nefsi kamil insan oldugunu ispat etmiş olan zat, yani Zamaninimizda Hz Mehdi, ve "Derecesi Arşa kadar ulaşmiş olan Kul"yani kafa cakrasina kadar ulaşmiş KUL. yani AKLI KÜL den haber alan Kul.
Hilye-i Şerif Nedir? - Hz.Muhammed ( S.A.V.) 'in Hilye-i Şerifleri
![[Image: 149320465204781.png]](https://image.1trk.net/uploads/149320465204781.png)
Hilye-i Şerif aslinda hicde öyle internetlerde gezen hadisde yazdigi gibi, peygamberin sireti suretini anlatan yazilar degildir, Hilye demek Muhammedin bedeni aslilerinin, diger bedeni aslilere göre, krokisi, haritasi demekdir. kimler onun ne tarafinda duruyor gösteren harita demekdir. Bunuda Allah, O nun yakin ve uzak komşulari olarak ayarlamiş, ve onun yildizinin, bir nevi burc haritasi demekdir bu. ve fakat her an degişebilen bir harita, hani muhammed hicret ederken, Ebu Bekr efendimiz yanindaydida o anlatiyor :
Bir korku geliyordu bana ve, önden bir gelirde O na zarar verir diye, ve hemen onun önüne geciyordum, biraz gidince, bu sefer başka bir korku peydah oluyordu bende, ve arkdan biri gelirde ona zarar verir diye, ve hemen bu seferde O nun ardina geciyordum, ve onlarin bu iki hareketinden "Talaal Bedru" ilahisi meydana gelmiş.
"Sen güneşsin , Sen kamersin" bir önde muhamed güneş oluyor, birde arkada, ve ebu bekr önde, ebu Bekr güneş olmuş, muhammed ebu bekre ay ve kamer olmuş, yani öyle olunca, bizim yildizimiz, bir konuma gelirki, işde başka bir yildiza ay ve kamer olmuş, sonra birde öne gecer, bütün yildizlari alip döndürten ana yildiz olmuş, "Sen güneşsin , Sen kamersin" ve muhammedin benim AY im dedigi "Sen güneşsin , Sen kamersin"
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
Receb Allah'ın ayı; şaban benim ayım, ramazan da ümmetimin ayıdır.
( Hadis-i Şerif , Süyûtî, el-Câmiu's-Sagîr, nr. 4411; Müttakî-i Hindî, Kenzü'l-Um-mâl, nr. 35164.)
ve Dün (29.04.2017) şaban ayinin 1 iydi, yani demekki muhammedin, yani güneşimizin başka bir an güneşe, ebu bekir güneşine kamerlik ettigi, aya geldik , yani şaban ayi ve ebu bekrin önden gittigi ay,
ve işde Hilye Muhammedin burc haritasi demek olur, ve o yapilan en güzel Hilye Tablosunuda "Hattat Mustafa Rakim Efendi" yapmiş ve bu alltaki güzel harita
[attachment=42579]
----------------------
Herkesin bir Hilyesi vardir, ve herkesinki kendine göre farklidir, ve biz buna Raşidi Tarikatinda " Silsileyi Üla "yi ve "Silsileyi Melaeyi" Tespit Etmek diyoruz
[attachment=42580]
Silsileyi Üla Nedir ? “Silsileyi Üla” yi Tespit Etmek için Ne Yapılır?
“Silsileyi Üla” yi Tespit Etmek için Ailecek bir yerde Toplanilir.
1Kalem ve kağıt alıp yazmaya başlanir.
Evimizin Sag Tarafina dogru gidince en yakindaki “ Hasan veya Hüseyin” den kim varsa o Hasansa bizim üst kolumuz peygamberimizin “şerifler” kolundaniz ve birinci isim o yazilir, Hüseyinse seyidlerdeniz, sonra saga veya sol tarafda Hüseyin aranir en yakin hüseyin sagdami soldami ve bunlarin akrabalik dereceleri, Annemiz tarafindansa Anne tarafindan o kola bagliyiz, Baba tarafindan akrabimiz iseler Baba tarafindan o kola bagliyiz demekdir. Ve böylce ilk yön tespit edilmiş olur. Sonra evimizin arka tarafina dogru ilk peygamber isimli kimse kimdir, hangi peygamberin kolundaniz o tespit edilir ve o isim yazilir,
Liste böylece şöyle olmalidir ilk önce evimizin sol tarafina dogru annemiz tarafindan akrabimiz olan en yakin eve, uzaga dogru devam edilir hatta bu başka şehire kadar olabilir “Hasan, Hüseyin, Fatma, Ali, Osman, Ömer, Bekir, Ayşe, Hatice, Zeynep” aranir, ve ashabin isimlerinden olan kimseler olabilir, amma bu kimseler sadece anne tarafindan dedemizin babasina kadar akraba olanlar olcak. Sonra sag tarafa dogru ayni işlem saga dogru bu sefer baba tarafindan akrabalar yazilir. Sonra evimizin arkasindaki komşularimizdan başlayip arkadan sagdan sola dogru gidip sonra tekrar bize dönüp glecek bir daire halinde bütün akraba olan olmayan tanidigimiz peygamber isimli tanidiklarimizin isimleri not edilir. İlk önce direk arkaya dogru düz cizgi gidilir iki tane ayni isim olanlar ilk yakindaki ele alinir, ikinci ayni isme varinca ordan artik sola dogru dönme noktasina geldigimizi bildirir, bu sadace yaşadigimiz köy veya şehir icinde tespit edilir dişari cikilmaz yani peygamber isimlilerde.
Bu not etiklerimiz de cift isimliler en yakin komşumuz olanlar ele alinarak düzletilir, ve bu bizim “silsileyi ÜLA” mizdir.
Vaktin müsait oldugu bir zamanda, senede bir defa bu silsileye 3 ihlas 1 fatiha veya 3 fatiha 7 ihlas hediye edilir.
Silsileyi Melae Nedir ? “Silsileyi Melae” yi Tespit Etmek için Ne Yapılır?
Silsileyi Melae Bizim Hangi Melegin soyundan oldugumuzu gösterir (Cibilliyatimzin ne oldgunun tespit için) ve Evimizin saga sola arkaya öne dogru "Cebrail,Mikail,israfil ve Azaril isimli ve birde ( Azrail,veya Zara Azra isimli veyada Zarar veren mahluklar zarail) aranir.ve bunlar bizim hormon kelebegimizin nasil durdugunu gösterir, yani biz mehdinin sagindami solundamiyiz yine belli eder, yani bunu bulmak için mehdinin kelebegi ile kendi kelebegeni karşilaştirinca belli olur, sen onun sagindami solundamisin arkasi veya önündemi.
ve bizim evimizin önüne dogru dönünce sagimizda Mikail, solumuzda israfil, önümüzde Cebrail, ardimizdada Azrail, vardir. önümüzde Hz Hasan Hz osman ve Hz Hacer, ardimizda Hz Süleyman ve Hz Yunus Hz Hüseyin, sagimizda yine Hz ibrahim ve ismail,........ kainat devamli döndügü için bunlar yine degişkendir, sadece dogum haritasi sabittir, oda insanin dogdugu köy şehir kasaba ve mahellede ve evde bunlar araninca dogum haritasi tespit edilir. bizim silsileyi üla mizda yine dogum haritamiz olmalidir.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الأَمْوَالِ وَالأَوْلادِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ إِلاَّ غُرُورًا
Vestefziz menisteta’te minhum bi savtike ve eclib aleyhim bi haylike ve racilike ve şârikhum fîl emvâli vel evlâdi vaıdhum, ve mâ yaiduhumuş şeytânu illâ gurûrâ.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez.
Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 64. ayet
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
فَاتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَا إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا قَالَتْ إِنِّي أَعُوذُ بِالرَّحْمَن مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا قَالَتْ أَنَّى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِي بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّا قَالَ كَذَلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُ آيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا
Fettehazet min dûnihim hicâben fe erselnâ ileyhâ rûhanâ fe temessele lehâ beşeren seviyyâ. Kâlet innî eûzu bir rahmâni minke in kunte takıyyâ.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Meryem onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam insan şeklinde göründü.. Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi.
Ruh dedi “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana akilli bir çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi. (Hz. Meryem dedi ki): “Bana bir beşer dokunmamış (olduğuna göre) benim nasıl bir oğlum olabilir? Ve ben, azgın (iffetsiz) olmadım.” (Ruh’ûl Kudüs): “İşte böyle” dedi. Senin Rabbin: “O, Bana kolaydır ve onu, insanlara bir âyet (mucize) ve Bizden bir rahmet kılacağız.” buyurdu. Ve emir kaza edilmiştir (yerine getirilmiştir).
Sadakallahul Aziym MERYEM Suresi 17.den 21. ayete kadar
ve eger bu ikiside melek sifatindalar ise, o zaman melekler cocuk yapmaz, evlenmez kurali yanliş, ve alaman kizlari ve avrupalilar mavi gözlü, ve münker nekirde mavi gözlülermiş, öyle olunca işde alaman IRKI münker ve nekirden üretme IRK oluyor, yine avrupann bazi yerlerindeki kimsler mavi gözlü sari sacli kimseler, hani zikirimzdeki Mühammeten ayeti varya yani mansi onlar yemyeşlillerdir, bu mavi gözlülerde avatar filimdeki gibi masmavi olnlar grubu onlarda masmavilerdir yani hani cizgi filimleri bile varya
Mavi Cüceler - Şirinler
[attachment=42581]
yine isa ve mehdide cebrailin soyundan, olanlar, o ise siyah veya kahvrengi koyu yesil renkli gözlü yani köpek cinsi gözlü, ve yine reptiller yani yani azazilin soyu ise, onlarda yeşile yakin gözlüler müdhammeten olanlar yemyeşildir ayetinde dendigii gibi ,gözleride yeşil olanlar, yani reptiller, azazil soyu, yilan soyu, ve öyle olunca bazilari, mikail soyu, yine avrupada cocuklarina michael ve kizlarada Michaela konulur, yani öyle olunca onlarda mikail soyundan olanlar, yani sivrisinek, yine rafael ve rafaella konurki ,onlarda israfil soyundan, yani horuz ve tavuk cibilliyatlilar, yine gabriel ve Gabriele konulurki, köpek ve kurt cibilliyatlilar, onlarda işde cebrail soyundan olanlar, ve öyle olunca, avrupalilarin silsileyi ülayi tespitlerinde, birde melek soyundan olmalari sebebiyle işde etraflarinda sag kol komşularinda baba tarafindan o melege bagli, sol koldanda, hangisi varsa ona, anne tarafina bagli demek olur, cebrail mikail ve israfil aranir yani, azrail ve zara lardar azrail soyundan, zara veya zarail, yani öyle olunca kimler hangi soydan ise, onlar o soya silsilei melea sinada veya ülasindaa fatiha kulhu ismarlar. bizim zikirimzdeki mikailde ondan, bize en yakin komşu melek mikail var, ondan biz zikirimizde en sonda mikaile okuruz, ve sizlrde bize tabi olunca, önce bizim okudugumuza okuycaksinizki, bizim adimimizi takib edebilesiniz, ve bizim türkiyedede cebrail ve mikail isimliler vardir bazi yerlerde, işde en yakin mikail ve cebrail komşusu olanlar, ve bu en uzaga kadar aranir, nerede varsa o isim, ordan o kola bagli demek olur, onlar yine o soydan olanlar demek. yani meleklerde ürermiş, ve anonakilerden bahsedilirken yari tanri olanar deniyor, işde meleklerin ilk birleştikleri, meryem gibi isa gibi yari tarni gibi olanlar, o yüzden isa yi rab edinirler hiriistiyanlar , amma sebebini bilmezlerdi, biz şimdi anlatmiş oluyoruz yani, yani melek soyu, kutsal ruh cebrail soyundan, yine amine annemize bir melek ve kutsal ruh geldi, sana bir oglan verildi dedi, senin oglun gibi kadri yok cihanda denildi, yani onada yine bir ruh koyan var, ve oda yine bir melek soyundan üretilen özel sistem yani ,yari tanri gibi anonakilerinki gibi, yani yari tanirdan kasit yari melek yari insan yani.
----------------
Bir adamin sictigi poha varinca araştirilirsa, melek gibi olan adamin bile, elbet bir hatasi bulunur, ve ben niye sen gibi şu gibi bu gibi olmak zorunda olayim, Ben ve BENLIK, ve benim zatim demek, benim hoşuma giden şeylerin toplandigi beden demek. cünkü ben karpuz seviyorsam, benim evde, her yaz karpuz yenir degilmi, dometes seviorsam dometes, altin seviyorsam altin, o zaman yine para ise para, yani kadin ise kadin, öyle olunca, ben benim zaaflarimdan meydana geldim demekdir. ve mesala dometiside seviyonda, amma en cok kirazi seviyon gibi, birde zaafmiz vardir. hani camizin camuru görünce yatmasi gibi yani, işde kiraz seven onu görünce dayanamaz yine kadin seven, kari kiz seven, güzel bir kadin görünce, hemen onunla yativermek, sevişmek ister degilmi? para seven, para görünce, para gelcek yere dayanamaz degilmi? ve bizler zaaflarimizla dikenelerimizle var olanlariz, öyleyse hatasiz kul arama, ve gül seviyorsan dikeninide sev, dikenine razi gelmeyen gül yetiştirip de gül koklayamaz, ve incitme, gülü koparipda dikeninide aglatma, yahut dikenini yolupda gülü aglatma, incitme, ona zarar verme.
şefaat meselesi
Enes radıyallahu anh dan
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden, kıyamet gününde bana şefaat etmesini rica ettim.
"Yaparım inşaallah!" buyurdu.
"Peki seni nerede arayayım?"
"Beni ilk arayacağın yer Sırattır."
"Seni orada bulamazsam?"
"Beni Mizanın yanında ara!"
"Seni Mizanın yanında da bulamazsam?"
"Beni Havzın yanında ara! Bu üç yerden şaşmam" buyurdu.
( Hadis-i Şerif , Tirmizî. )
Temsili misal ile : ve sen seyri sülükunu tamam edip özüne erdin,ve peynir oldun mesela, ve bir bedene ve cennete dogru yol alacaksin, amma yolda nice dikenler engeller var degilmiß seni (Peyniri) aldilar geldiler sofraya koydular, ve sofradan birisi aldi bicagi kesecek seni dilim dilim, sana burada kim yardım edipde kesme onu diyecek, ve sen da hi bagir, istedigin kadar, avazin cikdigi kadar bagir, duyarmi seni, o acikmiş olan sofrave kahvalti sahipleri, seni keser gecer, o yetmez, dilimi birde böler, sonra alir eline, agzina götürür diş denen carklarin arasinda, seni ligme ligme eder, kim kurtaracak burda seni onun elinden degilmi? ve bu o nun seni ligme ligme etmesi, sana rahmet, cünkü sen az sonra muradina ercen, cennete gircen, amma daha zor işin, cehennemin türlü türlü işkencelerini tadacan, ve en sonunda vücutta eger kayde deger bir lokma görülürsen, erkekse seni o yiyen, belki dahada erip, onun huseyesinde toplancak olan meninin, insan tohumunun parcasi olacan, sonra ise, ve eger tuvalete gitmezsen, poh yoluna ölüp gitmezsen, ve yarişi kazanabilirsen, ve o insan evli veya, bir kadini var ise, ve cocuk yapacak ise, sende gayret edip, bütün meni parcalari kuvvetlice yumurtaya varip, kapiyi calabilirsen, ve yumurtada sana, seni taniyip kapiyi acarsa, ve o nda bir cocuk olma şerefine erersen, işde cennete erdin, amma nice cile işkence dolu cehennemin türlü türlü belalarini tada tada varacan, ve burda işde şefaat, sana yol gösteren demekdir, ve yol gösteren harita muhammed haritasi, ve muhammede inen şerita ve helal haram, yasak ve serbest, olanlara dikkat etmen ile, senin bedeni aslindeki yolculugun, bir yildiz olarak dogmana kadar gidecekdir, işde yildiz olabilmek için insani kamil yani "NEFSi iSPAT" nefisini ispat etmiş demek, insan olacak bütün bilgileri ögrenmiş ve bilmiş, ve onu ögrenip, kaş olacak, kulak olacak, göz olacak olanlarla bir araya gelip, insan tohumu meniden yola cikip, hatta bir inegin yedigi ot iken, ordan yola cikip taaaa insan tohumu olup, sonrada anneden cocuk olarak dünyaya gelmeye kdar gecen serüvene "seyri sülük" denilir, ve bu serüvdende senin , meninin icindeki o insan olmak için, yarişi kazancak olan tohuma yol gösteren, işde muhammedin şeriatina uyman ile olan olcakdir. ve bunlar senin en son arşa kadar cikman gerektigini yani, mirac etmen gerektigini belli eder, ve arş ise, en tepe nokta demekdir, ve orda insanin başi olcak olan hücreler demekdir, en kamil olan hücre, dogacak bebegin beynini oluşturcak olan AKIL hücrelerini temsil eder, ondan sonraki kemal dereceleri raziye marziye makmalari, işde el kol ayak böbrek dlak gibi diger hücreler yani.
İmam Ahmed, Abdullah b. Amr b. As (r.a)'ın şöyle dediğini bildirdi: “Peygamber (s.a.v.) bir gün sanki bize veda edecekmiş gibi konuşma yaptı, üç defa şöyle dedi: “Ben Ummî Peygamber Muhammed'im” sonra şöyle dedi: “Benden sonra Peygamber yoktur, bana sözün en güzeli en özü ve en hikmetlisi verildi. Bana Cehennem bekçilerinin ve arşı taşıyanların sayısı bildirildi.”
---------------
“Yahudiler, “Peygamberiniz Cehennem ehlinin sayısını biliyor mu?” dediler”
“Onlar ne cevap verdiler?”
“Bilmiyoruz ancak Peygamberimize sormamız gerekir” dediler.
Peygamberimize soruyu sordular ve Rasûlullah :
bir seferinde on, ikinci seferde ise dokuz parmağını kaldırdı.“Şöyle şöyledir dedi”
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ
Se ned’uz zebâniyeh
Biz de yakında zebanileri çağıracağız.
ALAK Suresi 18. ayet
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ إِلَى سَوَاء الْجَحِيمِ ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِهِ مِنْ عَذَابِ الْحَمِيمِ
Huzûhu fa’tilûhu ilâ sevâil cahîm. Summe subbû fevka ra’sihî min azâbil hamîm.
Meali :
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin. Sonra başının üstüne azap olarak kaynar su dökün. (mesela yumurta patetes haşlamasi yapmak gibi)
DUHAN Suresi 47. 48. ayet
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ
Summun bukmun umyun fe hum lâ yerciûn
Onlar(Zebaniler) sağırdi, dilsizdir ve kördürler. Artık onlar görevlerinden de geri dönmezler.
BAKARA Suresi 18. ayet
Peyniri kesmek için gelen bicak gibi, o peynirin sesini ve bagirişmasini duymaz ve dinlemez, efendisi : peyniri kesmesi için, onu göreve cagirinca, artik o görevindenden dönmez, peyniiri keser. yine bugdayi degmene dökünce, degmenci ve degmen taşi, bugdayin sesini duymaz, onu degmenin ezip un etmesine engel olacak yokdur, yine degmen taşida görevinden dönmez ,onu un gibi ezip ufalar, vicciragini cikarir.
Rabbim, mehdi askerine, zikirimiz ile bütün cakralarini acip, taa arşa, yani insan bedenindeke kafadaki "nefs-insan" olma cakrasini caliştircak kadar gayret versin, ve ordanda nefsini bilip bir anneden dogabilcek saafiyet ve uhrevi boyuta kadar ermek nasip etsin, ve insani kamil, yani tam takim, yani gözü kulagi ayagi eksiksiz bir cocuk olarak saglikli bir bebe olarak dogmak yolculugunda nefsini kemale erdirmeyi nasip etsin.
--oOo---
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve
etûbu ileyk.
---------------
ETiKETLER :
Raşidi Tariqatında, Letaifler, Çakra Merkezleri,Kalp Çakrası,Ruh Çakrası,SIR Çakrası,Hafi Çakrası,Hafa Çakrası,Ahfa Çakrası,Nefs Çakrası,Akli Kül,Çakraların Renkleri,Çakraların Nurlari,böbrek Çakrasi,akciger Çakrasi,karaciger Çakrasi,mide Çakrasi,beyin Çakrasi,[/font][/size]
Raşidi Tarikatında Hızır Makamı ve Zikri
Sen hiç ölmek üzere kurumak üzere olan bir çiçeğe bir güle su verip, onun hayata yeniden tutunmasını canlanmasını sagladınmı? bundan seneler önce uzak bir memlekette calişmaya gidiyorum, ve orada bir oda kiraladım orda kalıyorum, ve birgün işden geldim ve, ibadetimle, yemekle falan ugraşıyorum, cam yarım acık, bir kuş sesi geliyor : "cakcik cuk,cakcik", ben duyuyorum, amma ne oluyor diye camdan (Pencereden) bakmak, bir türlü aklıma gelmedi. Az sonra, farkında olmadım, ses susmuştu, az sonrada ben, biraz hava alayım ve, cayır cimene bakayımda, gönlüm ferahlasın diye, camı (pencereyi) acdım, ve camdan aşagı bakdım ki, bir serce yada bir bülbül yagmursuyu bidonuna düşmüş, ve su iceyim derken, icine düşmüş ve, cıkamamış ve bogulmuş, meger ses, o ses o imiş, imdat diyormuş amma, ben angutluk edip, o an bunu anlamadım, ben kuş dili bilmem be Ey Yar, Ey Salik, Ey Sofi, Ey Sofiyem, o yüzden, bilseydim, belki onun "imdat! yardım et! boguluyorum dediklerini duyar, bahceye cıkar, onu hayata döndürürdüm. Bazen ecel geldimiydi, Allame olsan, veya Peygamber olsan, veya,mehdi olsan, yardım edemezsin. Cünkü senin makamin henüz o kivama ermemişdir cünkü. Ey Sofi, o yüzden adımlarına dikkat et, ve bir damla su için canından olma, su icilecek ve, icilmyecek yeri ayırt et artık, yine Ben bir damla aşk şarabından iceyim derken, bazılarının canına sebeb olmakdan korkarım. Bak bazıları benim erişemeyecegim kadar uzak bir yerdeler, halbuki penceremden bakınca, görecek kadar da yakınlar amma, bak bazen mehdi olsan evliya olsan,.. yetişemezsin, o kuşa oldugu gibi. Ey bülbül hayata küsme, ve aynı ışık kelebeklerinin, yanma pahasına, lambaya yahut da muma dogru saldirmalari gibi sevdigine saldırma, nede küsme, bak diyorum ya ben bile yetişemedim, o (Bülbül) ne diyor, ben bilemedim, o na HIZIR bile olamadım, yani el-Müheymin işde bende tecelli edecekti o an amma biz henüz o zaman daha ermemişdik o an, Elmüheymin nedir işde HIZIR olma hikmeti, amma ben o an o isimin esmanın manasını henüz bilmiyordum, bak Sofi/Sofiye! sen sen ol suya düşmüş bir sinek, bir kelebek, bir karinca görürsen o aşkin, sevdicegin için ve MEHDi AŞKINA , sen o nlara yetiş ve, o nu Kurtaran, meded eden HIZIRI ol, bu daha yolun başlangici, ve onu bogulmakdan kurtar, kurumaya yüz tutmuş bir cicek mi gördün, biraz su ver, agzı kurumuş bir hayvanmı gördün, biraz su ver, aclıkdan eti kemigine deymiş, yapışmış bir hayvanmı gördün, bir dilim ekmegin varsa, yarısınıda böl o na ver. sen müheymin ve HIZIR cübbesini giy ve, şefaat etme yetkisini al, cebbar ol biraz, Ey sofi! o an Ben bak olamadım, bazen, bazen, bazen işde,........belki biraz daha cırpınsa idi o kuş, biraz daha sabredip dayanabilse idi, ben pencereyi acacakdim, ve görecektim o nun halini, ve belki HIZIR olup kurtaracaktim O nu. Amma kader işde, bazen ne hiziriliga, ne vezirlige, ne de mehdilige taakat bırakmıyor, insanız ve Ey Sofi/Sofiye! insan etten kemikden kandan, insanin Rabbi olmasa, insan aciz varlık, Rabbimiz Cenabı Allah ise yüce varlık, ve yaratan, her an herkesten haberdar olan, biz ise, ancak onun haber ettiklerini, bildirdiklerini bilebiliyoruz, yoksa, o haber etmezse, işde yapacak birşey de, bir bilgide yok.
işde Raşidi Tarikatinda HIZIRLIGA cıkma makamı burasıdır, bak bende bir oldu, iki oldu, sende kac defa olacak, o gecitten köprüden gecerken başarirsan, Tarikatin pirini aramak için, gözlerini yum, 13 estagfirullah de, ve olan biteni, icindeki kalp dilinden, ona hem hal et, anlat ki, ve birde isim ve yer ve konumda bildirki, kimler o makama bu sene cikmiş, yada cikamamiş bilelelim.
Original Kar©glan
HIZIR MAKAMINA CIKANLAR için HIZIR DUASI
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SAĞDAN SOLA VEYA
TESBiHDEKi ZiKiR YÖNÜ : SOLDAN SAĞA
DURUMA GÖRE YAPTRIMMI YOKSA YIKIMMI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül varisiyn
sübhaneke ente ilahe hayrül fatihiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hakimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül faziliyn,
sübhaneke ente ilahe hayrünnasiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül muhsiniyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül kaviyyul kaimü,
sübhaneke enterraufürrahimu
vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim ya Allah
ve salli ala Muhammedin ve adede men salli aleyhi ve adede gatratil emtari ve adede evragil eşcari ve adede enfasil müstagfiriyne bil eshari ve adede ma kane vema yekünu li yevmil haşri vel garari ve salli aleyhi ma teagabelleyli vennehari ve salli aleyhi mahtelefel melavani ve teagabel asrani ve kerrerel cedidani vestagbelel fergadani ve adede emvacil bihari ve adedede merri mali vel fizari
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi ve eshabihi ve etbaihi ecmaiyn ve selamün ala cebrail ve mikail ve israfil ve azrail vel melaiketül hamelei arş vel münker nekir ve selamün alel melaiketül mükarrebin vennebiyi verresulu ecmaiyn ve selamün alel evliyai vessalihin selamüllahi ve selavatullahi aleyhim ecmaiyn
velhamdülillahi rabbil alemiyn
Bu Duanin Kullanim Talimatnamesi sadece o hal ehline özel talim edilir.
19.SINIF SOFiLERE
Hizir makami ögretilip talim ettirilir ve tarikatin pirini, olay vuku bulunca aramasi talim edilir. Bizatihi onunla (tarikatin piiri ile) kelam etmesi lazim geldigi ögeretilir ve kimler o göreve (HIZIRLIK makamina )secildi liste tutulur.
Bu 19. sinif sofiler Tesbihlerine Birinci kadrandaki 10 boncugun birincisi mevsim rengi ikincisi beyaz olrak, digeri yine mevsim rengi, ve digeri beyaz.... 10 boncuk dizlerler ve Alfabe duasindan önceki Arapca Elif ba yani alfabeyi 9 defa okurken, birinci boncukda Dad Harfi sag azı dişler arasına konarak okunur, ikinci boncukda sol
azı dişler arasına konarak okunur,sonra yine digerine sonra yine digerine konarak 9 boncuk sayilir.
Dad Harfinin Mahreci
"Dad" harfi dilin ucu azı dişlerin arasına konarak "da" denmeye calışılır d ile z arasi bir ses çıkar
'muhammed Diyauddin' ismi 'muhammed ziyauddin' denir yani asli ise
'Muhammed Dziyauddin' diye okunur dil sag azilara veya sol azilar arasina konabilir, ashabdan ebu bekr efendimiz iki tarafi ile de bu harfin mahrecini cikarabilirmiş
Başağaçlı Raşit Tunca
~2009 Senleri Hatırası
Schrems, 24 Şubat 2018 Pazartesi
Original Kar©glan
Hayvanlarla ilgili Atasözleri Ve Deyimler
HAYVANLARLA İLGİLİ ATASÖZLERİ VE DEYİMLER
Aç at yol almaz, aç it av almaz.
İş gördürülen kimselerden verim umuluyorsa onlar aç, yoksul ve zaruret içinde bırakılmamalı, her yönden tatmin edilmelidirler.
Aç ayı oynamaz
Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir; insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka doyurulmalıdır.
Aç kurt bile komşusunu dalamaz
Komşu hakkı çok yücedir. Komşuya hangi şartlarda olursa olsun, aç ya da zengin iyi davranılmalıdır. Çünkü toplumun dirlik ve düzenliği bir yönüyle buna bağlıdır.
Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür).
Yoksulluk çeken, varlık yüzü görmeyen kişi sürekli ihtiyaç duyduğu şeylerin hasretini çeker; kendisini onları elde etme hayaline kaptırır, olmayacak düşler kurar.
Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur
Büyüklerin küçükler üzerinde büyük bir etkisi vardır. Çocuklar, çokluk büyüklerini örnek alırlar. Onlardan ne görürlerse onu yapmaya çalışırlar. Bu sebeple, anne-babanın çocuklar, büyüklerin de küçükler üzerindeki etkisi, eğitim açısından oldukça önemlidir.
Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter
Yüce Allah, her canlıyı yaratırken onunla birlikte rızkını da yaratır. Ancak insanlar aç gözlülük edip kimilerinin hakkını gasbederler, rızklarına el koymaya çalışırlar. Dolayısıyla kimileri aç ve yoksul kalır. İnsanlar bu tavırlarından vazgeçmiş olsalar, herkesin rızkının kendisine yeter olduğu apaçık ortaya çıkacaktır.
Arı bal alacak çiçeği bilir
Bazı kimseler, açıkgöz insanlar ve işinin uzmanı olanlar, çıkar sağlayabilecekleri, kazanç elde edecekleri yerleri gayet iyi bilirler.
Arı, kızdıranı sokar
Hiçbir insan durup dururken çoklukla birinin canını yakmaz. Kişi ancak kendisini kızdırıp bunaltana, sataşıp ilişene, kötülük yapana karşı ister istemez eyleme geçer; saldırır ve zarar verir.
At binicisini tanır
Emir altında çalışan kişi, kendisini yönetenin işten anlayıp anlamadığını, ne isteyip istemediğini, hangi olay karşısında nasıl tavır takındığını bilir; işini de ona göre yapar ve yürütür.
At ölür, itlere bayram olur
Kimi yararlı, kıymetli, şahsiyet sahibi kimselerin ölmesi; bulunduğu görevden ayrılması ya da alınması kimi çıkarcı, kıskanç ve aşağılık kimselerin işine gelir; onların sevinmesine yol açar.
At sahibine (biniciye) göre eşer (kişner).
Yönetilen veya buyruk altında çalışan kişi, tutumunu ya da çalışmasını yöneticisinin tavrına göre ayarlar. Bu sebeple yönetilen değil yöneten, çalışan değil çalıştırıcı daha önemlidir.
At yiğidin yoldaşıdır
Çok açık olarak bilinen bir şey ki, göçebe bir millet olan Türkler için at, savaşta ya da barışta candan bir dosttur. Hemen her saati onunla geçer. At, Türkler için soyluluğun, yiğitliğin, vefakârlığın, yararlılığın ve inceliğin bir sembolüdür. Silâhsız er düşünülemediği gibi, atsız er de düşünülmemiştir. Dolayısıyla at, Türk`ün edebiyatına girmiş ve önemli bir motif oluşturmuştur. At hakkında şiir, menkıbe, masal, atasözü söylenmiş; risaleler kaleme alınmış, âdeta ona insan gibi muamele edilmiştir.
At, adımına göre değil, adamına göre yürür
Bir atın yürümesi ya da koşması, doğrudan sırtındaki binicisinin yönetimine bağlıdır; binici ne isterse onu yapar; koşar, durur ya da yavaş gider. Bir işin akışı da böyledir. İşin sonucu, verimli yahut verimsiz oluşu, o işi yapanın bilgi, beceri çaba ve tutumuna bağlıdır.
Atın bahtsızı arabaya düşer
Kimi değerli, yetenekli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uymayan kötü ve bayağı işlerde çalıştırılır; görevlere itilir.
Atın ölümü arpadan olsun
Bir şeye tutkun olan, bir şeyin uzun süre yokluğunu çeken kimi kişiler, kendilerine zarar vereceğini bile bile o şeyi kullanmaktan çekinmezler ve şöyle düşünürler: Sevdiğim şeye özlem duyarak yaşamaktansa, onu çokça (aşırı ölçüde) kullanıp (yiyip) hasta olayım; hatta öleyim.
Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz
Meydanda olan şu ki, insana değer, nitelik ve kişiliğine göre davranılır; iş verilir. Bu bakımdan kişi başkalarını ilgilendiren konularda ortaya atılmamalıdır. Ayrıca, değersiz bir kimse de kıymetli ve nitelikli kişilere gösterilen ilgiyi ne beklemeli, ne de ummalıdır.
Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
Çoklukla düşünüp taşınmadan, olacakları hesaplamadan işe kalkışan insan, bu ihtiyatsızlığı sebebiyle bir felâkete düştükten sonra aklını başına toplar; kendine gelip uyanır. Ama dövünmesi, çırpınması bir fayda vermez; çünkü iş işten geçmiş olur.
Balık baştan avlanır
Bir yeri yöneten oraya hâkim demektir. Eğer bir yeri ele geçirmek istiyorsan, oranın hâkimi olan yöneticileri ele geçirmen yeter.
Balık baştan kokar
Gerek bir aile, gerek bir topluluk ve gerekse bir ülkede baştaki yöneticilerin niyetleri ve tutumları bozuksa o yerdeki her şey de bozuk ve düzensiz olur. Ortada değerini koruyan bir şey kalmaz.
Vakitsiz öten horozun başını keserler
Her işin olduğu gibi, her sözün de uygun bir yeri ve zamanı vardır. Uygun olan bir zamanda söylenmeyen, yerli yersiz ortaya atılan, densizce sarf edilen sözler birilerinin tepkisini çeker; rahatsızlığa neden olur, büyük zarara yol açar. Vakitsiz öten horozdan, ancak onu keserek kurtulan insanlar; yerinde ve zamanında konuşmayan insanı da cezalandırıp susturmakta hiç tereddüt etmezler.
Yırtıcı Kuşun Ömrü Az Olur
Ona buna saldıran, zarar veren, onun bunun sırtından geçinen kimselerin düşmanı çok olur. Az zamanda, bunlar da düşmanlarının gazabına uğrarlar, hak ettikleri cezayı görürler.
Yılanın başı küçükken ezilmeli
Daha küçükken tehlikeli olacağı, zarar vereceği anlaşılan bir şeyin, düşmanın veya bir durumun önüne hemen geçilmeli; büyümesine izin verilmeden
Yılana yumuşak diye el sunma
Hiçbir şeyin dış görünüşüne bakarak bir eylemde bulunmamalı kişi. Kolay görünen iş çok zor, yumuşak huylu bir kimse çok sert, zararsız gibi görünen bir durum çok tehlikeli olabilir ve zarar görebilir insan.
Yavuz at, yemini (yavuz it ününü) kendi artırır.
Gayretli, girişken, çalışkan, görevini ihmal etmeyen, üzerine aldığı işi tam yapan kimseler bunun mükâfatını görürler.
Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir
Çok güçlü olup da çalışmayan, soylu olup da bir şeyler üretmeyen, tembel tembel oturup onun bunun sırtından geçinen kimselerden; güçsüz olup da çalışan, boş oturmayan ve geçimini sağlamak için uğraşan kimseler daha iyidir.
Tilkiye, Tavuk kebabı yermisin diye sormuşlar; Adamı güldürmeyin diye cevap vermiş
Bir kimseye düşkün olduğu, çok sevip özlediği, elde etmek için yanıp tutuştuğu bir şeyi, “İster misin? Arzu eder misin?” diye sormak son derece yersiz, hatta abes ve gülünçtür.
Tilki tilkiliğini bildirinceye kadar post elden gider
1. İşlemediği hâlde suçlu görülen kimse, suçsuz olduğunu kanıtlayıncaya kadar yeterince ceza çeker.
2. Kurnaz ve düzenbaz kimse, sahasında ne kadar hünerli olduğunu gösterinceye kadar, kendisinden daha hilekâr birinin tuzağına düşer.
Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır
Meslek veya alışkanlık gereği olan bir sonuçtan kaçınılmaz. Daha önce kopup ayrılmış olsa da, kişi bağlı olduğu çevreye, işe veya bir alışkanlığa eninde sonunda, şu ya da bu sebepten ötürü döner.
Havlayan köpek ısırmaz
Bağırıp çağırarak başkalarını korkutmak isteyen kimseden saldırı beklenmez. Kötülük yapacak kişi, bu niyetini gizli tutar; belli etmez ve gürültüye patırtıya yer vermez.
Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir
1. Beceriksiz kimseler iyilik yapayım derken çoklukla hem kendilerini, hem de başkalarını zarara sokarlar.
2. Neyi, ne zaman, nasıl söyleyeceğini bilmeyen kimseler hem kendilerinin, hem de başkalarının başına dert açarlar.
Uyuyan yılanın kuyruğuna basma
Şimdilik zararı dokunmayan kötü bir kimsenin yeni bir kötülük yapmasına fırsat vermek doğru değildir.
Yularsız ata binilmez
Nasıl ki yularsız bir at zapt edilip yönlendirilemezse; bir kurala, bir disipline bağlı olmayan iş, kuruluş ya da kişi de idare edilip yönetilemez. Dolayısıyla kargaşanın, başıbozukluğun hüküm sürdüğü bir yerde işin başına geçmek doğru değildir.
Kaçan balık büyük olur
Çok önemsiz, çok küçük de olsa, her nedense elden kaçırılan fırsat ah vah edilerek gözde büyütülür.
Öküze boynuzu yük değil
İnsan, kendi yakınlarının işleri ile kendi işlerini yük saymaz. Her ne kadar külfetmiş gibi görünüyorlarsa da, aslında yaptığı işler kişinin kendi yararınadır.
Şahin, sinek avlamaz
Yüce amaçlar peşinde koşan ve kendini ona lâyık gören kimseler küçük, önemsiz, değersiz şeylerin ardına düşüp de vakit geçirmezler.
Sürüden ayrılanı (ayrılan kuzuyu, koyunu) kurt kapar (yer).
Herkesin tuttuğu yolu bırakıp ayrı bir yol tutturanlar, herkesin yaptığını yapmayanlar, ya da arkadaşlarının yardımıyla yapılan bir işten ayrılanlar büyük zarara uğrarlar.
Sinek pekmezciyi tanır
Çıkarını kollayan, kendini düşünen, işinin ehli olan kimse, kimden yararlanacağını iyi bilir.
Sinek küçüktür ama mide bulandırır
Önemsiz, küçük gibi görünse de, kötü ve olumsuz bir şey insan üzerinde iyi bir etki bırakmaz.
Sıçan geçer yol olur
Küçük ve basit de olsa, olumsuz ya da kötü bir işin yapılmasına izin verilmemelidir. Eğer bir kez izin verilirse, sürekli yapılmaya başlar ve alışkanlık hâline gelir. Bu giderek gelenekleşir ve pek çok kimse o zararlı yolu takip eder.
Sıçan çıktığı deliği bilir
Yasalara aykırı, yolsuz, gizli bir iş yapan kimse, kalkıştığı bu eylemin doğuracağı sonuçları önceden enine boyuna hesaplar; yakayı ele vermemek, yakalanmamak için gerekli önlemleri alır; nereye, ne zaman ve nasıl kaçacağını bilir.
Serçeden korkan darı ekmez
Tehlikeleri gözünde büyüterek işe girişmekte çekingen davranan kimse, amacına ulaşamaz. Unutulmamalıdır ki, her işin kendine göre zor bir yanı vardır. Amacına kavuşmak isteyen de bunları göze almalıdır.
Kurt dumanlı havayı sever
Kötü niyetli kimseler ortalıktaki karışıklıklardan yararlanma yoluna giderler. Çünkü o anda dikkatler dağılmıştır, kimin ne yaptığı belli değildir. Dolayısıyla kendilerine engel olacak kimselerin bulunmadığı bu ortamı sever ve bu ortamın oluşmasını istekle beklerler.
Kurda, Neden boynun kalın demişler; İşimi kendim görürüm de ondan demiş
Kendi işini kendisi gören, başkasına bırakıp yaptırmayan kişinin içi rahattır; çünkü işin bütün yükü ve sorumluluğu ona aittir. Dolayısıyla hiç kaygılanıp üzülmez de, keyfine bakar.
Köpeksiz sürüye (köye) kurt dalar (iner).
Koruyucusuz kalan yere veya ülkeye düşman girer, saldırır, ne var ne yok hepsini talan eder. Eğer elinizdeki yeri ya da ülkeyi iyi koruyup gözetirseniz, düşman sizden uzak durur ve kötü sonlarla karşılaşmazsınız.
Köpek sahibini ısırmaz
Köpek bile kendisini besleyen, kendisini koruyan sahibine saygılı davranır. Peki, kişi ne kadar kötü olursa olsun iyilik gördüğü, geçimini sağladığı yere nasıl kötülük edecektir? O da nankörce davranıp zarar veremez.
Köpek ekmek veren kapıyı tanır
Şurası unutulmamalıdır ki, köpek bile kendisini besleyen yeri bilir; o yerin insanına karşı bunu iyi davranışlarıyla belli eder. O hâlde insan bunu görmeli ve bunun çok ötesinde olmalıdır. Kendisine iyilik eden, yardımcı olan kimselere karşı gerekli saygıyı göstermeli, nankörlük etmemeli ve kendisine uzanan şefkatli elleri unutmamalıdır.
Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler
İstenilen nitelikteki şey bulunamayınca onun daha düşük nitelikte olanına da razı olunur. Çünkü bir ihtiyaca, kalitesi düşük de olsa cevap verecektir.
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
Başka bir kimsenin malı, kişiye olduğundan daha değerli görünür. Çünkü insan nefsi doymak bilmez, başkasının elindekine imrenir. Hele insanlar birbirlerini çekemiyorlarsa birinin elindeki mal, diğerini sürekli rahatsız eder.
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
Kişi, kiminle arkadaşlık ederse, ondan etkilenir; onun alışkanlıklarına, düşüncelerine eğilim duyar; huyunu, gidişini kapar.
Kılavuzu karga olanın burnu b-ktan kurtulmaz
Kişi öncelikle kime danışacağını, kimin peşinden gideceğini iyi bilmelidir. Çünkü seçtiği kişi kötü, işe yaramaz biri olabilir ve onun başını belâya sokabilir.
Kedi uzanamadığı (yetişemediği) ciğere pis (murdar) der.
Kimileri, çok istedikleri hâlde elde edemedikleri şeyi hor göstermeye kalkışırlar; beğenmiyor görünürler. Böyle davranmakla asıl yapmak istedikleri şey, kendi çaresizliklerinin ortaya koyduğu açığı kapatmaya çalışmaktır.
Kedinin boynuna ciğer asılmaz
Kendisine güvenilmeyecek birine bir şey bırakmak, emanet etmek doğru değildir. Yoksa o şey ya zarar görür, ya da yok olur.
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur
Açgözlü, gözü doymaz, hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar.
Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar
Küçükler daima büyüklerini taklit ederler, örnek alırlar. Anne_baba ne yaparsa çocuk da onu yapar; hangi yola giderse çocuk da o yola gider.
Koyun can derdinde, kasap et derdinde
Kötü bir duruma düşmüş, büyük zarara uğramış kimi kimseler acı içinde kıvranırken, kimileri de küçük yararlarını düşünürler ve hiç umursamadan bu durumdan istifade etmeye çalışırlar.
Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
Büyük çıkarlar beklenen yer için küçük fedakârlıklar yapılmalı, kimi sıkıntılara girilmeli ve bundan kaçınılmamalıdır.
Katıra baban kim demişler, dayım attır demiş
Kişi kusurlu yanının açığa çıkmasını istemez, bunu gizlemeye çalışır. Sadece iyi yanıyla görünmeye ve övünmeye gayret eder.
Kartala bir ok değmiş, o da kendi yeleğinden
Kişi, hayatta karşılaşacağı en büyük kötülüğü çoklukla en yakınlarından görür.
Karga yavrusuna bakmış, benim ak-pak evlâdım demiş
Yaptığı iş ne kadar kusurlu, çocuğu ne kadar çirkin olursa olsun, kişiye bunlar iyi ve güzel görünür. Başkalarının bu konuda ne diyeceği o kadar önemli değildir.
Karga, kekliği taklit edeyim demiş; kendi yürüyüşünü şaşırmış
İnsanlar yetiştikleri çevrenin eğitimini alırlar. Bu bakımdan görgüleri, beceri ve bilgileri, davranışları, yol ve yöntemleri birbirinden farklıdır. Buna rağmen kimi kişiler özenti hastalığına yakalanırlar ve onu bunu taklit etmeye başlarlar. Ancak bunu beceremezler, bunu beceremedikleri gibi tabiî davranışlarını da yitirir, gülünç duruma düşerler.
Kurt tüyünü değiştirir, huyunu değiştirmez
Kötü, zalim kimseler kılık-kıyafetlerini, oturdukları ev ve yerlerini değiştirseler de huylarını değiştirmezler; onların bu kötü yapıları devam edip gider.
Kurt kocayınca köpeklere maskara olur
Güçlü, kuvvetli bir kurt ile köpekler kolay kolay başa çıkamazlar, ondan çekinip korkarlar. Bunun gibi her bakımdan güçlü, kuvvetli iken herkesi korkutan, tedirgin eden, yıldıran kişi, bu gücünü-kuvvetini kaybettikten sonra onun bunun, aşağılık kimselerin eğlencesi ve oyuncağı hâline gelir.
Deyimler
1- Aç it fırın (duvarı) deler (yarar)
2- Akılsız iti yol kocatır
3- Al it, kara it, hepsi bir it
4- Bakmakla usta olunsa, köpekler kasap olurdu
5- Çoban köpeği ne yer, ne yedirir
6- Düğün kemiğiyle köpek tavlanmaz
7- Eceli gelen it cami duvarına işer
8- Gönülsüz köpeği davara koyarsa (sürüye giden it) uluya uluya kurt getirir
9- Havlamayı beceremeyen köpek (Ürmesini bilmeyen it ) sürüye kurt getirir
10- Isıracak it (köpek dişini göstermez)
11- İt güt para kazan
12- İt ite buyurur, it kuyruğuna
13- İt iti ısırmaz
14- İt kağnı gölgesinde yürür, kendi gölgesi sanırmış
15- İt ol, ana olma
16- İt utansa don giyer
17- İt ürür kervan yürür
18- İtin (Köpeğin) duası kabul olsa(ydı) gökten kemik yağar(dı)
19- İtin de atın da soylu olanı aranır
20- İtten kuzu doğmaz
21- Köpeğe dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak yeğdir
22- Köpeğe gem vurma kendini at sanır
23- Köpek yattığı yeri eşerek yatar
24- Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur
25- Malını it bağrını bit yer
26- Pire itte bit yiğitte olur
27- Sirke büyür bit olur, enik büyür it olur
28- Yal yiyecek enik gözünden belli olur
29- At alacaksan yazın al, kız alacaksan güzün al
30- At binenin kılıç kuşananın(dır)
31- At kadın silah yiğidin şanıdır
32- At (at) oluncaya kadar sahibi mat olur
33- At ölür meydan kalır, yiğit ölür şanı kalır
34- At sahibine göre kişner
35- At yedi günde, it yediği günde belli olur
36- Ata binmek bir ayıp, inmek iki ayıp
37- Atımın alnı sakar, lakabını ele takar
38- Atın iyisini Pazar, insanın iyisini mezar bilir
39- Atın ölümü arpadan olsun
40- Atına bakan ardına bakmaz
41- Atınki arpa yiğidinki pilav
53- Acemi nalbant ahmak eşeğinde usta olur
54- Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke’ye, eşek derviş mi olur taş çekmeyle tekkeye
55- Alçak eşek binmeye, öksüz oğlan dövmeye kolay
56- Altın eğer vursan eşek at olmaz
57- Canı yanan (Kamçıyı yiyen) eşek attan (yürük olur) hızlı gider
58- Dam otu(ynan) ile eşek beslenmez
59- Dirgeni yiyen sıpa bir daha gelir mi sapa
60- El elin eşeğini çağırarak (söyleyerek) arar
61- El terazi göz mizan, eşek bir kg sıpa 100 gram
62- Eşeğe altın semer (vursan) giydirsen eşek yine eşektir
63- Eşeği ahıra bekçi edenler, ahırdaki gürültüden şikayet edemezler
64- Eşeği ne kadar döversen döv katır yapamazsın
65- Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin
66- Eşeğin semeri eşeğe ağır gelmez
67- Eşeğini sağlam bağla, komşunu hırsız tutma
68- Eşek hoşaftan ne anlar
69- Hacı hacı olmaz gitmeyle Mekke’ye, eşek at olmaz taş taşımakla tekkeye
70- Herif ile eşek çeker cefayı, avrad ile köpek sürer sefayı
71- Kardan gelen eşeğin sudan olur ölümü
72- Ölmüş eşek kurttan korkmaz
73- Önceden gerek idi bu tımar, öldü eşek kaldı semer
74- Yorgun eşeğinçüş” canına minnet
75- Ak koyunu gören, içi dolu yağ sanır
76- Bir (koyundan) ayıdan iki post çıkmaz
77- Buldun bir koyun, ye de doyun
78- Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu
79- Koç olacak kuzuya bıçak atılmaz
80- Her koyun kendi bacağından asılır
81- Kasap et (derdinde), koyun can derdinde
82- Koyun can derdinde kasap et derdinde
83- Koyunu köpeğe teslim eden kebabı ele yedirir
84- Sayılı koyunu kurt kapmaz
85- Sürüden ayrılanı (koyunu) kurt kapar
86- Aç tavuk kendini buğday ambarında görür
87- Aç tavuk rüyasında darı görür
88- Her horoz kendi çöplüğünde (küllüğünde) öter ötsün)
89- Horozu çok olan köyün sabahı geç olur
90- Kırk gün tavuk gibi yaşamaktansa bir gün horoz yaşamak daha hayırlıdır
91- Mart martlanır, tavuğu yumurtlanır
92- Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
93- Tavuk giderse pisliği de gider
94- Vakitsiz öten horozun başını keserler
95- Zenginin horozu bile yumurtlar
Yanlızlık Sözleri, En dokunaklı yalnızlık sözleri, kısa yalnızlık sözleri
Yalnızlık meşakkatli iş. Kendi kendine konuşmak neyse de, cevap vermek bir hayli zor oluyor.
Gözlerim nasır tutmuş olsa da, yaklaş korkma aşkımdan, elimdeki sigaranın kokusu yalnızlığımdır. Gördüklerimse elimde kalemde, yalnızlığın şarkısını okuyacağım sana. Sayfalar dolusu acılar yazsa da.
O kadar yalnızım ki sıradaki şarkı bir sonraki şarkıya gelsin.
Bir gece kapını çalarsa yalnızlık, açma bırak dışarıda kalsın, hayat ne kadar zor ve acımasız olsa da hayatı öyle mutlu yaşa ki kapıdaki yalnızlık yalnızlığından utansın.
Alışamadım sensizliğe, alışamadım senin çekip gitmelerine ve maalesef alışamadım gülmeye özür dilerim hayat yine yalnızım…
Hep korkarız yalnızlıktan ama bil ki yalnızsan; yalancı arkadaşların, ikiyüzlü dostların ve çekip gidecek bir sevgilin olmaz.
Yalnızlık sana gelirken yolları günlerin ardında bitirmek; senden giderken yollarda “ömrümü” bitirmektir.
Ne yıldızları istiyorum, gece yarılarıma. Ne güneşi istiyorum, karanlığıma. Çok değil bir tanem, sadece seni istiyorum, yalnızlığıma.
Gecenin ıssız karanlığında ümitlerimin tükendiği anda tek kişi istiyorum yalnızlığıma.
Yalnızlık sis gibi, yalnızlık sızı, yalnızlık buz gibi, yalnızlık ayaz, yalnızlık kaygan zemin, tutunmadan durulmaz, yalnızlık sensizliktir, sensiz de hiç yaşanmaz…
Utanırım, söyleyemem yaşadığımı, yalnızlığı, kelimeler yetmiyor ki, bu mu sevda dedikleri.
Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar. Güneş yalnızda olsa etrafa ışık saçar. Üzülme doğruların kaderidir yalnızlık. Kargalar sürüyle kartallar yalnız uçar.
Sensizliğimde dinlediğim ve tekrar tekrar başa sarıp ezberlediğim şarkıların tek sebebisin yalnızlık.
Kahvaltı hazırladım sana da gönderiyorum, umut dolu omlet, haşlanmış sevgi, bir dilim tutku, seni seviyorum reçeli ve birde yalnızlık demledim kaç şekerli olsun?
Dilin söylediği kötü söz aklın yalnızlığı mıdır? Gözlerin akmadığı bir hüzün, yanakların yalnızlığı mıdır?
Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım.
O’nu çoktan unuttum. Ve bir yalanın ve yalnızlığın daha sonuna geldik. Esen kalın…
Yalnızlığa gömüldüğün bir akşamda, güneşin geç doğduğu soğuk bir sabahta, özlediğinde ve ağladığında, sıcak bir ele hasret kaldığında beni hatırla hep seninleyim.
Bir günü nasıl anlatayım sana sen yokken geçen saatleri nasıl söylerim sana yalnızlık koymuş adını artık ayrılık…
Seni seviyorum derken ayrı kalmak bile beni o kadar çok üzüyor ki yalnızlık sözleri ne gurbet ne hasret ne de özlem bu ayrılıklara gölge düşürecek aşkım bekle geliyorum yarınlarımız için…
Bir yalnızlığıma sarılır ve ağlarım, güvenim sadece yalnızlığıma. Çünkü yalnızlık beni asla bırakmaz ve aldatmaz.
Hayatıma bir yalnızlık çöküyor sen uyuyunca, gecenin karanlığında kayboluyorsun usulca, her sabah gözlerimi açtığımda, yaşamaktan önce sen geliyorsun aklıma.
Son kez duydum sesini titrek ve ürkekti sakladığın bir şey vardı belli, adı yalnızlıktı cümlelerde gizli.
Kendini gösterdi pustu yalnızlık, söylendi söylendi sustu yalnızlık, suskunluğunun en haklı cezası içimde suçlu mahpustu yalnızlık.
Bitmesin derdim seninle günlerim, geçmesin isterdim seninle olan saatlerim, hiç sevmedim sensizliğin içinde yalnızlıkla arkadaş olmayı.
Kokusu yok hiçbir çiçeklerin, anlam ifade etmiyor olmuyor eskisi gibi, aşkın ateşi yok baharda bile rastlamadım, deniz mavisi gibi yok gözlerin gözlerin her yanda, ne yana baksam senin gözlerin.
İlk tanıştığımız gün gelir aklıma sensiz odamda seni düşünür yalnızlığıma sarılır seni düşünerek ağlarım.
Her zaman kışları yaşadım. Hep bir adım geride kaldım. Yalnızlığımla, hayatı bir köşeden izledim. Ben böyle mutlu olmasını da bildim.
Zerre kadar mutluluk kalmadı kalbimde, bedenim zifiri karanlık gözlerim kör oldu yalnızlığa mahkûm bu seni seven serseri.
Yalnızlık ömrüm boyunca tanımadığım bir yabancıydı, onunla şimdilerde beraber uyanıyoruz. Her yeni güne iki yalnız, şarkılar yazıyoruz.
Geceleri başlar sözlerim sabaha kadar yalnızlığım beni derinden yaralar sitemim sana değil sevgilim sitemim hayata!
Yalnızlık aşk değildir, dost değildir, aile değildir, arkadaş değildir! Nedir mi? Seni sen yapmayan; seni sen olarak görmeyen ve senin rol yapmadığın her yerdir her yer.
Yalnızlığım kendime güzelim senin aşkınla hitap düşmüş bedenim, geleceğe umutsuz bakıyor gülüm…
Susuyorum, aslında söyleyecek o kadar çok sözüm var ki ama anlatamıyorum kimseye korkuyorum işte daha çok yalnız kalırım diye.
Hesaplar konulsa bir gün ortaya, kaderin kullara borcu biter mi? Çevirsek yılları dert saya saya, dertleri saymaya ömür yeter mi?
Denize ateş açmak, gece güneşin doğmasını beklemek gibidir. Sen denize ateş açtın şimdi gece güneşin doğmasını bekle hem de yapayalnız.
Hatırla sevgili; beni nasılda bırakıp gitmiştin! Sen yokken ben yalnızlıkla tanıştım.
Yalnızsan eğer dermansız dizin şu fani dünyada kaybolur izin gözyaşı dinmeyen o kimsesizin sığınacak evi yurdu yalnızlık.
Yanında olmamasında daha kötü şeyler vardır bu hayatta. Mesela başkasının yanındadır. Tek bir şey istersin o zaman; yanımda olmasın ama yanında biri de olmasın.
Yaşamak buysa yaşıyoruz hepimiz bir gün yalnız kalacağız bu yüzden yalnız kalana kadar seninle yaşamak istiyorum aşkım…
Karanlık odada otururum, dilimde türkü söylerim, elimde kâğıt yazarım yalnız kalmışım gurbette.
Asla unutmadım ve unutmayacağım! Bu kalp seni unutmak için sevmedi yalnız kalsam da hayalinle avunmasını da öğrendim ve şarkılara da yalnızlığımı öğrettim…
» Haram sevdadan iyidir, helal yalnızlık..
» Neden mi Yalnızım ; Çünkü Seni Yaşadıkça Herkesi Öldürdüm . . !
» Yalnızım işte. Çok basit görünebilir, ama değil. Hiç basit değil. Hep acı çekiyorsun mesela. Birbirini çok seven bir çift görünce imreniyorsun, kıskanıyorsun. Sonra bi de ağlamak var. En can sıkıcı kısmı yalnız olmanın. En uzun süren, ve hiç bitmeyen kısmı .
» Yalnızım işte. Çok basit görünebilir, ama değil. Hiç basit değil. Hep acı çekiyorsun mesela. Birbirini çok seven bir çift görünce imreniyorsun, kıskanıyorsun. Sonra bi de ağlamak var. En can sıkıcı kısmı yalnız olmanın. En uzun süren, ve hiç bitmeyen kısmı .
» "Yalnızdım. Zaten her zaman yalnızdım. Bir süre onunla birlikteyken yalnız değilmişim gibi davranmıştım, ama öyleydim..."
» Bir insan en olmadık şeylere dahi gülebiliyorsa yalnızdır
» Yalnızlığa yenilmemek için, sık sık hayaller kurulur; aslında neyin hayalini kurarsan kur, yalnızlık her hayalin sonudur. (Goethe)
» Adam gibi sevenin aldığı uluslar arası ödüldür ; yalnızlık
» Yalnızım Diye Üzülmüyorum . Çünkü Biliyorum , Yalnız İnsanın İhanet Edeni de Olmaz . . !
» Ey yalnızlık yine geldin buldun beni
» Yanlızlık Bir Sanatsa Ben O Sanattan Rol Kaptım .
» Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarının yalnızlığı. Cahit Zarifoğlu
» Mutsuz bir birliktelikten mutlu bir yalnızlık herzaman iyidir.
» Yalnızlık kimseyi reddetmez....
» Keşke Yalnızlığım Kadar Yanımda Olsaydın Keşke Onunla Paylaştığımı Seninle Paylaşsaydım Keşke Senin Adın Yalnızlık Olsaydı da Ben Hep YALNIZ Kalsaydım!…
» Kimse yalnız değildir sadece sevgisizdir...
» Yalnızlığımda çoğalıp, kalabalıkta eksiliyorum. Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığım; ne yana dönsem sana çarpıyor..
» Aşk acıtmaz. Yalnızlık acıtır. Reddedilmek acıtır. Birini kaybetmek acıtır. Kalbinin kırılması acıtır. Karşılık alamamak acıtır. Aşk acıtmaz. Aşk iyileştirir.
» “Yalnızlık” yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsındır.
» Yalnızlığım çığlıktı hepiniz mi sağırdınız?
» Boşversene Be Arkadaş Kimin Umrundayız , Giden Gitmiş Yine Yalnızlık Bizimle Beraber . . !
» Biz Her Gelene "Aleyküm Selam" Dedik . "Meraba Tatlım" Değil , O Yüzden Böyle Yanlız Ve Gururluyuz .
» Yalnızlık içi derin bir kuyuya benzer. Düşersen çıkman çok zor olur.
» Yalnızım Yalnız Dostlar Huzura İhtiyacım Var Sevilmedim Neye Yarar Hep Benmi Görücektim Zarar..
» Yanlızlıgı içiyorum bu gece,karanlıgı en korkutucu gününde dibe vuran bir dalga kayboldum gibi dünyada,gökyüzü korkutuyor beni,üşüyorum sanki;bedenimde hafif bir titreme sensizim işte.
» yalnızlık ne mavi derinlikleri olan denizlerde ne de sıcak çöllerde olmaktı yalnızlık bu şehirde seni arayıpta bulamamaktır...
» Nezaketen yaşıyor, her gece ölüyor, durmadan yürüyor, çayı çok seviyor ve giderek yalnızlaşıyoruz..
» Ey yalnızlık nikah mı kıydın bana. Helalimmişsin gibi her gece giriyorsun koynuma.
» Kıskanma beni yalnızlığımdan, Gel Birlikte aldatalım yalnızlığı.
» İnsanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.
» Etrafımdaki herkesin birer yalandan ibaret olduğunu biliyorum Bu yüzden yalnızlığımı Seviyorum.
» Bu gecede, içinden bir şey yapmak gelmiyor dimi? Göğüs kafesine sanki bir fil oturmuş gibi daralıon dimi? Uykunda yok.. Bunun adı yalnızlık
» Yalnız Sen Olacaksın." Demişti . Öyle de Oldu . Yine 'Yalnız' Ben Oldum . . !
» Asıl yalnızken yalnız değilim (Schiller)
» Buzdolabında yumurtalıkların arasında duran anlamsız yarım limonun yalnızlığını yaşıyorum..
» "Çocukken iki kişi oturduğumuz kapı eşiğine, tek başıma zor sığıyorum şimdi. Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?"
» Soğuktan üşümenin çaresi sobaya atılan iki odundur. Yalnızlıktan üşümenin sebebi terkeden bir odundur.
» Öyle Büyümüş Ki İçimizdeki Yalnızlık; Sevilmeyi Beklerken, Beklemeyi Sevmişiz...
» Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.
» Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan, yalnız söylenen sözü duyabiliyorsan, Ne görebiliyorsun Ne de duyabiliyorsun...
Etiketler : Yanlızlık Sözleri, En dokunaklı, yalnızlık sözleri, kısa yalnızlık sözleri ,
Türk Atasözleri
Aba altında er yatar.
Aba vakti aba, yaba vakti yaba alan yanılmaz.
Abanın kadri yağmurda bilinir.
Abdal abdalın ne onduğunu ister, ne bulduğunu.
Abdal abdalın ne umduğunu, ne bulduğunu ister.
Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
Abdala “kar yağıyor” demişler, “titremeye hazırım” demiş.
Abdala abdal çatmayınca kasnak boyuna geçmez.
Abdalın arkadaşlığı yol görününceye kadardır.
Abdalın dostluğu köy görününceye kadar.
Abdalın karnı doyduktan sonra gözü yoldadır.
Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlık.
Acele giden ecele gider.
Acele ile menzil alınmaz.
Acele işe şeytan karışır.
Acele yürüyen yolda kalır.
Acemi katır kapı önünde yük indirir.
Acemi nalbant gibi kah nalına vurur, kah mıhına.
Acı acıyı bastırır, su sancıyı.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Acı söz insanı dininden, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.Türk Atasözleri sözleri .
Acıkan doymam (sanır), susayan kanmam sanır.
Acıkmış kudurmuştan beterdir.
Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
Aç (arık) at yol almaz, aç (arık) it av almaz.güzel sözler .
Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
Aç ayı oynamaz.
Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
Aç doymam, tok acıkmam sanır.
Aç elini kora sokar.
Aç gözünü, açarlar gözünü.Türk Atasözleri sözleri .
Aç kurt bile komşusunu dalamaz.
Aç ne yemez, tok ne demez.
Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür).
Aç tokun yüzüne bakmakla doymaz.güzel sözler .
Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
Açık ağız aç kalmaz.
Açık yaraya tuz ekilmez.
Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
Açılan solar, ağlayan güler.
Açın gözü ekmek teknesinde olur.Türk Atasözleri sözleri .
Açın karnı doyar, gözü doymaz.
Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
Adalet ile zulüm bir yerde barınmaz.güzel sözler .
Adam adam denmekle adam olmaz.
Adam adama her daim muhtaç olur.
Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.
Adam adamdan korkmaz, utanır.
Adam adamdır, olmasa da pulu; eşek eşektir, olmasa da çulu.
Adam adamı bir kere aldatır.Türk Atasözleri sözleri .
Adam ahbabından bellidir.
Adama dayanma ölür, ağaca dayanma kurur.
Adamak kolay, ödemek güçtür.
Adamın iyisi alışverişte belli olur.güzel sözler .
Adamın iyisi iş başında belli olur.
Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.
Baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana.
Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.
Bağla atını, ısmarla Hakk`a.Türk Atasözleri sözleri .
Bağlı koyun yerinde otlar.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
Bakmakla usta olunsa, köpekler kasap olurdu.
Bal bal demekle ağız tatlanmaz.güzel sözler .
Bal tutan parmağını yalar.
Balık baştan avlanır.
Balık baştan kokar.
Balta değmedik orman olmaz.
Bana benden her ne olursa, başım rahat bulur dilim susarsa.
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.Türk Atasözleri sözleri .
Baskın basanındır.
Baş başa bağlı, baş da şeriata.
Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.
Baş dille tartılır.güzel sözler .
Baş kes, yaş kesme.
Baş nereye giderse ayak da oraya gider.
Başa gelen çekilir.
Başa gelmeyince bilinmez.
Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinde taşısın.
Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla.Türk Atasözleri sözleri .
Bedava sirke baldan tatlıdır.
Belâ geliyorum demez.
Beleş atın dişine bakılmaz.
Besle danayı, tanımasın anayı.güzel sözler .
Besle kargayı, oysun gözünü.
Beş parmağın beşi bir değil.
Beterin beteri vardır.
Bıçağı kestiren kendi yüzü suyu, insanı sevdiren kendi huyu suyu.
Bıçak sapını kesmez.
Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.Türk Atasözleri sözleri .
Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır.
Bilinmedik aş ya karın ağrıtır, ya baş.
Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.
Bin bilsen de bir bilene danış.güzel sözler .
Bin dost az, bir düşman çok.
Bin merak bir borç ödemez.
Bin nasihatten bir musibet yeğdir.
Bin ölçüp bir biçmeli.
Bin tasa bir borç ödemez.
Bir adama kırk gün deli desen deli olur.Türk Atasözleri sözleri .
Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın.
Bir ağızdan çıkar, bin ağıza yayılır.
Bir ahırda at da bulunur, eşek de.
Bir başa bir göz yeter.güzel sözler .
Bir bulutla kış olmaz, bir çiçekle yaz gelmez.
Bir çöplükte iki horoz ötmez.
Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Bir elinin verdiğini, öbür elin görmesin.
Bir evde düzen olunca düzenbaz olmaz.Türk Atasözleri sözleri .
Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.
Bir günlük beylik, beyliktir.
Bir insanı tanımak için; ya alış veriş etmeli ya yola gitmeli.
Bir koyundan iki post çıkmaz.güzel sözler .
Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur.
Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.
Bir selâm bin hatır yapar.
Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde ele geçersin çekirge.
Bir sürçen atın başı kesilmez.
Bir şeyin önüne bakma, sonuna bak.Türk Atasözleri sözleri .
Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.
Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar.
Bitli baklanın kör alıcısı olur.
Boğaz dokuz boğumdur, boğa boğa söyler.güzel sözler .
Bol bol yiyen, bel bel bakar.
Borç iyi güne kalmaz.
Borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır.
Borç, yiğidin kamçısıdır.
Borçlunun yalımı alçak olur.
Borçsuz çoban, yoksul beyden yeğdir.Türk Atasözleri sözleri .
Borçtan korkan kapısını geniş açmaz.
Bostan yeşil iken pazarlığa oturulmaz.
Boş çuval dik durmaz.
Boş fıçı çok langırdar.güzel sözler .
Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.
Boş torba ile at tutulmaz.
Boynuz kulağı geçer
Böyle gelmiş böyle gider.
Bugün bana ise yarın sana.
Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.Türk Atasözleri sözleri .
Bugünün işini yarına bırakma.
Buğday başak verince orak pahaya çıkar.
Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa düşmeyince.
Buğdayın yanında acı ot da sulanır.güzel sözler .
Bükemediğin eli öp.
Bülbülü altın kafese koymuşlar ah vatanım demiş.
Bülbülün çektiği dil belasıdır.
Büyük balık, küçük balığı yutar.
Büyük başın derdi büyük olur.
Büyük lokma ye (de), büyük söz söyleme.Türk Atasözleri sözleri .
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur.
Cambaz ipte, balık dipte gerek.
Can boğazdan gelir.
Can canın yoldaşıdır.güzel sözler .
Can cümleden aziz (dir).
Can çıkmayınca huy çıkmaz.
Cana gelecek (kaza-zarar) mala gelsin.
Canı yanan eşek attan yürük olur.
Cefa çekmeyen sefanın kadrini bilmez.
Cennetin kapısını cömertler açar.Türk Atasözleri sözleri .
Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir.
Cins horoz yumurtada (iken) öter.
Cins kedi ölüsünü göstermez.
Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.güzel sözler .
Çabuk parlayan, çabuk söner.
Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
Çam sakızı, çoban armağanı.
Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar.Türk Atasözleri sözleri .
Çanakta balın olsun, arı Bağdat`tan gelir.
Çarşı iti ev beklemez.
Çatal kazık yere çakılmaz.
Çıkmadık candan umut kesilmez.güzel sözler .
Çıngıraklı deve kaybolmaz.
Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.
Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hakk.
Çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmez.
Çingeneden çoban olmaz, Yahudi`den pehlivan.
Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.Türk Atasözleri sözleri .
Çirkefe taş atma üstüne sıçrar.
Çivi çıkar ama yeri kalır.
Çivi çiviyi söker.
Çobansız koyunu kurt kapar.güzel sözler .
Çocuğa iş buyuran, ardına kendi düşer.
Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu (gıybet) olmaz.
Çocuğun yediği helâl, giydiği haram.
Çocuk büyütmek taş kemirmek.
Çocuk doğmadan kaftan biçilmez.
Çocuk düşe kalka büyür.Türk Atasözleri sözleri .
Çocuktan al haberi.
Çoğu zarar, azı karar.
Çok arpa atı çatlatır.
Çok bilen çok yanılır.güzel sözler .
Çok gezen çok bilir.
Çok havlayan köpek ısırmaz.
Çok koşan (seğirten) çabuk (tez) yorulur.
Çok söyleme arsız olur, aç koyma hırsız olur
Çürük tahta çivi tutmaz.
Dağ başı dumansız olmaz.Türk Atasözleri sözleri .
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
Dağ ne kadar yüce olsa yol (onun) üstünden aşar.
Damlaya damlaya göl olur.
Danışan dağı aşmış, danışmayan (-ın) yolu şaşmış.güzel sözler .
Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
Davul dengi dengine çalar.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
Deli ile çıkma yola, başına getirir (gelir türlü) belâ.Türk Atasözleri sözleri .
Deliye her gün bayram.
Demir nemden, insan gamdan çürür (Duvarı nem, insanı gam yıkar).
Demir tavında dövülür.
Denize düşen yılana sarılır.güzel sözler .
Derdini söylemeyen derman bulamaz.
Dertsiz baş (kul) olmaz.
Dervişin fikri ne ise, zikri de odur.
Destursuz bağa girilmez .
Deveden büyük fil var.
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.Türk Atasözleri sözleri .
Dibi görünmeyen suya girme.
Dikensiz gül olmaz.
Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.
Dilin cismi küçük, cürmü büyük.güzel sözler .
Dilin kemiği yok.
Dinsizin hakkından imansız gelir.
Doğmadık çocuğa kaftan (don) biçilmez.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Doğru söz (ağıdan) acıdır.
Doğrunun yardımcısı Allah`tır.Türk Atasözleri sözleri .
Dokuz at bir kazığa bağlanmaz.
Dolu bardak su almaz.
Dolu küpün sesi çıkmaz.
Dost acı söyler.güzel sözler .
Dost başa bakar, düşman ayağa.
Dost dostun eyerlenmiş atıdır.
Dost ile ye, iç; alış veriş etme.
Dost kara günde belli olur.
Dostluk başka, alış veriş başka.
Dostun attığı taş baş yarmaz.Türk Atasözleri sözleri .
Duvarı nem, insanı gam yıkar.
Dünya malı dünyada kalır.
Dünya Sultan Süleyman`a bile kalmamış.
Dünya tükenir, yalan tükenmez.güzel sözler .
Düşenin dostu olmaz, hele bir yol düş de gör.
Düşman düşmana rahmet (gazel, yasîn) okumaz.
Düşmez, kalkmaz bir Allah.
Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.
Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
Eden bulur, inleyen ölür.Türk Atasözleri sözleri .
Eğilen baş kesilmez.
Eğreti ata (el atına) binen tez iner.
Eğri otur, doğru söyle.
Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.güzel sözler .
Ekmeden biçilmez.
El el ile, değirmen yel ile.
El elden üstündür.
El eli yıkar, iki el de yüzü.
El elin eşeğini Türkü çağırarak arar.
El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer.Türk Atasözleri sözleri .
El ile gelen düğün bayram.
El kazanı ile aş kaynamaz.
El mi yaman, bey mi?
El yarası onulur (geçer, iyi olur) dil yarası onulmaz (iyi olmaz).güzel sözler .
Elçiye zeval olmaz.
Emanete hıyanet olmaz.
Emek olmadan yemek olmaz.
Er ekmeği er kursağında kalmaz.
Er olan ekmeğini taştan çıkarır.
Erkek arslan dişisinden kuvvet alır.Türk Atasözleri sözleri .
Erteye kalan, arkaya kalır.
Esirgenen göze çöp batar.
Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.
Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir.güzel sözler .
Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun, kimi kısa der.
Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah`a ısmarla.
Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.
Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, tanesini bırakır.
Etle tırnak arasına girilmez.
Etme bulma dünyası.Türk Atasözleri sözleri .
Ev alma komşu al.
Evdeki hesap çarşıya uymaz.
Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.
Evli evinde, köylü köyünde gerek.güzel sözler .
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.
Fare (sıçan) deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna (kıçına) kabak bağlamış.
Faydasız baş mezara yaraşır.
Fazla (artık) mal göz çıkarmaz.
Fırsat her vakit ele geçmez.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.Türk Atasözleri sözleri .
Gafile kelâm, nafile kelâm.
Gammaz olmasa tilki pazarda gezer.
Garip kuşun yuvasını Allah yapar.
Gâvurun ekmeğini yiyen, gâvurun kılıcını çalar.güzel sözler .
Gelen gidene rahmet okutur (Gelen gideni aratır).
Gelene git denilmez.
Gemisini kurtaran kaptan.
Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir (anlaşılır).
Gençlikte para kazan (taş taşı), kocalıkta kur kazan (ye aşı).
Gidilmeyen yer senin değildir (olmaz).Türk Atasözleri sözleri .
Gidip de gelmemek, gelip de görmemek (bulmamak) var.
Göğe direk, denize kapak olmaz.
Gön yufka yerinden delinir. (İp inceldiği yerden kopar).
Gönlün yazı var, kışı var.güzel sözler .
Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz.
Gönül ferman dinlemez.
Gönülden gönüle (kalpten kalbe) yol vardır. (Kalp kalbe karşıdır).
Gönülsüz namaz göğe ağmaz (Gönülsüz davara giden köpekten hayır gelmez.
Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş.
Gören gözün hakkı vardır.Türk Atasözleri sözleri .
Görenedir görene, köre nedir köre ne?
Görünen köy kılavuz istemez.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.güzel sözler .
Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulamaz.
Gülme komşuna, gelir başına.
Gülü seven dikenine katlanır.
Gün doğmadan neler doğar.
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Güneş girmeyen eve doktor girer.Türk Atasözleri sözleri .
Güvenme dostuna, saman doldurur postuna.
Güvenme varlığa, düşersin darlığa.
Güzün gelişi yazdan bellidir.
Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke`ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye.güzel sözler .
Haddini bilmeyene bildirirler.
Hak deyince akan sular durur.
Hak gelince, batıl gider.
Hak yerde kalmaz.
Hak yerini bulur.
Hamala semeri yük değildir (olmaz).Türk Atasözleri sözleri .
Hamama giren terler.
Haramın temeli olmaz (Haramdan şifa olmaz).
Harman dövmek keçinin işi değil.
Hastalık sağlık bizim (insan) için.güzel sözler .
Hatasız kul olmaz.
Hay`dan gelen, Hu`ya gider (Selden gelen, suya gider).
Hayır dile komşuna, hayır gele başına.
Hayvan yularından, insan ikrarından tutulur.
Hayvanı yardan düşüren bir tutam ottur.
Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar söyleşe söyleşe ( konuşa konuşa) anlaşır.Türk Atasözleri sözleri .
Hekimden sorma, çekenden sor.
Hekimsiz, hâkimsiz yerde oturma.
Her ağacın meyvesi olmaz.
Her ağaçtan kaşık olmaz.güzel sözler .
Her çok azdan olur.
Her damardan kan alınmaz.
Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.
Her Firavun`un bir Musa`sı olur.
Her horoz kendi çöplüğünde öter.
Her inişin bir yokuşu vardır.Türk Atasözleri sözleri .
Her işin başı sağlık.
Her kaşığın kısmeti bir olmaz.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Her kuşun eti yenmez.güzel sözler .
Her şeyin bir vakti var, horoz bile vaktinde öter.
Her şeyin yenisi, dostun eskisi (makbuldür).
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar.
Her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez.
Her ziyan bir öğüttür.Türk Atasözleri sözleri .
Herkes bildiğini okur.
Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.
Herkes ne ederse kendine eder.
Herkesin arşınına göre bez vermezler.güzel sözler .
Herkesin ettiği yoluna gelir.
Herkesin tenceresi kapalı kaynar.
Herkesin yorulduğu yere han yapılmaz.
Hesapsız kasap, ya bıçak kırar ya masat .
Hiddetle kalkan nedâmetle oturur.
Hocanın (imamın) dediğini yap (söylediğini dinle), arkasından gitme.Türk Atasözleri sözleri .
Hocanın (öğretmenin) vurduğu yerde gül biter.
Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
Horozu çok olan köyde sabah geç olur.
Huy canın altındadır.güzel sözler .
Huylu huyundan vazgeçmez.
Irak yerin haberini kervan getirir.
Irmak kenarına çeşme yapılmaz.
Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
Irz insanın kanı pahasınadır.
Isıracak it, dişini göstermez.Türk Atasözleri sözleri .
Isırgan ile taharet alınmaz.
Islanmışın yağmurdan pervası yoktur.
Issız eve it buruk.
Işığını akşamdan önce yakan sabaha çırasında yağ bulamaz.güzel sözler .
İbadet de gizli, kabahat de.
İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.
İki at bir kazığa bağlanmaz.
İki baş bir kazanda kaynamaz.
İki cambaz bir ipte oynamaz.
İki dinle (bin işit) bir söyle.Türk Atasözleri sözleri .
İki el bir baş içindir.
İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
İki ölç, bir biç.
İnsan beşer, kuldur şaşar.güzel sözler .
İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde.
İnsan göre göre, hayvan süre süre (alışır).
İnsan insanın (adam adamın) şeytanıdır.
İnsan yedisinde ne ise, yetmişinde de odur.
İnsanın adı çıkacağına canı çıksın.
İnsanoğlu çiğ süt emmiş.Türk Atasözleri sözleri .
İp inceldiği yerden kopar.
İslam`ın şartı beş, altıncısı insaf demişler.
İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü.
İş insanın aynasıdır.güzel sözler .
İş olacağına varır.
İşine hor bakan (sanatını hor gören) boynuna torba takar.
İşleyen demir ışıldar (pas tutmaz).
İşten artmaz, dişten artar.
İt derisinden post olmaz.
İt itin ayağına (kuyruğuna) basmaz.Türk Atasözleri sözleri .
İt ürür, kervan yürür.
İtin (köpeğin) duası kabul olunsaydı gökten kemik yağardı.
İtle çuvala girilmez.
İtle yatan bitle kalkar.güzel sözler .
İyi dost kara günde belli olur.
İyi evlât babayı vezir, kötüsü rezil eder.
İyi olacak hastanın hekim ayağına gelir.
İyilik (muhabbet) iki baştan.
İyilik eden iyilik bulur.
İyilik et, denize at, balık bilmezse Hâlik bilir.Türk Atasözleri sözleri .
Kaçan balık büyük olur.
Kaçanın anası ağlamamış.
Kalaylı bakır küflenmez.
Kalıp kıyafetle adam, adam olmaz.güzel sözler .
Kalp kalbe karşıdır.
Kanaat gibi devlet olmaz.
Kanatsız kuş uçmaz (olmaz).
Kanı kanla yumazlar, kanı su ile yurlar.
Kâr, zararın kardeşidir (ortağıdır).
Kara haber tez duyulur.Türk Atasözleri sözleri .
Karaya sabun, deliye öğüt neylesin.
Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş.
Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış.
Karga yavrusuna bakmış, " benim ak-pak evlâdım" demiş.güzel sözler .
Karga, kekliği taklit edeyim demiş; kendi yürüyüşünü şaşırmış.
Kartala bir ok değmiş, o da kendi yeleğinden.
Katıra " baban kim? " demişler, " dayım attır" demiş.
Kaynayan kazan kapak tutmaz.
Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.
Kaza geliyorum demez.Türk Atasözleri sözleri .
Kazanmayanın kazanı kaynamaz.
Kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu.
Keçi can derdinde, kasap yağ derdinde.
Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar.güzel sözler .
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur.
Kedi uzanamadığı (yetişemediği) ciğere pis (murdar) der.
Kedinin boynuna ciğer asılmaz.
Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur.
Kele, köseden yardım gelmez.
Kelin ilâcı olsa başına sürer.Türk Atasözleri sözleri .
Kem göz, kalp akçe sahibinindir.
Kendi düşen ağlamaz.
Kesilen baş yerine konmaz.
Keskin sirke küpüne (kabına) zarar verir.güzel sözler .
Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz.
Kılıç kınını kesmez.
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan.
Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani.
Kırkından sonra azanı teneşir paklar.
Kısmetinde ne varsa kaşığına o çıkar.Türk Atasözleri sözleri .
Kızı gönlüne (keyfine) bırakırsan ya davulcuya varır, ya zurnacıya.
Kızını dövmeyen, dizini döver.
Kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye.
Kiminin parası, kiminin duası.güzel sözler .
Kimse ayranım (yoğurdum) ekşi demez.
Kimseden kimseye hayır yok (gelmez).
Kimsenin âhı kimsede kalmaz.
Koça boynuzu yük değil.
Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.Türk Atasözleri sözleri .
Kork Allah`tan korkmayandan.
Korku dağları bekletir.
Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak yeğdir (hayırlıdır).
Korkunun ecele faydası yoktur.güzel sözler .
Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
Köpeğe gem vurma kendisini at sanır.
Köpek ekmek veren kapıyı tanır.
Köpek sahibini ısırmaz.
Köpeksiz sürüye (köye) kurt dalar (iner).
Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler.Türk Atasözleri sözleri .
Körle yatan şaşı kalkar (İtle yatan bitle kalkar).
Körler memleketinde şaşılar padişah olur.
Kötü komşu insanı (adamı) hacet sahibi eder.
Kötü söyleme eşine, ağu katar-aşına.güzel sözler .
Kötülük her kişinin kârı, iyilik er kişinin kârı.
Kul azmayınca Hak yazmaz.
Kul hatasız (kusursuz) olmaz.
Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez.
Kurda, " Neden boynun kalın? " demişler; " İşimi kendim görürüm de ondan" demiş.
Kurt dumanlı havayı sever.Türk Atasözleri sözleri .
Kurt kocayınca köpeklere maskara olur.
Kurt tüyünü (köyünü) değiştirir, huyunu değiştirmez.
Kuru lâf karın doyurmaz.
Kurunun yanında yaş da yanar.güzel sözler .
Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
Kuzguna yavrusu güzel (anka) görünür.
Küçük suda büyük balık olmaz.
Kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü.
Lâf torbaya girmez.
Lâfla peynir gemisi yürümez.Türk Atasözleri sözleri .
Lâtife lâtif gerek.
Lodosun sonunda yağmur yağar.
Lokma çiğnenmeden yutulmaz.
Mahkeme kadıya mülk değil.güzel sözler .
Mal bulunur, can bulunmaz.
Mal canın yongasıdır.
Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır.
Mart`ta yağmaz, Nisan`da dinmezse sabanlar altın olur.
Maşa varken elini ateşe sokma.
Mayasız yoğurt çalınmaz (tutmaz).Türk Atasözleri sözleri .
Mazlumun âhı, indirir şahı (yerde kalmaz).
Mermer iyi taştan, iyilik iki baştan.
Mescide gerek olan meyhaneye haramdır.
Meyveli ağacı taşlarlar.güzel sözler .
Mızrak çuvala sığmaz (girmez).
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Mirî malı balık kılçığıdır, yutulmaz.
Misafir kısmeti ile gelir.
Misafir on kısmetle gelir; birini yer dokuzunu bırakır.
Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.Türk Atasözleri sözleri .
Misafir üç gün misafirdir.
Muhabbet iki baştan.
Mum dibine ışık vermez.
Mühür kimde ise Süleyman odur.güzel sözler .
Mürüvvete endaze olmaz.
Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz.
Nasihat isteyen tembele iş bulursun.
Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına.
Ne ekersen onu biçersin.
Ne idik, ne olduk.Türk Atasözleri sözleri .
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
Ne verirsen elinle, o gelir seninle.
Nerede birlik, orada dirlik.
Nerede hareket, orada bereket.güzel sözler .
Niyet hayır, akıbet hayır.
Oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede.
Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç bitmiş (yel ile yuf bitmiş).
Ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.Türk Atasözleri sözleri .
Osmanlı`nın ayağı üzengide gerek.
Otu çek, köküne bak.
Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.güzel sözler .
Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş.
Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.
Öfkeyle kalkan, zararla (ziyanla) oturur.
Öküze boynuzu yük değil.
Ölenle ölünmez.
Ölmüş eşek, kurttan korkmaz.Türk Atasözleri sözleri .
Ölüm ile öç alınmaz.
Ölüm kalım (dirim) bizim için.
Önce can, sonra canan.
Önce düşün, sonra söyle.güzel sözler .
Öpülecek el ısırılmaz.
Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.
Papaz her gün pilâv yemez.
Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz (bilinmez).
Para parayı çeker.
Paranın yüzü sıcaktır.Türk Atasözleri sözleri .
Parayı veren düdüğü çalar.
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
Pilâv yiyen, kaşığını yanında (belinde) taşır.
Pilâvdan dönenin kaşığı kırılsın.güzel sözler .
Püf demeye dudak ister.
Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olur.
Rüşvet kapıdan girince iman bacadan çıkar.
Rüzgâr eken, fırtına biçer.
Rüzgâr esmeyince yaprak kıpırdamaz (dal oynamaz).
Rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür.Türk Atasözleri sözleri .
Rüzgârın önüne düşmeyen yorulur.
Sabah ola, hayır ola (gele).
Sabır acı ise de (acıdır) meyvesi tatlıdır.
Sabreden derviş, muradına ermiş.güzel sözler .
Sabreyle işine, hayır gelsin başına.
Sabrın sonu selâmettir.
Saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün.
Sadık dost akrabadan yeğdir.
Sağ baş yastık istemez.
Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin.Türk Atasözleri sözleri .
Sağır işitmez, uydurur (yakıştırır).
Sağlık, varlıktan yeğdir.
Sakınılan göze çöp batar.
Sakla samanı, gelir zamanı.güzel sözler .
Sana taşla vurana, sen aşla vur (dokun).
Sana vereyim bir öğüt: Kendin ununu kendin öğüt.
Sanat altın bileziktir.
Sanatını ustadan öğrenmeyen (görmeyen) öğrenemez.
Sarımsağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış.
Sayılı gün tez geçer.Türk Atasözleri sözleri .
Sayılı koyunu kurt kapmaz.
Sebepsiz kuş bile uçmaz.
Sefa ile yenen cefa ile kazanılır.
Sel gider kum kalır (kişi ettiğini bulur).güzel sözler .
Sen ağa, ben ağa; bu ineği kim sağa?
Sen işlersen mal işler, insan öyle genişler.
Sen işten korkma, iş senden korksun.
Serçeden korkan darı ekmez.
Sermayen bir yumurta ise taşa çal.
Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur.Türk Atasözleri sözleri .
Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne.
Sıçan çıktığı deliği bilir.
Sıçan geçer yol olur.
Sinek küçüktür ama mide bulandırır.güzel sözler .
Sinek pekmezciyi tanır.
Soğanın acısını yiyen bilmez doğrayan bilir.
Son pişmanlık fayda vermez.
Sona kalan dona kalır.
Sonradan gelen devlet, devlet değildir.
Sora sora Bağdat bulunur.Türk Atasözleri sözleri .
Soran yanılmamış.
Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir.
Söyleyenden dinleyen arif gerek.
Söz ağızdan çıkar.güzel sözler .
Söz gümüşse, sükût altındır.
Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir
Sözünü bil, pişir; ağzında der, devşir.
Su akarken testiyi doldurmalı.
Su bulanmayınca durulmaz.
Su bulununca (görülünce) teyemmüm bozulur.Türk Atasözleri sözleri .
Su küçüğün, söz (sofra) büyüğün.
Su testisi su yolunda kırılır.
Su uyur, düşman uyumaz.
Suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork.güzel sözler .
Sükût ikrardan gelir.
Sürüden ayrılanı (ayrılan kuzuyu, koyunu) kurt kapar (yer).
Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.
Şahin, sinek avlamaz.
Şakanın sonu kakadır.
Şap ile şeker bir değil.Türk Atasözleri sözleri .
Şeriatın kestiği parmak acımaz.
Şeytanın dostluğu darağacına kadardır.
Şeytanla kabak ekenin, kabak başına patlar.
Şimşek çakmadan gök gürlemez.güzel sözler .
Şöhret afettir.
Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır.
Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.
Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın.
Tarlaya saban, sürüye çoban.
Taş düştüğü yerde ağırdır (Taş yerinde ağırdır).Türk Atasözleri sözleri .
Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Tatlı ye, tatlı söyle (konuş).
Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.güzel sözler .
Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur.
Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.
Tek kanatla kuş uçmaz.
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.
Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var.Türk Atasözleri sözleri .
Tereciye tere satılmaz.
Terzi kendi söküğünü dikemez.
Testiyi kıran da bir, suyu getiren de.
Teşbihte (temsilde) hata olmaz.güzel sözler .
Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez).
Tırnağın varsa başını kaşı.
Tilki tilkiliğini bildirinceye kadar post elden gider.
Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır.
Tilkiye, " Tavuk kebabı yer misin? " diye sormuşlar; " Adamı güldürmeyin" demiş.
Tok, acın hâlinden bilmez (Var ne bilsin yok hâlinden).Türk Atasözleri sözleri .
Tuz, ekmek hakkını bilmeyen kör olur.
Türk karır, kılıcı karımaz.
Türkün aklı sonradan gelir.
Ucuz alan pahalı alır (pahalı alan aldanmaz).güzel sözler .
Ucuz etin yahnisi yenmez (tatsız olur).
Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti.
Ulu sözü dinlemeyen, uluyakalır.
Ulular köprü olsa basıp geçme.
Ummadığın taş baş yarar.
Umut, fakirin ekmeğidir.Türk Atasözleri sözleri .
Ustanın çekici bin altın.
Uyuyan yılanın kuyruğuna basma (basılmaz).
Üç elli, yaz belli.
Üç göç, bir yangının yerini tutar,güzel sözler .
Üremesini bilmeyen it, sürüye kurt gelir.
Üşenenin oğlu, kızı olmamış.
Üzüm üzüme baka baka kararır.
Üzümün çöpü var, armudun sapı.
Üzümün ye de bağını sorma.
Vakit nakittir.Türk Atasözleri sözleri .
Vakitsiz öten horozun başını keserler.
Var evi, kerem evi; yok evi, verem evi.
Var varlatır, yok söyletir.
Varını veren utanmamış.güzel sözler .
Varsa (var mı) pulun, herkes kulun; yoksa (yok mu) pulun, dardır yolun.
Veren eli herkes öper.
Verip pişman olmaktansa, vermeyip düşman olmak yeğdir.
Verirsen doyur, vurursan duyur.
Verirsen veresiye, batarsın karasuya.
Vermeyince Mabud, neylesin Mahmud.Türk Atasözleri sözleri .
Yabancı koyun kenara yatar.
Yağına kıymayan, çöreğini yavan (yoz, kuru) yer.
Yağmur yağsa kış değil mi? Kişi hâlini bilse hoş değil mi?
Yakın (hayırlı) dost (komşu), hayırsız akrabadan (hısımdan) yeğdir (iyidir).güzel sözler .
Yalancı kim? İşittiğini söyleyen.
Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
Yalnız öküz, çifte (boyunduruğa) koşulmaz.
Yalnız taş duvar olmaz.
Yanlış hesap Bağdat`tan döner.Türk Atasözleri sözleri .
Yapı taşı, yapıdan kalmaz.
Yarası olan gocunur.
Yarım elma, gönül (hatır) alma.
Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder.güzel sözler .
Yarınki kazdan, bugünkü tavuk yeğdir.
Yaş kesen, baş keser.
Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir.
Yatanın, yürüyene borcu var.
Yavaş (yumuşak huylu) atın çiftesi pek (yavuz) olur.
Yavuz at, yemini (yavuz it ününü) kendi artırır.Türk Atasözleri sözleri .
Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır.
Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı.
Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.
Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.güzel sözler .
Yeğniği yel alır, ağır yerinde kalır.
Yel, kayadan ne koparır (aparır).
Yemeyenin malını yerler (üstüne bir bardak bu içerler).
Yerdeki yüze basılmaz (kimse basmaz).
Yerin kulağı var.
Yerini bilmeyen, yılda bir kat urba eskitir.Türk Atasözleri sözleri .
Yıl uğursuzundur.
Yılana yumuşak diye el sunma.
Yılanın başı küçükken ezilmeli.
Yırtıcı (alıcı) kuşun ömrü az olur.güzel sözler .
Yiğidin malı meydandadır.
Yiğidin sözü, demirin kertiği.
Yiğit arkasından vurulmaz.
Yiğit meydanda belli olur.
Yiğit yarasına yiğit katlanır.
Yiğit yiğide at bağışlar.Türk Atasözleri sözleri .
Yoksul âlâ ata binse, selâm almaz.
Yol bilen kervana katılmaz.
Yol sormakla bulunur.
Yol yürümekle, borç ödemekle tükenir.güzel sözler .
Yolcu yolunda gerek.
Yoldan (yol ile) giden yorulmaz.
Yoldan kal, yoldaştan kalma.
Yularsız ata binilmez.
Yumurtasına hor bakan civcivini cılk eder.
Yurdun otlusundan kutlusu yeğdir.Türk Atasözleri sözleri .
Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
Yuvayı yapan dişi kuştur.
Yürük at yemini kendi artırır.
Yürük ata kamçı değmez.güzel sözler .
Yüz, yüzden utanır.
Yüzü güzel olanın huyu da güzeldir.
Zahirenin ambarı sabanın ucundadır.
Zahmetsiz rahmet olmaz.
Zararın neresinden dönülse kârdır.
Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır.Türk Atasözleri sözleri .
Zenginin malı, züğürdün çenesi yorar.
Zırva tevil götürmez.
Zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar.
Zor oyunu bozar.güzel sözler .
Zora dağlar dayanmaz.
Zorla güzellik olmaz.
Zurnada peşrev olmaz (ne çıkarsa bahtına).
Züğürtlük zâdeliği bozar.
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
MEVLANA'DAN

